text stringlengths 97 665k | id stringlengths 12 12 | source listlengths 2 5 |
|---|---|---|
David Cameron, Kraliçe'ye istifasını sunarak Başbakanlık görevinden ayrıldı. Kraliçe'nin görevlendirmesiyle yeni Başbakan Theresa May görevine başladı. 59 yaşındaki May, Thatcher'dan sonra ülkenin 2'nci kadın Başbakanı oldu.
2010 yılından bu yana İngiltere Başbakanı olan 49 yaşındaki David Cameron, İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth'in resmi konutu Buckingham Sarayı'na eşi Samantha ve üç çocuğuyla gitti. Yaklaşık yarım saat süren görüşmede Cameron, Kraliçe'ye istifasını sundu.
Buckingham Sarayı'na gitmeden önce Başbakanlık resmi konutu ve çalışma ofisi olan "10 Numara"nın önünde ailesiyle kameraların önüne geçen Cameron, "Kolay bir yolculuk olmadı ve her kararımız doğru değildi ama bugün ülkemizin çok daha güçlü olduğuna inanıyorum" dedi.
Ülkenin ekonomisinin bugün daha güçlü olduğunu ve siyasetin her zaman kendisi için kamu hizmeti anlamına geldiğini belirten Cameron, "6 yıl boyunca bu ülkenin Başbakanı olarak ve 11 yıl boyunca da Muhafazakâr Parti'nin lideri olarak hizmet vermek hayatımın en büyük onuruydu. Buradan ayrılırken tek dileğim, çok sevdiğim bu büyük ülkenin başarısının sürmesi" diye konuştu.
İngiltere tarihinde ikinci kez bir Başbakanın kadın ve Muhafazakâr Parti'li olmasından duyduğu memnuniyeti ifade eden Cameron, Theresa May'in güçlü ve istikrarlı bir liderlik ortaya koyacağına inandığını belirtti.
Cameron'ın ardından ülkenin yeni Başbakanı Theresa May Çarşamba günü Buckingham Sarayı'na gitti ve yeni hükümeti kurmakla görevlendirildi.
2. kadın Başbakan
Birleşik Krallık'ın 76'ncı Başbakanı olarak görevi David Cameron'dan devralan 59 yaşındaki May, Kraliçe ile yaklaşık 30 dakika görüştü. İngiltere Kraliçesi 2. Elizabeth'in tahta çıktığı 1952 yılından bu yana görev yapan 13'üncü Başbakan olan Muhafazakâr Partili Theresa May, Margaret Thatcher'dan sonra ülkenin 2'nci kadın Başbakanı oldu.
AB'den tebrik
Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Donald Tusk ve AB Komisyonu Başkanı Jean-Claude Juncker, İngiltere’nin yeni Başbakanı Theresa May’e tebrik mesajı gönderdi. Tusk'un mektubunda, "AB Konseyi adına, Büyük Britanya ve Kuzey İrlanda Birleşik Krallığı Başbakanlığı görevinizi tebrik ediyorum. Sizi, AB Konseyi’nde karşılamayı ve verimli çalışma ilişkimizi sabırsızlıkla bekliyorum" ifadeleri yer aldı.
Juncker de yayımladığı tebrik mektubunda, şu ifadeleri kullandı:
"Birleşik Krallık Başbakanı olarak göreve başlamanızı en sıcak şekilde kutlamamı kabul edin lütfen. Sizin şimdi önemli sorumluluğunuz olan hükümeti kurma göreviyle meşgul olmanızı anlıyorum. Size önünüzdeki görevinizde başarılar diliyorum. Birleşik Krallık referandumunun sonucu yeni bir durum yarattı ve bu duruma Birleşik Krallık ve Avrupa Birliği olarak yakın zamanda değineceğiz. Sizinle, bu konuda yakın çalışmayı istiyor ve bu alanda niyetleriniz öğrenmeyi bekliyorum."
Yeni kabine
Ülkenin son 30 yıldaki 3'üncü "seçimle göreve gelmeyen" Başbakanı da olan May'in yeni kabineyi oluştururken kadınlara ağırlık vermesi bekleniyor.
1990'da istifa eden Margaret Thatcher'ın yerine John Major ve 2007'de istifa eden Tony Blair'ın yerine Gordon Brown Başbakanlık görevini üstlenmişti. İngiltere'de son 116 yılda toplam 15 Başbakan, ara dönemde herhangi bir seçime girmeden koltuğa oturdu.
İngiliz basını, Theresa May'in Maliye Bakanlığı'na Dışışleri Bakanı Philip Hammond'ı, Dışişleri Bakanlığı görevine Uluslararası Kalkınma Bakanı Justine Greening'i, İçişleri Bakanlığı'na ise Enerji Bakanı Amber Rudd'u getirebileceğini yazıyor.
Yeni kabinenin önümüzdeki birkaç gün içerisinde açıklanması bekleniyor. Ayrıca yeni kabineye "Brexit"ten sorumlu bir bakanın da atanması öngörülüyor. Cameron'ın kabinesindeki 22 bakanın 7'si kadındı.
"İngiltere'nin yeni Demir Leydi"si
2010 yılından bu yana İçişleri Bakanlığı yapan May, bir papazın kızı ve Oxford Üniversitesi mezunu.
Sert mizacı ve disiplini dolayısıyla ülkenin ilk kadın Başbakanı Margaret Thatcher'a benzetilen ve "İngiltere'nin yeni Demir Leydi"si olarak görülen Theresa May, ülkesinde yapılan AB referandumu sürecinde çok fazla dile getirmese de birlikte kalınmasından yana tavır takınmıştı.
May, referandumun ardından yaptığı açıklamada, Brüksel ile AB'den çıkış müzakerelerini başlatacak Lizbon Antlaşması'nın 50'nci maddesinin yıl sonundan önce yürürlüğe sokulmaması gerektiğini söylemişti.
Referandum sonucunun ardından ülkeyi ve partiyi birleştirmenin önemini vurgulayan Theresa May, "Referandum, AB'den ayrılık kararının yanı sıra ciddi değişiklik kararı anlamına da geliyor. Brexit, 'Brexit' demektir. AB'de kalma yönünde ya da ikinci bir referandum için herhangi bir girişim olmayacaktır. Birliğe arka kapısından tekrar üye olma girişimimiz olmayacak. Ülke, AB'den ayrılma kararı vermiştir. Bunun olmasını sağlayacağım" demişti.
AB, İngiltere’den AB'den çıkış müzakerelerini başlatacak Lizbon Antlaşması'nın 50. maddesi hızla yürürlüğe koymasını bekliyor. Üye bir devletin AB'den ayrılmasına yönelik süreci belirleyen 50. madde, ayrılık sonrasında ilişkilerin yeniden müzakere edilebilmesi için 2 yıl süre tanıyor.
Referandum sonrası istifa kararı aldı
23 Haziran'da yapılan AB referandumunda birlikten ayrılma (Brexit) yönünde sonuç çıkmasının ardından, ülkenin birlikte kalınmasından yana kampanya yürüten David Cameron görevini bırakacağını ilân etmişti.
Cameron’ın kararıyla birlikte Muhafazakâr Parti liderliği ve başbakanlık için başlayan yarışta, İçişleri Bakanı Theresa May ile Enerji Bakan Yardımcısı Andrea Leadsom karşı karşıya gelmişti. Leadsom’ın bu hafta yarıştan çekildiğini açıklamasıyla, May’in genel başkanlığı ve başbakanlığı kesinleşmiş oldu.
Partisini iktidara taşımıştı
Birleşik Krallık'ın 75'inci Başbakanı olan 49 yaşındaki David Cameron, 2010 yılından bu yana bu görevi yaptı.
2001'de Muhafazakâr Parti'den milletvekili seçilen Cameron, 2005-2016 yıllarında ise Muhafazakâr Parti liderliğini üstlendi. Cameron 2010-2015 yıllarında, Liberal Demokrat Parti ile oluşturdukları koalisyon hükümetinin büyük ortaklığını yaptı.
Geçen yılki genel seçimle partisini tek başına iktidara taşıyan Cameron, görev süresinin başında resesyonda olan ülke ekonomisini iyileştirmek için birçok alanda kesintilere gitti.
Cameron yönetiminin kemer sıkma politikaları ülke genelinde kimi zaman protestolara neden olurken, göç, eğitim, sosyal yardım sistemi ve sağlık gibi alanlarda Cameron görevde bulunduğu 6 yıl boyunca köklü değişiklikler yaptı.
David Cameron geçen yılki genel seçim dönemi öncesinde seçilirse, ülkesinin AB üyeliğini referanduma götüreceği sözü verdi. Referandum öncesi süreçte ülkesinin AB'de kalmasından yana kampanya yürüten Cameron, halkın yüzde 52'sinin "AB'den çıkalım" kararının ardından, "Ülkesini AB'den çıkaracak Başbakan olmayacağını" belirterek, istifa edeceğini açıkladı.
Son 200 yılın en genç Başbakanıydı
Oxford Üniversitesi mezunu Cameron, Başbakan olduktan kısa bir süre sonra ilk resmi yurt dışı ziyaretlerinden birini 2010 yılında Türkiye'ye yapmıştı. Konuşmalarında sıklıkla Türkiye'nin AB üyeliğine verdiği desteği vurgulayan Cameron AB referandum sürecinde ise, "Türkiye'nin AB üyesi olmasının 3000 yılını bulabileceğini" söylemişti.
Cameron'ın başbakanlığı döneminde Türkiye ile İngiltere arasındaki ilişkileri geliştirmek ve iki ülkenin iş, akademi, siyaset ve medya temsilcilerini bir araya getirmek için 2011 yılında "Tatlıdil Forumu" oluşturulmuştu.
43 yaşında Başbakanlık koltuğuna oturarak, 1812'den bu yana göreve gelen en genç Başbakan olan Cameron'ın bundan sonraki süreçte partisinin arka sıralarında bulunarak, milletvekilliğini sürdürmesi bekleniyor.
Cameron, 2010 yılından beri Forbes dergisinin yayımladığı "Dünyanın En Güçlü Kişileri" listesinde yer alıyordu. | fdb10ba38336 | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Ölümünden 72 yıl geçen Atatürk’ün yabancı devlet adamları ve gazetecileri tarafından nasıl anlaşılıp, övüldüğünü hasretle izleyelim.
Yabancılar, Atatürk’ün sağlığında onu öven birçok söz söylemiştir. 1908 yılında, “Mühim olan kalıcı eser bırakmaktır” diyen Atatürk’ün ölümünün ardından yabancılarca söylenenler bence daha önemlidir. Bu yazımda önce yabancı devlet adamlarının onun sağlığında söylediklerinden birkaçını vereceğim. Ölümünden 72 yıl geçen Atatürk’ün yabancı devlet adamları ve gazetecileri tarafından nasıl anlaşılıp, övüldüğünü hasretle izleyelim.
UNESCO Genel Kuruluna katılan156 ülkenin 1981 yılında oybirliği ile kabul edilen kararı: “Uluslararası anlayış ve barış yolunda çaba harcamış üstün bir kişi, olağanüstü bir devrimci, sömürgecilik ve emperyalizme karşı savaşan ilk lider, insan haklarına saygılı, dünya barışının öncüsü, insanlar arasında hiçbir renk, din, ırk ayrımı gözetmeyen eşsiz devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu.”
Sır Charles Townshend (İngiliz Generali): Ben şimdiye kadar on beş hükümdar ve cumhurbaşkanı ile özel ve resmi konuşmalar yatım. Bu geceki kadar ezildiğimi hatırlamıyorum. Mustafa Kemal'de büyük bir ruh kudretinin esrarı var.(1922)
Brıand(Fransa Başbakanı): “Yeni Türk Devleti ile Ankara Antlaşması'nın imzalanması nedeniyle; “Bizi arkadan vurdu, dağ başındaki haydutlarla, Mustafa Kemallerle anlaştı” diyenlere Fransız Başbakanının Mecliste verdiği cevap:
“Dağ başındaki haydutlar diye isimlendirdiğiniz kahraman Mustafa Kemal ve Onun tüm askerleri burada olsalardı teker teker hepsinin heykellerini dikerdik. Böylesine kahraman bir antlaşma imzalamaktan gurur duyuyorum.”(1921)
Von Sonders (Alman Generali):- “Ser, dayanıklı ve mücadeleci. Bence harika bir subay. Kelimenin tam manasıyla mükemmel bir yönetici.”
Rawlinson (İngiliz Yarbayı): “Kuvvetli karakterli ve dünya ulusları arasında kendi ulusunun haklı durumu üzerinde kesin ve pratik görüşlü bir adam olarak O, hiçbir zaman kişisel şöhret ve yükselme peşinde koşmadı. Yurdunun çıkarları her şeyin üstünde tutan ve ulusu için en faydalı sonuca varmaya çalışan bu zat, gücünü damarlarına işlemiş görev duygusundan alıyordu.”
Prof. Herbert Melzig (Alman Tarihçisi): “Atatürk tarihten hakiki dersler almış nadir büyüklerden biridir. Bütün çaba ve uğraşmaları yalnız kendi ulusu içindir.”
ATATÜRK’ÜN ÖLÜMÜNÜN ARDINDAN YABANCI DEVLET ADAMLARININ YAPTIKLARI KONUŞMALAR
10 Kasım 1938’de İstanbul’da hayata gözlerini yuman Atatürk öldüğünde tüm dünya ülkeleri Türkiye ile birlikte ağlamıştı. İşte dünya basınının ve dünya liderlerinin Mustafa Kemal Atatürk hakkında söyledikleri;
Franklin Roosvelt (ABD Başkanı): “Benim üzüntüm, bu adamla tanışmak hususundaki şiddetli arzumun gerçekleşmesine artık imkân kalmamış olmasıdır.”Sovyet Rusya Hariciye Nazırı Litvinof ile görüşürken kendisine onun fikrince bütün Avrupa'nın en kıymetli ve en ziyade dikkate değer devlet adamının kim olduğunu sordum. Bana Avrupa'nın en kıymetli devlet adamının Türkiye Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal olduğunu söyledi.”
John F. Kennedy(A.B.D Başkanı): “Çöküntü halinde bulunan bir imparatorluktan özgür Türkiye'nin doğması, yeni Türkiye'nin özgürlük ve bağımsızlığını şerefli bir şekilde ilan etmesi ve o zamandan beri koruması, Atatürk' ün Türk halkının işidir. Şüphesiz ki, Türkiye' de giriştiği derin ve geniş inkılâplar kadar bir kitlenin kendisine olan güvenini daha başarı ile gösteren bir örnek yoktur.”
General McArthur (ABD Genelkurmay Başkanı): “Asker ve devlet adamı, çağımızın en büyük liderlerden biriydi. Kendisi, Türkiye’nin; dünyanın en ileri memleketleri arasında hak ettiği yeri almasını sağlamıştır. Kez o, Türklere, bir milletin büyüklüğünün temel taşını teşkil eden, kendine güvenme ve dayanma duygusunu vermiştir.”
Wiston Churchill (İngiltere Başbakanı): “Savaşta Türkiye’yi kurtaran, savaştan sonra da Türk milletini yeniden dirilten Atatürk’ün ölümü, yalnız yurdu için değil, Avrupa için de büyük kayıptır. Her sınıf halkın onun ardından döktükleri içten gözyaşları bu büyük kahraman ve modern Türkiye’nin Ata’sına değer bir görünümden başka bir şey değildir.”
Albert Lebrun(Fransız Cumhurbaşkanı): “Akıllı ve barışçı yöntemlerle gerçekleştirdiği eseri halkların tarihinde izlerini bırakacaktır.”
Charles de Gaulle (Fransa Cumhurbaşkanı): “Türkiye tarihi, bugün her zamandan çok batı ve Avrupa Tarihi’nden ayrılmaz bir haldedir. Ve Atatürk’ün bu yöndeki gayretleri sonuçsuz kalmıştır. Memleketlerimiz arasındaki yüzyılları aşan dostluk. Bu gelişmenin temel öğelerinden biridir.”
Lenin (Sovyetler Halk Komiserleri Kurulu Başkanı):“Mustafa Kemal sosyalist değil, fakat görülüyor ki iyi bir teşkilatçı, yüksek anlayışlı, ilerici ve iyi düşünceli, akıllı bir lider. Mustafa Kemal, soygunculara karşı bir Kurtuluş Savaşı veriyor. Emperyalistlerin gururunu kıracağına ve Sultanı da yaranı ile birlikte alt edeceğine inanıyorum.”
Mussolini (İtalya Diktatörü): “O çok ayrı, bambaşka bir adamdır.”
Comte Carlo Sforza (Eski İtalya Dışişleri Bakanı): “Hayatının sonuna kadar ulusunun mutlak güvenliğiyle kurduğu devletin başında kalan muzaffer kumandanın kişiliği eşi görülmemiş bir karekter örneğidir.”
