instruction
stringclasses 4
values | input
stringlengths 2
1.28k
| output
stringlengths 2
886
|
|---|---|---|
Bu metni özetleyin.
|
Gerçekten Peygamber Efendimiz, ahlâkın en güzel ve en iyi hallerini kendinde toplamış, bunları ümmetine de öğütlemiş ve kendisine uyanları melekler derecesine yükseltmiştir.
|
Gerçekten Peygamber Efendimiz, ahlâkın en güzel ve en iyi hallerini kendinde toplamış, bunları ümmetine de öğütlemiş ve kendisine uyanları melekler de...
|
Bu metni özetleyin.
|
Şâfiîler’e göre de bu temizlik günleri en az on beş gün devam ederse temizlik hali sayılır. Bu temizlik günlerinden önceki hal, nifas hali ve sonraki görülen kan da hayız olur. Fakat bu temizlik on beş günden az devam ederse hepsi nifas hali sayılır.
|
Şâfiîler’e göre de bu temizlik günleri en az on beş gün devam ederse temizlik hali sayılır. Bu temizlik günlerinden önceki hal, nifas hali ve sonraki ...
|
Bu metni özetleyin.
|
231. Mescidlerde teravih namazı cemaatle kılındığı halde, bir özrü olmaksızın cemaati terkedip bu namazı evinde kılan kimse, günah işlemiş olmazsa da fazileti terketmiş olur. Bu kimse evinde cemaatle kılsa, cemaat sevabını alırsa da mesciddeki cemaatin faziletine eremez. Çünkü mescidlerin fazileti fazladır.
|
231. Mescidlerde teravih namazı cemaatle kılındığı halde, bir özrü olmaksızın cemaati terkedip bu namazı evinde kılan kimse, günah işlemiş olmazsa da ...
|
Bu metni özetleyin.
|
Rum kayseri de birçok hediye göndermiş, fakat kavminden çekindiği ve saltanatına düşkün olduğu için müslüman olmamıştı.
|
Rum kayseri de birçok hediye göndermiş, fakat kavminden çekindiği ve saltanatına düşkün olduğu için müslüman olmamıştı.
|
Bu metni özetleyin.
|
76. Kerem: Cömertlik, şeref, kıymetli şeyleri gönül hoşluğu ile vermek demektir. Bunun karşıtı, hasisliktir.
|
76. Kerem: Cömertlik, şeref, kıymetli şeyleri gönül hoşluğu ile vermek demektir. Bunun karşıtı, hasisliktir.
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
Yine, imsak vaktinden sonra sağlığa kavuşan bir hasta, aklını kaybettikten sonra kendine gelen bir mecnun, bulûğa eren çocuk, İslâm’ı kabul etmekle ihtida eden kimse ve herhangi bir sebeple orucu bozulan için gerekli olan, günün geri kalan kısmını oruçlu gibi geçirmektir. Din terbiyesi bunu gösterir. Hatta böyle davranmak, sahih olan görüşe göre vâciptir. Diğer bir görüşe göre müstehaptır.
|
1. Yine
2. imsak vaktinden sonra sağlığa kavuşan bir hasta
3. aklını kaybettikten sonra kendine gelen bir mecnun
4. bulûğa eren çocuk
5. İslâm’ı kabul etmekle ihtida eden kimse ve herhangi bir sebeple orucu bozulan için gerekli olan
6. günün geri kalan kısmını oruçlu gibi geçirmektir. Din terbiyesi bunu gösterir. Hatta böyle davranmak
7. sahih olan görüşe göre vâciptir. Diğer bir görüşe göre müstehaptır.
|
Bu metni özetleyin.
|
19. Namaz dışında, cenaze namazında veya tilâvet secdesinde kahkaha ile gülmek.
|
19. Namaz dışında, cenaze namazında veya tilâvet secdesinde kahkaha ile gülmek.
|
Bu metni özetleyin.
|
34. Peygambere nebî de denir. Resûl de denir. Bununla beraber yeni bir kitap ve şeriatla bir ümmete gönderilmiş olan zata resûl, başka bir peygamberin şeriatına bağlı olarak gelen peygambere de nebî denmiştir. Buna resûl veya mürsel denmez. Nebî isminin çoğulu enbiyadır. Resûlün çoğulu rusüldür. Mürselin çoğulu da mürselîndir.
|
34. Peygambere nebî de denir. Resûl de denir. Bununla beraber yeni bir kitap ve şeriatla bir ümmete gönderilmiş olan zata resûl, başka bir peygamberin...
|
Bu metni özetleyin.
|
3. Kıraat,
|
3. Kıraat,
|
Bu metni özetleyin.
|
54. Şecaat: Yiğitlik, kahramanlık, kalp metinliği, gereğinde tehlikelere atılabilme özelliği demektir. Karşıtı “cebânet”tir (korkaklık). Hak yolunda mukaddesatı korumak için gösterilen yiğitlik (şecaat), çok kıymetli bir huydur.
|
54. Şecaat: Yiğitlik, kahramanlık, kalp metinliği, gereğinde tehlikelere atılabilme özelliği demektir. Karşıtı “cebânet”tir (korkaklık). Hak yolunda m...
|
Bu metindeki örnekleri belirtin.
|
Örnek: “Vallahi falan kadını nikâhlamayacağım” diye yemin eden kimse, o kadını bir vekil aracılığı ile nikâhlasa yeminini bozmuş olur ve üzerine kefâret gerekir. Çünkü bu hususta vekil, bir araç ve bir elçiden başka bir şey değildir. Bu işlemin bütün hakları o yemin edene aittir.
|
Örnek: “Vallahi falan kadını nikâhlamayacağım” diye yemin eden kimse, o kadını bir vekil aracılığı ile nikâhlasa yeminini bozmuş olur ve üzerine kefâret gerekir. Çünkü bu hususta vekil, bir araç ve bir elçiden başka bir şey değildir. Bu işlemin bütün hakları o yemin edene aittir.
|
Bu metni özetleyin.
|
404. Beş vakit vardır ki onlara “mekruh vakitler” denir.
|
404. Beş vakit vardır ki onlara “mekruh vakitler” denir.
|
Bu metni özetleyin.
|
501. Bir mescidde ezan okunduktan sonra, içinde bulunan kimsenin o mescidi bırakıp başka bir mescide gitmesi, başka bir mescidde görevli değilse mekruhtur.
|
501. Bir mescidde ezan okunduktan sonra, içinde bulunan kimsenin o mescidi bırakıp başka bir mescide gitmesi, başka bir mescidde görevli değilse mekru...
|
Bu metni özetleyin.
