english stringlengths 2 1.48k | non_english stringlengths 1 1.45k | language stringclasses 49
values |
|---|---|---|
I won't be able to repair that. | Onu tamir edemeyeceğim. | en-tr |
I had been warned not to do that. | Onu yapmama konusunda uyarıldım. | en-tr |
I felt stunned. | Şaşkın hissettim. | en-tr |
Sami's body was found in the garage. | Sami'nin cesedi garajda bulundu. | en-tr |
I'm sorry, but I've got to leave. | Üzgünüm, ama gitmem gerekiyor. | en-tr |
I'm sorry, but I can't help you right now. | Üzgünüm ama şu an sana yardım edemem. | en-tr |
It was great seeing you again. | Seni tekrar görmek harikaydı. | en-tr |
Sami wanted to get revenge. | Sami intikam almak istiyordu. | en-tr |
Sami was not faithful to Layla. | Sami, Leyla'ya sadık değildi. | en-tr |
Sami was very afraid of Layla. | Sami, Leyla'dan çok korkuyordu. | en-tr |
Sami was under Layla's control. | Sami, Leyla'nın kontrolü altındaydı. | en-tr |
Sami was stronger than Layla. | Sami, Leyla'dan daha kuvvetliydi. | en-tr |
Sami has hurt Layla before. | Sami daha önce Leyla'yı incitti. | en-tr |
Sami and Layla had a very rocky relationship. | Sami ve Leyla'nın çok kararsız bir ilişkisi vardı. | en-tr |
Sami dated Layla for a few weeks. | Sami birkaç hafta boyunca Leyla ile çıkmıştı. | en-tr |
Sami was acting as Layla on Facebook. | Sami, Facebook'ta Leyla gibi davranıyordu. | en-tr |
Sami is not with me. | Sami benimle değil. | en-tr |
Sami had a troubled history with Layla. | Sami'nin Leyla ile sorunlu bir geçmişi vardı. | en-tr |
Coral reefs are home to millions of species. | Mercan resifleri milyonlarca türe ev sahipliği yapıyor. | en-tr |
I'm sorry, but I can't hear you. | Özür dilerim, ama seni duyamıyorum. | en-tr |
You're a quick study. | Çok çabuk kapıyorsun. | en-tr |
The highest tide in the world is in Canada. | Dünyadaki en yüksek gelgit Kanada'dadır. | en-tr |
Tom thinks Mary won't be suspicious. | Tom, Mary'nin şüphelenmeyeceğini düşünüyor. | en-tr |
You're insulting my intelligence. | Zekama hakaret ediyorsun. | en-tr |
Don't give them any ideas. | Onlara hiçbir fikir verme. | en-tr |
I suspect Tom won't do that. | Tom'un bunu yapmayacağından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom was the one who did that. | Tom'un bunu yapan kişi olduğundan şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom was the only one who did that. | Tom'un bunu yapan tek kişi olduğundan şüpheliyim. | en-tr |
I suspect Tom wasn't the one who did that. | Tom'un bunu yapan kişi olduğundan şüpheliyim. | en-tr |
I suspect Tom wasn't the only one who did that. | Tom'un bunu yapan tek kişi olmadığından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom lied. | Tom'un yalan söylediğinden şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom did it. | Bunu Tom'un yaptığından şüpheliyim. | en-tr |
I suspect Tom is home. | Підозрюю, що Том вдома. | en-uk |
I suspect Tom is lost. | Tom'un kayıp olduğundan şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom is right. | Sanırım Tom haklı. | en-tr |
I suspect Tom is upset. | Tom'un üzgün olduğundan şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom is wrong. | Я підозрюю, що Том помиляється. | en-uk |
I suspect that Tom is wrong. | Підозрюю, що Том не має рації. | en-uk |
I suspect Tom is afraid. | Tom'un korktuğundan şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom is asleep. | Tom'un uyuduğundan şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom is puzzled. | Tom'un şaşkın olduğundan şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom can do that. | Tom'un onu yapabileceğinden şüpheliyim. | en-tr |
I suspect Tom is homeless. | Tom evsiz sanırım. | en-tr |
I suspect Tom is prepared. | Tom'un hazır olduğundan şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom is concerned. | Tom'un endişeli olduğundan şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom is depressed. | Tom'un depresyonda olduğundan şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom will do that. | Tom'un bunu yapacağından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom is downstairs. | Tom'un alt katta olduğundan şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom is interested. | Tom'un ilgilendiğinden şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom is prejudiced. | Tom'un önyargılı olduğundan şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom has to do that. | Tom'un bunu yapması gerektiğinden şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom is discouraged. | Tom'un cesareti kırıldığından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom is embarrassed. | Tom'un utandığından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom is embarrassed. | Tom'un utandığından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom is intoxicated. | Sanırım Tom sarhoş. | en-tr |
I suspect Tom went to Boston. | Tom'un Boston'a gittiğinden şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom doesn't like you. | Tom'un senden hoşlanmadığından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom has been injured. | Tom'un yaralandığından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom is uncomfortable. | Tom'un rahatsız olduğundan şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom needs to do that. | Tom'un bunu yapması gerektiğinden şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom wants to do that. | Tom'un bunu yapmak istediğinden şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom is being sarcastic. | Sanırım Tom kinaye yapıyor. | en-tr |
