image imagewidth (px) 553 843 | surya stringlengths 0 8.53k | marker stringlengths 24 184k ⌀ | pdf_path stringclasses 27 values | page_num int64 0 405 |
|---|---|---|---|---|
MILLİ EĞİTİM BAKANLIĞI YAYINLARI .............................................................................................................................................
DERS KİTAPLARI DİZİSİ ........................................................................................................................................................
Her hakkı saklıdır ve Millî Eğitim Bakanlığına aittir. Kitabın metin, soru ve şekilleri
kısmen de olsa hiçbir surette alınıp yayımlanamaz.
HAZIRLAYANLAR
EDİTÖR
Prof. Dr. Asım YAPICI
DİL UZMANI
Nurgül GÜVEN
PROGRAM GELİŞTİRME UZMANI
Hasan NASIRCI
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME UZMANI
Hüseyin BÜYÜKBİÇER
REHBERLİK VE GELİŞİM UZMANI
Hatice Müge UĞRAŞAN
GÖRSEL TASARIM UZMANI
Volkan NUR
GRAFİK TASARIM UZMANI
Eren GÜMÜŞ
ISBN 978-975-11-4945-9
Millî Eğitim Bakanlığı, Talim ve Terbiye Kurulunun 18.04.2019 gün ve 8 sayılı kararı
ile ders kitabı olarak kabul edilmiştir.
2 | null | /content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf | 1 | |
KİTABIN TANITIMI
FELSEFE 11
Ünite Kapağı
Etkileşimli kitap, video, ses, animasyon, uygulama,
oyun, soru vb. ilave kaynaklara ulaşabileceğiniz
karekodu gösterir. Daha fazlası için http://ogmma-
teryal.eba.gov.tr adresini ziyaret edebilirsiniz.
Ünite adını gösterir.
Ünitedeki konuların adını gösterir.
Ünitede geçen bazı kavramları bellirtir.
Uniteyi tanıtan ve konuların genel hatlarını veren
yazıdır.
Üniteye başlamadan önce konuya dikkat çeker ve ön
bilqileri yoklar.
Ünitede hedeflenen kazanımları gösterir.
Her ünitede yer alan konular belli bir kodlama sis-
temiyle ifade edilir ve bu kısım, ünite içindeki konu
başlıklarını gösterir.
Her ünitenin başında o döneme ait filozof ve düşü-
nürleri gösteren zaman çizelgesi vardır.
9 | _page_8_Figure_0.jpeg)

DEVLET KİTAPLARI ……………………., 2021
| MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI YAYINLARI : 7013 | |
|-----------------------------------------|--|
| DERS KİTAPLARI DİZİSİ : 1166 | |
Her hakkı saklıdır ve Millî Eğitim Bakanlığına aittir. Kitabın metin, soru ve şekilleri kısmen de olsa hiçbir surette alınıp yayımlanamaz.
## HAZIRLAYANLAR
**İSTİKLÂL MARŞI**
Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı: Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda! Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Huda, Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
Ruhumun senden İlâhî, şudur ancak emeli: Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli.
O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım, Her cerîhamdan İlâhî, boşanıp kanlı yaşım, Fışkırır ruh-ı mücerret gibi yerden na'şım; O zaman yükselerek arşa değer belki başım.
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl; Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet; Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklâl!
**Mehmet Âkif Ersoy**
Bu ezanlar -ki şehadetleri dinin temeli-Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.
Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.
O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak.
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl. Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklâl.
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, Medeniyyet dediğin tek dişi kalmış canavar?
Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın; Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın; Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.
**EDİTÖR** Prof. Dr. Asım YAPICI
**DİL UZMANI** Nurgül GÜVEN
**PROGRAM GELİŞTİRME UZMANI** Hasan NASIRCI
**ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME UZMANI** Hüseyin BÜYÜKBİÇER
**REHBERLİK VE GELİŞİM UZMANI** Hatice Müge UĞRAŞAN
**GÖRSEL TASARIM UZMANI** Volkan NUR
**GRAFİK TASARIM UZMANI** Eren GÜMÜŞ
ISBN 978-975-11-4945-9
Millî Eğitim Bakanlığı, Talim ve Terbiye Kurulunun 18.04.2019 gün ve 8 sayılı kararı ile ders kitabı olarak kabul edilmiştir.

## İÇİNDEKİLER
| KİTABIN TANITIMI 9 | |
|--------------------------------------------------------------------------------------|--|
| | |
| 1. ÜNİTE: MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FELSEFESİ11 | |
| 1.1. FELSEFENİN ORTAYA ÇIKIŞI 13 | |
| İLK MEDENİYETLERİN FELSEFENİN DOĞUŞUNA ETKİSİ 14 | |
| MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYILDA ANADOLU'DA YAŞAMIŞ FİLOZOFLAR 16 | |
| 1.2. MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FELSEFESİNİN AYIRICI NİTELİKLERİ18 | |
| İLK NEDEN VE DEĞİŞİM DÜŞÜNCELERİ 18 | |
| SOKRATES VE SOFİSTLERİN BİLGİ VE AHLAK ANLAYIŞLARI 23 | |
| Sofistler 23 | |
| Sokrates 23 | |
| PLATON VE ARİSTOTELES'İN VARLIK, BİLGİ VE DEĞER ANLAYIŞLARI 25 | |
| Platon 25<br>Platon'un Varlık Anlayışı25 | |
| Platon'un Bilgi Anlayışı25 | |
| Platon'un Değer Anlayışı 26 | |
| Aristoteles 27<br>Aristoteles'in Varlık Anlayışı27 | |
| Aristoteles'in Bilgi Anlayışı 28 | |
| Aristoteles'in Değer Anlayışı 28 | |
| 1.3. MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FİLOZOFLARININ FELSEFİ GÖRÜŞLERİNİN ANALİZİ30 | |
| 1.4. MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FELSEFESİNİN DÜŞÜNCE VE ARGÜMANLARINI DEĞERLENDİRME34 | |
| ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 35 | |
| | |
**1**
**2**
**ÜNİTE**
**ÜNİTE**
| 2. ÜNİTE: MS 2. YÜZYIL-15. YÜZYIL FELSEFESİ39 | |
|---------------------------------------------------------------------------------------|--|
| 2.1. MS 2. YÜZYIL-MS 15. YÜZYIL FELSEFESİNİN ORTAYA ÇIKIŞI41 | |
| 2.2. MS 2. YÜZYIL-MS 15. YÜZYIL FELSEFESİNİN AYIRICI NİTELİKLERİ43 | |
| HRİSTİYAN FELSEFESİNİN TEMEL ÖZELLİKLERİ VE ÖNE ÇIKAN PROBLEMLERİ 43 | |
| Tanrı'nın Varlığını Kanıtlama Problemi 44 | |
| Kötülük Problemi 45 | |
| Tümeller Problemi 45 | |
| İSLAM FELSEFESİNİN TEMEL ÖZELLİKLERİ VE ÖNE ÇIKAN PROBLEMLERİ 46 | |
| Yaratıcının Varlığını Kanıtlama Problemi 47 | |
| İrade Özgürlüğü Problemi 48 | |
| Toplumsal Yaşama Yönelik Problemler 48 | |
| MS 2. YÜZYIL-MS 15. YÜZYIL FELSEFESİNDE İNANÇ VE AKIL İLİŞKİSİ 50 | |
| 8. YÜZYIL-12. YÜZYIL ÇEVİRİ FAALİYETLERİNİN İSLAM VE BATI FELSEFESİNE ETKİSİ 52 | |
| 2.3. MS 2. YÜZYIL-MS 15. YÜZYIL FİLOZOFLARININ FELSEFİ GÖRÜŞLERİNİN ANALİZİ53 | |
| 2.4. MS 2. YÜZYIL-MS 15. YÜZYIL FELSEFESİNİN DÜŞÜNCE VE ARGÜMANLARINI DEĞERLENDİRME58 | |
| ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 60 | |

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak.
Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl. Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklâl.
Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.
Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, Medeniyyet dediğin tek dişi kalmış canavar?
Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın; Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın; Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı: Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı.
Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda! Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Huda, Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.
Ruhumun senden İlâhî, şudur ancak emeli: Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli. Bu ezanlar -ki şehadetleri dinin temeli-Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli.
O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım, Her cerîhamdan İlâhî, boşanıp kanlı yaşım, Fışkırır ruh-ı mücerret gibi yerden na'şım; O zaman yükselerek arşa değer belki başım.
Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl; Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyyet; Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklâl!
#### **Mehmet Âkif Ersoy**
#### GENÇLİĞE HİTABE
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir.
Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve hâricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr u zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur.
Mustafa Kemal Atatürk


| | 3. ÜNİTE: 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİ 63 | |
|------------|-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------|--|
| | 3.1. 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİNİN ORTAYA ÇIKIŞI65 | |
| | 12. YÜZYIL ÇEVİRİ FAALİYETLERİNİN 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİNE ETKİSİ 66 | |
| | 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİNE ÖNCEKİ FELSEFİ DÖNEMLERİN ETKİSİ 67 | |
| | 3.2. 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİNİN AYIRICI NİTELİKLERİ 68 | |
| | SKOLASTİK DÜŞÜNCE İLE MODERN DÜŞÜNCENİN TEMEL FARKLARI 68 | |
| ÜNİTE | 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİNDE ÖNE ÇIKAN GÖRÜŞLER 69<br>Hümanizm 69 | |
| | Bilimsel Yöntem 71 | |
| 3 | Kartezyen Felsefe 71 | |
| | Hukuk Felsefesi 71 | |
| | BİLİMSEL ÇALIŞMALARIN 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİNE ETKİSİ74<br>3.3. 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FİLOZOFLARININ FELSEFİ GÖRÜŞLERİNİN ANALİZİ 76 | |
| | | |
| | 3.4. 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİNİN DÜŞÜNCE VE ARGÜMANLARINI DEĞERLENDİRME 79 | |
| | ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 80 | |
| | 4. ÜNİTE: 18. YÜZYIL-19. YÜZYIL FELSEFESİ83 | |
| | | |
| | 4.1. 18. YÜZYIL-19. YÜZYIL FELSEFESİNİN ORTAYA ÇIKIŞI 85 | |
| | 4.2. 18. YÜZYIL-19. YÜZYIL FELSEFESİNİN AYIRICI NİTELİKLERİ88 | |
| | 18. YÜZYIL-19. YÜZYIL FELSEFESİNİN TEMEL ÖZELLİKLERİ VE ÖNE ÇIKAN PROBLEMLERİ 88 | |
| ÜNİTE | Bilginin Kaynağı 89<br>Birey-Devlet İlişkisi 91 | |
| | Ahlakın İlkeleri 93 | |
| 4 | Varlığın Oluşu 94 | |
| | 18. YÜZYIL-19. YÜZYIL FELSEFESİNİN DÖNEMİN DİL VE EDEBİYATI İLE İLİŞKİSİ 96 | |
| | 4.3. 18. YÜZYIL-19. YÜZYIL FİLOZOFLARININ FELSEFİ GÖRÜŞLERİNİN ANALİZİ98 | |
| | 4.4. 18. YÜZYIL-19. YÜZYIL FELSEFESİNİN DÜŞÜNCE VE ARGÜMANLARINI DEĞERLENDİRME99 | |
| | ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 102 | |
| | 5. ÜNİTE: 20. YÜZYIL FELSEFESİ106 | |
| | 5.1. 20. YÜZYIL FELSEFESİNİN ORTAYA ÇIKIŞI107 | |
| | | |
| | 5.2. 20. YÜZYIL FELSEFESİNİN AYIRICI NİTELİKLERİ112 | |
| | 20. YÜZYIL FELSEFESİNİN TEMEL ÖZELLİKLERİ, PROBLEMLERİ VE ANA AKIMLARI113<br>Fenomenoloji ve Gerçeklik-Görünüş Sorunu113 | |
| | Hermeneutik ve Yorum Sorunu114 | |
| 5<br>ÜNİTE | Yeni Ontoloji ve Varlık Sorunu 115 | |
| | Varoluşçuluk ve Varoluş-Öz Sorunu 116 | |
| | Diyalektik Materyalizm ve Değişim Sorunu118<br>Mantıkçı Pozitivizm ve Metafizik Bilgi Sorunu 119 | |
| | TÜRKİYE'DE FELSEFİ DÜŞÜNCEYE KATKIDA BULUNAN FELSEFECİLER 120 | |
| | 5.3. 20. YÜZYIL FİLOZOFLARININ FELSEFİ GÖRÜŞLERİNİN ANALİZİ126 | |
| | 5.4. 20. YÜZYIL FELSEFESİNİN DÜŞÜNCE VE ARGÜMANLARINI DEĞERLENDİRME130 | |
| | 5.5. 20 VE 21. YÜZYIL FELSEFECİLERİ VE YAŞADIKLARI COĞRAFYA 132 | |
| | ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 134 | |
| | CEVAP ANAHTARI 138 | |
| | SÖZLÜK138 | |
| | DİZİN 141 | |
| | KAYNAKÇA 142 | |
 hakkındaki düşünceleri (Thales, Anaksimandros,
Anaksimenes, Empedokles ve Demokritos) bazılarının da değişim hakkındaki düşünceleri (Lao
Tse, Herakleitos ve Parmenides) ele alınacaktır. Ardından Sokrates ve Sofistlerin (Protagoras ve
Gorgias) bilgi ve ahlak anlayışları verilecektir. Son olarak ise Platon ve Aristoteles'in varlık, bilgi
ve değer anlayışlarına değinilecektir.
.
Üçüncü konuda örnek felsefi metinlerden hareketle MÖ 6-MS 2. yüzyıl filozoflarının felsefi
görüşleri analiz edilecektir.
.
Son konuda Protagoras'ın "İnsan her şeyin ölçüsüdür." sözünün dayandığı argümanları tar-
tışmanız ve "bilgi-erdem ilişkisini" günlük hayatla ilişkilendiren özgün bir metin yazmanız
istenecektir.
Hazırlık Çalışmaları
1. Bir konu hakkında araştırma yapılırken o konunun tarihçesine bakılmasının faydaları
neler olabilir?
2. Felsefenin ortaya çıkmasına neler etki etmiş olabilir?
3. Felsefenin yöneldiği ilk konu ve problemler neler olabilir?
Neler Öğreneceksiniz?
· Felsefenin ortaya çıkışını hazırlayan düşünce ortamını açıklamayı,
· MÖ 6-MS 2. yüzyıl felsefesinin karakteristik özelliklerini açıklamayı,
· MO 6-MS 2. yüzyıl filozoflarının felsefi görüşlerini örnek felsefi metinlerden hareketle analiz
etmeyi.
· MÖ 6-MS 2. yüzyıl felsefesindeki örnek düşünce ve argümanları felsefi açıdan
değerlendirmeyi öğreneceksiniz.
12 | null | /content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf | 11 | |
1. ÜNİTE
İLK MEDENİYETLERİN FELSEFENİN DOĞUŞUNA ETKİSİ
İnsanın yaşamı; taşıdığı yetileri bakımından gelişmeye, eğitilmeye ve edindiği bilgileri kuşaktan
kuşağa aktararak kültür ve medeniyetler oluşturmaya imkân verir. Bu durum, insanın hayatına
farklı düzey ve şekillerde biçim vermesinin de yolunu açar; dünyayı ve kendilerini kavrayışlarında
çeşitlilik oluşturur. İnsanın toplumsal ve kültürel tarihi, her kültür ve medeniyette kendine özgü-
dür. Medeniyetlerde felsefi düşünce ve disiplinlerin gelişme dönemlerinden önce mitos, masal,
mistik öğreti ve tecrübeler her medeniyetin belirli bilgi birikimi oluşturmalarını sağlamıştır.
Felsefi düşünce, Antik Yunan'da sistematik bir hâle gelmiştir. Sümer, Mezopotamya, Mısır, Çin,
Hint ve Iran medenivetlerindeki kozmos ve erdem anlayısları: felsefi düsünce üzerinde olusum ve
gelişim açısından etkili olmuştur. İlk medeniyetlerde felsefenin yapısını oluşturan varlık, bilgi ve
değer alanlarına yönelik görüşler felsefenin ortaya çıkışını sağlamıştır.
Mezopotamya ve Mısır'da yazı öncesi döneme dair pek çok ögeden söz edilir. Ancak bu me-
deniyetlerin "yazılı" kültüre geçisleri daha önemlidir. Yazı dilinin oluşması, onun öğretilmesi ve
aktarılmasını: yazı matervallerinin (tablet veva parsömenler) üretilmesi ise okulların acılmasını
sağlamıştır. Bu durum, aynı zamanda üst düşünce üretimi anlamına da gelmektedir. Yazılı kül-
türe Sümer (çivi yazısı) ve Mısır ile (hiyeroglif yazı) geçildiği kabul edilir. Felsefi düşünce içinde
bu kültürler, ilkler olarak görülmektedir.
