Dataset Viewer
Auto-converted to Parquet Duplicate
image
imagewidth (px)
553
843
surya
stringlengths
0
8.53k
marker
stringlengths
24
184k
pdf_path
stringclasses
27 values
page_num
int64
0
405
MILLİ EĞİTİM BAKANLIĞI YAYINLARI ............................................................................................................................................. DERS KİTAPLARI DİZİSİ ........................................................................................................................................................ Her hakkı saklıdır ve Millî Eğitim Bakanlığına aittir. Kitabın metin, soru ve şekilleri kısmen de olsa hiçbir surette alınıp yayımlanamaz. HAZIRLAYANLAR EDİTÖR Prof. Dr. Asım YAPICI DİL UZMANI Nurgül GÜVEN PROGRAM GELİŞTİRME UZMANI Hasan NASIRCI ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME UZMANI Hüseyin BÜYÜKBİÇER REHBERLİK VE GELİŞİM UZMANI Hatice Müge UĞRAŞAN GÖRSEL TASARIM UZMANI Volkan NUR GRAFİK TASARIM UZMANI Eren GÜMÜŞ ISBN 978-975-11-4945-9 Millî Eğitim Bakanlığı, Talim ve Terbiye Kurulunun 18.04.2019 gün ve 8 sayılı kararı ile ders kitabı olarak kabul edilmiştir. 2
null
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
1
KİTABIN TANITIMI FELSEFE 11 Ünite Kapağı Etkileşimli kitap, video, ses, animasyon, uygulama, oyun, soru vb. ilave kaynaklara ulaşabileceğiniz karekodu gösterir. Daha fazlası için http://ogmma- teryal.eba.gov.tr adresini ziyaret edebilirsiniz. Ünite adını gösterir. Ünitedeki konuların adını gösterir. Ünitede geçen bazı kavramları bellirtir. Uniteyi tanıtan ve konuların genel hatlarını veren yazıdır. Üniteye başlamadan önce konuya dikkat çeker ve ön bilqileri yoklar. Ünitede hedeflenen kazanımları gösterir. Her ünitede yer alan konular belli bir kodlama sis- temiyle ifade edilir ve bu kısım, ünite içindeki konu başlıklarını gösterir. Her ünitenin başında o döneme ait filozof ve düşü- nürleri gösteren zaman çizelgesi vardır. 9
_page_8_Figure_0.jpeg) ![](
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
8
ORTAÖĞRETİM FELSEFE 11 Ders Kitabı YAZARLAR Aysun KOLUAÇIK Haydar Sinan KOLUAÇIK Rukiye GÜNDOĞDU AVCI Sarper Serkan AVCI DEVLET KİTAPLARI .................................., 2021 1
_page_0_Picture_4.jpeg) DEVLET KİTAPLARI ……………………., 2021 | MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI YAYINLARI : 7013 | | |-----------------------------------------|--| | DERS KİTAPLARI DİZİSİ : 1166 | | Her hakkı saklıdır ve Millî Eğitim Bakanlığına aittir. Kitabın metin, soru ve şekilleri kısmen de olsa hiçbir surette alınıp yayımlanamaz. ## HAZIRLAYANLAR **İSTİKLÂL MARŞI** Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı: Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda! Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Huda, Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda. Ruhumun senden İlâhî, şudur ancak emeli: Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli. O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım, Her cerîhamdan İlâhî, boşanıp kanlı yaşım, Fışkırır ruh-ı mücerret gibi yerden na'şım; O zaman yükselerek arşa değer belki başım. Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl; Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyet; Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklâl! **Mehmet Âkif Ersoy** Bu ezanlar -ki şehadetleri dinin temeli-Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli. Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl. Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklâl. Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, Medeniyyet dediğin tek dişi kalmış canavar? Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın; Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın; Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. **EDİTÖR** Prof. Dr. Asım YAPICI **DİL UZMANI** Nurgül GÜVEN **PROGRAM GELİŞTİRME UZMANI** Hasan NASIRCI **ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME UZMANI** Hüseyin BÜYÜKBİÇER **REHBERLİK VE GELİŞİM UZMANI** Hatice Müge UĞRAŞAN **GÖRSEL TASARIM UZMANI** Volkan NUR **GRAFİK TASARIM UZMANI** Eren GÜMÜŞ ISBN 978-975-11-4945-9 Millî Eğitim Bakanlığı, Talim ve Terbiye Kurulunun 18.04.2019 gün ve 8 sayılı kararı ile ders kitabı olarak kabul edilmiştir. ![](
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
0
MUSTAFA KEMAL ATATÜRK
_page_4_Picture_0.jpeg) ## İÇİNDEKİLER | KİTABIN TANITIMI 9 | | |--------------------------------------------------------------------------------------|--| | | | | 1. ÜNİTE: MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FELSEFESİ11 | | | 1.1. FELSEFENİN ORTAYA ÇIKIŞI 13 | | | İLK MEDENİYETLERİN FELSEFENİN DOĞUŞUNA ETKİSİ 14 | | | MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYILDA ANADOLU'DA YAŞAMIŞ FİLOZOFLAR 16 | | | 1.2. MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FELSEFESİNİN AYIRICI NİTELİKLERİ18 | | | İLK NEDEN VE DEĞİŞİM DÜŞÜNCELERİ 18 | | | SOKRATES VE SOFİSTLERİN BİLGİ VE AHLAK ANLAYIŞLARI 23 | | | Sofistler 23 | | | Sokrates 23 | | | PLATON VE ARİSTOTELES'İN VARLIK, BİLGİ VE DEĞER ANLAYIŞLARI 25 | | | Platon 25<br>Platon'un Varlık Anlayışı25 | | | Platon'un Bilgi Anlayışı25 | | | Platon'un Değer Anlayışı 26 | | | Aristoteles 27<br>Aristoteles'in Varlık Anlayışı27 | | | Aristoteles'in Bilgi Anlayışı 28 | | | Aristoteles'in Değer Anlayışı 28 | | | 1.3. MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FİLOZOFLARININ FELSEFİ GÖRÜŞLERİNİN ANALİZİ30 | | | 1.4. MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FELSEFESİNİN DÜŞÜNCE VE ARGÜMANLARINI DEĞERLENDİRME34 | | | ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 35 | | | | | **1** **2** **ÜNİTE** **ÜNİTE** | 2. ÜNİTE: MS 2. YÜZYIL-15. YÜZYIL FELSEFESİ39 | | |---------------------------------------------------------------------------------------|--| | 2.1. MS 2. YÜZYIL-MS 15. YÜZYIL FELSEFESİNİN ORTAYA ÇIKIŞI41 | | | 2.2. MS 2. YÜZYIL-MS 15. YÜZYIL FELSEFESİNİN AYIRICI NİTELİKLERİ43 | | | HRİSTİYAN FELSEFESİNİN TEMEL ÖZELLİKLERİ VE ÖNE ÇIKAN PROBLEMLERİ 43 | | | Tanrı'nın Varlığını Kanıtlama Problemi 44 | | | Kötülük Problemi 45 | | | Tümeller Problemi 45 | | | İSLAM FELSEFESİNİN TEMEL ÖZELLİKLERİ VE ÖNE ÇIKAN PROBLEMLERİ 46 | | | Yaratıcının Varlığını Kanıtlama Problemi 47 | | | İrade Özgürlüğü Problemi 48 | | | Toplumsal Yaşama Yönelik Problemler 48 | | | MS 2. YÜZYIL-MS 15. YÜZYIL FELSEFESİNDE İNANÇ VE AKIL İLİŞKİSİ 50 | | | 8. YÜZYIL-12. YÜZYIL ÇEVİRİ FAALİYETLERİNİN İSLAM VE BATI FELSEFESİNE ETKİSİ 52 | | | 2.3. MS 2. YÜZYIL-MS 15. YÜZYIL FİLOZOFLARININ FELSEFİ GÖRÜŞLERİNİN ANALİZİ53 | | | 2.4. MS 2. YÜZYIL-MS 15. YÜZYIL FELSEFESİNİN DÜŞÜNCE VE ARGÜMANLARINI DEĞERLENDİRME58 | | | ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 60 | | ![](
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
4
İSTİKLÂL MARŞI Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı: Sönmeden vurdumun üstünde tüten en son ocak. Düsün altındaki binlerce kefensiz vatanı. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: O benimdir, o benim milletimindir ancak. Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı. Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl! Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl? Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda! Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl. Cânı, çânânı, bütün varımı alsın da Huda. Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklâl. Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda. Ben ezelden beridir hür vasadım, hür vasarım. Ruhumun senden İlâhî, şudur ancak emeli: Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli. Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Bu ezanlar -ki şehadetleri dinin temeli- Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli. Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar. O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım, Her cerihamdan İlâhî, boşanıp kanlı yaşım, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, Fışkırır ruh-ı mücerret gibi yerden na'şım; Medeniyyet dediğin tek dişi kalmış canavar? O zaman yükselerek arşa değer belki başım. Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın; Dalgalan sen de safaklar gibi ey şanlı hilâl! Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın; Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl; Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın. Hakkıdır hür vasamıs bayrağımın hürriyyet: Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklâl! Mehmet Âkif Ersoy
_page_2_Picture_0.jpeg) Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak; Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak. O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak; O benimdir, o benim milletimindir ancak. Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl? Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helâl. Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklâl. Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım. Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaşarım! Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarım. Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım. Garbın âfâkını sarmışsa çelik zırhlı duvar, Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var. Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar, Medeniyyet dediğin tek dişi kalmış canavar? Arkadaş, yurduma alçakları uğratma sakın; Siper et gövdeni, dursun bu hayâsızca akın. Doğacaktır sana va'dettiği günler Hakk'ın; Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın Bastığın yerleri toprak diyerek geçme, tanı: Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı. Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı: Verme, dünyaları alsan da bu cennet vatanı. Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda? Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda! Cânı, cânânı, bütün varımı alsın da Huda, Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda. Ruhumun senden İlâhî, şudur ancak emeli: Değmesin mabedimin göğsüne nâmahrem eli. Bu ezanlar -ki şehadetleri dinin temeli-Ebedî yurdumun üstünde benim inlemeli. O zaman vecd ile bin secde eder -varsa- taşım, Her cerîhamdan İlâhî, boşanıp kanlı yaşım, Fışkırır ruh-ı mücerret gibi yerden na'şım; O zaman yükselerek arşa değer belki başım. Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilâl! Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helâl. Ebediyyen sana yok, ırkıma yok izmihlâl; Hakkıdır hür yaşamış bayrağımın hürriyyet; Hakkıdır Hakk'a tapan milletimin istiklâl! #### **Mehmet Âkif Ersoy** #### GENÇLİĞE HİTABE Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve hâricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr u zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur. Mustafa Kemal Atatürk ![](
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
2
GENCLIGE HITABE Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek dâhilî ve hâricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok namüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın bütün kaleleri zapt edilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dâhilinde iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr u zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır. Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur. Mustafa Kemal Atatürk
null
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
3
“Uygulama” bölümleri ünite içinde yer alan konuların daha iyi kavranması ve daha üst düzey becerilere yönelik hazırlık ve alıştırma yapmak amacıyla tasarlan- mıştır. Her konu bitiminden sonra en az bir uygulama yer alır. Bir konuda birden fazla uygulama olması, uygulamaların basitten zora doğru olduğu anlamına qelmektedir. Kimi uyqulamalar fikir yürütmeye kimi uygulamalarsa yazmaya yönelik olarak hazırlanmıştır. "Metin analizi" bölümünde o dönemin öne çıkan felsefi metinlerinin analiz çalışması hazırlanmıştır. "Tartışalım" bölümleri ardından gelen konunun içeriği- nin tartışılması için tasarlanmış birimlerdir. Burada yer alan tartışma soruları hem konunun daha iyi kavran- masına hem de konuyla ilgili yeni becerilerin kazanıl- masına yönelik hazırlanmıştır. Her ünitenin yazma bölümünde o ünitede öne çıkan felsefelere yönelik özgün metin yazılması istenen bölümdür. 10
_page_9_Figure_0.jpeg) ![](
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
9
null
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
5
İÇİNDEKİLER KİTABIN TANITIMI ............................................................................................................................................................. 1. ÜNİTE: MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FELSEFESİ ................................................................................................................................ .............................................................................................................................................................................. 1.1. FELSEFENİN ORTAYA ÇIKIŞI ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ İLK MEDENİYETLERİN FELSEFENİN DOĞUŞUNA ETKİSİ ................................................................................................................................ MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYILDA ANADOLU'DA YAŞAMIŞ FİLOZOFLAR .................................................................................................................... 1.2. MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FELSEFESİNİN AYIRICI NİTELİKLERİ -------------------------------------------------------------------------------------------------------------- İLK NEDEN VE DEĞİŞİM DÜŞÜNCELERİ.............................................................................................................................................. SOKRATES VE SOFİSTLERİN BİLGİ VE AHLAK ANLAYIŞLARI ........................................................................................................................... Sofistler .................................................................................................................................................................... Sokrates ..................................................................................................................................................................... PLATON VE ARİSTOTELES'İN VARLIK. BİLGİ VE DEĞER ANLAYISLARI .................................................................................................................. Platon wounder would woung would would would would would would are a 25 Platon'un Varlık Anlayışı .................................................................................................................................................... Platon'un Bilgi Anlayışı ..................................................................................................................................................... Platon'un Değer Anlayışı ..................................................................................................................................................... Aristoteles .................................................................................................................................................................. Aristoteles''n Varlık Anlayışı ............................................................................................................................................... Aristoteles''n Bilgi Anlayışı ................................................................................................................................................ Aristoteles'in Değer Anlayışı ................................................................................................................................................ 1.3. MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FİLOZOFLARININ FELSEFİ GÖRÜŞLERİNİN ANALİZİ --------------------------------------------------------------------------------------------------- 1.4. MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FELSEFESİNİN DÜŞÜNCE VE ARGÜMANLARINI DEĞERLENDİRME... 34 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME ....................................................................................................................................................... 2. ÜNİTE: MS 2. YÜZYIL-15. YÜZYIL FELSEFESİ ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 2.1. MS 2. YÜZYIL-MS 15. YÜZYIL FELSEFESİNİN ORTAYA ÇIKIŞ -------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 2.2. MS 2. YÜZYIL-MS 15. YÜZYIL FELSEFESİNİN AYIRICI NİTELİKLERİ-------------------------------------------------------------------------------------------------------------- HRİSTİYAN FELSEFESİNİN TEMEL ÖZELLİKLERİ VE ÖNE ÇIKAN PROBLEMLERİ ............................................................................................................ Tanrı'nın Varlığını Kanıtlama Problemi ....................................................................................................................................... Kötülük Problemi ............................................................................................................................................................. Tümeller Problemi ............................................................................................................................................................ İSLAM FELSEFESİNİN TEMEL ÖZELLİKLERİ VE ÖNE ÇIKAN PROBLEMLERİ ................................................................................................................ Yaratıcının Varlığını Kanıtlama Problemi ..................................................................................................................................... lrade Ozqūrlūğü Problemi ..................................................................................................................................................... Toplumsal Yaşama Yönelik Problemler .......................................................................................................................................... MS 2. YÜZYIL-MS 15. YÜZYIL FELSEFESİNDE İNANÇ VE AKIL İLİŞKİŞİ ............................................................................................................... 8. YUZYIL-12. YUZYIL ÇEVIRI FAALIYETLERININ İSLAM VE BATI FELSEFESİNE ETKİSİ ........... 52 2.3. MS 2. YÜZYIL-MS 15. YÜZYIL FİLOZOFLARININ FELSEFİ GÖRÜŞLERİNİN ANALİZİ -------------------------------------------------------------------------------------------------- 2.4. MS 2. YÜZYIL-MS 15. YÜZYIL FELSEFESİNİN DÜŞÜNCE VE ARGÜMANLARINI DEĞERLENDİRME. 58 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME ....................................................................................................................................................... 7
