instruction
stringclasses 4
values | input
stringlengths 2
1.28k
| output
stringlengths 2
886
|
|---|---|---|
Bu metni özetleyin.
|
مُوسَى بْنِ عِيسَى okunması gibi ...
|
مُوسَى بْنِ عِيسَى okunması gibi ...
|
Bu metni özetleyin.
|
Bu hızlı yürüyüşe “hervele” denilir.
|
Bu hızlı yürüyüşe “hervele” denilir.
|
Bu metni özetleyin.
|
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَع۪ينَ
|
اَلْحَمْدُ لِلّٰهِ رَبِّ الْعَالَم۪ينَ وَالصَّلَاةُ وَالسَّلَامُ عَلٰى سَيِّدِنَا مُحَمَّدٍ وَعَلٰى اٰلِهِ وَصَحْبِهِ اَجْمَع۪ينَ
|
Bu metni özetleyin.
|
204. Camiye giden kimse, eğer hutbeye başlanmamışsa başkalarını rahatsız etmemek şartı ile hatibe yakın yere kadar gidebilir, değilse bulabildiği yerde oturur. Fakat yer bulamaz ve ilerideki saflarda boşluk bulunursa zaruret gereği bu boş yerlerden birine gidebilir.
|
204. Camiye giden kimse, eğer hutbeye başlanmamışsa başkalarını rahatsız etmemek şartı ile hatibe yakın yere kadar gidebilir, değilse bulabildiği yerd...
|
Bu metni özetleyin.
|
98. Kölelerden ilk önce müslüman olan Bilâl-i Habeşî idi. Bu zat müslüman olunca, görmediği eziyet kalmamıştır. Müşrikler bu muhterem zatın boynuna ip takmışlar ve onu çocukların eline vererek sokaklarda ve kızgın kumların üzerinde dolandırmışlardır. Onu bayıltıncaya kadar dövmeye devam etmişlerdir. Fakat Bilâl-i Habeşî, “Allah birdir, Allah birdir” diyerek dininde direniyor, bu eziyetlere katlanıyordu. Sonra onu Hz. Ebû Bekir satın alarak âzat etmişti. Dinindeki sebat ve metanetinin mükâfatıdır ki onun mübarek ismi asırlardan beri bütün İslâm ümmeti tarafından saygı ile anılıp durmaktadır (Allah ondan razı olsun).
|
98. Kölelerden ilk önce müslüman olan Bilâl-i Habeşî idi. Bu zat müslüman olunca, görmediği eziyet kalmamıştır. Müşrikler bu muhterem zatın boynuna ip...
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
307. Lâhik, mümkünse kaçırdığı rekâtları veya rükünleri kazâ eder, sonra imama tekrar katılarak onunla selâm verir.
|
1. 307. Lâhik
2. mümkünse kaçırdığı rekâtları veya rükünleri kazâ eder
3. sonra imama tekrar katılarak onunla selâm verir.
|
Bu metni özetleyin.
|
4. Mazmaza (ağza su vermek) ve istinşak (burna su çekmek). Şöyle ki: Elleri yıkadıktan sonra önce üç kez ağza, dolusunca su alınır ki buna “mazmaza” denir. Sonra üç kez burnun yumuşağına kadar gidecek şekilde burna su verilir ve sümkürülür. Buna da “istinşak” denir. Her su verişte su yenilenir. Bunları yapmakla hem ağzın hem de burnun içi yıkanmış ve kullanılacak suyun tadı ve kokusu anlaşılmış olur.
|
4. Mazmaza (ağza su vermek) ve istinşak (burna su çekmek). Şöyle ki: Elleri yıkadıktan sonra önce üç kez ağza, dolusunca su alınır ki buna “mazmaza” d...
|
Bu metni özetleyin.
|
Yine, yirmi dokuz sığır yavrusu ile bir tane sığır bulunsa iki yaşına girmiş bir buzağı vermek gerekir.
|
Yine, yirmi dokuz sığır yavrusu ile bir tane sığır bulunsa iki yaşına girmiş bir buzağı vermek gerekir.
|
Bu metni özetleyin.
|
5. İmam selâm verdikten sonra, müezzin âşikâre olarak, “Allahümme ente’s-selâmü ve minke’s-selâm, tebârekte yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm” der. Sünnet varsa onu kılar. Sonra Peygamber Efendimiz’e salât ve selâm okunur. Ya müezzin sesli olarak veya imam ile cemaatten her biri gizlice Âyetü’l-kürsî’yi okur. Otuz üçer kere “sübhânallah, elhamdülillâh, Allahüekber” derler. Bu tesbihlerin sayısı parmaklarla hesaplanabileceği gibi, tesbih taneleriyle de hesaplanabilir. Önemli olan sayıları tam yapmaktır.
|
5. İmam selâm verdikten sonra, müezzin âşikâre olarak, “Allahümme ente’s-selâmü ve minke’s-selâm, tebârekte yâ ze’l-celâli ve’l-ikrâm” der. Sünnet var...
|
Bu metni özetleyin.
|
134. Henüz dokuz yaşına girmemiş kızlardan gelen kan istihâzedir. Bu yaştaki çocuklardan kan gelmesi nadirdir. Nadir için ise hüküm yoktur.
|
134. Henüz dokuz yaşına girmemiş kızlardan gelen kan istihâzedir. Bu yaştaki çocuklardan kan gelmesi nadirdir. Nadir için ise hüküm yoktur.
|
Bu metni özetleyin.
|
İSLÂM’DA AİLE ve AKRABALIK İLİŞKİLERİ
|
İSLÂM’DA AİLE ve AKRABALIK İLİŞKİLERİ
|
Bu metni özetleyin.
|
16. Küsûf (Güneş Tutulması) Namazı: Güneş tutulduğu zaman, cuma namazını kıldıran imam, ezansız ve kametsiz en az iki rekât namaz kıldırır. İmâm-ı Âzam’a göre gizlice ve iki imama göre de âşikâre olarak fazla miktar kıraatte bulunur. Her rekâtında bir rükû ve iki secde yapar. Namazdan sonra da güneş açılıncaya kadar kıbleye doğru ayakta veya insanlara karşı oturarak dua eder. Cemaat de “âmin” der. Böyle bir imam bulunmazsa insanlar bu namazı kendi evlerinde tek başlarına kılarlar. Bunu büyük bir camide kılmak, mescidlerde kılmaktan daha faziletlidir. Sahrada da kılınabilir.
|
16. Küsûf (Güneş Tutulması) Namazı: Güneş tutulduğu zaman, cuma namazını kıldıran imam, ezansız ve kametsiz en az iki rekât namaz kıldırır. İmâm-ı Âza...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Kul, haklı olduğu halde bile mirayı (yersiz mücadeleyi) terketmedikçe, imanın hakikatini tamamlamış olmaz.”
|
“Kul, haklı olduğu halde bile mirayı (yersiz mücadeleyi) terketmedikçe, imanın hakikatini tamamlamış olmaz.”
|
Bu metni özetleyin.
|
613. Ölünün velisi, ölünün gömülmesinden bir gün sonra yedinci güne kadar kolayına gelen şeyi fakirlere sadaka vererek sevabını ölüye bağışlamalıdır. Bu, bir sünnettir. Buna gücü yetmezse iki rekât namaz kılarak sevabını ölüye bağışlamalıdır. Fakat ölü sahiplerinin birinci ve üçüncü günlerde veya bir hafta sonra ziyafet vermeleri mekruhtur. Ancak ölünün komşularının veya uzak akrabasının yemek hazırlayarak ölü sahiplerine ikram etmeleri ve yemelerine ısrarda bulunmaları müstehaptır. Çünkü cenaze sahipleri kendileri için yemek hazırlayamayacak bir halde bulunabilirler.