Sümerler, çamurdan yaptıkları (kil) tab-
letler üzerine Gilgamış Destanı'nı yaz-
mıştır. Bunlar, düşünce ve medeniyetle-
rin yazılı kültürdeki ilk büyük örneklerini
oluşturmaktadır. Bununla beraber Mısır
ve Sümer medeniyetleri özellikle ma-
tematik, geometri, astronomi gibi alan-
larda önemli bilgiler oluşturmuştur. Bu
bilgiler; mitolojik açıklamaların dışına
çıkılmasına olanak sağlamış, bu da felse-
fenin ortaya çıkmasında etkili olmuştur.
Özellikle ilk filozoflar olarak nitelendiri-
Görsel 1.1: Mısır Piramitleri
len doğa filozoflarında bu durum belirgin
olarak görülmektedir (Görsel 1.1).
Hint inançlarında insanı kötülüklerden arındırma ve isteklerin üstesinden gelme esastır. Bunu
başarmanın yolları düzenli bilgi ve akıl yürütme teknikleri değil, sezgi ve kişinin iç deneyleridir. Bu
vasamda elde ettikleri veterlilikler ölümden sonraki havatlarının düzevini de belirler. İnsanın istek-
lerden arınması onu, ulaşılması gereken en yüce vani Brahman'a ulaştırır. Hint inanışlarının
temelinde evrenin yaratılışında "su"yun her şeyin kökeni ve canlı kaynağı olduğu fikri de vardır.
Felsefenin ortaya çıkmasındaki ilk neden (arkhe) tartışmaları bu düşüncelerden etkilenmiştir.
İran'da MÖ 1000-600 yıllarında Zerdüşt, ikili (dualist) bir anlayışı öne sürer: Ahuramazda,
görünen ve görünmeyen evrenlerin Ehrimen ise kötülük ve yalanın yaratıcısıdır. Zerdüşt inancı,
özelikle felsefenin değer tartışmalarında etkili olmuştur.Zerdüşt'ün Mani'nin gelişine zemin hazır-
ladığı kabul edilir.
Mani'nin inanç düsturlarında iyilik ve kötülük ilkesinin ikisi de ezelîdir: aydınlık (iyi) ve ka-
ranlık (kötü). İkisinin karışımından da dünya oluşmuştur. Mani inancında Ehrimen'in egemenli-
ğindeki alanı ve insan bedeninde tutuklu bulunan aydınlığı gün yüzüne çıkarmak vardır. Egemen
güç olan Tann Zervan, akıl ve irade gücüyle bunu temsil eder. Mani inancına göre Mani, insanlara
kurtuluş yolunu göstermek için dünyaya gelmiş son elçidir.
Çin'deyse Taoculuk (Taoizm) inancında asıl olan bireydir. Mistik bir bilmeyle gizlere ulaşılma-
ya çalışılır. Transa geçilerek, duyusal bilgi dışına çıkılarak evrenin birliği duygusuna varılır. Lao
Tse'nin önderi olduğu bu inanç sisteminde evrenin kendiliğinden ne ise öyle olduğu savunulur. Var
olan her şey yani Tao (evrenin doğru yolu, özü) erdemli hayatın da ilkesidir. İnsan için en üstün
hayat şekli, üstün akılla Tao'yla birleşmektir. Taoculuk, insanın yaşamının ilkelerini dile getirmesi
açısından felsefenin ortaya çıkmasında etkili olmuştur.
14 | _page_13_Picture_6.jpeg)
Görsel 1.1: Mısır Piramitleri
**Hint** inançlarında insanı kötülüklerden arındırma ve isteklerin üstesinden gelme esastır. Bunu başarmanın yolları düzenli bilgi ve akıl yürütme teknikleri değil, sezgi ve kişinin iç deneyleridir. Bu yaşamda elde ettikleri yeterlilikler ölümden sonraki hayatlarının düzeyini de belirler. İnsanın isteklerden arınması onu, ulaşılması gereken en yüce varlığa yani Brahman'a ulaştırır. Hint inanışlarının temelinde evrenin yaratılışında "su"yun her şeyin kökeni ve canlı kaynağı olduğu fikri de vardır. Felsefenin ortaya çıkmasındaki ilk neden (arkhe) tartışmaları bu düşüncelerden etkilenmiştir.
**İran**'da MÖ 1000-600 yıllarında Zerdüşt, ikili (dualist) bir anlayışı öne sürer: Ahuramazda, görünen ve görünmeyen evrenlerin Ehrimen ise kötülük ve yalanın yaratıcısıdır. Zerdüşt inancı, özelikle felsefenin değer tartışmalarında etkili olmuştur.Zerdüşt'ün Mani'nin gelişine zemin hazırladığı kabul edilir.
Mani'nin inanç düsturlarında iyilik ve kötülük ilkesinin ikisi de ezelîdir: aydınlık (iyi) ve karanlık (kötü). İkisinin karışımından da dünya oluşmuştur. Mani inancında Ehrimen'in egemenliğindeki alanı ve insan bedeninde tutuklu bulunan aydınlığı gün yüzüne çıkarmak vardır. Egemen güç olan Tanrı Zervan, akıl ve irade gücüyle bunu temsil eder. Mani inancına göre Mani, insanlara kurtuluş yolunu göstermek için dünyaya gelmiş son elçidir.
**Çin**'deyse Taoculuk (Taoizm) inancında asıl olan bireydir. Mistik bir bilmeyle gizlere ulaşılmaya çalışılır. Transa geçilerek, duyusal bilgi dışına çıkılarak evrenin birliği duygusuna varılır. Lao Tse'nin önderi olduğu bu inanç sisteminde evrenin kendiliğinden ne ise öyle olduğu savunulur. Var olan her şey yani Tao (evrenin doğru yolu, özü) erdemli hayatın da ilkesidir. İnsan için en üstün hayat şekli, üstün akılla Tao'yla birleşmektir. Taoculuk, insanın yaşamının ilkelerini dile getirmesi açısından felsefenin ortaya çıkmasında etkili olmuştur.
## **Uygulama**
Aşağıdaki sözleri okuyup bu sözlerden hareketle verilen soruları cevaplayınız.
Sen bilgin bir adamsın, bunları bilmen gerek. Ey Gılgamış! Bulamayacağın ölümsüzlüğü aramak için kaybettiğin zamana yazık olmuş. Sana verilen bu yaşamın tadını çıkarmaya bak! Gece gündüz keyiflen. Her gününü üzüntüyle değil sevinçli geçirmeye çalış (Görsel 1.2).
> Gılgamış Destanı

# **FELSEFE 11**
**MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FELSEFESİ**
## **ÜNİTE KONULARI**
- 1.1. FELSEFENİN ORTAYA ÇIKIŞI
- 1.2. MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FELSEFESİNİN AYIRICI NİTELİKLERİ
ÜNİTE
1.
- 1.3. MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FİLOZOFLARININ FELSEFİ GÖRÜŞLERİNİN ANALİZİ
- 1.4. MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FELSEFESİNİN DÜŞÜNCE VE ARGÜMANLARINI DEĞERLENDİRME
#### **TEMEL KAVRAMLAR**
•İlk Neden •Değişim •Sofist •İdea •Erdem
#### **Giriş**
Felsefe; insanın kendini, toplumu, evreni anlama ve açıklama çabasının sonucudur. İlgilenilen konu ve alanlar bakımından eleştirel ve sistemli düşünme ile düşündüklerini ifade etme sürecidir. Felsefede asıl olan hakikatin aranmasıdır. Gerçeğin doğru bilgisini bulma çabası; kişiyi kimi zaman evreni araştırmaya, kimi zaman da kendi veya başkalarının düşünceleri üzerine düşünmeye yönlendirir.
Felsefe; erdemli hayatı ve hakikati bulma yoludur. Bununla birlikte insan; felsefe, bilim, sanat ve din gibi önemli alanların bütünlüğü içinde yaşar. Felsefe tarihine bakıldığında felsefenin her çağda diğer alanlarla etkileşim içinde olduğu görülür. Bu etkileşimde alanlara atfedilen değer çağlara göre değişiklik gösterse de felsefe, insan yaşamındaki bütünlüğü anlamlandırmayı sürdürmüştür.
MÖ 6. yüzyıla doğru Anadolu ve Akdeniz kıyılarında medeniyetlerin etkileşimiyle felsefenin ortaya çıktığı kabul edilir. Filozoflar ele aldıkları konular üzerine sistemli, tutarlı ve akla dayalı düşünceler üretmiştir. Filozofların öne sürdüğü konular, bugün hâlâ tartışılmakta ve dolayısıyla güncelliğini korumaktadır.
MÖ 6-MS 2. yüzyıl felsefesi ünitesinde şu konular ele alınacaktır:
- İlk konuda felsefenin ortaya çıkışını hazırlayan düşünce ortamını açıklayabilmek için Sümer, Mezopotamya, Mısır, Çin, Hint ve İran medeniyetlerinde varlık, bilgi ve değer anlayışlarının felsefenin doğuşundaki etkilerine değinilecektir. Ardından Anadolu'da yaşamış bazı filozofların biyografik bilgilerini incelemeniz istenecektir.
- İkinci konuda MÖ 6-MS 2. yüzyıl felsefesinin karakteristik özelliklerini açıklamak için ilk olarak bazı filozofların ilk neden (arkhe) hakkındaki düşünceleri (Thales, Anaksimandros, Anaksimenes, Empedokles ve Demokritos) bazılarının da değişim hakkındaki düşünceleri (Lao Tse, Herakleitos ve Parmenides) ele alınacaktır. Ardından Sokrates ve Sofistlerin (Protagoras ve Gorgias) bilgi ve ahlak anlayışları verilecektir. Son olarak ise Platon ve Aristoteles'in varlık, bilgi ve değer anlayışlarına değinilecektir.
- Üçüncü konuda örnek felsefi metinlerden hareketle MÖ 6-MS 2. yüzyıl filozoflarının felsefi görüşleri analiz edilecektir.
- Son konuda Protagoras'ın "İnsan her şeyin ölçüsüdür." sözünün dayandığı argümanları tartışmanız ve "bilgi-erdem ilişkisini" günlük hayatla ilişkilendiren özgün bir metin yazmanız istenecektir.
#### **Hazırlık Çalışmaları**
- 1. Bir konu hakkında araştırma yapılırken o konunun tarihçesine bakılmasının faydaları neler olabilir?
- 2. Felsefenin ortaya çıkmasına neler etki etmiş olabilir?
- 3. Felsefenin yöneldiği ilk konu ve problemler neler olabilir?
#### **Neler Öğreneceksiniz?**
- Felsefenin ortaya çıkışını hazırlayan düşünce ortamını açıklamayı,
- MÖ 6-MS 2. yüzyıl felsefesinin karakteristik özelliklerini açıklamayı,
- MÖ 6-MS 2. yüzyıl filozoflarının felsefi görüşlerini örnek felsefi metinlerden hareketle analiz etmeyi,
- MÖ 6-MS 2. yüzyıl felsefesindeki örnek düşünce ve argümanları felsefi açıdan değerlendirmeyi öğreneceksiniz.
## **1.1. FELSEFENİN ORTAYA ÇIKIŞI**
Felsefenin ortaya çıkmasıyla ilgili görüşler çoğunlukla kabullere dayanır. Bu kabuller, bugüne ulaşan sözlü ve yazılı (tarih, antropoloji, arkeoloji vb.) birçok bilginin yorumlanması sonucunda oluşmuştur. Elde edilecek yeni bilgiler var olan kabulleri değiştirebilir ama uzlaşılan bilgilere göre felsefe; farklı medeniyetlerin felsefeye temel olabilecek bilim, inanç ve öğretilerinin sistemleştirilmesi ile MÖ 6. yüzyılda belirgin olarak ortaya çıkmıştır. Felsefenin ortaya çıkışı ve sistemleşmesinde bazı filozoflar öne çıkmaktadır (Tablo 1.1).
Tablo 1.1: MÖ 6-MS 2. Yüzyıl Filozofları
| | | 700 | | | |
|----------------------------------|-------|------------|-------------------------------------------------------------------------------------|---------------------------------------------------------------------------------------------------|--------------------------------------------------------------------------------------------------------------|
| | | | Thales<br>Lao Tse<br>Anaximandros | (Tales)<br>(Lao Tze)<br>(Anaksimandros) (MÖ 610-547) | (MÖ 625-546)<br>(MÖ 604-520) |
| | MÖ | 600 | Anaximenes<br>Pythagoras<br>Konfüçyüs | (Anaksimenes)<br>(Pisagor)<br>(Konfüçyüs) | (MÖ 585-528)<br>(MÖ 570-495)<br>(MÖ 551-479) |
| ARI<br>OFL | | 500 | Herakleitos<br>Parmenides<br>Anaksagoras | (Herakliytos)<br>(Parmenides)<br>(Anaksagoras) | (MÖ 540-480)<br>(MÖ 515-460)<br>(MÖ 500-428) |
| Z<br>O<br>YIL FİL<br>Z<br>Ü<br>Y | | | Protagoras<br>Empedokles<br>Gorgias<br>Sokrates<br>Demokritos<br>Platon<br>Diogenes | (Pratagoras)<br>(Empedokles)<br>(Gorgiyas)<br>(Sokrates)<br>(Demokritos)<br>(Platon)<br>(Diyojen) | (MÖ 490-420)<br>(MÖ 490-430)<br>(MÖ 480-380)<br>(MÖ 469-399)<br>(MÖ 460-360)<br>(MÖ 427-347)<br>(MÖ 412-323) |
| MS 2.<br>Ö 6- | | 400 | Aristoteles<br>Epiküros<br>Zenon | (Aristoteles)<br>(Epikür)<br>(Zenon) | (MÖ 384-322)<br>(MÖ 341-270)<br>(MÖ 333-262) |
| M | | 300<br>200 | Karneades | (Karnedes) | (MÖ 214-129) |
| | | 100 | Cicero | (Çiçero) | (MÖ 106-43) |
| | MİLAT | 0 | Seneca | (Seneka) | (MÖ 65-MS 4) |
| | MS | 100 | Epiktetos | (Epiktetos) | (MS 50-135) |
| | | 200 | M. Aurelius | ( Ayreylus) | (MS 121-180) |
#### **İLK MEDENİYETLERİN FELSEFENİN DOĞUŞUNA ETKİSİ**
İnsanın yaşamı; taşıdığı yetileri bakımından gelişmeye, eğitilmeye ve edindiği bilgileri kuşaktan kuşağa aktararak kültür ve medeniyetler oluşturmaya imkân verir. Bu durum, insanın hayatına farklı düzey ve şekillerde biçim vermesinin de yolunu açar; dünyayı ve kendilerini kavrayışlarında çeşitlilik oluşturur. İnsanın toplumsal ve kültürel tarihi, her kültür ve medeniyette kendine özgüdür. Medeniyetlerde felsefi düşünce ve disiplinlerin gelişme dönemlerinden önce mitos, masal, mistik öğreti ve tecrübeler her medeniyetin belirli bilgi birikimi oluşturmalarını sağlamıştır.
Felsefi düşünce, **Antik Yunan**'da sistematik bir hâle gelmiştir. Sümer, Mezopotamya, Mısır, Çin, Hint ve İran medeniyetlerindeki kozmos ve erdem anlayışları; felsefi düşünce üzerinde oluşum ve gelişim açısından etkili olmuştur. İlk medeniyetlerde felsefenin yapısını oluşturan varlık, bilgi ve değer alanlarına yönelik görüşler felsefenin ortaya çıkışını sağlamıştır.
**Mezopotamya** ve **Mısır**'da yazı öncesi döneme dair pek çok ögeden söz edilir. Ancak bu medeniyetlerin "yazılı" kültüre geçişleri daha önemlidir. Yazı dilinin oluşması, onun öğretilmesi ve aktarılmasını; yazı materyallerinin (tablet veya parşömenler) üretilmesi ise okulların açılmasını sağlamıştır. Bu durum, aynı zamanda üst düşünce üretimi anlamına da gelmektedir. Yazılı kültüre **Sümer** (çivi yazısı) ve Mısır ile (hiyeroglif yazı) geçildiği kabul edilir. Felsefi düşünce içinde
bu kültürler, ilkler olarak görülmektedir. Sümerler, çamurdan yaptıkları (kil) tabletler üzerine Gılgamış Destanı'nı yazmıştır. Bunlar, düşünce ve medeniyetlerin yazılı kültürdeki ilk büyük örneklerini oluşturmaktadır. Bununla beraber Mısır ve Sümer medeniyetleri özellikle matematik, geometri, astronomi gibi alanlarda önemli bilgiler oluşturmuştur. Bu bilgiler; mitolojik açıklamaların dışına çıkılmasına olanak sağlamış, bu da felsefenin ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Özellikle ilk filozoflar olarak nitelendirilen doğa filozoflarında bu durum belirgin olarak görülmektedir (Görsel 1.1).
 birçok bilginin yorumlanması sonucunda
oluşmuştur. Elde edilecek yeni bilgiler var olan kabulleri değiştirebilir ama uzlaşılan bilgilere göre
felsefe; farklı medeniyetlerin felsefeye temel olabilecek bilim, inanç ve öğretilerinin sistemleştiril-
mesi ile MÖ 6. yüzyılda belirgin olarak ortaya çıkmıştır. Felsefenin ortaya çıkışı ve sistemleşmesin-
de bazı filozoflar öne çıkmaktadır (Tablo 1.1).