Çan Kay Şek(Çin Cumhuriyeti'nin lideri):“Atatürk’ün hayatı ve eseri sadece Türkiye için değil, fakat dünyanın bütün hür milletleri için bir ilham kaynağı olmaya devam edecektir.”
Ma Shao-Cheng (Çinli Yazar): “Mustafa Kemal yeni Türkiye’nin kalbidir. Eski, yıpranmış bir toplumdan yepyeni, güçlü bir millet yaratmış, eşsiz kişiliğiyle kendini herkese saydırmış, enerjisiyle herkesi kendisine inandırmıştır.”
Adolf Hitler (Alman Diktatörü):“Mustafa Kemal; bir millet, bütün vasıtalarından mahrum edilse dahi, kendini kurtaracak vasıtaları yaratabileceğini ispat eden adamdır.”
Gyula Kornis (Macar Meclis Başkanı): “Türkler O'na çok haklı olarak Atatürk dediler ve kendilerini baba tanıdılar. Gerçekten de O, ulusunu seven ve ulusu için didinen bir baba olmuş ve yurdunu çok az bir zamanda verimli, yaratıcı bir gelişmeye yöneltmiştir.”
Ben Gurion (İsrail Başbakanı, 10 Kasım 1963): “Mustafa Kemal Atatürk, kuşkusuz 20’nci yüzyılda dünya savaşından önce yetişen en büyük devlet adamlarından biri, hiçbir millete nasip olmayan cesur ve büyük bir inkılâpçı olmuştur.”
Eyüp Han (Pakistan Cumhurbaşkanı): “Kemal Atatürk, yalnız bu yüzyılın en büyük adamlarından biri değildir. Biz Pakistan’da, onu geçmiş bütün çağlarını en büyük adamlarından biri olarak görüyoruz. Askeri bir deha, doğuştan bir lider ve büyük bir yurtsever.”
General Metaksas (Yunanistan Başbakanı): “Atatürk yalnız Türk tarihinin büyük bir siması değil, aynı zamanda bir büyük adamıdır. O'nun yeni Türkiye'yi yaratan eseri, yüzyıllara intikal eden bir anıt olarak kalacaktır.”
Emanullah Han (Afganistan Kralı): “O büyük insan yalnız Türkiye için değil, büyük doğu milletleri için de en büyük önderdi.”
Habib Burgiba (Tunus Devleti’nin kurucusu ve ilk devlet başkanı):“Mustafa Kemal’in kişiliği halk kitlelerinin ayaklanması ve halk mücadelelerinin öncüsü olmuştur. Bu mücadeleler, O’nun ölümünden sonra genişlemiş. Doğu ve Batı bloklarının arasındaki üçüncü dünyaya sirayet etmiş ve onu sömürge tahakkümünden kurtarmıştır.
Onun ölmez eseri, egemenliklerini elde etmiş milletlerin, kaderlerini hükmedenler için ışıklı bir örnek ve bir ilham kaynağı olarak kalacaktır.”10 Kasım 2015
Ahmet GÜREL | c7cce99d50f7 | [
"culturax",
"hplt2"
] |
Bu siteye üye olduktan sonra firmanızı hem adres bilgileri ile, hem de iletişim bilgileri ile tanıtabilir, görseller ekleyebiliyor ya da firmanız hakkında bilgiler sunabiliyorsunuz. Firma rehberi sitesi olan bu siteye üye olmak oldukça kolaydır. | 112bce1a1e69 | [
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Tasarlab.com - internet sitesi tasarımı
Tasarlab; internet sitesi tasarımı, mobil uygulama geliştirme, banner tasarımı, landing page tasarımı ve daha birçok alanda hizmet veren bir kreatif ajanstır. Tasarlab, web tasarım anlayışını yenilikçi teknolojilerle şekillendiren çok boyutlu çözümler sunmaktadır. Bu anlayışa paralel olarak Tasarlab müşterileri, web sitesi tasarımı yaptırırken tüm süreçlerden haberdar olur.
Mobil uygulama yaptırmak isteyen markalar, Tasarlab'ın hızlı ve sonuç veren paketlerinden faydalanabilirler. Hem iOS uygulaması yaptırmak, hem de Android uygulaması yaptırmak için farklı alternatifler mevcuttur.
Tasarlab'ın içerik yönetim sistemlerle uyumluluğu sayesinde, Wordpress ile internet sitesi kurmak, Opencart'la e-ticaret sitesi kurmak her zamankinden daha kolay. 24 saatten başlayan teslim süreleriyle Tasarlab, müşterilerinin kısa sürede internete adapte olmasına olanak tanıyor. Ayrıca kurumsal kimlik oluşturma, logo tasarımı, kartvizit tasarımı gibi kreatif konularda hizmet almak isteyen firmalar, Tasarlab ile kolayca iletişime geçebiliyor.
Ayrıntılı bilgi için www.tasarlab.com sitesi ziyaret edilebilir. | d7a41eaf465a | [
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Bölge 60 milyon yıl önce; Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ'ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkmıştır. Bugün dünyada bir eşi benzeri olmayan bu oluşumlara bölge halkı peri bacaları adını takmıştır.
Kapadokya bölgesi, doğanın ve tarihin bütünleştiği eşsiz bir güzelliğe sahiptir. Tarih boyunca insanlar peribacalarını barınak olarak kullanmış, içlerini oyarak ev ve tapınaklar yapmışlar ve binlerce yıllık medeniyetlerinin izlerini günümüze taşımışlardır.
İnsan yerleşimi Paleolitik döneme kadar uzanmaktadır. Hititler'in yaşadığı topraklar daha sonraki dönemlerde Hristiyanlığın en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Kayalara oyulan evler ve kiliseler bölgeyi putperestlerin zulmünden kaçan Hristiyanlar için devasa bir sığınak haline getirmiştir. Kapadokya, Büyük İskender'in ölümünden sonra İç Anadolu'da kurulmuş bir krallıktır ve ismi Pers dilinde "Güzel atlar ülkesi" anlamına gelir. Kızılırmak bölgede bulunan vadilerin bitim noktası iken, Uçhisar Kalesi Kapadokya'nın uzun vadilerini, peribacalarını zirveden izleyen bir göz gibidir. Haymana bölgesi, başta Nevşehir olmak üzere Kırşehir, Niğde, Aksaray ve Kayseri illerine yayılmış bir bölgedir. | a83d0458cdc7 | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Anadolu, lüks konutta İstanbul ve Ankara'yı solladı!
Emlak Kulisi
“Lüks konut”ta doğal olarak ilk akla gelen iki kent İstanbul ve Ankara oluyor. Ancak, son yıllarda Anadolu’daki çok sayıda şehrin konforda bu iki kentle yarıştığı, hatta geçtiği gözleniyor.
18 Ekim 2016, Salı / 10:59
“Lüks konut”ta doğal olarak ilk akla gelen iki kent İstanbul ve Ankara oluyor. Ancak, son yıllarda Anadolu’daki çok sayıda şehrin konforda bu iki kentle yarıştığı, hatta geçtiği gözleniyor.
Kayseri, Konya, Gaziantep, Antalya, Trabzon gibi Anadolu kentlerinde klasikleşen apartmanların yerini hızla proje konutların aldığını, bu konutların da her birinin büyük özenle inşa edildiğinin altını çizen BEKAŞ İnşaat Yönetim Kurulu Başkanı Bekir Karahasanoğlu, “Hızlı yaşamın hakim olduğu İstanbul ve Ankara’da nüfus ve yaşam şartları açısından Anadolu’dan farklılık gösteriyor. Buralar daha sıkışık, daha çabuk tüketimin yaygın olduğu kentler. Anadolu ise daha sakin ve yavaş yaşam sürüyor. Bakıldığında bu durum konuta da yansıyor. Anadolu geniş, ferah inşaat yapmak için çok daha uygun alanlara sahip ve konutlar daha büyük metrekarelerde yapılıyor. Arsa ve işçilik gibi maliyetler açısından da Anadolu kentleri daha avantajlı. Seri ve hızlı üretim daha az olduğu için kalite anlayışı sıradanlaşmıyor; tam aksi daha titiz işçilik, malzeme kalitesinin yüksekliği ile karşılaşıyorsunuz” dedi.
Bekir Karahasanoğlu, Anadolu’nun büyükşehirlerindeki proje konutları inceleyen inşaat sektör temsilcilerinin de hayretlerini gizleyemediklerinin altını çizerek şunları söyledi:
“İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerde detaylara önem verilmeden yükselen çok sayıda konut projesi var. Dışarıdan bakınca modern şehirciliğin başyapıtları gibi görünüyor ancak, detaylarda konut alıcısını heyecanlandırmıyor. Anadolu, kalitesinden, konforuna; işçiliğinden, malzemesine büyükşehirlerdeki pek çok projeyi geçiyor. Modernleşme ve yaşam standartlarının yükselmesi aslında Anadolu’da daha hızlı gerçekleşiyor. Bu da Türkiyemizin zenginliği, reel büyümesinin göstergesi. BEKAŞ İnşaat olarak, yaklaşık 30 yılda edindiğimiz tecrübeyi artık en büyük iki kentle tanıştırmayı hedefliyoruz. Önce Ankara, sonrasında ise İstanbul’da yüksek konfor çıtamızı konut alıcısıyla buluşturarak, büyükşehirlere ‘gerçek konforu’ getireceğiz.”
İlgili Haberler | 1aa1d83f9595 | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Hot Bot Türkçe Dublaj izleHot Bot
N/A 2016 86 min Bilim Kurgu, Komedi
01 Mar 2016
Film Hakkinda Ozet
Hot Bot filmini full online hd direk olarak izlemek için en doğru adreste Onlineizle.co adresindesiniz.
Leo ve Limus arabaya servis yapan bir fastfood dükkanında çalışan iki arkadaşlardır. Bir gün japonlar tarafından sex işçisi olarak üretilen bir robot Bardot siparişi veren müşteriye doğru götürülürken bir kaza sonucu kutusundan kaçar ve kendini Leo ve Limusun arabasının altında bulur. Başta öldürdüklerini sanan ikili Bardot u alıp eve götürürler. Bardot ise geçici arıza yapmıştır. Eve geldiklerinde Bardot u tekrar ayakta görürler ve korkarlar. Bardot ise kendine verilen görevi yapmak için programlıdır. Daha sonra sahibinin kişiliğine göre şekil alan Bardotun kişiliğinde değişmeler başlayacaktır. Müşteri ise halen Bardot u istemektedir ve adamlarını ikilinin peşine takar.
Eğer film açılmıyorsa, sayfayı birkez yenile, Baktın yine açılmıyorsa alternatifleri dene. Baktın yine izleyemiyorsun, Hemen bana bir yorum at :) ''Admincim izleyemiyorum'' diye, Hemen senin için onarırım. En geç ertesi gün, kesin izlersin :) Sizi seviyorum :* Reklamsız filmlerin keyfini Onlineizle.co ile çıkarın ;) | cb8f76bb1a24 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Yelpazemiz Lefliving depolama seçenekleri geniş bir yelpazede içerir. Küçük ve büyük sandık ve kutular için çöp üzerinde çamaşır sepetleri - her ihtiyaç için bir şey sunulmaktadır.
Eşsiz bir tasarım özellikle ek olarak depolama farklı kullanım. Bu nedenle bizim sandık, kutu ve bir atmosferik ortam için yaratıcı tasarım fikirleri sağlamak saygın üreticileri, gelen sepetleri sunuyoruz.
Özellikle, bizim toplama Ferm Living renkli bir tarzı size ikna edecek ve malzemelerin karıştırın. Ferm Living sadece kutuları ve bilinen bir Ferm Living görünüm kontrplak kutuları, aynı zamanda çamaşır sepetleri sunuyor, çöp desen ve renklerin eşsiz çeşitli kalem sahibi ve evrak rafları, yapabilirsiniz.
Danimarka marka Bloomingville Ancak, ahşap depolama seçenekleri küçük bir seçim Lefliving bakın. Ahşap farklı tonları depolama kutuları ek olarak, ayrıca ahşaptan yapılmış bir kağıt tutucu elde edebilirsiniz, size banyoda ve mutfakta her ikisini de kullanabilirsiniz.
HK Yaşam farklı renkli sepet ve sıradışı tasarımı ile her şeyden önce parlaklık saklama kutuları geniş bir seçki sunuyor.
İlk olarak, size, bir siyah beyaz haç motifi ile yükseltilmiş Öte yandan biz beyaz numaraları ile yazdırılacak hazır gri ahşap kutular 3 bir dizi dikkate olan tekerlekli beyaz bir saklama kutusu Lefliving bkz.
İskandinav tarzı ahşap sandık ve kutular, Lefliving tanınmış tasarımcı marka tabii başvurun Storebror İskandinav yaşam tarzının kendi koleksiyonu suç. Saklama kutuları ya da tekerlekleri olmayan beyaz ve doğal ahşap renk mevcuttur. | 2ca83a883b6a | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
.
TARİFE YORUM YAZ
Salata Sosları
Taze sebze ve yeşilliklerle hazırladığınız salataya özgün
kimliğini kazandıran Knorr salata
doğal malzemelerden oluşuyor.
Özenle kurutulmuş ve tam kararında harmanlanmış
baharatlardan oluşan karışımlar, salataların yalın tadına aroma ve lezzet
katıyor.
Knorr Salata Sosu
Knorr’un enfes lezzetlerinden fesleğenli ve kekikli salata
sosu, dağ meltemiyle taşınan baharın ferah ve hoş kokusunu salatalarınıza
taşıyor. Bu bol aromalı ve kokulu lezzet, gurmelere hitap edebilecek seçkin bir
tat ortaya çıkarıyor.
Keskin tatlardan hoşlananların damak tadına hitap eden
sirkeli ve sarımsaklı salata sosu, yoğun baharat tadıyla büyüleyici bir lezzet
oluşturuyor. Özellikle çorbaların ve et yemeklerinin yanında servis
edebileceğiniz salatalarda kullandığınızda salatanın menü içerisinde sönük
kalmasını engelleyerek ana yemeği ve başlangıcı tamamlamasını sağlıyor.
Tatlı kırmızı biberli ve maydanozlu salata sosu, salataların
yeşil ağırlıklı rengine canlılık katıyor. Şık sunuma ve tabağınızda duyuları
harekete geçiren lezzetli bir salata yaratmanıza olanak veren sos, hem göze hem
de damağa hitap ediyor.
4-5 kişilik salata için 50 gr. salata sosu karışımı, bir kasenin
içerisine boşaltıldıktan sonra karışımın sos hâlini alması için 125 ml. su ve
125 ml. de zeytinyağı ilave ediliyor. Malzemeler karıştırıldıktan sonra
salatanın üzerine gezdirilerek bir kez de salatayla birlikte karıştırılıyor.
Salata; sirke, tuz veya baharat ilave edilmeden yalnız sosla sunulabiliyor.
Özel salata sosları sayesinde lezzetli ve özgün bir lezzet yakalamak için
birkaç dakikanızı harcamanız yeterli oluyor.
Yemekler ve Salata
Her yemek grubunun yanına o yemek grubunun tadını tamamlayacak
aromaya sahip bir salata yapmak gerekiyor. Her damak tadı ve her mutfak kültürü
için uyum algısı değişse de genelde bazı yemeklerin yanında tamamlayıcı lezzet
olarak pek çok kişi tarafından birbirine benzer salata sosları tercih ediliyor.
Balık yemeklerinin yanında hazırlanan salatalarda Türkiye’de
genelde otlu lezzetler tercih ediliyor. Bu seçimde Ege ve Akdeniz sofra
kültürü, büyük rol oynuyor. Balık yemeklerinin yanında en çok tercih edilen
sosların başında fesleğenli ve kekikli soslar geliyor. Tatlı kırmızı biberli
soslar ise daha çok yoğun kıvamlı et ve sebze yemekleriyle hoş bir uyum
yakalıyor. Ayrıca, peynirli salatalarda da bu sos, eşsiz bir lezzet ve görüntü
oluşturuyor. Sirkeli ve sarımsaklı soslar da et yemekleri ve çorbalarla uyumlu
bir tat yakalıyor.
Knorr salata sosları ile
hazırlayabileceğiniz dünya mutfağının muhteşem lezzetlerinden seçkin
örnekleri sofralarınıza taşımak için http://www.herkessofraya.com
adresini ziyaret ederek özgün salata tarifleri
fikir edinebilirsiniz. | ce14dfbbeaf8 | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
KEDİLERDE KABIZLIK
kedilerde kabızlıkDefekasyon (dışkılama) güçlüğü olan kabızlık, sert ve kuru dışkının kalın bağırsak veya rektumda birikimi veya ilerleyememesi olarak tanımlanabilir. Pek çok nedene bağlı olarak şekillenebilen konstipasyon kedilerde sık karşılaşılan kronik bir sindirim sistemi problemidir.
