english stringlengths 2 1.48k | non_english stringlengths 1 1.45k | language stringclasses 49
values |
|---|---|---|
Sami said hello to everybody. | Sami herkese merhaba dedi. | en-tr |
Sami faxed Layla the photograph. | Sami, fotoğrafı Leyla'ya faksladı. | en-tr |
Sami identified Layla Bakir. | Sami, Leyla Bekir'i teşhis etti. | en-tr |
Sami focused on that. | Sami onun üzerine odaklandı. | en-tr |
Sami wanted to change his name. | Sami adını değiştirmek istiyordu. | en-tr |
Sami is a selfish person. | Sami bencil bir kişidir. | en-tr |
Sami's promotion never came. | Sami'nin terfisi hiç gelmedi. | en-tr |
Sami played his part. | Sami rolünü oynadı. | en-tr |
Sami attended a segregated school. | Sami ayrılmış bir okula gitti. | en-tr |
Sami received his PhD when he was only 26 years old. | Sami yalnızca 26 yaşındayken doktorasını aldı. | en-tr |
Sami was arrested and spent the night in jail. | Sami yakalandı ve geceyi hapishanede geçirdi. | en-tr |
Sami wanted to get away. | Sami kaçmak istiyordu. | en-tr |
Sami is a death row inmate. | Sami bir ölüm koğuşu mahkumudur. | en-tr |
Sami became another person. | Sami başka bir kişi oldu. | en-tr |
Sami hid the van in the woods and covered it with branches. | Sami, minibüsü ormanda gizledi ve onu dallarla kapladı. | en-tr |
Sami applied for a social security card. | Sami sosyal güvenlik kartı için başvuruda bulundu. | en-tr |
Sami's freedom is over. | Sami'nin özgürlüğü bitti. | en-tr |
Sami bought a motorcycle. | Sami bir motosiklet satın aldı. | en-tr |
Sami's old life remained a problem. | Sami'nin eski yaşamı bir sorun olarak kaldı. | en-tr |
Sami heard a lot of screaming. | Sami birçok çığlık işitti. | en-tr |
Sami killed Layla and set her house on fire to cover it up. | Sami, Leyla'yı öldürdü ve bunu örtmek için Leyla'nın evini ateşe verdi. | en-tr |
Sami couldn't afford an attorney. | Sami bir avukat tutmaya gücü yetmedi. | en-tr |
Sami worked at a topless bar. | Sami bir topless barda çalışıyordu. | en-tr |
Sami fled to Egypt to avoid arrest. | Sami, tutuklamaktan kurtulmak için Mısır'a kaçtı. | en-tr |
Sami agreed to go. | Sami gitmeyi kabul etti. | en-tr |
Sami was hitchhiking across the country. | Sami otostopla ülke çapında dolaşıyordu. | en-tr |
Sami pled guilty. | Sami suçu kabul etti. | en-tr |
Sami died in a terrible tragic way. | Sami korkunç trajik bir şekilde öldü. | en-tr |
Sami selected Layla to be the scapegoat. | Sami, Leyla'yı günah keçisi olarak seçti. | en-tr |
Sami trusted Layla absolutely. | Sami kesinlikle Leyla'ya güveniyordu. | en-tr |
Sami paid so much attention to Layla. | Sami, Leyla'ya çok fazla dikkat etti. | en-tr |
Sami gave Layla attention. | Sami, Leyla'ya dikkat etti. | en-tr |
Sami is a normal person. | Sami normal bir kişidir. | en-tr |
Sami doesn't want to be here. | Sami burada olmak istemiyor. | en-tr |
Sami was the victim. | Sami kurbandı. | en-tr |
Sami got up before dawn. | Sami şafaktan önce kalktı. | en-tr |
Sami is ready to start a new life. | Sami yeni bir hayata başlamak için hazır. | en-tr |
Sami set up a plan to kill Layla. | Sami, Leyla'yı öldürmek için bir plan kurdu. | en-tr |
Sami couldn't lift that box. | Sami o kutuyu kaldıramadı. | en-tr |
Sami was desperate enough to try that. | Sami onu deneyecek kadar çaresizdi. | en-tr |
Sami and Layla were ready for action. | Sami ve Leyla harekete geçmeye hazırdılar. | en-tr |
Sami just turned and walked away. | Sami hemen döndü ve uzaklaştı. | en-tr |
Sami undressed Layla's body. | Sami, Leyla'nın cesedini soydu. | en-tr |
Sami has to find us a car. | Sami bize bir araba bulmak zorunda. | en-tr |
Sami's kitchen was loaded with food. | Sami'nin mutfağı yiyecekle doluydu. | en-tr |
Sami's body was IDed. | Sami'nin cesedi teşhis edildi. | en-tr |
Sami spent a week sleeping in the bug-infested woods. | Sami, böcekli ormanda uyuyarak bir hafta geçirdi. | en-tr |
Sami needed that car. | Sami o arabaya ihtiyaç duydu. | en-tr |
Sami took our car. | Sami arabamızı aldı. | en-tr |
Sami took all the guns. | Sami bütün silahları aldı. | en-tr |
