instruction
stringclasses
4 values
input
stringlengths
2
1.28k
output
stringlengths
2
886
Bu metni özetleyin.
132. Bedir Savaşı’nın İslâm tarihinde önemi pek büyüktür. Bu savaşa birçok melek katılmış, müslümanların kuvvetini artırmışlardı.
132. Bedir Savaşı’nın İslâm tarihinde önemi pek büyüktür. Bu savaşa birçok melek katılmış, müslümanların kuvvetini artırmışlardı.
Bu metni özetleyin.
113. Ramazan bayramının ilk günü fecrin doğuşundan önce vefat eden veya fakir düşen yahut fecrin doğuşundan sonra dünyaya gelen veyahut (İslâm’a giren) bir müslümana fıtır sadakası vâcip olmaz. Fakat fecirden sonra ölen bir müslümana vâcip olur. Eğer vasiyet etmişse terekesinin üçte birinden ödenir. Vârislerin kendi mallarından vermeleri de câizdir.
113. Ramazan bayramının ilk günü fecrin doğuşundan önce vefat eden veya fakir düşen yahut fecrin doğuşundan sonra dünyaya gelen veyahut (İslâm’a giren...
Bu metni özetleyin.
İmam Ebû Yusuf’a göre, her iki halde de iade gerekmez.
İmam Ebû Yusuf’a göre, her iki halde de iade gerekmez.
Bu metni özetleyin.
“Şüphe yok ki din, Allah için, Allah’ın kitabı ve peygamberi için, müslümanların imamları için ve hepsi için hayır istemekten (öğüt vermekten) ibarettir.”
“Şüphe yok ki din, Allah için, Allah’ın kitabı ve peygamberi için, müslümanların imamları için ve hepsi için hayır istemekten (öğüt vermekten) ibarett...
Bu metni özetleyin.
532. Ölünün yıkanacağı yer kapalı olup yıkayıcı ve yardımcılarından başkası onu görmemelidir. Bir ölüyü, ona en yakın olan kimse veya takva sahibi güvenilir kimse yıkamalıdır. Bu yıkamak parasız olmalıdır. Çünkü bu, bir dinî görevdir. Öyle ki yıkayıcı olarak bir kimseden başkası bulunmasa bunun yıkama ücreti alması câiz olmaz. Fakat başka yıkayabilenler varsa o zaman ücret alınabilir.
532. Ölünün yıkanacağı yer kapalı olup yıkayıcı ve yardımcılarından başkası onu görmemelidir. Bir ölüyü, ona en yakın olan kimse veya takva sahibi güv...
Bu metni özetleyin.
18. Namazların sonunda selâm verirken yüzün önce sağ tarafa, sonra sola çevrilmesi sünnettir.
18. Namazların sonunda selâm verirken yüzün önce sağ tarafa, sonra sola çevrilmesi sünnettir.
Bu metni özetleyin.
199. Cuma günü zeval vaktinden sonra cuma namazını kılmadan sefere (yolculuğa) çıkmak mekruhtur. Zeval vaktinden önce çıkmak ise mekruh değildir.
199. Cuma günü zeval vaktinden sonra cuma namazını kılmadan sefere (yolculuğa) çıkmak mekruhtur. Zeval vaktinden önce çıkmak ise mekruh değildir.
Bu metni özetleyin.
236. “Nezrim olsun, yarın oruç tutayım” gibi bir adak, muayyen (belirlenmiş) bir adaktır. “Nezrim olsun, bir gün oruç tutayım” denilmesi de gayr-i muayyen (belirlenmemiş) bir nezirdir. Bunlar, aynı zamanda bir şarta bağlı olmayan mutlak (bağlantısız) nezirlerdir.
236. “Nezrim olsun, yarın oruç tutayım” gibi bir adak, muayyen (belirlenmiş) bir adaktır. “Nezrim olsun, bir gün oruç tutayım” denilmesi de gayr-i mua...
Bu metni özetleyin.
Bu durum köylerde olunca bakılır: Eğer meyveler bozulmayıp kalabilecek şeylerden ise sahiplerinin izinleri bilinmedikçe, onlar alınıp yenmez. Fakat bozulacak şeylerden olurlarsa sahih görüşe göre, yasaklandığı bilinmedikçe (ortaya çıkmadıkça) alınıp yenebilir.
Bu durum köylerde olunca bakılır: Eğer meyveler bozulmayıp kalabilecek şeylerden ise sahiplerinin izinleri bilinmedikçe, onlar alınıp yenmez. Fakat bo...
Bu metni özetleyin.
Dinin bu hükümleri, hilâlin değişik beldelerde farklı zamanlarda doğuşuna itibar edilmesini veya hesap ehlinden sorulmasını emretmemiştir. Hilâlin fenne dayanarak görülmesinin mümkün olup olmadığını araştırmak da gerekmemektedir. Çünkü bu fenni araştırma, her yerde ve her zaman mümkün olmaz. Dinin gösterdiği kolaylığa da uymaz.
Dinin bu hükümleri, hilâlin değişik beldelerde farklı zamanlarda doğuşuna itibar edilmesini veya hesap ehlinden sorulmasını emretmemiştir. Hilâlin fen...
Bu metni özetleyin.
1. Cuma namazını bulunulan yerdeki müslüman idarecinin veya onun göstereceği kimsenin kıldırmasıdır. Şöyle ki: Cuma namazını en büyük idareci veya onun izniyle diğer bir şahıs kıldırmalıdır. İdareci (veliyyü’l-emr) veya onun görevlendirdiği bir şahıs bulunmayan bir yerde, müslüman cemaatin tayiniyle içlerinden biri cuma namazını kıldırabilir. İslâm hükümlerinin uygulanmadığı (dârülharp gibi) yerlerde cuma namazı böyle kılınır.
1. Cuma namazını bulunulan yerdeki müslüman idarecinin veya onun göstereceği kimsenin kıldırmasıdır. Şöyle ki: Cuma namazını en büyük idareci veya onu...
Bu metni özetleyin.
36. Hattat olan bir yazar, yazacağı Kur’ân-ı Kerîm’in yapraklarını yüksekçe tutup çok ince olmayan bir kalemle ve temiz bir mürekkeple beyaz kâğıt üzerine yazmalı, satırlarını seyrekçe bırakmalıdır. Kur’ân-ı Kerîm nüshalarını pek küçük boyda ince kalemlerle yazmak tenzîhen mekruhtur. Bu mübarek nüshaların altın veya gümüşle süslenmesi, bir saygı ifade ettiğinden câiz görülmüştür.
36. Hattat olan bir yazar, yazacağı Kur’ân-ı Kerîm’in yapraklarını yüksekçe tutup çok ince olmayan bir kalemle ve temiz bir mürekkeple beyaz kâğıt üze...
Bu metni özetleyin.
Sonuç
Sonuç
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
10. İslâm dininde yüce Allah’a, meleklere, Allah’ın kitaplarına, peygamberlere, ahiret gününe, kazâ ve kadere iman etmek esastır. Bunları bilip kabullenmek imanın temel şartıdır. Onun için imanın şartları altıdır, denilir. Bu şartlar Müslümanlık’ta kesinlikle mevcut esaslardır. Bunlara, inanılması zorunlu din ilkeleri denir. Bunlara inanmak mecburiyeti vardır. Bunları doğrulamadıkça iman gerçekleşemez. Bunlardan herhangi birini inkâr etmek -Allah korusun- insanı hemen dinden çıkarır.