|
72. Fütüvvet: Yiğitlik, nefis şerefi, iyilik ve cömertlik, dostların kusurlarını af ve bağışlama demektir. Bunun karşıtı, cebanet (korkaklık), zillet, hasislik ve öfkedir. Yiğitlik, sahibini dine ve iyiliğe aykırı işlerden korur, fedakârlığa ve efendiliğe götürür. Onun için yiğitlikle (fütüvvetle) vasıflanmaya çalışmalıdır.
|
72. Fütüvvet: Yiğitlik, nefis şerefi, iyilik ve cömertlik, dostların kusurlarını af ve bağışlama demektir. Bunun karşıtı, cebanet (korkaklık), zillet,...
|
Bu metni özetleyin.
|
Bu mesele, İmam Serahsî’nin el-Mebsût adlı kitabındaki açıklamasına bakılırsa, İmâm-ı Âzam’a göredir. Bu esas üzerine denilir ki: Ramazanda gündüz vakti vücuda yapılan iğne de orucu bozar ve kazâyı gerektirir. Çünkü bu, hem oruçlunun rızası ile yapılmakta hem de vücudun yararına yapılmış bulunmaktadır. İğne aracılığı ile vücutta bir yol açılıyor ve böylece ilaç tam vücudun içine akıtılmış oluyor. Artık bu şekilde ilacın içeriye girmesi, suyun deriden emilerek içeriye geçmesi gibi değildir. Bundan dolayı açık bir ihtiyaç veya zaruret bulunmayınca, iğneler iftardan sonra yapılmalıdır. İhtiyata uygun olan budur.
|
Bu mesele, İmam Serahsî’nin el-Mebsût adlı kitabındaki açıklamasına bakılırsa, İmâm-ı Âzam’a göredir. Bu esas üzerine denilir ki: Ramazanda gündüz vak...
|
Bu metni özetleyin.
|
89. Oturduğu halde de rükû ve secde etmeye gücü yetmeyen kimse, başı ile ima ederek rükû ve secdesini yapar. Secde için, rükûdan ziyade başını eğer. Üzerine secde etmek için yastık gibi bir şey temin etmesi uygun değildir. Bununla beraber böyle bir şey üzerine başını koyarak secde etmesi de câizdir. Bu durumda secde yerinin sertliğini duyarsa namazını rükû ve secde ile kılmış sayılır, duymazsa ima ile kılmış olur.
|
89. Oturduğu halde de rükû ve secde etmeye gücü yetmeyen kimse, başı ile ima ederek rükû ve secdesini yapar. Secde için, rükûdan ziyade başını eğer. Ü...
|
Bu metni özetleyin.
|
Ziyafetlerde, misafirlere ağırlık verecek kimseleri bulundurmamalıdır. Misafirler gitmek isteyince, ev sahibi ısrar etmeksizin biraz daha oturmalarını istemelidir. Toplantılar sade ve külfetsiz olmalıdır.
|
Ziyafetlerde, misafirlere ağırlık verecek kimseleri bulundurmamalıdır. Misafirler gitmek isteyince, ev sahibi ısrar etmeksizin biraz daha oturmalarını...
|
Bu metni özetleyin.
|
1. Zekâtı fakire verirken veya zekât için bir mal ayırırken bunun zekât olduğunu kalp ile niyet etmek gerekir. Dil ile söylenmesi gerekmez. Öyle ki bir malı fakire zekât niyetiyle verirken bunun bir bağış veya bir borç olarak verildiğini dil ile söylemek zekâta engel değildir.
|
1. Zekâtı fakire verirken veya zekât için bir mal ayırırken bunun zekât olduğunu kalp ile niyet etmek gerekir. Dil ile söylenmesi gerekmez. Öyle ki bi...
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
Sonuç: Gerek hakikaten gerekse hükmen temiz sayılmayan şeyler, bazı ibadetlerin yapılmasına engeldir. Bunları belli bir usul ile temizlemek gerekir. Temizlik için en çok kullanılan şey sudur. Bunun için hangi şeylerin temiz olup olmadığını ve temiz olmayanların nasıl temizleneceğini bilmek her müslüman için şarttır. Bu konular üzerinde din ölçüleri bakımından sırasıyla bilgi verilecektir.
|
1. Sonuç: Gerek hakikaten gerekse hükmen temiz sayılmayan şeyler
2. bazı ibadetlerin yapılmasına engeldir. Bunları belli bir usul ile temizlemek gerekir. Temizlik için en çok kullanılan şey sudur. Bunun için hangi şeylerin temiz olup olmadığını ve temiz olmayanların nasıl temizleneceğini bilmek her müslüman için şarttır. Bu konular üzerinde din ölçüleri bakımından sırasıyla bilgi verilecektir.
|
Bu metni özetleyin.
|
95. Kendine güvenemeyen bir oruçlunun zevcesini öpmesi ve okşaması mekruhtur.
|
95. Kendine güvenemeyen bir oruçlunun zevcesini öpmesi ve okşaması mekruhtur.
|
Bu metni özetleyin.
|
55. Şefkat: Korku ile karışık merhametten ileri gelen acıyıp esirgeme halidir. Başkalarının başına gelen veya gelmesi düşünülen fena bir hal karşısında kendisini gösterir. Bunun karşıtı merhamet ve yumuşaklık duygusundan yoksunluktur ki pek kötü bir huydur.
|
55. Şefkat: Korku ile karışık merhametten ileri gelen acıyıp esirgeme halidir. Başkalarının başına gelen veya gelmesi düşünülen fena bir hal karşısınd...
|
Bu metni özetleyin.
|
(Mâlikîler’e göre, gözlerin ve ağız ile burnun içleri, bir de meydanda olmayan kulak deliği bedenin dışından sayılmaz. Bu bakımdan bunları abdestte ve gusülde yıkamak farz değildir; sünnettir. Takma olan gözleri çıkarıp abdest ve gusülde altlarını yıkamaya gerek yoktur. Bu yıkama zararlı olunca, zaten çıkarılmaları câiz olmaz.
|
(Mâlikîler’e göre, gözlerin ve ağız ile burnun içleri, bir de meydanda olmayan kulak deliği bedenin dışından sayılmaz. Bu bakımdan bunları abdestte ve...
|
Bu metni özetleyin.
|
99. Hâşimoğulları ile bunların âzatlılarına zekât verilemeyeceği gibi, öşür, adak, kefâret benzeri diğer sadakalar da verilemez. Zekât ve bunun cinsinden sayılan şeyler, insanların elinin kiri sayılır. Hâşimoğulları’nın şeref ve kıymeti böyle bir şeyi kabulden berîdir. Bunlara ancak bir ikram ve hediye şekli ile sadaka verilebilir.
|
99. Hâşimoğulları ile bunların âzatlılarına zekât verilemeyeceği gibi, öşür, adak, kefâret benzeri diğer sadakalar da verilemez. Zekât ve bunun cinsin...