_page_6_Picture_3.jpeg) | | 3. ÜNİTE: 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİ 63 | | |------------|-----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------|--| | | 3.1. 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİNİN ORTAYA ÇIKIŞI65 | | | | 12. YÜZYIL ÇEVİRİ FAALİYETLERİNİN 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİNE ETKİSİ 66 | | | | 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİNE ÖNCEKİ FELSEFİ DÖNEMLERİN ETKİSİ 67 | | | | 3.2. 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİNİN AYIRICI NİTELİKLERİ 68 | | | | SKOLASTİK DÜŞÜNCE İLE MODERN DÜŞÜNCENİN TEMEL FARKLARI 68 | | | ÜNİTE | 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİNDE ÖNE ÇIKAN GÖRÜŞLER 69<br>Hümanizm 69 | | | | Bilimsel Yöntem 71 | | | 3 | Kartezyen Felsefe 71 | | | | Hukuk Felsefesi 71 | | | | BİLİMSEL ÇALIŞMALARIN 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİNE ETKİSİ74<br>3.3. 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FİLOZOFLARININ FELSEFİ GÖRÜŞLERİNİN ANALİZİ 76 | | | | | | | | 3.4. 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİNİN DÜŞÜNCE VE ARGÜMANLARINI DEĞERLENDİRME 79 | | | | ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 80 | | | | 4. ÜNİTE: 18. YÜZYIL-19. YÜZYIL FELSEFESİ83 | | | | | | | | 4.1. 18. YÜZYIL-19. YÜZYIL FELSEFESİNİN ORTAYA ÇIKIŞI 85 | | | | 4.2. 18. YÜZYIL-19. YÜZYIL FELSEFESİNİN AYIRICI NİTELİKLERİ88 | | | | 18. YÜZYIL-19. YÜZYIL FELSEFESİNİN TEMEL ÖZELLİKLERİ VE ÖNE ÇIKAN PROBLEMLERİ 88 | | | ÜNİTE | Bilginin Kaynağı 89<br>Birey-Devlet İlişkisi 91 | | | | Ahlakın İlkeleri 93 | | | 4 | Varlığın Oluşu 94 | | | | 18. YÜZYIL-19. YÜZYIL FELSEFESİNİN DÖNEMİN DİL VE EDEBİYATI İLE İLİŞKİSİ 96 | | | | 4.3. 18. YÜZYIL-19. YÜZYIL FİLOZOFLARININ FELSEFİ GÖRÜŞLERİNİN ANALİZİ98 | | | | 4.4. 18. YÜZYIL-19. YÜZYIL FELSEFESİNİN DÜŞÜNCE VE ARGÜMANLARINI DEĞERLENDİRME99 | | | | ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 102 | | | | 5. ÜNİTE: 20. YÜZYIL FELSEFESİ106 | | | | 5.1. 20. YÜZYIL FELSEFESİNİN ORTAYA ÇIKIŞI107 | | | | | | | | 5.2. 20. YÜZYIL FELSEFESİNİN AYIRICI NİTELİKLERİ112 | | | | 20. YÜZYIL FELSEFESİNİN TEMEL ÖZELLİKLERİ, PROBLEMLERİ VE ANA AKIMLARI113<br>Fenomenoloji ve Gerçeklik-Görünüş Sorunu113 | | | | Hermeneutik ve Yorum Sorunu114 | | | 5<br>ÜNİTE | Yeni Ontoloji ve Varlık Sorunu 115 | | | | Varoluşçuluk ve Varoluş-Öz Sorunu 116 | | | | Diyalektik Materyalizm ve Değişim Sorunu118<br>Mantıkçı Pozitivizm ve Metafizik Bilgi Sorunu 119 | | | | TÜRKİYE'DE FELSEFİ DÜŞÜNCEYE KATKIDA BULUNAN FELSEFECİLER 120 | | | | 5.3. 20. YÜZYIL FİLOZOFLARININ FELSEFİ GÖRÜŞLERİNİN ANALİZİ126 | | | | 5.4. 20. YÜZYIL FELSEFESİNİN DÜŞÜNCE VE ARGÜMANLARINI DEĞERLENDİRME130 | | | | 5.5. 20 VE 21. YÜZYIL FELSEFECİLERİ VE YAŞADIKLARI COĞRAFYA 132 | | | | ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME 134 | | | | CEVAP ANAHTARI 138 | | | | SÖZLÜK138 | | | | DİZİN 141 | | | | KAYNAKÇA 142 | | ![](
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
6
3. ÜNİTE: 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİ .................................................................................................................................... 3.1. 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİNİN ORTAYA ÇIKIŞI ........................................................................................................................ 12. YÜZYIL ÇEVİRİ FAALİYETLERİNİN 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİNE ETKİSİ ........................ 66 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİNE ÖNCEKİ FELSEFİ DÖNEMLERİN ETKİSİ. .......................................................................................................... 3.2. 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİNİN AYIRICI NİTELİKLERİ .................................................................................................................. SKOLASTİK DÜSÜNCE İLE MODERN DÜSÜNCENİN TEMEL FARKLARI ....................................................................................................................... 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİNDE ÖNE ÇIKAN GÖRÜŞLER ........................................................................................................................ Hümanizm ..................................................................................................................................................................... Bilimsel Yontem .............................................................................................................................................................. Kartezyen Felsefe ............................................................................................................................................................ Hukuk Felsefesi .............................................................................................................................................................. BİLİMSEL ÇALIŞMALARIN 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİNE ETKİSİ ............................................................................................................... 3.3. 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FİLOZOFLARININ FELSEFİ GÖRÜŞLERİNİN ANALİZİ........................................................................................................ 3.4. 15. YÜZYIL-17. YÜZYIL FELSEFESİNİN DÜŞÜNCE VE ARGÜMANLARINI DEĞERLENDİRME ....................... 79 ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME ....................................................................................................................................................... 4. ÜNİTE: 18. YÜZYIL-19. YÜZYIL FELSEFESİ .................................................................................................................................... 4.1. 18. YÜZYIL-19. YÜZYIL FELSEFESİNİN ORTAYA ÇIKIŞI ........................................................................................................................ 4.2. 18. YÜZYIL-19. YÜZYIL FELSEFESİNİN AYIRICI NİTELİKLERİ................................................................................................................... 18. YÜZYIL-19. YÜZYIL FELSEFESİNİN TEMEL ÖZELLİKLERİ VE ÖNE ÇIKAN PROBLEMLERİ .... 88 Bilqinin Kaynağı ............................................................................................................................................................. Birey-Devlet İlişkisi ........................................................................................................................................................ Ahlakın İlkeleri ............................................................................................................................................................. Varlığın Oluşu ............................................................................................................................................................... 18. YÜZYIL-19. YÜZYIL FELSEFESİNİN DÖNEMİN DİL VE EDEBİYATI İLE İLİŞKİŞİ ..................................................................................................... 4.3. 18. YÜZYIL-19. YÜZYIL FİLOZOFLARININ FELSEFİ GÖRÜŞLERİNİN ANALİZİ ....................................................................................................... 4.4. 18. YÜZYIL-19. YÜZYIL FELSEFESİNİN DÜSÜNCE VE ARGÜMANLARINI DEĞERLENDİRME ............................................................................................... ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME ....................................................................................................................................................... 5. ÜNİTE: 20. YÜZYL FELSEFESİ ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ 5.1. 20. YÜZYIL FELSEFESİNİN ORTAYA ÇIKIŞI ----------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 5.2. 20. YÜZYIL FELSEFESİNİN AYIRICI NİTELİKLERİ ............................................................................................................................. 20. YÜZYIL FELSEFESİNİN TEMEL ÖZELLİKLERİ, PROBLEMLERİ VE ANA AKIMLARI ....................................................................................................... Fenomenoloji ve Gerçeklik-Görünüş Sorunu ..................................................................................................................................... Hermeneutik ve Yorum Sorunu................................................................................................................................................... Yeni Ontoloji ve Varlık Sorunu ............................................................................................................................................... Varoluşçuluk ve Varoluş-Öz Sorunu ............................................................................................................................................ Diyalektik Materyalizm ve Değişim Sorunu ..................................................................................................................................... Mantıkçı Pozitivizm ve Metafizik Bilqi Şorunu ................................................................................................................................ TURKIYE'DE FELSEFI DUŞÜNCEYE KATKIDA BULUNAN FELSEFECİLER .................................................................................................................... 5.3. 20. YÜZYIL FİLOZOFLARININ FELSEFİ GÖRÜŞLERİNİN ANALİZİ ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ 5.4. 20. YÜZYIL FELSEFESİNİN DÜŞÜNCE VE ARGÜMANLARINI DEĞERLENDİRME .......................................................................................................... 5.5.20 VE 21. YÜZYIL FELSEFECİLERİ VE YAŞADIKLARI COĞRAFYA ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME ....................................................................................................................................................... CEVAP ANAHTARI ............................................................................................................................................................... SÖZLÜK ....................................................................................................................................................................... DZIN.......................................................................................................................................................................... KAYNAKÇA ..................................................................................................................................................................... 8
null
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
7
1. ÜNİTE Giris Felsefe; insanın kendini, toplumu, evreni anlama ve acıklama çabasının sonucudur. İlgilenilen konu ve alanlar bakımından elestirel ve sistemli düşündüklerini ifade etme sürecidir. Felsefede asıl olan hakikatin aranmasıdır. Gerçeğin doğru bilgisini bulma çabası; kişiyi kimi za- man evreni araştırmaya, kimi zaman da kendi veya başkalarının düşünceleri üzerine düşünmeye yönlendirir. Felsefe; erdemli hayatı ve hakikati bulma yoludur. Bununla birlikte insan; felsefe, bilim, sanat ve din gibi önemli alanların bütünlüğü içinde yaşar. Felsefe tarihine bakıldığında felsefenin her çağda diğer alanlarla etkileşim içinde olduğu görülür. Bu etkileşimde alanlara atfedilen değer çağlara göre değişiklik gösterse de felsefe, insan yaşamındaki bütünlüğü anlamlandırmayı sürdürmüştür. MO 6. yüzyıla doğru Anadolu ve Akdeniz kıyılarında medeniyetlerin etkileşimiyle felsefenin ortaya çıktığı kabul edilir. Filozoflar ele aldıkları konular üzerine sistemli, tutarlı ve akla dayalı düşünceler üretmiştir. Filozofların öne sürdüğü konular, bugün hâlâ tartışılmakta ve dolayısıyla güncelliğini korumaktadır. MÖ 6-MS 2. yüzyıl felsefesi ünitesinde şu konular ele alınacaktır: İlk konuda felsefenin ortaya çıkısını hazırlayan düsünce ortamını acıklavabilmek için Sümer. . Mezopotamya, Mısır, Çin, Hint ve İran medeniyetlerinde varlık, bilgi ve değer anlayışlarının felsefenin doğuşundaki etkilerine değinilecektir. Ardından Anadolu'da yaşamış bazı filozof- ların biyografik bilgilerini incelemeniz istenecektir. . İkinci konuda MÖ 6-MS 2. yüzyıl felsefesinin karakteristik özelliklerini açıklamak için ilk olarak bazı filozofların ilk neden (arkhe) hakkındaki düşünceleri (Thales, Anaksimandros, Anaksimenes, Empedokles ve Demokritos) bazılarının da değişim hakkındaki düşünceleri (Lao Tse, Herakleitos ve Parmenides) ele alınacaktır. Ardından Sokrates ve Sofistlerin (Protagoras ve Gorgias) bilgi ve ahlak anlayışları verilecektir. Son olarak ise Platon ve Aristoteles'in varlık, bilgi ve değer anlayışlarına değinilecektir. . Üçüncü konuda örnek felsefi metinlerden hareketle MÖ 6-MS 2. yüzyıl filozoflarının felsefi görüşleri analiz edilecektir. . Son konuda Protagoras'ın "İnsan her şeyin ölçüsüdür." sözünün dayandığı argümanları tar- tışmanız ve "bilgi-erdem ilişkisini" günlük hayatla ilişkilendiren özgün bir metin yazmanız istenecektir. Hazırlık Çalışmaları 1. Bir konu hakkında araştırma yapılırken o konunun tarihçesine bakılmasının faydaları neler olabilir? 2. Felsefenin ortaya çıkmasına neler etki etmiş olabilir? 3. Felsefenin yöneldiği ilk konu ve problemler neler olabilir? Neler Öğreneceksiniz? · Felsefenin ortaya çıkışını hazırlayan düşünce ortamını açıklamayı, · MÖ 6-MS 2. yüzyıl felsefesinin karakteristik özelliklerini açıklamayı, · MO 6-MS 2. yüzyıl filozoflarının felsefi görüşlerini örnek felsefi metinlerden hareketle analiz etmeyi. · MÖ 6-MS 2. yüzyıl felsefesindeki örnek düşünce ve argümanları felsefi açıdan değerlendirmeyi öğreneceksiniz. 12
null
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
11
1. ÜNİTE İLK MEDENİYETLERİN FELSEFENİN DOĞUŞUNA ETKİSİ İnsanın yaşamı; taşıdığı yetileri bakımından gelişmeye, eğitilmeye ve edindiği bilgileri kuşaktan kuşağa aktararak kültür ve medeniyetler oluşturmaya imkân verir. Bu durum, insanın hayatına farklı düzey ve şekillerde biçim vermesinin de yolunu açar; dünyayı ve kendilerini kavrayışlarında çeşitlilik oluşturur. İnsanın toplumsal ve kültürel tarihi, her kültür ve medeniyette kendine özgü- dür. Medeniyetlerde felsefi düşünce ve disiplinlerin gelişme dönemlerinden önce mitos, masal, mistik öğreti ve tecrübeler her medeniyetin belirli bilgi birikimi oluşturmalarını sağlamıştır. Felsefi düşünce, Antik Yunan'da sistematik bir hâle gelmiştir. Sümer, Mezopotamya, Mısır, Çin, Hint ve Iran medenivetlerindeki kozmos ve erdem anlayısları: felsefi düsünce üzerinde olusum ve gelişim açısından etkili olmuştur. İlk medeniyetlerde felsefenin yapısını oluşturan varlık, bilgi ve değer alanlarına yönelik görüşler felsefenin ortaya çıkışını sağlamıştır. Mezopotamya ve Mısır'da yazı öncesi döneme dair pek çok ögeden söz edilir. Ancak bu me- deniyetlerin "yazılı" kültüre geçisleri daha önemlidir. Yazı dilinin oluşması, onun öğretilmesi ve aktarılmasını: yazı matervallerinin (tablet veva parsömenler) üretilmesi ise okulların acılmasını sağlamıştır. Bu durum, aynı zamanda üst düşünce üretimi anlamına da gelmektedir. Yazılı kül- türe Sümer (çivi yazısı) ve Mısır ile (hiyeroglif yazı) geçildiği kabul edilir. Felsefi düşünce içinde bu kültürler, ilkler olarak görülmektedir. Sümerler, çamurdan yaptıkları (kil) tab- letler üzerine Gilgamış Destanı'nı yaz- mıştır. Bunlar, düşünce ve medeniyetle- rin yazılı kültürdeki ilk büyük örneklerini oluşturmaktadır. Bununla beraber Mısır ve Sümer medeniyetleri özellikle ma- tematik, geometri, astronomi gibi alan- larda önemli bilgiler oluşturmuştur. Bu bilgiler; mitolojik açıklamaların dışına çıkılmasına olanak sağlamış, bu da felse- fenin ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Özellikle ilk filozoflar olarak nitelendiri- Görsel 1.1: Mısır Piramitleri len doğa filozoflarında bu durum belirgin olarak görülmektedir (Görsel 1.1). Hint inançlarında insanı kötülüklerden arındırma ve isteklerin üstesinden gelme esastır. Bunu başarmanın yolları düzenli bilgi ve akıl yürütme teknikleri değil, sezgi ve kişinin iç deneyleridir. Bu vasamda elde ettikleri veterlilikler ölümden sonraki havatlarının düzevini de belirler. İnsanın istek- lerden arınması onu, ulaşılması gereken en yüce vani Brahman'a ulaştırır. Hint inanışlarının temelinde evrenin yaratılışında "su"yun her şeyin kökeni ve canlı kaynağı olduğu fikri de vardır. Felsefenin ortaya çıkmasındaki ilk neden (arkhe) tartışmaları bu düşüncelerden etkilenmiştir. İran'da MÖ 1000-600 yıllarında Zerdüşt, ikili (dualist) bir anlayışı öne sürer: Ahuramazda, görünen ve görünmeyen evrenlerin Ehrimen ise kötülük ve yalanın yaratıcısıdır. Zerdüşt inancı, özelikle felsefenin değer tartışmalarında etkili olmuştur.Zerdüşt'ün Mani'nin gelişine zemin hazır- ladığı kabul edilir. Mani'nin inanç düsturlarında iyilik ve kötülük ilkesinin ikisi de ezelîdir: aydınlık (iyi) ve ka- ranlık (kötü). İkisinin karışımından da dünya oluşmuştur. Mani inancında Ehrimen'in egemenli- ğindeki alanı ve insan bedeninde tutuklu bulunan aydınlığı gün yüzüne çıkarmak vardır. Egemen güç olan Tann Zervan, akıl ve irade gücüyle bunu temsil eder. Mani inancına göre Mani, insanlara kurtuluş yolunu göstermek için dünyaya gelmiş son elçidir. Çin'deyse Taoculuk (Taoizm) inancında asıl olan bireydir. Mistik bir bilmeyle gizlere ulaşılma- ya çalışılır. Transa geçilerek, duyusal bilgi dışına çıkılarak evrenin birliği duygusuna varılır. Lao Tse'nin önderi olduğu bu inanç sisteminde evrenin kendiliğinden ne ise öyle olduğu savunulur. Var olan her şey yani Tao (evrenin doğru yolu, özü) erdemli hayatın da ilkesidir. İnsan için en üstün hayat şekli, üstün akılla Tao'yla birleşmektir. Taoculuk, insanın yaşamının ilkelerini dile getirmesi açısından felsefenin ortaya çıkmasında etkili olmuştur. 14