1. 10. İslâm dininde yüce Allah’a 2. meleklere 3. Allah’ın kitaplarına 4. peygamberlere 5. ahiret gününe 6. kazâ ve kadere iman etmek esastır. Bunları bilip kabullenmek imanın temel şartıdır. Onun için imanın şartları altıdır 7. denilir. Bu şartlar Müslümanlık’ta kesinlikle mevcut esaslardır. Bunlara 8. inanılması zorunlu din ilkeleri denir. Bunlara inanmak mecburiyeti vardır. Bunları doğrulamadıkça iman gerçekleşemez. Bunlardan herhangi birini inkâr etmek -Allah korusun- insanı hemen dinden çıkarır.
Bu metni özetleyin.
66. Arazi ürünlerinde İmâm-ı Âzam’a göre nisab aranmaz. Buğday, arpa, pirinç, darı, karpuz, hıyar, patlıcan, yonca, şeker kamışı benzeri öşür arazisi ürünlerinde, az da olsa çok da olsa “öşür” adı ile hisse alınır.
66. Arazi ürünlerinde İmâm-ı Âzam’a göre nisab aranmaz. Buğday, arpa, pirinç, darı, karpuz, hıyar, patlıcan, yonca, şeker kamışı benzeri öşür arazisi ...
Bu metni özetleyin.
Allah Teâlâ’dan devamlı olarak müslümanlara manevi ya­rar ve okuyanlara kolaylıklar sağlamasını diler, kusurlarımın bağışlanmasını niyaz ederim.
Allah Teâlâ’dan devamlı olarak müslümanlara manevi ya­rar ve okuyanlara kolaylıklar sağlamasını diler, kusurlarımın bağışlanmasını niyaz ederim.
Bu metni özetleyin.
“Ey insanlar! Her birinizin canı ve malı diğerine haramdır. Kıyamet gününde Rabb’inizin huzuruna çıkacaksınız. O da size yaptıklarınızdan soracak ve yaptıklarınızın karşılığını verecektir. Sakın benden sonra, gayri müslimler gibi ayrılığa düşerek birbirinizin boynunu vurmayın. Ey topluluk! Hac işlerini ve yapılma şeklini benden öğreniniz. Bilmem ama, belki bundan sonra benimle bir daha burada buluşamazsınız.”
“Ey insanlar! Her birinizin canı ve malı diğerine haramdır. Kıyamet gününde Rabb’inizin huzuruna çıkacaksınız. O da size yaptıklarınızdan soracak ve y...
Bu metni özetleyin.
369. Mümeyyiz bir çocuğun (doğruyu yanlıştan, faydayı zarardan ayıran), cünübün, hayız veya nifas halinde olan kadının, bir sarhoşun veya müslüman olmayan birinin okuyacağı bir secde âyetini işiten her mükellefe de tilâvet secdesi vâcip olur. Çünkü bunların bu okuyuşları sahih bir okuyuştur. Müslüman olan bir cünüp veya sarhoş da okuyacağı veya işiteceği bir secde âyetinden dolayı secde ile mükellef olur. Bunlar temizlendiği ve akılları başlarına geldiği zaman bu secdeyi yapmaları gerekir. Fakat hayız ve nifas halinde bulunan bir kadının ne okuyacağı ne de işiteceği bir secde âyetinden dolayı ona tilâvet secdesi gerekmez. Zira bunlar bu halde namaz ile mükellef değillerdir.
369. Mümeyyiz bir çocuğun (doğruyu yanlıştan, faydayı zarardan ayıran), cünübün, hayız veya nifas halinde olan kadının, bir sarhoşun veya müslüman olm...
Bu metni özetleyin.
7. Gerekirse kendisine nasihat edecek, yardımda bulunacak ve sabır tavsiye edecek iyi bir arkadaş edinmelidir.
7. Gerekirse kendisine nasihat edecek, yardımda bulunacak ve sabır tavsiye edecek iyi bir arkadaş edinmelidir.
Bu metni özetleyin.
Bütün bu olaylar, nice hayırları ve hikmetleri toplamaktadır.
Bütün bu olaylar, nice hayırları ve hikmetleri toplamaktadır.
Bu metni özetleyin.
اَللّٰهُمَّ غَشِّن۪ى بِرَحْمَتِكَ وَاَنْزِلْ عَلَىَّ مِنْ بَرَكَاتِكَ
اَللّٰهُمَّ غَشِّن۪ى بِرَحْمَتِكَ وَاَنْزِلْ عَلَىَّ مِنْ بَرَكَاتِكَ
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
85. Avcı tarafından atılan bir şeyle yaralanmış olan bir av, ilk önce yere düşüp de hemen ölse yenebilir. Zira bundan kaçınmak mümkün değildir. Fakat suya, dam üzerine veya bir ağaç üzerine, oradan da yere düşerek ölse eti yenmez. Çünkü su ile yahut dama düşmekle veya ağaca çarpmakla ölmüş olması düşünülebilir.
1. 85. Avcı tarafından atılan bir şeyle yaralanmış olan bir av 2. ilk önce yere düşüp de hemen ölse yenebilir. Zira bundan kaçınmak mümkün değildir. Fakat suya 3. dam üzerine veya bir ağaç üzerine 4. oradan da yere düşerek ölse eti yenmez. Çünkü su ile yahut dama düşmekle veya ağaca çarpmakla ölmüş olması düşünülebilir.
Bu metni özetleyin.
Aksine olarak; bir kimse kendini yalan söylemekten engellemek için, “Eğer yalan söylersem, bir ay oruç tutmak nezrim olsun” diye nezrettiği halde yine yalan söylerse serbesttir. Dilerse bu adağını yerine getirir, bir ay oruç tutar, dilerse yemin kefâreti öder. Çünkü şart koştuğu yalan söyleme işi, kendisince istenen şey değildir. Bu nezir bir nevi yemin demektir.
Aksine olarak; bir kimse kendini yalan söylemekten engellemek için, “Eğer yalan söylersem, bir ay oruç tutmak nezrim olsun” diye nezrettiği halde yine...
Bu metni özetleyin.
7. Teklif: “Bir kimseye zorluk veren bir şeyi emretmek ve ona yüklemek” demektir. Şeriatta ise İslâm dininin ehliyet ve yetkiye sahip olan insanlara birtakım şeyleri yapmalarını ve birtakım şeyleri yapmamalarını emredip yüklemesidir. Bunlarla din yönünden görevlenmiş olan bir insana da “mükellef” (yükümlü) denir. Çoğulu “mükellefîn”dir.
7. Teklif: “Bir kimseye zorluk veren bir şeyi emretmek ve ona yüklemek” demektir. Şeriatta ise İslâm dininin ehliyet ve yetkiye sahip olan insanlara b...
Bu metni özetleyin.