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
Bu kitaplardan bir kısmına “suhuf” denir. Bunlar birkaç sayfalık kitaplardır. Kitaplardan dördü de büyük kitaplardır. İnişleri şöyledir:
|
1. Bu kitaplardan bir kısmına “suhuf” denir. Bunlar birkaç sayfalık kitaplardır. Kitaplardan dördü de büyük kitaplardır. İnişleri şöyledir:
|
Bu metni özetleyin.
|
612. Ölmüş veya öldürülmüş olan kimseyi, bulunduğu yerin mezarlıklarından birine gömmek müstehaptır. Gömülmeden önce, 1 ve 2 mil (3-4 km.) uzaklıkta bulunan başka bir mezarlığa götürülmesinde de bir sakınca yoktur. Daha uzak yere götürülmesi konusunda ihtilaf vardır. Bir görüşe göre, sefer mesafesinden (90 km.) daha uzak bir yere de gömülebilir. Bunda kerâhet yoktur. Fakat gömüldükten sonra artık çıkarılıp taşınamaz; ancak başkasının yerine gömülmüş olmak gibi zaruri sebeplerle olabilir.
|
612. Ölmüş veya öldürülmüş olan kimseyi, bulunduğu yerin mezarlıklarından birine gömmek müstehaptır. Gömülmeden önce, 1 ve 2 mil (3-4 km.) uzaklıkta b...
|
Bu metni özetleyin.
|
68. İffet: Namus, perhizkârlık, nefsi hayvanî sarkıntılıklardan engellemek huyudur. Karşıtı “fuhuş”tur. Namusa aykırı harekettir.
|
68. İffet: Namus, perhizkârlık, nefsi hayvanî sarkıntılıklardan engellemek huyudur. Karşıtı “fuhuş”tur. Namusa aykırı harekettir.
|
Bu metni özetleyin.
|
Kötülüğe alet olan bir varlığın kaybolmasını istemek haset sayılmaz. Yine başkasının elde ettiği bir nimetin benzerine kavuşmayı istemek de haset değildir. Bu isteğe “gıpta ve münafese” denir ki bazı hallerde câizdir. Yüksek bir âlimin ilmine ve faziletine gıpta edilmesi (imrenilmesi) gibi ...
|
Kötülüğe alet olan bir varlığın kaybolmasını istemek haset sayılmaz. Yine başkasının elde ettiği bir nimetin benzerine kavuşmayı istemek de haset deği...
|
Bu metindeki maddeleri listeleyin.
|
Aksine olarak koyun ve deve gibi ehil bir hayvan yabanileşip de ele geçirilmesi zor olsa veya kuyuya düşüp de boğazlanması mümkün olmasa, herhangi bir alet veya silahla yaralamak (mesela kurşun atmak) suretiyle öldürülmesi câiz olur. Böylece eti yenir. Çünkü o hayvanın gerçekten boğazlanması imkânsız olmuştur.
|
1. Aksine olarak koyun ve deve gibi ehil bir hayvan yabanileşip de ele geçirilmesi zor olsa veya kuyuya düşüp de boğazlanması mümkün olmasa
2. herhangi bir alet veya silahla yaralamak (mesela kurşun atmak) suretiyle öldürülmesi câiz olur. Böylece eti yenir. Çünkü o hayvanın gerçekten boğazlanması imkânsız olmuştur.
|
Bu metni özetleyin.
|
ZEKÂTIN MAHİYETİ ve HİKMETİ
|
ZEKÂTIN MAHİYETİ ve HİKMETİ
|
Bu metni özetleyin.
|
619. Kabirlerin yanında uyumak, çevrelerini kirletmek, yaş ağaçlarını ve otlarını kesip koparmak mekruhtur. Mezarlıktaki ağaçlar ve otlar yaş bulundukça bir nevi hayat sahibidirler. Bunlar yaratılış halleri ile yüce Allah’ı tesbih ederler. Bu sebeple orada yatmış bulunan iman sahiplerinin Allah’ın rahmetine kavuşacakları umulur.
|
619. Kabirlerin yanında uyumak, çevrelerini kirletmek, yaş ağaçlarını ve otlarını kesip koparmak mekruhtur. Mezarlıktaki ağaçlar ve otlar yaş bulunduk...
|
Bu metni özetleyin.
|
İşte insan, namaz yolu ile şükür borcunu ödemeye, yaratıcısının lutuf ve nimetlerini tatlı bir dil ile anarak kulluk görevini yerine getirmeye çalışmış olur. Bu bakımdan bazı büyükler, “Namaz, şükrün bütün çeşitlerini bir araya toplar” demişlerdir.
|
İşte insan, namaz yolu ile şükür borcunu ödemeye, yaratıcısının lutuf ve nimetlerini tatlı bir dil ile anarak kulluk görevini yerine getirmeye çalışmı...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Cömert kimsenin yemeği şifadır. Hasis (cimri) kimsenin yemeği de hastalıktır.”
|
“Cömert kimsenin yemeği şifadır. Hasis (cimri) kimsenin yemeği de hastalıktır.”
|
Bu metni özetleyin.
|
1. Abdest alacak kimse, abdeste başlarken “eûzü ve besmele” çektikten sonra,
|
1. Abdest alacak kimse, abdeste başlarken “eûzü ve besmele” çektikten sonra,
|
Bu metni özetleyin.
|
7. Görevler, diğer bir bakımdan başka bir bölüme tâbi bulunmaktadır. Şöyle ki: Görevleri, ya sırf Allah için veya insanın kendi şahsına ve ailesine karşı veyahut da cemiyete karşı yapılır. Bu bakımdan görevler ilâhî, şahsî, ailevî ve içtimaî (toplumsal) nevilerine ayrılır.
|
7. Görevler, diğer bir bakımdan başka bir bölüme tâbi bulunmaktadır. Şöyle ki: Görevleri, ya sırf Allah için veya insanın kendi şahsına ve ailesine ka...
|
Bu metni özetleyin.
|
5. Nefsine itikâfı vâcip kılacak kimse, buna yalnız kalben niyetle yetinmemeli, diliyle de söylemelidir.
|
5. Nefsine itikâfı vâcip kılacak kimse, buna yalnız kalben niyetle yetinmemeli, diliyle de söylemelidir.
|
Bu metni özetleyin.
|
Onun için birçok hastalık tedavi sebebiyle giderilir. Allah’ın düzeni böyle devam edegelmiştir. Bununla beraber şifayı ilaçtan değil, yüce Allah’tan bilmelidir.
|
Onun için birçok hastalık tedavi sebebiyle giderilir. Allah’ın düzeni böyle devam edegelmiştir. Bununla beraber şifayı ilaçtan değil, yüce Allah’tan b...
|
Bu metni özetleyin.