_page_13_Picture_6.jpeg) Görsel 1.1: Mısır Piramitleri **Hint** inançlarında insanı kötülüklerden arındırma ve isteklerin üstesinden gelme esastır. Bunu başarmanın yolları düzenli bilgi ve akıl yürütme teknikleri değil, sezgi ve kişinin iç deneyleridir. Bu yaşamda elde ettikleri yeterlilikler ölümden sonraki hayatlarının düzeyini de belirler. İnsanın isteklerden arınması onu, ulaşılması gereken en yüce varlığa yani Brahman'a ulaştırır. Hint inanışlarının temelinde evrenin yaratılışında "su"yun her şeyin kökeni ve canlı kaynağı olduğu fikri de vardır. Felsefenin ortaya çıkmasındaki ilk neden (arkhe) tartışmaları bu düşüncelerden etkilenmiştir. **İran**'da MÖ 1000-600 yıllarında Zerdüşt, ikili (dualist) bir anlayışı öne sürer: Ahuramazda, görünen ve görünmeyen evrenlerin Ehrimen ise kötülük ve yalanın yaratıcısıdır. Zerdüşt inancı, özelikle felsefenin değer tartışmalarında etkili olmuştur.Zerdüşt'ün Mani'nin gelişine zemin hazırladığı kabul edilir. Mani'nin inanç düsturlarında iyilik ve kötülük ilkesinin ikisi de ezelîdir: aydınlık (iyi) ve karanlık (kötü). İkisinin karışımından da dünya oluşmuştur. Mani inancında Ehrimen'in egemenliğindeki alanı ve insan bedeninde tutuklu bulunan aydınlığı gün yüzüne çıkarmak vardır. Egemen güç olan Tanrı Zervan, akıl ve irade gücüyle bunu temsil eder. Mani inancına göre Mani, insanlara kurtuluş yolunu göstermek için dünyaya gelmiş son elçidir. **Çin**'deyse Taoculuk (Taoizm) inancında asıl olan bireydir. Mistik bir bilmeyle gizlere ulaşılmaya çalışılır. Transa geçilerek, duyusal bilgi dışına çıkılarak evrenin birliği duygusuna varılır. Lao Tse'nin önderi olduğu bu inanç sisteminde evrenin kendiliğinden ne ise öyle olduğu savunulur. Var olan her şey yani Tao (evrenin doğru yolu, özü) erdemli hayatın da ilkesidir. İnsan için en üstün hayat şekli, üstün akılla Tao'yla birleşmektir. Taoculuk, insanın yaşamının ilkelerini dile getirmesi açısından felsefenin ortaya çıkmasında etkili olmuştur. ## **Uygulama** Aşağıdaki sözleri okuyup bu sözlerden hareketle verilen soruları cevaplayınız. Sen bilgin bir adamsın, bunları bilmen gerek. Ey Gılgamış! Bulamayacağın ölümsüzlüğü aramak için kaybettiğin zamana yazık olmuş. Sana verilen bu yaşamın tadını çıkarmaya bak! Gece gündüz keyiflen. Her gününü üzüntüyle değil sevinçli geçirmeye çalış (Görsel 1.2). > Gılgamış Destanı ![](
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
13
FELSEFE 11 MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FELSEHES ÜNİTE KONULARI 1.1. FELSEFENİN ORTAYA ÇIKIŞI 1.2. MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FELSEFESİNİN AYIRICI NİTELİKLERİ 1.3. MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FİLOZOFLARININ FELSEFİ GÖRÜŞLERİNİN ANALİZİ 1.4. MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FELSEFESİNİN DÜŞÜNCE VE ARGÜMANLARINI DEĞERLENDİRME TEMEL KAVRAMLAR · Ilk Neden · Değişim · Sofist · Idea · Erdem 11
_page_10_Picture_0.jpeg) # **FELSEFE 11** **MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FELSEFESİ** ## **ÜNİTE KONULARI** - 1.1. FELSEFENİN ORTAYA ÇIKIŞI - 1.2. MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FELSEFESİNİN AYIRICI NİTELİKLERİ ÜNİTE 1. - 1.3. MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FİLOZOFLARININ FELSEFİ GÖRÜŞLERİNİN ANALİZİ - 1.4. MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FELSEFESİNİN DÜŞÜNCE VE ARGÜMANLARINI DEĞERLENDİRME #### **TEMEL KAVRAMLAR** •İlk Neden •Değişim •Sofist •İdea •Erdem #### **Giriş** Felsefe; insanın kendini, toplumu, evreni anlama ve açıklama çabasının sonucudur. İlgilenilen konu ve alanlar bakımından eleştirel ve sistemli düşünme ile düşündüklerini ifade etme sürecidir. Felsefede asıl olan hakikatin aranmasıdır. Gerçeğin doğru bilgisini bulma çabası; kişiyi kimi zaman evreni araştırmaya, kimi zaman da kendi veya başkalarının düşünceleri üzerine düşünmeye yönlendirir. Felsefe; erdemli hayatı ve hakikati bulma yoludur. Bununla birlikte insan; felsefe, bilim, sanat ve din gibi önemli alanların bütünlüğü içinde yaşar. Felsefe tarihine bakıldığında felsefenin her çağda diğer alanlarla etkileşim içinde olduğu görülür. Bu etkileşimde alanlara atfedilen değer çağlara göre değişiklik gösterse de felsefe, insan yaşamındaki bütünlüğü anlamlandırmayı sürdürmüştür. MÖ 6. yüzyıla doğru Anadolu ve Akdeniz kıyılarında medeniyetlerin etkileşimiyle felsefenin ortaya çıktığı kabul edilir. Filozoflar ele aldıkları konular üzerine sistemli, tutarlı ve akla dayalı düşünceler üretmiştir. Filozofların öne sürdüğü konular, bugün hâlâ tartışılmakta ve dolayısıyla güncelliğini korumaktadır. MÖ 6-MS 2. yüzyıl felsefesi ünitesinde şu konular ele alınacaktır: - İlk konuda felsefenin ortaya çıkışını hazırlayan düşünce ortamını açıklayabilmek için Sümer, Mezopotamya, Mısır, Çin, Hint ve İran medeniyetlerinde varlık, bilgi ve değer anlayışlarının felsefenin doğuşundaki etkilerine değinilecektir. Ardından Anadolu'da yaşamış bazı filozofların biyografik bilgilerini incelemeniz istenecektir. - İkinci konuda MÖ 6-MS 2. yüzyıl felsefesinin karakteristik özelliklerini açıklamak için ilk olarak bazı filozofların ilk neden (arkhe) hakkındaki düşünceleri (Thales, Anaksimandros, Anaksimenes, Empedokles ve Demokritos) bazılarının da değişim hakkındaki düşünceleri (Lao Tse, Herakleitos ve Parmenides) ele alınacaktır. Ardından Sokrates ve Sofistlerin (Protagoras ve Gorgias) bilgi ve ahlak anlayışları verilecektir. Son olarak ise Platon ve Aristoteles'in varlık, bilgi ve değer anlayışlarına değinilecektir. - Üçüncü konuda örnek felsefi metinlerden hareketle MÖ 6-MS 2. yüzyıl filozoflarının felsefi görüşleri analiz edilecektir. - Son konuda Protagoras'ın "İnsan her şeyin ölçüsüdür." sözünün dayandığı argümanları tartışmanız ve "bilgi-erdem ilişkisini" günlük hayatla ilişkilendiren özgün bir metin yazmanız istenecektir. #### **Hazırlık Çalışmaları** - 1. Bir konu hakkında araştırma yapılırken o konunun tarihçesine bakılmasının faydaları neler olabilir? - 2. Felsefenin ortaya çıkmasına neler etki etmiş olabilir? - 3. Felsefenin yöneldiği ilk konu ve problemler neler olabilir? #### **Neler Öğreneceksiniz?** - Felsefenin ortaya çıkışını hazırlayan düşünce ortamını açıklamayı, - MÖ 6-MS 2. yüzyıl felsefesinin karakteristik özelliklerini açıklamayı, - MÖ 6-MS 2. yüzyıl filozoflarının felsefi görüşlerini örnek felsefi metinlerden hareketle analiz etmeyi, - MÖ 6-MS 2. yüzyıl felsefesindeki örnek düşünce ve argümanları felsefi açıdan değerlendirmeyi öğreneceksiniz. ## **1.1. FELSEFENİN ORTAYA ÇIKIŞI** Felsefenin ortaya çıkmasıyla ilgili görüşler çoğunlukla kabullere dayanır. Bu kabuller, bugüne ulaşan sözlü ve yazılı (tarih, antropoloji, arkeoloji vb.) birçok bilginin yorumlanması sonucunda oluşmuştur. Elde edilecek yeni bilgiler var olan kabulleri değiştirebilir ama uzlaşılan bilgilere göre felsefe; farklı medeniyetlerin felsefeye temel olabilecek bilim, inanç ve öğretilerinin sistemleştirilmesi ile MÖ 6. yüzyılda belirgin olarak ortaya çıkmıştır. Felsefenin ortaya çıkışı ve sistemleşmesinde bazı filozoflar öne çıkmaktadır (Tablo 1.1). Tablo 1.1: MÖ 6-MS 2. Yüzyıl Filozofları | | | 700 | | | | |----------------------------------|-------|------------|-------------------------------------------------------------------------------------|---------------------------------------------------------------------------------------------------|--------------------------------------------------------------------------------------------------------------| | | | | Thales<br>Lao Tse<br>Anaximandros | (Tales)<br>(Lao Tze)<br>(Anaksimandros) (MÖ 610-547) | (MÖ 625-546)<br>(MÖ 604-520) | | | MÖ | 600 | Anaximenes<br>Pythagoras<br>Konfüçyüs | (Anaksimenes)<br>(Pisagor)<br>(Konfüçyüs) | (MÖ 585-528)<br>(MÖ 570-495)<br>(MÖ 551-479) | | ARI<br>OFL | | 500 | Herakleitos<br>Parmenides<br>Anaksagoras | (Herakliytos)<br>(Parmenides)<br>(Anaksagoras) | (MÖ 540-480)<br>(MÖ 515-460)<br>(MÖ 500-428) | | Z<br>O<br>YIL FİL<br>Z<br>Ü<br>Y | | | Protagoras<br>Empedokles<br>Gorgias<br>Sokrates<br>Demokritos<br>Platon<br>Diogenes | (Pratagoras)<br>(Empedokles)<br>(Gorgiyas)<br>(Sokrates)<br>(Demokritos)<br>(Platon)<br>(Diyojen) | (MÖ 490-420)<br>(MÖ 490-430)<br>(MÖ 480-380)<br>(MÖ 469-399)<br>(MÖ 460-360)<br>(MÖ 427-347)<br>(MÖ 412-323) | | MS 2.<br>Ö 6- | | 400 | Aristoteles<br>Epiküros<br>Zenon | (Aristoteles)<br>(Epikür)<br>(Zenon) | (MÖ 384-322)<br>(MÖ 341-270)<br>(MÖ 333-262) | | M | | 300<br>200 | Karneades | (Karnedes) | (MÖ 214-129) | | | | 100 | Cicero | (Çiçero) | (MÖ 106-43) | | | MİLAT | 0 | Seneca | (Seneka) | (MÖ 65-MS 4) | | | MS | 100 | Epiktetos | (Epiktetos) | (MS 50-135) | | | | 200 | M. Aurelius | ( Ayreylus) | (MS 121-180) | #### **İLK MEDENİYETLERİN FELSEFENİN DOĞUŞUNA ETKİSİ** İnsanın yaşamı; taşıdığı yetileri bakımından gelişmeye, eğitilmeye ve edindiği bilgileri kuşaktan kuşağa aktararak kültür ve medeniyetler oluşturmaya imkân verir. Bu durum, insanın hayatına farklı düzey ve şekillerde biçim vermesinin de yolunu açar; dünyayı ve kendilerini kavrayışlarında çeşitlilik oluşturur. İnsanın toplumsal ve kültürel tarihi, her kültür ve medeniyette kendine özgüdür. Medeniyetlerde felsefi düşünce ve disiplinlerin gelişme dönemlerinden önce mitos, masal, mistik öğreti ve tecrübeler her medeniyetin belirli bilgi birikimi oluşturmalarını sağlamıştır. Felsefi düşünce, **Antik Yunan**'da sistematik bir hâle gelmiştir. Sümer, Mezopotamya, Mısır, Çin, Hint ve İran medeniyetlerindeki kozmos ve erdem anlayışları; felsefi düşünce üzerinde oluşum ve gelişim açısından etkili olmuştur. İlk medeniyetlerde felsefenin yapısını oluşturan varlık, bilgi ve değer alanlarına yönelik görüşler felsefenin ortaya çıkışını sağlamıştır. **Mezopotamya** ve **Mısır**'da yazı öncesi döneme dair pek çok ögeden söz edilir. Ancak bu medeniyetlerin "yazılı" kültüre geçişleri daha önemlidir. Yazı dilinin oluşması, onun öğretilmesi ve aktarılmasını; yazı materyallerinin (tablet veya parşömenler) üretilmesi ise okulların açılmasını sağlamıştır. Bu durum, aynı zamanda üst düşünce üretimi anlamına da gelmektedir. Yazılı kültüre **Sümer** (çivi yazısı) ve Mısır ile (hiyeroglif yazı) geçildiği kabul edilir. Felsefi düşünce içinde bu kültürler, ilkler olarak görülmektedir. Sümerler, çamurdan yaptıkları (kil) tabletler üzerine Gılgamış Destanı'nı yazmıştır. Bunlar, düşünce ve medeniyetlerin yazılı kültürdeki ilk büyük örneklerini oluşturmaktadır. Bununla beraber Mısır ve Sümer medeniyetleri özellikle matematik, geometri, astronomi gibi alanlarda önemli bilgiler oluşturmuştur. Bu bilgiler; mitolojik açıklamaların dışına çıkılmasına olanak sağlamış, bu da felsefenin ortaya çıkmasında etkili olmuştur. Özellikle ilk filozoflar olarak nitelendirilen doğa filozoflarında bu durum belirgin olarak görülmektedir (Görsel 1.1). ![](
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
10
MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi 1.1. FELSEFENİN ORTAYA ÇIKIŞI Felsefenin ortaya çıkmasıyla ilgili görüşler çoğunlukla kabullere dayanır. Bu kabuller, bugüne ulaşan sözlü ve yazılı (tarih, antropoloji, arkeoloji vb.) birçok bilginin yorumlanması sonucunda oluşmuştur. Elde edilecek yeni bilgiler var olan kabulleri değiştirebilir ama uzlaşılan bilgilere göre felsefe; farklı medeniyetlerin felsefeye temel olabilecek bilim, inanç ve öğretilerinin sistemleştiril- mesi ile MÖ 6. yüzyılda belirgin olarak ortaya çıkmıştır. Felsefenin ortaya çıkışı ve sistemleşmesin- de bazı filozoflar öne çıkmaktadır (Tablo 1.1). Tablo 1.1: MO 6-MS 2. Yüzyıl Filozofları 700 Thales (Tales) (MO 625-546) (MO 604-520) Lao Tse (Lao Tze) Anaximandros (Anaksimandros) (MO 610-547) 600 (MO 585-528) Anaximenes (Anaksimenes) (MO 570-495) Pythagoras (Pisagor) Konfücyüs (Konfücyüs) (MO 551-479) (MO 540-480) Herakleitos (Herakliytos) (MO 515-460) Parmenides (Parmenides) (MO 500-4281 Anaksagoras (Anaksagoras) -MS 2. YÜZYIL FİLOZOFL 500 (MO 490-420) Protagoras (Pratagoras) Empedokles (Empedokles) (MO 490-430) mö Gorgias (MO 480-380) (Gorgiyas) (MO 469-399) Sokrates (Sokrates) (MO 460-360) Demokritos (Demokritos) (MO 427-347) Platon (Platon) (MÖ 412-323) Diogenes (Diyojen) 400 (MO 384-322) Aristoteles (Aristoteles) (MO 341-270) Epiküros (Epikür) Zenon (Zenon) (MO 333-262) 300 (Karnedes) (MO 214-129) Karneades 200 (MO 106-43) Cicero (Cicero) 100 (MO 65-MS 4) Seneca (Seneka) mil AT 0 Epiktetos (Epiktetos) (MS 50-135) 100 ખર M. Aurelius (MS 121-180) ( Ayreylus) 200 13
null
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
12
1. UNITE MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYILDA ANADOLU'DA YAŞAMIŞ FİLOZOFLAR MO 6-5. yüzyıl arasında Anadolu'nun batı kıyısında yaşamış bazı filozoflar, doğa olayları hak- kındaki açıklamalarıyla öne çıkmıştır. Bu açıklamaların ortak niteliği mitolojik unsurlar içermeyen doğal gözleme ve incelemelere dayanmasıdır. Filozoflar; varlığı, doğayı ve evreni yapmış oldukları gözlemler cercevesinde belli ilkelerle acıklamaya calısmıstır. Thales, Anaksimandros, Anaksimenes, Anaksagoras. Ksenofanes ve Herakleitos en cok bilinen filozoflardandır. Filozofların çalışmaları, kendiler için temel olması ve felsefenin gelişip sistem- leşmesine katkı sağlaması açısından önemlidir. Felsefenin sistemli olarak başlaması noktasında çoğu kaynakların bu filozofları işaret etmesi onların önemini daha da artırmaktadır. O dönem itiba- rıyla felsefi düşünceye katkısı olmuş birçok düşünür, bu coğrafyada bulunur. Diogenes, Aristoteles, Epiktetos ve Lukianos bunlar arasında öne çıkanlardır. Thales Milet'te (Aydın/Didim) yaşamıştır. Bazı kaynaklara göre tarihin ilk filozofu ve bilim insanı ola- rak kabul edilir. Evrene vönelik acıklamasında maddeye dayalı bir ilke öne sürmüstür. Felsefe dı- şında matematik, geometri ve astronomi gibi alanlarda da çalışmaları vardır. Günes tutulmasını önceden tahmin ettiği söylenir. Geometrideki "Thales Teoremi"de onun çalışmasıdır. Anaksimandros Thales gibi Milet'te (Aydın/Didim) yaşamıştır ve onun öğrencisi olarak kabul edilmektedir. Matematik, astronomi, haritacılık ve doğa gibi konularda da çalışmalar yapmıştır. Güneş saati üze- rinden güneşin konumunu belirleyen bir alet geliştirdiği ve yeryüzü haritalarını çizdiği de söylenir. Anaksimenes Milet'te (Aydın/Didim) yasamıs filozoflardandır. Anaksimandros'un öğrencisi olduğu kabul edilir. Evren sistemi ve varlıkların oluşmasıyla ilgili düşünceleri felsefe tarihinde öne çıkmıştır. Astronomi alanında çalışmalar yapmıştır. Güneş ve Ay tutulmaları hakkında doğru bilgiler vermiştir. Anaksagoras Klazomenai'da (İzmir/Ürla) yaşamıştır. Felsefe tarihinde varlıkların temeline yönelik "nous" kavramıyla öne çıkmıştır. Bu kavram, maddeleri bir amaca göre düzenleyen ve hareket ettiren ilkeyi işaret eder. Herakleitos Ephesos'ta (İzmir/Efes/Selçuk) yaşamıştır. Varlıklar üzerine oluş düşüncesiyle öne çıkmıştır. Yapıtlarının anlaşılmasının güç olması ve anlatımını özdeyişler şeklinde yapmasından dolayı ona "Karanlık Herakleitos" denmiştir. Düşünce tarihinde "Aynı ırmağa iki kere girilemez." sözünün sahibidir. Ksenofanes (Kısefones) Kolophon'da (İzmir/Değirmendere) doğmuştur. İnsan ve toplumun kültürel yaşantısıyla ilgili düşünceler oluşturmuştur. Epiktetos Hierapolis'te (Denizli/Pamukkale) doğmuştur. Stoa felsefesinin temsilcilerinden olan Epiktetos, ahlak alanındaki düşünceleriyle tanınmıştır. Bilgelik, irade, özgürlük ve doğaya uyum gibi konu- larda fikirleriyle öne çıkmıştır. Diogenes Sinope'de (Sinop) doğmuştur. "Kinik" felsefi öğretisini savunan filozoftur. Rıhtımda bir küfenin içinde yaşayan Diogenes; hayatta malın mülkün önemli olmadığını, insanın doğaya uygun yaşama- sı gerektiğini ileri sürmüştür. Kendisini ziyarete gelen Makedonya Kralı Büyük İskender'in “Benden bir isteğin var mı?" sözüne karşılık "Gölge etme başka ihsan istemez." sözüyle düşüncelerini açıkça ortaya koymuş bir filozoftur. Lukianos (Lukiyanos) Samsat'ta (Adıyaman) doğmuştur. Özellikle ahlakla ilgili eserler vermiştir. Güçlü bir retorikçidir (söz ile ikna etme sanatı). Dönemin özellikle de Kiniklerin düşüncelerini ve inanışlarını eleştirmiştir. 16
null
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
15
MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi İlk Neden (Arkhe) Problemi Thales Su Thales ilk neden sorununu ortaya koyan ilk düşünürdür. Thales'e göre evrenin ilk nede- ni sudur. Su; varlıkların tümü- nün nedeni, ilk maddesidir. Tüm varlıklarda suyu bulmak müm- Anaksimandros kündür. Değişen her şeyde de- Aperion ğişmeden varlığını sürdürendir. Evrendeki çokluğun temelinde- Anaksimandros'a göre ilk ne- ki birliktir. Suyun soğuduğunda den nicelik olarak sınırsız, nite- buz, ısındığında ise buhar olması suyun tüm varlıklarda farklı bi- lik olarak ise belirsiz olmalıdır. Bu da su gibi fiziksel bir madde çimlerde var olduğunu gösterir. olamaz. Arkhe; duyusal olma- yan bir varlık, soyut bir ilkedir. Anaksimenes Sonsuz olan bu ilk neden ape- Hava irondur. Apeiron, bütün varlık- ların temelidir. Apeirondan ilk Anaksimenes, Anaksimandros olarak birbirine karşıt olan sıcak arkhe prob- ve Thales gibi ve soğuk ortava cıkmıstır. Bütün lemiyle ilgilenmiştir. Arkhe. varlıklar da bu iki durumun Anaksimenes'te havadır. Hava, oluşturduğu zıtlıklardan oluşur. Thales'te olduğu gibi somut ancak Anaksimandros'ta olduğu şekliyle Empedokles sonsuzluk niteliğindedir. O, "Hava Toprak, su, hava, ates olan ruh, nasıl bedeni ayakta tutu- vorsa dünvavı ve evreni de avakta tutan havadır." demektedir. Hava, Empedokles'te arkhe, dort yoğunlaşma ve seyrekleşmesiy- ana maddeden oluşur: su, top- le diğer varlıkların oluşmasını rak, hava ve ateş. Kendinden sağlar. başka bir şeye indirgenemeyen ve hareketsiz olan bu ana mad- deleri hareket ettiren dış bir gü- Demokritos cün olması gerektiğini söyler. Atom Bu güç, sevgi ve nefrettir. Tözler değismez ancak farklı oranlarda göre Demokritos’a arkhe. bir araya gelerek farklı varlık- maddenin en küçük yapı taşına ların oluşumunu gerçekleştirir. kadar bölünüp artık bölünemeye- Sevgi birleştirici, nefret ise ayı- cek hâle gelindiğinde elde kalan rıcı ilkedir. son parcadır. O. bu parcava atom demektedir. Atomlar sonsuz, de- ğişmeyen, boşluksuz ve yer kapla- yan özelliktedir. Boşlukta hareket eden atomlar, basınçları sonucu sınırsız sekiller hâlinde birleserek varlıkları oluşturur. Atomların bir araya gelmesi doğum, birbirin- den ayrışması ise ölümdür. 19