113. Bir hastalık veya önemsememe neticesi âdet günlerini unutmuş olan bir kadına “mütehayyire” denir. Böyle bir kadının gördüğü akıntı kesilmeyecek olsa, onun âdeti hakkında kuvvetli olan görüşü ile işlem yapar. Kuvveti fazla olan bir görüşe sahip değilse, ihtiyat olan yolu benimser. Boşanmış ise iddeti için on gün, temizlik müddeti de altı aydan bir saat noksan olmak üzere takdir edilir. Diğer bir görüşe göre temizlik müddeti iki ay kabul edilir. Bunun namaz ve oruçları üzerinde ayrıntılı bilgi vardır. Bu konu ile ilgili geniş bilgi, İmam Serahsî’nin Mebsût isimli kitabında vardır.
113. Bir hastalık veya önemsememe neticesi âdet günlerini unutmuş olan bir kadına “mütehayyire” denir. Böyle bir kadının gördüğü akıntı kesilmeyecek o...
Bu metni özetleyin.
Tabak yapılmakla postekilerde olan pis yaşlık kaybolur. Domuz derisi ise bütün eczaları ile pis olduğu için tabaklanmakla temizlenmez.
Tabak yapılmakla postekilerde olan pis yaşlık kaybolur. Domuz derisi ise bütün eczaları ile pis olduğu için tabaklanmakla temizlenmez.
Bu metni özetleyin.
92. Oruçlu kimsenin, önceden çiğnenmiş beyaz ve parçalanmaz bir sakızı çiğnemesi mekruhtur. Fakat yeni bir sakızı çiğnemek câiz değildir. Erkeklerin oruçlu olmadıkları zamanlarda da sakız çiğnemeleri hoş değildir. Bir özür sebebiyle çiğneyeceklerse gizlice çiğnemeleri daha uygundur.
92. Oruçlu kimsenin, önceden çiğnenmiş beyaz ve parçalanmaz bir sakızı çiğnemesi mekruhtur. Fakat yeni bir sakızı çiğnemek câiz değildir. Erkeklerin o...
Bu metni özetleyin.
“Hayra yormak, güzel söz, temiz laf hoşuma gider.”
“Hayra yormak, güzel söz, temiz laf hoşuma gider.”
Bu metni özetleyin.
Tek başına namaz kılan kimse, yatsı namazının farzını sabah namazının farzı gibi, namaz sûrelerini sesli okuyarak da kılabilir.
Tek başına namaz kılan kimse, yatsı namazının farzını sabah namazının farzı gibi, namaz sûrelerini sesli okuyarak da kılabilir.
Bu metni özetleyin.
İmam Züfer’e göre, teyemmümde niyet farz değildir.
İmam Züfer’e göre, teyemmümde niyet farz değildir.
Bu metni özetleyin.
İşte bütün bu niteliklere sahip olan din, bugün yeryüzünde var olan ve kıyamete kadar devam edecek olan yalnız İslâm dinidir.
İşte bütün bu niteliklere sahip olan din, bugün yeryüzünde var olan ve kıyamete kadar devam edecek olan yalnız İslâm dinidir.
Bu metni özetleyin.
57. Dıştan bir etki olmaksızın kendi kendine suda ölüp su yüzüne çıkan balıklar yenmez. Fakat suyun açılıp kurumasından, fazla sıcak veya soğuktan ölen veya kuşlar tarafından öldürülen, su içinde bağlı tutulmakla ve buz içinde sıkışmakla ölen balıklar yenir. Balıklarda boğazlamaya gerek yoktur.
57. Dıştan bir etki olmaksızın kendi kendine suda ölüp su yüzüne çıkan balıklar yenmez. Fakat suyun açılıp kurumasından, fazla sıcak veya soğuktan öle...
Bu metni özetleyin.
3. Fetânet: Peygamberler son derece yüksek bir anlayışa, tam akla ve kuvvetli bir görüşe, üstün bir zekâya sahip bulunmuşlardır. Onlarda gaflet, yüksek duygu ve kavramlardan yoksunluk düşünülemez.
3. Fetânet: Peygamberler son derece yüksek bir anlayışa, tam akla ve kuvvetli bir görüşe, üstün bir zekâya sahip bulunmuşlardır. Onlarda gaflet, yükse...
Bu metni özetleyin.
1. Herkese karşı tatlı dilli, güler yüzlü, açık kalpli olmak. Bir müslüman daima güler yüzlü bulunur. Hiç kimseyi asık bir yüzle karşılamaz. Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:
1. Herkese karşı tatlı dilli, güler yüzlü, açık kalpli olmak. Bir müslüman daima güler yüzlü bulunur. Hiç kimseyi asık bir yüzle karşılamaz. Bir hadis...
Bu metni özetleyin.
Dünyanın her tarafına yayılmış olan milyonlarca müslüman, İslâm tarihinin ilk asırlarından zamanımıza kadar ibadet ve hukuk meseleleri hususunda dört büyük müctehidden birine bağlanagelmişlerdir. Bu dört müctehid şu zatlardır:
Dünyanın her tarafına yayılmış olan milyonlarca müslüman, İslâm tarihinin ilk asırlarından zamanımıza kadar ibadet ve hukuk meseleleri hususunda dört ...
Bu metni özetleyin.
Hz. Peygamber [sallallahu aleyhi vesellem], ashâb-ı kirâmla istişarede bulundu. Selmân-ı Fârisî’nin tavsiyesi üzerine Medine şehrinin düşman gelecek yönüne hendek kazdılar ve savunma durumuna geçtiler. Hendek kazma işinde Peygamberimiz de arkadaşları ile çalışıyordu. O sırada büyük bir kaya çıkmış, çalışmaya engel olmuştu. Durumu Resûlullah’a bildirdiler. Hz. Peygamber mübarek eline aldığı bir balyozu “bismillâh” diyerek kayaya indirdi. Kayanın üçte birini kopardı. Kayadan bir kıvılcım çıkıp Yemen tarafına sıçradı. Peygamber Efendimiz, “Allahüekber, bana Yemen’in anahtarları verildi. Şu anda San‘a’nın kapılarını görüyorum” dedi. Sonra “bismillâh” diyerek bir daha vurdu. Kayanın bir parçası daha koptu. Bu defa da çıkan kıvılcım, Şam tarafına sıçradı. Hz. Peygamber, “Allahüekber, bana Şam’ın anahtarları verildi. Şam’ın kırmızı köşklerini görüyorum” dedi. Bir daha vurunca, kaya büsbütün parçalandı. Bu defa da çıkan kıvılcım İran tarafına sıçradı. Peygamber Efendimiz, “Allahüekber, bana Fars bölgesinin anahtarları verildi. Medâin’de kisrânın beyaz köşklerini görüyorum” dedi. Sonra Selmân-ı Fârisî’ye şöyle buyurdu: “Ey Selmân! Bu fetihler benden sonra ümmetime nasip olacaktır.” Doğrusu bu müjdeyi verdiği gibi oldu.
Hz. Peygamber [sallallahu aleyhi vesellem], ashâb-ı kirâmla istişarede bulundu. Selmân-ı Fârisî’nin tavsiyesi üzerine Medine şehrinin düşman gelecek y...
Bu metni özetleyin.