|
613. Ölünün velisi, ölünün gömülmesinden bir gün sonra yedinci güne kadar kolayına gelen şeyi fakirlere sadaka vererek sevabını ölüye bağışlamalıdır. ...
|
Bu metni özetleyin.
|
1. Lağv Yemini: Yanlışlıkla veya doğru olduğu zannı ile yalan yere yapılan yemindir. Bir kimsenin bir maksadı olmaksızın başka bir şey söyleyecek yerde “vallahi” diye yemin etmesi bu kısımdandır.
|
1. Lağv Yemini: Yanlışlıkla veya doğru olduğu zannı ile yalan yere yapılan yemindir. Bir kimsenin bir maksadı olmaksızın başka bir şey söyleyecek yerd...
|
Bu metni özetleyin.
|
4. Sırat: Cehennemin üzerine kurulmuş, üzerinden geçilmesi pek zor olan bir köprüdür. Bunun üzerinden Allah’ın iyi kulları çok kolaylıkla geçer. Öyle ki bir kısmı şimşek çakar gibi âniden geçer ve cennete girer. Kâfirler ile müminlerden bağışlanmamış kimseler geçemeyip cehenneme düşeceklerdir. Kâfirler ebedî olarak orada kalacaklar, müminler ise cezalarını doldurduktan sonra cennete gireceklerdir.
|
4. Sırat: Cehennemin üzerine kurulmuş, üzerinden geçilmesi pek zor olan bir köprüdür. Bunun üzerinden Allah’ın iyi kulları çok kolaylıkla geçer. Öyle ...
|
Bu metni özetleyin.
|
Kölelerle câriyelere gelince, onlar aslen bir mala sahip olamayacakları için, zekât vermeye ehil olmazlar. Kendilerine ticaret için izin verilse de yine hüküm aynıdır.
|
Kölelerle câriyelere gelince, onlar aslen bir mala sahip olamayacakları için, zekât vermeye ehil olmazlar. Kendilerine ticaret için izin verilse de yi...
|
Bu metni özetleyin.
|
Konstantin, eski Bizans kasabasının bulunduğu yerde Konstantiniye (İstanbul) şehrini kurdu. Hükümet merkezini de Roma’dan buraya nakletmişti. Bu tarihe kadar mukaddes İncil’in asıl nüshaları kaybolmuş, İncil adına havârilerle onların talebeleri tarafından birçok risâle ve tarih kitabı yazılmıştı. Bundan dolayı hıristiyanlar arasında pek çok ayrılık vardı. Konstantin’in emriyle İznik şehrinde bir din meclisi toplandı. Bu meclisin 1000’den fazla üyesi vardı. Birçoğu birbirinin dilini anlamıyordu. Yüzlerce risâle ve kitaptan yalnız dördü, hem de üyelerin sadece bir kısmı tarafından seçilerek İncil adı sadece bunlara verildi.
|
Konstantin, eski Bizans kasabasının bulunduğu yerde Konstantiniye (İstanbul) şehrini kurdu. Hükümet merkezini de Roma’dan buraya nakletmişti. Bu tarih...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Ey resûlüm! Sana vahyolunan Kur’an âyetlerini güzelce oku ve namazı gereği üzere kıl. Gerçekten namaz, edep ve namusa uygun olmayan şeylerden, çirkin görülen işlerden alıkor. Her halde yüce Allah’ı zikretmek, her ibadetten daha büyüktür. Yüce Allah bütün yaptıklarınızı bilir” (Ankebût 29/45).
|
“Ey resûlüm! Sana vahyolunan Kur’an âyetlerini güzelce oku ve namazı gereği üzere kıl. Gerçekten namaz, edep ve namusa uygun olmayan şeylerden, çirkin...
|
Bu metni özetleyin.
|
94. Riba-i nesîeye gelince: Bu da tartılan ve ölçülen şeyleri, birbiri karşılığında veresiye olarak değiştirmektir. Miktarları eşit olsa bile haramdır.
|
94. Riba-i nesîeye gelince: Bu da tartılan ve ölçülen şeyleri, birbiri karşılığında veresiye olarak değiştirmektir. Miktarları eşit olsa bile haramdır...
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
306. Lâhik, hareket bakımından muktedî gibidir. Muktedî, imamın arkasında Kur’an okuyamayacağı gibi, lâhik de kaçırmış olduğu rekâtları kendi başına kılınca Kur’an okuyamaz, tamamen muktedî gibi hareket eder ve kendi başına kılacak olduğu rekâtlardaki yanılmalardan dolayı da sehiv secdeleri yapmaz.
|
1. 306. Lâhik
2. hareket bakımından muktedî gibidir. Muktedî
3. imamın arkasında Kur’an okuyamayacağı gibi
4. lâhik de kaçırmış olduğu rekâtları kendi başına kılınca Kur’an okuyamaz
5. tamamen muktedî gibi hareket eder ve kendi başına kılacak olduğu rekâtlardaki yanılmalardan dolayı da sehiv secdeleri yapmaz.
|
Bu metni özetleyin.
|
Doğrusu yeryüzünde namaz vakitleri değişik saatlere rastlamaktadır. Bu bakımdan hiçbir saat yoktur ki İslâm mâbedlerinin yüksek minarelerinden bütün insanlığa yüce Allah’ın varlığı, birliği, büyüklüğü, Peygamberimiz’in risâleti, namazın kurtuluşa ve mutluluğa sebep olduğu yüksek bir sesle ilan edilmiş olmasın. Ne şerefli bir hakka davet görevi!...
|
Doğrusu yeryüzünde namaz vakitleri değişik saatlere rastlamaktadır. Bu bakımdan hiçbir saat yoktur ki İslâm mâbedlerinin yüksek minarelerinden bütün i...
|
Bu metni özetleyin.
|
İşte, bütün insanlığın yararına hizmet eden kutsal bir ibadetin şer‘î yönden hikmeti apaçıktır. Bunu anlayamamak için insanın düşünce ve duygudan büsbütün mahrum olması gerekir.
|
İşte, bütün insanlığın yararına hizmet eden kutsal bir ibadetin şer‘î yönden hikmeti apaçıktır. Bunu anlayamamak için insanın düşünce ve duygudan büsb...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Rabbim! Bana rahmetinin kapılarını aç, Peygamber’in sallallahu aleyhi ve sellemin ziyaretini bana nasip et, velilerini ve sana itaat edenleri rızıklandırdığın gibi ... Beni bağışla, bana merhamet et; ey kendisine yalvarılanların en hayırlısı!”
|
“Rabbim! Bana rahmetinin kapılarını aç, Peygamber’in sallallahu aleyhi ve sellemin ziyaretini bana nasip et, velilerini ve sana itaat edenleri rızıkla...
|
Bu metni özetleyin.
|
13. Ezanda telhîn (ezan kelimelerinin harflerini bozacak şekilde nağmeli okumak) mekruhtur.
|
13. Ezanda telhîn (ezan kelimelerinin harflerini bozacak şekilde nağmeli okumak) mekruhtur.
|
Bu metni özetleyin.