null
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
18
MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi Uygulama Aşağıdaki sözleri okuyup bu sözlerden hareketle verilen soruları cevaplayınız. Sen bilgin bir adamsın, bunları bilmen gerek. Ey Gilgamış! Bulamayacağın ölümsüzlüğü aramak için kaybettiğin zamana yazık olmuş. Sana verilen bu yaşamın tadını çıkarmaya bak! Gece gündüz keyiflen. Her gününü üzüntüyle değil sevinçli geçirmeye çalış (Görsel 1.2). Gilgamış Destanı Görsel 1.2: Sümer kil tabletleri Brahman Harisvâmin'in karısı ortadan kaybolur. Brahman günlerce onu arar. Her tarafa bakar ama bulamaz. Keder icin- de yollara düşer. Sıcak bir günde yaşlı bir karı-kocanın evine gelir. Burası bir tür "aş evi"dir. Yaşlı kadın Brahman'a pirinç ve süt dolu bir kap yemek verir ve onu, bu düşkünler evine lâyık olmayan soylu bir kişi olarak gördüğü için yemeğini dere ke- narında yemesini ister. Harisvâmin de öyle yapar. Bir ağacın al- tında yemeğini yerken ağacın üstünde duran bir çaylağın pen- çesinde tuttuğu siyah kobra yılanının ağzından zehiri yemeğin icine düser. Bunu viyen Brahman ölür. Masalın sorusu sudur: Brahman'ın ölümüne neden olan suçlu yemeği veren yaşlı çift mi, çaylak mı yoksa yılan mıdır? Kral şöyle cevap verir: "Düşmanın çaresiz avı iken yılan nasıl suçlu olabilir? Çaylak da karnı acıktığı için doğal olarak yemeğini temin etmektedir. Ac insanları sevabına dovuran vaslı kisilerin de bunda bir sucu olamaz. Bu nedenle Brahman'ın ölümünü herhangi birine yük- leyen kişi, çok aptal bir kişi olmalıdır. Korhan KAYA, Hortlağın Yırmi Beş Hikâyesi Sorular 1. Gılgamış Destanı ile ilgili verilen metne göre bilgin bir kişi ne yapmalıdır? .............................................................................................................................................................................. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ 2. Hint hikâyesinde olaylara tanık olmayan kralın ahlaki bir sonuca varmasındaki dinî ve mitolojik açıklamalar ile kendi sezgisinin rolünü karşılaştırınız. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ .............................................................................................................................................................................. 3. Yukarıdaki alıntılarda ilk medeniyetlerin felsefenin ortaya çıkmasına olan etkisini değerlendiriniz. .............................................................................................................................................................................. .............................................................................................................................................................................. .............................................................................................................................................................................. 15
_page_14_Picture_7.jpeg) Görsel 1.3: Brahman heykeli Brahman Harisvâmin'in karısı ortadan kaybolur. Brahman günlerce onu arar. Her tarafa bakar ama bulamaz. Keder içinde yollara düşer. Sıcak bir günde yaşlı bir karı-kocanın evine gelir. Burası bir tür "aş evi"dir. Yaşlı kadın Brahman'a pirinç ve süt dolu bir kap yemek verir ve onu, bu düşkünler evine lâyık olmayan soylu bir kişi olarak gördüğü için yemeğini dere kenarında yemesini ister. Harisvâmin de öyle yapar. Bir ağacın altında yemeğini yerken ağacın üstünde duran bir çaylağın pençesinde tuttuğu siyah kobra yılanının ağzından zehiri yemeğin içine düşer. Bunu yiyen Brahman ölür. Masalın sorusu şudur: Brahman'ın ölümüne neden olan suçlu yemeği veren yaşlı çift mi, çaylak mı yoksa yılan mıdır? Kral şöyle cevap verir: "Düşmanın çaresiz avı iken yılan nasıl suçlu olabilir? Çaylak da karnı acıktığı için doğal olarak yemeğini temin etmektedir. Aç insanları sevabına doyuran yaşlı kişilerin de bunda bir suçu olamaz. Bu nedenle Brahman'ın ölümünü herhangi birine yükleyen kişi, çok aptal bir kişi olmalıdır. Korhan KAYA, Hortlağın Yirmi Beş Hikâyesi #### **Sorular** ### **1. Gılgamış Destanı ile ilgili verilen metne göre bilgin bir kişi ne yapmalıdır? ................................................................................................................................ ................................................................................................................................ ................................................................................................................................ 2. Hint hikâyesinde olaylara tanık olmayan kralın ahlaki bir sonuca varmasındaki dinî ve mitolojik açıklamalar ile kendi sezgisinin rolünü karşılaştırınız. ................................................................................................................................ ................................................................................................................................ ................................................................................................................................ 3. Yukarıdaki alıntılarda ilk medeniyetlerin felsefenin ortaya çıkmasına olan etkisini değerlendiriniz. ................................................................................................................................ ................................................................................................................................ ................................................................................................................................** #### **MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYILDA ANADOLU'DA YAŞAMIŞ FİLOZOFLAR** MÖ 6-5. yüzyıl arasında Anadolu'nun batı kıyısında yaşamış bazı filozoflar, doğa olayları hakkındaki açıklamalarıyla öne çıkmıştır. Bu açıklamaların ortak niteliği mitolojik unsurlar içermeyen doğal gözleme ve incelemelere dayanmasıdır. Filozoflar; varlığı, doğayı ve evreni yapmış oldukları gözlemler çerçevesinde belli ilkelerle açıklamaya çalışmıştır. Thales, Anaksimandros, Anaksimenes, Anaksagoras, Ksenofanes ve Herakleitos en çok bilinen filozoflardandır. Filozofların çalışmaları, kendilerinden sonrakiler için temel olması ve felsefenin gelişip sistemleşmesine katkı sağlaması açısından önemlidir. Felsefenin sistemli olarak başlaması noktasında çoğu kaynakların bu filozofları işaret etmesi onların önemini daha da artırmaktadır. O dönem itibarıyla felsefi düşünceye katkısı olmuş birçok düşünür, bu coğrafyada bulunur. Diogenes, Aristoteles, Epiktetos ve Lukianos bunlar arasında öne çıkanlardır. #### **Thales** Milet'te (Aydın/Didim) yaşamıştır. Bazı kaynaklara göre tarihin ilk filozofu ve bilim insanı olarak kabul edilir. Evrene yönelik açıklamasında maddeye dayalı bir ilke öne sürmüştür. Felsefe dışında matematik, geometri ve astronomi gibi alanlarda da çalışmaları vardır. Güneş tutulmasını önceden tahmin ettiği söylenir. Geometrideki "Thales Teoremi"de onun çalışmasıdır. #### **Anaksimandros** Thales gibi Milet'te (Aydın/Didim) yaşamıştır ve onun öğrencisi olarak kabul edilmektedir. Matematik, astronomi, haritacılık ve doğa gibi konularda da çalışmalar yapmıştır. Güneş saati üzerinden güneşin konumunu belirleyen bir alet geliştirdiği ve yeryüzü haritalarını çizdiği de söylenir. #### **Anaksimenes** Milet'te (Aydın/Didim) yaşamış filozoflardandır. Anaksimandros'un öğrencisi olduğu kabul edilir. Evren sistemi ve varlıkların oluşmasıyla ilgili düşünceleri felsefe tarihinde öne çıkmıştır. Astronomi alanında çalışmalar yapmıştır. Güneş ve Ay tutulmaları hakkında doğru bilgiler vermiştir. #### **Anaksagoras** Klazomenai'da (İzmir/Urla) yaşamıştır. Felsefe tarihinde varlıkların temeline yönelik "nous" kavramıyla öne çıkmıştır. Bu kavram, maddeleri bir amaca göre düzenleyen ve hareket ettiren ilkeyi işaret eder. #### **Herakleitos** Ephesos'ta (İzmir/Efes/Selçuk) yaşamıştır. Varlıklar üzerine oluş düşüncesiyle öne çıkmıştır. Yapıtlarının anlaşılmasının güç olması ve anlatımını özdeyişler şeklinde yapmasından dolayı ona "Karanlık Herakleitos" denmiştir. Düşünce tarihinde "Aynı ırmağa iki kere girilemez." sözünün sahibidir. #### **Ksenofanes** (Kısefones) Kolophon'da (İzmir/Değirmendere) doğmuştur. İnsan ve toplumun kültürel yaşantısıyla ilgili düşünceler oluşturmuştur. #### **Epiktetos** Hierapolis'te (Denizli/Pamukkale) doğmuştur. Stoa felsefesinin temsilcilerinden olan Epiktetos, ahlak alanındaki düşünceleriyle tanınmıştır. Bilgelik, irade, özgürlük ve doğaya uyum gibi konularda fikirleriyle öne çıkmıştır. #### **Diogenes** Sinope'de (Sinop) doğmuştur. "Kinik" felsefi öğretisini savunan filozoftur. Rıhtımda bir küfenin içinde yaşayan Diogenes; hayatta malın mülkün önemli olmadığını, insanın doğaya uygun yaşaması gerektiğini ileri sürmüştür. Kendisini ziyarete gelen Makedonya Kralı Büyük İskender'in "Benden bir isteğin var mı?" sözüne karşılık "Gölge etme başka ihsan istemez." sözüyle düşüncelerini açıkça ortaya koymuş bir filozoftur. #### **Lukianos** (Lukiyanos) Samsat'ta (Adıyaman) doğmuştur. Özellikle ahlakla ilgili eserler vermiştir. Güçlü bir retorikçidir (söz ile ikna etme sanatı). Dönemin özellikle de Kiniklerin düşüncelerini ve inanışlarını eleştirmiştir. #### **Aristoteles** Felsefe tarihinin en önemli filozoflarından olan Aristoteles, yaşamının bir kısmını Assos'ta (Çanakkale/Ayvacık) geçirip burada felsefi çalışmalar yaptığı için Anadolu'da yaşayan filozoflar arasında sayılmıştır. Mantık, siyaset ve biyoloji gibi birçok bilgi alanında çalışmalarıyla öne çıkan Aristoteles, o dönem itibarıyla bu alanların çoğunda ve etkisi çağlar boyu süren görüşler ortaya koymuştur. Kendinden önceki felsefeler ve bilimsel çalışmalar hakkında verdiği bilgiler dolayısıyla ilk felsefe tarihçisi olarak da bilinir. Canlıları sınıflandırmasından dolayı ilk biyolog olarak bilinen Aristoteles, Makedonya Kralı Büyük İskender'in öğretmenliğini de yapmıştır. #### **Kleanthes** Çanakkale Ayvacık'ta doğmuştur. Kleanthes, Atina'ya gittikten sonra Zenon'un öğrencisi olmuş, ondan sonra da okulunun başına geçmiştir. Felsefesinde ruhun ölümsüzlüğünü savunmuştur. #### **MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYILDA ANADOLU'DA YAŞAMIŞ FİLOZOFLAR** ![](
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
14
1. UNITE 1.2. MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FELSEFESİNİN AYIRICI NİTELİKLERİ MÖ 6-MS 2. yüzyıl felsefesinde farklı felsefi problemler ele alınmıştır. Doğa felsefesi olarak adlandırıldığı dönemde ilk neden ve değişim, felsefenin insana yöneldiği dönemde Sokrates ve Sofistlerin bilgi ve ahlak; sistematik felsefenin başladığı dönemde ise Platon ve Aristoteles'in varlık, bilgi ve değer alanına ait tartışmaları öne çıkar. İLK NEDEN VE DEĞİŞİM DÜŞÜNCELERİ Doğanın insan icin ihtiyacları acısından bilinip tanınma gerekliliği felsefeden de önce vardır. İnsanların yaşamlarını sürdürmeleri, ihtiyaçlarını karşılamaları, güven içinde yaşanaları doğanın tanınmasına vönelik bileiler olusturulmasını sağlamıştır. Pratik amacın dısına çıkıp sadece anla- mak ve merak gidermek için doğaya yönelmek hem bilim hem de felsefenin önemli bir işlevidir ve teorik olana gecisi sağlamıstır. MÖ 6. vüzvil, felsefenin ortava cıkısının belirginlestiği dönemdir (Görsel 1.4). İlk dönem filo- zoflarının olup biteni doğa ile açıklama girişimleri, onların doğa filozofları olarak adlandırılmasını sağlamıştır. Mitolojik açıklamalarla yetinmeyen düşünürler, belirli bir neden-sonuç ilişkisi açıkla- ması geliştirmeye çalışmıştır. Dünyanın ve bütün varlıkların ortaya çıkış nedenini sorgulayan düşü- nürler, mistik açıklamalardan kopmamakla birlikte arayışlarını doğaya yöneltmiştir. Görsel 1.4 Efes Bu dönem felsefesinin ana problemi, varlığın ilk nedeninin ne olduğudur. Varlığın ilk maddesi- nin ne olduğu; ilk neden, ilke ve arkhe olarak isimlendirilmiştir. İlk neden, her şeyin ondan çıktığı ve her şeyin temelini belirleyendir. Bu problem, bir yandan öz (mahiyet) bir yandan da varlığın değişimi tartışmalarına dönüşmüştür. Doğa filozoflarından Thales, Anaksimandros, Anaksimenes, Empedokles ve Demokritos varlığın özü tartışmalarında ilk neden anlayışıyla öne çıkmıştır. Varlığın değişimi tartışmalarında ise felsefe tarihinin ilk karşıt fikirlerinin sahipleri olan Herakleitos ve Parmenides ve Yunan filozoflarının dışında etkili bir filozof olan Lao Tse'nin görüşleri önemlidir. Bu dönemi daha iyi anlamak için ismi geçen filozofların görüşlerini kısaca açıklamak gerekmektedir. 18
_page_17_Picture_7.jpeg) Görsel 1.4: Efes Bu dönem felsefesinin ana problemi, varlığın ilk nedeninin ne olduğudur. Varlığın ilk maddesinin ne olduğu; ilk neden, ilke ve arkhe olarak isimlendirilmiştir. İlk neden, her şeyin ondan çıktığı ve her şeyin temelini belirleyendir. Bu problem, bir yandan öz (mahiyet) bir yandan da varlığın değişimi tartışmalarına dönüşmüştür. Doğa filozoflarından Thales, Anaksimandros, Anaksimenes, Empedokles ve Demokritos varlığın özü tartışmalarında ilk neden anlayışıyla öne çıkmıştır. Varlığın değişimi tartışmalarında ise felsefe tarihinin ilk karşıt fikirlerinin sahipleri olan Herakleitos ve Parmenides ve Yunan filozoflarının dışında etkili bir filozof olan Lao Tse'nin görüşleri önemlidir. Bu dönemi daha iyi anlamak için ismi geçen filozofların görüşlerini kısaca açıklamak gerekmektedir. ## **İlk Neden (Arkhe) Problemi** #### **Anaksimandros** #### Aperion Anaksimandros'a göre ilk ne den nicelik olarak sınırsız, nite lik olarak ise belirsiz olmalıdır. Bu da su gibi fiziksel bir madde olamaz. Arkhe; duyusal olma yan bir varlık, soyut bir ilkedir. Sonsuz olan bu ilk neden ape irondur. Apeiron, bütün varlık ların temelidir. Apeirondan ilk olarak birbirine karşıt olan sıcak ve soğuk ortaya çıkmıştır. Bütün varlıklar da bu iki durumun oluşturduğu zıtlıklardan oluşur. #### **Empedokles** Toprak, su, hava, ateş Empedokles'te arkhe, dört ana maddeden oluşur: su, top rak, hava ve ateş. Kendinden başka bir şeye indirgenemeyen ve hareketsiz olan bu ana mad deleri hareket ettiren dış bir gü cün olması gerektiğini söyler. Bu güç, sevgi ve nefrettir. Tözler değişmez ancak farklı oranlarda bir araya gelerek farklı varlık ların oluşumunu gerçekleştirir. Sevgi birleştirici, nefret ise ayı rıcı ilkedir. #### **Thales** #### Su Thales ilk neden sorununu ortaya koyan ilk düşünürdür. Thales'e göre evrenin ilk nede ni sudur. Su; varlıkların tümü nün nedeni, ilk maddesidir. Tüm varlıklarda suyu bulmak müm kündür. Değişen her şeyde de ğişmeden varlığını sürdürendir. Evrendeki çokluğun temelinde ki birliktir. Suyun soğuduğunda buz, ısındığında ise buhar olması suyun tüm varlıklarda farklı bi çimlerde var olduğunu gösterir. #### **Anaksimenes** #### Hava Anaksimenes, Anaksimandros ve Thales gibi arkhe prob lemiyle ilgilenmiştir. Arkhe, Anaksimenes'te havadır. Hava, Thales'te olduğu gibi somut ancak Anaksimandros'ta olduğu şekliyle sonsuzluk niteliğindedir. O, "Hava olan ruh, nasıl bedeni ayakta tutu yorsa dünyayı ve evreni de ayakta tutan havadır." demektedir. Hava, yoğunlaşma ve seyrekleşmesiy le diğer varlıkların oluşmasını sağlar. #### **Demokritos** Atom ARKHE (İLK NEDEN) Demokritos'a göre arkhe, maddenin en küçük yapı taşına kadar bölünüp artık bölünemeye cek hâle gelindiğinde elde kalan son parçadır. O, bu parçaya atom demektedir. Atomlar sonsuz, de ğişmeyen, boşluksuz ve yer kapla yan özelliktedir. Boşlukta hareket eden atomlar, basınçları sonucu sınırsız şekiller hâlinde birleşerek varlıkları oluşturur. Atomların bir araya gelmesi doğum, birbirin den ayrışması ise ölümdür. ## 1. ÜNİTE MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi #### **Değişim Problemi** #### **Lao Tse** Lao Tse, Taoizm'in kurucusu olarak kabul edilir. Lao Tse hakkındaki bazı bilgiler rivayetlere dayanmaktadır. Tao, patika, yol ve öğreti anlamlarında kullanılmıştır. Lao Tse'ye göre dünya var olan ve var olmayanlardan meydana gelmiştir. Var olmayanların isimlendirilmesiyle var olanlar oluşmuştur. Bu değişim, sonsuz bir kaynaktan beslenir. Bu kaynak **Tao**'dur. Her şey Tao'dan çıkar ve ona geri döner. Tao, bu hâliyle tüm değişimlerin içinde değişmeden kalandır. Lao Tse; Tao düşüncesiyle doğa filozoflarındaki temel madde, ilke veya arkheye benzetilebilecek bir cevheri dile getirmiştir. Tao düşüncesiyle evrenin değişimine açıklama getirmeye çalışmıştır. #### **Herakleitos** Felsefede varlığın oluşu ve değişimi denince akla gelen ilk filozoftur. Bilgelik ile çok bilgi sahibi olmayı birbirinden ayırır. Herakleitos'a göre "arkhe" ateştir. **Ateş,** ölçüsü değişse de değişimin temelinde bulunur. Ateş, oluşumu sağlar. Bu durum süreklidir yani her şey sürekli bir değişim içindedir. Değişimi anlamak için zamanı düşünmek yeterlidir. Her şey karşıtıyla vardır ve kaçınılmaz olarak karşıtına dönüşecektir. Yaşam ölüme, sıcak soğuğa… Karşıtların savaşı uyumlu birliğe ve ardından yeniden karşıtların savaşına dönecektir. Değişimin maddesi ateş, ilkesi logostur. Logos