Pek çok sindirim sistemi hastalığının seyri sırasında semptom olarak görülebileceği gibi primer bozukluk olarakta şekillenebilir. Kalın bağırsaklarda dışkının geçişine engel olan her türlü etken konstipasyonun şekillenmesine neden olabilir. Normalde kalın bağırsakların fonksiyonu, bağırsak içeriğinden su ve elektrolitlerin emilimi, daha sonrada kontraksiyonlarla dışkının dışarı atılımıdır. Ancak bağırsaklardan geçişin uzun sürmesi ve bu esnada su ve elektrolitlerin normalden fazla emilmesi sert ve kuru dışkının şekillenmesine ve konstipasyonun oluşmasına neden olur.
Konstipasyonun nedenleri beslenme, çevresel faktörler, mekanik etkenler, nörolojik nedenler, bazı ilaçlar ve ağrılı dışkılamaya neden olan hastalıklar olarak sayılabilir.
Kedilerde konstipasyona neden olan etkenlerin başında tüy yutma gelir. Yalanarak temizlenme esnasında yutulan kıllar sindirilemez ve yumaklaşarak dışkının ilerlemesine engel olabilir. Bu tür konstipasyonlar özellikle uzun tüylü ırklarda oldukça sık şekillenir. Konstipasyona yatkınlığı söz konusu olan uzun tüylü ve çok yalanan kedilerde kıl yumaklarının şekillenmemesi ve dışkı ile kolay atılımının sağlanabilmesi için malt- soft gibi spesifik ürünlerin veya zeytinyağının günlük olarak kullanılması oldukça faydalıdır.
Beslenme de konstipasyon şekillenmesinde büyük rol oynar. Selülozdan fakir gıdalar ile beslenme, yetersiz su içilmesi, sürekli ciğer vermek gibi tek yönlü beslenme, konstipasyonların şekillenmesinde rol oynayan primer nedenlerdir.
Bağırsaklardan dışkının geçişine engel olan yabancı cisimler, fıtıklar ve tümörler de kedilerde sık görülen etkenlerdir. Bazen bağırsağa dıştan baskı yapan karın içi tümörleri dahi geçişe engel olarak konstipasyonlara neden olabilir. Ayrıca anüs ve rektumun hastalıkları da konstipasyonun şekillenmesinde büyük etkendir. Böyle bir durumun varlığında ağrı nedeniyle dışkı yapmaktan sakınıldığından dışkının bağırsaklarda bekleme süresi artar ve konstipasyon şekillenir.
Omurlara ait deformasyonlar, omurlar arası disk fıtıkları ve yaralanmalar sonucunda bölgeyi uyaran sinirlerin etkilenmesi nedeniyle bağırsakların kontraksiyonunun yavaşlaması veya kaybolması da kedilerde konstipasyonun sık görülen nedenleridir.
Kalın bağırsağın son bölümünde genişleme ile karakterize olan idiopathic ve edinsel megakolon olgularında güç ve ağrılı defekasyon dikkat çekici bulgudur.
Hastalıkların seyri sırasında da sekunder olarak konstipasyon görülebilir. Özellikle operasyon sonrası uzun süren nekahat dönemleri, genel durumun bozulması ve halsizlikle seyreden ve hastanın uzun süre yatmasına neden olan hastalık hallerinde de defekasyon reflesleri azaldığından konstipasyon şekillenebilir.
Kedilerde konstipasyona neden olan psikolojik nedenler de söz konusudur. Taşınma veya ev içinde tuvaletinin yerinin değişmesi, kumunu beğenmeme veya tüylerin anal bölgede birbirine yapışması da kediler için bir konstipasyon nedeni olabilir. Bu gibi durumlarda şartların düzenlenmesi ile kolayca iyileşme olur.
Konstipasyonlarda en dikkat çekiçi klinik belirti ıkınmanın var olmasına karşın dışkı yapamamaktır. Başlangıçta az ve ağrılı olan dışkılama zamanla hiç dışkı yapamamak şeklinde görülebilir. Kronik olaylarda sırtın kambur tutulmasıda dikkat çekici bulgulardan biridir.
Kronik vakalarda şiddetli ıkınma ve sert dışkı nedeniyle kimi zaman kanlı ve mukuslu bir dışkı görülebilir. Bu durum bağırsak mukazasında şekillenen hasara bağlıdır. Ayrıca iştahsizlik, kusma, halsizlik, dehidrasyon ve genel durumda bozulma da uzun süren konstipasyonlarda görülebilen belirtilerdirKlinik olarak kolay tespit edilebilen bir durum olan konstipasyonlarda dikkat edilmesi gereken konu, ıkınmaya neden olan başka bir nedenin var olup olmadığının tespit edilmesidir. Özellikle sistit gibi üriner sistem hastalıklarında da aynı şekilde aşırı ıkınma ve sık sık tuvalet yapma pozisyonunun alınması söz konusu olduğundan iki durum arasındaki farkın ayırt edilmesi gerekir.
Kolay teşhis edilebilen, koruyucu uygulamalar ve diyet düzenlemeleri ile nüksleri önlenebilen konstipasyonlar özellikle kronikleştiği durumlarda oldukça sıkıntı yaratan bir olgudur. Şekillendiği durumlarda vakit geçirmeden veteriner hekim tarafından sertleşmiş dışkının uzaklaştırılması ve uygun görülen tedaviye geçilmesi gerekir. Öğünlerin azar azar sık verilmeside oldukça faydalıdır. Özellikle lifli gıdalar tercih edilmelidir. Tedavisinde asıl nedenin ortadan kaldırılması, bağırsak peristaltiğinin artırılması temel prensiptir. Nükseden olaylarda, özellikle yaşlı hastalarda gerekirse ömür boyu sürgüt ilaçlar besinleriyle birlikte verilmelidir.
etiketler: kedilerde kabızlık belirtileri nelerdir, tedavisi nasıl yapılır? KEDİM KABIZ NE YAPABİLİRİM? KEDİM NEDEN KABIZ OLUYOR? | 1b9e18c36055 | [
"c4",
"culturax",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Potter Amca’nın Çiftliği’ne Hoşgeldiniz!
Zıplak öğle uykusuna yatmak istemiyordu. Akşamüstü Kaz Kiraz’ın doğum günü partisi vardı, bir an önce zaman geçsin, eğlence başlasın istiyordu. Diğer hayvanlar acaba Zıplak’ın uyumasına yardım edebilecekler miydi?
Kitaptan bir bölüm okumak için tıklayın.
Francesca Simon
St Louis, Missouri’de doğdu. Çocukluk yıllarını Kaliforniya’da geçirdikten sonra Yale ve Oxford üniversitelerinde Ortaçağ tarihi üzerine eğitim aldı. Sunday Times, Guardian, Telegraph, Mail on Sunday, Vogue gibi gazete ve dergilerde serbest gazeteci olarak çalıştı. 1989’dan itibaren tüm zamanını çocuk kitapları yazmaya ayırdı ve bugüne kadar elliyi aşkın kitap kaleme aldı. Simon 2008’de Felaket Henry ve Karadamı Yeti ile Galaxy British Book Awards En İyi Çocuk Kitabı Ödülü’nü aldı. Felaket Henry dizisi, dünya çapında 24 ülkede yayımlandı ve toplam 15 milyon adet sattı. Aynı zamanda çizgi film dizisine ve sinema filmine uyarlandı. Simon’un diğer kitaplarından bazıları şunlardır: Tepetaklak Ailesi, Güveçte Külkedisi Pişirmenin Püf Noktaları, Anne Baba Dükkânı, Potter Amca’nın Çiftliği, Bizim Çete. | 85bd11b39998 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Odeonbet Hakkında Bilmeniz Gerekenler
Odeonbet Hakkında Bilmeniz Gerekenler!
Odeonbet bahis sitesi bahis sektöründe en kaliteli hizmetler sunan , müşterilerine en çok kazandıran ve son aylarda en çok tercih edilen bahis sitesi durumunda. Odeonbet hakkında hemen hemen bütün bahisciler bir bilgi edinmiştir fakat odeonbet ilgili bilmediğiniz diğer özelliklerinden sizlere biraz bahsedelim.
Odeonbet üyelik işlemlerini tamamladıktan sonra sonra karşınıza online para yatırma işlemleri çıkacaktır (ukash, webmoney, Astropay) gibi. Bu online para yatırma yöntemlerinden birini kullanarak hesabınıza para yatırabilir ve dilediğiniz gibi odeonbet’de bahis oynayabilirsiniz.
Ayrıca odeonbet mobil servisimizi denemenizi tavsiye ediyoruz. Cep telefonundan sitemize girerek zaman veya yer farketmeksizin istediğiniz gibi bahisler oynayabilirsiniz.
Odeonbet şikayet konusunda son derece esnektir. Odeonbet ile ilgili herhangi bir konuda bize şikayette bulunabilir, sorunlarınızı bildirebilirsiniz. Odoenbet iletişim bölümünden müşteri temsilcimize ulaşabilir sorunlarınızı bildirebilirsiniz.
Üstelik odeonbet bahis kurallarını da sitemizden öğrenebilirsiniz. Her bahis türlerine ait kuralları ve casino oyunlarının kurallarını da odeonbet bahis sitesinde öğrenip dilediğinizce bahisler oynayabilirsiniz. Bol şanslar. | 5ea711c3a766 | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Gelinlik Kartvizitleri
Gelinlikçiler en çok ziyaret edilen giyim merkezlerindendir. Evlenecek olanların ilk gittiği yerlerden olan moda evleri, özel kartvizitleri ile müşterilerin kolay ulaşması için tercih edilirler.
Gelinlik kartvizitleri beyaz ve açık renklerin ağırlıkta olduğu tasarımlarla hayat bulmaktadır. Kartvizit modellerimiz arasından istediğinizi seçebilmeniz için milyonlarca model arasından şablonlarımızı seçebilirsiniz. Ancak özel bir tasarım isterseniz, özel tasarım olarak da istediğiniz modellerden kartvizitler yapabiliriz.
Bir çok kişinin ekonomik ve pratik olan gelinlik kartvizitleri istediğini seçmesi için uğraşan ekibimiz, kısa sürede kartvizitleri adresinize teslim edecektir.
Kartvizit Modelleri
Kartvizit modelleri arasından seçim yapmak isterseniz, binlerce hazır şablon içinden seçiminizi yapabilirsiniz. Dilerseniz şeffaf ya da özel kesim kartvizitler de yaptırabilirsiniz.
Bir çok kişinin kartvizit ihtiyacını karşılayan firmamızın geniş ürün çeşitleri içinden dilediğinizi seçebilirsiniz ve en ekonomik fiyatlarla sahip olabilirsiniz. Gelinlik kartvizitleri yaptırmak isterseniz, en güzel seçeneklerimiz arasından özenle çalışan tasarım ekibimizin yönetiminde bir çok farklı tasarım yaptırabilir, özel kesim baskılar, şeffaf kartvizitler ve değişik kart seçenekleri ile kurumsal kimliğinizi tamamlayabilirsiniz. | f0b390bd0948 | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Genel Bakış
Graphics - 2.5
Speed - 4.1
Design - 5.7
Sounds - 2.3
Camera - 9
Bad !!
Özet : Pellentesque habitant morbi tristique senectus .
Narlıdere Daikin servisi olarak müşterilerimize her zaman birinci sınıf hizmet vermek öncelikli amacımızdır. Deneyimli ve uzman servis kadromuz en kısa sürede verdiğiniz adreste olacak ve servis hizmetiniz konusunda sizlere yardımcı olacaktır. Telefon numaralarımızdan istediğiniz zaman bizlerle iletişime geçebilirsiniz. Personelimiz size en yakın servis aracını bölgenize yönlendirecektir. Servis hizmeti alan müşterilerimize geçici değil kalıcı çözümler üretmek için sürekli olarak çalışmakta ve teknolojilerimizi güncellemekteyiz. Etkin ve özel çözümlerin sağlandığı firmamızda, her zaman değişik bir kalite anlayışını fark edeceksiniz. Sistemli ve düzenli çalışan ekiplerimiz sizlere garantili Daikin servis hizmetini en uygun şekilde sunacaklardır. Bu farklı deneyim ile bir servisin ne şekilde çalışması gerektiğini de görmüş olursunuz. En farklı servis hizmeti Çağrı merkezimiz 7 gün 24 saat sizlerden gelecek telefonları kayıt altına alarak tarafınıza servis yönlendirmesi yapmaktadır. . Beyaz eşyalarınızda oluşabilecek her türlü arıza ve bakım işlemleri için Narlıdere Daikin servisi sizlerden gelecek çağrıları beklemektedir.
2 Yıl Garanti Vermekteyiz
Müşterilerimize daha hızlı Servis hizmeti vermek için sürekli olarak çalışmaktayız. Son dönemde oluşan şikayetler nedeni ile aldığınız servis hizmetinin, güvenilir ve garantili olmasına dikkat etmelisiniz. Beyaz eşyalarınızın arızası konusunda etkili sonuçları alabilmek için bizler gibi uzun yıllardan bu yana teknik destek veren, eğitimli kişilerden bu hizmeti almanız en doğrusudur. Bu şekilde kullanmış olduğunuz elektronik ürünler uzun yıllar sizlere aynı şekilde randıman sağlayacaktır. İzmir’in farklı bölgelerinde servis gereksinimlerinizi de en iyi şekilde karşılayacak olan firmamız, özel ve donanımlı araçları ile tüm ilçelerde hizmet sunuyor. Güzelyalı, Bornova, Narlıdere ya da Alsancak bölgelerinde bu tip bir servis hizmeti almanız firmamız sayesinde mümkün olacaktır. En özel ve farklı hizmetleri en hızlı şekilde sizlere sunacak olan firmamızın uzmanlığından dilediğiniz zaman yararlanabilirsiniz. Sizler için en ideal ve özgün hizmeti her zaman sunmaktayız.
Tüm İzmir ve Bölgelerine Daikin Servis
Özel, farklı ve etkili faydaları sağladığımız beyaz eşyalarımız, bakım ve onarım hizmetlerine her zaman ihtiyaç duyabilirler. Durum böyle olduğu zaman ürünlerinizin güvenliği ve uzun süreli kullanım için doğru servis hizmetini almanız çok önemlidir. En farklı sonuçları en etkin şekilde alacağınız servisimiz ile sizler de tüm beklentilerinizi en uygun şekilde karşılayabilirsiniz. Tüm Daikin ürünleriniz için ihtiyaç duyabileceğiniz güvenilir ve kaliteli bir hizmet için hemen firmamız ile irtibat kurabilirsiniz. Güler yüzlü ve konuya hakim olan personelimiz ile her zaman sizlerin mutluluğu için çalışmaktayız.
Hizmet verdiğimiz Ürün Grupları
Daikin Narlıdere Bulaşık Makinesi servisi
Daikin Narlıdere Çamaşır Makinesi servisi
Daikin Narlıdere Buzdolabı servisi
Daikin Narlıdere Klima servisi
Daikin Narlıdere Kombi servis ve bakımı
Daikin Narlıdere Ocak – Fırın servisi
Genel Bakış
Graphics - 2.5
Speed - 4.1
Design - 5.7
Sounds - 2.3
Camera - 9
Bad !!
Özet : Pellentesque habitant morbi tristique senectus . | 4c8af7cf37e2 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Beyaz eşyalar herkesin önem verdiği ve bir evde en çok kullanılan ürünlerdir. Çamaşır makinesi, buzdolabı ve bulaşık gibi beyaz eşyalar bir evin olmazsa olmazları arasında yer almaktadır. Evimize yeni bir beyaz eşya aldığımızda onu uzun süre kullanmak isteriz. Beyaz eşyalar nasıl uzun süre kullanılabilir sizlerle paylaşacağız.
Buzdolabını uzun süre kullanmak için
Buzdolaplarının yaklaşık ömrü 12-13 yıldır. Ancak bu yılı uzatmak bizim elimizde. Buzdolaplarımızın eskiyen lastiklerini 5 yılda bir değiştirirsek eskimiş lastiklerden içeriye giren havayı kesmiş ve engellemiş oluruz. Ve buzdolabımızın içerisini temizlerken deterjanla değilde nemli bir bez yardımıyla temizlemeliyiz.
*Dolaplarımızın içerisine sıcak ve kapağı açık yemek koymamalıyız. soğuk havanın içerisine koyacağımız sıcak yemek buharı makineyi olumsuz etkileyecektir.