Tablo 1.1: MO 6-MS 2. Yüzyıl Filozofları
700
Thales
(Tales)
(MO 625-546)
(MO 604-520)
Lao Tse
(Lao Tze)
Anaximandros
(Anaksimandros) (MO 610-547)
600
(MO 585-528)
Anaximenes
(Anaksimenes)
(MO 570-495)
Pythagoras
(Pisagor)
Konfücyüs
(Konfücyüs)
(MO 551-479)
(MO 540-480)
Herakleitos
(Herakliytos)
(MO 515-460)
Parmenides
(Parmenides)
(MO 500-4281
Anaksagoras
(Anaksagoras)
-MS 2. YÜZYIL FİLOZOFL
500
(MO 490-420)
Protagoras
(Pratagoras)
Empedokles
(Empedokles)
(MO 490-430)
mö
Gorgias
(MO 480-380)
(Gorgiyas)
(MO 469-399)
Sokrates
(Sokrates)
(MO 460-360)
Demokritos
(Demokritos)
(MO 427-347)
Platon
(Platon)
(MÖ 412-323)
Diogenes
(Diyojen)
400
(MO 384-322)
Aristoteles
(Aristoteles)
(MO 341-270)
Epiküros
(Epikür)
Zenon
(Zenon)
(MO 333-262)
300
(Karnedes)
(MO 214-129)
Karneades
200
(MO 106-43)
Cicero
(Cicero)
100
(MO 65-MS 4)
Seneca
(Seneka)
mil AT
0
Epiktetos
(Epiktetos)
(MS 50-135)
100
ખર
M. Aurelius
(MS 121-180)
( Ayreylus)
200
13 | null | /content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf | 12 | |
1. UNITE
MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYILDA ANADOLU'DA YAŞAMIŞ FİLOZOFLAR
MO 6-5. yüzyıl arasında Anadolu'nun batı kıyısında yaşamış bazı filozoflar, doğa olayları hak-
kındaki açıklamalarıyla öne çıkmıştır. Bu açıklamaların ortak niteliği mitolojik unsurlar içermeyen
doğal gözleme ve incelemelere dayanmasıdır. Filozoflar; varlığı, doğayı ve evreni yapmış oldukları
gözlemler cercevesinde belli ilkelerle acıklamaya calısmıstır. Thales, Anaksimandros, Anaksimenes,
Anaksagoras. Ksenofanes ve Herakleitos en cok bilinen filozoflardandır.
Filozofların çalışmaları, kendiler için temel olması ve felsefenin gelişip sistem-
leşmesine katkı sağlaması açısından önemlidir. Felsefenin sistemli olarak başlaması noktasında
çoğu kaynakların bu filozofları işaret etmesi onların önemini daha da artırmaktadır. O dönem itiba-
rıyla felsefi düşünceye katkısı olmuş birçok düşünür, bu coğrafyada bulunur. Diogenes, Aristoteles,
Epiktetos ve Lukianos bunlar arasında öne çıkanlardır.
Thales
Milet'te (Aydın/Didim) yaşamıştır. Bazı kaynaklara göre tarihin ilk filozofu ve bilim insanı ola-
rak kabul edilir. Evrene vönelik acıklamasında maddeye dayalı bir ilke öne sürmüstür. Felsefe dı-
şında matematik, geometri ve astronomi gibi alanlarda da çalışmaları vardır. Günes tutulmasını
önceden tahmin ettiği söylenir. Geometrideki "Thales Teoremi"de onun çalışmasıdır.
Anaksimandros
Thales gibi Milet'te (Aydın/Didim) yaşamıştır ve onun öğrencisi olarak kabul edilmektedir.
Matematik, astronomi, haritacılık ve doğa gibi konularda da çalışmalar yapmıştır. Güneş saati üze-
rinden güneşin konumunu belirleyen bir alet geliştirdiği ve yeryüzü haritalarını çizdiği de söylenir.
Anaksimenes
Milet'te (Aydın/Didim) yasamıs filozoflardandır. Anaksimandros'un öğrencisi olduğu kabul
edilir. Evren sistemi ve varlıkların oluşmasıyla ilgili düşünceleri felsefe tarihinde öne çıkmıştır.
Astronomi alanında çalışmalar yapmıştır. Güneş ve Ay tutulmaları hakkında doğru bilgiler vermiştir.
Anaksagoras
Klazomenai'da (İzmir/Ürla) yaşamıştır. Felsefe tarihinde varlıkların temeline yönelik "nous"
kavramıyla öne çıkmıştır. Bu kavram, maddeleri bir amaca göre düzenleyen ve hareket ettiren
ilkeyi işaret eder.
Herakleitos
Ephesos'ta (İzmir/Efes/Selçuk) yaşamıştır. Varlıklar üzerine oluş düşüncesiyle öne çıkmıştır.
Yapıtlarının anlaşılmasının güç olması ve anlatımını özdeyişler şeklinde yapmasından dolayı ona
"Karanlık Herakleitos" denmiştir. Düşünce tarihinde "Aynı ırmağa iki kere girilemez." sözünün
sahibidir.
Ksenofanes (Kısefones)
Kolophon'da (İzmir/Değirmendere) doğmuştur. İnsan ve toplumun kültürel yaşantısıyla ilgili
düşünceler oluşturmuştur.
Epiktetos
Hierapolis'te (Denizli/Pamukkale) doğmuştur. Stoa felsefesinin temsilcilerinden olan Epiktetos,
ahlak alanındaki düşünceleriyle tanınmıştır. Bilgelik, irade, özgürlük ve doğaya uyum gibi konu-
larda fikirleriyle öne çıkmıştır.
Diogenes
Sinope'de (Sinop) doğmuştur. "Kinik" felsefi öğretisini savunan filozoftur. Rıhtımda bir küfenin
içinde yaşayan Diogenes; hayatta malın mülkün önemli olmadığını, insanın doğaya uygun yaşama-
sı gerektiğini ileri sürmüştür. Kendisini ziyarete gelen Makedonya Kralı Büyük İskender'in “Benden
bir isteğin var mı?" sözüne karşılık "Gölge etme başka ihsan istemez." sözüyle düşüncelerini açıkça
ortaya koymuş bir filozoftur.
Lukianos (Lukiyanos)
Samsat'ta (Adıyaman) doğmuştur. Özellikle ahlakla ilgili eserler vermiştir. Güçlü bir retorikçidir
(söz ile ikna etme sanatı). Dönemin özellikle de Kiniklerin düşüncelerini ve inanışlarını eleştirmiştir.
16 | null | /content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf | 15 | |
MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi
İlk Neden (Arkhe) Problemi
Thales
Su
Thales ilk neden sorununu
ortaya koyan ilk düşünürdür.
Thales'e göre evrenin ilk nede-
ni sudur. Su; varlıkların tümü-
nün nedeni, ilk maddesidir. Tüm
varlıklarda suyu bulmak müm-
Anaksimandros
kündür. Değişen her şeyde de-
Aperion
ğişmeden varlığını sürdürendir.
Evrendeki çokluğun temelinde-
Anaksimandros'a göre ilk ne-
ki birliktir. Suyun soğuduğunda
den nicelik olarak sınırsız, nite-
buz, ısındığında ise buhar olması
suyun tüm varlıklarda farklı bi-
lik olarak ise belirsiz olmalıdır.
Bu da su gibi fiziksel bir madde
çimlerde var olduğunu gösterir.
olamaz. Arkhe; duyusal olma-
yan bir varlık, soyut bir ilkedir.
Anaksimenes
Sonsuz olan bu ilk neden ape-
Hava
irondur. Apeiron, bütün varlık-
ların temelidir. Apeirondan ilk
Anaksimenes, Anaksimandros
olarak birbirine karşıt olan sıcak
arkhe prob-
ve
Thales gibi
ve soğuk ortava cıkmıstır. Bütün
lemiyle
ilgilenmiştir.
Arkhe.
varlıklar da bu iki durumun
Anaksimenes'te havadır. Hava,
oluşturduğu zıtlıklardan oluşur.
Thales'te olduğu gibi somut ancak
Anaksimandros'ta olduğu şekliyle
Empedokles
sonsuzluk niteliğindedir. O, "Hava
Toprak, su, hava, ates
olan ruh, nasıl bedeni ayakta tutu-
vorsa dünvavı ve evreni de avakta
tutan havadır." demektedir. Hava,
Empedokles'te arkhe, dort
yoğunlaşma ve seyrekleşmesiy-
ana maddeden oluşur: su, top-
le diğer varlıkların oluşmasını
rak, hava ve ateş. Kendinden
sağlar.
başka bir şeye indirgenemeyen
ve hareketsiz olan bu ana mad-
deleri hareket ettiren dış bir gü-
Demokritos
cün olması gerektiğini söyler.
Atom
Bu güç, sevgi ve nefrettir. Tözler
değismez ancak farklı oranlarda
göre
Demokritos’a
arkhe.
bir araya gelerek farklı varlık-
maddenin en küçük yapı taşına
ların oluşumunu gerçekleştirir.
kadar bölünüp artık bölünemeye-
Sevgi birleştirici, nefret ise ayı-
cek hâle gelindiğinde elde kalan
rıcı ilkedir.
son parcadır. O. bu parcava atom
demektedir. Atomlar sonsuz, de-
ğişmeyen, boşluksuz ve yer kapla-
yan özelliktedir. Boşlukta hareket
eden atomlar, basınçları sonucu
sınırsız sekiller hâlinde birleserek
varlıkları oluşturur. Atomların bir
araya gelmesi doğum, birbirin-
den ayrışması ise ölümdür.
19 | null | /content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf | 18 | |
MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi
Uygulama
Aşağıdaki sözleri okuyup bu sözlerden hareketle verilen soruları cevaplayınız.
Sen bilgin bir adamsın, bunları bilmen gerek. Ey
Gilgamış! Bulamayacağın ölümsüzlüğü aramak için
kaybettiğin zamana yazık olmuş. Sana verilen bu yaşamın
tadını çıkarmaya bak! Gece gündüz keyiflen. Her gününü
üzüntüyle değil sevinçli geçirmeye çalış (Görsel 1.2).
Gilgamış Destanı
Görsel 1.2: Sümer kil tabletleri
Brahman Harisvâmin'in karısı ortadan kaybolur. Brahman
günlerce onu arar. Her tarafa bakar ama bulamaz. Keder icin-
de yollara düşer. Sıcak bir günde yaşlı bir karı-kocanın evine
gelir. Burası bir tür "aş evi"dir. Yaşlı kadın Brahman'a pirinç ve
süt dolu bir kap yemek verir ve onu, bu düşkünler evine lâyık
olmayan soylu bir kişi olarak gördüğü için yemeğini dere ke-
narında yemesini ister. Harisvâmin de öyle yapar. Bir ağacın al-
tında yemeğini yerken ağacın üstünde duran bir çaylağın pen-
çesinde tuttuğu siyah kobra yılanının ağzından zehiri yemeğin
icine düser. Bunu viyen Brahman ölür. Masalın sorusu sudur:
Brahman'ın ölümüne neden olan suçlu yemeği veren yaşlı
çift mi, çaylak mı yoksa yılan mıdır? Kral şöyle cevap verir:
"Düşmanın çaresiz avı iken yılan nasıl suçlu olabilir? Çaylak
da karnı acıktığı için doğal olarak yemeğini temin etmektedir.
Ac insanları sevabına dovuran vaslı kisilerin de bunda bir sucu
olamaz. Bu nedenle Brahman'ın ölümünü herhangi birine yük-
leyen kişi, çok aptal bir kişi olmalıdır.
Korhan KAYA, Hortlağın Yırmi Beş Hikâyesi
Sorular
1. Gılgamış Destanı ile ilgili verilen metne göre bilgin bir kişi ne yapmalıdır?
..............................................................................................................................................................................
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
2. Hint hikâyesinde olaylara tanık olmayan kralın ahlaki bir sonuca varmasındaki
dinî ve mitolojik açıklamalar ile kendi sezgisinin rolünü karşılaştırınız.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
..............................................................................................................................................................................
3. Yukarıdaki alıntılarda ilk medeniyetlerin felsefenin ortaya çıkmasına olan
etkisini değerlendiriniz.
..............................................................................................................................................................................
..............................................................................................................................................................................
..............................................................................................................................................................................
15 | _page_14_Picture_7.jpeg)
Görsel 1.3: Brahman heykeli
Brahman Harisvâmin'in karısı ortadan kaybolur. Brahman günlerce onu arar. Her tarafa bakar ama bulamaz. Keder içinde yollara düşer. Sıcak bir günde yaşlı bir karı-kocanın evine gelir. Burası bir tür "aş evi"dir. Yaşlı kadın Brahman'a pirinç ve süt dolu bir kap yemek verir ve onu, bu düşkünler evine lâyık olmayan soylu bir kişi olarak gördüğü için yemeğini dere kenarında yemesini ister. Harisvâmin de öyle yapar. Bir ağacın altında yemeğini yerken ağacın üstünde duran bir çaylağın pençesinde tuttuğu siyah kobra yılanının ağzından zehiri yemeğin içine düşer. Bunu yiyen Brahman ölür. Masalın sorusu şudur: Brahman'ın ölümüne neden olan suçlu yemeği veren yaşlı çift mi, çaylak mı yoksa yılan mıdır? Kral şöyle cevap verir: "Düşmanın çaresiz avı iken yılan nasıl suçlu olabilir? Çaylak da karnı acıktığı için doğal olarak yemeğini temin etmektedir. Aç insanları sevabına doyuran yaşlı kişilerin de bunda bir suçu olamaz. Bu nedenle Brahman'ın ölümünü herhangi birine yükleyen kişi, çok aptal bir kişi olmalıdır.
Korhan KAYA, Hortlağın Yirmi Beş Hikâyesi
#### **Sorular**
### **1. Gılgamış Destanı ile ilgili verilen metne göre bilgin bir kişi ne yapmalıdır? ................................................................................................................................ ................................................................................................................................ ................................................................................................................................ 2. Hint hikâyesinde olaylara tanık olmayan kralın ahlaki bir sonuca varmasındaki dinî ve mitolojik açıklamalar ile kendi sezgisinin rolünü karşılaştırınız. ................................................................................................................................ ................................................................................................................................ ................................................................................................................................ 3. Yukarıdaki alıntılarda ilk medeniyetlerin felsefenin ortaya çıkmasına olan etkisini değerlendiriniz. ................................................................................................................................ ................................................................................................................................ ................................................................................................................................**
#### **MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYILDA ANADOLU'DA YAŞAMIŞ FİLOZOFLAR**
MÖ 6-5. yüzyıl arasında Anadolu'nun batı kıyısında yaşamış bazı filozoflar, doğa olayları hakkındaki açıklamalarıyla öne çıkmıştır. Bu açıklamaların ortak niteliği mitolojik unsurlar içermeyen doğal gözleme ve incelemelere dayanmasıdır. Filozoflar; varlığı, doğayı ve evreni yapmış oldukları gözlemler çerçevesinde belli ilkelerle açıklamaya çalışmıştır. Thales, Anaksimandros, Anaksimenes, Anaksagoras, Ksenofanes ve Herakleitos en çok bilinen filozoflardandır.
Filozofların çalışmaları, kendilerinden sonrakiler için temel olması ve felsefenin gelişip sistemleşmesine katkı sağlaması açısından önemlidir. Felsefenin sistemli olarak başlaması noktasında çoğu kaynakların bu filozofları işaret etmesi onların önemini daha da artırmaktadır. O dönem itibarıyla felsefi düşünceye katkısı olmuş birçok düşünür, bu coğrafyada bulunur. Diogenes, Aristoteles, Epiktetos ve Lukianos bunlar arasında öne çıkanlardır.
#### **Thales**
Milet'te (Aydın/Didim) yaşamıştır. Bazı kaynaklara göre tarihin ilk filozofu ve bilim insanı olarak kabul edilir. Evrene yönelik açıklamasında maddeye dayalı bir ilke öne sürmüştür. Felsefe dışında matematik, geometri ve astronomi gibi alanlarda da çalışmaları vardır. Güneş tutulmasını önceden tahmin ettiği söylenir. Geometrideki "Thales Teoremi"de onun çalışmasıdır.
#### **Anaksimandros**
Thales gibi Milet'te (Aydın/Didim) yaşamıştır ve onun öğrencisi olarak kabul edilmektedir. Matematik, astronomi, haritacılık ve doğa gibi konularda da çalışmalar yapmıştır. Güneş saati üzerinden güneşin konumunu belirleyen bir alet geliştirdiği ve yeryüzü haritalarını çizdiği de söylenir.
#### **Anaksimenes**
Milet'te (Aydın/Didim) yaşamış filozoflardandır. Anaksimandros'un öğrencisi olduğu kabul edilir. Evren sistemi ve varlıkların oluşmasıyla ilgili düşünceleri felsefe tarihinde öne çıkmıştır. Astronomi alanında çalışmalar yapmıştır. Güneş ve Ay tutulmaları hakkında doğru bilgiler vermiştir.