ölçüdür, akıldır. Ancak bu aklın her şeyi yeniden başlatmanın dışında belirli bir amacı yoktur. Herakleitos; değişim ve oluşa yönelik düşünceleriyle günümüze kadar birçok filozofu etkilemiş ve etkilemeye de devam etmektedir. #### **Parmenides** Parmenides, kendinden önceki birçok doğa filozofunda temel problem olan arkhenin ne olduğundan öte varlığın değişimi ve bilgisi üzerine fikirler öne sürmüştür. Felsefe tarihinin ilk büyük karşıtlığının tarafı olan Parmenides, Herakleitos'un düşüncelerinin tam tersini dile getirmektedir. Parmenides, düşüncesinin merkezine "Varlık vardır, yokluk yoktur." ilkesini temel almıştır. Ona göre varlık; ezelî-ebedî, bölünemez, boşluk içermeyen ve hareketsiz olandır. Varlık aldatıcı olarak, çokluk olarak görünse de asıl olarak varlık **bir olan**dır. Ayrıca değişimin reddiyle varlığın zamanla olan bağının olmadığını da söyler. Parmenides'e göre değişim, bir şeyin o şey olmaktan çıkıp başka bir şey olmasıdır. Yani bir şey varken yok olmaktadır. Yokluk olmadığından yok olmak da mümkün değildir. O hâlde değişim duyusal bir yanılgıdır. Varlığın değiştiğini düşünmek mantıksal bir hatayla çelişkiye düşmektir. Düşünce var olanların bilgisine sahiptir, yokluk olmadığından yokluğun bilgisi de olamaz. - - - | <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Toprak | <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Su | |------------------------------------------------|----------------------------------------------| | <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Hava | <br><br><br><br><br><br><br><br><br><br>Ateş | **Uygulama** Aşağıdaki metinleri okuyup metinlerden hareketle verilen soruyu cevaplayınız. Düşünülebilen ve olabilen bir ve aynıdır. Söylenebilen ya da düşünülebilen zorunlu olarak vardır, Çünkü olması olanaklıdır, Ama yok olan için olmak olanaklı değildir. Budur düşünmeni istediğim şey. Budur seni geri tuttuğum ilk araştırma yolu Ve hiçbir şey bilmeyen ölümlülerin İki-yüz ile üzerinde dolanıp durdukları ötekinden de geri tutuyorum seni, Çünkü göğüslerindeki başıboş düşünceleri çaresizlik güder; Kör ve sağırların şaşkınlığı içinde yargıda bulunamayan sürü gibi sürüklenip dururlar. Onlar için olmak ve olmamak aynı şeydir ve gene de aynı şey değildir. Ve onlar için tüm şeyler karşıt yönlerde gider! Çünkü olmayan şeylerin oldukları hiçbir zaman kanıtlanmayacaktır. Parmenides, Doğa Üzerine Aynı şeydir yaşayanla ölmüş, uyanıkla uyuyan, gençle ihtiyar. Bunlar değişince ötekilerdir ve ötekiler değişince de bunlar. Bunların hayatı onların ölümü, onların hayatı da bunların ölümüdür. Soğuk ısınır, sıcak soğur, yaş kurur, kuru nemlenir. Kendinde ikilik olan şeyin "logos"da nasıl uyuştuğunu anlamazlar. Daire çemberi üzerinde başlangıç ve son, ortaklaşa bir şeydir. Keçeci mengenesinin doğru ve eğri yolu bir ve aynıdır. İnen ve çıkan yol, bir ve aynıdır. İyi ile kötü, bir ve aynı şeydir. Zaman; oynayan, dama taşı süren bir çocuktur. Bir çocuğun hakan oyunu! Olduğu yerde kalan hiçbir şey yoktur. Aynı ırmaklara girenlerin üzerine hep başka başka sular akar, gelir. Aynı ırmaklara giriyoruz, hem girmiyoruz. Hem biziz hem değiliz. Aynı ırmağa iki kere girilemez. Herakleitos, Doğa (W. Kranz, Antik Felsefe) #### **Soru** **Yukarıdaki metinlere göre varlığın değişim problemiyle ilgili Parmenides ve Herakleitos'un düşüncelerindeki temel farklar nelerdir?** ................................................................................................................................................. ................................................................................................................................................. #### **SOKRATES VE SOFİSTLERİN BİLGİ VE AHLAK ANLAYIŞLARI** MÖ 6-MS 2. yüzyıl felsefesinde doğa filozoflarından sonra insanın merkeze alındığı felsefi düşünceler tartışılmaya başlanmıştır. Bu tartışmaların bir tarafı Sofistler diğer tarafı ise Sokrates'tir. Sofistler; para karşılığı ders veren, bir konuda uzmanlaşmış bilgili kişilerdir. Bu kişiler özellikle konuşma sanatında (hitabet) ve siyasette eğitim vermişlerdir. Sofistler, bilgide kesinliğin olmadığını bu yüzden kesin bilgi arayışının da doğru olmadığını savunmuşlardır. Sokrates ise kesin bilginin var olduğunu ve ahlaki bilgilerin de bu türden bilgiler olduğunu savunmuştur. Sofistler ve Sokrates hakkındaki bilgiler daha çok Sokrates'in öğrencisi olan Platon'un yazmış olduğu diyalog türü eserlere dayanır. #### **Sofistler** **Protagoras** ve **Gorgias** başta olmak üzere Sofistlere göre insan duyular yoluyla edinilen bilgilerde algı yanılması yaşar. Suya batırılan çubuğun düz olmasına rağmen onun kırık görünmesi bu yanılmadan kaynaklanır. Bilgi edinme sürecinde duyuların kullanılması, elde edinilen bilginin hatalı olma ihtimalini doğurur. Dolayısıyla onlara göre her zaman geçerli olan kesin bir bilgi yoktur. Çünkü bilgi, kişiden kişiye değişen **göreceli** bir niteliğe sahiptir. Felsefede bu bakış açısı rölativizm olarak adlandırılır. Protagoras, "İnsan her şeyin ölçüsüdür." derken bir şeyin doğru veya yanlış olmasını tamamen kişiye bağlar. Benzer biçimde Gorgias, "Hiçbir şey yoktur, olsa da bilemeyiz, bilsek de aktaramayız." sözüyle üzerinde uzlaşılabilecek hiçbir bilgi olmadığını savunur. Sofistler, bilgi görüşlerinde olduğu gibi ahlak görüşlerinde de göreceliği temele alırlar. İyi ve kötünün insanın kendinde anlam kazandığını ileri sürerler. Onlara göre herkesin uymak zorunda olduğu ahlaki bir yasa, insanın bu göreceli algısından dolayı mümkün değildir. #### **Sokrates** "Sorgulanmamış yaşam, yaşamaya değmez." diyerek hayatın sorgulanmasına dikkat çeken Sokrates, soru sorma ve fikir tartışmalarını felsefesinin yöntemi olarak gören filozoftur. Sokrates, düşüncelerinden dolayı yargılanmış ve idama mahkum edilmiştir (Görsel 1.5). Sokrates, ahlak üzerine kapsamlı olarak felsefe yapan ilk filozoflardandır. Sokrates'in ahlak görüşleri Platon, Aristoteles ve daha birçok filozofu etkilemiştir. Günümüz açısından da evrensel bir niteliğe sahip olma iddiasını taşır. Sokrates, Sofistlerin doğru bilginin mümkün olamayacağına yönelik düşüncelerini eleştirir. Sokrates'e göre ahlaki doğrular vardır ve bunlar Sofistlerin dediği gibi göreceli değildir. Sokrates'in görüşlerinin ana teması şudur: Bilgi; ![](
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
17
MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi Aristoteles Felsefe tarihinin en önemli filozoflarından olan Aristoteles, yaşamının bir kısmını Assos'ta (Çanakkale/Ayvacık) geçirip burada felsefi çalışmalar yaptığı için Anadolu'da yaşayan filozoflar arasında sayılmıştır. Mantık, siyaset ve biyoloji gibi birçok bilgi alanında çalışmalarıyla öne çıkan Aristoteles, o dönem itibarıyla bu alanların çoğunda ve etkisi çağlar boyu süren görüşler ortaya koymustur. Kendinden önceki felsefeler ve bilimsel calısmalar hakkında verdiği bilgiler dolayısıyla ilk felsefe tarihçisi olarak da bilinir. Çanlıları sınıflandırmasından dolayı ilk biyolog olarak bilinen Aristoteles, Makedonya Kralı Büyük İskender'in öğretmenliğini de yapmıştır. Kleanthes Çanakkale Ayvacık'ta doğmuştur. Kleanthes, Atina'ya gittikten sonra Zenon'un öğrencisi olmuş, ondan sonra da okulunun başına geçmiştir. Felsefesinde ruhun ölümsüzlüğünü savunmuştur. MO 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYILDA ANADOLU'DA YAŞAMIŞ FİLOZOFLAR 15 Aydın/Didim (Miletos) Thales 1 Anaksimandros Aydın/Didim (Miletos) Anaksimenes Aydın/Didim (Miletos) Anaksagoras Izmir/Urla (Klazomenai) Herakleitos 2 Izmir/Selcuk/Efes (Ephesos) Ksenofanes Izmir/Menderes/Değirmendere (Kolofon) 3 Denizli/Pamukkale (Hierapolis) Epiktetos 4 Diogenes Sinop (Sinope) 5 Lukianos Adıyaman/Samsat (Samosata) Canakkale/Ayvacık (Asos) Aristoteles 6 Kleanthes Canakkale/Ayvacık (Asos) Harita 1.1:MÖ 6-MS 2. Yüzyılda Anadolu'da Yaşamış Filozoflar 17
_page_16_Figure_6.jpeg) | 1 | Thales<br>Anaksimandros<br>Anaksimenes | Aydın/Didim (Miletos)<br>Aydın/Didim (Miletos)<br>Aydın/Didim (Miletos) | |---|------------------------------------------|-------------------------------------------------------------------------------------------------| | 2 | Anaksagoras<br>Herakleitos<br>Ksenofanes | İzmir/Urla (Klazomenai)<br>İzmir/Selçuk/Efes (Ephesos)<br>İzmir/Menderes/Değirmendere (Kolofon) | | 3 | Epiktetos | Denizli/Pamukkale (Hierapolis) | | 4 | Diogenes | Sinop (Sinope) | | 5 | Lukianos | Adıyaman/Samsat (Samosata) | | 6 | Aristoteles<br>Kleanthes | Çanakkale/Ayvacık (Asos)<br>Çanakkale/Ayvacık (Asos) | Harita 1.1:MÖ 6-MS 2. Yüzyılda Anadolu'da Yaşamış Filozoflar ![](
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
16
MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi Uygulama Doğa filozoflarının arkhe (ilk neden, temel öge) düşüncelerinden hareketle hazırlanmış olan bölümlere aşağıdaki maddelerde istenen açıklamaları yazınız. 1. Bu ögenin sizde çağrıştırdıkları nelerdir? 2. Doğa filozoflarının bu öğeyi arkhe olarak ele almasındaki gerekçeler nelerdir? 3. Günlük dilde (atasözü, deyim vb.) bu kavramların yer aldığı cümleleri yazınız. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ .............................................................................................................................................................................. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ .............................................................................................................................................................................. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ .............................................................................................................................................................................. Toprak Su .............................................................................................................................................................................. .............................................................................................................................................................................. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ .............................................................................................................................................................................. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ .............................................................................................................................................................................. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ .............................................................................................................................................................................. Hava Ates ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ .............................................................................................................................................................................. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ .............................................................................................................................................................................. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ .............................................................................................................................................................................. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ .............................................................................................................................................................................. 21
null
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
20
1. ÜNİTE Uygulama Aşağıdaki metinleri okuyup metinlerden hareketle verilen soruyu cevaplayınız. Düşünülebilen ve olabilen bir ve aynıdır. Söylenebilen ya da düşünülebilen zorunlu olarak vardır, Çünkü olması olanaklıdır. Ama yok olan için olmak olanaklı değildir. Budur düşünmeni istediğim şey. Budur seni geri tuttuğum ilk arastırma yolu Ve hiçbir şey bilmeyen ölümlülerin İki-yüz ile üzerinde dolanıp durdukları ötekinden de geri tutuyorum seni, Çünkü göğüslerindeki başıboş düşünceleri çaresizlik güder; Kör ve sağırların şaşkınlığı içinde yargıda bulunamayan sürü gibi sürüklenip dururlar. Onlar için olmak ve olmamak aynı şeydir ve gene de aynı şey değildir. Ve onlar için tüm şeyler karşıt yönlerde gider! Çünkü olmayan şeylerin oldukları hiçbir zaman kanıtlanmayacaktır. Parmenides, Doğa Uzerine Aynı şeydir yaşayanla ölmüş, uyanıkla uyuyan, gençle ihtiyar. Bunlar değişince ötekilerdir ve ötekiler değişince de bunlar. Bunların hayatı onların ölümü, onların hayatı da bunların ölümüdür. Soğuk ısınır, sıcak soğur, yaş kurur, kuru nemlenir. Kendinde ikilik olan şeyin "logos"da nasıl uyuştuğunu anlamazlar. Daire çemberi üzerinde başlangıç ve son, ortaklaşa bir şeydir. Keçeci mengenesinin doğru ve eğri yolu bir ve aynıdır. İnen ve cıkan vol, bir ve aynıdır. İyi ile kötü, bir ve aynı şeydir. Zaman; oynayan, dama taşı süren bir çocuktur. Bir çocuğun hakan oyunu! Olduğu yerde kalan hiçbir şey yoktur. Aynı ırmaklara girenlerin üzerine hep başka başka sular akar, gelir. Aynı ırmaklara giriyoruz, hem girmiyoruz. Hem biziz hem değiliz. Avnı ırmağa iki kere girilemez. Herakleitos, Doğa (W. Kranz, Antik Felsefe) Soru Yukarıdaki metinlere göre varlığın değişim problemiyle ilgili Parmenides ve Herakleitos'un düşüncelerindeki temel farklar nelerdir? ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- ---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- 22
null
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
21
MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi SOKRATES VE SOFİSTLERİN BİLGİ VE AHLAK ANLAYIŞLARI MO 6-MS 2. yüzyıl felsefesinde doğa filozoflarından sonra insanın merkeze alındığı felsefi dü- şünceler tartışılmaya başlanmıştır. Bu tartışmaların bir tarafı Sofistler diğer tarafı ise Sokrates'tir. Sofistler; para karşılığı ders veren, bir konuda uzmanlaşmış bilgili kişilerdir. Bu kişiler özellikle ko- nuşma sanatında (hitabet) ve siyasette eğitim vermişlerdir. Sofistler, bilgide kesinliğin olmadığını bu yüzden kesin bilgi arayışının da doğru olmadığını savunmuşlardır. Sokrates ise kesin bilginin var olduğunu ve ahlaki bilgilerin de bu türden bilgiler olduğunu savunmuştur. Sofistler ve Sokrates hakkındaki bilgiler daha çok Sokrates'in öğrencisi olan Platon'un yazmış olduğu divalog türü eserlere dayanır. Sofistler Protagoras ve Gorgias başta olmak üzere Sofistlere göre insan duyular yoluyla edinilen bilgiler- de algı yanılması yaşar. Suya batırılan çubuğun düz olmasına rağmen onun kırık görünmesi bu yanıl- madan kaynaklanır. Bilgi edinme sürecinde duyuların kullanılması, elde edinilen bilginin hatalı olma ihtimalini doğurur. Dolayısıyla onlara göre her zaman geçerli olan kesin bir bilgi yoktur. Çünkü bilgi, kişiden kişiye değişen göreceli bir niteliğe sahiptir. Felsefede bu bakış açısı rölativizm olarak adlan- dırılır. Protagoras, "İnsan her şeyin ölçüsüdür." derken bir şeyin doğru veya yanlış olmasını tamamen kişiye bağlar. Benzer biçimde Gorgias, "Hiçbir şey yoktur, olsa da bilemeyiz, bilsek de aktaramayız." sözüyle üzerinde uzlaşılabilecek hiçbir bilgi olmadığını savunur. Sofistler, bilgi görüşlerinde olduğu gibi ahlak görüşlerinde de göreceliği temele alırlar. İyi ve kötünün insanın kendinde anlam kazandığını ileri sürerler. Onlara göre herkesin uymak zorunda olduğu ahlaki bir yasa, insanın bu göreceli algısından dolayı mümkün değildir. Sokrates "Sorgulanmamış yaşam, yaşamaya değmez." diyerek hayatın sorgulanma- sına dikkat çeken Sokrates, soru sorma ve fikir tartışmalarını felsefesinin yön- temi olarak gören filozoftur. Sokrates, düşüncelerinden dolayı yargılanmış ve idama mahkum edilmiştir (Görsel 1.5). Sokrates, ahlak üzerine kapsamlı olarak felsefe yapan ilk filozoflardan- dır. Sokrates'in ahlak görüşleri Platon, Aristoteles ve daha birçok filozofu etki- lemiştir. Günümüz açısından da evren- sel bir niteliğe sahip olma iddiasını taşır. Sokrates. Sofistlerin doğru bilginin mümkün olamayacağına yönelik düşün- celerini eleştirir. Sokrates'e göre ahlaki doğrular vardır ve bunlar Sofistlerin Görsel 1.5: Sokrates'in Olümü dediği gibi göreceli değildir. Sokrates'in görüşlerinin ana teması şudur: Bilgi; ahlaklı ve erdemli olmayı getirir, kişinin bilgisizliği ise ahlaktan yoksun davranışlar göstermesine neden olur. Ona göre kimse bilerek kötülük yapmaz. Insan, özü itibarıyla iyidir. Kötülük, onun bil- eisizliğinden kavnaklanır. Sokrates, geliştirmiş olduğu tartışma yöntemiyle insanlarda doğuştan var olduğunu düşündüğü bilgileri ortaya çıkarmaya çalışır. İlk önce kendisinin hiçbir şey bilmediğini dile getirerek (ironi), ör- neğin onlara "Cesaret nedir?" gibi sorulardan birini yönelterek tartışmayı başlatır ve onların görüş- lerinden hareketle de başka sorular sorarak kendi cevaplarını gözden geçirmelerini sağlar. Tartışma boyunca karsı tarafın fikirlerinin gücsüzlüğünü ortaya çıkarır. Konusulan konuyla ileili doğustan var olan bilgilerin hatırlanmasına imkân verir. Doğru bilgi bir anlamda kişinin akıl yürütmeleri ile doğurtulur. 23
_page_22_Picture_11.jpeg) Görsel 1.5: Sokrates'in Ölümü ahlaklı ve erdemli olmayı getirir, kişinin bilgisizliği ise ahlaktan yoksun davranışlar göstermesine neden olur. Ona göre kimse bilerek kötülük yapmaz. İnsan, özü itibarıyla iyidir. Kötülük, onun bilgisizliğinden kaynaklanır. Sokrates, geliştirmiş olduğu tartışma yöntemiyle insanlarda doğuştan var olduğunu düşündüğü bilgileri ortaya çıkarmaya çalışır. İlk önce kendisinin hiçbir şey bilmediğini dile getirerek (ironi), örneğin onlara "Cesaret nedir?" gibi sorulardan birini yönelterek tartışmayı başlatır ve onların görüşlerinden hareketle de başka sorular sorarak kendi cevaplarını gözden geçirmelerini sağlar. Tartışma boyunca karşı tarafın fikirlerinin güçsüzlüğünü ortaya çıkarır. Konuşulan konuyla ilgili doğuştan var olan bilgilerin hatırlanmasına imkân verir. Doğru bilgi bir anlamda kişinin akıl yürütmeleri ile doğurtulur. ## 1. ÜNİTE MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi Bu yöntem, günümüzde Sokratik Yöntem (maiotik yöntem) olarak bilinmektedir ( Şekil 1.1). ![](