Affet ilâhî! Sen beni, muhtac-ı rahmetim,
Affet ilâhî! Sen beni, muhtac-ı rahmetim,
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
79. Mubahat: Övünme, böbürlenme, maddi ve manevi bazı vasıflardan dolayı övünmek demektir. Takdir edilmeye değer yüksek şeylere sahip olmaktan dolayı övünmede bulunmak câizdir. Fakat herhangi bir geçici varlıktan dolayı övünmek, kendisini yüksek görmek asla câiz değildir. Böyle bir davranışa “ucub, gurur, cahilce övünme” denir ki pek kötüdür.
1. 79. Mubahat: Övünme 2. böbürlenme 3. maddi ve manevi bazı vasıflardan dolayı övünmek demektir. Takdir edilmeye değer yüksek şeylere sahip olmaktan dolayı övünmede bulunmak câizdir. Fakat herhangi bir geçici varlıktan dolayı övünmek 4. kendisini yüksek görmek asla câiz değildir. Böyle bir davranışa “ucub 5. gurur 6. cahilce övünme” denir ki pek kötüdür.
Bu metni özetleyin.
552. Kadınların kefenleri, zengin olsalar dahi kocalarına aittir. Fetva buna göredir. İmam Muhammed’e göre, yalnız mal bırakmayan kadınların teçhiz ve tekfin masrafları, nafakalarını vermekle yükümlü olan kimselere aittir. Eğer kadınların malları varsa masraflar o maldan karşılanır (İmam Şâfiî’ye göre de böyledir).
552. Kadınların kefenleri, zengin olsalar dahi kocalarına aittir. Fetva buna göredir. İmam Muhammed’e göre, yalnız mal bırakmayan kadınların teçhiz ve...
Bu metni özetleyin.
Kadınlar saçlarının ucundan biraz kırkarlar.
Kadınlar saçlarının ucundan biraz kırkarlar.
Bu metni özetleyin.
İşte bütün bu huylardan ve neticelerinden bahseden ilme “ahlâk ilmi” denilmektedir.
İşte bütün bu huylardan ve neticelerinden bahseden ilme “ahlâk ilmi” denilmektedir.
Bu metni özetleyin.
Görünür halde olan pislikler, izleri (renk, koku ve maddeleri) giderilinceye kadar su ile yıkamakla temiz olurlar. Bir defa yıkamakla tamamen pislik giderilmiş olursa, sahih olan görüşe göre, bir daha yıkanması gerekmez. Eğer pisliğin rengi, bulaştığı yerden kaybolmayacak halde ise o eşya, kendisinden bembeyaz su akıncaya kadar yıkanır. Pis boya ile boyanmış elbise ve kaplar gibi ...
Görünür halde olan pislikler, izleri (renk, koku ve maddeleri) giderilinceye kadar su ile yıkamakla temiz olurlar. Bir defa yıkamakla tamamen pislik g...
Bu metni özetleyin.
320. Mesbûk, namazını yeniden kılmak niyetiyle tekbir alacak olsa önceki tekbiriyle başlamış olduğu namazı bozmuş olur. Tek başına namaz kılan kimse böyle değildir; başka bir namaz kılmaya niyet etmedikçe, aynı namaza yeniden başlamak niyetiyle alacağı tekbir bu namazı bozmaz. Çünkü her iki namaz, tek başına namaz kılan için birbirinin aynıdır. Mesbûk ise bir yönden tek başına namaz kılan gibidir, bir yönden de imama uyduğundan onun için aynı namaz değildir.
320. Mesbûk, namazını yeniden kılmak niyetiyle tekbir alacak olsa önceki tekbiriyle başlamış olduğu namazı bozmuş olur. Tek başına namaz kılan kimse b...
Bu metni özetleyin.
Hz. Musa büyüdü. Bir gün İsrâiloğulları’ndan biriyle sokakta kavga eden Kıptî’ye bir tokat attı. Kıptî yere düşüp can verdi. Hz. Musa yaptığına pişman oldu. Firavun’dan korkarak Medyen şehrine çıkıp gitti. Orada Şuayb aleyhisselâmın kızı Safura ile evlendi. Bir süre sonra Mısır’a dönüp gitmek üzere zevcesi ile beraber yola çıktı. Giderken Tûr dağına uğradı. Orada yüce Allah’ın hitabına kavuştu, kendisine peygamberlik verildi. Büyük kardeşi Harun aleyhisselâm ile beraber Firavun’u Allah’ın dinine çağırmaya Allah tarafından görevli kılındılar.
Hz. Musa büyüdü. Bir gün İsrâiloğulları’ndan biriyle sokakta kavga eden Kıptî’ye bir tokat attı. Kıptî yere düşüp can verdi. Hz. Musa yaptığına pişman...
Bu metni özetleyin.
38. Hz. Şuayb, İbrahim aleyhisselâmın torunlarından veya onunla beraber Şam diyarına hicret etmiş olan bir kabiledendir. Büyük annesi Lût aleyhisselâmın kızıdır. Kendisi Medyen ve Eyke şehirlerinin putlara tapan halkına peygamber gönderilmişti. Bunlara çok dokunaklı, çok güzel öğütler vermişti. Fakat dinsiz, ahlâksız, hırsız bulunan bu insanlar verilen öğütleri dinlemediler. Kötü davranışlarını bırakmadılar. Sonunda Eyke halkı, yedi gün süren şiddetli bir sıcak arkasından üzerlerine bir buluttan yağan ateş yağmuru ile yok oldular. Medyen halkı da bir azabın gürültüsü ile, bir yer sarsıntısı ile helâk oldu.
38. Hz. Şuayb, İbrahim aleyhisselâmın torunlarından veya onunla beraber Şam diyarına hicret etmiş olan bir kabiledendir. Büyük annesi Lût aleyhisselâm...
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
Her iki hutbeyi uzatmamak da sünnettir. Hatta hutbeyi Hucurât sûresi ile Burûc sûresine kadar olan sûrelerin herhangi birinden uzunca okumak, özellikle kış mevsiminde mekruhtur. Cemaati bıktırmak uygun değildir. Cemaatin acele görülecek işleri olabilir. Onları camide fazla tutmak, cuma namazlarına devamlarına engel olacağından yersiz bir iş olur. Hatip olan şahıs bunları düşünmelidir. Sözlerinin sonu, önceki sözleri unutturacak ve kıymetten düşürecek şekilde hutbesi uzun olmamalıdır. Hutbenin kısa ve cemaate faydalı bir halde hazırlanması, hatibin ehliyet ve faziletine delildir. Bu konudaki bir hadis-i şerifin anlamı şöyledir:
1. Her iki hutbeyi uzatmamak da sünnettir. Hatta hutbeyi Hucurât sûresi ile Burûc sûresine kadar olan sûrelerin herhangi birinden uzunca okumak 2. özellikle kış mevsiminde mekruhtur. Cemaati bıktırmak uygun değildir. Cemaatin acele görülecek işleri olabilir. Onları camide fazla tutmak 3. cuma namazlarına devamlarına engel olacağından yersiz bir iş olur. Hatip olan şahıs bunları düşünmelidir. Sözlerinin sonu 4. önceki sözleri unutturacak ve kıymetten düşürecek şekilde hutbesi uzun olmamalıdır. Hutbenin kısa ve cemaate faydalı bir halde hazırlanması 5. hatibin ehliyet ve faziletine delildir. Bu konudaki bir hadis-i şerifin anlamı şöyledir:
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
Rivayete göre Hz. İsa, Beytülmakdis’e birkaç kilometre uzaklıkta bulunan Beytülahm köyünde Aralık ayının 24’üne rastlayan Çarşamba gecesi doğmuştur.