|
Yine, imamın dördüncü tekbirinden sonra cemaate katılan kimse, hemen tekbir alarak imama uyar, imamın selâmından sonra da üç tekbiri kazâ eder. Fetva bu şekildedir. Diğer bir görüşe göre, imamın alacağı tekbir beklenir, imam tekbir almadıkça cemaate katılmak olmaz.
|
Yine, imamın dördüncü tekbirinden sonra cemaate katılan kimse, hemen tekbir alarak imama uyar, imamın selâmından sonra da üç tekbiri kazâ eder. Fetva ...
|
Bu metni özetleyin.
|
Fakat zengin bir kimseye, nâfile şeklinde olan bir sadakanın verilmesi câizdir. Bu yönü iledir ki vakıfların sadaka kısmından sayılan gelirlerini vakfiye senedi gereğince, zengin kimselerin almaları da helâl bulunmuştur. Bu bir bağış ve ikram yerindedir.
|
Fakat zengin bir kimseye, nâfile şeklinde olan bir sadakanın verilmesi câizdir. Bu yönü iledir ki vakıfların sadaka kısmından sayılan gelirlerini vakf...
|
Bu metni özetleyin.
|
540. Bir müslümanın akrabası veya zevcesi olan bir gayri müslim öldüğü zaman onun dindaşlarına verilir. Eğer bunlara verilmezse sünnet üzere olmaksızın yıkanır (ve sarılarak gömülür), yukarıda açıklandığı üzere müminlere yapılan işlem buna yapılmaz.
|
540. Bir müslümanın akrabası veya zevcesi olan bir gayri müslim öldüğü zaman onun dindaşlarına verilir. Eğer bunlara verilmezse sünnet üzere olmaksızı...
|
Bu metni özetleyin.
|
Hakiki necasetler, namazda bağışlanan miktarlarına göre, “necaset-i hafife” ve “necaset-i galiza, mugallaza” kısımlarına ayrıldığı gibi, akıcı olup olmamaları bakımından da “mayi” ve “camid” kısımlarına ve görülüp görülmemeleri bakımından da “necaset-i mer‘iyye” ve “necaset-i gayr-i mer‘iyye” kısımlarına ayrılır.
|
Hakiki necasetler, namazda bağışlanan miktarlarına göre, “necaset-i hafife” ve “necaset-i galiza, mugallaza” kısımlarına ayrıldığı gibi, akıcı olup ol...
|
Bu metni özetleyin.
|
54. Buhtunnasr, Kudüs’ü ele geçirdiği zaman Beytülmakdis’i yıkmış, Tevrat nüshalarını yakmıştı. Üzeyir aleyhisselâm ile Dânyâl aleyhisselâmı da diğer İsrâil âlimleri ile beraber Bâbil’e götürmüştü. Daha sonra İran’daki Kiyaniyan hükümeti Bâbil’i ele geçirip Keldânî hükümetini yok edince, İsrâiloğulları esaretten kurtularak vatanlarına dönmüşler ve Beytülmakdis’i yeniden inşa etmişlerdi. Hz. Üzeyir de Tevrat’ı ezber okuyup yeniden yazdırdı ve böylece çoktan beri unutulmuş olan Musa peygamberin şeriatı yeniden meydana çıkmış oldu.
|
54. Buhtunnasr, Kudüs’ü ele geçirdiği zaman Beytülmakdis’i yıkmış, Tevrat nüshalarını yakmıştı. Üzeyir aleyhisselâm ile Dânyâl aleyhisselâmı da diğer ...
|
Bu metni özetleyin.
|
134. Elbise ne çok yüksek ne de çok bayağı olmalı, orta derecede bulunmalıdır. Çünkü her şeyin hayırlısı orta halde olanıdır. Bununla beraber yüce Allah’ın verdiği nimeti gösterip şükretmek için süs olarak yeterinden fazla elbise edinmek müstehaptır. Peygamber Efendimiz şöyle buyurmuştur:
|
134. Elbise ne çok yüksek ne de çok bayağı olmalı, orta derecede bulunmalıdır. Çünkü her şeyin hayırlısı orta halde olanıdır. Bununla beraber yüce All...
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
125. Bir özür olmasa dahi, yere serilmiş olan herhangi temiz bir şey üzerine secde edilebilir. Yerin pis olması zarar vermez, o yerin pis kokusu veya pisliğin rengi gibi bir eseri bulunmamak şartı ile ... Şu var ki böyle bir şeyin yere serilmesi ya sıcaktan ya soğuktan korunmak veya elbiseyi toz topraktan korumak için olmalıdır. Yoksa yalnız alnı topraktan korumak için olursa kerâhet işlenmiş olur.
|
1. 125. Bir özür olmasa dahi
2. yere serilmiş olan herhangi temiz bir şey üzerine secde edilebilir. Yerin pis olması zarar vermez
3. o yerin pis kokusu veya pisliğin rengi gibi bir eseri bulunmamak şartı ile ... Şu var ki böyle bir şeyin yere serilmesi ya sıcaktan ya soğuktan korunmak veya elbiseyi toz topraktan korumak için olmalıdır. Yoksa yalnız alnı topraktan korumak için olursa kerâhet işlenmiş olur.
|
Bu metni özetleyin.
|
218. Bayram namazları bir şehirde herkesin toplanacağı bir yerde (namazgâhta) kılınabileceği gibi, birçok camide de kılınabilir.
|
218. Bayram namazları bir şehirde herkesin toplanacağı bir yerde (namazgâhta) kılınabileceği gibi, birçok camide de kılınabilir.
|
Bu metni özetleyin.
|
87. Rükû ve secde ile namaz kıldığı takdirde yarasından kan akacak kimse, namazını ayakta veya oturarak ima ile kılar. Ayakta namaz kıldığı takdirde idrarını tutamayacak olan kimse de namazını oturarak rükû ve secde ile kılar.
|
87. Rükû ve secde ile namaz kıldığı takdirde yarasından kan akacak kimse, namazını ayakta veya oturarak ima ile kılar. Ayakta namaz kıldığı takdirde i...
|
Bu metni özetleyin.
|
29. Yük hayvanları ile çifte koşulan hayvanlar, kesilip etleri yenmek veya damızlık için ahırlarda ve kırlarda beslenen hayvanlar ve ayrıca en az altı ay ahırlarda yemle beslenen “alûfe” adındaki hayvanlar zekâta tâbi değildir.
|
29. Yük hayvanları ile çifte koşulan hayvanlar, kesilip etleri yenmek veya damızlık için ahırlarda ve kırlarda beslenen hayvanlar ve ayrıca en az altı...
|
Bu metni özetleyin.
|
Kâğıt Paralarla Banknotların Zekâtı
|
Kâğıt Paralarla Banknotların Zekâtı
|
Bu metni özetleyin.
|
3. Kullanılmaları şüpheli olan artıklar: Bunlar, yabani olmayan merkeplerin ve bunlardan doğmuş katırların artıklarıdır. Başka temiz su bulunmayınca hem abdest alınır hem de ihtiyat olarak teyemmüm yapılır.
|
3. Kullanılmaları şüpheli olan artıklar: Bunlar, yabani olmayan merkeplerin ve bunlardan doğmuş katırların artıklarıdır. Başka temiz su bulunmayınca h...
|
Bu metni özetleyin.
