english
stringlengths
2
1.48k
non_english
stringlengths
1
1.45k
language
stringclasses
49 values
Sami and Layla have been married for six years.
Sami ve Leyla altı yıldır evlidirler.
en-tr
Sami is an anger management specialist.
Sami öfke yönetimi uzmanıdır.
en-tr
Sami subscribed to the channel.
Sami kanala abone oldu.
en-tr
Sami hit "like" on Layla's video.
Sami, Leyla'nın videosuna "beğen" vurdu.
en-tr
Sami didn't graduate high school.
Sami liseden mezun değildi.
en-tr
Sami didn't finish high school.
Sami liseyi bitirmedi.
en-tr
Sami needs to calm down.
Sami'nin sakinleşmesi gerekir.
en-tr
Sami drank even heavier.
Sami daha da ağır içti.
en-tr
Sami really looked bad.
Sami gerçekten kötü görünüyordu.
en-tr
Sami and Layla were both angry.
Sami ve Leyla'nın ikisi de kızmıştı.
en-tr
Sami shouldn't be angry.
Sami'nin öfkeli olmaması gerekir.
en-tr
Sami called the pastor.
Sami papaz çağırdı.
en-tr
Sami struggled with the loss of his mother.
Sami, annesinin kaybı ile baş etti.
en-tr
Sami prayed for Layla.
Sami, Leyla için dua etti.
en-tr
Sami was thinking about Layla.
Sami, Leyla hakkında düşünüyordu.
en-tr
Sami has a right to be angry.
Sami'nin kızgın olmaya hakkı vardır.
en-tr
Sami has a right to feel angry.
Sami'nin öfkeli hissetme hakkı vardır.
en-tr
Sami gave Layla a job at the church.
Sami, Leyla'ya kilisede bir iş verdi.
en-tr
Sami was so excited.
Sami çok heyecanlıydı.
en-tr
Sami was feeling good about himself.
Sami kendisi hakkında iyi hissediyordu.
en-tr
Sami was doing something.
Sami bir şey yapıyordu.
en-tr
Sami's rehabilitation requires more hard work.
Sami'nin rehabilitasyonu daha sıkı çalışma gerektirir.
en-tr
Sami and Layla raised that child together.
Sami ve Leyla o çocuğu birlikte yetiştirdiler.
en-tr
Sami shouldn't take it personally.
Sami onu kişisel olarak almaması gerekir.
en-tr
Sami just screamed.
Sami az önce çığlık attı.
en-tr
Sami paid Layla back.
Sami, Leyla'ya geri ödeme yaptı.
en-tr
Sami was thinking the same thing.
Sami aynı şeyi düşünüyordu.
en-tr
Sami also spent time with Layla outside of the church.
Sami de Leyla ile kilisenin dışında vakit geçirdi.
en-tr
Sami learned that.
Sami onu öğrendi.
en-tr
Sami's anger is not about you.
Sami'nin öfkesi seninle ilgili değil.
en-tr
Sami's world stopped turning.
Sami'nin dünyası dönmeyi durdurdu.
en-tr
Sami has nothing to do with that person.
Sami'nin o kişiyle yapılacak hiçbir şeyi yok.
en-tr
Sami's decapitated body was discovered inside Layla's apartment.
Sami'nin kafası kesilmiş cesedi Leyla'nın dairesinde keşfedildi.
en-tr
Sami was hurt.
Sami incindi.
en-tr
Sami wanted to express his pain.
Sami acısını ifade etmek istiyordu.
en-tr
Sami left school on a motorcycle.
Sami okulu bir motosikletle terk etti.
en-tr
Sami is expressing his pain.
Sami acısını ifade ediyor.
en-tr
Sami is just expressing his pain.
Sami sadece acısını dile getiriyor.
en-tr
Sami thought about that.
Sami o konuda düşündü.
en-tr
Sami committed these atrocities.
Sami bu zulümleri işledi.
en-tr
Sami and Layla have been together for 16 years.
Sami ve Leyla 16 yıldır birlikteler.
en-tr
Sami talked about that.
Sami o konudan bahsetti.
en-tr
Sami and Layla's relationship was long, happy, and successful.
Sami ve Leyla'nın ilişkisi uzun, mutlu ve başarılıydı.
en-tr
Sami tried to escape.
Sami kaçmaya çalıştı.
en-tr
Sami and Layla dated for six years.
Sami ve Leyla altı yıl boyunca flört ettiler.
en-tr
Sami loved Layla too much.
Sami, Leyla'yı çok fazla seviyordu.
en-tr
Sami didn't find Layla interesting.
Sami, Leyla'yı enteresan bulmadı.
en-tr
Sami didn't expect Layla to do that.
Sami, Leyla'nın onu yapmasını beklemiyordu.
en-tr
Sami wanted to make Layla feel the same way.
Sami, Leyla'yı aynı şekilde hissettirmek istedi.
en-tr
Sami read new things.