|
İşte bütün bunlar, İslâm’da askerliğin, dine ve İslâm yurduna hizmetin ne kadar kıymetli olduğunu göstermeye yeterlidir. Ne mutlu İslâm askerlerine, İslâm’ın kahramanı mücahidlerine!...
|
İşte bütün bunlar, İslâm’da askerliğin, dine ve İslâm yurduna hizmetin ne kadar kıymetli olduğunu göstermeye yeterlidir. Ne mutlu İslâm askerlerine, İ...
|
Bu metni özetleyin.
|
Misal: Bir gayri müslim, yanında bulunan bir et hakkında, “Ben bunu bir müslümandan veya bir kitap ehlinden aldım” dese, o eti bir müslümanın yemesi helâl olur. Aksine olarak, “Bir Mecûsî’den aldım” dese helâl olmaz.
|
Misal: Bir gayri müslim, yanında bulunan bir et hakkında, “Ben bunu bir müslümandan veya bir kitap ehlinden aldım” dese, o eti bir müslümanın yemesi h...
|
Bu metni özetleyin.
|
11. Nâib, âmire aykırı bir davranışta bulunmamalıdır. Âmir, ifrad haccı emretmişken, nâib umre veya kıran haccı veya temettu‘ haccı yapmış olsa, âmir adına haccetmiş olmaz. Bu durumda aldığı yol masrafını ödemesi gerekir.
|
11. Nâib, âmire aykırı bir davranışta bulunmamalıdır. Âmir, ifrad haccı emretmişken, nâib umre veya kıran haccı veya temettu‘ haccı yapmış olsa, âmir ...
|
Bu metni özetleyin.
|
90. Bir kimse, malının zekâtından bir fakirin borcunu, fakirin izni ile ödeyecek olsa zekâtını vermiş olur. Ancak fakirin izni olmadan ödeyecek olsa borç düşer; fakat zekât verilmiş olmaz.
|
90. Bir kimse, malının zekâtından bir fakirin borcunu, fakirin izni ile ödeyecek olsa zekâtını vermiş olur. Ancak fakirin izni olmadan ödeyecek olsa b...
|
Bu metni özetleyin.
|
Yolları bu mîkatlardan birine rastlamayan müslümanlar da bunlardan birinin hizasında bulunacak bir yerden ihrama başlarlar.
|
Yolları bu mîkatlardan birine rastlamayan müslümanlar da bunlardan birinin hizasında bulunacak bir yerden ihrama başlarlar.
|
Bu metni özetleyin.
|
431. Farz namazlarda ve cemaatle kılınan namazlarda okunan âyetlerden dolayı namaz kılmakta olan kimsenin, “Yâ Rabbi! Beni ateşten koru” diye duada bulunması veya yüce Allah’tan mağfiret dilemesi mekruhtur. Yalnız başına nâfile namaz kılanın bu şekilde dua etmesinde bir sakınca görülmemektedir.
|
431. Farz namazlarda ve cemaatle kılınan namazlarda okunan âyetlerden dolayı namaz kılmakta olan kimsenin, “Yâ Rabbi! Beni ateşten koru” diye duada bu...
|
Bu metni özetleyin.
|
Ağır Olan Pislikler
|
Ağır Olan Pislikler
|
Bu metni özetleyin.
|
7. Bununla beraber zekât Allah’ın nimetlerine karşı bir şükran görevidir. Zekât veren müslüman şöyle düşünür. Elde ettiğim bu varlık, bana yüce Allah’ın ihsanıdır. Nice insanlar vardır ki daha güçlü ve daha bilgili oldukları halde bu mal varlığından yoksun bulunuyorlar. Bunun için ikram ve ihsanı sonsuz olan Allah Teâlâ’nın nimetlerine karşı şükretmek gerekir. İşte bu şükür, farz olan zekâtın ödenmesiyle yerine getirilmiş olur.
|
7. Bununla beraber zekât Allah’ın nimetlerine karşı bir şükran görevidir. Zekât veren müslüman şöyle düşünür. Elde ettiğim bu varlık, bana yüce Allah’...
|
Bu metni özetleyin.
|
34. Oruçlu kimsenin, yakınlarına ve fakirlere fazlaca yardımda bulunması müstehaptır.
|
34. Oruçlu kimsenin, yakınlarına ve fakirlere fazlaca yardımda bulunması müstehaptır.
|
Bu metni özetleyin.
|
4. Gösterişten, övünüp böbürlenmekten, süs ve saltanattan sakınmalı, tevazu içinde olmalıdır.
|
4. Gösterişten, övünüp böbürlenmekten, süs ve saltanattan sakınmalı, tevazu içinde olmalıdır.
|
Bu metni özetleyin.
|
İnsanlar yetki ve kudretleri nisbetinde mükellef (yükümlü) olurlar. Aklı bulunan ve bulûğ çağına ermiş olan kimsenin ehliyeti tam olacağından yükümlülüğü de öylece tam olur.
|
İnsanlar yetki ve kudretleri nisbetinde mükellef (yükümlü) olurlar. Aklı bulunan ve bulûğ çağına ermiş olan kimsenin ehliyeti tam olacağından yükümlül...
|
Bu metni özetleyin.
|
193. Cuma namazının vakti tam öğle namazının vaktidir. Cuma namazı için minarelerde ezan okunur. Camilere gidince önce aynen öğle namazının sünneti gibi dört rekât cumanın ilk sünneti kılınır. Ondan sonra cami içinde bir ezan daha okunur. Minberde cemaate karşı bir hutbe okunur. Bu hutbeden sonra kamet alınarak cumanın iki rekât farzı cemaatle âşikâre okuyuşla kılınır. Bu farzdan sonra yine öğlenin ilk dört rekât sünneti gibi cumanın son dört rekât sünneti kılınır. Bundan sonra da “zuhr-i ahîr” diye dört rekât namaz kılınır ki buna dair ileride bilgi verilecektir. Arkasından da “vaktin sünneti” niyetiyle, aynen sabah namazının sünneti gibi iki rekât namaz daha kılınır.
|
193. Cuma namazının vakti tam öğle namazının vaktidir. Cuma namazı için minarelerde ezan okunur. Camilere gidince önce aynen öğle namazının sünneti gi...
|
Bu metni özetleyin.
|
7. Hicaz’a gidip gelinceye kadar kendisinin ve aile halkının örfe göre nafakaları bulunmalıdır. Temel ihtiyaçlardan sayılan malların bulunması ile hac farz olmaz. Fakat ihtiyaçtan fazla gelir getiren bir mal veya eşya bulunsa, bunları satıp haccetmek gerekir. Bir evde kira ile oturmak da haccın farz olmasına engel değildir.