|
342. Dört rekâtlı bir farz namazın son oturuşunda selâm vermeden yanılarak ayağa kalkılsa hemen oturuşa dönülüp selâm verilir ve sehiv secdesi yapılır. Fakat beşinci rekât için secdeye varılmış olunca, buna bir rekât daha ilave edilir. Bu durumda önceki dört rekât ile farz tamamlanmış olur. Diğer iki rekât da nâfile sayılır. İstihsan olarak da sehiv secdeleri yapılır.
|
342. Dört rekâtlı bir farz namazın son oturuşunda selâm vermeden yanılarak ayağa kalkılsa hemen oturuşa dönülüp selâm verilir ve sehiv secdesi yapılır...
|
Bu metni özetleyin.
|
6. Koltuklarla kasıklarda bulunan tüyleri yolmak veya tıraş etmek müstehaptır. Bunlar haftada veya on beş günde bir temizlenmelidir. Bunu kırk güne kadar uzatmak harama yakın mekruhtur.
|
6. Koltuklarla kasıklarda bulunan tüyleri yolmak veya tıraş etmek müstehaptır. Bunlar haftada veya on beş günde bir temizlenmelidir. Bunu kırk güne ka...
|
Bu metni özetleyin.
|
7. Koyun ile keçi ya birer yaşını doldurmalı veya koyunlar yedi sekiz aylık olduğu halde birer yaşında imiş gibi gösterişli bulunmalıdır.
|
7. Koyun ile keçi ya birer yaşını doldurmalı veya koyunlar yedi sekiz aylık olduğu halde birer yaşında imiş gibi gösterişli bulunmalıdır.
|
Bu metni özetleyin.
|
İki kişi arasında ortak olan kırk koyun veya 20 miskal altın ise zekâta bağlı başka mallar bulunmayınca zekât gerekmez. Çünkü ortaklardan hiçbiri nisab miktarına tek başına sahip değildir.
|
İki kişi arasında ortak olan kırk koyun veya 20 miskal altın ise zekâta bağlı başka mallar bulunmayınca zekât gerekmez. Çünkü ortaklardan hiçbiri nisa...
|
Bu metni özetleyin.
|
Müstehap olan şeyin yapılmasında sevap vardır. Terkedilmesinde azarlama ve ayıplama olmadığı gibi, tenzih yolu ile de kerâhet yoktur. Bunlar da müstehapların hükümleridir.
|
Müstehap olan şeyin yapılmasında sevap vardır. Terkedilmesinde azarlama ve ayıplama olmadığı gibi, tenzih yolu ile de kerâhet yoktur. Bunlar da müsteh...
|
Bu metni özetleyin.
|
Büyük kitaplara gelince: Tarih sırasına göre bunlardan birincisi Hz. Musa’ya verilen Tevrat’tır. İkincisi Hz. Davud’a verilen Zebur’dur. Üçüncüsü Hz. İsa’ya verilen İncil’dir. Dördüncüsü de bizim Peygamberimiz’e verilen Kur’an’dır.
|
Büyük kitaplara gelince: Tarih sırasına göre bunlardan birincisi Hz. Musa’ya verilen Tevrat’tır. İkincisi Hz. Davud’a verilen Zebur’dur. Üçüncüsü Hz. ...
|
Bu metni özetleyin.
|
3. Kâbe’yi tavaf etmek ve bir zorunluk olmadığı halde bir mescide girmek veya içinden geçmek. Fakat zaruret hali olursa geçilebilir. Mesela bir kimsenin evinin kapısı, mescidin içine doğru açılsa ve evine girip yıkanmak için mescid içinden geçmek zorunda kalsa o kimse mescid içinden geçerek evine girer ve yıkanır. Bu bir mecburiyet halidir. Mescid içinde uyurken ihtilâm olan kimse, dışarıya çıkmak için teyemmüm eder; fakat bu teyemmüm ile Kur’an okuyamaz, namaz da kılamaz.
|
3. Kâbe’yi tavaf etmek ve bir zorunluk olmadığı halde bir mescide girmek veya içinden geçmek. Fakat zaruret hali olursa geçilebilir. Mesela bir kimsen...
|
Bu metni özetleyin.
|
Yine, oruca asla niyet etmediği halde, gündüzün kasten iftar edilse yalnız kazâ gerekir. Böyle bir yersiz davranıştan dolayı, ayrıca sorumluluk doğar. Tövbe edip mağfiret dilemek gerekir. Fakat kefâret gerekmez.
|
Yine, oruca asla niyet etmediği halde, gündüzün kasten iftar edilse yalnız kazâ gerekir. Böyle bir yersiz davranıştan dolayı, ayrıca sorumluluk doğar....
|
Bu metni özetleyin.
|
158. Ekin ve bostan tarlalarında ekinler ve bostanlar alındıktan sonra, başkalarının toplamasına âdet olarak izin verilmişse artakalan ekin veya kavun, karpuz, hıyar gibi döküntü şeyleri başkalarının toplaması câizdir.
|
158. Ekin ve bostan tarlalarında ekinler ve bostanlar alındıktan sonra, başkalarının toplamasına âdet olarak izin verilmişse artakalan ekin veya kavun...
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
Oruç tutan kimse, bir zaman mahrumiyete katlanır. Bu mahrumiyet, yiyecek ve içecek bulamayan herhangi bir yaratığın içine düştüğü âcizliğin benzeri değildir. Bu, irade ile benimsenmiş, yüksek bir hedefe yönelik bir mahrumiyettir, bir nefis mücadelesidir. İnsan bu mahrumiyet sayesinde yoksulların ve mahrumların hallerini tecrübe ile anlamış olur. Böylece kendisinde acıma, şefkat ve yardımlaşma duyguları artar, insaniyet için pek faydalı hale gelir. Ayrıca kendisinin duyacağı manevi hazlar ise her türlü düşüncenin üstündedir.
|
1. Oruç tutan kimse
2. bir zaman mahrumiyete katlanır. Bu mahrumiyet
3. yiyecek ve içecek bulamayan herhangi bir yaratığın içine düştüğü âcizliğin benzeri değildir. Bu
4. irade ile benimsenmiş
5. yüksek bir hedefe yönelik bir mahrumiyettir
6. bir nefis mücadelesidir. İnsan bu mahrumiyet sayesinde yoksulların ve mahrumların hallerini tecrübe ile anlamış olur. Böylece kendisinde acıma
7. şefkat ve yardımlaşma duyguları artar
8. insaniyet için pek faydalı hale gelir. Ayrıca kendisinin duyacağı manevi hazlar ise her türlü düşüncenin üstündedir.
|
Bu metni özetleyin.
|
179. Bir yatakta yatıp uyuyan iki kimse, uyandıkları zaman ihtilâm olduklarını hatırlamayarak yatakta meni gibi bir yaşlık görseler veya kurumuş meni görüp de o yatakta kendilerinden önce başka bir kimse yatmamış olsa bu durumda meninin kime ait olduğu bilinmese, her ikisinin de ihtiyaten yıkanması gerekir.
|
179. Bir yatakta yatıp uyuyan iki kimse, uyandıkları zaman ihtilâm olduklarını hatırlamayarak yatakta meni gibi bir yaşlık görseler veya kurumuş meni ...
|
Bu metni özetleyin.
|
27. Beşâşet: Güler yüzlü olmak ve hoş bir hale sahip olmak demektir. Beşâşet, ruhtaki saflık ve neşenin yüzde parıltısı demektir. Karşılığı “ubûset”, yüz ekşiliğidir. İnsan daima güler yüzlü olmalı, hiç kimseye karşı çatık kaşlı bulunmamalıdır. Güler yüzlülük bir sadaka ve bahşiş sayılır. Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:
|
27. Beşâşet: Güler yüzlü olmak ve hoş bir hale sahip olmak demektir. Beşâşet, ruhtaki saflık ve neşenin yüzde parıltısı demektir. Karşılığı “ubûset”, ...