1. Rivayete göre Hz. İsa 2. Beytülmakdis’e birkaç kilometre uzaklıkta bulunan Beytülahm köyünde Aralık ayının 24’üne rastlayan Çarşamba gecesi doğmuştur.
Bu metni özetleyin.
603. Cenazeyi taşımak veya kabri kazdırmak için ücretle adam tutmak câizdir.
603. Cenazeyi taşımak veya kabri kazdırmak için ücretle adam tutmak câizdir.
Bu metni özetleyin.
35. Sebat: Sözde durmak, verilen sözü yerine getirmek, bir işte, bir inançta veya bir düşüncede kararlı bulunmak demektir. “Sabit (kararlı) olanlar nabit (başarılı) olurlar” sözü meşhurdur. Sebat başarının bir şartıdır. Doğrusu hayırlı ve hakka bağlı olan işlerde sebat etmek bir fazilettir. Faydasız olan boş şeylerde sebat göstermek ise aklın noksanlığına ve insafın yokluğuna delalet edeceği için büyük bir kusurdur.
35. Sebat: Sözde durmak, verilen sözü yerine getirmek, bir işte, bir inançta veya bir düşüncede kararlı bulunmak demektir. “Sabit (kararlı) olanlar na...
Bu metni özetleyin.
214. İmam birinci rekâtta bayram tekbirlerini unutup da Fâtiha’nın bir kısmını veya tamamını okuduktan sonra hatırlarsa tekbirlerini alır. Fâtiha’yı yeniden okur. Fakat Fâtiha’nın ardından bir miktar Kur’an okuduktan sonra hatırlarsa tekbirleri alır, kıraati iade etmez.
214. İmam birinci rekâtta bayram tekbirlerini unutup da Fâtiha’nın bir kısmını veya tamamını okuduktan sonra hatırlarsa tekbirlerini alır. Fâtiha’yı y...
Bu metni özetleyin.
62. Tavuktan çıkan taze bir yumurtanın ve yeni doğmuş bir kuzunun içine düştüğü su pis olmaz; ancak bunların üzerinde pislik bulunduğu bilinirse su pis olur.
62. Tavuktan çıkan taze bir yumurtanın ve yeni doğmuş bir kuzunun içine düştüğü su pis olmaz; ancak bunların üzerinde pislik bulunduğu bilinirse su pi...
Bu metni özetleyin.
NAMAZLARDA MEKRUH OLAN ve
NAMAZLARDA MEKRUH OLAN ve
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
141. Üzerinde “mâşallah” veya “elhamdülillâh” gibi bir yazı işlenmiş bir seccadeyi veya herhangi bir döşemeyi yere sermek mekruhtur. Yazıların araları açılmış ve bazı harflerin üzerine örgü örümüş olsa bile farketmez, kerâheti vardır. Çünkü tek başına yazılan harflere de saygı göstermek gerekir. Harflerdeki bitişikliği kaldırmak kerâheti gidermez.
1. 141. Üzerinde “mâşallah” veya “elhamdülillâh” gibi bir yazı işlenmiş bir seccadeyi veya herhangi bir döşemeyi yere sermek mekruhtur. Yazıların araları açılmış ve bazı harflerin üzerine örgü örümüş olsa bile farketmez 2. kerâheti vardır. Çünkü tek başına yazılan harflere de saygı göstermek gerekir. Harflerdeki bitişikliği kaldırmak kerâheti gidermez.
Bu metni özetleyin.
(Bu tavaf, Şâfiîler’de vâcip veya sünnettir.)
(Bu tavaf, Şâfiîler’de vâcip veya sünnettir.)
Bu metni özetleyin.
Kalbi iman dolu bir insan, yüce Allah’ın kendisini görüp gözetmekte olduğunu bilir ve üzerinde düşünür. Böylece durumunu düzeltir, edebe aykırı hiçbir harekette bulunmaz, melekler gibi temiz bir hayat içinde yaşamaya çalışır durur.
Kalbi iman dolu bir insan, yüce Allah’ın kendisini görüp gözetmekte olduğunu bilir ve üzerinde düşünür. Böylece durumunu düzeltir, edebe aykırı hiçbir...
Bu metni özetleyin.
Dünyaya perestiş eyleyenler
Dünyaya perestiş eyleyenler
Bu metni özetleyin.
Bu halde bayram namazlarının her rekâtında üç fazla tekbir bulunmuş olur ki bunlar da vâciptir.
Bu halde bayram namazlarının her rekâtında üç fazla tekbir bulunmuş olur ki bunlar da vâciptir.
Bu metni özetleyin.
279. Bir misafir, içinde oturmak istemediği bir beldede evlenecek olsa, bir görüşe göre mukim sayılır, diğer bir görüşe göre mukim sayılmaz. Tercih edilen görüş de budur.
279. Bir misafir, içinde oturmak istemediği bir beldede evlenecek olsa, bir görüşe göre mukim sayılır, diğer bir görüşe göre mukim sayılmaz. Tercih ed...
Bu metni özetleyin.
Bir de yere serili olup üzerinde böyle resimler bulunan bir serginin, resim bulunmayan kısmında namaz kılınması ve secde edilmesi mekruh değildir.
Bir de yere serili olup üzerinde böyle resimler bulunan bir serginin, resim bulunmayan kısmında namaz kılınması ve secde edilmesi mekruh değildir.
Bu metni özetleyin.
Riyakâr bir insan, temiz ruhlu, iyi bir insan değildir. Yaptığı işlerin mükâfatını Allah’tan dilemeye yüzü olmaz. Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:
Riyakâr bir insan, temiz ruhlu, iyi bir insan değildir. Yaptığı işlerin mükâfatını Allah’tan dilemeye yüzü olmaz. Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuşt...
Bu metni özetleyin.
115. Pâk olmayan, kokmuş et gibi şeyleri yiyebilecek olan hayvanlara yedirmek câiz değildir.
115. Pâk olmayan, kokmuş et gibi şeyleri yiyebilecek olan hayvanlara yedirmek câiz değildir.
Bu metni özetleyin.
165. Yiyecek bir şey bulamayıp çaresiz kalan bir insan, kendi vücudundan et koparıp yiyemez. Başka birinin organlarından da onun izniyle kesip yiyemez. Böyle bir emir ve müsaade doğru değildir. Fakat böyle çaresiz kalan kimse, bulacağı bir ölüden, hayatını kurtaracak kadar yer. Eğer yemez de ölürse günaha girmiş olur. Oruç tutan kimse de aynı şekilde ölünceye kadar bir şey yemezse günah işlemiş olur. Yine, yiyecek bir şey bulunduğu halde, ondan yemeyip açlıktan ölen kimse de günahkâr olur.
165. Yiyecek bir şey bulamayıp çaresiz kalan bir insan, kendi vücudundan et koparıp yiyemez. Başka birinin organlarından da onun izniyle kesip yiyemez...
Bu metni özetleyin.