*Buzdolabımızın buzluk bölümünü çok buz kapladıysa eğer kesinlikle kesici ve dilici bir aletle buzları kırmaya çalışmamalıyız. Dolabın fişini çekip kendiliğinde erimesini beklemeliyiz.
Çamaşır makinelerini uzun kullanmak için
Çamaşır makinelerinin ortalama ömrü 11-12 yıldır. Çamaşır makinelerimizi daha uzun süre ve sorunsuz kullanabilmemiz için dikkat etmemiz gereken birkaç nokta vardır. Makinemizin içerisine kapasitesinden fazla çamaşır yüklememeliyiz. ilk zamanlarda pek sorun olarak algılamasanızda fazla çamaşır yüklediğiniz zaman zamanla makinenizin kazanı hasar görecektir. Makinenize sürekli olmasada 3 yıkamada bir kireç sökücü kullanmanız makinenizin ömrünü uzatacaktır.
Bulaşık makinelerini uzun süre kullanmak için
Bulaşık makinelerinizin ömrünün daha uzun olması için bulaşıklarınızı makinenizin içerisine yemek atıklarını çöpe atmadan yerleştirmeyin. bir süre sonra bu yemek kalıntıları makinenizin içerisini tıkayabilir ve makineniz hasar görebilir.
Klimalarımızı daha uzun süre kullanmak için
Klimanızın bakımını ve filtre temizliğini her 6 ayda bir yaptırdığınız zaman makinenizi uzun yıllar kullanabilirsiniz. | 6abbcad5028d | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Güzel oyuncu Hazar Ergüçlü'yle bir dönem aşk yaşayan Sezen Aksu'nun oğlu Mithat Can Özer, 'Aşk yeniden' dedi Şu sıralar Engin Öztürk'le aynı dizide rol alan ve adı yakışıklı oyuncuyla anılan Ergüçlü'nün eski aşkı Özer'e döndüğü iddia edildi.
İKİ YIL ÖNCE AŞK YAŞAMIŞLARDI
İki yıl önce kısa süreli bir birliktelik yaşayan ünlü çiftin sık sık Özer'in aynı zamanda stüdyo olarak kullandığı Levent'teki evinde buluştuğu da konuşuluyor.
BU KEZ TEMKİNLİLER
Aşklarını herkesten saklayan çift, geçtiğimiz günlerde de ünlü müzisyenin evinden çıkarken görüldü. Gazetecilere yakalanmak istemeyen ikili, Mithat Can Özer'in evinde yakın dostlarının katıldığı partiler verip eğlenceli anlar da yaşıyor.
İki yıl önce birlikte oldukları dönemde aşkları bir partiden yaptıkları paylaşımla ortaya çıkan Hazar Ergüçlü ile Mithat Can Özer'in ikinci bir şans verdikleri ilişkilerinde bu kez temkinli davrandıkları öğrenildi.
İKİNCİ ŞANSI HAK EDİYORDU'
Güzel oyuncunun o dönemde rol aldığı dizi oyuncularıyla sık sık bir araya gelen ve "Yakında beni de diziye alacaklar" diye espri yapan Özer'in yakın çevresine "Bu ilişki ikinci bir şansı hak ediyordu. Hazar da ben de aşkımızın yıpranmaması için gözlerden uzak olmayı tercih ediyoruz" diye konuştuğu da iddialar arasında.
Kaynak: Takvim | b571f47aa793 | [
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Ancak bu olumlu koşulların gölgesinde rahatsızlık hissedenlerin de olduğu bir gerçek. Nitekim her fırsatta da bu rahatsızlıklarını dile getiriyorlar. İşin garibi Kürtler açısından olumluluk içerisinde seyreden koşullardan rahatsızlık duyanların arasında Kürtlerin bulunması.
Kuzey Kürdistan parçasının temel ihtiyacı, doğru öncülük ve muhatap alınacak bir kurumun yaratılmasıdır. Legal alanda muhatap alınacak hiçbir kurum yoktur. Son yapılan girişimler de İmralı?yı aşamadıklarından, ölü doğmuşlardır.
Özgürlük hareketi ilk çıkış özü ile büyük çelişki halinde şimdi, reel sosyalizmin putlaştıran gerçeğinin en kötü versiyonu durumunu yaşıyor. Tek düzelik, ezbercilik, kalıplara sıkıştırılmışlık, orta çağ zihniyetini andıran anlayış ve davranışlar boy verdi adeta .
Hiç bitmedi ölüm, kan, gözyaşı?
Ortadoğu halkları acıyı, hep bir kadermiş gibi yaşadı.Saatler geçmiyor ki ölüm haberleri duyulmasın, gün geçmiyor ki insan cesetleri parçalanmış, kafaları koparılmış olarak, köprü altlarında, yol kenarlarında, boş bir arazide bulunmasın?
"Bir sorunun sıklıkla gündeme girmesi o sorunun çözümünü hızlandırır" derler; ancak sorunun doğru ele alınması kaydıyla. Yani sorunlar doğru tespit edilmeli ve ona göre çözümü üretilmelidir. Yıllardır tartışılan ancak bir o kadar da çözüme uzak seyreden kangrenleşmiş sorun, Kürt sorununun, artık muhataplarınca doğru tartışılıp nihai bir çözüme kavuşturulması mümkün müdür?
Dünya tarihi halkların yaşadığı derin acıların-sevinçlerin, umutların-umutsuzlukların, zaferlerin-yenilgilerin tarihidir bir bakıma. Her halk bu toplumsal duyguları farklı boyut ve niteliklerde de olsa yaşamıştır. Ancak Kürt halkının yaşadıklarının bir benzerini yaşayan başka bir halk olmamıştır. Yurtsuz olmak, isyan edip kırılmak, ezilmek, horlanmak, birbirine karşı güvensiz olmak ve en önemlisi de kendisi, ailesi, aşireti yada örgütü dışındaki hiçbir şeye sevinmemek hatta onun olmayan ve onu aşan her türlü gelişmeye köstek olmak kader gibi kabullenilmiştir adeta Kürt toplumsal yaşamında | 95b4c939fb80 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Öldürme Emri
Bütün bunları savunmak ve Kürt sorununun çözümü için, sürecin ve halkımızın önünü açmak mı ihanettir, yoksa hiç hakkı olmadığı halde, kendi ideolojik saplantıları ve kariyerleri için bütün bu söylediklerimizi redederek, halkımızın önünü ve geleceğini karartmak mı ihanettir? Bunu halka ve tarihe bırakıyorum.
Faysal Dunlayıcı
10.02.2014 - 13:58
Şimdiye kadar çok sayıda, ve genelde cesaret verici açıklamalar, değerlendirmeler yapıldı. Anlaşıldığı kadarı ile değerlendirme ve anlam verme çabaları daha da sürecek.
Bu arada çok kendine göre, salt küfür etmemizi bekleyen, her olumlu gelişmeyi olumsuzlamayı siyaset sanan çok marjinal yaklaşımların yanı sıra, doğrusu istenirse fazla olumlayacağını beklemediğimiz pek çok kişi ve çevreden de sorumlu ve oldukça düzeyli yaklaşımlar geldi.
Kuşkusuz herkesin herkes için ve hem de somut bilgilere dayanarak söyleyebilecekleri vardır. Bizim de vardır. Ama sanırım siyaset bu değildir. En azından bundan ibaret değildir. Siyaset kültüründe düzey kazanmış toplumlar ve olgunlaşmış yapılar böyle yapmıyorlar. Bizler açısından da böyle olmalıdır. Ötesi kör doğusudur. Çünkü bizleri karşı karşıya getiren de, tartıştıran da, bir araya getirecek olan da Kürt sorununun çözümünde ileriye bakma iddia ve yeteneğimizdir. Samimiyetimizdir. Ondandır ki, tüm eleştiri ve değerlendirmelerimizi bizler de bu eksene oturtabilmeliyiz. Böyle olursa değerlendirmelerimiz daha bilimsel, eleştirilerimiz de yargılardan arınmış ve daha objektif olacaktir.
Bu girişten sonra bu açıklamanın asıl konusuna, bizler hakkında çıkarılan ölüm kararına gelmek istiyorum.
PKK Yeniden İnşa Komitesi'nin 25 Ağustos çarsamba akşamı Roj tv'de yayınlanan bildirisi ile resmen hain ve tasfiyeci ilân edildik. Örgüt literatüründe resmi açıklama ile hain ve tasfiyeci ilân edilmek, fiziki imhanın zeminini ve gerekçelerini hazırlamak anlamına gelir. Bildiri kendine göre neden hain olduğumuzu düzmece iddialarla kamuoyuna açıklıyor.Yine 25 Ağustos 2004 tarihli görüşme notlarından anlaşıldığı kadarı ile, isimlerimiz de verilerek İmrali'dan çok açık seçik ifadelerle onay da alınmış oluyor. Artık gerisi, elinde bizi imha etmek için imkan da bulunan Kongra-Gel ve İnşa Komitesi'nin uygulamasına kalıyor. Uygulama konusunda Zübeyir Aydar'ın Avrupa'da yaptığı teşhirlerden, dağda verilen talimatlardan ve yapılan görevlendirmelerden de haberimiz vardir.
Tabii, yapılan açıklama ile kamuoyu tek taraflı ve yalan bilgilerle açıkça aldatılıyor. Roj tv ve Özgür Politika gazetesinin bu şekilde kullanılması karşısında hukuki araştırmalar yapacağız. Ama öncelikle gerçekten kimin hain olduğuna bakmamız ve tekrara da kaçsa, yaşanan süreçte ne yapmaya çalıstığımızı kamuoyu ile bir kere daha paylaşmak gerekiyor.
Daha önce de kendi adıma yaptığım açıklamalarda dile getirdiğim gibi, son yıllarda örgüt içerisinde değişim ve demokratikleşmeyi savunmaya çalıştık. Mevcut insanı bitiren hiyerarşik yapılanmanın aşılmasını istedik. Kendi demokratik duruşumuz zayıf olsa da, bu konuda tutarlı ve samimi davranmaya çalıştık. Çelişki tabii ki özünde ideolojikti. Muğlaklaşan ve her gün yeniden kemalizm yedirilen çizgi, yurtseverlikten kopuş kadar hedeflerde de bir sapmaya yol açmıs, örgüt amaçsızlaştırılmıştır. Bu bakış açısı, ittifak anlayışına ve Kürtlerle ilişkilere de çok olumsuz yansımıştır.
Bildiri, olayın özüne girmeye cesaret edememiş, çarpıtmış, pratik hususlara değinmiştir. Bu iddialar için de şunları belirtebiliriz.
Biz örgüt içinde:
a) - Demokratik, bireyin hukukunun güvenceye alındığı ve yurtseverlik zeminine oturtulmuş bir örgüte dönüşmeyi dayattık.
b) - Başta KDP ve YNK olmak üzere tüm Kürt güçleriyle ve Kürt aydınlarıyla iyi ilişkiler içinde olmayı savunduk.
c) - Nasır tutukluyken nasıl karar alındığının ve kimler tarafından uygulandığının açıklanmasını, Gulan arkadaşı katline ilişkin hazırlanan soruşturma komisyonu raporunun uygulamaya konmasını, Küçük Güney'li Faik arkadaşın ölüm olayında olduğu gibi, işkence uygulamalarına son verilmesini istedik.
d) - Kimseye artık özeleştiri dayatılmamasını, bunun bireyin takdirine birakılmasını, kişiyi hiçleştiren platform uygulamalarına son verilmesi gerektiğini savunduk.
e) - Demokratik dünya ile iyi ilişkiler içine girilmesinde ısrarcı olduk.
f) - Bireyin özgür iradesi ile katılımı kadar, ayrılmasının da kağıt üzerinde kalmaması gerektiğini söyledik.
g) - Son olarak da savaş ve şiddetin artık çözüm getirmeyeceğini belirttik ve karşı durduk.
İşte örgüt içerisinde savunduklarımız bunlardı.
Bütün bunları savunmak ve Kürt sorununun çözümü için, sürecin ve halkımızın önünü açmak mı ihanettir, yoksa hiç hakkı olmadığı halde, kendi ideolojik saplantıları ve kariyerleri için bütün bu söylediklerimizi redederek, halkımızın önünü ve geleceğini karartmak mı ihanettir? Bunu halka ve tarihe bırakıyorum.
Bunlar üzerinde uygar ve sorumlu bir tartışma yerine; bu mücadeleye ve örgüte 20 yıl, 30 yıl emek verenlerin katledilmesinde, kanının akıtılmasında demokratikleşme ve demokratik cumhuriyet gerekçesi öngörülüyor.
Tek kelime ile bu bir vahşet yaklaşımıdır.
Adı geçen görüşme notlarında Türk devletine kardeşlik çağrıları yapılırken, bizler için de ölüm emri veriliyor.
İşte bu kadar adalet isteyenlerin adalet yaklaşımı…
Şimdi Zübeyir Aydar, Murat Karayılan, Cemil Bayık, Duran Kalkan, A. H. Kaytan ve Mustafa Karasu'yu aldıkları bu karar ve sonuçları üzerinde tekrar düşünmeye davet ediyorum.
Başta demokratik ülkeler olmak üzere, AIHM ve diğer uluslararası kurumları bu durumu not etmeye çağırıyorum.
Demokratik Kürt güçlerine gelince; ayrılışımızla birlikte yapılan tartışmalar ortaya koydu ki, bir ulusal birlik platformuna hala ihtiyaç vardır ve bunun için zemin elverişli hale gelmiştir. PWD kurulup yoluna devam edebilir. Benim açımdan ona katılmaktan çok, bir ulusal çözüm platformu olarak görmek de çok önemlidir. Ayrılışımız, inanıyorum ki buna katkı sunmuştur. Katledilmemiz halinde de (çünkü çok güvensiz bir ortamdayız ve bizi vurma olanakları fazlası ile vardır) katledilmemizi de böyle bir birlik için değerlendirebilirsiniz.
Bu kadar kolayca ve sonuçlarını hesaplamadan ölüm kararı alanlar, hiç bir şeyi, özellikle de Kürt halkının özgürlük mücadelesini yaşatamaz, koruyamaz ve geliştiremezler.
Etiketler: PWD-K, Pwdnerin, Kurdistan, Kurd, Kürtçe | 41abbc155828 | [
"c4",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Bursa Büyükşehir Belediyesi Orkestra Şube Müdürlüğü’nde hafta sonu sınav heyecanı yaşandı.
Online sistem üzerinden başvuru kabul eden bölümlere ilgi büyüktü. Sınav sonuçları orkestra.bursa.bel.tr internet sitesinden açıklandı.
Bursa Büyükşehir Belediyesi Orkestra Şube Müdürlüğü’nün yeni öğrencileri için sınavlar hafta sonunda yapıldı. Orkestra Şube Müdürlüğü bünyesinde dört yıl boyunca müzik eğitimi verilecek olan Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği bölümlerinin sınavları Atatürk Kongre Kültür Merkezi’nde (Merinos AKKM), Çalgıcı Mektebi bölümünün sınavı ise Kamberler Parkı’ndaki bölüm binasında yapıldı. Farklı yaş gruplarından vatandaşların yoğun ilgi gösterdiği sınava toplam 900 öğrenci adayı katıldı. Yapılan sınavlarda adaylar, usta sanatçıların karşısında tüm yeteneklerini sergiledi. Ayrıca Türk Sanat Müziği ve Türk Halk Müziği bölümlerinde bulunan çocuk korolarına 6 ve 12 yaş aralığında yeni yetenekler alındı.
Sınav sonuçları orkestra.bursa.bel.tr internet sitesinden açıklandı. | 8adbd0febe85 | [
"c4",
"culturax",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Burun Ameliyatı Sonrası Bilmeniz Gerekenler
Burun estetiği ameliyat süreci sizin hiç hissetmediğiniz ve uyduğunuz bir süreç olacağından sonrasında dikkat etmeniz gereken bazı önemli noktalar vardır. Bunların en başında da kafa içi basıncı artıran durumlardan kaçınmak gelmektedir. Hastalarımı en çok korkutan, eski ameliyatlarda kullanılan burun tamponları ve ameliyat sonrası hissedecekleri ağrı gelmektedir. Bu rahatsız edici durumlar artık çok gerilerde kalmıştır. Burun ameliyatı sonrası ağrınız olmayacak ve burun tamponları sizi çok rahatsız etmeyecektir. Bazen uygun hastalarda burun tamponu dahi kullanılmamaktadır.