|
7. Hicaz’a gidip gelinceye kadar kendisinin ve aile halkının örfe göre nafakaları bulunmalıdır. Temel ihtiyaçlardan sayılan malların bulunması ile hac...
|
Bu metni özetleyin.
|
Artık çocukluk zamanları, meleklerin üstünde bir saflık ve nezahetle gezmiş, kırk yaşlarından itibaren peygamberlik ve risâlete ulaşmakla cihanı karanlıktan aydınlığa çıkarmış, altmış üç senelik mübarek hayatları bütün şeref ve kutsallık parıltıları ile çevrilmiş olan o büyük ve o en son şerefli Peygamber’e ümmet olduğumuzdan dolayı ne kadar sevinsek, ne kadar öğünsek, yüce Allah’a ne kadar şükretsek yine de azdır.
|
Artık çocukluk zamanları, meleklerin üstünde bir saflık ve nezahetle gezmiş, kırk yaşlarından itibaren peygamberlik ve risâlete ulaşmakla cihanı karan...
|
Bu metni özetleyin.
|
Peygamber Efendimiz’in Vefatından Doğan Üzüntüler
|
Peygamber Efendimiz’in Vefatından Doğan Üzüntüler
|
Bu metni özetleyin.
|
18. İhsan: Bağışlama, iyilik etme, bahşiş verme, hayır olarak yapılması uygun olan bir şeyi yapma demektir. İhsan, adaletin üstünde bir faziletdir. Bir âyet-i kerimede şöyle buyrulmuştur:
|
18. İhsan: Bağışlama, iyilik etme, bahşiş verme, hayır olarak yapılması uygun olan bir şeyi yapma demektir. İhsan, adaletin üstünde bir faziletdir. Bi...
|
Bu metni özetleyin.
|
92. Zekâtın, zekâta ehil olan kimseye temlik edilmesi (mülkiyetine geçirilmesi) şarttır. Onun için fakirlere ikram olarak yedirilen yemek zekât sayılmaz.
|
92. Zekâtın, zekâta ehil olan kimseye temlik edilmesi (mülkiyetine geçirilmesi) şarttır. Onun için fakirlere ikram olarak yedirilen yemek zekât sayılm...
|
Bu metni özetleyin.
|
7. Bir kimse, üzerine zekât düşen malının bir kısmını bir fakire bağışlasa, buna isabet eden zekât kendisinden düşer.
|
7. Bir kimse, üzerine zekât düşen malının bir kısmını bir fakire bağışlasa, buna isabet eden zekât kendisinden düşer.
|
Bu metindeki örnekleri belirtin.
|
Örnek: 40 liranın zekâtı için 1 lira zekât verilmesi câizdir. Aynı şekilde, karışım halinde olup altın ve gümüşü az bulunan madenî paralarla sırf bakırdan, nikelden veya deriden yapılarak geçerli durumda olan paralar hakkında da hüküm böyledir.
|
Örnek: 40 liranın zekâtı için 1 lira zekât verilmesi câizdir. Aynı şekilde, karışım halinde olup altın ve gümüşü az bulunan madenî paralarla sırf bakırdan, nikelden veya deriden yapılarak geçerli durumda olan paralar hakkında da hüküm böyledir.
|
Bu metni özetleyin.
|
Avla İlgili Çeşitli Meseleler
|
Avla İlgili Çeşitli Meseleler
|
Bu metni özetleyin.
|
18. Sünnet: Resûl-i Ekrem Efendimiz’in [sallallahu aleyhi vesellem] farz olmayarak yaptığı işlerdir. Müekked sünnet ve gayr-i müekked sünnet kısımlarına ayrılır. Sünnet-i şerifin bir manası da kitabın başlangıç bölümünde geçmişti. Yine Arapça’da sünnet kelimesinin çoğulu “sünen”dir.
|
18. Sünnet: Resûl-i Ekrem Efendimiz’in [sallallahu aleyhi vesellem] farz olmayarak yaptığı işlerdir. Müekked sünnet ve gayr-i müekked sünnet kısımları...
|
Bu metni özetleyin.
|
(Mâlikîler’e göre, bunların her biri ile farz olan oruç bozulur, kazâsı gerekir. Çünkü orucun rüknü olan imsak kaybolmuştur.)
|
(Mâlikîler’e göre, bunların her biri ile farz olan oruç bozulur, kazâsı gerekir. Çünkü orucun rüknü olan imsak kaybolmuştur.)
|
Bu metni özetleyin.
|
Haccın Farziyetindeki Şer‘î Hikmetler
|
Haccın Farziyetindeki Şer‘î Hikmetler
|
Bu metni özetleyin.
|
16. Namazların farzlarında sıraya riayet edilmesi, iki farz arasında, farz olmayan bir şeyin girmesine meydan verilmemesi vâciptir. Farz olan kıyamdan (ayakta duruştan) sonra rükûa gidilmesi, rükûdan sonra da secdeye varılması gibi ...
|
16. Namazların farzlarında sıraya riayet edilmesi, iki farz arasında, farz olmayan bir şeyin girmesine meydan verilmemesi vâciptir. Farz olan kıyamdan...
|
Bu metni özetleyin.
|
(Cuma namazından başka farz namazların cemaatle kılınması, Mâlikîler’e ve bir kısım Şâfiîler’e göre de bir müekked sünnettir. İmam Ahmed b. Hanbel ile Ebû Sevr’e ve Davud ez-Zâhirî ile diğer bazı müctehidlere göre vâciptir. Bu halde bir şahsın tek başına namaz kılması haramdır. İbn Rüşd, İbn Bişr ve bir kısım Şâfiîler’e göre ise beldelerde bir farz-ı kifâyedir; her mescidde cemaatle namaz kılınması sünnettir. Bir kimsenin özel olarak yalnız başına cemaatle namaz kılması da menduptur. Hanbelî fıkıh âlimlerinin açıklamalarına göre, esasen cemaatle namaz, ikamet ve sefer halinde vâcip olup namazın mescidlerde cemaatle kılınması ise sünnettir. Bununla hem vâcip hem de sünnet yerine getirilmiş olur.
|
(Cuma namazından başka farz namazların cemaatle kılınması, Mâlikîler’e ve bir kısım Şâfiîler’e göre de bir müekked sünnettir. İmam Ahmed b. Hanbel ile...
|
Bu metni özetleyin.
|
88. Bir kimse öğretilmiş hayvanı, besmele ile bir ava gönderdiği halde o hayvan arka arkaya birçok av hayvanını avlayacak olsa hepsi de yenebilir.
|
88. Bir kimse öğretilmiş hayvanı, besmele ile bir ava gönderdiği halde o hayvan arka arkaya birçok av hayvanını avlayacak olsa hepsi de yenebilir.
|
Bu metni özetleyin.