159. Ramazanda oruçlu olarak yolculuğa başlamış bir kimse, unutmuş olduğu bir şeyi almak için evine dönüp de bir şey yedikten sonra tekrar yola çıksa, üzerine kefâret gerekir. Çünkü evine dönmekle yolculuktan çıkmış olduğundan yemek yediği sırada mukim sayılmıştır. Fakat beldenin evlerini geçtikten sonra bir şey yiyip de ondan sonra evine dönüp yine bir şey yiyecek olsa üzerine kefâret gerekmez. Böyle yedikten sonra yolculuktan tamamen vazgeçmiş olsa da yine kefâret gerekmez. Zira bu yemesi bir ruhsat (izin) haline rastgelmiştir.
159. Ramazanda oruçlu olarak yolculuğa başlamış bir kimse, unutmuş olduğu bir şeyi almak için evine dönüp de bir şey yedikten sonra tekrar yola çıksa,...
Bu metni özetleyin.
Hz. Ali der ki: “Savaşlarda Hz. Peygamber kadar düşmana yaklaşan bir kimse bulunmazdı. Birçok kez, savaş kızışıp başımız dara düşünce, Hz. Peygamber’e sığınırdık.”
Hz. Ali der ki: “Savaşlarda Hz. Peygamber kadar düşmana yaklaşan bir kimse bulunmazdı. Birçok kez, savaş kızışıp başımız dara düşünce, Hz. Peygamber’e...
Bu metni özetleyin.
115. Hayız müddeti içinde gelen kan tamamıyla kesilmedikçe, âdet son bulmuş olmaz. Bu kan siyah, kırmızı, yeşilimtrak veya sarı olabileceği gibi bulanık ve toprak rengi de olabilir. Âdetini tamamlamış olan bir kadından gelecek akıntı bembeyaz bir renkte bulunur.
115. Hayız müddeti içinde gelen kan tamamıyla kesilmedikçe, âdet son bulmuş olmaz. Bu kan siyah, kırmızı, yeşilimtrak veya sarı olabileceği gibi bulan...
Bu metni özetleyin.
2. Amellerin yazılı olduğu defter, her insanın dünyada iyi ve kötü her işlediği şeyin yazılı olduğu defterdir. Melekler tarafından yazılmış olan bu defter, ahirette sahibine verilecek ve ona, “Al, kitabını oku!” denilecek ve böylece hiçbir şey gizli kalmayacaktır.
2. Amellerin yazılı olduğu defter, her insanın dünyada iyi ve kötü her işlediği şeyin yazılı olduğu defterdir. Melekler tarafından yazılmış olan bu de...
Bu metni özetleyin.
105. Kadınlar en az dokuz yaşlarında bulûğ çağına erer ve âdet görmeye başlarlar. Elli veya elli beş yaşlarında da “sinn-i iyas” denilen âdet görmeme devresine girerler. Bu yaştan daha önce âdetten kesilen kadınlar da vardır.
105. Kadınlar en az dokuz yaşlarında bulûğ çağına erer ve âdet görmeye başlarlar. Elli veya elli beş yaşlarında da “sinn-i iyas” denilen âdet görmeme ...
Bu metni özetleyin.
54. Terler ve salyalar, ağızdan akan sular hüküm bakımından artıklar gibidir. Bu bakımdan artığı temiz olanın, ter ve salyası da temizdir. Artığı mekruh veya şüpheli (meşkûk) olanın, ter ve salyası da mekruh veya meşkûk (şüpheli) olur.
54. Terler ve salyalar, ağızdan akan sular hüküm bakımından artıklar gibidir. Bu bakımdan artığı temiz olanın, ter ve salyası da temizdir. Artığı mekr...
Bu metni özetleyin.
93. Temiz olmayan şeyler: Gerek ağır olsun, gerek hafif olsun, maddi şeyleri kirletmek, mesela az bir suyun temizliğini gidermek hususunda eşittirler. Bu yönden pislikler ağır ve hafif kısımlarına ayrılmaz. Ancak namazın sahih olmasına engel olmak veya olmamak bakımından bu iki kısım esas alınarak aşağıdaki hükümler uygulanır.
93. Temiz olmayan şeyler: Gerek ağır olsun, gerek hafif olsun, maddi şeyleri kirletmek, mesela az bir suyun temizliğini gidermek hususunda eşittirler....
Bu metni özetleyin.
Tahâretler, kübra (büyük) ve suğra (küçük) diye ikiye ayrılır.
Tahâretler, kübra (büyük) ve suğra (küçük) diye ikiye ayrılır.
Bu metni özetleyin.
(Mâlikîler’e göre bir ölü gömülmeden önce de sonra da başka bir yere şu şartlarla götürülebilir: Ölü taşınırken durumu bozulmamalı, hürmete aykırı ve hakareti mucip bir hal olmamalı. Ayrıca naklini gerektiren bir sebep olmalı. Su basması korkusu, ailenin ziyaret edebilmesi için yakın olma düşüncesi ve gideceği yerin bereketi gibi bir sebep bulunması ... Bu üç şarttan hiçbiri bulunmazsa taşınması haram olur.
(Mâlikîler’e göre bir ölü gömülmeden önce de sonra da başka bir yere şu şartlarla götürülebilir: Ölü taşınırken durumu bozulmamalı, hürmete aykırı ve ...
Bu metni özetleyin.
Pislenen bir çukur veya kuyu, artık pisliğin bulaşmadığı inancına varılıncaya kadar her tarafından kazınmakla temiz olur.
Pislenen bir çukur veya kuyu, artık pisliğin bulaşmadığı inancına varılıncaya kadar her tarafından kazınmakla temiz olur.
Bu metni özetleyin.
Hayır, böyle bir iddiaya insanın vicdanı isyan eder. Her zerrede görülen hikmet buna karşı çıkar.
Hayır, böyle bir iddiaya insanın vicdanı isyan eder. Her zerrede görülen hikmet buna karşı çıkar.
Bu metni özetleyin.
1. Su ile Yıkayarak Temizleme
1. Su ile Yıkayarak Temizleme
Bu metni özetleyin.
Vakar, bir büyüklenme hali değildir. Düşünceden ve şerefi koruma duygusundan, ilmin ve hilmin kuvvetinden ileri gelir. Hafiflik ise ahmaklık ve az akıllılık nişanıdır. Gereksiz yere öteye beriye bakıp durmak veya gidip gelmek, her söze önemle kulak vermek, gereksiz sorular sormak, soru ve cevaplarda acele etmek, elbise ve kıyafete gereğinden fazla düzen vermek hep hafiflik eseridir. Onun için insan, böyle hafif sayılacak hareketlerden kendisini korumalıdır.
Vakar, bir büyüklenme hali değildir. Düşünceden ve şerefi koruma duygusundan, ilmin ve hilmin kuvvetinden ileri gelir. Hafiflik ise ahmaklık ve az akı...
Bu metni özetleyin.
3. Sıvı halinde bulunan madenler: Su, tuz, zift, petrol gibi. Bunlardan da bir şey alınmaz. Bunlar tamamen arazi sahibine aittir.
3. Sıvı halinde bulunan madenler: Su, tuz, zift, petrol gibi. Bunlardan da bir şey alınmaz. Bunlar tamamen arazi sahibine aittir.
Bu metni özetleyin.