Ameliyatınız yaklaşık 1,5-3 saat sürer. Bu süre sonunda kendinize geldikten sonra özel odanıza alınırsınız ve burada takipleriniz gerçekleştirilir. Hasta odanızda hasta yatağınızın başı mutlaka yüksektir ve burun içinde tampon, burun üzerinde de alçınız vardır. Odanıza geçince hemşire ilk olarak göz-burun üzerine buz uygulamaya başlar. Sizden de eve geçtikten sonra aynı şekilde başınızın yüksek olması ve gerekli ise belli aralıklarla buz uygulamanız istenir. Uygulanan anestezinin tipine göre (Ben lokal anestezi ile burun ameliyatı yapmıyorum ve önermiyorum) genellikle bir gün sonra evinize gidebilirsiniz. Bazen hastanede kalma süreniz uzayabilir. Böyle bir durum var ise ameliyat öncesi veya hemen sonrasında ben sizi bilgilendireceğim.
Ameliyat günü hafif ve sulu gıdalarla beslenmeniz, ertesi gün normal beslenmeye geçmeniz bulantı gibi sorunların önüne geçecektir. Sık aralıklarla az az su tüketmeniz ağız kuruluğunu önleyecektir.
Size önereceğim ilaçları düzenli ve saatinde kullanmanız ameliyat sonrasında ağrı duymanıza engel olacaktır. Ameliyat sonrasında ki tek problem burundan nefes alamamak olacaktır. Burun tamponlarını 2 veya 3 gün sonra kliniğe gelerek aldırabilirsiniz. Tamponların alınması çok rahatsız edici bir işlem değildir.
Tamponlar çekildikten sonra burun içinin biran önce iyileşmesi için ödem çözücü spreyler ve nemlendirici kremler öneriyorum. Bu sprey ve kremleri düzenli kullanmanız iyileşmenizi ve burundan rahat nefes almanızı sağlayacaktır. Ameliyatınızda burun tamponu yerleştirilmemiş ise yukarda bahsedilen sprey ve kremleri ameliyatın hemen ertesinde kullanmaya başlamanız önerilecektir.
5-7. günde alçınız değiştirilir ve yerine yeni bir alçı yapılır. Bu işlem ağrısız ve kolay bir işlemdir. Yeni yapılan bandaj/alçı da 12-14. günde çıkarılır ve artık banyo yapabilirsiniz. Burnunuzun cildini yıkamanız ve temizlemeniz çok önemlidir. Temizleyiciler veya normal sabun kullanabilirsiniz.
12. günde göreceğiniz burun yeni şeklini almış ancak cildi hafif şiş bir burundur ve bu şişlikler özellikle ilk bir ayda hemen her gün hızla azalır. Tamamen geçmesi, hiç ödem ve şişliğin kalmaması genellikle altı ayı bulur. Burun cildiniz kalın ise ödemin geçmesi ve normale dönmesi biraz daha uzun bir süre alacaktır.
Ameliyat sonrası 3 günlük yatak istirahati hızlı ve çabuk iyileşmenizi sağlayacaktır. 4-5.günlede dışarı çıkıp gezebilir ve normal hayatınıza dönebilirsiniz (alçı ile).
Burun ameliyatı sonrası ilk 7 gün uçak ile seyahat etmeniz yüksek basınca bağlı kanama gelişme ihtimali nedeni ile önerilmez.">İlk 15 gün öne eğilmeniz, kafa içi basıncı artıran durumlar (kabızlık, hapşırmak ve öksürmek gibi) için tedbir almak gerekebilir.
Alçınız çıkarıldıktan sonra yüzebilir ancak dalamazsınız.
İlk 3 ay boyunca gözlük takmamanız, topla oynanan veya takım sporlarından uzak durmanız, burna darbe almamanız çok önemlidir.">Yaz aylarında burun ameliyatı olduysanız hassas cildinizi korumak için güneş koruyucu kullanmanız yerinde olacaktır.
Yeni Görünümünüz;
Ameliyattan sonra geçen her gün burnunuz daha güzel görünmeye başlayacak ve moraliniz gittikçe yükselecektir. Ancak iyileşme yavaş ilerleyen bir süre
Detaylı Bilgi için Doktorunuza Sorun... | 8a64b2b14eab | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, bir süredir tartışılan ‘zengin vergisi’nin ayrıntılarını açıkladı. Buna göre, ”Gelirde üst sınırı aşan, yüzde 35 oranında vergi ödeyecek. Lüks konutun vergisi daha çok olacak. Ev ve arsalarda vergi istisnası kalkacak…”
İstanbul’da ekonomi muhabirleriyle bir araya gelen Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın gündeme getirdiği zenginden daha çok vergi alınmasını öngören yeni vergi düzenlemeleriyle ilgili önemli ipuçları verdi.
Buna göre, kişilerin tüm geliri tek havuzda toplanacak. Faiz ve kira gelirleri belirli bir limitin üzerine çıkanlardan ek vergi alınacak. Lüks konutta Katma Değer Vergisi (KDV) yüzde 18’e kadar çıkacak. Pek çok vergisel imtiyaz ve istisna kaldırılacak.
ÇOK KAZANANDAN ÇOK VERGİ
Bu kapsamda, kişilerin kira, faiz, temettü gibi gelirlerin hepsi birlikte değerlendirilecek, eğer gelir toplamı belirli bir limitin üzerindeyse ek vergi ödenecek.
Taslaktan, hem faiz hem de gayrimenkul zenginleri etkilenecek.
Yüksek faiz yüksek stopaj getirecek. Faiz kazancı artanın ödeyeceği stopaj yüzde 35’e kadar çıkacak.
Lüks konuttan alınacak vergi miktarları da yükselecek. İstanbul Cihangir’den ev alan kişi, Hakkari’de ev alan kişiyle aynı KDV’yi ödemeyecek.
Lüks konutta KDV yüzde 18’e kadar çıkabilecek. Ayrıca, 1 evi olanla 10 evi olan kişinin emlak vergisi eşit olmayacak.
Gelir vergisi reformunda da bazı düzenlemeler yapılacağını belirten Bakan Şimşek, bundan sonra şehir rantlarının da vergilendirileceğini, 5 yıl istisnasının kalkacağını söyledi.
Maliye Bakanı Şimşek, yeni uygulamayı, ”Diyelim ki gittiniz imarsız bir arsa aldınız. Gelişti, imar geldi, yanından yol geçti, fiyatlar katlandı. Beş yıl elinizde tuttuğunuz takdirde oluşan rant vergiye tabi değil. Yeni gelir vergisi tasarısıyla isterseniz 100 yıl elinizde tutun biz yine vergilendireceğiz” sözleriyle açıkladı.
18 SEKTÖR KAÇAK VERGİ TAKİBİNDE
Şimşek, vergide kayıp kaçağı en aza indirecek bir düzenleme üzerinde çalıştıklarını da söyledi.Bu kapsamda özellikle, LPG, tütün, gözlük, döviz büroları ve şehir içi yolcu taşımacılığı gibi 18 farklı sektör mercek altına alındı.
2013’te yazarkasadan bağımsız bir POS cihazı kalmayacağını da açıklayan Bakan Şimşek, ”Bütün yazarkasalar POS cihazlarıyla entegre olacak. Yazarkasa, bir ödeme yapılır yapılmaz veya POS makinesinden kart geçer geçmez bilgisi bize gelecek. Fiş, otomatik olarak kesilmiş olacak” diye konuştu. | 6d31eae33bd5 | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Müşteri ile iletişim merkezi ve kontrollük (Çağrı Değişkenlikleri)
Çağrı merkezleri son döneme damgası vuran ve birçok insana iş olanağı sağlayıp ekmek kapısı olan yaygın kurumlardır. Şu an günümüzde çağrı merkezi hizmeti vermeyen kurum pek nadir denecek kadar azdır. Çünkü her saat hizmet ister müşteriler. Her an her işlemi olabilir. Ya da dışarı çıkıp işlem yapmaktansa evde oturup telefonla aramayı daha çok tercih eder herkes. Buna istinaden çağrı merkezleri yoğun hizmet vermektedir. Hizmeti verilen her işlemin sisteme girilmesi gerekir. Çağrıları işleme sokabilmek için kullanılan Call control variables denen bir takım kriter vardır. Yani çağrı kontrolü değişkenleri dediğimiz yönlendirme kriterleri, çağrı taşırma ve eşik zamanlaması gibi örnek verilebilir. | 082e0f16a046 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Bir ay önce migros'dan aldığım hazır minik tart tabanlarını ne yapayım diye düşünüyordum.Geçen hafta İzmire gittiğimizde ''metro markete '' uğradık ,bir de ne göreyim....MASCARPONE peyniri.Eve döndüğümüzde hemen işe koyuldum ,yani bir şeyler uydurdum .Vallahi ben beğendim.
TARTÖLET TABANI
Mascarpone peyniri ,bizim labne peynirinden daha koyu kıvamdadır,daha çok krem peynirine benziyor. Birde kutunun kapağından tiramisu tarifi çıkıyor.
- 3 çorba kaşığı mascarpone peyniri
- 4 çorba kaşığı toz şeker
- 9 tane dondurulmuş yada taze vişne
Mascarpone'u,şekeri ve vişneleri blendırda ezin.
Tart tabanlarının içini bu krema ile doldurun.
En son üzerlerine krem şanti ile süsleyin ve bir tane vişne koyun.Afiyet olsun.
NOT: Siz mascarpone yerine labne peyniri kullanabilirsiniz.Ama önce,sadece vişneleri blendırda ezin ,daha sonra hepsini mixer ile çırpın .Labne mascarpone kadar koyu olmadığından krema fazla sert olmaz,bu yüzden blendır kullanmayın kremayı çırpmak için. | efb3572a339a | [
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2"
] |
6 Temmuz 2012 Cuma
Şiddet ve Terörizm
Terör ve terörizm sıkça kullanılan kelimeler olmasına karşın, anlamları konusunda kesinlik kazanmış bir konsensüs yoktur. Birçok sözlükte terör veya terörizm “yıldırma, korkutma, tedhiş, sistemli bir şekilde şiddet kullanma, sindirme veya tehdit yöntemlerinden biri ile devletin varlığını tehlikeye düşürmek, devlet otoritesini zaafa uğratmak veya yıkmak veya ele geçirmek, temel hak ve hürriyetleri yok etmek, devletin iç ve dış güvenliğini, kamu düzenini veya genel sağlığı bozmak amacıyla bir örgüte mensup kişi veya kişiler tarafından girişilecek her türlü eylemler” ve benzeri şekillerde tanımlanmıştır. 1937 tarihli Cenevre Sözleşmesi de, terörizmi “bir devlete yönelik olarak toplumda korku yaratmak amacı ile gerçekleştirilen şiddet eylemi” olarak tanımlanmaktadır.
Terörizmin doğasında şiddet vardır. İnsan doğası ve şiddet doğası üzerine yaptığı ses getiren çalışmalarla tanınan ünlü Alman psikanalist Erich Fromm (1900-1980), şiddeti üç temel kategoriye ayırır.
1-) Tepkisel şiddet: Korkudan kaynaklanan ve insanın kendi ya da sevdiği birinin canını, malını, özgürlüğünü ve onurunu korumak için uyguladığı şiddettir. Kendi içerisinde dörde ayrılır.
A-) Korunma amaçlı şiddet saldırıya uğradığını düşünen kitlelerde baş gösterir. Savaşlar genellikle bu yolla meşrulaştırılır.
B-) Engellemelerden kaynaklanan şiddet insanın özgür yaşamına engel olunduğunda ortaya çıkan yaşamak ve özgürlük güdülü şiddettir.
C-) Öç alıcı şiddet kendileri daha önce şiddete maruz kalan grupların bu şiddeti uygulayan kişilere yönelik uyguladıkları şiddettir.
D-) İnancın ve umudun yıkılmasından doğan şiddet düş kırıklığına uğramış kişi ve gruplarda görülen yıkıcılık psikolojisidir.
2-) Ödünleyici şiddet: Güçsüzlüğünü gizlemek ya da telafi etmek için uygulanan bir şiddet türüdür. Güçsüzlük insanın ruhsal dengesini bozabilir ve onu şiddete yönlendirebilir. Bu durumda insan ya daha büyük bir güç karşısında itaat ederek huzur bulmaya çalışır, ya da kendini kanıtlama çabasına girişerek kendisi şiddet uygulamaya başlar.
3-) Kana susamışlık: Ruhsal bir hastalıktır. İnsanın kan akıtarak, şiddet uygulayarak kendini daha canlı ve mutlu hissetmesi durumudur. Genellikle şiddet kullanan (polis, asker, güvenlik görevlisi, bodyguard) meslek sahiplerinde zaman içerisinde görülebilir. Fromm’a göre şiddete yatkın kişilerde ölüm severlik (geçmişe düşkün, tüm olayları ezen ve ezilen olarak gören) güdüsü gelişmiştir. Tipik örneği ise dünyayı kana bulayan Nazi lideri Adolf Hitler’dir.
Şiddeti bir unsur olarak kullanan terörizmin ise siyasal hedefleri vardır ve aslında şiddet için şiddet uygulanmaz ya da kana susamışlık durumu yoktur. Ancak zaman içerisinde teröre bulaşan kişilerde aynı güvenlik sektörü çalışanları gibi benzer bir durum ortaya çıkabilir. Şiddetsiz terör olmaz ama her şiddet türü terör değildir. Terör eylemlerinde psikolojik sonuçlar fiziksel hedeflerden daha üstündür. Bu tanım ve tavsiyelerin ışığında terörizmi; siyasal nitelikli amaçlara ulaşmak için kullanılan ve psikolojik yanı ağır basan ağır bir savaş biçimli siyasal süreci etkilemeyi amaçlayan şiddet eylemleri olarak tanımlamak mümkündür. Terörün sembolik ve psikolojik boyutu eylemin kendisinden dahi etkilidir zira birkaç kişiyi doğrudan etkileyen terör eylemleri, sembolik-psikolojik boyutlarıyla milyonlarca hatta milyarca kişiyi etkileyebilir. Kendisi başlıbaşına Batı medeniyeti ve Amerikan hegemonyasının sembolü olan New York’taki Dünya Ticaret Merkezi’nin İkiz Kuleleri’ne yapılan 11 Eylül saldırıları sonrası Amerikan toplumunda ortaya çıkan semptomlar bunun en açık örnekleridir. Devletin terörle mücadele ederken yoldan çıkması durumunda ise “devlet terörü” ortaya çıkar.
Dr. Ozan ÖRMECİ
Gönderen Ozan Örmeci Makaleleri (Ozan Örmeci Articles) zaman: 08:13
Hiç yorum yok:
Kaydol: Kayıt Yorumları (Atom) | abbfa0d9947c | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
athena'nın işareti'nden sonra bu kitaba koşmak elzem oluyor ben hemen bulabildiğim için çoook şanslıyım gerçekten 1 yıl beklemek zorunda kalanlara üzüldüm. yazarda bu konuda çok aşırı tepkiler almış sanırım çünkü kitabın başında nüktedan bir özür dilemiş athena'nın işareti'nin sonu için..
hades'in evi deyince insanın aklına yeraltı dünyası geliyor hades'in kontrolünde bir cennet ve cehennem ama inanın ki yok öyle bir dünya:) hades'in evi dedikleri yer aslında yunanistanda bir tapınak. bu tapınakta yaşam ve ölüm arasındaki perde zayıf ve eski çağlardan beri insanlar buraya ölen yakınlarının ruhlarıyla iletişim kurmak için geliyorlar..
