english
stringlengths
2
1.48k
non_english
stringlengths
1
1.45k
language
stringclasses
49 values
Sami visited a counselor.
Sami bir danışmanı ziyaret etti.
en-tr
Sami was born in Egypt and grew up in Toronto, Ontario.
Sami Mısır'da doğdu ve Toronto, Ontario'da büyüdü.
en-tr
Sami went in.
Sami içeri girdi.
en-tr
Sami is the exact opposite of Layla.
Sami, Leyla'nın tam zıddıdır.
en-tr
Sami can't resist Layla's charms.
Sami, Leyla'nın çekiciliğine direnemez.
en-tr
Sami offered Layla a life she wanted.
Sami, Leyla'ya istediği bir hayatı teklif etti.
en-tr
Sami and Layla decided to divorce.
Sami ve Leyla boşanma kararı aldılar.
en-tr
Sami decided to move back home to Egypt.
Sami vatanı Mısır'a taşınmaya karar verdi.
en-tr
Sami will be the getaway driver.
Sami kaçış sürücüsü olacak.
en-tr
Sami was the easy target.
Sami kolay hedefti.
en-tr
Sami fired right into Layla's head.
Sami, Leyla'nın kafasının sağına doğru ateş etti.
en-tr
Sami wasn't crying at all.
Sami hiç ağlamıyordu.
en-tr
Sami and Layla embarked on a new life.
Sami ve Leyla yeni bir hayata başladılar.
en-tr
Sami faced some grave challenges.
Sami bazı ciddi zorluklarla karşı karşıya kaldı.
en-tr
Sami isn't supposed to do that.
Sami'nin onu yapmaması gerekir.
en-tr
Sami cautioned Layla to stay away from Farid.
Sami, Leyla'yı Ferit'ten uzak durması için uyardı.
en-tr
Sami started hitting Layla in the face.
Sami, Leyla'nın yüzüne vurmaya başladı.
en-tr
Sami started getting more violent.
Sami daha sert olmaya başladı.
en-tr
Sami has nowhere to go.
Sami'nin gidecek hiçbir yeri yok.
en-tr
Sami wanted Layla to move out.
Sami, Leyla'nın dışarı çıkmasını istedi.
en-tr
Sami begged Layla for a place to stay.
Sami kalacak bir yer için Leyla'ya yalvardı.
en-tr
Sami planned to return to Cairo to live with his family.
Sami, ailesi ile yaşamak için Kahire'ye geri dönmeyi planlıyordu.
en-tr
Sami will regret this.
Sami buna pişman olacak.
en-tr
Sami became more demanding.
Sami daha fazla talepkar hale geldi.
en-tr
Sami was looking for love.
Sami aşkı arıyordu.
en-tr
Sami was unruly.
Sami başa çıkılmazdı.
en-tr
Sami was cursing out.
Sami küfrediyordu.
en-tr
Sami realized that wasn't the life he wanted.
Sami istediği yaşamın o olmadığını fark etti.
en-tr
Sami deserted his entire family.
Sami bütün ailesini terk etti.
en-tr
Sami had no emotional bond with his children.
Sami'nin kendi çocuklarıyla hiçbir duygusal bağı yoktu.
en-tr
Sami wasn't enjoying himself.
Sami keyif almıyordu.
en-tr
Sami stole Layla's painkillers.
Sami, Leyla'nın ağrı kesicilerini çaldı.
en-tr
Sami used to cut himself.
Sami kendini keserdi.
en-tr
Sami spoke to Layla about that.
Sami, Leyla'yla o konuda konuştu.
en-tr
Sami is gonna make this work.
Sami bu işi yapacak.
en-tr
Sami won't leave Layla alone.
Sami, Leyla'yı yalnız bırakmaz.
en-tr
Sami was also up early.
Sami de erken kalktı.
en-tr
Sami left early.
Sami erken ayrıldı.
en-tr
Sami locked himself in his room.
Sami kendisini odasına kilitledi.
en-tr
Sami realized pretty quickly what was going on.
Sami neler olup bittiğini çok çabuk fark etti.
en-tr
Sami highjacked a car from an elderly man.
Sami yaşlı bir adamdan bir araba çaldı.
en-tr
Sami knows who this man is.
Sami bu adamın kim olduğunu biliyor.
en-tr
Sami was in total shock.
Sami tamamen şoktaydı.
en-tr
Sami fired his maid.
Sami hizmetçisini kovdu.
en-tr
Sami shot a taxi driver in the face.
Sami taksi şoförünü yüzünden vurdu.
en-tr
Sami told Farid about his escape plan.
Sami, Ferit'e kaçış planını anlattı.
en-tr
Sami was the brains of the operation.
Sami, operasyonun beyniydi.
en-tr
Sami pulled out the screws.
Sami, vidaları çıkardı.
en-tr
Sami started making some progress.
Sami biraz ilerleme kaydetmeye başladı.
en-tr
Sami celebrated Christmas with his family.