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
22
1. ÜNİTE Değişim Problemi Lao Tse Lao Tse, Taoizm'in kurucusu olarak kabul edilir. Lao Tse hakkındaki bazı bilgiler rivayetlere davanmaktadır. Tao, patika, vol ve öğreti anlamlarında kullanılmıştır. Lao Tse'ye göre dünya var olan ve var olmayanlardan meydana gelmiştir. Var olmayanların isimlendirilmesiyle var olanlar oluşmuştur. Bu değişim, sonsuz bir kaynaktan beslenir. Bu kaynak Tao'dur. Her şey Tao'dan çıkar ve ona geri döner. Tao, bu hâliyle tüm değişimlerin içinde değişmeden kalandır. Lao Tse; Tao düşüncesiyle doğa filozoflarındaki temel madde, ilke veya ark- heye benzetilebilecek bir cevheri dile getirmiştir. Tao düşüncesiyle evrenin deği- şimine açıklama getirmeye çalışmıştır. Herakleitos Felsefede varlığın oluşu ve değişimi denince akla gelen ilk filozoftur. Bilgelik ile çok bilgi sahibi olmayı birbirinden ayırır. Herakleitos'a göre "arkhe" ateştir. Ates, ölçüsü değişimin temelin- de bulunur. Ates, olusumu sağlar. Bu durum süreklidir yani her sev sürekli bir değişim içindedir. Değişimi anlamak için zamanı düşünmek yeterlidir. Her şey karşıtıyla vardır ve kaçınılmaz olarak karşıtına dönüşecektir. Yaşam ölüme, sıcak soğuğa ... Karşıtların savaşı uyumlu birliğe ve ardından yeniden karşıtların sava- şına dönecektir. Değişimin maddesi ateş, ilkesi logostur. Logos ölçüdür, akıldır. Ancak bu aklın her sevi veniden baslatmanın dısında belirli bir amacı voktur. Herakleitos; değişim ve oluşa yönelik düşünceleriyle günümüze kadar birçok filozofu etkilemiş ve etkilemeye de devam etmektedir. Parmenides, kendinden önceki birçok doğa filozofunda temel problem olan ark- Parmenides henin ne olduğundan öte varlığın değişimi ve bilgisi üzerine fikirler öne sürmüştür. Felsefe tarihinin ilk büyük karşıtlığının tarafı olan Parmenides, Herakleitos'un düşüncelerinin tam tersini dile getirmektedir. Parmenides, düşüncesinin merkezine "Varlık vardır, yokluk yoktur." ilkesini temel almıştır. Ona göre varlık; ezelî-ebedî, bölünemez, boşluk içermeyen ve hareketsiz olandır. Varlık aldatıcı olarak, çokluk olarak görünse de asıl olarak varlık bir olandır. Ayrıca değişimin reddiyle varlığın zamanla olan bağının olmadığını da söyler. Parmenides’e göre değişim, bir şeyin o şey olmaktan çıkıp başka bir şey olmasıdır. Yani bir şey varken yok olmaktadır. Yokluk olmadığından yok olmak da mümkün değildir. O hâlde değişim duyusal bir yanılgıdır. Varlığın değiştiğini düşünmek mantıksal bir hatayla çelişkiye düşmektir. Düşünce var olanların bilgisine sahiptir, yokluk olmadığından yokluğun bilgisi de olamaz. 20
null
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
19
MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi PLATON VE ARİSTOTELES'İN VARLIK, BİLGİ VE DEĞER ANLAYIŞLARI Felsefe tarihinin önde gelen filozoflarından Platon ve Aristoteles'i çağın diğer filozoflarından ayıran temel fark, felsefenin bütün alanlarına yöne- lik görüşleri belli bir sistemde sunmaları ve felsefe alanında yazılı eserler bırakmalarıdır (Görsel 1.6). Platon ve Aristoteles, çeşitli tartışmaların ana problemlerini tespit etmiş ve onlara yönelik tutar- lı görüsler ileri sürmüstür. Bütüncül felsefelerinden dolayı felsefe tarihinin ilk sistem filozofları ola- rak nitelendirilirler.Platon, görüşleriyle idealizmin Aristoteles de realizmin öncüsü olarak kendilerin- den sonra gelen filozoflara ilham vermiş ve yol gös- terici olmuştur. Platon Platon, yalnız MO 6-MS 2. yüzyıl boyunca değil tüm zamanların en önemli filozoflarından biri olarak kabul edilmektedir. Kimilerine göre felsefenin bütün tartışma başlıklarını açmış, kimilerine göre ise ken- dinden önceki düşünürlerin (özellikle Herakleitos, Parmenides, Protagoras ve Sokrates) fikirlerini sen- tezlemiştir. Platon'un felsefe tarihinin ilk sistemli Görsel 1.6: Platon ve Aristoteles filozofu olması: sivasetten sanata, dinden eğitime bütün alanlarda kendi felsefesi içinde tutarlı ve bütünlükçü görüşler ortaya koymasındandır. Platon felsefesi üzerine çalışma yapan birçok araştırmacı, Platon'u felsefeye yönlendiren adımın siyaset olduğunu düşünmektedir. Hocası Sokrates'e yaşadığı toplumun idam hükmünü vermesi onu bu aravısa itmistir. Herkes için geçerli doğrulukla ilgili değişmez bir gerçeklik arayışına giren Platon, bütün felse- fesinin temelini oluşturacak fikri ortaya atacaktır. Bu değişmez gerçeklik alanı, idealar dünyasıdır. Platon'un gerçekliğe yönelik düşünceleri idealar kuramı olarak ifade edilmiştir. Platon'un Varlık Anlayışı Platon öncesi filozoflarda varlığa yönelik düşünceler varlığın değişimi konusunda farklılık gös- termektedir. Platon, varlığın değişimini kabul ve reddeden düşüncelerden yola çıkarak "idealar kuramı" olarak isimlendirilen varlık anlayışını oluşturmuştur. Platon'a göre gerçek varlık, değişmeden kalabilen olmalıdır; aksi hâlde bilgisine ulaşılamaz. Platon'un varlık anlayışının temelinde akılla kavranabilen, değişmeyen, kendi kendinin nedeni olan gerçek varlıklar, idealar vardır. İdealar duyusal dünyanın dışındadır. Duyusal alana bağlı olan varlıklar ise idealardan pay alarak var olan fenomenlerdir. Bu varlıklar, ideaların yani gerçeğin birer kopyasıdır. Platon'un Bilgi Anlayışı Platon, bilgi anlayışını oluştururken varlık anlayışından yola çıkar. Gerçek varlığın yani ideanın bilgisiyle sadece bir yansıma olan fenomenlerin bilgisini ayırmıştır. İdeaların bilgisi, idealar dünya- sından akıl yoluyla edinilir. Akıl bu bilgiye ulaşmak için ideaların bilgisinin olduğu kendi içine dönmelidir. Bu kendine dönüş bir tür anımsamadır. Platon'a göre ideaların bilgisi doğuştan zi- hinde hazır bulunur. Platon, bu bilgilere episteme demektedir. Bu düşünceye ruhun ölümsüzlüğü fikriyle ulaşır. Ruh, doğum ve ölümle idealar ve fenomenler dünyasına gidip gelmektedir. Bu gidiş ve gelişlerde idealar dünyasında görülenler fenomenlerin ışıltısında unutulmaktadır. Platon'un bil- gi anlayışında fenomenlere yönelik bilgi olarak kabul edilmez. Fenomenler, insanda sadece sanı ve tahminler oluşturur. 25
_page_24_Picture_6.jpeg) Görsel 1.6: Platon ve Aristoteles bütün alanlarda kendi felsefesi içinde tutarlı ve bütünlükçü görüşler ortaya koymasındandır. Platon felsefesi üzerine çalışma yapan birçok araştırmacı, Platon'u felsefeye yönlendiren adımın siyaset olduğunu düşünmektedir. Hocası Sokrates'e yaşadığı toplumun idam hükmünü vermesi onu bu arayışa itmiştir. Herkes için geçerli doğrulukla ilgili değişmez bir gerçeklik arayışına giren Platon, bütün felsefesinin temelini oluşturacak fikri ortaya atacaktır. Bu değişmez gerçeklik alanı, idealar dünyasıdır. Platon'un gerçekliğe yönelik düşünceleri **idealar kuramı** olarak ifade edilmiştir. #### **Platon'un Varlık Anlayışı** Platon öncesi filozoflarda varlığa yönelik düşünceler varlığın değişimi konusunda farklılık göstermektedir. Platon, varlığın değişimini kabul ve reddeden düşüncelerden yola çıkarak "idealar kuramı" olarak isimlendirilen varlık anlayışını oluşturmuştur. Platon'a göre gerçek varlık, değişmeden kalabilen olmalıdır; aksi hâlde bilgisine ulaşılamaz. Platon'un varlık anlayışının temelinde akılla kavranabilen, değişmeyen, kendi kendinin nedeni olan gerçek varlıklar, idealar vardır. İdealar duyusal dünyanın dışındadır. Duyusal alana bağlı olan varlıklar ise idealardan pay alarak var olan fenomenlerdir. Bu varlıklar, ideaların yani gerçeğin birer kopyasıdır. #### **Platon'un Bilgi Anlayışı** Platon, bilgi anlayışını oluştururken varlık anlayışından yola çıkar. Gerçek varlığın yani ideanın bilgisiyle sadece bir yansıma olan fenomenlerin bilgisini ayırmıştır. İdeaların bilgisi, idealar dünyasından akıl yoluyla edinilir. Akıl bu bilgiye ulaşmak için idealara, ideaların bilgisinin olduğu kendi içine dönmelidir. Bu kendine dönüş bir tür anımsamadır. Platon'a göre ideaların bilgisi doğuştan zihinde hazır bulunur. Platon, bu bilgilere **episteme** demektedir. Bu düşünceye ruhun ölümsüzlüğü fikriyle ulaşır. Ruh, doğum ve ölümle idealar ve fenomenler dünyasına gidip gelmektedir. Bu gidiş ve gelişlerde idealar dünyasında görülenler fenomenlerin ışıltısında unutulmaktadır. Platon'un bilgi anlayışında fenomenlere yönelik bilgiler, gerçek bilgi olarak kabul edilmez. Fenomenler, insanda sadece **sanı** ve **tahmin**ler oluşturur. 1. ÜNİTE MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi Yer altında, mağaramsı bir yer içinde insanlar çocukluklarından beri ayak ve boyunlarından zincire vurulmuş bir mahpus olarak yaşar. Kımıldayamaz ve burunlarının ucundan başka bir yeri göremezler. Yüksek bir yerde yakılmış ateş arkalarında parıldar. Mahpuslarla ateş arasındaki yolda başka insanlar, ellerinde tahtadan yapılmış kuklalar taşır. Mahpuslar, bu kuklaların karşılarındaki mağaranın duvarına yansıyan gölgelerini görüp bunları gerçek zanneder. Gerçek, mahpuslar için nesnelerin gölge- ![](
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
24
1. ÜNİTE Bu yöntem, günümüzde Sokratik Yöntem (maiotik yöntem) olarak bilinmektedir ( Şekil 1.1). Karşı taraftan Sunulan Sorgulamaya Karşı tarafın Kanıtları destek- verilen Soru örneklerin karşı görüş doğru bilgiyi lemeyen istisna cevaplar icin sorulur. geçersiz tekrar gözden görmesi örnekler sunulur. kanıt sunması kılınana kadar geçirilmesi sağlanır. istenir. devam edilir. istenir. Şekil 1.1: Sokratik Yöntem Uyqulama Değer alanına yönelik bazı sorular aşağıda verilmiştir. Bu soruları sınıfta Sokratik Yöntem'le tartışınız. Tartışma sürecinde savunulan ve geçersiz kılınan görüşleri aşağıda boş bırakılan yerlere nedenleriyle birlikte yazınız. Adalet nedir? İddia Karşı İddia 1. Adalet güclünün isine gelendir. 1. Adalet güclünün değil haklının yanındadır. 2. Güclü kimseler, nüfuzlu va da zengin kimselerdir. Gücün cazibesi tesirlidir. 2. Bir ülkede güclü ve vetkin kimseler. yasalardan ayrılmayan yargıçlardır. 3. Yetkili kimseler gücünü çıkarlarına 3. Büvük ve nüfuzlu kisilerin cıkarları- göre kullanır. nın çatıştığı zamanlarda neler olacak 4. Otoriter ve zorba olan, çatışmayı düşündün mü? Bu durum nasıl sona durduracak ve dağılan insanları ateşin erecek peki? etrafında toplavacaktır. Daha zorba 4. Bu durumda eskiden güç sahibi olanın olan diğerinin ateşine su katana kadar bu durum devam eder. durumu ne olacak? 5. Güçlü olan gücünü kaybedecek sonun- 5. Akıllı bir kimse bilir ki bir gün güçlü da güc el değiştirecektir. güçten düşer ya da kendinden daha güclüsü karşısına dikilir. Öyle bir gün 6. Yani adalet, güçlü güçsüz herkes için gelir, güçlü dediğin kimseler de adaleti zorunludur diyorsun? Peki. Onlar ada- arzu eder. leti nerede arayacaklar? 6. Doğruluktan avrılmayan vargıclarda arayacaklar çünkü onlar adaleti sağla- yacak olan tek yetkin kimselerdir. Sabır nedir? İddia Karşı İddia ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ .............................................................................................................................................................................. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ .............................................................................................................................................................................. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ .............................................................................................................................................................................. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ .............................................................................................................................................................................. ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ .............................................................................................................................................................................. .............................................................................................................................................................................. .............................................................................................................................................................................. 24
_page_23_Figure_2.jpeg) Değer alanına yönelik bazı sorular aşağıda verilmiştir. Bu soruları sınıfta Sokratik Yöntem'le tartışınız. Tartışma sürecinde savunulan ve geçersiz kılınan görüşleri aşağıda boş bırakılan yerlere nedenleriyle birlikte yazınız. | İddia | Adalet nedir?<br>Karşı İddia | | | |---------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------|------------------------------|------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------|-------------| | 1.<br>Adalet güçlünün işine gelendir.<br>Güçlü kimseler, nüfuzlu ya da zengin<br>2.<br>kimselerdir. Gücün cazibesi tesirlidir.<br>Yetkili kimseler gücünü çıkarlarına<br>3.<br>göre kullanır.<br>İddia<br>4.<br>Otoriter ve zorba olan, çatışmayı<br>durduracak ve dağılan insanları ateşin<br>etrafında toplayacaktır. Daha zorba<br>İddia<br>olan diğerinin ateşine su katana kadar<br>bu durum devam eder.<br>Güçlü olan gücünü kaybedecek sonun<br>5.<br>da güç el değiştirecektir.<br>Yani adalet, güçlü güçsüz herkes için<br>6.<br>zorunludur diyorsun? Peki. Onlar ada<br>leti nerede arayacaklar?<br>İddia | | 1.<br>Adalet güçlünün değil haklının<br>yanındadır.<br>Bir ülkede güçlü ve yetkin kimseler,<br>2.<br>yasalardan ayrılmayan yargıçlardır.<br>Büyük ve nüfuzlu kişilerin çıkarları<br>3.<br>Karşı İddia<br>nın çatıştığı zamanlarda neler olacak<br>düşündün mü? Bu durum nasıl sona<br>erecek peki?<br>Karşı İddia<br>Bu durumda eskiden güç sahibi olanın<br>4.<br>durumu ne olacak?<br>Akıllı bir kimse bilir ki bir gün güçlü<br>5.<br>güçten düşer ya da kendinden daha<br>güçlüsü karşısına dikilir. Öyle<br>bir gün<br>gelir, güçlü dediğin kimseler de adaleti<br>arzu eder.<br>Doğruluktan ayrılmayan yargıçlarda<br>6.<br>arayacaklar çünkü onlar adaleti sağla<br>yacak olan tek yetkin kimselerdir.<br>Karşı İddia | | | İddia | Sabır nedir? | | Karşı İddia | | | <br><br><br><br><br> | <br><br><br><br><br> | | #### **PLATON VE ARİSTOTELES'İN VARLIK, BİLGİ VE DEĞER ANLAYIŞLARI** Felsefe tarihinin önde gelen filozoflarından Platon ve Aristoteles'i çağın diğer filozoflarından ayıran temel fark, felsefenin bütün alanlarına yönelik görüşleri belli bir sistemde sunmaları ve felsefe alanında yazılı eserler bırakmalarıdır (Görsel 1.6). Platon ve Aristoteles, çeşitli tartışmaların ana problemlerini tespit etmiş ve onlara yönelik tutarlı görüşler ileri sürmüştür. Bütüncül felsefelerinden dolayı felsefe tarihinin ilk sistem filozofları olarak nitelendirilirler.Platon, görüşleriyle idealizmin Aristoteles de realizmin öncüsü olarak kendilerinden sonra gelen filozoflara ilham vermiş ve yol gösterici olmuştur. #### **Platon** Platon, yalnız MÖ 6-MS 2. yüzyıl boyunca değil tüm zamanların en önemli filozoflarından biri olarak kabul edilmektedir. Kimilerine göre felsefenin bütün tartışma başlıklarını açmış, kimilerine göre ise kendinden önceki düşünürlerin (özellikle Herakleitos, Parmenides, Protagoras ve Sokrates) fikirlerini sentezlemiştir. Platon'un felsefe tarihinin ilk sistemli filozofu olması; siyasetten sanata, dinden eğitime ![](
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
23
MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi Aristoteles Platon'un öğrencisi olan Aristoteles, bir diğer önemli sistem filozofudur. Aristoteles'in düşünce- lerinin anlaşılması için ona iki açıdan bakılabilir. Birincisi, eserlerinde kendinden önceki filozofla- rın düşüncelerine yer vermesi ve onların ele aldığı problemleri ayrıntılı olarak inceleyerek kendi çözüm yollarını göstermesidir. Bu yönüyle ilk felsefe tarihçisi olarak da kabul edilen Aristoteles, problemlere sistematik açıdan yaklaşmış ve öğretici bir dil kullanmıştır. İkincisi ise yapmış oldu- ğu calısmalarıyla felsefenin dısında birçok alana (bilim, sanat vb.) katkısı ve günümüze etkisi- dir. Özellikle 2-15. yüzyıl arasında Hristiyan ve İslam coğrafyalarındaki felsefelerin temelinde Aristoteles'in etkisi açık olarak görülür. Onun fizik ve mantık alanındaki çalışmaları, bu dönemin düşünce dünyasının şekillenmesinde rol oynamıştır. İslam filozofları tarafından “ilk öğretmen” olarak da isimlendirilen Aristoteles’in eserleri Arapçaya çevirilmiş ve yapılan çalışmalarla bilim ve felsefe alanında önemli gelişmeler sağlanmıştır. Aristoteles'in Varlık Anlayışı Aristoteles, varlıkların görünüşlerinin sürekli değiştiğini belirtir. Değişime uğrayan şeyin yani maddelerin değişim süresince özlerini koruduğunu düşünür. "Gerçek varlık nedir?" sorusuna ho- cası Platon'un görüşlerini eleştirerek cevap verir. Platon, gerçek varlığı fenomenlerden ayrı olarak düşünmüştür. Ona göre gerçek varlık, kendisinin adlandırdığı idealar dünyasındadır ve fenomen- ler, onların birer kopyasıdır. Aristoteles ise gerçek varlığın ayrı bir dünyada olmadığını düşünür ve Platon'dan farklı olarak maddelerin özünde bulunduğunu ileri sürer. Aristoteles'e göre varlıkların değişim içinde olması onların öz ya da tözlerinin değişmesini gerektirmez. Varlıkların özünün ko- runarak baska baska varlıklara dönüstüğünü savunur. Aristoteles, değişim problemini madde ile form arasında kurduğu ilişkiyle ele alır. Ona göre duyularla fark edilen her şey, form (biçim) kazanmış maddelerdir. her varlık bir maddenin veya birden fazla maddenin birleşmesi sonucunda oluşmuş bir formdur. Aynı zamanda kendinden olu- şan başka bir formun da maddesidir. Aristoteles'e göre doğadaki her varlığın bir nedeni vardır. O, herhangi bir şeyin varlığını ve dün- yadaki işlevini dört neden görüşüyle açıklar (Şekil 1.3). Maddi Neden Formel Neden Fail Neden Ereksel Neden Şekil 1.3: Aristoteles, "Dört Neden Görüşü" Maddi Neden: Bir şeyin kendisinden yapıldığı veya kendisinden meydana geldiği maddedir. Alçıdan yapılmış bir vazonun maddi nedeni alçıdır. Formel Neden: Bir şeyin biçimsel nedenidir. Alçının vazo görünüşünü alması formel nedendir. Fail Neden: Hareket ettirici neden olarak da bilinen fail neden, maddenin bicim kazanmasını sağ- layan nedendir. Alçının vazoya dönüşmesini sağlayan sanatçı, fail nedendir. Ereksel Neden: Bir maddenin biçim kazanmasındaki amacını gösteren nedendir. Vazonun bir de- met çiçek için biçim almasının nedeni ereksel nedendir. 27