şimdi sıkı durun hades'in evine açılan ölümün kapıları tartarus'ta yani bildiğin cehennemde tartarus'un kalbinde ama percy ve annabeth için büyük bir fırsat hem kapıları kapatıp canavarların ölü kalmasını sağlamak için hem de yeryüzüne geri dönebilmek için..
yukarılarda 2. argo'da neler oluyor derseniz.. tamamen yıkılmış, dokunsan ağlayacak durumda herkes.. annabeth takımın beyni percy ise takımın lideriydi.. bu noktada herkes güçlü ve inançlı durmaya çalışıyor ama pek faydası olduğunu ben söyleyemem..
jason zaten roma kampında yargıç olduğu için lider vasıflarına ve yeteneklerine sahip grubu toparlamaya çalışıyor ve binbir güçlükle yunanistan'a hades'in evine ulaşmaya çalışıyorlar. bu yolculuk sırasında hazel'in çok özel yetenekleri olduğunu öğreniyoruz hakete hazel'in sisi kullanabileceğini anlatıyor ve onları olabilecek en güvenli yola yönlendiriyor yunanistan'a ulaşmaları için adriyatikten dolaşarak..
frank bu kitaba damgasını vurmuş diyebilirim kahramanlıkları kesinlikle kendini kanıtladı ve takdire şayan.. hayalet roma lejyonlarından yardım aldılar savaşırken ve roma kampının yargıcı olmasına rağmen jason hayaletleri kontrol edemedi. frank'ı savaş alanında yargıç ilan etti ve frank hayalet ordularını yönetebildi.. babasının kutsamasıysa her daim üzerinde..
kalipso'yu hatırlarsınız sanırım:) percy'nin bırakıp gittiği adadaki esir kız. ayrıntısını vermek istemediğim bir grup olaydan sonra leo kalipso'nun adasına düştü ve birbirlerine aşık oldular:) sanırım önümüzdeki kitapta veya bir başkasında kalipso'yu adadan kurtaracaklar çünkü leo kalipso'ya geri döneceğine styks nehri üzerine yemin etti..
tanrıça nxy'yle tartarus'ta karşılaştık fakat bu benim için şoke edici ve dahi üzücü oldu zira kendisini gece evi serisinden çok iyi bilirdik katıksız bir kötülük karanlık abidesi bir cadı çıktı kendisi o yüzden gerçekten içime sindiremedim diyebilirim fantastik merakının en kötü yanı bu kimi şeyleri farklı yazarlar farklı anlamdırabiliyor konumlandırabiiyor ve doğal olarak size bir kavram karmaşası yaşatıyor:)
kitabımız tam bir olaylar kitabı ama tanrılardan hala bir ses yok.. kitabın sonunda artık tartarus'tan kaçmak üzereyken tartarus bir beden halinde cisimleşti ve percy'lere saldırdı.. o an bu kadar kadim bir varlıkla başa çıkmanın imkansız olduğu gerçeğiyle o kadar yüzleştiler ki percy elinden kılıcını düşürdü o kadar diyeyim.. nasıl kurtuldular peki diye düşünüyor olabilirsiniz onlarda ayrıntılar zaten kitabı okurken öğrenin. kitabın sonu güzel bağlanmıştı bütün gemi tayfası 2. argo'da toplanmıştı güvenlik içinde yaklaşan savaşa hazırlanıyorlardı.. yine merak ettiğim bir sürü olay var ama en azından herkesin güvende olduğu bilincindeyim bir yıl boyunca beşinci kitabı, olimpos'un kanı'nı bekleyeceğiz.. kitabında adında meymenet yok kan gövdeyi götürecek mi ne:)
keyifli okumalar.. | 593e05002664 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Fatih Böcek ilaçlama çalışmalarımız doğrultusunda Tarihi Yarımada bölgesinde karşılaşılan her bir haşere problemini çözüme kavuşturmaktayız. İlçenin tüm noktaları üzerinde haşere sorununa karşın uzman desteği almak adına Fatih Böcek ilaçlama sitemiz üzerinden ya da ilaçlama destek atlarımız aracılığıyla firmamıza bağlı müşteri temsilcilerine ulaşabilirsiniz. Bu durumda hizmete ilişkin başlangıç kaydı yapılır, ekibimiz bölgeye ulaşır ve zararlı türlerin her biri ortadan kaldırılana kadar ilaçlama çalışmaları devam eder.
Fatih Böcek ilaçlama hizmetlerimiz içerisinde her bir ayrıntı maksimum ölçüde önem taşımaktadır. Çünkü bir hizmeti profesyonel hale getirebilmek adına tüm ayrıntılara dikkat edilmesi çok önemli bir konudur.
Fatih Fare ilaçlama
Fare ilaçlama hizmetlerimiz genel itibari ile sıvı yapıdaki ilaçlarla sürdürülür. Ayrıca istasyon yöntemleri ile birlikte daha yoğun etki gösteren katı yapıdaki kimyasallarda tercih edilir.
Fareler ilaçlanmadığı takdirde saldıkları mikroplarla çevrede hastalığı yaygın hale getirirler. Ayrıca ekonomik olarak da büyük sorunlar oluşmasına neden olurlar.
Fatih Pire ilaçlama
Fatih’te de görülmekte olan pireler viral hastalık kaynaklarıdır. Onlara karşı ancak ilaçlama konusunda profesyonel önlemler alınarak mücadele edilebilir. Bu doğrultuda zararlı pirelere yönelik en uygun zamanlarda önlem almakta hızlı üreme potansiyeline sahip olmaları sebebiyle çok önemlidir. Fatih’te görülen pirelere karşı ilaçlama yaptırmak için Fatih Böcek ilaçlama şirketimizle görüşün.
Her türdeki haşere Fatih’te yer alan yaşam alanlarından uzman hizmet standartlarımız ile birlikte uzaklaştırılmaktadır. Pire türündeki haşerelere yönelik tamamen garantili, uzman standartlardan oluşan ilaçlama çalışmalarımız yer almaktadır. | 251f5f47d6d7 | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Gebzede Nakliyat Şirketleri Taşıma Esnasında Hangi İşleri Yaparlar, Hangi İşleri Yapmazlar?
İlk kez taşıma tecrübesi olacak herkesin aklına ilk gelen şey ”gebze evden eve nakliyat firmaları eşya taşıma esnasında hangi işleri yaparlar, hangi işleri yapmazlar” sorusudur.
Evden eve taşımacılıkta da anlaşmaya bağlı olarak anahtar teslimi taşıma gerçekleştirilir.
Müşteri ile anlaşmaya bağlı olarak duvar montajı, avize montajı ve perde montajı ekstra iş olarak yapılır.
Standart olarak yapılanlar; beyaz eşyaların sökülüp kurulması yapılır(buzdolabı,fırın,bulaşık makinası,çamaşır makinası,difriz vb.), ahşap mobilyaların demontesi ve kurulumu yapılır, ankastre eşyaların sökümü yapılır.
Taşınacak eşyaların paketlemesi yapılması durumunda temiz paketleme malzemeleri kullanmak lazımdır.
Yukarda saydığımız maddelerin hepsini Gebze evden eve nakliyat olarak gerçekleştirmekteyiz. Özel olarak istediğiniz arzularınızı firma yetkilisine bildirmelisiniz. Eşyalarınızın komple sökülüp ve tarafımızca yeni evinize kurulumunu kusursuz bir şekilde gerçekleştirmekteyiz. Siz de kaliteli ve güven dolu bir nakliye hizmeti almak istiyorsanız gebze evden eve nakliyat Hisaroğlu nakliyat ile iletişime geçiniz.
Taşıma günü yaşanan sorunlar;
1.Anlaşılan detayların farklı olması: Firma ile paylaştığınız oturduğunuz evin kat oranı, odaların sayısı, eşyanın miktarı, eşya türü gibi etkenlerden birinin farklı olması durumunda firma itirazda bulunacaktır. Örneğin evinizin oda sayısı 4+1 dir. Ancak sizi firmaya 3+1 dediniz. Bu durumda taşınma günü firma doğal olarak söylenen detayların farklı olduğunu
ve fiyat değişikliği talebinde bulunacaktır. Başka bir örnek verecek olursak evinizin kat sayısı ile ilgili bir anlaşmazlık çıkabilir. Bu tür anlaşmazlıkları yaşamamak için yapılacak en iyi ve kesin çözüm nakliye firması ile aranızda anlaştığınız durumları yazılı hale getirin. Atalarımız boşuna “Söz uçar yazı kalır.” dememişler. Anlaştığınız şartları e-posta, sms, bir Hisaroğlu Nakliyat Sözleşmesi hazırlayıp karşılıklı imzalayabilirsiniz.
Aşağıdaki maddeye özellikle dikkat çekmek istiyoruz. Bazı nakliye firmalarının araçları ev taşınacılığına uygun değildir. Yani küçük araçları vardır. Pikap dediğimiz türden. Siz değerli müşterilerimiz ; size tavsiyemiz her şeyden önce kurumsal olan ve geniş araç filosu olan nakliye firmalarını seçiniz. Hisaroğlu Gebze evden eve nakliyat olarak bu hususta kendimize güveniyoruz. Araçlarımız en hacimli olan eşyayı bile alabilmektedir. Her zaman dediğimiz gibi müşteri memnuniyeti bizim varlığımızdır.
3.Eşyanın gelen nakliyat aracına sığmaması: Bu duruma tanık olmanız iki şekilde olabilmektedir. Birincisi şirket yetkilisi eşyalarınızı görünce bunlar araca sığmaz eşyanız fazla der. Bu durumda ya yeni bir nakliyeci getirir, yada taşınmayı gerçekleştirmez ve çekip gider. İkinci husus ise eşyalarınızın çoğu kamyona yüklendikten sonra sığmayacağı anlaşılmıştır. Bu durumda ise ikinci sefer yapıp eşyalarınızı taşıyacaktır. Bu durumda ek ücret demektir. Bu sorunun çözümü eşyalarınız için bir lise hazırlayıp bu listeyi nakliye yetkilisi ile paylaşabilirsiniz.Şirket yetkilisi böylece eşyalarınızı için uygun kamyon/kamyonet ile gelecektir. | 23669a8c7e6b | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Adana'nın Ceyhan ilçesinde yanlış yere kurulduğu ileri sürülen kömür depolama alanları halk sağlığı ile tarım alanlarını tehdit ediyor. Sulama yapmadıkları için halka toz yutturdukları belirtilen 3 tesisin kapatılması istenirken vatandaşlar, depolara izin verenlere büyük tepki gösteriyor. Çoğu hayvancılıkla uğraşan belde sakinleri, tescilsiz mera alanı olan kullandıkları bu alanın yeniden açılmasını da istiyor.
Ceyhan'a bağlı Kurt Pınarı beldesine yaklaşık bir yıl önce Polat, Safi ile Ece madencilik kömür depolama alanı kurdu. Ancak kömür depolama alanlarının rüzgarların hakim olduğu yönde olması ve iddialara göre firmaların kömür tozlarının kalkmaması için yeterli sulama yapmayışı beldede adeta hayatı yaşanmaz hale getirdi. Ev kadınları, her gün kömür tozu temizliği yapmaktan bıktı, geçimlerini genellikle tarımdan sağlayan vatandaşlar ise artık sebze ve meyve yetişmemesinden şikayetçi.
EV HANIMLARI TEMİZLİKTEN BIKTI!
Ev hanımı Hasibe Koç, daha önce temiz bir hayatlarını olduğunu belirterek, "Bir sene oldu kömürü getirdiler. Halkın karşısına kömürü döktüler. Ondan sonra bizim hayatımız bitti. Sabah akşam elimde bez, kömürle mücadele ediyorum." dedi. Yaz sıcağına rağmen kapı ve pencereleri açamadığını, balkonunda oturamadığını anlatan Koç, "Ben evi her gün yıkıyorum, olabilir ama çocuklarımız ne olacak, bu tozu biz yutmuyor muyuz." diye sordu. Koç, bahçesinde artık sebze yetişmediğini, ağaçların da artık meyve vermediğini anlattı.
AĞAÇLAR MEYVE VERMEZ OLDU
Kurt Pınarı'nda kapısı çalınan herkes kömür depolama alanlarının tozundan şikayetçi. Yaşlı bir kadın mutfağına dolan kömür tozlarından dert yanarken, "Yıkayıp yerine koyduğumuz bir tabağa, yeniden yıkamadan yemek koyamıyoruz." diyor. Evindeki koltukları sildiğinde ise beze yapışan kömür tozunu gösteriyor ve "Biz de yutuyoruz " diyor. Her yıl meyve veren bir incir ağacını gösteren yaşlı adam, kömür tozunun yapraklarda bıraktığı izi anlatıyor. Varol Özer, kömür tesislerinin kurulmasının büyüğünden küçüğüne herkesi olumsuz etkilediğini söylüyor. Başvurmadıkları makam kalmadığını anlatan genç adamın çaresizliğini ise sözlerine yansıyor: "Yüzlerce şikayete rağmen bu tesisleri kurdular. Şu an insanlar huzursuz. Sağlıkları hiçe sayılarak bu tesisler kuruldu. Ne yapacağımızı bilmiyoruz." Beldede kömür depolama alanlarından yakınanlar, gürültüden evlerinin değerinin düşmesine, kömür depolama alanlarında yeterli denetim yapılmamasından seçim gelince her gün kapılarını çalan milletvekillerinin sorunlarına ilgisiz kalmasından dert yanıyor.
KÖMÜR TOZU İÇİN TESPİT RAPORU VAR
Adana Barosu Çevre ve Kentleşme Komisyonu Başkanı Avukat İsmail Hakkı Atal, kömür depolama tesislerinden yayılan tozun tarım alanları ile halk sağlığını nasıl etkilediğine ilişkin tespit raporları hazırlattıklarını bildirdi. Atal, tesislerin zaman geçmeden kapatılması gerektiğine dikkat çekerek, "Rüzgarın önüne yapılan depolama göz göre cinayettir." dedi. Atal, yaptığı açıklamada, tesislerin kapatılması için Ceyhan Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açtıklarını anlatarak, ayrıca görevini ihmal eden görevliler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunduklarını bildirdi.
RÜZGARIN ÖNÜNDE KÖMÜR DEPOLANIR MI?
Bilimsel raporlara göre, İskenderun körfezindeki hakim rüzgarların güneyden kuzeye doğru estiğini hatırlatan Atal, "Hakim rüzgarlar önünde bu kömür depolamanın yapılması göz göre göre cinayettir. Bu insanlar yavaş yavaş öldürülüyor burada." diyor. Tesislerde sulama yapılmadığını da ileri süren Atal, kömür tozlarının bitkilere, ağaçların yanısıra beldedeki buğday ekili araziler üzerinde de olumsuz etki yaptığını dikkat çekti. Atal, "Buradaki köylü düşünülmüyorsa, üzerine kömür tozu çökmüş buğdaydan yapılmış ekmeği buraya izin verenlerin çocuğu da yiyor. Kendilerini düşünsünler." şeklinde konuştu. Atal, konunun il genel meclisinde gündeme getirildiğini ayrıca Adana Valiliği'ne de kömür depolama tesislerinin kapatılması için başvuruda bulunacaklarını sözlerine ekledi. | d5950cb6eac3 | [
"c4",
"culturax",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Adana'da 24 yaşındaki Sema Erkovan'ın evinde gece yangın çıktı. O sırada komşuda olan 1 yaşındaki kızı Özlem Gül'ün yandığını sanan Erkovan baygınlık geçirdi, getirilen kızını görünce de sevinç gözyaşları döktü.
Olay, merkez Yüreğir İlçesi'nin Sinanpaşa Mahallesi'nde 03.30 sıralarında meydana geldi. Nikahsız eşinden ayrı olan Sema Erkovan'ın 4027 sokakta bulunan evi iddiaya göre kimliği belirsiz kişilerce sabaha karşı ateşe verildi. Evinin alev alev yanmaya başladığını fark eden Sema Erkovan, komşularından yardım isteyerek dışarı fırladı. Yangını gören komşular da durumu polis ve itfaiye ekiplerine haber verdi. Kısa sürede olay yerine gelen ekipler, çevre güvenliğini alırken, itfaiye görevlileri de yangına müdahaleye başladı.
"KIZIMI KURTARIN"
Sokaktaki Sema Erkovan, yanan evinde kızı Özlem Gül'ün kaldığını söyleyerek 'Kızımı kurtarın' diye feryat etmeye başladı. Ekipler yangını söndürmek için çalışırken ağlayan Erkovan, alev alan eve girmek istedi. Genç kadını evin bahçesinde durduran görevliler, zorla dışarı çıkardı. Kızın yanarak öldüğünü sanan Sema Erkovan, sinir krizleri geçirdi. Ancak bu sırada kızı Özlem Gül'ün komşularında olduğu anlaşıldı. Komşularının 'Çocuğun bizde' sözlerine inanmayan genç kadın baygınlık geçirdi. Komşuların getirdiği kızını gören Sema Erkovan bu kez sevinç gözyaşlarına boğuldu.
İtfaiye ekipleri tarafından alevler söndürülürken, yangının kasıtlı olarak çıkartıldığı ileri sürüldü.