#### **Anaksagoras**
Klazomenai'da (İzmir/Urla) yaşamıştır. Felsefe tarihinde varlıkların temeline yönelik "nous" kavramıyla öne çıkmıştır. Bu kavram, maddeleri bir amaca göre düzenleyen ve hareket ettiren ilkeyi işaret eder.
#### **Herakleitos**
Ephesos'ta (İzmir/Efes/Selçuk) yaşamıştır. Varlıklar üzerine oluş düşüncesiyle öne çıkmıştır. Yapıtlarının anlaşılmasının güç olması ve anlatımını özdeyişler şeklinde yapmasından dolayı ona "Karanlık Herakleitos" denmiştir. Düşünce tarihinde "Aynı ırmağa iki kere girilemez." sözünün sahibidir.
#### **Ksenofanes** (Kısefones)
Kolophon'da (İzmir/Değirmendere) doğmuştur. İnsan ve toplumun kültürel yaşantısıyla ilgili düşünceler oluşturmuştur.
#### **Epiktetos**
Hierapolis'te (Denizli/Pamukkale) doğmuştur. Stoa felsefesinin temsilcilerinden olan Epiktetos, ahlak alanındaki düşünceleriyle tanınmıştır. Bilgelik, irade, özgürlük ve doğaya uyum gibi konularda fikirleriyle öne çıkmıştır.
#### **Diogenes**
Sinope'de (Sinop) doğmuştur. "Kinik" felsefi öğretisini savunan filozoftur. Rıhtımda bir küfenin içinde yaşayan Diogenes; hayatta malın mülkün önemli olmadığını, insanın doğaya uygun yaşaması gerektiğini ileri sürmüştür. Kendisini ziyarete gelen Makedonya Kralı Büyük İskender'in "Benden bir isteğin var mı?" sözüne karşılık "Gölge etme başka ihsan istemez." sözüyle düşüncelerini açıkça ortaya koymuş bir filozoftur.
#### **Lukianos** (Lukiyanos)
Samsat'ta (Adıyaman) doğmuştur. Özellikle ahlakla ilgili eserler vermiştir. Güçlü bir retorikçidir (söz ile ikna etme sanatı). Dönemin özellikle de Kiniklerin düşüncelerini ve inanışlarını eleştirmiştir.
#### **Aristoteles**
Felsefe tarihinin en önemli filozoflarından olan Aristoteles, yaşamının bir kısmını Assos'ta (Çanakkale/Ayvacık) geçirip burada felsefi çalışmalar yaptığı için Anadolu'da yaşayan filozoflar arasında sayılmıştır. Mantık, siyaset ve biyoloji gibi birçok bilgi alanında çalışmalarıyla öne çıkan Aristoteles, o dönem itibarıyla bu alanların çoğunda ve etkisi çağlar boyu süren görüşler ortaya koymuştur. Kendinden önceki felsefeler ve bilimsel çalışmalar hakkında verdiği bilgiler dolayısıyla ilk felsefe tarihçisi olarak da bilinir. Canlıları sınıflandırmasından dolayı ilk biyolog olarak bilinen Aristoteles, Makedonya Kralı Büyük İskender'in öğretmenliğini de yapmıştır.
#### **Kleanthes**
Çanakkale Ayvacık'ta doğmuştur. Kleanthes, Atina'ya gittikten sonra Zenon'un öğrencisi olmuş, ondan sonra da okulunun başına geçmiştir. Felsefesinde ruhun ölümsüzlüğünü savunmuştur.
#### **MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYILDA ANADOLU'DA YAŞAMIŞ FİLOZOFLAR**
. İlk dönem filo-
zoflarının olup biteni doğa ile açıklama girişimleri, onların doğa filozofları olarak adlandırılmasını
sağlamıştır. Mitolojik açıklamalarla yetinmeyen düşünürler, belirli bir neden-sonuç ilişkisi açıkla-
ması geliştirmeye çalışmıştır. Dünyanın ve bütün varlıkların ortaya çıkış nedenini sorgulayan düşü-
nürler, mistik açıklamalardan kopmamakla birlikte arayışlarını doğaya yöneltmiştir.
Görsel 1.4 Efes
Bu dönem felsefesinin ana problemi, varlığın ilk nedeninin ne olduğudur. Varlığın ilk maddesi-
nin ne olduğu; ilk neden, ilke ve arkhe olarak isimlendirilmiştir. İlk neden, her şeyin ondan çıktığı
ve her şeyin temelini belirleyendir. Bu problem, bir yandan öz (mahiyet) bir yandan da varlığın
değişimi tartışmalarına dönüşmüştür. Doğa filozoflarından Thales, Anaksimandros, Anaksimenes,
Empedokles ve Demokritos varlığın özü tartışmalarında ilk neden anlayışıyla öne çıkmıştır. Varlığın
değişimi tartışmalarında ise felsefe tarihinin ilk karşıt fikirlerinin sahipleri olan Herakleitos ve
Parmenides ve Yunan filozoflarının dışında etkili bir filozof olan Lao Tse'nin görüşleri önemlidir. Bu
dönemi daha iyi anlamak için ismi geçen filozofların görüşlerini kısaca açıklamak gerekmektedir.
18 | _page_17_Picture_7.jpeg)
Görsel 1.4: Efes
Bu dönem felsefesinin ana problemi, varlığın ilk nedeninin ne olduğudur. Varlığın ilk maddesinin ne olduğu; ilk neden, ilke ve arkhe olarak isimlendirilmiştir. İlk neden, her şeyin ondan çıktığı ve her şeyin temelini belirleyendir. Bu problem, bir yandan öz (mahiyet) bir yandan da varlığın değişimi tartışmalarına dönüşmüştür. Doğa filozoflarından Thales, Anaksimandros, Anaksimenes, Empedokles ve Demokritos varlığın özü tartışmalarında ilk neden anlayışıyla öne çıkmıştır. Varlığın değişimi tartışmalarında ise felsefe tarihinin ilk karşıt fikirlerinin sahipleri olan Herakleitos ve Parmenides ve Yunan filozoflarının dışında etkili bir filozof olan Lao Tse'nin görüşleri önemlidir. Bu dönemi daha iyi anlamak için ismi geçen filozofların görüşlerini kısaca açıklamak gerekmektedir.
## **İlk Neden (Arkhe) Problemi**
#### **Anaksimandros**
#### Aperion
Anaksimandros'a göre ilk ne den nicelik olarak sınırsız, nite lik olarak ise belirsiz olmalıdır. Bu da su gibi fiziksel bir madde olamaz. Arkhe; duyusal olma yan bir varlık, soyut bir ilkedir. Sonsuz olan bu ilk neden ape irondur. Apeiron, bütün varlık ların temelidir. Apeirondan ilk olarak birbirine karşıt olan sıcak ve soğuk ortaya çıkmıştır. Bütün varlıklar da bu iki durumun oluşturduğu zıtlıklardan oluşur.
#### **Empedokles**
Toprak, su, hava, ateş
Empedokles'te arkhe, dört ana maddeden oluşur: su, top rak, hava ve ateş. Kendinden başka bir şeye indirgenemeyen ve hareketsiz olan bu ana mad deleri hareket ettiren dış bir gü cün olması gerektiğini söyler. Bu güç, sevgi ve nefrettir. Tözler değişmez ancak farklı oranlarda bir araya gelerek farklı varlık ların oluşumunu gerçekleştirir. Sevgi birleştirici, nefret ise ayı rıcı ilkedir.
#### **Thales**
#### Su
Thales ilk neden sorununu ortaya koyan ilk düşünürdür. Thales'e göre evrenin ilk nede ni sudur. Su; varlıkların tümü nün nedeni, ilk maddesidir. Tüm varlıklarda suyu bulmak müm kündür. Değişen her şeyde de ğişmeden varlığını sürdürendir. Evrendeki çokluğun temelinde ki birliktir. Suyun soğuduğunda buz, ısındığında ise buhar olması suyun tüm varlıklarda farklı bi çimlerde var olduğunu gösterir.
#### **Anaksimenes**
#### Hava
Anaksimenes, Anaksimandros ve Thales gibi arkhe prob lemiyle ilgilenmiştir. Arkhe, Anaksimenes'te havadır. Hava, Thales'te olduğu gibi somut ancak Anaksimandros'ta olduğu şekliyle sonsuzluk niteliğindedir. O, "Hava olan ruh, nasıl bedeni ayakta tutu yorsa dünyayı ve evreni de ayakta tutan havadır." demektedir. Hava, yoğunlaşma ve seyrekleşmesiy le diğer varlıkların oluşmasını sağlar.
#### **Demokritos** Atom
ARKHE
(İLK NEDEN)
Demokritos'a göre arkhe, maddenin en küçük yapı taşına kadar bölünüp artık bölünemeye cek hâle gelindiğinde elde kalan son parçadır. O, bu parçaya atom demektedir. Atomlar sonsuz, de ğişmeyen, boşluksuz ve yer kapla yan özelliktedir. Boşlukta hareket eden atomlar, basınçları sonucu sınırsız şekiller hâlinde birleşerek varlıkları oluşturur. Atomların bir araya gelmesi doğum, birbirin den ayrışması ise ölümdür.
## 1. ÜNİTE MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi
#### **Değişim Problemi**
#### **Lao Tse**
Lao Tse, Taoizm'in kurucusu olarak kabul edilir. Lao Tse hakkındaki bazı bilgiler rivayetlere dayanmaktadır. Tao, patika, yol ve öğreti anlamlarında kullanılmıştır. Lao Tse'ye göre dünya var olan ve var olmayanlardan meydana gelmiştir. Var olmayanların isimlendirilmesiyle var olanlar oluşmuştur. Bu değişim, sonsuz bir kaynaktan beslenir. Bu kaynak **Tao**'dur. Her şey Tao'dan çıkar ve ona geri döner. Tao, bu hâliyle tüm değişimlerin içinde değişmeden kalandır.
Lao Tse; Tao düşüncesiyle doğa filozoflarındaki temel madde, ilke veya arkheye benzetilebilecek bir cevheri dile getirmiştir. Tao düşüncesiyle evrenin değişimine açıklama getirmeye çalışmıştır.
#### **Herakleitos**
Felsefede varlığın oluşu ve değişimi denince akla gelen ilk filozoftur. Bilgelik ile çok bilgi sahibi olmayı birbirinden ayırır.
Herakleitos'a göre "arkhe" ateştir. **Ateş,** ölçüsü değişse de değişimin temelinde bulunur. Ateş, oluşumu sağlar. Bu durum süreklidir yani her şey sürekli bir değişim içindedir. Değişimi anlamak için zamanı düşünmek yeterlidir. Her şey karşıtıyla vardır ve kaçınılmaz olarak karşıtına dönüşecektir. Yaşam ölüme, sıcak soğuğa… Karşıtların savaşı uyumlu birliğe ve ardından yeniden karşıtların savaşına dönecektir. Değişimin maddesi ateş, ilkesi logostur. Logos ölçüdür, akıldır. Ancak bu aklın her şeyi yeniden başlatmanın dışında belirli bir amacı yoktur.
Herakleitos; değişim ve oluşa yönelik düşünceleriyle günümüze kadar birçok filozofu etkilemiş ve etkilemeye de devam etmektedir.
#### **Parmenides**
Parmenides, kendinden önceki birçok doğa filozofunda temel problem olan arkhenin ne olduğundan öte varlığın değişimi ve bilgisi üzerine fikirler öne sürmüştür. Felsefe tarihinin ilk büyük karşıtlığının tarafı olan Parmenides, Herakleitos'un düşüncelerinin tam tersini dile getirmektedir. Parmenides, düşüncesinin merkezine "Varlık vardır, yokluk yoktur." ilkesini temel almıştır. Ona göre varlık; ezelî-ebedî, bölünemez, boşluk içermeyen ve hareketsiz olandır. Varlık aldatıcı olarak, çokluk olarak görünse de asıl olarak varlık **bir olan**dır. Ayrıca değişimin reddiyle varlığın zamanla olan bağının olmadığını da söyler. Parmenides'e göre değişim, bir şeyin o şey olmaktan çıkıp başka bir şey olmasıdır. Yani bir şey varken yok olmaktadır. Yokluk olmadığından yok olmak da mümkün değildir. O hâlde değişim duyusal bir yanılgıdır. Varlığın değiştiğini düşünmek mantıksal bir hatayla çelişkiye düşmektir. Düşünce var olanların bilgisine sahiptir, yokluk olmadığından yokluğun bilgisi de olamaz.
-
-
-
| <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Toprak | <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Su |
|------------------------------------------------|----------------------------------------------|
| <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Hava | <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Ateş |
**Uygulama**
Aşağıdaki metinleri okuyup metinlerden hareketle verilen soruyu cevaplayınız.
Düşünülebilen ve olabilen bir ve aynıdır. Söylenebilen ya da düşünülebilen zorunlu olarak vardır, Çünkü olması olanaklıdır, Ama yok olan için olmak olanaklı değildir. Budur düşünmeni istediğim şey. Budur seni geri tuttuğum ilk araştırma yolu Ve hiçbir şey bilmeyen ölümlülerin İki-yüz ile üzerinde dolanıp durdukları ötekinden de geri tutuyorum seni, Çünkü göğüslerindeki başıboş düşünceleri çaresizlik güder; Kör ve sağırların şaşkınlığı içinde yargıda bulunamayan sürü gibi sürüklenip dururlar. Onlar için olmak ve olmamak aynı şeydir ve gene de aynı şey değildir. Ve onlar için tüm şeyler karşıt yönlerde gider!
Çünkü olmayan şeylerin oldukları hiçbir zaman kanıtlanmayacaktır.
Parmenides, Doğa Üzerine
Aynı şeydir yaşayanla ölmüş, uyanıkla uyuyan, gençle ihtiyar. Bunlar değişince ötekilerdir ve ötekiler değişince de bunlar. Bunların hayatı onların ölümü, onların hayatı da bunların ölümüdür.
Soğuk ısınır, sıcak soğur, yaş kurur, kuru nemlenir. Kendinde ikilik olan şeyin "logos"da nasıl uyuştuğunu anlamazlar. Daire çemberi üzerinde başlangıç ve son, ortaklaşa bir şeydir. Keçeci mengenesinin doğru ve eğri yolu bir ve aynıdır. İnen ve çıkan yol, bir ve aynıdır. İyi ile kötü, bir ve aynı şeydir. Zaman; oynayan, dama taşı süren bir çocuktur. Bir çocuğun hakan oyunu! Olduğu yerde kalan hiçbir şey yoktur. Aynı ırmaklara girenlerin üzerine hep başka başka sular akar, gelir. Aynı ırmaklara giriyoruz, hem girmiyoruz. Hem biziz hem değiliz.
Aynı ırmağa iki kere girilemez.
Herakleitos, Doğa (W. Kranz, Antik Felsefe)
#### **Soru**
**Yukarıdaki metinlere göre varlığın değişim problemiyle ilgili Parmenides ve Herakleitos'un düşüncelerindeki temel farklar nelerdir?**
................................................................................................................................................. .................................................................................................................................................
#### **SOKRATES VE SOFİSTLERİN BİLGİ VE AHLAK ANLAYIŞLARI**
MÖ 6-MS 2. yüzyıl felsefesinde doğa filozoflarından sonra insanın merkeze alındığı felsefi düşünceler tartışılmaya başlanmıştır. Bu tartışmaların bir tarafı Sofistler diğer tarafı ise Sokrates'tir. Sofistler; para karşılığı ders veren, bir konuda uzmanlaşmış bilgili kişilerdir. Bu kişiler özellikle konuşma sanatında (hitabet) ve siyasette eğitim vermişlerdir. Sofistler, bilgide kesinliğin olmadığını bu yüzden kesin bilgi arayışının da doğru olmadığını savunmuşlardır. Sokrates ise kesin bilginin var olduğunu ve ahlaki bilgilerin de bu türden bilgiler olduğunu savunmuştur.
Sofistler ve Sokrates hakkındaki bilgiler daha çok Sokrates'in öğrencisi olan Platon'un yazmış olduğu diyalog türü eserlere dayanır.
#### **Sofistler**
**Protagoras** ve **Gorgias** başta olmak üzere Sofistlere göre insan duyular yoluyla edinilen bilgilerde algı yanılması yaşar. Suya batırılan çubuğun düz olmasına rağmen onun kırık görünmesi bu yanılmadan kaynaklanır. Bilgi edinme sürecinde duyuların kullanılması, elde edinilen bilginin hatalı olma ihtimalini doğurur. Dolayısıyla onlara göre her zaman geçerli olan kesin bir bilgi yoktur. Çünkü bilgi, kişiden kişiye değişen **göreceli** bir niteliğe sahiptir. Felsefede bu bakış açısı rölativizm olarak adlandırılır. Protagoras, "İnsan her şeyin ölçüsüdür." derken bir şeyin doğru veya yanlış olmasını tamamen kişiye bağlar. Benzer biçimde Gorgias, "Hiçbir şey yoktur, olsa da bilemeyiz, bilsek de aktaramayız." sözüyle üzerinde uzlaşılabilecek hiçbir bilgi olmadığını savunur.