|
Bu metni özetleyin.
|
577. Bir ölü yıkanmadan veya unutularak yalnız bir organı yıkanmadan kefene sarılacak olsa kefen açılır ve yıkanması tamamlanır. Üzerine namaz kılınmış idi ise namaz iade edilir. Kabre konulup da üzerine henüz toprak atılmamış olduğu takdirde de hüküm böyledir. Fakat toprak atılmış bulunursa artık kabirden çıkarılması haramdır. Yıkanma işi üzerinden düşer. Yalnız kabri üzerine tekrar namazı kılınır. Benimsenen görüş budur. Kefensiz olarak kabre konulduğu zaman da artık kabri açılmaz.
|
577. Bir ölü yıkanmadan veya unutularak yalnız bir organı yıkanmadan kefene sarılacak olsa kefen açılır ve yıkanması tamamlanır. Üzerine namaz kılınmı...
|
Bu metni özetleyin.
|
Hüküm itibariyle artış da, çoğalmaya ve artmaya elverişli bulunan ve sahibinin veya vekilinin elinde olan altın ve gümüşteki geçerliliktir. Altın ve gümüşün maddeleri ile ihtiyaçlar giderilemez. Bunlar ticarette kullanılmak ve malların değiştirilmesinde vasıta olmak yolu ile ihtiyaçları karşılar. Bu yönü ile bunlar, yaratılış bakımından artmaya ve ticarete mahsustur. Onun için elde bulunan altın ve gümüş paralar, külçeler ve süs eşyaları, kendileriyle ticarete niyet edilmese veya bunlar nafakaya ve ev satın alınmasına harcanmak üzere saklansa bile, nisab miktarına ulaşınca zekâta tâbi olurlar.
|
Hüküm itibariyle artış da, çoğalmaya ve artmaya elverişli bulunan ve sahibinin veya vekilinin elinde olan altın ve gümüşteki geçerliliktir. Altın ve g...
|
Bu metni özetleyin.
|
61. Hava kapalı olduğu halde, iki kimsenin şehadetini hâkim kabul ederek otuz gün oruç tutulduktan sonra şevval hilâli görülmese, bakılır: Eğer hava yine kapalı ise ertesi gün iftar ederler. Bunda ittifak vardır. Fakat hava açık ise bir görüşe göre iftar etmezler. Ancak sahih olan diğer bir görüşe göre, bu durumda da iftar edip bayram yaparlar.
|
61. Hava kapalı olduğu halde, iki kimsenin şehadetini hâkim kabul ederek otuz gün oruç tutulduktan sonra şevval hilâli görülmese, bakılır: Eğer hava y...
|
Bu metni özetleyin.
|
3. Bu şekilde umresini yapmış olan kimse, ihramdan çıkmış olur. Artık ihrama girmemiş insanlar gibi Mekke’de kalır. Normal elbiselerini giyer ve mubah olan diğer işleri yapabilir.
|
3. Bu şekilde umresini yapmış olan kimse, ihramdan çıkmış olur. Artık ihrama girmemiş insanlar gibi Mekke’de kalır. Normal elbiselerini giyer ve mubah...
|
Bu metni özetleyin.
|
Peygamber Efendimiz’den bize nakledilen yağmur duası şudur:
|
Peygamber Efendimiz’den bize nakledilen yağmur duası şudur:
|
Bu metni özetleyin.
|
77. Namaza اَللّٰهُ اَ كْبَرْ “Allahüekber” diyerek başlanır. Bu bir iftitah (başlangıç) tekbiridir. Buna “tahrîme” de denir. İftitah tekbiri, ancak yüce Allah’ın şanını yüceltecek olan O’na mahsus bir ifade ile yapılır. Bununla namaza girilmiş ve dünya işleriyle ilgi kesilmiş olur.
|
77. Namaza اَللّٰهُ اَ كْبَرْ “Allahüekber” diyerek başlanır. Bu bir iftitah (başlangıç) tekbiridir. Buna “tahrîme” de denir. İftitah tekbiri, ancak y...
|
Bu metni özetleyin.
|
53. Kendilerinde faiz uygulanmayan, şer‘an ölçek ve tartı esasına bağlı bulunmayan mallardan zekât verilmesinde kıymetlerine bakılır. Ağırlık ve adetlerine bakılmaz.
|
53. Kendilerinde faiz uygulanmayan, şer‘an ölçek ve tartı esasına bağlı bulunmayan mallardan zekât verilmesinde kıymetlerine bakılır. Ağırlık ve adetl...
|
Bu metni özetleyin.
|
Misal: 10 gram altın, 100 gram gümüş karşılığında ve 10 kile buğday, 15 kile arpa karşılığında peşin olarak satılmalıdır. Yine 10 gram altın, 9 gram altın ile bir miktar gümüş ağırlığı karşılığında veya 10 kile buğday, 5 kile buğday ile 8 kile arpa karşılığında peşin olarak değiştirilebilir.
|
Misal: 10 gram altın, 100 gram gümüş karşılığında ve 10 kile buğday, 15 kile arpa karşılığında peşin olarak satılmalıdır. Yine 10 gram altın, 9 gram a...
|
Bu metni özetleyin.
|
15. Bir kimse, hem kendi ihtiyacını hem de geçimleri kendi üzerine olan kimselerin ihtiyaçlarını karşılayan ve temel ihtiyaçlar adını alan şeylerden zekât vermez. Oturulan evler, evlerin lüzumlu eşyaları, giyinip kuşanmaya ait elbiseler, silahlar, binek hayvanları, hizmet için kullanılan köle ve câriyeler, bir aylık veya bir yıllık yiyecek ve içecek şeyler, ilim sahiplerinin birer ciltten veya takımdan ibaret kitapları, sanatçıların birer takım aletleri temel ihtiyaçlardan sayılır. İşte bunlar nisab ölçüsüne girmezler.
|
15. Bir kimse, hem kendi ihtiyacını hem de geçimleri kendi üzerine olan kimselerin ihtiyaçlarını karşılayan ve temel ihtiyaçlar adını alan şeylerden z...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Mallarınızı zekâtla koruyunuz, hastalarınızı sadaka ile tedavi ediniz, bela dalgalarını da dua ve yalvarışla karşılayınız.”
|
“Mallarınızı zekâtla koruyunuz, hastalarınızı sadaka ile tedavi ediniz, bela dalgalarını da dua ve yalvarışla karşılayınız.”