KARAKOLA GİDİNCE KIZIMI KOMŞULARIM ALMIŞ
Evinin akrabası olan S.E. ve yakınları tarafından ateşe verildiğini ileri süren Sema Erkovan, "Akrabam olan S.E.'nin nikahsız eşi S.G.D., benimle birlikte olmak istiyor. Kabul etmediğim için de baskı yapıyorlar. Daha önce evim taşlandı, kurşunlandı. Akşam da yine baskın yaptılar. Gece şikayetçi olmak için karakola gitmiştim. O zaman komşularım kızımı evden alıp götürmüş. Benim haberim yoktu. Ben S.G.D.'nin isteğine boyun eğmeyeceğim" diye konuştu. | 89dbd4405d22 | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Görüntüyü kaydeden Doğa Fotoğrafçısı ve Rize İl Genel Meclisi üyesi Emin Kanbur, yaptığı açıklamada "Yıllardır doğa fotoğrafçılığı yapıyorum. Gezmediğimiz görmediğimiz yer kalmadı. İlk kez böyle bir şey ile karşılaştım. Yaklaşık on arkadaş yaklaşık 2 bin 800 rakımdaydık. Yoğun bir sis vardı. Sisin içerisinde baş kısmından ışık saçan insan silüetindeki bizimle birlikte hareket ediyordu. İlk korktuk. Tedirgin olduk. Görüntünün mistik bir şey olabileceğini düşündük. Güneş arkamızdaydı. Ancak karşımızda başından ışık saçan bir gölge vardı. Sisin kalkması ile görüntü kayboldu. Ne olduğunu bilmiyoruz. Ancak bir doğa olayı olduğunu düşünüyoruz. On kişiydik. On kişinin gölgesi arkadan gelen güneş ışığının etkisi ile tek bir kişi gibi sise yansımış olabilir. Işık ise arkamızda ki güneşin bir yansıması olabilir. Tam olarak bilemiyoruz” dedi. | 165272b7a5e2 | [
"culturax",
"hplt2"
] |
Uzun yıllar Salvatore Ferragamo, Sigerson Morrison, René Caovilla ve Roberto Cavalli gibi markalar için çalışan Edgardo Osorio, 2011 yılında kendi markası olan Aquazzura’yı yaratarak, ayakkabı tasarımına yeni bir anlam kazandırdı. Markanın kurucusu ve kreatif direktörü olan Osorio, kısa sürede moda dünyasında kalıcı bir yer edinmeyi başarmış gözüküyor.
Floransa merkezli olan marka, modern ve şık tasarımları rahat kalıplar ile birleştirerek, müşterilerine geniş bir ürün yelpazesi sunuyor.
Osorio’nun tasarımlarını birçok ünlünün ayağında görüyoruz. Günümüzün stil ikonu olarak gösterilen Olivia Palermo, Aquazzura tercih eden ünlülerden sadece bir tanesi. Osorio ile çok yakın arkadaş olan Palermo, hem günlük hayatında hem de davetlerde tasarımcının ayakkabılarından vazgeçemiyor. Palermo’nun tasarımlara olan hayranlığı, kendisinin yakın zamanda Aquazzura için bir kapsül koleksiyon hazırlamasında büyük rol aldı.
Olivia Palermo’yu kendi tasarımı olan ten rengi Aquuazzura ayakkabısı ile görebilirsiniz.
Yine Olivia Palermo’nun kapsül koleksiyonundan bir gece ayakkabısı. Palermo, bu tasarımını takmaktan zevk aldığı takılarından esinlenerek yaptığını ifade ediyor.
Havaların ısınmasıyla birlikte, siz de bu sene ayakkabı dolabınıza bir Aquazzura eklemek istiyorsanız, aşağıda gördüğünüz yeni sezon modellerine Beymen’den ulaşabilirisiniz.
S. | 302dea337419 | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Türkiye’nin En Çok Oynanan Browser Oyunu Agar.io
Boş zamanınızda vakit geçirecek basit bir browser oyunu arıyorsanız, son zamanların tutkuyla oynanan oyunu olan agario oyununu tercih edebilirsiniz. Oyunun oynanışının basit olması ve oyun içerisindeki olayların hızlı gelişmesi oyunun daha keyifli oynanmasını sağlamaktadır. Ayrıca sitemizde oynayacağınız agar oyunları çok daha hızlı ve keyifli olacaktır. | d9c00015db98 | [
"c4",
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Selülite İyi Gelen Yiyecekler Selülit nedir?Selületi azaltan meyveler nelerdir?Selülit,çoğu kadında rastlanan ve kalçalarda kötü görünümlere yol açan,cilt altında yağların birikmesi sonucu oluşan bir rahatsızlıktır.Dünyada;özellikle Türkiye’deki kadınların her 10’unda görülen bu rahatsızlık en önemli faktörleri ise,başta genlerimizin durumu ve de vücudumuzdaki toksinlerin atılamamasıdır.Peki selülitlerden nasıl korunulur?Selülite hangi meyveler iyi gelmektedir?
Bayanların vücudlarında orta yaşlarda görülen selülit,genelde portakal kabuğu görünümüne benzemektedir.Bu durumda korkmanıza ve hemen paniğe kağılmanıza gerek yoktur.Başta doktor kontrolünde selülitlerden kurtulacağınız gibi evde uygulayacağınız basit egzersizler ya da sağlıklı beslenme ile bu rahatsızlıktan korunabilirsiniz.Bu şekilde doğal yöntemlerle selülitten kurtulabilirsiniz.Pahalı yöntemlerle ve tedavilere para harcamadan bunu yapmanız mümkün.
Brokoli: Sağlık açısından da tavsiye edilen bu yiyecek,içerisinde birden fazla sebzenin besin değerine sahiptir.Bu sebze aynı zamanda güzellik alanında da kullanılmaktadır.Bünyesinde barındıran alfa lipoik asitleri sayesinde vücudda yağ emzimleri parçalama özelliği barındırmaktadır.Aynı zamanda da liflerin sertleşmesini engellemektedir.
Domates: C ve E vitaminleri bakımından çok zengin olan domates,bünyesinde bulunan antioksidan sayesinde hem kan dolaşımını güçlendirerek hızlandırıyor hem de vücuttaki selülitlerin geçmesine de yardımcı olmaktadır.
Elma Sirkesi: Detoks içeceği olarak da bilinen elma sirkesi genelde her evin mutfağında bulunmaktadır.Vücudumuzda özellikle karın ve kalça bölgesindeki suların tutulması ve emilmesinde önemli rol oynamaktadır.Ayrıca elma sirkesi,bağırsaklarımızda var olan parazit ve zararlı bakterileri vücuttan atmanıza yardımcı olarak selülite iyi gelen meyveler arasındadır.
Kişniş: Genelde salatalarda kullanılan ve meyve tadını andıran kişniş,maydanozumsu ve ıtırlı bir yapıya sahiptir.Genel olarak işlevi vücuddaki yağların erimesinde yardımcı rol oynadığından doktorlar tarafından tavsiye edilmektedir.
Kuşkonmaz: Genel işlevi iltihapları vücuttan atılmasına ve yok etmesi etkisi ile en çok tüketilen yiyecekler arasındadır.Vücudumuzda meydana gelen gazların ve şişkinliklerşn atılmasında da önemli rol oynadığından selülite iyi gelen yiyecekler arasında olmayı da hak etmektedir.Aynı zamanda bu yiyecek,kan dolaşımının hızlı olmasında ve de vücuttan toksinlerin atılmasında yardımcı bir yiyecektir.
Muz: Kim muzu sevmez ki? Özellikle yaz aylarında tüketilen bu meyve bünyemize bir enerji deposu haline çevirmektedir.Aynı zamanda da cildimizde iyileştirici ve gençleştirici etkiye sahiptir.Muzun içinde var olan potasyum,kan dolaşımı içinde önemlidir.Kadınlar için vazgeçilmez bir selülit düşmanıdır.
Su: Vüzcudumuzun vazgeçilmezi olan su aynı zamanda yaşam kaynağıdır.Hergün belli miktarda kilo ve boyumuza göre tüketilmesi şarttır.Vücdumuzun sıklaşması ve cildimizin güzelleşmesinde önemli yeri olan su,detoks özelliği taşıdğından selülite iyi gelen yiyecekler ve içecekler arasında yer almıştır.
Salatalık: Genelde salatanın vazgeçilmezi olan bu yiyeceğin aynı zamanda selülite her yaşta iyi geldiğini biliyor muydunuz?Vücudumuzdaki toksinlerin atılmasına yardımcı olan bu yiyecek aynı zamanda fazla suların idrar yoluyla bünyemizden atılmasına da yardımcı olmaktadır.
Yeşil Çay: Genelde zayıflama bitkilerinin başında bulunan yeşil çay aynı zamanda yağ emilimini önlediğinden dolayı selülitlerde korunmada kullanılan bir içecektir.En önemli özelliği ise vucüdumuzda bulunan yağların vücuttan atılmasında önemli işlevi bulunmaktadır.
Doğum sonrası çocuğunuzu emzirmeye başlıyorsunuz peki emzirmek zayıflatır mı ? Anne sütü | b0c3c1548267 | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
SDH Yazı Kurulu’ndan Suriye Açıklaması: “Asıl Düşman İçeridedir!”
(23.06.12)
Suriye hava sahasını ihlal eden Türk savaş uçağının Suriye tarafından düşürülmesinin ardından Türkiye’de “birlik-beraberlik” söylemleriyle “temkinli” bir savaş çığırtkanlığı yapılıyor ve milliyetçi ruh hali yükseltilmeye çalışılıyor. SDH, Suriye’ye karşı savaş durumunun tırmandırılmasına ve genel olarak Ortadoğu’da ABD merkezli yürütülen operasyonlara karşı tüm emekçileri uyanık olmaya davet eder.
AKP hükümeti, bölgede ABD’nin ve Batılı emperyalist güçlerin taşeronluğuna soyunarak Suriye’nin istikrarsızlaşması, etnik-mezhepsel gırtlaklaşmanın güçlenerek sürmesi için elinden geleni ardına koymamakta ve adı konmamış bir savaşı halihazırda sürdürmektedir. Suriye’deki NATO destekli isyancılara üs sağlayan, onları silahlandırıp destekleyen, Suriye içerisinde yürütülen askeri saldırıları yönlendiren Türkiye, Suriye’deki durumun iyice ağırlaşması ve böylece Suriye’ye NATO müdahalesi için ortamın hazırlanması adına ABD ve Ortadoğulu müttefikleriyle elele var gücüyle çalışmaktadır.
İnsan hakları iddialarıyla Suriye’yi işgal etmeye hazırlanan NATO güçlerinin olası müdahalesinde hayatını kaybedecek insanların sayısı binlerle değil, yüz binlerle ve hatta Irak’ta olduğu gibi milyonlarla ölçülecektir. Etnik temizlik ve halkların birbirini boğazlaması, dış askeri müdahalenin kesin sonucu olacaktır. O halde her türden emperyalist sözcünün ve bunların her türden yardakçısının kullandığı insani söylemler, sadece emperyalist emellerin üstünü örtmeye hizmet eden ikiyüzlülük göstergeleridir.
Suriye’de hakim olan burjuva Esad diktatörlüğü ancak ve ancak emekçilerin birliği ve mücadelesi çerçevesinde yürüyen eşitlik ve özgürlük mücadelesi temelinde devrilirse ortaya ilerici bir sonuç çıkacaktır. NATO yönlendiriciliğinde savaşan milisler eliyle Suriye’de kotarılacak bir rejim değişikliği emekçi halklara büyük kıyımlar ve kalıcı sekter düşmanlıklar dışında hiçbir şey vaad etmemektedir.
Diğer taraftan NATO eliyle Suriye’de yürütülen emperyalist saldırganlığın bölgesel bir savaşı tetikleme ihtimali bulunmaktadır. Bilindiği gibi Suriye’de Esad rejiminin bu kadar yoğun bir şekilde hedef alınmasının asıl sebebi ABD karşıtı, İran ve Rusya müttefiği bir yönetimin Ortadoğu’da istenmemesidir. Diğer taraftan Rusya ve İran da Suriye’deki rejim değişikliğini önlemek için büyük çaba harcamaktadırlar. Dünya kapitalizminin uzun erimli bir kriz içerisinde olduğu da düşünülürse Suriye’de çıkacak bir yangının tüm Ortadoğu’yu alevler içerisinde bırakacak büyük bir yangına dönüşme ihtimalinin bulunduğu ortadadır. AKP hükümeti bu emperyalist kapışmanın tam göbeğindeki sahte kabadayı olarak etrafta poz kesmekte, savaş kışkırtıcılığı yapmakta ve sadece Türkiye ile Suriyeli emekçileri değil tüm Ortadoğulu emekçileri kanlı bir savaşın içine çekmeye çalışmaktadır.
Emekçilerin Türkiye’ye ait askeri keşif uçağının Suriye sınırlarında ne işinin oluğunu sorgulaması ve sorgulatması gerekmektedir. Savaş uçağının Suriye sınırını ihlal etmesi, savaş kışkırtıcılığı çerçevesinde bir provokasyon değilse nedir? Türkiyeli emekçilerin ve yoksul halkının ABD çıkarlarının bölgedeki savunucusu AKP hükümetinin Suriye’ye karşı yükselttiği savaş kışkırtıcılığı ve milliyetçi histeriye taraf olmayarak Suriye’ye karşı yürütülen bu kanlı oyunu bozması gerekiyor. Bugün emekçi halkımızın yükseltmesi gereken temel şiar “Suriye’den elinizi çekin” ve “Suriye’de emperyalist savaşa hayır” olmalıdır. Bizler biliyoruz ki asıl düşman dışarıda değil içeridedir. Her yıl binlerce emekçinin iş cinayetlerinde katledildiği bir ülkede yaşayan biz emekçiler, sınıf düşmanımızı iyi tanımalı ve onların emperyalist hırslarına alet olmamalıyız. Emperyalist kapitalizmin körüklemeye çalıştığı ulusal ayrılıklar, etnik ve dinsel boğazlaşmalar karşısında işçi sınıfının enternasyonalist birlik ve mücadelesini örgütlememiz gerekmektedir. Emperyalist savaşların tek alternatifi bulunmaktadır: İşçi sınıfının antikapitalist bir program temelinde uluslararası birlik oluşturması, proletarya iktidarı ve birbirini tetikleyen sosyalist devrimler için mücadele etmesidir.
Kahrolsun Emperyalist Barbarlık!
Ya Sürekli Devrim Ya Sürekli Katliam! | 87e4bbbae805 | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Takılarla başladığım yolculuğumun 2.durağın da;
hobinize uygun takılara, sizlerle merhaba diyorum..
Bir önceki koleksiyonum da;
özellikle de kitap tutkunları için hazırladığım
tasarımları, sizlerin beğenisine sundum.
Şimdi ise; başka bir tutku olan, fotoğraf..
Fotoğraf çekmek, ilgilenmek, uğraşmak ve onunla meşgul olmak,
kesinlikle çok başka bir şey..
Tarifi açıklanamaz, hissetmek gerekir denilen en özel tutkular dan biri..
Tamamen içiniz den gelen, o anı; sadece gördüğünüz o güzelliği,
sizin gözünüz den, fotoğraf karesine yerleştirmek ve belki de ölümsüzleştirmektir..
Teknolojinin her geçen gün, biraz daha ilerlemesi;
bize her türlü alan da, yeni bir kolaylık ve kullanım imkanı sağlıyor.
Tabi ki, bu fotoğraf çekme konusunda da aynı.
Eskiden fotoğraf çekmek, şimdiye kıyasla, tabi ki zahmetli idi.
Hatırlayanlar vardır elbet. Bu zaman da olduğu gibi, çeşit yoktu.
Ulaşabilmek de, maddi olarak alabilmek de zor ve zahmetli idi.
Şimdiler de ise; hemen hemen herkesin, ya telefon, ya tablet,
yada fotoğraf makinesi mutlaka var. Anı yakalamak, artık hiç de zor değil.
Aslında bu yazımda, fotoğraf tutkusunu değil de,
tasarımlarıyla muhteşem gözüken,
sizler için tek tek hazırladığım bir koleksiyonu tanıtacağım.
Konu fotoğraf olunca, ben de fotoğraf tutkunu olunca,
dayanamayıp kıyısından anlatmak istedim.
Tabi Fotoğraf çekmenin, nasıl vazgeçilmez bir tutku olduğunu,
anlatmak, bu kadar kısa olmaz farkındayım.
Onun için kısa kesiyor, ayrı olarak anlatmayı düşünüyorum..
Şimdi gelelim koleksiyonumuza.
Farklı şeyler arayanlar için, hemde fotoğraf tutkunu olanlar için,
özenle hazırlanmış bu koleksiyonu, seveceğinizi düşünüyorum.
Öncelikle; emeklerine saygı için, bunları tasarlayan ve yapan
ve bizlere sunan bu Tasarımcılara, teşekkür ediyorum..
Ve hepsi bir bir birin den şirin ve güzel olan koleksiyon da,
fotoğraf makinesi şeklin de tasarlanan bu seriye,
sizleri seyir zevkine davet ediyorum…
Koleksiyonu gördüğünüze göre, ister kolye, ister yüzük, ister taşlı,
ister taşsız, isterseniz karışık şekillerle birleştirip takabilir,
hatta bütün her şeyinizi saklayıp muhafaza edebileceğiniz,
bir bellek olarak dahi kullanabilirsiniz..
Ben den sunması, siz takı severler den yaptırması.
Artık hangisini beğendiyseniz, tercih sizin..
Diğer koleksiyonları hazırlamak için, yavaş yavaş ayrılıyor
Sizleri bu güzelliklerle baş başa bırakıyorum..