Sofistler, bilgi görüşlerinde olduğu gibi ahlak görüşlerinde de göreceliği temele alırlar. İyi ve kötünün insanın kendinde anlam kazandığını ileri sürerler. Onlara göre herkesin uymak zorunda olduğu ahlaki bir yasa, insanın bu göreceli algısından dolayı mümkün değildir.
#### **Sokrates**
"Sorgulanmamış yaşam, yaşamaya değmez." diyerek hayatın sorgulanmasına dikkat çeken Sokrates, soru sorma ve fikir tartışmalarını felsefesinin yöntemi olarak gören filozoftur. Sokrates, düşüncelerinden dolayı yargılanmış ve idama mahkum edilmiştir (Görsel 1.5).
Sokrates, ahlak üzerine kapsamlı olarak felsefe yapan ilk filozoflardandır. Sokrates'in ahlak görüşleri Platon, Aristoteles ve daha birçok filozofu etkilemiştir. Günümüz açısından da evrensel bir niteliğe sahip olma iddiasını taşır.
Sokrates, Sofistlerin doğru bilginin mümkün olamayacağına yönelik düşüncelerini eleştirir. Sokrates'e göre ahlaki doğrular vardır ve bunlar Sofistlerin dediği gibi göreceli değildir. Sokrates'in görüşlerinin ana teması şudur: Bilgi;
 geçirip burada felsefi çalışmalar yaptığı için Anadolu'da yaşayan filozoflar
arasında sayılmıştır. Mantık, siyaset ve biyoloji gibi birçok bilgi alanında çalışmalarıyla öne çıkan
Aristoteles, o dönem itibarıyla bu alanların çoğunda ve etkisi çağlar boyu süren görüşler ortaya
koymustur. Kendinden önceki felsefeler ve bilimsel calısmalar hakkında verdiği bilgiler dolayısıyla
ilk felsefe tarihçisi olarak da bilinir. Çanlıları sınıflandırmasından dolayı ilk biyolog olarak bilinen
Aristoteles, Makedonya Kralı Büyük İskender'in öğretmenliğini de yapmıştır.
Kleanthes
Çanakkale Ayvacık'ta doğmuştur. Kleanthes, Atina'ya gittikten sonra Zenon'un öğrencisi olmuş,
ondan sonra da okulunun başına geçmiştir. Felsefesinde ruhun ölümsüzlüğünü savunmuştur.
MO 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYILDA ANADOLU'DA YAŞAMIŞ FİLOZOFLAR
15
Aydın/Didim (Miletos)
Thales
1
Anaksimandros
Aydın/Didim (Miletos)
Anaksimenes
Aydın/Didim (Miletos)
Anaksagoras
Izmir/Urla (Klazomenai)
Herakleitos
2
Izmir/Selcuk/Efes (Ephesos)
Ksenofanes
Izmir/Menderes/Değirmendere (Kolofon)
3
Denizli/Pamukkale (Hierapolis)
Epiktetos
4
Diogenes
Sinop (Sinope)
5
Lukianos
Adıyaman/Samsat (Samosata)
Canakkale/Ayvacık (Asos)
Aristoteles
6
Kleanthes
Canakkale/Ayvacık (Asos)
Harita 1.1:MÖ 6-MS 2. Yüzyılda Anadolu'da Yaşamış Filozoflar
17 | _page_16_Figure_6.jpeg)
| 1 | Thales<br>Anaksimandros<br>Anaksimenes | Aydın/Didim (Miletos)<br>Aydın/Didim (Miletos)<br>Aydın/Didim (Miletos) |
|---|------------------------------------------|-------------------------------------------------------------------------------------------------|
| 2 | Anaksagoras<br>Herakleitos<br>Ksenofanes | İzmir/Urla (Klazomenai)<br>İzmir/Selçuk/Efes (Ephesos)<br>İzmir/Menderes/Değirmendere (Kolofon) |
| 3 | Epiktetos | Denizli/Pamukkale (Hierapolis) |
| 4 | Diogenes | Sinop (Sinope) |
| 5 | Lukianos | Adıyaman/Samsat (Samosata) |
| 6 | Aristoteles<br>Kleanthes | Çanakkale/Ayvacık (Asos)<br>Çanakkale/Ayvacık (Asos) |
Harita 1.1:MÖ 6-MS 2. Yüzyılda Anadolu'da Yaşamış Filozoflar
 düşüncelerinden hareketle hazırlanmış olan
bölümlere aşağıdaki maddelerde istenen açıklamaları yazınız.
1. Bu ögenin sizde çağrıştırdıkları nelerdir?
2. Doğa filozoflarının bu öğeyi arkhe olarak ele almasındaki gerekçeler nelerdir?
3. Günlük dilde (atasözü, deyim vb.) bu kavramların yer aldığı cümleleri yazınız.
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
..............................................................................................................................................................................
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
..............................................................................................................................................................................
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
..............................................................................................................................................................................
Toprak
Su
..............................................................................................................................................................................
..............................................................................................................................................................................
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
..............................................................................................................................................................................
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
..............................................................................................................................................................................
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
..............................................................................................................................................................................
Hava
Ates
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
..............................................................................................................................................................................
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
..............................................................................................................................................................................
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
..............................................................................................................................................................................
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
..............................................................................................................................................................................
21 | null | /content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf | 20 | |
1. ÜNİTE
Uygulama
Aşağıdaki metinleri okuyup metinlerden hareketle verilen soruyu cevaplayınız.
Düşünülebilen ve olabilen bir ve aynıdır.
Söylenebilen ya da düşünülebilen zorunlu olarak vardır,
Çünkü olması olanaklıdır.
Ama yok olan için olmak olanaklı değildir.
Budur düşünmeni istediğim şey.
Budur seni geri tuttuğum ilk arastırma yolu
Ve hiçbir şey bilmeyen ölümlülerin
İki-yüz ile üzerinde dolanıp durdukları ötekinden de geri tutuyorum seni,
Çünkü göğüslerindeki başıboş düşünceleri çaresizlik güder;
Kör ve sağırların şaşkınlığı içinde yargıda bulunamayan sürü gibi sürüklenip
dururlar.
Onlar için olmak ve olmamak aynı şeydir ve gene de aynı şey değildir.
Ve onlar için tüm şeyler karşıt yönlerde gider!
Çünkü olmayan şeylerin oldukları hiçbir zaman kanıtlanmayacaktır.
Parmenides, Doğa Uzerine
Aynı şeydir yaşayanla ölmüş, uyanıkla uyuyan, gençle ihtiyar.
Bunlar değişince ötekilerdir ve ötekiler değişince de bunlar.
Bunların hayatı onların ölümü, onların hayatı da bunların
ölümüdür.
Soğuk ısınır, sıcak soğur, yaş kurur, kuru nemlenir.
Kendinde ikilik olan şeyin "logos"da nasıl uyuştuğunu anlamazlar.
Daire çemberi üzerinde başlangıç ve son, ortaklaşa bir şeydir.
Keçeci mengenesinin doğru ve eğri yolu bir ve aynıdır.
İnen ve cıkan vol, bir ve aynıdır.
İyi ile kötü, bir ve aynı şeydir.
Zaman; oynayan, dama taşı süren bir çocuktur.
Bir çocuğun hakan oyunu!
Olduğu yerde kalan hiçbir şey yoktur.
Aynı ırmaklara girenlerin üzerine hep başka başka sular akar, gelir.
Aynı ırmaklara giriyoruz, hem girmiyoruz.
Hem biziz hem değiliz.
Avnı ırmağa iki kere girilemez.
Herakleitos, Doğa (W. Kranz, Antik Felsefe)
Soru
Yukarıdaki metinlere göre varlığın değişim problemiyle ilgili Parmenides ve
Herakleitos'un düşüncelerindeki temel farklar nelerdir?
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
22 | null | /content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf | 21 | |
MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi
SOKRATES VE SOFİSTLERİN BİLGİ VE AHLAK ANLAYIŞLARI
MO 6-MS 2. yüzyıl felsefesinde doğa filozoflarından sonra insanın merkeze alındığı felsefi dü-
şünceler tartışılmaya başlanmıştır. Bu tartışmaların bir tarafı Sofistler diğer tarafı ise Sokrates'tir.
Sofistler; para karşılığı ders veren, bir konuda uzmanlaşmış bilgili kişilerdir. Bu kişiler özellikle ko-
nuşma sanatında (hitabet) ve siyasette eğitim vermişlerdir. Sofistler, bilgide kesinliğin olmadığını
bu yüzden kesin bilgi arayışının da doğru olmadığını savunmuşlardır. Sokrates ise kesin bilginin
var olduğunu ve ahlaki bilgilerin de bu türden bilgiler olduğunu savunmuştur.
Sofistler ve Sokrates hakkındaki bilgiler daha çok Sokrates'in öğrencisi olan Platon'un yazmış
olduğu divalog türü eserlere dayanır.
Sofistler
Protagoras ve Gorgias başta olmak üzere Sofistlere göre insan duyular yoluyla edinilen bilgiler-
de algı yanılması yaşar. Suya batırılan çubuğun düz olmasına rağmen onun kırık görünmesi bu yanıl-
madan kaynaklanır. Bilgi edinme sürecinde duyuların kullanılması, elde edinilen bilginin hatalı olma
ihtimalini doğurur. Dolayısıyla onlara göre her zaman geçerli olan kesin bir bilgi yoktur. Çünkü bilgi,
kişiden kişiye değişen göreceli bir niteliğe sahiptir. Felsefede bu bakış açısı rölativizm olarak adlan-
dırılır. Protagoras, "İnsan her şeyin ölçüsüdür." derken bir şeyin doğru veya yanlış olmasını tamamen
kişiye bağlar. Benzer biçimde Gorgias, "Hiçbir şey yoktur, olsa da bilemeyiz, bilsek de aktaramayız."
sözüyle üzerinde uzlaşılabilecek hiçbir bilgi olmadığını savunur.
Sofistler, bilgi görüşlerinde olduğu gibi ahlak görüşlerinde de göreceliği temele alırlar. İyi ve
kötünün insanın kendinde anlam kazandığını ileri sürerler. Onlara göre herkesin uymak zorunda
olduğu ahlaki bir yasa, insanın bu göreceli algısından dolayı mümkün değildir.
Sokrates
"Sorgulanmamış yaşam, yaşamaya
değmez." diyerek hayatın sorgulanma-
sına dikkat çeken Sokrates, soru sorma
ve fikir tartışmalarını felsefesinin yön-
temi olarak gören filozoftur. Sokrates,
düşüncelerinden dolayı yargılanmış ve
idama mahkum edilmiştir (Görsel 1.5).
Sokrates, ahlak üzerine kapsamlı
olarak felsefe yapan ilk filozoflardan-
dır. Sokrates'in ahlak görüşleri Platon,
Aristoteles ve daha birçok filozofu etki-
lemiştir. Günümüz açısından da evren-
sel bir niteliğe sahip olma iddiasını taşır.
Sokrates. Sofistlerin doğru bilginin
mümkün olamayacağına yönelik düşün-
celerini eleştirir. Sokrates'e göre ahlaki
doğrular vardır ve bunlar Sofistlerin
Görsel 1.5: Sokrates'in Olümü
dediği gibi göreceli değildir. Sokrates'in
görüşlerinin ana teması şudur: Bilgi;
ahlaklı ve erdemli olmayı getirir, kişinin bilgisizliği ise ahlaktan yoksun davranışlar göstermesine
neden olur. Ona göre kimse bilerek kötülük yapmaz. Insan, özü itibarıyla iyidir. Kötülük, onun bil-
eisizliğinden kavnaklanır.
Sokrates, geliştirmiş olduğu tartışma yöntemiyle insanlarda doğuştan var olduğunu düşündüğü
bilgileri ortaya çıkarmaya çalışır. İlk önce kendisinin hiçbir şey bilmediğini dile getirerek (ironi), ör-
neğin onlara "Cesaret nedir?" gibi sorulardan birini yönelterek tartışmayı başlatır ve onların görüş-
lerinden hareketle de başka sorular sorarak kendi cevaplarını gözden geçirmelerini sağlar. Tartışma
boyunca karsı tarafın fikirlerinin gücsüzlüğünü ortaya çıkarır. Konusulan konuyla ileili doğustan
var olan bilgilerin hatırlanmasına imkân verir. Doğru bilgi bir anlamda kişinin akıl yürütmeleri ile
doğurtulur.
23 | _page_22_Picture_11.jpeg)
Görsel 1.5: Sokrates'in Ölümü
ahlaklı ve erdemli olmayı getirir, kişinin bilgisizliği ise ahlaktan yoksun davranışlar göstermesine neden olur. Ona göre kimse bilerek kötülük yapmaz. İnsan, özü itibarıyla iyidir. Kötülük, onun bilgisizliğinden kaynaklanır.
Sokrates, geliştirmiş olduğu tartışma yöntemiyle insanlarda doğuştan var olduğunu düşündüğü bilgileri ortaya çıkarmaya çalışır. İlk önce kendisinin hiçbir şey bilmediğini dile getirerek (ironi), örneğin onlara "Cesaret nedir?" gibi sorulardan birini yönelterek tartışmayı başlatır ve onların görüşlerinden hareketle de başka sorular sorarak kendi cevaplarını gözden geçirmelerini sağlar. Tartışma boyunca karşı tarafın fikirlerinin güçsüzlüğünü ortaya çıkarır. Konuşulan konuyla ilgili doğuştan var olan bilgilerin hatırlanmasına imkân verir. Doğru bilgi bir anlamda kişinin akıl yürütmeleri ile doğurtulur.
## 1. ÜNİTE MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi
Bu yöntem, günümüzde Sokratik Yöntem (maiotik yöntem) olarak bilinmektedir ( Şekil 1.1).
.
Platon ve Aristoteles, çeşitli tartışmaların ana
problemlerini tespit etmiş ve onlara yönelik tutar-
lı görüsler ileri sürmüstür. Bütüncül felsefelerinden
dolayı felsefe tarihinin ilk sistem filozofları ola-
rak nitelendirilirler.Platon, görüşleriyle idealizmin
Aristoteles de realizmin öncüsü olarak kendilerin-
den sonra gelen filozoflara ilham vermiş ve yol gös-
terici olmuştur.
Platon
Platon, yalnız MO 6-MS 2. yüzyıl boyunca değil
tüm zamanların en önemli filozoflarından biri olarak
kabul edilmektedir. Kimilerine göre felsefenin bütün
tartışma başlıklarını açmış, kimilerine göre ise ken-
dinden önceki düşünürlerin (özellikle Herakleitos,
Parmenides, Protagoras ve Sokrates) fikirlerini sen-
tezlemiştir. Platon'un felsefe tarihinin ilk sistemli
Görsel 1.6: Platon ve Aristoteles
filozofu olması: sivasetten sanata, dinden eğitime
bütün alanlarda kendi felsefesi içinde tutarlı ve bütünlükçü görüşler ortaya koymasındandır.
Platon felsefesi üzerine çalışma yapan birçok araştırmacı, Platon'u felsefeye yönlendiren adımın
siyaset olduğunu düşünmektedir. Hocası Sokrates'e yaşadığı toplumun idam hükmünü vermesi
onu bu aravısa itmistir.
Herkes için geçerli doğrulukla ilgili değişmez bir gerçeklik arayışına giren Platon, bütün felse-
fesinin temelini oluşturacak fikri ortaya atacaktır. Bu değişmez gerçeklik alanı, idealar dünyasıdır.
Platon'un gerçekliğe yönelik düşünceleri idealar kuramı olarak ifade edilmiştir.
Platon'un Varlık Anlayışı
Platon öncesi filozoflarda varlığa yönelik düşünceler varlığın değişimi konusunda farklılık gös-
termektedir. Platon, varlığın değişimini kabul ve reddeden düşüncelerden yola çıkarak "idealar
kuramı" olarak isimlendirilen varlık anlayışını oluşturmuştur.
Platon'a göre gerçek varlık, değişmeden kalabilen olmalıdır; aksi hâlde bilgisine ulaşılamaz.
Platon'un varlık anlayışının temelinde akılla kavranabilen, değişmeyen, kendi kendinin nedeni
olan gerçek varlıklar, idealar vardır. İdealar duyusal dünyanın dışındadır. Duyusal alana bağlı olan
varlıklar ise idealardan pay alarak var olan fenomenlerdir. Bu varlıklar, ideaların yani gerçeğin
birer kopyasıdır.
Platon'un Bilgi Anlayışı
Platon, bilgi anlayışını oluştururken varlık anlayışından yola çıkar. Gerçek varlığın yani ideanın
bilgisiyle sadece bir yansıma olan fenomenlerin bilgisini ayırmıştır. İdeaların bilgisi, idealar dünya-
sından akıl yoluyla edinilir. Akıl bu bilgiye ulaşmak için ideaların bilgisinin olduğu kendi
içine dönmelidir. Bu kendine dönüş bir tür anımsamadır. Platon'a göre ideaların bilgisi doğuştan zi-
hinde hazır bulunur. Platon, bu bilgilere episteme demektedir. Bu düşünceye ruhun ölümsüzlüğü
fikriyle ulaşır. Ruh, doğum ve ölümle idealar ve fenomenler dünyasına gidip gelmektedir. Bu gidiş
ve gelişlerde idealar dünyasında görülenler fenomenlerin ışıltısında unutulmaktadır. Platon'un bil-
gi anlayışında fenomenlere yönelik bilgi olarak kabul edilmez. Fenomenler, insanda
sadece sanı ve tahminler oluşturur.