_page_26_Figure_8.jpeg) Şekil 1.3: Aristoteles, "Dört Neden Görüşü" **Maddi Neden:** Bir şeyin kendisinden yapıldığı veya kendisinden meydana geldiği maddedir. Alçıdan yapılmış bir vazonun maddi nedeni alçıdır. Lorem ipsum **Formel Neden:** Bir şeyin biçimsel nedenidir. Alçının vazo görünüşünü alması formel nedendir. **Fail Neden:** Hareket ettirici neden olarak da bilinen fail neden, maddenin biçim kazanmasını sağlayan nedendir. Alçının vazoya dönüşmesini sağlayan sanatçı, fail nedendir. **Ereksel Neden:** Bir maddenin biçim kazanmasındaki amacını gösteren nedendir. Vazonun bir demet çiçek için biçim almasının nedeni ereksel nedendir. ![](
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
26
MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi Delice Korkaklık Atılganlık Cesaret Şekil 1.4: Altın orta örneği "Nikomakhos'a Etik" adlı eserinde ortaya koyduğu düşünceleri aynı zamanda onun siyaset ile ilgili görüşlerine de zemin teşkil eder. Mutluluğun yasanması icin doğru ortamın toplumsal vasam olduğunu ileri sürer. Sosyal olma- yan insanların mutlu olmadığını belirtir. Aristoteles, "İnsan, doğası gereği siyasi bir hayvandır." sö- züyle bunu anlatmak ister. Mutluluğun sırrı, toplumsal ve siyasal düzen içindedir. Devlet, yapacağı düzenlemelerle bireylerin mutluluğunu sağlayabilir. Aristoteles'in iyi ve erdem temelinde ahlaki davranışları açıklaması, çağdaş dünyada toplumun bir üyesi olan insanın sorumluluklarını fark etmesi açısından önemlidir. Uygulama Aristoteles'in "altın orta" görüşünden hareketle boş bırakılan yerlere verilen kavramları yazınız. cömertlik, sorumluluk, dengeli olma, cesaret, bilgelik Eylemin Aşırılığı Eylemin Eksikliği Altın Orta Korkaklık Delice atılganlık .............................................................................................................................................................................. Güdümlü olma Asilik .............................................................................................................................................................................. Cimrilik Savurganlık .............................................................................................................................................................................. Vurdumduymazlık Aşırı kaygılılık .............................................................................................................................................................................. Cahillik Bilgiçlik ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------ 29
_page_28_Picture_1.jpeg) Şekil 1.4: Altın orta örneği "Nikomakhos'a Etik" adlı eserinde ortaya koyduğu düşünceleri aynı zamanda onun siyaset ile ilgili görüşlerine de zemin teşkil eder. Mutluluğun yaşanması için doğru ortamın toplumsal yaşam olduğunu ileri sürer. Sosyal olmayan insanların mutlu olmadığını belirtir. Aristoteles, "İnsan, doğası gereği siyasi bir hayvandır." sözüyle bunu anlatmak ister. Mutluluğun sırrı, toplumsal ve siyasal düzen içindedir. Devlet, yapacağı düzenlemelerle bireylerin mutluluğunu sağlayabilir. Aristoteles'in iyi ve erdem temelinde ahlaki davranışları açıklaması, çağdaş dünyada toplumun bir üyesi olan insanın sorumluluklarını fark etmesi açısından önemlidir. # **Uygulama** Aristoteles'in "altın orta" görüşünden hareketle boş bırakılan yerlere verilen kavramları yazınız. | Eylemin Eksikliği | Altın Orta | Eylemin Aşırılığı | |-------------------|------------|-------------------| | Korkaklık | | Delice atılganlık | | Güdümlü olma | | Asilik | | Cimrilik | | Savurganlık | | Vurdumduymazlık | | Aşırı kaygılılık | | Cahillik | | Bilgiçlik | #### **cömertlik, sorumluluk, dengeli olma, cesaret, bilgelik** ## **1.3. MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FİLOZOFLARININ FELSEFİ GÖRÜŞLERİNİN ANALİZİ** MÖ 6-MS 2. yüzyıl felsefi döneminde yapılan felsefe tartışmalarını daha iyi anlamak için aşağıda o döneme ait metinler verilmiştir. Bunlara yönelik hazırlanmış metin analizi uygulamalarını yapınız. **Metin Analizi** Aşağıdaki metni okuyup metinden hareketle verilen soruları cevaplayınız. #### **ÜSTÜN ERDEM** #### **Birinci Bölüm (Öğrenmek)** **Filozof Tsang dedi ki (IV):** "Her gün kendimi üç nokta üzerinde yoklarım. Başkaları için bir iş görürken acaba onlara bağlı mıyım? Arkadaşlarla konuşurken içten miyim? Derslerden yeterli derecede bilgi edinebildim mi?" **Üstat dedi ki (VII):** "Bir bilgin ağırbaşlı değilse ona karşı saygı gösterilmez. Onun bilgisi de sağlam değildir.", "Bağlılığı ve içtenliği birinci planda tut.", "Kendine uygun olmayan kimselerle arkadaşlık etme.", "Yanlışlarını düzeltmekten korkma." #### **Dördüncü Bölüm (Komşulara Karşı Erdemli Olmak)** **Üstat dedi ki (II):** "Erdemli olmayan kimseler (…) sıkıntıya ve eğlenceye karşı koyamazlar." **Üstat dedi ki (III):** "**İstenç** (irade), erdemin üzerine kurulursa nefret uyandırıcı davranışlar olmaz." **Üstat dedi ki (IX):** "Büyük ve üstün insan, erdemi; küçük insansa rahatını düşünür." #### **On İkinci Bölüm (Yen Yüan)** **Chung-kung:** "**Üstün erdem**"i sordu. **Üstat yanıt verdi (II)**: "Ülke dışına çıktığında herkese sanki büyük bir konuğu kabul ediyormuşsun gibi davran. Sanki bir kurban töreninde görevliymişsin gibi halkına hizmet et. Kendine yapılmasını istemediğin şeyleri başkasına yapma. Gerek ülkende gerekse ailende kendine karşı bir yakınmada bulunulmasına yol açma." > Konfüçyüs, İdeal Bir İnsan ve Topluma Dair Konuşmalar **1- Metinde kırmızıyla yazılmış kavramlarla ne anlatılmak istenmiştir?** **2- Metinde altı çizili bölümde vurgulanmak istenen düşünce nedir? Açıklayınız.** **3- İnsanın çıkarını düşünmesi, Konfüçyüs'ün ahlak görüşleri açısından ne gibi sonuçlar doğurmaktadır? Değerlendiriniz.** ![](
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
28
1. ÜNİTE Uygulama Aşağıda Hitit Günesi heykeli görseli verilmiştir (Görsel 1.9). Bu heykele yönelik verilmiş ifade- lerin, Aristoteles'in dört neden öğretisine göre karşılıklarını yazınız. Heykeltıras Güneşe Benzemesi .............................................................................................................................................................................. .............................................................................................................................................................................. .............................................................................................................................................................................. .............................................................................................................................................................................. Hitit Medeniyetini Kil Temsil Etmesi .............................................................................................................................................................................. .............................................................................................................................................................................. .............................................................................................................................................................................. Görsel 1.9: Hitit Güneşi heykeli Aristoteles'in Bilgi Anlayışı Aristoteles felsefesinin sistematiğini onun bilgi anlayışı oluşturur. O, "Bütün insanlar doğal olarak bilmek isterler." der. Herhangi bir şeyin bilinmesini idealar kuramı görüşüyle açıklayan Platon'dan farklı olarak Aristoteles, bilmenin duyular ve akıl yürütme yoluyla gerçekleştiğini düşünür. Aristoteles'e göre bilinen şey, duyuları etkileyen form almış maddelerdir. İnsan, potansiyel ola- rak maddeleri algılar ve akıl yoluyla onların ne olduğunu anlar. Bir şeyin bilinmesi, onun neden- lerinin bilinmesidir. Bilgi; ona göre doğru tümel önermeler arasında akıl yürüt- meyle kurulur, ilgili olduğu nesneyle aynıdır ve onun nedenlerinin bilgisidir. Aristoteles'e göre bir şeyin ne olduğunu söylemek için o şeyi bir kavramla ilişkilendirmek gere- kir. "Bu, bir masadır." dendiğinde karşılaşılan nesne, masa kavramıyla tanımlanmış olur. Bu tanım- lama zihinde var olan kategoriler aracılığıyla olanaklıdır. Dolayısıyla varlığın bilgisinin ona ait olan kategorilerle bilinebileceğini belirtir. Aristoteles'in Değer Anlayışı Aristoteles'in ahlak görüşleri "Nikomakhos'a Etik" adlı eserinde yer alır. Nikomakhos, Aristoteles'in oğludur ve bu eseri, Aristoteles'in ölümünden sonra oğlunun yayımlattığı söylenir. Aristoteles, her eylemin iyiyi arzuladığını söyler ve bu iyinin ne olduğunu sorgular. Her yapılan eylemin bir amacı olduğunu ve bunun iyi ile ilgili olduğunu belirtir. Ona göre insan bu iyi ile mut- lu olur. Mutluluk, en güzel ve en hoşa gidendir. Mutluluk, "Ruhun amacıdır." ve bu amaca uygun davranış, erdeme uygun olan davranıştır. Dolayısıyla Aristoteles'e göre erdemin araştırılması gere- kir ve bu erdemler, insan ruhunun erdemleridir. İnsanın bir özelliği olarak erdemi görür. Aristoteles'e göre iki tür erdem vardır: düşünce ve karakter. Düşünce erdemi eğitimle, karakter er- demi de alışkanlıkla elde edilir. Karakter erdemleri çevreyle oluşan erdemlerdir. Aristoteles, insan ey- lemlerindeki aşırılık veya eksikliğin iyi olmadığını ve insanı mutsuz ettiğini belirtir. Ona göre erdemli olmak bu iki uç arasında orta yolu bulmaktır. Erdemlilik eylemlerin aşırılığı ya da eksikliği nedeniyle bozulur. Kişi, kendi iradesiyle orta yolu bulur. İnsanın erdemli olması buna bağlıdır. Aristoteles'in gö- rüşü günümüzde altın orta olarak da bilinir (Şekil 1.4). 28
_page_27_Picture_1.jpeg) #### **Aristoteles'in Bilgi Anlayışı** Aristoteles felsefesinin sistematiğini onun bilgi anlayışı oluşturur. O, "Bütün insanlar doğal olarak bilmek isterler." der. Herhangi bir şeyin bilinmesini idealar kuramı görüşüyle açıklayan Platon'dan farklı olarak Aristoteles, bilmenin duyular ve akıl yürütme yoluyla gerçekleştiğini düşünür. Aristoteles'e göre bilinen şey, duyuları etkileyen form almış maddelerdir. İnsan, potansiyel olarak maddeleri algılar ve akıl yoluyla onların ne olduğunu anlar. Bir şeyin bilinmesi, onun nedenlerinin bilinmesidir. Bilgi; ona göre doğru tümel önermelerle tikel önermeler arasında akıl yürütmeyle kurulur, ilgili olduğu nesneyle aynıdır ve onun nedenlerinin bilgisidir. Aristoteles'e göre bir şeyin ne olduğunu söylemek için o şeyi bir kavramla ilişkilendirmek gerekir. "Bu, bir masadır." dendiğinde karşılaşılan nesne, masa kavramıyla tanımlanmış olur. Bu tanımlama zihinde var olan kategoriler aracılığıyla olanaklıdır. Dolayısıyla varlığın bilgisinin ona ait olan kategorilerle bilinebileceğini belirtir. #### **Aristoteles'in Değer Anlayışı** Aristoteles'in ahlak görüşleri "Nikomakhos'a Etik" adlı eserinde yer alır. Nikomakhos, Aristoteles'in oğludur ve bu eseri, Aristoteles'in ölümünden sonra oğlunun yayımlattığı söylenir. Aristoteles, her eylemin iyiyi arzuladığını söyler ve bu iyinin ne olduğunu sorgular. Her yapılan eylemin bir amacı olduğunu ve bunun iyi ile ilgili olduğunu belirtir. Ona göre insan bu iyi ile mutlu olur. Mutluluk, en güzel ve en hoşa gidendir. **Mutluluk**, "Ruhun amacıdır." ve bu amaca uygun davranış, erdeme uygun olan davranıştır. Dolayısıyla Aristoteles'e göre erdemin araştırılması gerekir ve bu erdemler, insan ruhunun erdemleridir. İnsanın bir özelliği olarak erdemi görür. Aristoteles'e göre iki tür erdem vardır: düşünce ve karakter. Düşünce erdemi eğitimle, karakter erdemi de alışkanlıkla elde edilir. Karakter erdemleri çevreyle oluşan erdemlerdir. Aristoteles, insan eylemlerindeki aşırılık veya eksikliğin iyi olmadığını ve insanı mutsuz ettiğini belirtir. Ona göre erdemli olmak bu iki uç arasında orta yolu bulmaktır. Erdemlilik eylemlerin aşırılığı ya da eksikliği nedeniyle bozulur. Kişi, kendi iradesiyle orta yolu bulur. İnsanın erdemli olması buna bağlıdır. Aristoteles'in görüşü günümüzde **altın orta** olarak da bilinir (Şekil 1.4). ![](
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
27
1. ÜNİTE Yer altında, mağaramsı bir yer içinde insanlar çocukluklarından beri ayak ve boyunlarından zin- cire vurulmus bir mahpus olarak yaşar. Kımıldayamaz ve burun- larının ucundan başka bir yeri göremezler. Yüksek bir yerde yakılmış ateş arkalarında parıl- dar. Mahpuslarla ateş arasındaki yolda başka insanlar, ellerinde tahtadan yapılmış kuklalar taşır. Mahpuslar, bu kuklaların karşı- larındaki mağaranın duvarına yansıyan gölgelerini görüp bun- ları gerçek zanneder. Gerçek, Görsel 1.7: Platon'un magara benzetmest mahpuslar için nesnelerin gölge- lerinden başka bir şey olamaz (Görsel 1.7). Platon'un varlık anlayışına göre gölgeler fenomenleri, kuklalar ise ideaları sembolize eder. İnsanların duyularla elde ettiği fenomenlerin bilgisini gerçek olarak düşünmeleri yanılgıdır. Gerçek, akılla ulaşılan ideaların bilgisinden oluşur. Uygulama Aşağıda sinema salonu görseli verilmiştir (Görsel 1.8). Platon'un mağara benzetmesi ile günü- müz sinema salonlarını karşılaştırıp Tablo 1.2'deki eşleştirmeyi yapınız. Tablo 1.2: Kavramlar Sinema Salonu Mağara Kavramları Kavramları Mahkümlar Ates Duvardaki gölgeler Görsel 1.8: Sinema salonu Platon'un Değer Anlayışı Felsefede değer kavramı; etik, siyaset ve sanat gibi alanların dahil olduğu bir adlandırmadır. Platon'un etik, siyaset ve sanat anlayışları; bilgi anlayışında olduğu gibi varlık anlayışıyla şekillenir. Platon'un gerçek varlıklar olarak nitelendirdiği ideaların en üstünde iyi ideası bulunur. Platon ahlak anlayışını bu doğrultuda oluşturur. Platon’a göre ahlakın kaynağı mutluluktur ve mutluluğa iyi ideasına ulaşmaya çalışmakla varılır. İyi ideasına ulaşmak için onun bilgisini ortaya çıkarmak; bunun içinse erdemli, adil ve doğru olmak gereklidir. Platon, siyaset felsefesi düşüncelerini insanların istek ve ihtiyaçlarının doğal olarak oluşturduğu "devlet" düşüncesiyle açıklar. Platon'a göre devlet; insanların "iyi", "güzel" ve "doğru" bir hayat yaşamaları için ortaya çıkmıştır. Platon, devletin böylesi bir amacı gerçekleştirebilmesinin koşulu olarak yöneticilerin filozof olması gerektiğini söyler. Ona göre ancak filozoflar iyi ide- asının bilgisine ulaşabilir. Filozofların erdemi bilgeliktir. Filozofların bilgece yönetimi insanların mutlu olmasını sağlar. Platon, sanat anlayışını da varlık anlayışına göre kurar. Ona göre sanat, gerçeğin soluk bir kopyası olan fenomenlerin birer kopyasını yapmaya koyulursa değersiz bir ürün ortaya çıkarır. Bu hâliyle sanat, sadece yansımasıdır. Platon'a göre sanatçı, eserlerinde fenomenleri değil ideaları yansıtabildiğinde mükemmelliğe ulaşır. 26
_page_25_Picture_7.jpeg) Görsel 1.8: Sinema salonu | Tablo 1.2: Kavramlar<br>Mağara Kavramları | Sinema Salonu<br>Kavramları | |-------------------------------------------|-----------------------------| | Mahkûmlar | | | Ateş | | | Duvardaki gölgeler | | #### **Platon'un Değer Anlayışı** Felsefede değer kavramı; etik, siyaset ve sanat gibi alanların dahil olduğu bir adlandırmadır. Platon'un etik, siyaset ve sanat anlayışları; bilgi anlayışında olduğu gibi varlık anlayışıyla şekillenir. Platon'un gerçek varlıklar olarak nitelendirdiği ideaların en üstünde **iyi ideası** bulunur. Platon ahlak anlayışını bu doğrultuda oluşturur. Platon'a göre ahlakın kaynağı mutluluktur ve mutluluğa iyi ideasına ulaşmaya çalışmakla varılır. İyi ideasına ulaşmak için onun bilgisini ortaya çıkarmak; bunun içinse erdemli, adil ve doğru olmak gereklidir. Platon, siyaset felsefesi düşüncelerini insanların istek ve ihtiyaçlarının doğal olarak oluşturduğu "devlet" düşüncesiyle açıklar. Platon'a göre devlet; insanların "iyi", "güzel" ve "doğru" bir hayat yaşamaları için ortaya çıkmıştır. Platon, devletin böylesi bir amacı gerçekleştirebilmesinin koşulu olarak yöneticilerin filozof olması gerektiğini söyler. Ona göre ancak ve ancak filozoflar iyi ideasının bilgisine ulaşabilir. Filozofların erdemi bilgeliktir. Filozofların bilgece yönetimi insanların mutlu olmasını sağlar. Platon, sanat anlayışını da varlık anlayışına göre kurar. Ona göre sanat, gerçeğin soluk bir kopyası olan fenomenlerin birer kopyasını yapmaya koyulursa değersiz bir ürün ortaya çıkarır. Bu hâliyle sanat, sadece yansımanın yansımasıdır. Platon'a göre sanatçı, eserlerinde fenomenleri değil ideaları yansıtabildiğinde mükemmelliğe ulaşır. 26 #### **Aristoteles** Platon'un öğrencisi olan Aristoteles, bir diğer önemli sistem filozofudur. Aristoteles'in düşüncelerinin anlaşılması için ona iki açıdan bakılabilir. Birincisi, eserlerinde kendinden önceki filozofların düşüncelerine yer vermesi ve onların ele aldığı problemleri ayrıntılı olarak inceleyerek kendi çözüm yollarını göstermesidir. Bu yönüyle ilk felsefe tarihçisi olarak da kabul edilen Aristoteles, problemlere sistematik açıdan yaklaşmış ve öğretici bir dil kullanmıştır. İkincisi ise yapmış olduğu çalışmalarıyla felsefenin dışında birçok alana (bilim, sanat vb.) katkısı ve günümüze etkisidir. Özellikle 2-15. yüzyıl arasında Hristiyan ve İslam coğrafyalarındaki felsefelerin temelinde Aristoteles'in etkisi açık olarak görülür. Onun fizik ve mantık alanındaki çalışmaları, bu dönemin düşünce dünyasının şekillenmesinde rol oynamıştır. İslam filozofları tarafından "ilk öğretmen" olarak da isimlendirilen Aristoteles'in eserleri Arapçaya çevirilmiş ve yapılan çalışmalarla bilim ve felsefe alanında önemli gelişmeler sağlanmıştır. #### **Aristoteles'in Varlık Anlayışı** Aristoteles, varlıkların görünüşlerinin sürekli değiştiğini belirtir. Değişime uğrayan şeyin yani maddelerin değişim süresince özlerini koruduğunu düşünür. "Gerçek varlık nedir?" sorusuna hocası Platon'un görüşlerini eleştirerek cevap verir. Platon, gerçek varlığı fenomenlerden ayrı olarak düşünmüştür. Ona göre gerçek varlık, kendisinin adlandırdığı idealar dünyasındadır ve fenomenler, onların birer kopyasıdır. Aristoteles ise gerçek varlığın ayrı bir dünyada olmadığını düşünür ve Platon'dan farklı olarak maddelerin özünde bulunduğunu ileri sürer. Aristoteles'e göre varlıkların değişim içinde olması onların öz ya da tözlerinin değişmesini gerektirmez. Varlıkların özünün korunarak başka başka varlıklara dönüştüğünü savunur. Aristoteles, değişim problemini **madde ile form** arasında kurduğu ilişkiyle ele alır. Ona göre duyularla fark edilen her şey, form (biçim) kazanmış maddelerdir. her varlık bir maddenin veya birden fazla maddenin birleşmesi sonucunda oluşmuş bir formdur. Aynı zamanda kendinden oluşan başka bir formun da maddesidir. Aristoteles'e göre doğadaki her varlığın bir nedeni vardır. O, herhangi bir şeyin varlığını ve dünyadaki işlevini dört neden görüşüyle açıklar (Şekil 1.3). ![](