(Tebâreke’llahu ahsenü’l-hâlikîn, Allahümme bârik fîhi):
(Tebâreke’llahu ahsenü’l-hâlikîn, Allahümme bârik fîhi):
Bu metni özetleyin.
84. Öğretilmiş bir av hayvanı, avladığı avı yaraladıktan sonra, yere çarpıp tekrar yaralayarak öldürse eti helâl olur. Çünkü tutacağı avı bir defa yaralayıp tekrar yaralamaması hayvana öğretilemez. Onun için bu bağışlanmıştır.
84. Öğretilmiş bir av hayvanı, avladığı avı yaraladıktan sonra, yere çarpıp tekrar yaralayarak öldürse eti helâl olur. Çünkü tutacağı avı bir defa yar...
Bu metni özetleyin.
11. Secde yaparken yalnız alınla yetinmeyip, alınla beraber burnu da yere koymak vâciptir.
11. Secde yaparken yalnız alınla yetinmeyip, alınla beraber burnu da yere koymak vâciptir.
Bu metni özetleyin.
42. İnsan, aslında en güzel şekilde yaratılmış olan muhterem bir yaratıktır. Hiç kimseye sövülmemesi gerekir. Hele ağıza sövülmesi büyük bir günahtır. (Hâkimin takdir edeceği ölçüde) tazir cezasını ve tövbe etmeyi gerektirir. Öyle ki bazı fıkıh âlimlerine göre, bir müminin ağzına sövülmesi küfrü gerektirir. Çünkü müminin ağzı iman ve Kur’an yeridir. Onun ağzına söven, Kur’an’a dil uzatmış gibi olur. Onun için böyle yapan kimsenin imanını ve nikâhını tazelemesi gerekir.
42. İnsan, aslında en güzel şekilde yaratılmış olan muhterem bir yaratıktır. Hiç kimseye sövülmemesi gerekir. Hele ağıza sövülmesi büyük bir günahtır....
Bu metni özetleyin.
19. Kıyâm bi-zâtihî: “Varlığı ve durması kendi zatıyla olmak” manasında bir sıfattır. Bu sıfat da yüce Allah’a mahsustur. Öyle ki Hak Teâlâ’nın ezelî ve ebedî olan varlığı kendi zatıyla kaimdir. Kendi varlığı mukaddes zatının gereğidir, asla başkasından değildir. Bunun için Allah Teâlâ’ya Vâcibü’l-Vücûd (varlığı kendinden dolayı gerekli) denilir. O’nun varlığı, başka bir var edene muhtaç olmaktan berîdir. Allah’ı var eden bir varlık olsaydı, o zaman var eden o varlık Allah olurdu. Onun için, “Allah’ı kim yarattı?” sorulmaz; çünkü O, kendiliğinden vardır, kadîmdir. Başkasının var etmesine muhtaç değildir. Eğer böyle olmasaydı ne kâinat bulunurdu ne de başka bir şey ... Bu gerçek kabul edilmeyince, içinde yaşadığımız âlemin varlığını izah etmeye imkân kalmaz. Allah’tan başka var olan (mümkünat dediğimiz) şeyler ise hem var olmaya hem de yok olmaya bağlı oldukları için, bir var ediciye muhtaçtırlar.
19. Kıyâm bi-zâtihî: “Varlığı ve durması kendi zatıyla olmak” manasında bir sıfattır. Bu sıfat da yüce Allah’a mahsustur. Öyle ki Hak Teâlâ’nın ezelî ...
Bu metni özetleyin.
Yine, asıl harflerden olmamakla beraber kaldırılan harften dolayı küfür inancını gerektiren bir mana meydana gelirse yine namaz bozulur. وَمَا خَلَقَ الذَّكَرَ وَالْأُنْثَى yerine وَمَا خَلَقَ الذَّكَرَ الْأُنْثَى okunması gibi.
Yine, asıl harflerden olmamakla beraber kaldırılan harften dolayı küfür inancını gerektiren bir mana meydana gelirse yine namaz bozulur. وَمَا خَلَقَ ...
Bu metni özetleyin.
2. Mestler, üst topuklar dahil, ayakların her tarafını örtmüş olmalıdır. Topuklardan kısa olan mestler ve benzeri ayakkabılar üzerine mesh yapılmaz.
2. Mestler, üst topuklar dahil, ayakların her tarafını örtmüş olmalıdır. Topuklardan kısa olan mestler ve benzeri ayakkabılar üzerine mesh yapılmaz.
Bu metni özetleyin.
124. İnsanın derisinden içeriye sızan şeyler orucu bozmaz. Bunun için vücuda sürülen bir yağ veya yıkanılıp içeriye soğukluğu geçen bir su, orucu bozmaz.
124. İnsanın derisinden içeriye sızan şeyler orucu bozmaz. Bunun için vücuda sürülen bir yağ veya yıkanılıp içeriye soğukluğu geçen bir su, orucu bozm...
Bu metni özetleyin.
430. Farz namazlarla nâfile namazlarda, ikinci rekâtları birinci rekâtlardan uzun yapmak mekruhtur. Fakat nâfilelerde üçüncü rekâtları birinci ve ikincilerden uzun tutmakta kerâhet yoktur. Çünkü nâfilelerde her iki rekât müstakil bir namaz sayılır.
430. Farz namazlarla nâfile namazlarda, ikinci rekâtları birinci rekâtlardan uzun yapmak mekruhtur. Fakat nâfilelerde üçüncü rekâtları birinci ve ikin...
Bu metni özetleyin.
Bunun içindir ki bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:
Bunun içindir ki bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:
Bu metni özetleyin.
100. Kendisine zekât verilecek kimse, zekâtı alma zamanında zekât almaya ehil bulunmalıdır. Bu ehliyetin sonradan kaybolması, peşin verilen zekâtın sıhhatine engel olmaz.
100. Kendisine zekât verilecek kimse, zekâtı alma zamanında zekât almaya ehil bulunmalıdır. Bu ehliyetin sonradan kaybolması, peşin verilen zekâtın sı...
Bu metni özetleyin.
110. İmama rükû halinde yetişen kimse, ayakta tekbir alıp ondan sonra rükûa gider. Bu tekbiri rükûa yakın vaziyette alırsa namazı bozulur, imama uymuş olmaz.
110. İmama rükû halinde yetişen kimse, ayakta tekbir alıp ondan sonra rükûa gider. Bu tekbiri rükûa yakın vaziyette alırsa namazı bozulur, imama uymuş...
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
Gerçekten artıcılık, ticaret veya doğurma ve üreme yolu ile olur. Ticaret için kullanılan herhangi bir eşya ve hayvan zekâta bağlı olduğu gibi, dölünü veya sütünü almak için, yılın çoğunu kırlarda otlayarak idare eden ve “sâime” adını alan hayvanlar da zekâta bağlıdır. İleride anlatılacaktır.
1. Gerçekten artıcılık 2. ticaret veya doğurma ve üreme yolu ile olur. Ticaret için kullanılan herhangi bir eşya ve hayvan zekâta bağlı olduğu gibi 3. dölünü veya sütünü almak için 4. yılın çoğunu kırlarda otlayarak idare eden ve “sâime” adını alan hayvanlar da zekâta bağlıdır. İleride anlatılacaktır.