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
Bununla beraber bazı fıkıh âlimlerine göre, bu gibi yerlerde bulunan müslümanlar da beş vakit namaz kılmakla yükümlüdürler. Bulundukları yerde bu namazlardan herhangi birinin vakti meydana gelmemiş olsa, o namazı kazâ şeklinde kılarlar veya beş vaktin bulunduğu kendilerine en yakın bir bölgenin vakitlerine göre, o namaz için vakit belirleyerek namazı yerine getirmeye çalışırlar. Gerçek şu ki vakit namazın şartıdır, bir sebebi ve bir alametidir. Fakat namazın asıl sebebi, Allah’ın bir emri oluşudur ve ilâhî nizamın arka arkaya devam edip gitmesidir. Bu bakımdan bütün müslümanlar, bu beş vakti kılmakla yükümlüdürler. Onun için bunları kılmaları gerekir.
|
1. Bununla beraber bazı fıkıh âlimlerine göre
2. bu gibi yerlerde bulunan müslümanlar da beş vakit namaz kılmakla yükümlüdürler. Bulundukları yerde bu namazlardan herhangi birinin vakti meydana gelmemiş olsa
3. o namazı kazâ şeklinde kılarlar veya beş vaktin bulunduğu kendilerine en yakın bir bölgenin vakitlerine göre
4. o namaz için vakit belirleyerek namazı yerine getirmeye çalışırlar. Gerçek şu ki vakit namazın şartıdır
5. bir sebebi ve bir alametidir. Fakat namazın asıl sebebi
6. Allah’ın bir emri oluşudur ve ilâhî nizamın arka arkaya devam edip gitmesidir. Bu bakımdan bütün müslümanlar
7. bu beş vakti kılmakla yükümlüdürler. Onun için bunları kılmaları gerekir.
|
Bu metni özetleyin.
|
Müslümanların Oraya Hicreti
|
Müslümanların Oraya Hicreti
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
“Töhmet yerlerinden kaçınız ...”
|
1. “Töhmet yerlerinden kaçınız ...”
|
Bu metni özetleyin.
|
İnsan derisi, hürmet ve kerametinden dolayı tabaklanmaz. Tabak-lanmakla temizlense de asla kullanılamaz.
|
İnsan derisi, hürmet ve kerametinden dolayı tabaklanmaz. Tabak-lanmakla temizlense de asla kullanılamaz.
|
Bu metni özetleyin.
|
9. Erkeğin tenasül organı içine kaybolacak şekilde tıkanmış olan bir pamuğun, üzerinde ıslaklık olmasa bile, sonradan dışarıya çıkmış olması veya çıkarılması abdesti bozar. Yine bu organa tıkanmış olan ve bir kısmı dışarıda kalan pamuğa sidiğin sirayet etmiş olması da abdesti bozar. İç kısımdaki yaşlık abdeste zarar vermez. Ancak pamuk dışarıya çıkıp düşerse o zaman abdest bozulur. Çünkü az bir ıslaklık pamukta bulunmuş demektir.
|
9. Erkeğin tenasül organı içine kaybolacak şekilde tıkanmış olan bir pamuğun, üzerinde ıslaklık olmasa bile, sonradan dışarıya çıkmış olması veya çıka...
|
Bu metni özetleyin.
|
Erkekler idrar yaptıktan sonra, sidik sızıntısının kesilmesini beklemeleri gerekir ki buna “istibrâ” denir. İstibrâ usulü her insanın bünyesine göre değişiktir. Bekleyerek, biraz yürüyerek, ayakları hareket ettirerek ve öksürerek yapılır. İdrarın kesildiğine kanaat hâsıl olunca, istincâ (su ile yıkama) yapılır. Çünkü idrar yaşlığının bulunması, idrarın damlaması gibi abdestin sıhhatine engeldir.
|
Erkekler idrar yaptıktan sonra, sidik sızıntısının kesilmesini beklemeleri gerekir ki buna “istibrâ” denir. İstibrâ usulü her insanın bünyesine göre d...
|
Bu metni özetleyin.
|
Yol üzerine, mescid civarına, mezarlığa, durgun ve akar sulara, ırmak kenarlarına, ağaç altlarına abdest bozmak da mekruhtur. İnsanların görebileceği bir yerde istibrâ yapılması da edebe ve mürüvvete aykırıdır.
|
Yol üzerine, mescid civarına, mezarlığa, durgun ve akar sulara, ırmak kenarlarına, ağaç altlarına abdest bozmak da mekruhtur. İnsanların görebileceği ...
|
Bu metni özetleyin.
|
14. Katl Namazı: Her nasılsa kısasla öldürülecek olan bir müslüman bu cezanın uygulanmasından önce iki rekât nâfile namaz kılarak tövbe ve istiğfar etmelidir, hayırlı dualar yapmalıdır. Bu namaz onun Allah tarafından bağışlanmasına vesile olacağı cihetle güzel görülmüştür.
|
14. Katl Namazı: Her nasılsa kısasla öldürülecek olan bir müslüman bu cezanın uygulanmasından önce iki rekât nâfile namaz kılarak tövbe ve istiğfar et...
|
Bu metni özetleyin.
|
538. Cinsel organı kesilmiş veya yumurtaları (husyeleri) çıkarılmış erkek ile organı tam erkekler arasında fark yoktur. Bu gibileri de erkekler yıkar.
|
538. Cinsel organı kesilmiş veya yumurtaları (husyeleri) çıkarılmış erkek ile organı tam erkekler arasında fark yoktur. Bu gibileri de erkekler yıkar.
|
Bu metni özetleyin.
|
Fakat bir kimse hasta olduğu halde böyle bir nezirde bulunup da iyileşmeden vefat etse kendisine bir şey gerekmez. Ama arada bir gün dahi olsun, iyileşmiş olsa, bir aylık fidye vasiyet etmesi gerekir.
|
Fakat bir kimse hasta olduğu halde böyle bir nezirde bulunup da iyileşmeden vefat etse kendisine bir şey gerekmez. Ama arada bir gün dahi olsun, iyile...
|
Bu metni özetleyin.
|
(İtikâfın en az müddeti, Mâlikîler tarafından tercih edilen görüşe göre bir gündüz kadar, bir gecedir. Şâfiîler’e göre de “sübhânallah” denilmesinden bir an kadar fazla olan pek az bir zamandır.)
|
(İtikâfın en az müddeti, Mâlikîler tarafından tercih edilen görüşe göre bir gündüz kadar, bir gecedir. Şâfiîler’e göre de “sübhânallah” denilmesinden ...
|
Bu metni özetleyin.
|
İstihâze Haline Ait Meseleler
|
İstihâze Haline Ait Meseleler
|
Bu metni özetleyin.
|
3. İnsanların eziyetlerine katlanmak, kötülüğe karşı iyilik yapmak. Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:
|
3. İnsanların eziyetlerine katlanmak, kötülüğe karşı iyilik yapmak. Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
3. Zararlı riyâzetlerden kaçınmak: İslâm’da ruhbaniyet (toplumdan ayrılıp yalnız başına ibadetle uğraşmak) yoktur. Geceli gündüzlü aç durmak, helâl şeylerden büsbütün nefsini kesmek câiz değildir.
|
1. 3. Zararlı riyâzetlerden kaçınmak: İslâm’da ruhbaniyet (toplumdan ayrılıp yalnız başına ibadetle uğraşmak) yoktur. Geceli gündüzlü aç durmak
2. helâl şeylerden büsbütün nefsini kesmek câiz değildir.
|
Bu metni özetleyin.
|
“es-Selâmü aleyke yâ halîfete Resûlillâh. es-Selâmü aleyke yâ sâhibe Resûlillâhi ve enîsihi fi’l-ğâri ve refîkıhi fi’l-esfâri ve emînihi ale’l-esrâri cezâkellahü teâlâ hayren.”
|
“es-Selâmü aleyke yâ halîfete Resûlillâh. es-Selâmü aleyke yâ sâhibe Resûlillâhi ve enîsihi fi’l-ğâri ve refîkıhi fi’l-esfâri ve emînihi ale’l-esrâri ...
|
Bu metni özetleyin.