Sami yeni şeyler okur.
en-tr
Sami talked about his big dreams.
Sami büyük hayalleri hakkında konuştu.
en-tr
Sami will always have those dreams.
Sami her zaman o rüyaları görecektir.
en-tr
Sami took a look at the file.
Sami dosyaya göz attı.
en-tr
Sami wanted to find a new partner.
Sami yeni bir ortak bulmak istedi.
en-tr
Sami has been treated for a chest disease.
Sami bir göğüs hastalığı için tedavi görüyor.
en-tr
Sami isn't doing that.
Sami onu yapmıyor.
en-tr
Sami and Layla had different careers.
Sami ve Leyla'nın farklı kariyerleri vardı.
en-tr
Sami and Layla were both evolving.
Hem Sami hem de Leyla gelişiyorlardı.
en-tr
Sami got higher education.
Sami yüksek eğitim aldı.
en-tr
Sami agreed with most things.
Sami çoğu şeyi kabul etti.
en-tr
Sami is gonna do everything he can.
Sami elinden gelen her şeyi yapacak.
en-tr
Sami took Layla out somewhere.
Sami, Leyla'yı bir yere götürdü.
en-tr
Sami and Layla are both evolving.
Sami ve Leyla'nın her ikisi de gelişiyorlar.
en-tr
Sami testified in the murder case.
Sami cinayet davasında tanıklık etti.
en-tr
Sami was doing it.
Sami onu yapıyordu.
en-tr
Sami didn't feel valued enough.
Sami kendini yeterince değerli hissetmedi.
en-tr
Sami went to work today.
Sami bugün çalışmaya gitti.
en-tr
Sami really needed that.
Sami'nin ona gerçekten ihtiyacı vardı.
en-tr
Sami received a phone call at 6 pm.
Sami, saat 18'de bir telefon çağrısı aldı.
en-tr
Sami was seen fleeing Layla's house.
Sami, Leyla'nın evinden kaçarken görüldü.
en-tr
Sami made every meal today.
Sami bugün her yemeği hazırladı.
en-tr
Sami died in a hunting accident.
Sami bir av kazasında öldü.
en-tr
Sami was connected to the disappearance of Layla Bakir.
Sami, Leyla Bekir'in ortadan kaybolmasıyla bağlantılıydı.
en-tr
Sami did an amazing job.
Sami inanılmaz bir iş yaptı.
en-tr
Sami told Layla what he did.
Sami ne yaptığını Leyla'ya söyledi.
en-tr
Sami doesn't feel appreciated.
Sami takdir edilmiş hissetmiyor.
en-tr
Sami is working really hard.
Sami gerçekten sıkı çalışıyor.
en-tr
Sami is the sole provider for the family.
Sami, aile için tek geçim sağlayıcısıdır.
en-tr
Sami didn't get the answers he was looking for.
Sami aradığı cevapları almadı.
en-tr
Sami's silence shocked the police.
Sami'nin sessizliği polisi şaşırttı.
en-tr
Sami asked Layla direct questions.
Sami, Leyla'ya doğrudan sorular sordu.
en-tr
Sami felt that way.
Sami kendini o şekilde hissetti.
en-tr
Sami didn't incriminate himself.
Sami kendini suçlamadı.
en-tr
Sami expressed that.
Sami onu ifade etti.
en-tr
Sami walked away.
Sami uzaklaştı.
en-tr
Sami isn't believing Layla.
Sami, Leyla'ya inanmıyor.
en-tr
Sami would never sit here.
Sami burada asla oturmazdı.
en-tr
Sami's family rejoiced that he had been found alive.
Sami'nin ailesi onun canlı bulunmasına sevindi.
en-tr
Sami wanted to share this with Layla.
Sami bunu Leyla ile paylaşmak istedi.
en-tr
Sami didn't believe that Layla was really to blame for Farid's death.
Sami, Leyla'nın gerçekten Ferit'in ölümü için suçlandığına inanmadı.
en-tr
Sami did scientific studies on this.
Sami bunun üzerine bilimsel çalışmalar yaptı.
en-tr
Sami's car was blue.
Sami'nin arabası maviydi.
en-tr
Sami spent the whole evening with Layla.
Sami bütün akşamı Leyla ile geçirdi.
en-tr
Sami might be right.
Sami haklı olabilir.
en-tr
Sami was trying to help Layla.
Sami, Leyla'ya yardımcı olmaya çalışıyordu.
en-tr
Sami was in a relationship with someone.
Sami biriyle ilişki içindeydi.
en-tr
Sami and Layla danced together.
Sami ve Leyla birlikte dans ettiler.
en-tr
Sami hates doing videos.
Sami, video yapmaktan nefret eder.
en-tr
Sami is looking down here while the camera is up there.
Kamera yukarıdayken Sami aşağıya bakıyor.
en-tr
Sami was looking at the camera.
Sami kameraya bakıyordu.
en-tr