|
172. Oruç kefâretinin eşya verilip temlik yolu ile yapılmasına gelince, altmış fakirden her birine 520 dirhem (yarım sâ‘ = 1,666 kg.) buğday veya 1040 dirhem (1 sâ‘ = 3,333 kg.) arpa veya hurma veya kuru üzüm verilir. Bu, tam bir fıtır sadakası miktarıdır. Bunların kıymetini vermek de câizdir.
|
172. Oruç kefâretinin eşya verilip temlik yolu ile yapılmasına gelince, altmış fakirden her birine 520 dirhem (yarım sâ‘ = 1,666 kg.) buğday veya 1040...
|
Bu metni özetleyin.
|
21. Hastaları ziyaret etmek. Müslümanlar hasta olan dostlarını ve komşularını uygun zamanlarda yanlarına giderek ziyaret ederler. Sağlıklarına duada bulunurlar. Bu da sevgiyi kuvvetlendirmeye ve kalpleri hoşlandırmaya yardım eden bir görevdir. Bunun da birtakım edepleri vardır. Şöyle ki: Bu ziyaretler pek sık yapılmamalıdır, hastanın yanında çok oturmamalı, hastanın canını sıkacak sözler söylememelidir.
|
21. Hastaları ziyaret etmek. Müslümanlar hasta olan dostlarını ve komşularını uygun zamanlarda yanlarına giderek ziyaret ederler. Sağlıklarına duada b...
|
Bu metni özetleyin.
|
“Sizin imanca en güzeliniz, ahlâkça en güzel olanınızdır.”
|
“Sizin imanca en güzeliniz, ahlâkça en güzel olanınızdır.”
|
Bu metni özetleyin.
|
Anne ile baba, çocuklarına yumuşak davranmalı, kendilerini isyana götürmeyecek şekilde onları terbiye etmeye çalışmalı ve onlara karşı güzel bir fazilet örneği olmalıdır. Dokuz yaşına giren çocuklarını yataklarından ayırmalı, on üç yaşına girdikleri zaman namaz kılmayan çocuklarını hafifçe dövmeli, on altı yaşına giren çocuklarını da bir engel yoksa evlendirmeye çalışmalıdır. İyi çocuklar, Allah’ın birer kıymetli ihsanı demektir.
|
Anne ile baba, çocuklarına yumuşak davranmalı, kendilerini isyana götürmeyecek şekilde onları terbiye etmeye çalışmalı ve onlara karşı güzel bir fazil...
|
Bu metni özetleyin.
|
12. İslâm’da her meslek sahibi için, o meslekle ilgili dinî meseleleri bilmek bir farzdır, önemli bir görevdir. Ticaretle uğraşacak kimselerin ticaretle ilgili helâl ve haram gibi işleri önce öğrenmeleri gerekir. Böylece yapacakları işlemlerde dine aykırı bir şey bulunmamış olur.
|
12. İslâm’da her meslek sahibi için, o meslekle ilgili dinî meseleleri bilmek bir farzdır, önemli bir görevdir. Ticaretle uğraşacak kimselerin ticaret...
|
Bu metni özetleyin.
|
364. Kur’ân-ı Kerîm’in sûrelerinde on dört secde âyeti vardır ki bunlardan birini okuyan veya işiten her mükellef için bir secde gerekir. Şöyle ki:
|
364. Kur’ân-ı Kerîm’in sûrelerinde on dört secde âyeti vardır ki bunlardan birini okuyan veya işiten her mükellef için bir secde gerekir. Şöyle ki:
|
Bu metni özetleyin.
|
55. Kur’ân-ı Kerîm, Hz. Üzeyir’e dair bilgi vermektedir. Fakat peygamber olup olmadığını açıklamamaktadır. İslâm âlimlerinden bir kısmına göre, Hz. Üzeyir bir peygamber değildir, velilerden büyük bir zattır. Önceleri yahudilerden bazıları Hz. Üzeyir için, “Allah’ın oğludur” diyerek şirke saplanmışlardı.
|
55. Kur’ân-ı Kerîm, Hz. Üzeyir’e dair bilgi vermektedir. Fakat peygamber olup olmadığını açıklamamaktadır. İslâm âlimlerinden bir kısmına göre, Hz. Üz...
|
Bu metni özetleyin.
|
Hz. Âişe validemiz diyor ki: “Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem] dünyadan göç edişlerine kadar arka arkaya üç gün doyacak şekilde yemek yememişti. Halbuki isteseydi, yüce Allah ona hatır ve hayale gelmedik nimetler verirdi. Bazan bir ay kadar, biz peygamber zevcelerinin evlerimizde yemek pişirmek için ocak yanmazdı. Yiyip içtiğimiz, yalnız hurma ile sudan ibaret olurdu. Bazan peygamberin haline acır, ağlardım. Bir gün, ‘Canım sana feda olsun, dünya dirliğinden yeterince kabul buyursan olmaz mı?’ diye sordum. Şöyle buyurdular:
|
Hz. Âişe validemiz diyor ki: “Resûlullah [sallallahu aleyhi vesellem] dünyadan göç edişlerine kadar arka arkaya üç gün doyacak şekilde yemek yememişti...
|
Bu metni özetleyin.
|
27. Cemaatle namazı kılan kimse, bir özür sebebiyle, diğer bir görüşe göre de özürsüz de olsa, ön tarafa, sağ veya sol tarafa yahut kıbleden yüzünü çevirmeksizin arka tarafa bir rükün miktarı, dura dura birer saf kadar gitse, mescidden çıkmadıkça veya kırda ise saflardan ayrılmadıkça namazı bozulmaz. Çünkü mescidde ve sahrada safların bulunduğu kısım, tek bir yer sayılır. Bunun için kırda namaz kılanın ön tarafında saf bulunmazsa, secde yerinin önüne geçmesi ile namazı bozulur. Yine tek başına namaz kılanın da secde yerini geçmesi ile namazı bozulur. Kadınlar için evleri, bir görüşe göre mescid, diğer bir görüşe göre kır hükmündedir.
|
27. Cemaatle namazı kılan kimse, bir özür sebebiyle, diğer bir görüşe göre de özürsüz de olsa, ön tarafa, sağ veya sol tarafa yahut kıbleden yüzünü çe...
|
Bu metindeki örnekleri belirtin.
|
Örnek: Namazda baldırın dörtte birinden noksanı açık bulunsa namaz bozulmaz. Yine bazı âlimlere göre, but ile diz kapağı bir uzuv sayılır. Yalnız diz kapağının açık bulunması ile namaz bozulmaz; çünkü diz kapağı, bir organın dörtte birinden azdır.
|
Örnek: Namazda baldırın dörtte birinden noksanı açık bulunsa namaz bozulmaz. Yine bazı âlimlere göre, but ile diz kapağı bir uzuv sayılır. Yalnız diz kapağının açık bulunması ile namaz bozulmaz; çünkü diz kapağı, bir organın dörtte birinden azdır.