Sami, noel'i ailesiyle kutladı.
en-tr
Sami's birthday was approaching.
Sami'nin doğum günü yaklaşıyordu.
en-tr
Sami was under constant pressure.
Sami sürekli baskı altındaydı.
en-tr
Sami learned this in prison.
Sami bunu hapishanede öğrendi.
en-tr
Sami's cell was searched.
Sami'nin hücresi arandı.
en-tr
Sami got on pretty well with the prison guards.
Sami, hapishane gardiyanları ile oldukça iyi anlaşıyordu.
en-tr
Sami was in serious pain.
Sami ciddi acı içindeydi.
en-tr
Sami was an extreme risk to the public.
Sami halk için aşırı bir riskti.
en-tr
Sami raped a woman who was eight months pregnant.
Sami sekiz aylık hamile olan bir kadına tecavüz etti.
en-tr
Sami met Layla at his mother's house.
Sami annesinin evinde Leyla ile tanıştı.
en-tr
Sami is going back to prison.
Sami hapishaneye geri dönüyor.
en-tr
Sami thinks Farid is a hero for what he did.
Sami, yaptığı şey nedeniyle Ferit'in bir kahraman olduğunu düşünüyor.
en-tr
Sami considers himself a failure.
Sami kendini bir başarısızlık olarak görüyor.
en-tr
Sami's prayers were answered.
Sami'nin duaları cevaplandı.
en-tr
Sami was called the "Gentleman Robber."
Sami'ye "Beyefendi Soyguncu" adı verildi.
en-tr
Sami was making another call.
Sami başka bir arama yapıyordu.
en-tr
Sami was thrilled.
Sami heyecanlıydı.
en-tr
Sami needs to learn some respect.
Sami'nin biraz saygı öğrenmesi gerekir.
en-tr
Sami was still looking at me.
Sami hâlâ bana bakıyordu.
en-tr
Sami is a highly trained correctional officer.
Sami çok eğitimli bir hapishane memurudur.
en-tr
Sami had to be prepared to take risks.
Sami risk almak için hazırlanmak zorundaydı.
en-tr
Sami ran at least six times a week.
Sami haftada en az altı kere koştu.
en-tr
Sami escaped from custody.
Sami gözaltından kaçtı.
en-tr
Sami was very articulate.
Sami çok konuşkandı.
en-tr
Sami was very keen.
Sami çok hevesliydi.
en-tr
Sami was very watchful.
Sami çok dikkatliydi.
en-tr
Sami was accepted.
Sami kabul edildi.
en-tr
Sami was a model prisoner.
Sami örnek bir tutukluydu.
en-tr
Sami was a trusted inmate.
Sami güvenilir bir mahkumdu.
en-tr
Sami was there to load the furniture.
Sami mobilyayı yüklemek için oradaydı.
en-tr
Sami hid in the back of the truck.
Sami kamyonun arkasına saklandı.
en-tr
Sami is in solitary.
Sami hücrede.
en-tr
Sami needed a cellphone.
Sami'nin bir cep telefonuna ihtiyacı vardı.
en-tr
Sami started flirting with a female employee in the prison.
Sami cezaevinde bir kadın çalışanla flört etmeye başladı.
en-tr
Sami heard the truck driver open and shut his door.
Sami, kamyon şoförünün kapısını açıp kapattığını duydu.
en-tr
Sami heard me.
Sami beni duydu.
en-tr
Sami was locked in a box.
Sami bir kutuya kilitlendi.
en-tr
Sami wished Layla a happy birthday.
Sami, Leyla'ya mutlu bir doğum günü diledi.
en-tr
Sami knew it wasn't true.
Sami onun gerçek olmadığını biliyordu.
en-tr
Sami was assigned to the Cairo office.
Sami, Kahire bürosuna atandı.
en-tr
Sami went on the run.
Sami koşuya gitti.
en-tr
Sami has previously had a heart attack.
Sami daha önce bir kalp krizi geçirmişti.
en-tr
Sami came out of the bathroom.
Sami tuvaletten çıktı.
en-tr
Sami knew exactly what to do.
Sami tam olarak ne yapılacağını biliyordu.
en-tr
Sami seemed normal at first.
Sami ilk başta normal görünüyordu.
en-tr
Sami broke open every slot machine in the bar and stole the money.
Sami, bardaki her açık slot makinesini kırdı ve parayı çaldı.
en-tr
Sami was so sexy.
Sami çok seksi idi.
en-tr
Sami was a very attractive man.
Sami çok çekici bir adamdı.
en-tr
Sami didn't want Layla to watch the news at all.
Sami, Leyla'nın haberleri izlemesini hiç istemedi.
en-tr
Sami wanted to meet Layla in person.
Sami, Leyla ile kişisel olarak görüşmek istedi.
en-tr
Sami called 911 and left the line open.
Sami 911'i aradı ve hattı açık bıraktı.
en-tr