25 | _page_24_Picture_6.jpeg)
Görsel 1.6: Platon ve Aristoteles
bütün alanlarda kendi felsefesi içinde tutarlı ve bütünlükçü görüşler ortaya koymasındandır.
Platon felsefesi üzerine çalışma yapan birçok araştırmacı, Platon'u felsefeye yönlendiren adımın siyaset olduğunu düşünmektedir. Hocası Sokrates'e yaşadığı toplumun idam hükmünü vermesi onu bu arayışa itmiştir.
Herkes için geçerli doğrulukla ilgili değişmez bir gerçeklik arayışına giren Platon, bütün felsefesinin temelini oluşturacak fikri ortaya atacaktır. Bu değişmez gerçeklik alanı, idealar dünyasıdır. Platon'un gerçekliğe yönelik düşünceleri **idealar kuramı** olarak ifade edilmiştir.
#### **Platon'un Varlık Anlayışı**
Platon öncesi filozoflarda varlığa yönelik düşünceler varlığın değişimi konusunda farklılık göstermektedir. Platon, varlığın değişimini kabul ve reddeden düşüncelerden yola çıkarak "idealar kuramı" olarak isimlendirilen varlık anlayışını oluşturmuştur.
Platon'a göre gerçek varlık, değişmeden kalabilen olmalıdır; aksi hâlde bilgisine ulaşılamaz. Platon'un varlık anlayışının temelinde akılla kavranabilen, değişmeyen, kendi kendinin nedeni olan gerçek varlıklar, idealar vardır. İdealar duyusal dünyanın dışındadır. Duyusal alana bağlı olan varlıklar ise idealardan pay alarak var olan fenomenlerdir. Bu varlıklar, ideaların yani gerçeğin birer kopyasıdır.
#### **Platon'un Bilgi Anlayışı**
Platon, bilgi anlayışını oluştururken varlık anlayışından yola çıkar. Gerçek varlığın yani ideanın bilgisiyle sadece bir yansıma olan fenomenlerin bilgisini ayırmıştır. İdeaların bilgisi, idealar dünyasından akıl yoluyla edinilir. Akıl bu bilgiye ulaşmak için idealara, ideaların bilgisinin olduğu kendi içine dönmelidir. Bu kendine dönüş bir tür anımsamadır. Platon'a göre ideaların bilgisi doğuştan zihinde hazır bulunur. Platon, bu bilgilere **episteme** demektedir. Bu düşünceye ruhun ölümsüzlüğü fikriyle ulaşır. Ruh, doğum ve ölümle idealar ve fenomenler dünyasına gidip gelmektedir. Bu gidiş ve gelişlerde idealar dünyasında görülenler fenomenlerin ışıltısında unutulmaktadır. Platon'un bilgi anlayışında fenomenlere yönelik bilgiler, gerçek bilgi olarak kabul edilmez. Fenomenler, insanda sadece **sanı** ve **tahmin**ler oluşturur.
1. ÜNİTE MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi
Yer altında, mağaramsı bir yer içinde insanlar çocukluklarından beri ayak ve boyunlarından zincire vurulmuş bir mahpus olarak yaşar. Kımıldayamaz ve burunlarının ucundan başka bir yeri göremezler. Yüksek bir yerde yakılmış ateş arkalarında parıldar. Mahpuslarla ateş arasındaki yolda başka insanlar, ellerinde tahtadan yapılmış kuklalar taşır. Mahpuslar, bu kuklaların karşılarındaki mağaranın duvarına yansıyan gölgelerini görüp bunları gerçek zanneder. Gerçek, mahpuslar için nesnelerin gölge-
 olarak bilinmektedir ( Şekil 1.1).
Karşı taraftan
Sunulan
Sorgulamaya
Karşı tarafın
Kanıtları destek-
verilen
Soru
örneklerin
karşı görüş
doğru bilgiyi
lemeyen istisna
cevaplar icin
sorulur.
geçersiz
tekrar gözden
görmesi
örnekler sunulur.
kanıt sunması
kılınana kadar
geçirilmesi
sağlanır.
istenir.
devam edilir.
istenir.
Şekil 1.1: Sokratik Yöntem
Uyqulama
Değer alanına yönelik bazı sorular aşağıda verilmiştir. Bu soruları sınıfta Sokratik Yöntem'le
tartışınız. Tartışma sürecinde savunulan ve geçersiz kılınan görüşleri aşağıda boş bırakılan yerlere
nedenleriyle birlikte yazınız.
Adalet nedir?
İddia
Karşı İddia
1. Adalet güclünün isine gelendir.
1. Adalet güclünün değil haklının
yanındadır.
2. Güclü kimseler, nüfuzlu va da zengin
kimselerdir. Gücün cazibesi tesirlidir.
2. Bir ülkede güclü ve vetkin kimseler.
yasalardan ayrılmayan yargıçlardır.
3. Yetkili kimseler gücünü çıkarlarına
3. Büvük ve nüfuzlu kisilerin cıkarları-
göre kullanır.
nın çatıştığı zamanlarda neler olacak
4. Otoriter ve zorba olan, çatışmayı
düşündün mü? Bu durum nasıl sona
durduracak ve dağılan insanları ateşin
erecek peki?
etrafında toplavacaktır. Daha zorba
4. Bu durumda eskiden güç sahibi olanın
olan diğerinin ateşine su katana kadar
bu durum devam eder.
durumu ne olacak?
5. Güçlü olan gücünü kaybedecek sonun-
5. Akıllı bir kimse bilir ki bir gün güçlü
da güc el değiştirecektir.
güçten düşer ya da kendinden daha
güclüsü karşısına dikilir. Öyle bir gün
6. Yani adalet, güçlü güçsüz herkes için
gelir, güçlü dediğin kimseler de adaleti
zorunludur diyorsun? Peki. Onlar ada-
arzu eder.
leti nerede arayacaklar?
6. Doğruluktan avrılmayan vargıclarda
arayacaklar çünkü onlar adaleti sağla-
yacak olan tek yetkin kimselerdir.
Sabır nedir?
İddia
Karşı İddia
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
..............................................................................................................................................................................
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
..............................................................................................................................................................................
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
..............................................................................................................................................................................
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
..............................................................................................................................................................................
------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------
..............................................................................................................................................................................
..............................................................................................................................................................................
..............................................................................................................................................................................
24 | _page_23_Figure_2.jpeg)
Değer alanına yönelik bazı sorular aşağıda verilmiştir. Bu soruları sınıfta Sokratik Yöntem'le tartışınız. Tartışma sürecinde savunulan ve geçersiz kılınan görüşleri aşağıda boş bırakılan yerlere nedenleriyle birlikte yazınız.
| İddia | Adalet nedir?<br>Karşı İddia | | |
|---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------|------------------------------|------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------|-------------|
| 1.<br>Adalet güçlünün işine gelendir.<br>Güçlü kimseler, nüfuzlu ya da zengin<br>2.<br>kimselerdir. Gücün cazibesi tesirlidir.<br>Yetkili kimseler gücünü çıkarlarına<br>3.<br>göre kullanır.<br>İddia<br>4.<br>Otoriter ve zorba olan, çatışmayı<br>durduracak ve dağılan insanları ateşin<br>etrafında toplayacaktır. Daha zorba<br>İddia<br>olan diğerinin ateşine su katana kadar<br>bu durum devam eder.<br>Güçlü olan gücünü kaybedecek sonun<br>5.<br>da güç el değiştirecektir.<br>Yani adalet, güçlü güçsüz herkes için<br>6.<br>zorunludur diyorsun? Peki. Onlar ada<br>leti nerede arayacaklar?<br>İddia | | 1.<br>Adalet güçlünün değil haklının<br>yanındadır.<br>Bir ülkede güçlü ve yetkin kimseler,<br>2.<br>yasalardan ayrılmayan yargıçlardır.<br>Büyük ve nüfuzlu kişilerin çıkarları<br>3.<br>Karşı İddia<br>nın çatıştığı zamanlarda neler olacak<br>düşündün mü? Bu durum nasıl sona<br>erecek peki?<br>Karşı İddia<br>Bu durumda eskiden güç sahibi olanın<br>4.<br>durumu ne olacak?<br>Akıllı bir kimse bilir ki bir gün güçlü<br>5.<br>güçten düşer ya da kendinden daha<br>güçlüsü karşısına dikilir. Öyle<br>bir gün<br>gelir, güçlü dediğin kimseler de adaleti<br>arzu eder.<br>Doğruluktan ayrılmayan yargıçlarda<br>6.<br>arayacaklar çünkü onlar adaleti sağla<br>yacak olan tek yetkin kimselerdir.<br>Karşı İddia | |
| İddia | Sabır nedir? | | Karşı İddia |
| | <br><br><br><br><br> | <br><br><br><br><br> | |
#### **PLATON VE ARİSTOTELES'İN VARLIK, BİLGİ VE DEĞER ANLAYIŞLARI**
Felsefe tarihinin önde gelen filozoflarından Platon ve Aristoteles'i çağın diğer filozoflarından ayıran temel fark, felsefenin bütün alanlarına yönelik görüşleri belli bir sistemde sunmaları ve felsefe alanında yazılı eserler bırakmalarıdır (Görsel 1.6).
Platon ve Aristoteles, çeşitli tartışmaların ana problemlerini tespit etmiş ve onlara yönelik tutarlı görüşler ileri sürmüştür. Bütüncül felsefelerinden dolayı felsefe tarihinin ilk sistem filozofları olarak nitelendirilirler.Platon, görüşleriyle idealizmin Aristoteles de realizmin öncüsü olarak kendilerinden sonra gelen filozoflara ilham vermiş ve yol gösterici olmuştur.
#### **Platon**
Platon, yalnız MÖ 6-MS 2. yüzyıl boyunca değil tüm zamanların en önemli filozoflarından biri olarak kabul edilmektedir. Kimilerine göre felsefenin bütün tartışma başlıklarını açmış, kimilerine göre ise kendinden önceki düşünürlerin (özellikle Herakleitos, Parmenides, Protagoras ve Sokrates) fikirlerini sentezlemiştir. Platon'un felsefe tarihinin ilk sistemli filozofu olması; siyasetten sanata, dinden eğitime
 katkısı ve günümüze etkisi-
dir. Özellikle 2-15. yüzyıl arasında Hristiyan ve İslam coğrafyalarındaki felsefelerin temelinde
Aristoteles'in etkisi açık olarak görülür. Onun fizik ve mantık alanındaki çalışmaları, bu dönemin
düşünce dünyasının şekillenmesinde rol oynamıştır.
İslam filozofları tarafından “ilk öğretmen” olarak da isimlendirilen Aristoteles’in eserleri Arapçaya
çevirilmiş ve yapılan çalışmalarla bilim ve felsefe alanında önemli gelişmeler sağlanmıştır.
Aristoteles'in Varlık Anlayışı
Aristoteles, varlıkların görünüşlerinin sürekli değiştiğini belirtir. Değişime uğrayan şeyin yani
maddelerin değişim süresince özlerini koruduğunu düşünür. "Gerçek varlık nedir?" sorusuna ho-
cası Platon'un görüşlerini eleştirerek cevap verir. Platon, gerçek varlığı fenomenlerden ayrı olarak
düşünmüştür. Ona göre gerçek varlık, kendisinin adlandırdığı idealar dünyasındadır ve fenomen-
ler, onların birer kopyasıdır. Aristoteles ise gerçek varlığın ayrı bir dünyada olmadığını düşünür ve
Platon'dan farklı olarak maddelerin özünde bulunduğunu ileri sürer. Aristoteles'e göre varlıkların
değişim içinde olması onların öz ya da tözlerinin değişmesini gerektirmez. Varlıkların özünün ko-
runarak baska baska varlıklara dönüstüğünü savunur.
Aristoteles, değişim problemini madde ile form arasında kurduğu ilişkiyle ele alır. Ona göre
duyularla fark edilen her şey, form (biçim) kazanmış maddelerdir. her varlık bir maddenin veya
birden fazla maddenin birleşmesi sonucunda oluşmuş bir formdur. Aynı zamanda kendinden olu-
şan başka bir formun da maddesidir.
Aristoteles'e göre doğadaki her varlığın bir nedeni vardır. O, herhangi bir şeyin varlığını ve dün-
yadaki işlevini dört neden görüşüyle açıklar (Şekil 1.3).
Maddi Neden
Formel Neden
Fail Neden
Ereksel Neden
Şekil 1.3: Aristoteles, "Dört Neden Görüşü"
Maddi Neden: Bir şeyin kendisinden yapıldığı veya kendisinden meydana geldiği maddedir.
Alçıdan yapılmış bir vazonun maddi nedeni alçıdır.
Formel Neden: Bir şeyin biçimsel nedenidir. Alçının vazo görünüşünü alması formel nedendir.
Fail Neden: Hareket ettirici neden olarak da bilinen fail neden, maddenin bicim kazanmasını sağ-
layan nedendir. Alçının vazoya dönüşmesini sağlayan sanatçı, fail nedendir.
Ereksel Neden: Bir maddenin biçim kazanmasındaki amacını gösteren nedendir. Vazonun bir de-
met çiçek için biçim almasının nedeni ereksel nedendir.
27 | _page_26_Figure_8.jpeg)
Şekil 1.3: Aristoteles, "Dört Neden Görüşü"
**Maddi Neden:** Bir şeyin kendisinden yapıldığı veya kendisinden meydana geldiği maddedir. Alçıdan yapılmış bir vazonun maddi nedeni alçıdır. Lorem ipsum
**Formel Neden:** Bir şeyin biçimsel nedenidir. Alçının vazo görünüşünü alması formel nedendir. **Fail Neden:** Hareket ettirici neden olarak da bilinen fail neden, maddenin biçim kazanmasını sağlayan nedendir. Alçının vazoya dönüşmesini sağlayan sanatçı, fail nedendir.
**Ereksel Neden:** Bir maddenin biçim kazanmasındaki amacını gösteren nedendir. Vazonun bir demet çiçek için biçim almasının nedeni ereksel nedendir.

Şekil 1.4: Altın orta örneği
"Nikomakhos'a Etik" adlı eserinde ortaya koyduğu düşünceleri aynı zamanda onun siyaset ile ilgili görüşlerine de zemin teşkil eder.
Mutluluğun yaşanması için doğru ortamın toplumsal yaşam olduğunu ileri sürer. Sosyal olmayan insanların mutlu olmadığını belirtir. Aristoteles, "İnsan, doğası gereği siyasi bir hayvandır." sözüyle bunu anlatmak ister. Mutluluğun sırrı, toplumsal ve siyasal düzen içindedir. Devlet, yapacağı düzenlemelerle bireylerin mutluluğunu sağlayabilir.
Aristoteles'in iyi ve erdem temelinde ahlaki davranışları açıklaması, çağdaş dünyada toplumun bir üyesi olan insanın sorumluluklarını fark etmesi açısından önemlidir.
# **Uygulama**
Aristoteles'in "altın orta" görüşünden hareketle boş bırakılan yerlere verilen kavramları yazınız.
| Eylemin Eksikliği | Altın Orta | Eylemin Aşırılığı |
|-------------------|------------|-------------------|
| Korkaklık | | Delice atılganlık |
| Güdümlü olma | | Asilik |
| Cimrilik | | Savurganlık |
| Vurdumduymazlık | | Aşırı kaygılılık |
| Cahillik | | Bilgiçlik |
#### **cömertlik, sorumluluk, dengeli olma, cesaret, bilgelik**
## **1.3. MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FİLOZOFLARININ FELSEFİ GÖRÜŞLERİNİN ANALİZİ**
MÖ 6-MS 2. yüzyıl felsefi döneminde yapılan felsefe tartışmalarını daha iyi anlamak için aşağıda o döneme ait metinler verilmiştir. Bunlara yönelik hazırlanmış metin analizi uygulamalarını yapınız.
**Metin Analizi**
Aşağıdaki metni okuyup metinden hareketle verilen soruları cevaplayınız.
#### **ÜSTÜN ERDEM**
#### **Birinci Bölüm (Öğrenmek)**
**Filozof Tsang dedi ki (IV):** "Her gün kendimi üç nokta üzerinde yoklarım. Başkaları için bir iş görürken acaba onlara bağlı mıyım? Arkadaşlarla konuşurken içten miyim? Derslerden yeterli derecede bilgi edinebildim mi?"
**Üstat dedi ki (VII):** "Bir bilgin ağırbaşlı değilse ona karşı saygı gösterilmez. Onun bilgisi de sağlam değildir.", "Bağlılığı ve içtenliği birinci planda tut.", "Kendine uygun olmayan kimselerle arkadaşlık etme.", "Yanlışlarını düzeltmekten korkma."