|
Bu metni özetleyin.
|
527. Ölünün komşularına ve yakınlarına vefat haberi verilir. Bunlar da ölüye karşı son görevlerini yapmaya koşarak sevap kazanırlar.
|
527. Ölünün komşularına ve yakınlarına vefat haberi verilir. Bunlar da ölüye karşı son görevlerini yapmaya koşarak sevap kazanırlar.
|
Bu metni özetleyin.
|
Komşulara ikram bir sünnettir. Bir müslüman komşusunun hakkını fazla gözetir, ona güler yüz gösterir, gerektiğinde ödünç verir, bir kederi olunca onu teselli etmeye çalışır, tâziyede (baş sağlığı dileğinde) bulunur. Komşusuna eziyet verecek şeyleri yapmaktan sakınır. Evin akıntı suları ile ve çöplerle komşularını rahatsız etmez. Yüksek sesle devam eden çalgı ve radyo sesleri ile komşularını rahatsız edenler, hasta ve okur yazarları düşünmeyenler komşuluk haklarını gözetmemiş olur ve topluma karşı görevlerini çiğnemiş sayılırlar.
|
Komşulara ikram bir sünnettir. Bir müslüman komşusunun hakkını fazla gözetir, ona güler yüz gösterir, gerektiğinde ödünç verir, bir kederi olunca onu ...
|
Bu metni özetleyin.
|
5. Sonuç: Namazın meşru kılınmasındaki hikmetler ve yararlar her türlü düşüncenin üstündedir. Fakat bir müslüman namazını yalnız yüce Allah’ın rızası için kılar, yalnız yaratıcısına şükür ve saygı için kılar. Namazın insana yararı olmadığı düşünülse dahi, yine bunu bir kulluk görevi bilerek sadece Allah’ın emrine uymak için yerine getirmeye çalışır. Bu kutsal görevin yerini hiçbir şeyin tutamayacağını kesinlikle bilir. Namaza harcayacağı dakikaları, hayatının en mutlu ve neşeli zamanı olarak kabul eder.
|
5. Sonuç: Namazın meşru kılınmasındaki hikmetler ve yararlar her türlü düşüncenin üstündedir. Fakat bir müslüman namazını yalnız yüce Allah’ın rızası ...
|
Bu metni özetleyin.
|
208. Teyemmüm iki elin veya bunların yerini tutacak olan bir şeyin tümü yahut çoğunluk kısmı ile yapılır. Bunun için iki parmakla teyemmüm câiz olmaz. Fakat bir el ile yüz ve diğer bir elle de kol meshedilir.
|
208. Teyemmüm iki elin veya bunların yerini tutacak olan bir şeyin tümü yahut çoğunluk kısmı ile yapılır. Bunun için iki parmakla teyemmüm câiz olmaz....
|
Bu metni özetleyin.
|
Edep, insanın süsüdür. Edep, insanı nefsin arzusuna uymaktan korur ve kurtarır.
|
Edep, insanın süsüdür. Edep, insanı nefsin arzusuna uymaktan korur ve kurtarır.
|
Bu metni özetleyin.
|
91. Bir ölünün vârisi, ölünün vasiyeti bulunsun veya bulunmasın, terekesine başvurmak üzere kendi parası ile o ölü namına haccetse, bakılır: Eğer ölü, onun böyle haccetmesini vasiyet etmişse bu hac o ölü adına câiz olur. Fakat böyle bir vasiyet yapmamışsa câiz olmaz, vâris bu parayı terekeden alamaz, kendi bağışı olur.
|
91. Bir ölünün vârisi, ölünün vasiyeti bulunsun veya bulunmasın, terekesine başvurmak üzere kendi parası ile o ölü namına haccetse, bakılır: Eğer ölü,...
|
Bu metni özetleyin.
|
50. Hz. Davud, Yakub aleyhisselâmın oğlu Yehuda’nın soyundandır. İşmuil aleyhisselâmın vefatından sonra, kendisine peygamberlik verilmiş ve kayınpederi Tâlût’un ölümünden sonra da İsrâiloğulları’na hükümdar olmuştur.
|
50. Hz. Davud, Yakub aleyhisselâmın oğlu Yehuda’nın soyundandır. İşmuil aleyhisselâmın vefatından sonra, kendisine peygamberlik verilmiş ve kayınpeder...
|
Bu metni özetleyin.
|
99. Özürlü olan kimse, her namaz vakti abdest alır. O vakit içinde aldığı abdestle -abdesti bozacak bir başka şey olmadıkça- dilediği kadar farz ve nâfile namaz kılabilir. Kazâya kalmış namazları kılabilir. Vitir namazı ile bayram ve cenaze namazlarını da kılabilir. Ancak illet devam etmelidir.
|
99. Özürlü olan kimse, her namaz vakti abdest alır. O vakit içinde aldığı abdestle -abdesti bozacak bir başka şey olmadıkça- dilediği kadar farz ve nâ...
|
Bu metni özetleyin.
|
Ramazan orucunun kazâsına sebep, yine evvelce ramazan ayına yetişmiş olmaktan başka bir şey değildir.
|
Ramazan orucunun kazâsına sebep, yine evvelce ramazan ayına yetişmiş olmaktan başka bir şey değildir.
|
Bu metni özetleyin.
|
Yine bir kimsenin, vitirden başka altı vakitten çok veya altı vakit namazları kazâya kalmış olsa, bunları kazâ etmeden vakit namazlarını kılması sahih olur. Çünkü bu durumda tertibe riayet edilmesinde güçlük vardır. Kazâya kalmış namazlar (fâiteler) vitirden başka altı vakit olunca çok sayılır, altıdan az olunca da az sayılır.
|
Yine bir kimsenin, vitirden başka altı vakitten çok veya altı vakit namazları kazâya kalmış olsa, bunları kazâ etmeden vakit namazlarını kılması sahih...
|
Bu metni özetleyin.
|
7. Her ayağın ön tarafından en az üç küçük el parmağı kadar bir yer mevcut bulunmalıdır.
|
7. Her ayağın ön tarafından en az üç küçük el parmağı kadar bir yer mevcut bulunmalıdır.
|
Bu metni özetleyin.
|
Yüce Allah’ı çok zikreden erkekler ve kadınlara, yüce Allah’ın büyük bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamış olduğu şu âyet-i kerime ile müjdelenmektedir: “Allah’ı çok zikreden erkekler ve kadınlar için Allah büyük bir mağfiret ve mükâfat hazırlamıştır” (Ahzâb 33/35).
|
Yüce Allah’ı çok zikreden erkekler ve kadınlara, yüce Allah’ın büyük bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamış olduğu şu âyet-i kerime ile müjdelen...