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
25
1. UNITE 1.3. MÖ 6. YÜZYIL-MS 2. YÜZYIL FİLOZOFLARININ FELSEFİ GÖRÜSLERİNİN ANALİZİ MO 6-MS 2. yüzyıl felsefi döneminde yapılan felsefe tartışmalarını daha iyi anlamak için aşağıda o döneme ait metinler verilmiştir. Bunlara yönelik hazırlanmış metin analizi uygulamalarını yapınız. Metin Analizi Aşağıdaki metni okuyup metinden hareketle verilen soruları cevaplayınız. USTUN ERDEM Birinci Bölüm (Öğrenmek) Filozof Tsang dedi ki (IV): "Her gün kendimi üç nokta üzerinde yoklarım. Başkaları için bir iş görürken acaba onlara bağlı mıyım? Arkadaşlarla konuşurken içten miyim? Derslerden yeterli derecede bilgi edinebildim mi?" Üstat dedi ki (VII): "Bir bilgin ağırbaşlı değilse ona karşı saygı gösterilmez. Onun bilgisi de sağlam değildir.", "Bağlılığı ve içtenliği birinci planda tut.", "Kendine uygun olmayan kimselerle arkadaslık etme.". "Yanlıslarını düzeltmekten korkma." Dördüncü Bölüm (Komşulara Karşı Erdemli Olmak) Üstat dedi ki (II): "Erdemli olmayan kimseler ( ... ) sıkıntıya ve eğlenceye karşı koyamazlar." Üstat dedi ki (III): "İstenç (irade), erdemin üzerine kurulursa nefret uyandırıcı davranışlar olmaz." Üstat dedi ki (IX): "Büyük ve üstün insan, erdemi; küçük insansa rahatını düşünür." On İkinci Bölüm (Yen Yüan) Chung-kung: "Üstün erdem"i sordu. Üstat yanıt verdi (II): "Ülke dışına çıktığında herkese sanki büyük bir konuğu kabul ediyor- muşsun gibi davran. Sanki bir kurban töreninde görevliymişsin gibi halkına hizmet et. Kendine yapılmasını istemediğin şeyleri başkasına yapma. Gerek ülkende gerekse ailende kendine karşı bir yakınmada bulunulmasına yol açma." Konfüçyüs, Ideal Bir Insan ve Topluma Dair Konusmalar - Metinde kırmızıyla yazılmış kavramlarla ne anlatılmak istenmiştir? Metinde altı çizili bölümde vurgulanmak istenen düşünce nedir? Açıklayınız. İnsanın çıkarını düşünmesi, Konfüçyüs'ün ahlak görüşleri açısından ne gibi sonuçlar doğurmaktadır? Değerlendiriniz. 30
null
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
29
MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi Metin Analizi Aşağıdaki metni okuyup metinden hareketle verilen soruları cevaplayınız. SOKRATES'IN SAVUNMASI Atinalılar! Beni suclayanların üzerinizdeki tesirini bilemiyorum. ( ... ) Bircoğunuzu ta cocuklu- ğunuzdan beri yalanlarla kandırarak güya göklerde olup bitenlerle uğraşan, yerin altında neler gectiğini araştıran, yanlışı doğru gibi göstermeyi beceren Sokrates adlı bir bilgin olduğuna sizi inandırmışlardır. ( ... ) İnsan bilgisinin büyük bir şey olmadığını, hatta hiçbir şey olmadığını göster- mek istemiştir; ( ... ) Bilge sandığın kimi bulursam konuşup soruyorum; bilge olmadıklarını anla- yınca da Tanrı sözüne hak vererek bilge olmadıklarını kendilerine gösteriyorum. Meletos, şöyle gel; bana cevap ver: - Sence kötü kimselerle birlikte yaşamak mı yoksa iyi kimselerle birlikte yaşamak mı daha iyi? Cevap versene dostum; zor bir şey sormuyorum. Iyi insanlar yanlarındakilere hep iyilik, kötüler de kötülük ederler. Değil mi? - Süphesiz. - Şimdi, bir arada yaşadığı kimselerden faydalanan, çok zarar görmek isteyen var mı? Cevap ver dostum; kanun, cevap vermeni emrediyor. Zarar görmek isteyecek kimse var mıdır? - Elbette voktur. - Peki, gençleri doğru yoldan çıkarıyor, kötülüğe götürüyor diye beni suçluyorsun. Sence ben bu suçu bilerek mi bilmeyerek mi işliyorum? - Bilerek diyorum. - Demek ki Meletos, iyilerin yanlarındakilere iyilik; kötülerin ise kötülük ettikleri şu genç ya- şında senin yüksek zekânca bilinen bir gerçek olduğu hâlde ben bu yaşımda birlikte yaşamak zo- runda olduğum bir kimseyi doğru yoldan ayırırsam ondan bana zarar geleceğini bilmeyecek kadar karanlık ve bilgisizlik içindeyim. Hem de bunu iddiana göre bile bile yapıyorum. Meletos, buna ne beni inandırabilirsin, ne de başkalarını. Öyleyse ya ben onları doğru yoldan çıkarmıyorum yahut da çıkarıyorsam bunu bilmeyerek yapıyorum, her iki hâlde de yalan söylüyorsun. Bundan başka işlediğim suç bilmeyerek işlenmişse kanun onu suç tanımaz, beni bir kenara çekerek ayrıca hatır- latman ve öğüt vermen gerekirdi çünkü öğütle bilmeyerek işlediğim suçu, herhâlde işlemekten vazgecerdim. Hâlbuki sen benimle konuşmaktan, bana öğretmekten kaçındın, bunu istemedin; beni mahkemeye, kanunun aydınlatılması gerekenleri değil cezalandırılması gerekenleri gönder- diği mahkemeye sürükledin. Platon, Sokrates'in Savunması Metinde kırmızıyla yazılmış kavramlarla ne anlatılmak istenmiştir? Metinde altı çizili bölümde vurgulanmak istenen düşünce nedir? Açıklayınız. Sokrates'e göre bilgi ve erdem arasındaki ilişkiyi açıklayınız. 31
_page_30_Picture_1.jpeg) Aşağıdaki metni okuyup metinden hareketle verilen soruları cevaplayınız. #### **SOKRATES'İN SAVUNMASI** Atinalılar! Beni suçlayanların üzerinizdeki tesirini bilemiyorum. (…) Birçoğunuzu ta çocukluğunuzdan beri yalanlarla kandırarak güya göklerde olup bitenlerle uğraşan, yerin altında neler geçtiğini araştıran, yanlışı doğru gibi göstermeyi beceren Sokrates adlı bir bilgin olduğuna sizi inandırmışlardır. (…) İnsan bilgisinin büyük bir şey olmadığını, hatta hiçbir şey olmadığını göstermek istemiştir; (…) Bilge sandığım kimi bulursam konuşup soruyorum; bilge olmadıklarını anlayınca da Tanrı sözüne hak vererek bilge olmadıklarını kendilerine gösteriyorum. Meletos, şöyle gel; bana cevap ver: – Sence kötü kimselerle birlikte yaşamak mı yoksa iyi kimselerle birlikte yaşamak mı daha iyi? Cevap versene dostum; zor bir şey sormuyorum. İyi insanlar yanlarındakilere hep **iyilik,** kötüler de **kötülük** ederler. Değil mi? – Şüphesiz. – Şimdi, bir arada yaşadığı kimselerden faydalanan, çok zarar görmek isteyen var mı? Cevap ver dostum; kanun, cevap vermeni emrediyor. Zarar görmek isteyecek kimse var mıdır? – Elbette yoktur. – Peki, gençleri doğru yoldan çıkarıyor, kötülüğe götürüyor diye beni suçluyorsun. Sence ben bu suçu bilerek mi bilmeyerek mi işliyorum? – Bilerek diyorum. – Demek ki Meletos, iyilerin yanlarındakilere iyilik; kötülerin ise kötülük ettikleri şu genç yaşında senin yüksek zekânca bilinen bir gerçek olduğu hâlde ben bu yaşımda birlikte yaşamak zorunda olduğum bir kimseyi doğru yoldan ayırırsam ondan bana zarar geleceğini bilmeyecek kadar karanlık ve bilgisizlik içindeyim. Hem de bunu iddiana göre bile bile yapıyorum. Meletos, buna ne beni inandırabilirsin, ne de başkalarını. Öyleyse ya ben onları doğru yoldan çıkarmıyorum yahut da çıkarıyorsam bunu bilmeyerek yapıyorum, her iki hâlde de yalan söylüyorsun. Bundan başka işlediğim suç bilmeyerek işlenmişse kanun onu suç tanımaz, beni bir kenara çekerek ayrıca hatırlatman ve öğüt vermen gerekirdi çünkü öğütle bilmeyerek işlediğim suçu, herhâlde işlemekten vazgeçerdim. Hâlbuki sen benimle konuşmaktan, bana öğretmekten kaçındın, bunu istemedin; beni mahkemeye, kanunun aydınlatılması gerekenleri değil cezalandırılması gerekenleri gönderdiği mahkemeye sürükledin. > Platon, Sokrates'in Savunması **1- Metinde kırmızıyla yazılmış kavramlarla ne anlatılmak istenmiştir?** **2- Metinde altı çizili bölümde vurgulanmak istenen düşünce nedir? Açıklayınız.** **3- Sokrates'e göre bilgi ve erdem arasındaki ilişkiyi açıklayınız.** ![](
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
30
MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi Metin Analizi Aşağıdaki metni okuyup metinden hareketle verilen soruları cevaplayınız. DAVRANIŞLARDA ORTA YOLU BULMA Ikinci Kitap Biri düsünce, diğeri ise karakter erdemi olmak üzere iki tür erdem vardır. Bunlardan düsünce erdemi daha çok eğitimle oluşur ve gelişir, bu nedenle de deneyim ve zaman gerektirir; karakter erdemi ise alışkanlıkla edinilir. Üzerinde durduğumuz say, her ne kadar böyle bir sav ise de onu desteklemeyi denemeli. Ilkin güç ve sağlık konusunda gördüğümüz gibi "Bu tür şeyler, doğal yapıları gereği eksiklik ya da aşırılık yüzünden bozulur." savını araştıralım. Nitekim aşırı ve eksik yapılan beden eğitimi gücü yıpratır, aynı şekilde içecek ve yiyecekler çok fazla ya da çok az olduğu zaman sağlığı bozar; dengeli olduğu zaman ise sağlığı meydana getirir, artırır ve korur. Ölçülülük, yiğitlik ve öteki erdemlerde de bu böyledir. Her şeyden kaçan, korkan ve hiçbir şeye dayanamayan korkak; hiçbir şeyden korkmayan, her şeyin üzerine giden cüretli olur. Aynı şekilde her hazzı tadan ve hiçbirinden uzak kalmayan haz düşkünü, yabani gibi hepsinden kaçan ise duygusuz olur. Ölçülülük de yiğitlik de aşırlık ya da eksiklik yüzünden bozulur, orta olma ile korunur. O hâlde karakter erdeminin orta olduğu ve ne şekilde orta olduğu: Biri aşırılık öteki eksik- lik olan iki kötülüğün ortası olduğu ve etkilenimlerde ortayı hedef edinmekle böyle olduğu yeterince belirtilmiş oldu. Bu nedenle erdemli olmak güç iştir. Her şeyde ortayı bulmak zor iştir. ( .. ) Ofkelenmek, para vermek ve harcamak herkesin yapabileceği kolay bir şeydir ama bun- ların kime, ne kadar, ne zaman, niçin, nasıl yapılacağı ne herkesin bileceği bir sev ne de kolavdır. Bunları iyi yapmanın ender, övülesi, güzel bir şey olmasının nedeni de bu. Bunun için Kalypso'nun öğütlediği gibi ortayı arayanın önce ona daha karşıt olandan uzak kalması gerekiyor. Nitekim uçlardan biri ötekinden daha çok yanlışa götürür; ortayı bulmak ise son derece güç olduğundan derler ki ikinci yol olarak en az kötü olanları seçmek gerekir. ( ... ) Bu da bizim neler- den haz aldığımızdan nelerden acı duyduğumuzdan anlaşılacaktır. Öyleyse kendimizi bunlara ters yöne çekmemiz gerekli, eğri odunları düzeltenlerin yaptığı gibi isabetsizlikten çok uzaklaşmakla ortaya ulaşacağız. Aristoteles, Nikomakhos'a Etik Metinde kırmızıyla yazılmış kavramlarla ne anlatılmak istenmiştir? Metinde altı çizili bölümde vurgulanmak istenen düşünce nedir? Açıklayınız. Aristoteles'in "altın orta" düşüncesinin temel dayanakları nedir? Açıklayınız. રૂક
_page_32_Picture_1.jpeg) Aşağıdaki metni okuyup metinden hareketle verilen soruları cevaplayınız. #### **DAVRANIŞLARDA ORTA YOLU BULMA** #### **İkinci Kitap** ... Biri düşünce, diğeri ise **karakter erdemi** olmak üzere iki tür erdem vardır. Bunlardan düşünce erdemi daha çok eğitimle oluşur ve gelişir, bu nedenle de deneyim ve zaman gerektirir; karakter erdemi ise alışkanlıkla edinilir. Üzerinde durduğumuz sav, her ne kadar böyle bir sav ise de onu desteklemeyi denemeli. İlkin güç ve sağlık konusunda gördüğümüz gibi "Bu tür şeyler, doğal yapıları gereği eksiklik ya da aşırılık yüzünden bozulur." savını araştıralım. Nitekim aşırı ve eksik yapılan beden eğitimi gücü yıpratır, aynı şekilde içecek ve yiyecekler çok fazla ya da çok az olduğu zaman sağlığı bozar; dengeli olduğu zaman ise sağlığı meydana getirir, artırır ve korur. Ölçülülük, yiğitlik ve öteki erdemlerde de bu böyledir. Her şeyden kaçan, korkan ve hiçbir şeye dayanamayan korkak; hiçbir şeyden korkmayan, her şeyin üzerine giden cüretli olur. Aynı şekilde her hazzı tadan ve hiçbirinden uzak kalmayan haz düşkünü, yabani gibi hepsinden kaçan ise duygusuz olur. Ölçülülük de yiğitlik de aşırılık ya da eksiklik yüzünden bozulur, orta olma ile korunur. ... O hâlde karakter erdeminin **orta olma** olduğu ve ne şekilde orta olduğu: Biri aşırılık öteki eksiklik olan iki kötülüğün ortası olduğu ve etkilenimlerde ve eylemlerde ortayı hedef edinmekle böyle olduğu yeterince belirtilmiş oldu. Bu nedenle erdemli olmak güç iştir. Her şeyde ortayı bulmak zor iştir. (…) Öfkelenmek, para vermek ve harcamak herkesin yapabileceği kolay bir şeydir ama bunların kime, ne kadar, ne zaman, niçin, nasıl yapılacağı ne herkesin bileceği bir şey ne de kolaydır. Bunları iyi yapmanın ender, övülesi, güzel bir şey olmasının nedeni de bu. Bunun için Kalypso'nun öğütlediği gibi ortayı arayanın önce ona daha karşıt olandan uzak kalması gerekiyor. … Nitekim uçlardan biri ötekinden daha çok yanlışa götürür; ortayı bulmak ise son derece güç olduğundan derler ki ikinci yol olarak en az kötü olanları seçmek gerekir. (…) Bu da bizim nelerden haz aldığımızdan nelerden acı duyduğumuzdan anlaşılacaktır. Öyleyse kendimizi bunlara ters yöne çekmemiz gerekli, eğri odunları düzeltenlerin yaptığı gibi isabetsizlikten çok uzaklaşmakla ortaya ulaşacağız. > Aristoteles, Nikomakhos'a Etik **1- Metinde kırmızıyla yazılmış kavramlarla ne anlatılmak istenmiştir?** **2- Metinde altı çizili bölümde vurgulanmak istenen düşünce nedir? Açıklayınız.** **3- Aristoteles'in** "altın orta" **düşüncesinin temel dayanakları nedir? Açıklayınız.** | Tartışalım | |--------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------| | MÖ 6-MS 2. yüzyılın önemli düşünürlerinden Protagoras, "İnsan, her şeyin ölçüsüdür." sözüyle<br>tanınmaktadır. Bu sözün temel argümanını belirleyerek tartışınız. Tartışmaya yönelik notlarınızı<br>aşağıda verilen boşluğa yazınız. | | Tartışma Notları | | <br> | | | | <br> | | | | | | | | Başlık | | |------------------------------|------| | Problemin Felsefedeki Yeri | | | Probleme<br>Yönelik Fikirler | <br> | | | | | | | | | | | | | | Kaynakça | | ## **ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME** **Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere doğru sözcükleri yazınız.** A - **1. Platon, ideaların bilgisine …………………. aracılığıyla ulaşılabileceğini belirtir.** - **2. Sokrates'e göre …………………………….. ahlaki olmayan davranışın nedenidir.** - **3. Konfüçyüs'e göre genç bir insanın arkadaşlarına karşı erdemi …………………… olmasıdır.** - **4. Bilginin ve ahlakın insanın algısı tarafından anlamlandırıldığını savunan düşünürlere ............................. denir.** **Aşağıda Romen rakamlarıyla verilen filozof isimlerini harf ile verilen felsefi kavramlarla eşleştirerek doğru harfi parantez içine yazınız.** - **5.** B | | Filozoflar | Arkhe | |--------|--------------------|---------------------------| | (<br>) | I.<br>Thales | a) Ateş | | (<br>) | II.<br>Anaksimenes | b) Atom | | (<br>) | III. Anaksimandros | c) Su | | (<br>) | IV.<br>Empedokles | ç) Toprak, su, hava, ateş | | (<br>) | V.<br>Demokritos | d) Apeiron | | (<br>) | VI. Herakleitos | e) Hava | | | | f) Evren | C **Aşağıda verilen açık uçlu soruların cevaplarını ilgili alanlara yazınız.** - **6. Aristoteles'e göre insan, nesnenin ne olduğunun bilgisini nasıl elde eder? Açıklayınız.** **....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... 7. Aristoteles'in** "altın orta" **öğretisine bir örnek veriniz. ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... .......................................................................................................................................** - 1. ÜNİTE MÖ 6. Yüzyıl-MS 2. Yüzyıl Felsefesi **8. Meletos:** Sokrates, seni böyle vakitsiz bir sona sürükleyen bir ömürden utanç duymuyor musun? **Sokrates:** Dostum, yanılıyorsun. Değeri olan bir kimse, yaşayacak mıyım yoksa ölecek miyim diye düşünmemelidir. Bir iş görürken yalnız doğru mu eğri mi hareket ettiğini, cesaretli bir adam gibi mi yoksa tabansızca mı hareket ettiğini düşünmelidir. Platon, Sokrates'in Savunması **Sokrates'in yukarıdaki düşüncesine göre erdemli yaşamak için nasıl hareket edilmelidir? Açıklayınız. ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... 9.** İnsanın görme algısının fiziksel olarak bir sınırı vardır. Protagoras'a göre insan, duyuları aracılığıyla bilgi oluşturur. Duyular her insanda farklı yoğunlukta gerçekleştiğinden duyunun bilgisi göreceli ve değişir özelliktedir. **Protagoras'ın her şeyin ölçüsünün insan olduğu fikrine varmasında insanın duyularının değişebilir olmasının etkileri neler olabilir? ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... 10.** Ö. Faruk Erdem'in "Mitolojik Dönem ve Sonrasında Türklerin Felsefi Anlayışı" adlı makalesine göre Türk hikmetinin en eski örneklerine İslamiyet öncesi dönemde, destanlarda ve eski Türk savlarında rastlanır. Eski Türklerde yöneticinin en önemli özelliklerinden biri bilge olmaktır. Bu yüzden kağan ve vezir gibi yöneticilerde bilge olma özelliği aranır. Yöneticinin diğer erdemleri çalışkanlık, vatan sevgisi, cesaret, kahramanlık, gurur ve iyi huy olarak sıralanır. Eski Türk metinlerinde Platon ve Aristo gibi Antik Yunan filozofları arasında geçen bilge yönetici tartışmaları da görülür. **Metne göre eski Türk metinlerinde geçen hikmet görüşleriyle Antik Yunan filozoflarının felsefi görüşleri arasında benzerlik var mıdır? Açıklayınız. ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... 11. Sofislerin bilgi görüşünün temel özelliği nedir? ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... ....................................................................................................................................... .......................................................................................................................................** #### **12. Sokratik yöntemin aşamaları nelerdir?** ![](
/content/drive/MyDrive/pdf-testset-small/FELSEFE 11.pdf
32
End of preview. Expand in Data Studio
README.md exists but content is empty.
Downloads last month
8