#### **Dördüncü Bölüm (Komşulara Karşı Erdemli Olmak)**
**Üstat dedi ki (II):** "Erdemli olmayan kimseler (…) sıkıntıya ve eğlenceye karşı koyamazlar." **Üstat dedi ki (III):** "**İstenç** (irade), erdemin üzerine kurulursa nefret uyandırıcı davranışlar olmaz."
**Üstat dedi ki (IX):** "Büyük ve üstün insan, erdemi; küçük insansa rahatını düşünür."
#### **On İkinci Bölüm (Yen Yüan)**
**Chung-kung:** "**Üstün erdem**"i sordu.
**Üstat yanıt verdi (II)**: "Ülke dışına çıktığında herkese sanki büyük bir konuğu kabul ediyormuşsun gibi davran. Sanki bir kurban töreninde görevliymişsin gibi halkına hizmet et. Kendine yapılmasını istemediğin şeyleri başkasına yapma. Gerek ülkende gerekse ailende kendine karşı bir yakınmada bulunulmasına yol açma."
> Konfüçyüs, İdeal Bir İnsan ve Topluma Dair Konuşmalar
**1- Metinde kırmızıyla yazılmış kavramlarla ne anlatılmak istenmiştir?**
**2- Metinde altı çizili bölümde vurgulanmak istenen düşünce nedir? Açıklayınız.**
**3- İnsanın çıkarını düşünmesi, Konfüçyüs'ün ahlak görüşleri açısından ne gibi sonuçlar doğurmaktadır? Değerlendiriniz.**
. Bu heykele yönelik verilmiş ifade-
lerin, Aristoteles'in dört neden öğretisine göre karşılıklarını yazınız.
Heykeltıras
Güneşe Benzemesi
..............................................................................................................................................................................
..............................................................................................................................................................................
..............................................................................................................................................................................
..............................................................................................................................................................................
Hitit Medeniyetini
Kil
Temsil Etmesi
..............................................................................................................................................................................
..............................................................................................................................................................................
..............................................................................................................................................................................
Görsel 1.9: Hitit Güneşi heykeli
Aristoteles'in Bilgi Anlayışı
Aristoteles felsefesinin sistematiğini onun bilgi anlayışı oluşturur. O, "Bütün insanlar doğal olarak
bilmek isterler." der. Herhangi bir şeyin bilinmesini idealar kuramı görüşüyle açıklayan Platon'dan
farklı olarak Aristoteles, bilmenin duyular ve akıl yürütme yoluyla gerçekleştiğini düşünür.
Aristoteles'e göre bilinen şey, duyuları etkileyen form almış maddelerdir. İnsan, potansiyel ola-
rak maddeleri algılar ve akıl yoluyla onların ne olduğunu anlar. Bir şeyin bilinmesi, onun neden-
lerinin bilinmesidir. Bilgi; ona göre doğru tümel önermeler arasında akıl yürüt-
meyle kurulur, ilgili olduğu nesneyle aynıdır ve onun nedenlerinin bilgisidir.
Aristoteles'e göre bir şeyin ne olduğunu söylemek için o şeyi bir kavramla ilişkilendirmek gere-
kir. "Bu, bir masadır." dendiğinde karşılaşılan nesne, masa kavramıyla tanımlanmış olur. Bu tanım-
lama zihinde var olan kategoriler aracılığıyla olanaklıdır. Dolayısıyla varlığın bilgisinin ona ait olan
kategorilerle bilinebileceğini belirtir.
Aristoteles'in Değer Anlayışı
Aristoteles'in ahlak görüşleri "Nikomakhos'a Etik" adlı eserinde yer alır. Nikomakhos,
Aristoteles'in oğludur ve bu eseri, Aristoteles'in ölümünden sonra oğlunun yayımlattığı söylenir.
Aristoteles, her eylemin iyiyi arzuladığını söyler ve bu iyinin ne olduğunu sorgular. Her yapılan
eylemin bir amacı olduğunu ve bunun iyi ile ilgili olduğunu belirtir. Ona göre insan bu iyi ile mut-
lu olur. Mutluluk, en güzel ve en hoşa gidendir. Mutluluk, "Ruhun amacıdır." ve bu amaca uygun
davranış, erdeme uygun olan davranıştır. Dolayısıyla Aristoteles'e göre erdemin araştırılması gere-
kir ve bu erdemler, insan ruhunun erdemleridir. İnsanın bir özelliği olarak erdemi görür.
Aristoteles'e göre iki tür erdem vardır: düşünce ve karakter. Düşünce erdemi eğitimle, karakter er-
demi de alışkanlıkla elde edilir. Karakter erdemleri çevreyle oluşan erdemlerdir. Aristoteles, insan ey-
lemlerindeki aşırılık veya eksikliğin iyi olmadığını ve insanı mutsuz ettiğini belirtir. Ona göre erdemli
olmak bu iki uç arasında orta yolu bulmaktır. Erdemlilik eylemlerin aşırılığı ya da eksikliği nedeniyle
bozulur. Kişi, kendi iradesiyle orta yolu bulur. İnsanın erdemli olması buna bağlıdır. Aristoteles'in gö-
rüşü günümüzde altın orta olarak da bilinir (Şekil 1.4).
28 | _page_27_Picture_1.jpeg)
#### **Aristoteles'in Bilgi Anlayışı**
Aristoteles felsefesinin sistematiğini onun bilgi anlayışı oluşturur. O, "Bütün insanlar doğal olarak bilmek isterler." der. Herhangi bir şeyin bilinmesini idealar kuramı görüşüyle açıklayan Platon'dan farklı olarak Aristoteles, bilmenin duyular ve akıl yürütme yoluyla gerçekleştiğini düşünür.
Aristoteles'e göre bilinen şey, duyuları etkileyen form almış maddelerdir. İnsan, potansiyel olarak maddeleri algılar ve akıl yoluyla onların ne olduğunu anlar. Bir şeyin bilinmesi, onun nedenlerinin bilinmesidir. Bilgi; ona göre doğru tümel önermelerle tikel önermeler arasında akıl yürütmeyle kurulur, ilgili olduğu nesneyle aynıdır ve onun nedenlerinin bilgisidir.
Aristoteles'e göre bir şeyin ne olduğunu söylemek için o şeyi bir kavramla ilişkilendirmek gerekir. "Bu, bir masadır." dendiğinde karşılaşılan nesne, masa kavramıyla tanımlanmış olur. Bu tanımlama zihinde var olan kategoriler aracılığıyla olanaklıdır. Dolayısıyla varlığın bilgisinin ona ait olan kategorilerle bilinebileceğini belirtir.
#### **Aristoteles'in Değer Anlayışı**
Aristoteles'in ahlak görüşleri "Nikomakhos'a Etik" adlı eserinde yer alır. Nikomakhos, Aristoteles'in oğludur ve bu eseri, Aristoteles'in ölümünden sonra oğlunun yayımlattığı söylenir.
Aristoteles, her eylemin iyiyi arzuladığını söyler ve bu iyinin ne olduğunu sorgular. Her yapılan eylemin bir amacı olduğunu ve bunun iyi ile ilgili olduğunu belirtir. Ona göre insan bu iyi ile mutlu olur. Mutluluk, en güzel ve en hoşa gidendir. **Mutluluk**, "Ruhun amacıdır." ve bu amaca uygun davranış, erdeme uygun olan davranıştır. Dolayısıyla Aristoteles'e göre erdemin araştırılması gerekir ve bu erdemler, insan ruhunun erdemleridir. İnsanın bir özelliği olarak erdemi görür.
Aristoteles'e göre iki tür erdem vardır: düşünce ve karakter. Düşünce erdemi eğitimle, karakter erdemi de alışkanlıkla elde edilir. Karakter erdemleri çevreyle oluşan erdemlerdir. Aristoteles, insan eylemlerindeki aşırılık veya eksikliğin iyi olmadığını ve insanı mutsuz ettiğini belirtir. Ona göre erdemli olmak bu iki uç arasında orta yolu bulmaktır. Erdemlilik eylemlerin aşırılığı ya da eksikliği nedeniyle bozulur. Kişi, kendi iradesiyle orta yolu bulur. İnsanın erdemli olması buna bağlıdır. Aristoteles'in görüşü günümüzde **altın orta** olarak da bilinir (Şekil 1.4).
. Platon'un varlık anlayışına göre gölgeler fenomenleri,
kuklalar ise ideaları sembolize eder. İnsanların duyularla elde ettiği fenomenlerin bilgisini gerçek
olarak düşünmeleri yanılgıdır. Gerçek, akılla ulaşılan ideaların bilgisinden oluşur.
Uygulama
Aşağıda sinema salonu görseli verilmiştir (Görsel 1.8). Platon'un mağara benzetmesi ile günü-
müz sinema salonlarını karşılaştırıp Tablo 1.2'deki eşleştirmeyi yapınız.
Tablo 1.2: Kavramlar
Sinema Salonu
Mağara Kavramları
Kavramları
Mahkümlar
Ates
Duvardaki gölgeler
Görsel 1.8: Sinema salonu
Platon'un Değer Anlayışı
Felsefede değer kavramı; etik, siyaset ve sanat gibi alanların dahil olduğu bir adlandırmadır.
Platon'un etik, siyaset ve sanat anlayışları; bilgi anlayışında olduğu gibi varlık anlayışıyla şekillenir.
Platon'un gerçek varlıklar olarak nitelendirdiği ideaların en üstünde iyi ideası bulunur. Platon
ahlak anlayışını bu doğrultuda oluşturur. Platon’a göre ahlakın kaynağı mutluluktur ve mutluluğa
iyi ideasına ulaşmaya çalışmakla varılır. İyi ideasına ulaşmak için onun bilgisini ortaya çıkarmak;
bunun içinse erdemli, adil ve doğru olmak gereklidir.
Platon, siyaset felsefesi düşüncelerini insanların istek ve ihtiyaçlarının doğal olarak oluşturduğu
"devlet" düşüncesiyle açıklar. Platon'a göre devlet; insanların "iyi", "güzel" ve "doğru" bir hayat
yaşamaları için ortaya çıkmıştır. Platon, devletin böylesi bir amacı gerçekleştirebilmesinin koşulu
olarak yöneticilerin filozof olması gerektiğini söyler. Ona göre ancak filozoflar iyi ide-
asının bilgisine ulaşabilir. Filozofların erdemi bilgeliktir. Filozofların bilgece yönetimi insanların
mutlu olmasını sağlar.
Platon, sanat anlayışını da varlık anlayışına göre kurar. Ona göre sanat, gerçeğin soluk bir
kopyası olan fenomenlerin birer kopyasını yapmaya koyulursa değersiz bir ürün ortaya çıkarır. Bu
hâliyle sanat, sadece yansımasıdır. Platon'a göre sanatçı, eserlerinde fenomenleri değil
ideaları yansıtabildiğinde mükemmelliğe ulaşır.
26 | _page_25_Picture_7.jpeg)
Görsel 1.8: Sinema salonu
| Tablo 1.2: Kavramlar<br>Mağara Kavramları | Sinema Salonu<br>Kavramları |
|-------------------------------------------|-----------------------------|
| Mahkûmlar | |
| Ateş | |
| Duvardaki gölgeler | |
#### **Platon'un Değer Anlayışı**
Felsefede değer kavramı; etik, siyaset ve sanat gibi alanların dahil olduğu bir adlandırmadır. Platon'un etik, siyaset ve sanat anlayışları; bilgi anlayışında olduğu gibi varlık anlayışıyla şekillenir.
Platon'un gerçek varlıklar olarak nitelendirdiği ideaların en üstünde **iyi ideası** bulunur. Platon ahlak anlayışını bu doğrultuda oluşturur. Platon'a göre ahlakın kaynağı mutluluktur ve mutluluğa iyi ideasına ulaşmaya çalışmakla varılır. İyi ideasına ulaşmak için onun bilgisini ortaya çıkarmak; bunun içinse erdemli, adil ve doğru olmak gereklidir.
Platon, siyaset felsefesi düşüncelerini insanların istek ve ihtiyaçlarının doğal olarak oluşturduğu "devlet" düşüncesiyle açıklar. Platon'a göre devlet; insanların "iyi", "güzel" ve "doğru" bir hayat yaşamaları için ortaya çıkmıştır. Platon, devletin böylesi bir amacı gerçekleştirebilmesinin koşulu olarak yöneticilerin filozof olması gerektiğini söyler. Ona göre ancak ve ancak filozoflar iyi ideasının bilgisine ulaşabilir. Filozofların erdemi bilgeliktir. Filozofların bilgece yönetimi insanların mutlu olmasını sağlar.
Platon, sanat anlayışını da varlık anlayışına göre kurar. Ona göre sanat, gerçeğin soluk bir kopyası olan fenomenlerin birer kopyasını yapmaya koyulursa değersiz bir ürün ortaya çıkarır. Bu hâliyle sanat, sadece yansımanın yansımasıdır. Platon'a göre sanatçı, eserlerinde fenomenleri değil ideaları yansıtabildiğinde mükemmelliğe ulaşır.
26
#### **Aristoteles**
Platon'un öğrencisi olan Aristoteles, bir diğer önemli sistem filozofudur. Aristoteles'in düşüncelerinin anlaşılması için ona iki açıdan bakılabilir. Birincisi, eserlerinde kendinden önceki filozofların düşüncelerine yer vermesi ve onların ele aldığı problemleri ayrıntılı olarak inceleyerek kendi çözüm yollarını göstermesidir. Bu yönüyle ilk felsefe tarihçisi olarak da kabul edilen Aristoteles, problemlere sistematik açıdan yaklaşmış ve öğretici bir dil kullanmıştır. İkincisi ise yapmış olduğu çalışmalarıyla felsefenin dışında birçok alana (bilim, sanat vb.) katkısı ve günümüze etkisidir. Özellikle 2-15. yüzyıl arasında Hristiyan ve İslam coğrafyalarındaki felsefelerin temelinde Aristoteles'in etkisi açık olarak görülür. Onun fizik ve mantık alanındaki çalışmaları, bu dönemin düşünce dünyasının şekillenmesinde rol oynamıştır.
İslam filozofları tarafından "ilk öğretmen" olarak da isimlendirilen Aristoteles'in eserleri Arapçaya çevirilmiş ve yapılan çalışmalarla bilim ve felsefe alanında önemli gelişmeler sağlanmıştır.
#### **Aristoteles'in Varlık Anlayışı**
Aristoteles, varlıkların görünüşlerinin sürekli değiştiğini belirtir. Değişime uğrayan şeyin yani maddelerin değişim süresince özlerini koruduğunu düşünür. "Gerçek varlık nedir?" sorusuna hocası Platon'un görüşlerini eleştirerek cevap verir. Platon, gerçek varlığı fenomenlerden ayrı olarak düşünmüştür. Ona göre gerçek varlık, kendisinin adlandırdığı idealar dünyasındadır ve fenomenler, onların birer kopyasıdır. Aristoteles ise gerçek varlığın ayrı bir dünyada olmadığını düşünür ve Platon'dan farklı olarak maddelerin özünde bulunduğunu ileri sürer. Aristoteles'e göre varlıkların değişim içinde olması onların öz ya da tözlerinin değişmesini gerektirmez. Varlıkların özünün korunarak başka başka varlıklara dönüştüğünü savunur.
Aristoteles, değişim problemini **madde ile form** arasında kurduğu ilişkiyle ele alır. Ona göre duyularla fark edilen her şey, form (biçim) kazanmış maddelerdir. her varlık bir maddenin veya birden fazla maddenin birleşmesi sonucunda oluşmuş bir formdur. Aynı zamanda kendinden oluşan başka bir formun da maddesidir.
Aristoteles'e göre doğadaki her varlığın bir nedeni vardır. O, herhangi bir şeyin varlığını ve dünyadaki işlevini dört neden görüşüyle açıklar (Şekil 1.3).

Filozof Tsang dedi ki (IV): "Her gün kendimi üç nokta üzerinde yoklarım. Başkaları için bir
iş görürken acaba onlara bağlı mıyım? Arkadaşlarla konuşurken içten miyim? Derslerden yeterli
derecede bilgi edinebildim mi?"
Üstat dedi ki (VII): "Bir bilgin ağırbaşlı değilse ona karşı saygı gösterilmez. Onun bilgisi de
sağlam değildir.", "Bağlılığı ve içtenliği birinci planda tut.", "Kendine uygun olmayan kimselerle
arkadaslık etme.". "Yanlıslarını düzeltmekten korkma."
Dördüncü Bölüm (Komşulara Karşı Erdemli Olmak)
Üstat dedi ki (II): "Erdemli olmayan kimseler ( ... ) sıkıntıya ve eğlenceye karşı koyamazlar."
Üstat dedi ki (III): "İstenç (irade), erdemin üzerine kurulursa nefret uyandırıcı davranışlar
olmaz."
Üstat dedi ki (IX): "Büyük ve üstün insan, erdemi; küçük insansa rahatını düşünür."
On İkinci Bölüm (Yen Yüan)
Chung-kung: "Üstün erdem"i sordu.