Sami is an escapee. | Sami bir kaçaktır. | en-tr |
Sami noticed Layla's tattoo. | Sami, Leyla'nın dövmesini fark etti. | en-tr |
Sami flushed Layla's pictures down the toilet. | Sami, Leyla'nın fotoğraflarını tuvalete atıp sifonu çekti. | en-tr |
Sami perished in terrible circumstances. | Sami korkunç koşullarda can verdi. | en-tr |
Sami made a mistake. | Sami bir hata yaptı. | en-tr |
Sami doused Layla's apartment with gasoline. | Sami, Leyla'nın evini benzinle ıslattı. | en-tr |
Sami was speeding. | Sami hız yapıyordu. | en-tr |
Sami splashed gasoline around Layla's house. | Sami benzini Leyla'nın evinin çevresine serpti. | en-tr |
Sami handed Layla a shotgun. | Sami, Leyla'ya bir av tüfeği verdi. | en-tr |
Sami pulled out his gun. | Sami silahını çıkardı. | en-tr |
Sami's heart was pounding. | Sami'nin kalbi küt küt atıyordu. | en-tr |
Sami took that seriously. | Sami onu ciddiye aldı. | en-tr |
Sami has been missing for a very long time. | Sami çok uzun zamandır kayıp. | en-tr |
Sami's house was destroyed by a fire. | Sami'nin evi bir yangın tarafından yok edildi. | en-tr |
Sami was doing a project for school. | Sami okul için bir proje yapıyordu. | en-tr |
Sami committed a murder in a church. | Sami bir kilisede cinayet işledi. | en-tr |
Sami and Layla were very close. | Sami ve Leyla çok yakındılar. | en-tr |
Sami was convicted of murder and sentenced to death. | Sami cinayetten hüküm giydi ve ölüm cezasına çarptırıldı. | en-tr |
Sami apologized for what he had done. | Sami yapmış olduğu şey için özür diledi. | en-tr |
Sami felt relieved. | Sami kendini rahatlamış hissetti. | en-tr |
Sami bought a jar of gherkins. | Sami bir kavanoz kornişon turşusu satın aldı. | en-tr |
Sami is going somewhere else. | Sami başka bir yere gidiyor. | en-tr |
Sami is a very soft-hearted person. | Sami çok yumuşak kalpli bir kişidir. | en-tr |
Sami cries so easily. | Sami çok kolayca ağlar. | en-tr |
Sami was freed from Guantanamo. | Sami, Guantanamo'dan kurtuldu. | en-tr |
Sami had six Rolexes. | Sami'nin altı tane Rolex'i vardı. | en-tr |
Sami slipped outside for a cigarette. | Sami bir sigara için dışarı çıktı. | en-tr |
Sami was staying with Layla. | Sami, Leyla ile kalıyordu. | en-tr |
Sami admitted pulling the trigger. | Sami tetiği çekmeyi kabul etti. | en-tr |
Sami recorded those moments. | Sami o anları kaydetti. | en-tr |
Sami was drinking a lot. | Sami çok içiyordu. | en-tr |
Sami made the comment. | Sami yorum yaptı. | en-tr |
Sami's appearance started to change. | Sami'nin görünümü değişmeye başladı. | en-tr |
Sami broke the news to Layla's family. | Sami, Leyla'nın ailesine haberi verdi. | en-tr |
Sami was very active in church. | Sami, kilisede çok aktifti. | en-tr |
Sami has been having an affair with a woman at work. | Sami iş yerindeki bir kadınla ilişki yaşıyor. | en-tr |
Sami's affair wasn't as secret as he thought. | Sami'nin ilişkisi düşündüğü kadar gizli değildi. | en-tr |
Sami won't turn the other cheek this time. | Sami bu kez diğer yanağını çevirmeyecek. | en-tr |
Sami became desperate. | Sami çaresizleşti. | en-tr |
Sami parked his car in the driveway. | Sami arabasını garaj yoluna park etti. | en-tr |
Sami was attacked from behind by Layla. | Sami, Leyla tarafından arkadan saldırıya uğradı. | en-tr |
Sami falls into that category of people. | Sami o kategorideki insanlar arasında yer alır. | en-tr |
Sami has lived there for quite a few years. | Sami orada birkaç yıldır yaşıyor. | en-tr |
Sami helped his friends out. | Sami arkadaşlarına yardım sağladı. | en-tr |
Sami had to work a night shift. | Sami gece vardiyasında çalışmak zorunda kaldı. | en-tr |
Sami couldn't care for himself. | Sami kendini önemsemezdi. | en-tr |
Sami was a very friendly guy. | Sami çok arkadaş canlısı bir adamdı. | en-tr |
Sami was very suspicious about Layla. | Sami, Leyla hakkında çok şüpheciydi. | en-tr |
Sami had a good salary insofar as being a policeman. | Sami, polis olarak iyi bir maaşa sahipti. | en-tr |
Sami was painting the bedroom. | Sami yatak odasını boyuyordu. | en-tr |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.