|
Bu metni özetleyin.
|
Ebû Tâlib ile Hz. Hatice’nin Vefatları
|
Ebû Tâlib ile Hz. Hatice’nin Vefatları
|
Bu metni özetleyin.
|
Teenninin karşıtı acele etmektir. Bir şeyi zamanından önce elde etmeye çalışmaktır. Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:
|
Teenninin karşıtı acele etmektir. Bir şeyi zamanından önce elde etmeye çalışmaktır. Bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur:
|
Bu metni özetleyin.
|
“Esselâmü aleyküm, ey müminler yurdunun sakinleri! Bizler de inşallah sizlere kavuşacağız. Yüce Allah’tan bizim ve sizin için afiyet (her türlü kederden selâmet) dilerim.”
|
“Esselâmü aleyküm, ey müminler yurdunun sakinleri! Bizler de inşallah sizlere kavuşacağız. Yüce Allah’tan bizim ve sizin için afiyet (her türlü kederd...
|
Bu metni özetleyin.
|
103. Faizin dinde yasak olmasının birçok hikmeti vardır. Önce, muhtaç bir kimseye verilen bir paradan, daha sonra fazla bir şey alınması sosyal yardımlaşma görevine aykırıdır. Sonra bir paranın bu şekilde artırılması, çok kere insanın çalışma gayretini azaltır. Onu tembelliğe sevkedebilir. Bununla beraber borç alınan paradan borç alanın bir kazanç elde edip etmeyeceği kesin değildir. Bir ihtimalden ibarettir. Çok kere alınan borç paralar boşuna harcanarak karşılığında birçok zarara katlanmak gerekir. Rehin verilen nice kıymetli malların bu yüzden hiç pahasına elden çıktığı daima görülür. Oysaki verilecek fazla miktar belli ve kesindir. Onun için düşünülen bir kazanç, kesin ve belli olan bir mala karşı tutulamaz.
|
103. Faizin dinde yasak olmasının birçok hikmeti vardır. Önce, muhtaç bir kimseye verilen bir paradan, daha sonra fazla bir şey alınması sosyal yardım...
|
Bu metni özetleyin.
|
21. Yunus Aleyhisselâm
|
21. Yunus Aleyhisselâm
|
Bu metni özetleyin.
|
Ezan ve kametle ilgili bazı hükümler vardır. Şöyle ki:
|
Ezan ve kametle ilgili bazı hükümler vardır. Şöyle ki:
|
Bu metni özetleyin.
|
AHLÂKIN MAHİYETİ, NEVİLERİ ve
|
AHLÂKIN MAHİYETİ, NEVİLERİ ve
|
Bu metni özetleyin.
|
Kabir üzerine su serpmekte de bir sakınca yoktur.
|
Kabir üzerine su serpmekte de bir sakınca yoktur.
|
Bu metni özetleyin.
|
51. Yukarıda işaret edildiği üzere, mutlak sularda dıştan bir tesir bulunmayınca bunlar içilir, yemeklerde ve bütün temizlik çeşitlerinde kullanılır, abdest veya gusül alınır. Gerek hakiki gerek hükmî kirler giderilir. Mukayyet sular ise böyle değildir. Bunlarla abdest ve boy abdesti alınmaz. Bunlarla hades denilen hükmî necaset (abdestsizlik) giderilemez. Çünkü bu gibi temizlikler için dinimiz mutlak (tabii) suları kullanmayı emretmiştir. Bununla beraber mukayyet suların bazıları içilebilir, yemeklerde kullanılabilir. Yine mukayyet sulardan yağlı ve yapışkan olmayan ve sıkılmakla akıp gidenlerle hakiki necasetler (pislikler) giderilebilir.
|
51. Yukarıda işaret edildiği üzere, mutlak sularda dıştan bir tesir bulunmayınca bunlar içilir, yemeklerde ve bütün temizlik çeşitlerinde kullanılır, ...
|
Bu metni özetleyin.
|
Tahrîme, Hanefîler’e göre namazın aslen bir rüknü değil, bir şartıdır, namazdan öncedir. Böyle olmakla beraber, namazın rükünlerine çok bitişik olduğu için bu da bir rükün sayılmıştır.
|
Tahrîme, Hanefîler’e göre namazın aslen bir rüknü değil, bir şartıdır, namazdan öncedir. Böyle olmakla beraber, namazın rükünlerine çok bitişik olduğu...
|
Bu metni özetleyin.
|
Ölünün yıkanmasına “gasl-i meyyit”, ölünün yıkanmasından sonra kabre gömülmesine kadar yapılması gereken şeylere ve bunları temin etmeye de “teçhiz” adı verilir. Ölüyü bilinen bezlere sarmaya da “tekfin” denilmektedir.
|
Ölünün yıkanmasına “gasl-i meyyit”, ölünün yıkanmasından sonra kabre gömülmesine kadar yapılması gereken şeylere ve bunları temin etmeye de “teçhiz” a...
|
Bu metni özetleyin.
|
14. Mina’da taşları attıktan sonra kurban kesmek. Bundan sonra da Harem bölgesi içinde ve kurban bayramının ilk üç gününden birinde saçları tıraş etmek veya kısaltmak. Şöyle ki:
|
14. Mina’da taşları attıktan sonra kurban kesmek. Bundan sonra da Harem bölgesi içinde ve kurban bayramının ilk üç gününden birinde saçları tıraş etme...
|
Bu metni özetleyin.
|
265. Belli bir mescidde, Mescid-i Harâm’da itikâfa niyet eden kimse, başka bir mescidde itikâfa girebilir.
|
265. Belli bir mescidde, Mescid-i Harâm’da itikâfa niyet eden kimse, başka bir mescidde itikâfa girebilir.
|
Bu metni özetleyin.
|
3. Sırf Mülk Arazisi: Memleket arazisinden olup hazineye ait iken sonradan bir bedel karşılığında bazı kimselere satılmış bulunan topraklardır. Bunların ürünleri de sahipleri müslüman olunca, zekât bakımından öşür arazisinin ürünleri gibidir.
|
3. Sırf Mülk Arazisi: Memleket arazisinden olup hazineye ait iken sonradan bir bedel karşılığında bazı kimselere satılmış bulunan topraklardır. Bunlar...
|
Bu metni özetleyin.
|
Amelî ahlâk: Ahlâkla ilgili görevlerin nelerden ibaret olduğunu bildirir.
|
Amelî ahlâk: Ahlâkla ilgili görevlerin nelerden ibaret olduğunu bildirir.
|
Bu metni özetleyin.
|
üç kez de şöyle denilmesi âdet olmuştur:
|
üç kez de şöyle denilmesi âdet olmuştur:
|
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.