I suspect that Tom is being sarcastic. | Sanırım Tom kinaye yapıyor. | en-tr |
I suspect that Tom doesn't speak French. | Tom'un Fransızca konuşmadığından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom is likely to do that. | Tom'un bunu yapmasının muhtemel olduğundan şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom and Mary are exhausted. | Tom ve Mary'nin yorgun olduğundan şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom and Mary are in Boston. | Tom ve Mary'nin Boston'da olduğundan şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom isn't eager to do that. | Tom'un bunu yapmak için istekli olmadığından şüpheliyim. | en-tr |
I suspect Tom and Mary are prejudiced. | Tom ve Mary'nin önyargılı olduğundan şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom and Mary don't like you. | Tom ve Mary'nin senden hoşlanmadığından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom doesn't have to do that. | Tom'un bunu yapmak zorunda olmadığından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom expects me to help Mary. | Tom'un Mary'ye yardım etmemi beklediğinden şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom is reluctant to do that. | Tom'un bunu yapmaya isteksiz olduğundan şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom is reluctant to do that. | Tom'un bunu yapmaya isteksiz olduğundan şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom and Mary are discouraged. | Tom ve Mary'nin cesareti kırıldığından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom and Mary are intoxicated. | Tom ve Mary'nin sarhoş olduğunu düşünüyorum. | en-tr |
I suspect Tom and Mary are sympathetic. | Tom ve Mary'nin sempatik olduğundan şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom and Mary have to do that. | Tom ve Mary'nin bunu yapmak zorunda olduğundan şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom and Mary have to do that. | Tom ve Mary'nin bunu yapmak zorunda olduğundan şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom and Mary don't like me much. | Tom ve Mary'nin beni fazla sevmediğinden şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom and Mary don't speak French. | Tom ve Mary'nin Fransızca konuşmadığından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom and Mary have both been sick. | Tom ve Mary'nin her ikisinin de hasta olduğundan şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom and Mary are eager to do that. | Tom ve Mary'nin bunu yapmaya çalıştıklarından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom and Mary are afraid to do that. | Tom ve Mary'nin bunu yapmaktan korktuklarından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom and Mary don't have to do that. | Tom ve Mary'nin bunu yapmak zorunda olmadığından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom and Mary don't want to do that. | Tom ve Mary'nin bunu yapmak istemediğinden şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom and Mary are anxious to do that. | Tom ve Mary'nin bunu yapmak için endişeli olduğundan şüpheliyim. | en-tr |
I suspect Tom and Mary don't like me very much. | Tom ve Mary'nin beni fazla sevmediğinden şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom and Mary have finished doing that. | Tom ve Mary'nin bunu yapmayı bitirdiğinden şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom and Mary are planning to eat together. | Tom ve Mary'nin birlikte yemeyi planladıklarından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom and Mary would be reluctant to do that. | Tom ve Mary'nin bunu yapmaya isteksiz olacağından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom and Mary are planning on eating together. | Tom ve Mary'nin birlikte yemeyi planladıklarından şüpheliyim. | en-tr |
I suspect Tom and Mary are planning on doing that together. | Tom ve Mary'nin bunu birlikte yapmayı planladıklarından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom and Mary are planning on doing that together. | Tom ve Mary'nin bunu birlikte yapmayı planladıklarından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom and Mary are planning to do that together. | Tom ve Mary'nin bunu birlikte yapmayı planladıklarından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom and Mary are planning to do that together. | Tom ve Mary'nin bunu birlikte yapmayı planladıklarından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom isn't planning to go to Boston with you. | Tom'un seninle Boston'a gitmeyi planlamadığından şüpheliyim. | en-tr |
I suspect that Tom and Mary have never done that together. | Tom ve Mary'nin bunu asla birlikte yapmadıklarından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect that Tom and Mary don't really enjoy doing that. | Tom ve Mary'nin bunu yapmaktan gerçekten hoşlanmadığından şüpheleniyorum. | en-tr |
I suspect Tom didn't leave when he was supposed to. | Tom her zaman bir şey için endişeleniyor. | en-tr |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.