|
539. Suda boğulmuş olan bir müslüman, yıkamak niyetiyle üç defa suda hareket ettirilerek yıkanır. Yalnız su içinde kalmış olması, hayattaki müslümanları cenazeyi yıkama farzını yerine getirmekten kurtarmaz.
|
539. Suda boğulmuş olan bir müslüman, yıkamak niyetiyle üç defa suda hareket ettirilerek yıkanır. Yalnız su içinde kalmış olması, hayattaki müslümanla...
|
Bu metni özetleyin.
|
4. İmam olan kimsenin, tekbirleri ve rükûdan kıyama kalkarken “semiallahü limen hamideh” sözünü ve namazın sonunda her iki tarafa vereceği selâmı ihtiyaç kadar açıktan yapması sünnet olduğu gibi, cemaatin de rükûdan kalkarken “Allahümme rabbenâ ve lekelhamd” sözü ile tekbirleri ve selâmı gizlice yapmaları sünnettir.
|
4. İmam olan kimsenin, tekbirleri ve rükûdan kıyama kalkarken “semiallahü limen hamideh” sözünü ve namazın sonunda her iki tarafa vereceği selâmı ihti...
|
Bu metni özetleyin.
|
446. Kur’ân-ı Kerîm okurken bir kelimenin son harfi diğer bir kelimeye bitiştirilecek olsa, bütün âlimlere göre namaz bozulmaz. اِيَّاكَ نَعْبُدُ âyetini اِيَّا كَنَعْبُدُ veya إِنَّا أَعْطَيْنَاكَ الْكَوْثَرَ âyetini إِنَّا أَعْطَيْنَا كَالْكَوْثَرَ diye okumak gibi. Ancak bu gibi okuyuşlarda kesinti yapılmamasına dikkat etmelidir.
|
446. Kur’ân-ı Kerîm okurken bir kelimenin son harfi diğer bir kelimeye bitiştirilecek olsa, bütün âlimlere göre namaz bozulmaz. اِيَّاكَ نَعْبُدُ âyet...
|
Bu metni özetleyin.
|
96. Pis olan eşyayı temizlemek için, cinslerine göre değişik yollar vardır. Temizleme yolunun başlıcası su ile yıkamak ve kaynatmak usulüdür.
|
96. Pis olan eşyayı temizlemek için, cinslerine göre değişik yollar vardır. Temizleme yolunun başlıcası su ile yıkamak ve kaynatmak usulüdür.
|
Bu metni özetleyin.
|
223. Kurban bayramının birinci gününe “yevm-i nahr”, diğer üç gününe de “eyyâm-ı teşrîk” denir. Bu bayramdan önceki gün ise “yevm-i arefe”dir ki Zilhicce’nin dokuzuncu günüdür. Ramazan bayramında arefe yoktur. Arefe gününün sabah namazından itibaren, bayramın dördüncü gününün ikindi namazına kadar yirmi üç vakit farz namazın arkasından bir defa şöyle tekbir alınır ki bunlara “teşrîk tekbirleri” denir:
|
223. Kurban bayramının birinci gününe “yevm-i nahr”, diğer üç gününe de “eyyâm-ı teşrîk” denir. Bu bayramdan önceki gün ise “yevm-i arefe”dir ki Zilhi...
|
Bu metni özetleyin.
|
Yine, dört rekâtlı bir farz namazın dördüncü rekâtında ve akşam namazının üçüncü rekâtında oturmayıp da bir rekât daha kılınarak secdeye varılırsa bu namaz da nâfileye dönmüş olur. Bu halde kılınan namaz sabah namazı ise dört rekâttan sonra hemen selâm verilir. İkindi gibi dört rekâtlı namaz ise beşinci rekâta bir rekât daha ilave edilip ondan sonra selâm verilir. Sahih olan görüşe göre bu durumda sehiv secdesi gerekmez.
|
Yine, dört rekâtlı bir farz namazın dördüncü rekâtında ve akşam namazının üçüncü rekâtında oturmayıp da bir rekât daha kılınarak secdeye varılırsa bu ...
|
Bu metni özetleyin.
|
İSLÂM’DA İNSANLARIN HAYAT ve
|
İSLÂM’DA İNSANLARIN HAYAT ve
|
Bu metni özetleyin.
|
Fahrülislâm el-Pezdevî’nin Usûl kitabında şöyle deniliyor: “Namaz hakkında fidyenin cevazına (yeterli olacağına), oruç hakkında hükmettiğimiz gibi hüküm veremeyiz. Ancak namaz hakkında fidyenin lütfen kabulünü Allah tarafından bir ihsan olarak isteriz.” İbnü’l-Hümâm gibi, ictihad derecesini kazanmış bir zatın da Fethu’l-Kadîr’deki ifadesine göre: Namaz, Hanefî imamlarının istihsanı ile oruç gibidir. Mademki oruç ile fidye vermek, yemek yedirmek arasında bir denklik şeriatça sabit olmuştur. Buna göre bu denklik namaz ile fidye arasında da sabit olabilir. Eğer böyle bir denklik varsa netice elde edilmiş olur. Değilse, namaz için fidye bir iyilik ve ihsandan ibaret kalır. İyilik ve ihsan ise günahları giderir. Bir âyet-i kerimede şöyle buyrulmuştur:
|
Fahrülislâm el-Pezdevî’nin Usûl kitabında şöyle deniliyor: “Namaz hakkında fidyenin cevazına (yeterli olacağına), oruç hakkında hükmettiğimiz gibi hük...
|
Bu metni özetleyin.
|
Eğer o günün şabandan mı, yoksa ramazandan mı olduğu anlaşılmazsa, bir vâcip için niyet edilmiş olan oruç, o vâcip için sahih olmaz. Çünkü o günün ramazandan olması ihtimali vardır.
|
Eğer o günün şabandan mı, yoksa ramazandan mı olduğu anlaşılmazsa, bir vâcip için niyet edilmiş olan oruç, o vâcip için sahih olmaz. Çünkü o günün ram...
|
Bu metni özetleyin.
|
İÇTİMAÎ (TOPLUMSAL) GÖREVLER
|
İÇTİMAÎ (TOPLUMSAL) GÖREVLER
|
Bu metni özetleyin.
|
(İmam Şâfiî’ye göre, kazâya kalan namazlarla vakit namazları arasında sıra gözetilmesi şart değildir, müstehaptır.)
|
(İmam Şâfiî’ye göre, kazâya kalan namazlarla vakit namazları arasında sıra gözetilmesi şart değildir, müstehaptır.)
|
Bu metni özetleyin.
|
Allah bütün bu kâinatı ezelî olan iradesi üzere yaratmıştır. Yaratılmış şeylerin milyonlarca cins ve nevilere, ayrı ayrı vasıflara sahip olması, çeşitli özellikleri taşımış olması, hele bir topraktan, bir sudan, bir havadan yararlanan sayısız ağaçların, ekinlerin, meyvelerin, çiçeklerin ve canlıların başka başka renklerde ve tatlarda meydana gelmesi, ezelî bir iradenin neticesinden başka değildir.
|
Allah bütün bu kâinatı ezelî olan iradesi üzere yaratmıştır. Yaratılmış şeylerin milyonlarca cins ve nevilere, ayrı ayrı vasıflara sahip olması, çeşit...
|
Bu metni özetleyin.
|
Bundan başka bütün müslümanların kıblesi olan İbrahim aleyhisselâm gibi büyük bir peygamberin makamını içinde bulunduran yüce bir mâbedde yapılacak ibadet ve duaların sevap ve mükâfatına nihayet yoktur.