Bu metni özetleyin.
“Yumuşaklıktan yoksun olan, hayırdan da yoksun bulunur.”
“Yumuşaklıktan yoksun olan, hayırdan da yoksun bulunur.”
Bu metni özetleyin.
MESBÛK HAKKINDA MESELELER
MESBÛK HAKKINDA MESELELER
Bu metni özetleyin.
35. Yakub aleyhisselâmın artık sevgili oğluna kavuşma zamanı gelmişti. Zevcesi ve oğulları ile beraber Mısır’a şeref verdiler. Hz. Yusuf’un sarayında hepsi şükür secdesine kapandılar. Yusuf aleyhisselâmın evvelce görmüş olduğu rüya da böylece gerçekleşmiş oldu. Bu tarihten başlayarak İsrâiloğulları Mısır’da yerleşip kaldılar.
35. Yakub aleyhisselâmın artık sevgili oğluna kavuşma zamanı gelmişti. Zevcesi ve oğulları ile beraber Mısır’a şeref verdiler. Hz. Yusuf’un sarayında ...
Bu metni özetleyin.
48. Sabah namazının vakti, ikinci fecrin doğuşundan güneşin doğuşuna kadar olan zamandır. İkinci fecir, sabaha karşı doğu tarafın ufkundan yayılmaya başlayan bir aydınlıktan ibarettir. Bununla sabah vakti gerçek olarak girmiş olur. Bunun için buna “fecr-i sâdık” denir. Bunun karşıtı, birinci fecirdir ki gökte iki tarafı karanlık uzunlamasına bir çizgi şeklinde beliren bir beyazlıktır. Bu az sonra kaybolur. Arkasından bir karanlık gelir. Bundan sonra ikinci fecir meydana gelir. Bu birinci fecre, sabahın gerçekten girdiğini göstermediğinden ve yalancı bir aydınlık olduğundan, “fecr-i kâzib” (yalancı fecir) adı verilmiştir. Bu fecir gece hükmündedir. Onun için bu vakitle ne yatsı vakti çıkmış ne de sabah vakti girmiş olur. Öyle ki bu vakit içinde yiyip içmek de oruç tutan kimseye haram olmaz.
48. Sabah namazının vakti, ikinci fecrin doğuşundan güneşin doğuşuna kadar olan zamandır. İkinci fecir, sabaha karşı doğu tarafın ufkundan yayılmaya b...
Bu metni özetleyin.
BİR KISIM DİNÎ DEYİMLER
BİR KISIM DİNÎ DEYİMLER
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
Erkeklerin namazlarını böylece bozmaya sebep olan ve onların huzurlarını kaçıran kadınlar ise şüphe yok ki bundan dolayı günah işlemiş ve yüce Allah’ın azabına layık bulunmuş olurlar. Onun için buna sebebiyet vermekten kaçınmalı, İslâm terbiyesine riayet etmelidir. Yalnız yaşlı kadınlar cemaate devam edecek olurlarsa, mescidlerde kendilerine ayrılan yerlerden ileri geçmemelidirler. Değilse bekledikleri sevap, kazanacakları günahı karşılamaz. Zaten kadınların cemaate devam etmeleri aslında kerâhetten sayılmaktadır. Kadınların mescidleri evlerinin içidir. Bir hadis-i şerifte,
1. Erkeklerin namazlarını böylece bozmaya sebep olan ve onların huzurlarını kaçıran kadınlar ise şüphe yok ki bundan dolayı günah işlemiş ve yüce Allah’ın azabına layık bulunmuş olurlar. Onun için buna sebebiyet vermekten kaçınmalı 2. İslâm terbiyesine riayet etmelidir. Yalnız yaşlı kadınlar cemaate devam edecek olurlarsa 3. mescidlerde kendilerine ayrılan yerlerden ileri geçmemelidirler. Değilse bekledikleri sevap 4. kazanacakları günahı karşılamaz. Zaten kadınların cemaate devam etmeleri aslında kerâhetten sayılmaktadır. Kadınların mescidleri evlerinin içidir. Bir hadis-i şerifte 5.
Bu metni özetleyin.
2. İmam sabah namazının ilk rekâtında okuyacağı âyetleri, ikinci rekâtta okuyacağı âyetlerden iki kat fazla yapmalıdır. Bu hem bir sünnettir hem de cemaatin birinci rekâta yetişmesine bir sebeptir.
2. İmam sabah namazının ilk rekâtında okuyacağı âyetleri, ikinci rekâtta okuyacağı âyetlerden iki kat fazla yapmalıdır. Bu hem bir sünnettir hem de ce...
Bu metni özetleyin.
140. Bir kimse son oturuşta teşehhüd miktarı oturduktan sonra, henüz ihtiyarı ile namazdan çıkmadan önce namaz vakti çıksa veya başka bir namaz vakti girse, iki imama göre onun namazı tamamdır. İmâm-ı Âzam’a göre bozulmuş olur; çünkü bu namaza kendi iradesi ile son vermiş değildir.
140. Bir kimse son oturuşta teşehhüd miktarı oturduktan sonra, henüz ihtiyarı ile namazdan çıkmadan önce namaz vakti çıksa veya başka bir namaz vakti ...
Bu metni özetleyin.
14. Teşmitte bulunmak (aksırana hayır ve bereket istemek). Şöyle ki: Bir müslüman aksırınca “elhamdülillâh” der. Yanındaki müslüman kardeşi de “yerhamükellah” (Allah sana rahmet etsin) diye dua eder. Aksıran adam da, “yehdînâ ve yehdîkümullah” (Allah, bizleri de sizleri de hidayet üzere bulundursun) diyerek karşılık verir.
14. Teşmitte bulunmak (aksırana hayır ve bereket istemek). Şöyle ki: Bir müslüman aksırınca “elhamdülillâh” der. Yanındaki müslüman kardeşi de “yerham...
Bu metni özetleyin.
Bu konuda kerâhet ve fazilet erkeklere göredir. Kadınlara göre ise başlarının namazda örtülü olması her halde şarttır. Başlarının açık bulunması, namazlarını bozar. Bu konu, din kitaplarımızın birçoğunda, özellikle el-Bahrü’r-Râik ile Reddü’l-Muhtâr adlı eserlerde ayrıntılı olarak yazılmıştır.
Bu konuda kerâhet ve fazilet erkeklere göredir. Kadınlara göre ise başlarının namazda örtülü olması her halde şarttır. Başlarının açık bulunması, nama...
Bu metni özetleyin.
Bununla beraber âlimlerden, iyi kimselerden ve yüksek mevki sahiplerinden olan zatların kabirleri kaybolmasın diye, yanlarına taş konmasında ve isimlerinin yazılmasında bir sakınca yoktur. Diğer ölülerin de eserleri kaybolmamak ve zillet halinden korunmak için başları ucuna birer taş dikilip isimlerinin yazılmasında bir sakınca görmeyenler vardır. Hiçbir zaman bu taşlara âyet-i kerime yazılmamalıdır. Çünkü zamanla taşların kırılıp dökülmesi mümkündür.
Bununla beraber âlimlerden, iyi kimselerden ve yüksek mevki sahiplerinden olan zatların kabirleri kaybolmasın diye, yanlarına taş konmasında ve isimle...