Üstat yanıt verdi (II): "Ülke dışına çıktığında herkese sanki büyük bir konuğu kabul ediyor-
muşsun gibi davran. Sanki bir kurban töreninde görevliymişsin gibi halkına hizmet et. Kendine
yapılmasını istemediğin şeyleri başkasına yapma. Gerek ülkende gerekse ailende kendine karşı bir
yakınmada bulunulmasına yol açma."
Konfüçyüs, Ideal Bir Insan ve Topluma Dair Konusmalar
- Metinde kırmızıyla yazılmış kavramlarla ne anlatılmak istenmiştir?
Metinde altı çizili bölümde vurgulanmak istenen düşünce nedir? Açıklayınız.
İnsanın çıkarını düşünmesi, Konfüçyüs'ün ahlak görüşleri açısından ne gibi sonuçlar
doğurmaktadır? Değerlendiriniz.
30 | null | /content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf | 29 | |
MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi
Metin Analizi
Aşağıdaki metni okuyup metinden hareketle verilen soruları cevaplayınız.
SOKRATES'IN SAVUNMASI
Atinalılar! Beni suclayanların üzerinizdeki tesirini bilemiyorum. ( ... ) Bircoğunuzu ta cocuklu-
ğunuzdan beri yalanlarla kandırarak güya göklerde olup bitenlerle uğraşan, yerin altında neler
gectiğini araştıran, yanlışı doğru gibi göstermeyi beceren Sokrates adlı bir bilgin olduğuna sizi
inandırmışlardır. ( ... ) İnsan bilgisinin büyük bir şey olmadığını, hatta hiçbir şey olmadığını göster-
mek istemiştir; ( ... ) Bilge sandığın kimi bulursam konuşup soruyorum; bilge olmadıklarını anla-
yınca da Tanrı sözüne hak vererek bilge olmadıklarını kendilerine gösteriyorum.
Meletos, şöyle gel; bana cevap ver:
- Sence kötü kimselerle birlikte yaşamak mı yoksa iyi kimselerle birlikte yaşamak mı daha iyi?
Cevap versene dostum; zor bir şey sormuyorum. Iyi insanlar yanlarındakilere hep iyilik, kötüler de
kötülük ederler. Değil mi?
- Süphesiz.
- Şimdi, bir arada yaşadığı kimselerden faydalanan, çok zarar görmek isteyen var mı? Cevap ver
dostum; kanun, cevap vermeni emrediyor. Zarar görmek isteyecek kimse var mıdır?
- Elbette voktur.
- Peki, gençleri doğru yoldan çıkarıyor, kötülüğe götürüyor diye beni suçluyorsun. Sence ben bu
suçu bilerek mi bilmeyerek mi işliyorum?
- Bilerek diyorum.
- Demek ki Meletos, iyilerin yanlarındakilere iyilik; kötülerin ise kötülük ettikleri şu genç ya-
şında senin yüksek zekânca bilinen bir gerçek olduğu hâlde ben bu yaşımda birlikte yaşamak zo-
runda olduğum bir kimseyi doğru yoldan ayırırsam ondan bana zarar geleceğini bilmeyecek kadar
karanlık ve bilgisizlik içindeyim. Hem de bunu iddiana göre bile bile yapıyorum. Meletos, buna ne
beni inandırabilirsin, ne de başkalarını. Öyleyse ya ben onları doğru yoldan çıkarmıyorum yahut
da çıkarıyorsam bunu bilmeyerek yapıyorum, her iki hâlde de yalan söylüyorsun. Bundan başka
işlediğim suç bilmeyerek işlenmişse kanun onu suç tanımaz, beni bir kenara çekerek ayrıca hatır-
latman ve öğüt vermen gerekirdi çünkü öğütle bilmeyerek işlediğim suçu, herhâlde işlemekten
vazgecerdim. Hâlbuki sen benimle konuşmaktan, bana öğretmekten kaçındın, bunu istemedin;
beni mahkemeye, kanunun aydınlatılması gerekenleri değil cezalandırılması gerekenleri gönder-
diği mahkemeye sürükledin.
Platon, Sokrates'in Savunması
Metinde kırmızıyla yazılmış kavramlarla ne anlatılmak istenmiştir?
Metinde altı çizili bölümde vurgulanmak istenen düşünce nedir? Açıklayınız.
Sokrates'e göre bilgi ve erdem arasındaki ilişkiyi açıklayınız.
31 | _page_30_Picture_1.jpeg)
Aşağıdaki metni okuyup metinden hareketle verilen soruları cevaplayınız.
#### **SOKRATES'İN SAVUNMASI**
Atinalılar! Beni suçlayanların üzerinizdeki tesirini bilemiyorum. (…) Birçoğunuzu ta çocukluğunuzdan beri yalanlarla kandırarak güya göklerde olup bitenlerle uğraşan, yerin altında neler geçtiğini araştıran, yanlışı doğru gibi göstermeyi beceren Sokrates adlı bir bilgin olduğuna sizi inandırmışlardır. (…) İnsan bilgisinin büyük bir şey olmadığını, hatta hiçbir şey olmadığını göstermek istemiştir; (…) Bilge sandığım kimi bulursam konuşup soruyorum; bilge olmadıklarını anlayınca da Tanrı sözüne hak vererek bilge olmadıklarını kendilerine gösteriyorum.
Meletos, şöyle gel; bana cevap ver:
– Sence kötü kimselerle birlikte yaşamak mı yoksa iyi kimselerle birlikte yaşamak mı daha iyi? Cevap versene dostum; zor bir şey sormuyorum. İyi insanlar yanlarındakilere hep **iyilik,** kötüler de **kötülük** ederler. Değil mi?
– Şüphesiz.
– Şimdi, bir arada yaşadığı kimselerden faydalanan, çok zarar görmek isteyen var mı? Cevap ver dostum; kanun, cevap vermeni emrediyor. Zarar görmek isteyecek kimse var mıdır?
– Elbette yoktur.
– Peki, gençleri doğru yoldan çıkarıyor, kötülüğe götürüyor diye beni suçluyorsun. Sence ben bu suçu bilerek mi bilmeyerek mi işliyorum?
– Bilerek diyorum.
– Demek ki Meletos, iyilerin yanlarındakilere iyilik; kötülerin ise kötülük ettikleri şu genç yaşında senin yüksek zekânca bilinen bir gerçek olduğu hâlde ben bu yaşımda birlikte yaşamak zorunda olduğum bir kimseyi doğru yoldan ayırırsam ondan bana zarar geleceğini bilmeyecek kadar karanlık ve bilgisizlik içindeyim. Hem de bunu iddiana göre bile bile yapıyorum. Meletos, buna ne beni inandırabilirsin, ne de başkalarını. Öyleyse ya ben onları doğru yoldan çıkarmıyorum yahut da çıkarıyorsam bunu bilmeyerek yapıyorum, her iki hâlde de yalan söylüyorsun. Bundan başka işlediğim suç bilmeyerek işlenmişse kanun onu suç tanımaz, beni bir kenara çekerek ayrıca hatırlatman ve öğüt vermen gerekirdi çünkü öğütle bilmeyerek işlediğim suçu, herhâlde işlemekten vazgeçerdim. Hâlbuki sen benimle konuşmaktan, bana öğretmekten kaçındın, bunu istemedin; beni mahkemeye, kanunun aydınlatılması gerekenleri değil cezalandırılması gerekenleri gönderdiği mahkemeye sürükledin.
> Platon, Sokrates'in Savunması
**1- Metinde kırmızıyla yazılmış kavramlarla ne anlatılmak istenmiştir?**
**2- Metinde altı çizili bölümde vurgulanmak istenen düşünce nedir? Açıklayınız.**
**3- Sokrates'e göre bilgi ve erdem arasındaki ilişkiyi açıklayınız.**
 Ofkelenmek, para vermek ve harcamak herkesin yapabileceği kolay bir şeydir ama bun-
ların kime, ne kadar, ne zaman, niçin, nasıl yapılacağı ne herkesin bileceği bir sev ne de kolavdır.
Bunları iyi yapmanın ender, övülesi, güzel bir şey olmasının nedeni de bu. Bunun için Kalypso'nun
öğütlediği gibi ortayı arayanın önce ona daha karşıt olandan uzak kalması gerekiyor.
Nitekim uçlardan biri ötekinden daha çok yanlışa götürür; ortayı bulmak ise son derece güç
olduğundan derler ki ikinci yol olarak en az kötü olanları seçmek gerekir. ( ... ) Bu da bizim neler-
den haz aldığımızdan nelerden acı duyduğumuzdan anlaşılacaktır. Öyleyse kendimizi bunlara ters
yöne çekmemiz gerekli, eğri odunları düzeltenlerin yaptığı gibi isabetsizlikten çok uzaklaşmakla
ortaya ulaşacağız.
Aristoteles, Nikomakhos'a Etik
Metinde kırmızıyla yazılmış kavramlarla ne anlatılmak istenmiştir?
Metinde altı çizili bölümde vurgulanmak istenen düşünce nedir? Açıklayınız.
Aristoteles'in "altın orta" düşüncesinin temel dayanakları nedir? Açıklayınız.
રૂક | _page_32_Picture_1.jpeg)
Aşağıdaki metni okuyup metinden hareketle verilen soruları cevaplayınız.
#### **DAVRANIŞLARDA ORTA YOLU BULMA**
#### **İkinci Kitap**
...
Biri düşünce, diğeri ise **karakter erdemi** olmak üzere iki tür erdem vardır. Bunlardan düşünce erdemi daha çok eğitimle oluşur ve gelişir, bu nedenle de deneyim ve zaman gerektirir; karakter erdemi ise alışkanlıkla edinilir.
Üzerinde durduğumuz sav, her ne kadar böyle bir sav ise de onu desteklemeyi denemeli. İlkin güç ve sağlık konusunda gördüğümüz gibi "Bu tür şeyler, doğal yapıları gereği eksiklik ya da aşırılık yüzünden bozulur." savını araştıralım. Nitekim aşırı ve eksik yapılan beden eğitimi gücü yıpratır, aynı şekilde içecek ve yiyecekler çok fazla ya da çok az olduğu zaman sağlığı bozar; dengeli olduğu zaman ise sağlığı meydana getirir, artırır ve korur. Ölçülülük, yiğitlik ve öteki erdemlerde de bu böyledir. Her şeyden kaçan, korkan ve hiçbir şeye dayanamayan korkak; hiçbir şeyden korkmayan, her şeyin üzerine giden cüretli olur. Aynı şekilde her hazzı tadan ve hiçbirinden uzak kalmayan haz düşkünü, yabani gibi hepsinden kaçan ise duygusuz olur. Ölçülülük de yiğitlik de aşırılık ya da eksiklik yüzünden bozulur, orta olma ile korunur.
... O hâlde karakter erdeminin **orta olma** olduğu ve ne şekilde orta olduğu: Biri aşırılık öteki eksiklik olan iki kötülüğün ortası olduğu ve etkilenimlerde ve eylemlerde ortayı hedef edinmekle böyle olduğu yeterince belirtilmiş oldu. Bu nedenle erdemli olmak güç iştir. Her şeyde ortayı bulmak zor iştir. (…) Öfkelenmek, para vermek ve harcamak herkesin yapabileceği kolay bir şeydir ama bunların kime, ne kadar, ne zaman, niçin, nasıl yapılacağı ne herkesin bileceği bir şey ne de kolaydır. Bunları iyi yapmanın ender, övülesi, güzel bir şey olmasının nedeni de bu. Bunun için Kalypso'nun öğütlediği gibi ortayı arayanın önce ona daha karşıt olandan uzak kalması gerekiyor.
… Nitekim uçlardan biri ötekinden daha çok yanlışa götürür; ortayı bulmak ise son derece güç olduğundan derler ki ikinci yol olarak en az kötü olanları seçmek gerekir. (…) Bu da bizim nelerden haz aldığımızdan nelerden acı duyduğumuzdan anlaşılacaktır. Öyleyse kendimizi bunlara ters yöne çekmemiz gerekli, eğri odunları düzeltenlerin yaptığı gibi isabetsizlikten çok uzaklaşmakla ortaya ulaşacağız.
> Aristoteles, Nikomakhos'a Etik
**1- Metinde kırmızıyla yazılmış kavramlarla ne anlatılmak istenmiştir?**
**2- Metinde altı çizili bölümde vurgulanmak istenen düşünce nedir? Açıklayınız.**
**3- Aristoteles'in** "altın orta" **düşüncesinin temel dayanakları nedir? Açıklayınız.**
| Tartışalım |
|--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------|
| MÖ 6-MS 2. yüzyılın önemli düşünürlerinden Protagoras, "İnsan, her şeyin ölçüsüdür." sözüyle<br>tanınmaktadır. Bu sözün temel argümanını belirleyerek tartışınız. Tartışmaya yönelik notlarınızı<br>aşağıda verilen boşluğa yazınız. |
| Tartışma Notları |
| <br> |
| |
| <br> |
| |
| |
| |
| Başlık | |
|------------------------------|------|
| Problemin Felsefedeki Yeri | |
| Probleme<br>Yönelik Fikirler | <br> |
| | |
| | |
| | |
| | |
| Kaynakça | |
## **ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME**
**Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere doğru sözcükleri yazınız.** A
- **1. Platon, ideaların bilgisine …………………. aracılığıyla ulaşılabileceğini belirtir.**
- **2. Sokrates'e göre …………………………….. ahlaki olmayan davranışın nedenidir.**
- **3. Konfüçyüs'e göre genç bir insanın arkadaşlarına karşı erdemi …………………… olmasıdır.**
- **4. Bilginin ve ahlakın insanın algısı tarafından anlamlandırıldığını savunan düşünürlere ............................. denir.**
**Aşağıda Romen rakamlarıyla verilen filozof isimlerini harf ile verilen felsefi kavramlarla eşleştirerek doğru harfi parantez içine yazınız.**
- **5.**
B
| | Filozoflar | Arkhe |
|--------|--------------------|---------------------------|
| (<br>) | I.<br>Thales | a) Ateş |
| (<br>) | II.<br>Anaksimenes | b) Atom |
| (<br>) | III. Anaksimandros | c) Su |
| (<br>) | IV.<br>Empedokles | ç) Toprak, su, hava, ateş |
| (<br>) | V.<br>Demokritos | d) Apeiron |
| (<br>) | VI. Herakleitos | e) Hava |
| | | f) Evren |
C
**Aşağıda verilen açık uçlu soruların cevaplarını ilgili alanlara yazınız.**
- **6. Aristoteles'e göre insan, nesnenin ne olduğunun bilgisini nasıl elde eder? Açıklayınız.**
**....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... 7. Aristoteles'in** "altın orta" **öğretisine bir örnek veriniz. ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... .......................................................................................................................................**
- 1. ÜNİTE MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi **8. Meletos:** Sokrates, seni böyle vakitsiz bir sona sürükleyen bir ömürden utanç duymuyor musun? **Sokrates:** Dostum, yanılıyorsun. Değeri olan bir kimse, yaşayacak mıyım yoksa ölecek miyim diye düşünmemelidir. Bir iş görürken yalnız doğru mu eğri mi hareket ettiğini, cesaretli bir adam gibi mi yoksa tabansızca mı hareket ettiğini düşünmelidir. Platon, Sokrates'in Savunması **Sokrates'in yukarıdaki düşüncesine göre erdemli yaşamak için nasıl hareket edilmelidir? Açıklayınız. ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... 9.** İnsanın görme algısının fiziksel olarak bir sınırı vardır. Protagoras'a göre insan, duyuları aracılığıyla bilgi oluşturur. Duyular her insanda farklı yoğunlukta gerçekleştiğinden duyunun bilgisi göreceli ve değişir özelliktedir. **Protagoras'ın her şeyin ölçüsünün insan olduğu fikrine varmasında insanın duyularının değişebilir olmasının etkileri neler olabilir? ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... 10.** Ö. Faruk Erdem'in "Mitolojik Dönem ve Sonrasında Türklerin Felsefi Anlayışı" adlı makalesine göre Türk hikmetinin en eski örneklerine İslamiyet öncesi dönemde, destanlarda ve eski Türk savlarında rastlanır. Eski Türklerde yöneticinin en önemli özelliklerinden biri bilge olmaktır. Bu yüzden kağan ve vezir gibi yöneticilerde bilge olma özelliği aranır. Yöneticinin diğer erdemleri çalışkanlık, vatan sevgisi, cesaret, kahramanlık, gurur ve iyi huy olarak sıralanır. Eski Türk metinlerinde Platon ve Aristo gibi Antik Yunan filozofları arasında geçen bilge yönetici tartışmaları da görülür. **Metne göre eski Türk metinlerinde geçen hikmet görüşleriyle Antik Yunan filozoflarının felsefi görüşleri arasında benzerlik var mıdır? Açıklayınız. ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... 11. Sofislerin bilgi görüşünün temel özelliği nedir? ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... .......................................................................................................................................**
#### **12. Sokratik yöntemin aşamaları nelerdir?**
![]( | /content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf | 32 |
End of preview. Expand
in Data Studio
README.md exists but content is empty.
- Downloads last month
- 8