|
Bundan başka bütün müslümanların kıblesi olan İbrahim aleyhisselâm gibi büyük bir peygamberin makamını içinde bulunduran yüce bir mâbedde yapılacak ib...
|
Bu metni özetleyin.
|
RİBANIN (FAİZİN) MAHİYETİ ve NEVİLERİ
|
RİBANIN (FAİZİN) MAHİYETİ ve NEVİLERİ
|
Bu metni özetleyin.
|
Oruçların Farz ve Vâcip Olmalarındaki Sebepler
|
Oruçların Farz ve Vâcip Olmalarındaki Sebepler
|
Bu metni özetleyin.
|
109. Birinci Akabe Biatı’nı yapan ashâb-ı kirâm Medine’ye döndüler, orada İslâmiyet’i yaymaya başladılar. Peygamberliğin 13. yılında, Medine’deki Evs ve Hazrec kabilelerinden yetmiş üç erkek ile iki hanım yeniden geldiler. Ebu Eyyûb el-Ensârî de bunların arasında idi. Peygamber Efendimiz’le Akabe denilen yerde buluştular ve İslâmiyet’i kabul ettiler. Ayrıca Resûl-i Ekrem’i Medine’ye davet ettiler. Medine’ye şeref verdikleri zaman da kendisini canları gibi koruyacaklarını ve emirlerine uyacaklarına, her türlü tehlike karşısında İslâm dinini müdafaaya çalışacaklarına müslümanların fakirlerine ve zayıflarına yardım edeceklerine dair yemin ederek söz verdiler. İşte bununla İkinci Akabe Biatı meydana gelmiştir.
|
109. Birinci Akabe Biatı’nı yapan ashâb-ı kirâm Medine’ye döndüler, orada İslâmiyet’i yaymaya başladılar. Peygamberliğin 13. yılında, Medine’deki Evs ...
|
Bu metni özetleyin.
|
GİYİLMESİ ve KULLANILMASI GEREKLİ ve
|
GİYİLMESİ ve KULLANILMASI GEREKLİ ve
|
Bu metni özetleyin.
|
97. Hz. Peygamber’i doğrulayıp İslâm dinini kabul eden ashâb-ı kirâmdan birçokları, bu uğurda pek çok eziyet çekmiş, birçok maddi mahrumiyete katlanmış, dinleri uğrunda mallarını ve canlarını vermişlerdir. Resûlullah Efendimiz dahi birçok eziyete uğramış, hiçbir peygamberin görmediği eza ve cefaya uğrayarak bunlara sabretmiş ve metanet göstermiştir. Yüksek peygamberlik görevini en üstün bir şekilde çalışarak yerine getirmiştir.
|
97. Hz. Peygamber’i doğrulayıp İslâm dinini kabul eden ashâb-ı kirâmdan birçokları, bu uğurda pek çok eziyet çekmiş, birçok maddi mahrumiyete katlanmı...
|
Bu metni özetleyin.
|
99. Bir ölü, hayatında malının üçte birini zekâtına, adağına, haccına ve diğer yerlere harcanmak üzere vasiyet etse ve bu mal da bunların hepsini yerine getirmeye kâfi gelmese, bakılır: Eğer bunlar zekât ve farz hac gibi farz ibadetlerden ise önce söylemiş olduğu farz ibadet yerine getirilir. Fakat biri farz, diğeri adak veya nâfile ise farz tercih edilir ve o yerine getirilir. Biri adak, diğeri nâfile ise adak tercih edilir. İster adağı farzdan önce ve nâfileyi de adaktan önce söylemiş olsun ...
|
99. Bir ölü, hayatında malının üçte birini zekâtına, adağına, haccına ve diğer yerlere harcanmak üzere vasiyet etse ve bu mal da bunların hepsini yeri...
|
Bu metni özetleyin.
|
4. Hak dinin yararlarına gelince: Bu yararlar çoktur ve pek önemlidir. Böyle bir din sayesinde insanların kazanacakları yararları ve mutlu halleri anlatmaya hiçbir kalem yeterli değildir. Şu kadarını bildirelim ki insan hak bir din sayesinde ne için yaratıldığını öğrenir, kendisini yaratıp büyüten, sayısız nimetlere eriştiren mukaddes kutsal mâbudunu tanır. Allah’ın seçkin kulları olan peygamberlerin varlığına inanır ve onların güzel huyları ile hayatını aydınlatmaya çalışır. Böylece insanlığa yaraşır bir yaşayışla yaşar ve ölünce de sonsuz bir mutluluğa kavuşur.
|
4. Hak dinin yararlarına gelince: Bu yararlar çoktur ve pek önemlidir. Böyle bir din sayesinde insanların kazanacakları yararları ve mutlu halleri anl...
|
Bu metni özetleyin.
|
2. Vâcip hac, nezredilen veya başlanmışken bozulan nâfile bir hacca karşılık kazâ edilecek olan hacdır.
|
2. Vâcip hac, nezredilen veya başlanmışken bozulan nâfile bir hacca karşılık kazâ edilecek olan hacdır.
|
Bu metni özetleyin.
|
* İhyâü Ulûm, Tarîkat-ı Muhammediyye, Şerh-i Şir‘atü’l-İslâm.
|
* İhyâü Ulûm, Tarîkat-ı Muhammediyye, Şerh-i Şir‘atü’l-İslâm.
|
Bu metni özetleyin.
|
6. İnsanlara ait bütün görevler, İslâm dininin çerçevesi içinde bulunmaktadır. Bunlardan dinen mecburi olan görevleri ve yapılması zorunlu işleri, kitabımızın ibadetler kısmında yazmış bulunuyoruz. Bu ahlâk kısmında ise en ziyade ahlâkî, ihtiyarî görevlerden bahsedeceğiz.
|
6. İnsanlara ait bütün görevler, İslâm dininin çerçevesi içinde bulunmaktadır. Bunlardan dinen mecburi olan görevleri ve yapılması zorunlu işleri, kit...
|
Bu metni özetleyin.
|
455. Kur’ân-ı Kerîm’de yüce Allah’ın isimlerinden birine yanılarak te’nis (dişilik) harfi ilave edilse, bir görüşe göre namaz bozulur. Daha sahih görülen diğer bir görüşe göre bozulmaz. اِلَّا اَنْ يَأْتِيَهُمُ اللّٰهُُ âyet-i kerimesini اِلَّا اَنْ تَأْتِيَهُمُ اللّٰهُ okumak da bunun gibidir.
|
455. Kur’ân-ı Kerîm’de yüce Allah’ın isimlerinden birine yanılarak te’nis (dişilik) harfi ilave edilse, bir görüşe göre namaz bozulur. Daha sahih görü...
|
Bu metni özetleyin.
|
(Üç imamın -İmam Şâfiî, İmam Mâlik ve İmam Ahmed’in- görüşleri de böyledir.)
|
(Üç imamın -İmam Şâfiî, İmam Mâlik ve İmam Ahmed’in- görüşleri de böyledir.)
|
Bu metni özetleyin.
|
3. Âmir, kendi adına haccetmesini nâibe emretmelidir. Âmirin emri olmaksızın başkasının onu adına yapacağı hac yeterli olmaz.
|
3. Âmir, kendi adına haccetmesini nâibe emretmelidir. Âmirin emri olmaksızın başkasının onu adına yapacağı hac yeterli olmaz.
|
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.