Görüşmek üzere, sevgiyle mutlulukla ve hoşça kalın.. | 88854a742d1e | [
"c4",
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Zara Çanta Modelleri
Bayanlarımızın günlük ya da iş hayatlarında en önemli aksesuarları arasında elbette ki çanta modelleri yer almaktadır. Bu konuda sizlere yardımcı olabilecek olan Zara, 1974 yılından günümüze kadar, hazır giyim ve aksesuar sektöründe hizmetlerini sürdürmektedir. Elbette ki pek çok farklı çanta seçeneği ile zara çanta modelleri kapsamında yer alan ürünlere ulaşabilmeniz mümkündür.
Tarzınızı oluşturun
İlk başta hangi ürünlerden faydalanmak istiyorsunuz bu soru oldukça önemlidir. Sizler, deri, rugan ya da süet çanta modelleri arasından seçimlerinizi gerçekleştirmek istiyor olabilirsiniz. Bunun yanı sıra, hangi kıyafet ile kullanmanız gerekiyor? Spor bir günlük kıyafet mi, yoksa özel bir gecede kullanacağız oldukça şık bir abiye kıyafet mi sizlere eşlik edecek? İşte bu durumda da zara çanta modelleri arasında yer alan, klasik modellere göz atarak, portföy çanta modelleri arasından da seçimlerinizi gerçekleştirebilirsiniz.
Çanta detayları önemli
Bir çanta ne kadar şık olursa olsun, eğer ki kıyafetiniz ile bir uyum içerisinde değil ise, sizlere yeteri kadar destekçi olamayacaktır. Bu sebepten dolayı zara çanta modelleri arasında seçimlerinizi gerçekleştirirken, detaylara önem vermeniz gerekmektedir. Sizlerde zara çanta modelleri arasında yer alan ürünlerin detaylarına en iyi şekilde ulaşabilmek istiyorsanız eğer, görsel galerimizden bilgi sahibi olabilirsiniz.
Sizler için en güzel şekilde seçilen zara çanta modelleri detayları ile birlikte verilmiştir. Bu sayede sizlerde kıyafetlerinize ve kendi zevklerinize göre seçimlerinizi gerçekleştirebilirsiniz. | ed22535b17ce | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Bronz pudralardan sonra Bronz allıklarla kaldığımız yerden devam ediyoruz. Bana göre yüzümüze sürdüğümüz her kozmetik ya da medikal ürün seçimi önemli. Ama allık ayrıca önemli, doğru marka ve doğru kullanıldığı sürece yüzü küçük bile gösterebilir.
Hala bronz allığınız yoksa ya da değiştirmeyi düşünüyorsanız, yazımın faydalı olacağına eminim.
1- Estee Lauder Bronz Allık
Yine Estee ve yine Bronze Goddess !
2-Mac Bronz Allık
Mac’ ın bronz allığının en güzel özelliği mat görüntü sağlıyor olması.
3- Avon Glow Bronz Allık
Hem bütçe hem kalite diyenler için sıradaki ürün Avon Glow.
4-Golden Rose Terracotta Stardust
5- Rimmel Bronz Allık
Ürünleri son derece başarılı bulduğum Rimmel, bronz allıkları hiç fena değil!
6-Nars Allık
Nars Sertao Blush özellikle sarışın ve kumral olanlara tavsiye edeceğim başarılı bir ürün.
7-Guerlain Bronz Allık
Doğallıktan yana bir bronzluk için Guerlain ideal.
8-Oriflame Bronz Allık
9- Loreal Glam Bronze
10- Dior Bronz Allık
11- Deborah
Daha önce ojelerini deneme şansı bulduğum ve bayıldığım Deborah, bronz ürünlerde de aynı başarıyı yakalamış!
12- Bobbi Brown Bronz Allık
Her zaman doğal tonlarıyla dikkat çeken Bobbi Brown bronz allıklarıyla doğal bir görünüm yakalayabilirsiniz.
13- Jane Iredale Bronz Allık
Kapatıcısını ve rimelini denediğim Jane Iradele mineralli bir ürün.
14- Youngblood Bronz Allık | c6758be02569 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Artık yavaş yavaş kırışıklıklarımızın oluşmaya başlayacağından endişe ettiğimiz zaman kırışıklık giderici ya da önleyici kremleri aramaya başladığımız zamandır. Kırışıklıkların oluşmasını geciktirmek için ya da oluşmuş olanları biraz da olsa azaltabilmek için bir sürü bakım kremleri her yerde mevcut. Ben size hangi kremi kullanmanız gerektiği ile ilgili değil de kremlerin dışında aslında kırışıklıkların oluşmasını azaltmak için neler yapmak gerektiğinden bahsedeceğim.
2) Sigara alışkanlığınızdan kurtulun. Bu tabii ki genel sağlığınız için en önemli maddelerden biri zaten. Ama aynı zamanda dudak bölgenizde kırışıklıkların oluşmasını da arttırmakta. Aynı şekilde içecekleri kamış ile içmek de dudakların büzülmesini gerektirdiğinden kırışıklıkların oluşmasına yol açıyor. O nedenle bardaktan içmeyi tercih etmenizi öneririm.
3) Daha az duş alın. Her gün duş almak, özellikle de sıcak su ile, cildinizi yıpratır. Bu saçlarınız için de iyi değildir. Eğer daha sık duş alma ihtiyacınız oluyorsa da kesinlikle çok sıcak su kullanmayın. Sıcak su cildinizin nemini kaybetmesine, kurumasına yol açar. Özellikle yüzünüzü çok sıcak ve hızlı akan suya direk olarak tutmayınız. Bu cildinizin yıpranmasına yol açacaktır.
4) Saçlarınızı serbest bırakın. Sürekli olarak çok sıkı yapılmış at kuyruğu ya da topuz kullanmayın. Bu cildinizin çok gerilmesi ve saçlarınızın dökülmesine, alın çizginizin gerilemesine yol açacaktır. Onun yerine hafif dökümlü topuz ve örgüleri tercih edebilirsiniz.
5) Sırt üstü yatın. Yüzünüzü yastığa bastırarak, yüzüstü ya da yan uyumanız zamanla yastık izlerinin yüzünüzde kalıcı yer almasına yol açacaktır. Bunun oluşmaması için en iyi yöntem sırt üstü yatmaktır. Ancak tabii ki herkes bu şekilde yatamayabilir. O zaman en azından yan yatacaksanız da ipek yastık kılıflarını tercih edin.
Bunun dışında nasıl yattığınızdan bağımsız olarak, en önemlisi uykunuzu alacak kadar yatmanız. Her gün 7-8 saat kaliteli uyumanız, sağlığınız ve dinç olmanız için çok önemlidir.
6) Yüz egzersizleri yapın. Yüz egzersizleri yapmak hem kan dolaşımını arttıracaktır, hem de kaslarınızı çalıştıracaktır. Özellikle de boyun kaslarını çalıştırmanız gıdı oluşmasını önlemek için çok önemlidir. Ağızınızı yanlara doğru gerip, alt çenenizi öne çıkararak açıp kapatmanız boynunuzdaki kasları çalıştırmaya yardımcı olacaktır.
7) Nem nem nem. Cildinizin nemli olması ve vücudunuzun yeteri kadar su alması çok önemlidir. Cildiniz nemli olduğunda elastikiyeti artacaktır, bu da kırışık görüntüsünü azaltacaktır. Cildinizi nemli tutmak için krem kullanmayı, genel sağlığınız için ise bol su içmeyi unutmayın.
8) Yukarı bakın. Yeni teknoloji ile sürekli elimizde akıllı telefonlarla gezmeye alışık olduk. Telefonumuzu elimizde ve aşağıda tuttuğumuzdan da sürekli kafamızı aşağı doğru eğmeye başladık. Her aşağı baktığımızda da yer çekimi devreye giriyor tabii ki. Bu da çene, boyun ve göğsün üst kısımlarının kırışmasına yol açıyor. Çözüm kolay, telefonunuzu yukarıda göz hizasında tutmaya çalışın.
9) Yediklerinize dikkat edin. Sağlıklı yemek, yediklerimize dikkat etmek her açıdan önemli. Ancak antioksidan açısından zengin bazı besinler özellikle yaşlanma belirtilerini geciktirmek için fayda sağlıyor. Bu besinlerden birkaçı aşağıdaki gibidir:
- Yaban mersini
- Ispanak
- Ceviz
- Enginar
- Kara Lahana
- Kivi
- Erik
- Kızılcık
Bu maddelerin çoğunu biliyorsunuzdur, hep duyuyorsunuzdur. Ancak günlük hayat koşuşturmasında hepsini akılda tutup da yapmak mümkün olamayabiliyor. Bu da benden size hatırlatma olsun. :) Peki siz bunlardan başka neler yapıyorsunuz?
Kaynaklar: | e9fbacf512c5 | [
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Alüminyum hafif bir metal olma özelliği ile uçak ve uzay araçları dahil bütün taşıt araçlarında ve inşaat sektöründe; iletkenlik özelliği ile elektrik-elektronik araçların yapımında (elektrik kablosu , elektrik nakil hatları v.b.) tercih edilmektedir. Alüminyumun parlak ve şık görüntüsünden yararlanılarak dekoratif amaçlı süs ve ev eşyaları yapımında kullanılmaktadır.
Yüksek dayanıklılık/ağırlık rasyosu sayesinde cephe kaplamalarında tercih edilir. Özellikle ulaştırma, inşaat ve ambalaj sektörlerinde olmak üzere, yeni teknolojilerin de etkisiyle kullanımı sürekli artan alüminyum, 21. Yüzyılın metali olarak görülmektedir.
Alüminyum Doğramanın Avantajları
Alüminyum; dünyada ve ülkemizde demir-çelikten sonra en çok üretilen metaldir. Yeryüzünde çok miktarda boksit madeninin bulunması alüminyumu bu yönüyle daha ekonomik kılmaktadır.
Rahat üretilebilmesi, işlenebilmesi, biçimlendirilebilmesi, korozyona karşı dirençli, uzun ömürlü, kokusuz, hafif , su geçirmez olması ve kolaylıkla geri kazanılması alüminyumu daha da avantajlı kılmaktadır. Çevreden gelebilecek ısı, ışık, rutubet ve fiziksel darbelere karşı dayanıklıdır.
Çevre sağlığı açısından bakılacak olursa alüminyumun %100 geri kazanılması mümkündür. Yanıp çevreye zararlı gazlar yaymayacak olan alüminyum kapı pencere gibi uygulamalarda ikamesi olmaya aday ürünlerden ayrılmaktadır.
Isı Yalıtımlı
Her türlü kapı ve pencere açıklıklarına uygulanabilir.profiller arasındaki ısı yalıtım contalarıyla tam izolasyon sağlar.
Isı Yalıtımsız
Her türlü kapı ve pencere açıklıklarında,balkon kapatmada kullanılır. Adeko Yapı serisi ile geniş açıklıklarda fabrika,okul ,işyerlerinde problemsiz çözümler sunar.
Etiket: Alüminyum Doğrama, diyarbakır, diyarbakır kepenk, güneydogu, meda yapı, medsa pvc | a99ce13fd0a3 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Bağ Dokusu Nedir, Bağ Dokusu Hastalığı
Besin Maddeleri içeren doku sıvısının, kan kapilleri ile hücreler arasında difüzyonu için elverişli bir ara sağlayan dokudur. Embriyolojik olarak mezodermal kaynaklı olan bağ ve destek doku, vücuttaki bir çok yapıyı bağlayıp desteklediği gibi diğer dokularda da yaygın olarak bulunur. Dört gruba ayrılır, gevşek bağ dokusu, sık örgülü bağ dokusu, kıkırdak ve kemik bağ dokusu, kan dokusu. Bir destek dokusudur. Mineral ve protein lifli yapılar bakımından zengin, hücreler arası bol bir madde içinde bulunan hücrelerdir. Vücudun organlarını korur ve destekler. Vücudun parçalarını birbirine bağlar ve bir arada tutar.
Bağ Zedelenmesi: Eklemi doğal sınırlar ötesinde harekete zorlayan herhangi bir kuvvet bağ zedelenmesine yol açar.
Bağ Dokusu Nedir, Bağ Dokusu Hastalığı | 2fae34cc17ec | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Kendinden yapışkanlı PVC malzeme üzerine UV ofset basım tekniği ile basılmıştır.
Baskı sonrası ürün üzerine karanlıkta parlama efekti sağlayan "Glow" boya denilen malzeme kaplanmıştır.
Kullanılan glow boya uluslar arası olan SGS firması tarafından EN71/3 testine tabi tutularak sağlığa zararlı olmadığı konusunda onay almıştır.
Kullanılan PVC malzeme de test raporlu olup ağır metal ve fitalat içermemektedir.
Axess Kredi Kartları
Bonus Kredi Kartları
World Kredi Kartları
Finansbank Kredi Kartları
Maximum Kredi Kartları
KuveytTürk Kartları 3D
KuveytTürk Kartları | 39dab483b728 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Posted by her boku bilen adam | Posted in basın , gündem , politik , resim-foto | Posted on 11:49
"11 yaşındaki Ruşen Kasım ve kocası 55 yaşındaki Said Mohammed. 2007'de evlendirilen küçük kız, kocasının ilk eşi, 4 oğulları, 2 kızları ile birlikte yaşıyor. Nikah günü çok utanmıştı. Ama ondan başka utanan olmadı."
"Gülhan Hayder de 11 yaşında. Kocası Faiz Mohammed 40 yaşında. Küçük kız öğretmen olmayı hayal etmişti. Ama artık bir adamın üçüncü eşi. "
Haberler Hürriyet'ten.Arada "Seksi fotoğraflar için tıklayın" dışında da bir şeyler yapıyorlar.Gerçi büyük ihtimalle yabancı bir ajanstan arakladılar ama olsun.Buna da şükür.
Konuya dönecek olursak da "aslında çok da söylenecek bir şey yok" kalıbına hiç de uymayan bir durum.Söylenecek o kadar çok şey var ki.Hangi birinden başlayalım.
2001'de Afganistan'a kurşunsuz ve süper bir demokrasi amacıyla giden Amerika'nın başarısından mı bahsedelim.
Taliban'ın ve Afgan halkının İslam anlayışından mı..
Biz tüm bunları tartışırken,üzerine yazılar yazarken orada ufacık kızların koca koca adamlarla(adam dediysem lafın gelişi) evlendirilip hayatlarının tamamına yansıyan travmalar geçirip,işkencelerle çürüyüp gitmelerine mi değinelim yoksa..
Bilmiyorum ne yapalım ne edelim..
Dinlerin çıkış noktası insanları bir arada tutmak,onları ahlaki açıdan düzeltmek,kötüden,şerden ayırıp iyiye doğruya getirmek değil midir ?
Neden İslam dini Arap toplumuna indi ?
Tüm İslam kültürü Ramazanlarda yayınlanan "Çağrı" filminden ibaret olanlar bile bu soruya mantıklı açıklamalar getirebilir.Çünkü Arap halkı yoldan çıkmıştı.Kendi yaptıkları putlara tapar,küçük kız çocuklarını diri diri gömer,her türlü sapkınlığa bağımlı durumdalardı.
Peki Hz.Muhammet'den yüzlerce yıl sonra ne durumdalar ?
Şu yukarıdaki fotoğraftaki insanlar İslam'a körü körüne bağlı olduklarını iddia ediyorlar.11 yaşındaki kız çocuğu ile evlenmek,erkeklerin sakalsız dolaşmasına izin vermemek,kadınların gülmelerini bile yasaklamak onlara göre İslam'ın anlamı..
Pek Mevlana'nın okuyup yorumladığı kitap hangi kitaptı ? O din hangi dindi ?
Mevlana'dan daha mı zeki bu yukarıdaki dangalaklar ?
Sorsan neden böyle diye mutlaka mantıklı(!) bir açıklama da yaparlar.Hatta örnek de verelim.Üsttekilerin takım elbiseli versiyonu Halis Toprak ya da nam-ı diğer Halis Ağa geçenlerde 17 yaşında liseli bir kızla evlendi. Bakın müstakbel kayınpederi 71 yaşındaki Halis Toprak ile evlenen 17 yaşındaki kızı için ne diyor :
Muhabir : Kızınızın Halis Toprak ile 6 ay flört ettiği söyleniyor.Buna ne diyeceksiniz ?
BABA : Hayır öyle bir şey mümkün değil.Benim kızım çocuk ya !!!
Hangi dinden olurlarsa olsunlar günümüzde insanlar inandıkları şeyi ya anlamıyorlar,ya da o dine, inanışa sığınarak sapkınlıklarını gizlemeye çalışıyolar.Vatana ihanet eden milliyetçiler,küçük kızlarla ilişkiye giren müslümanlar,oğlancılık yapan rahipler,iki jipli sosyalistlerle dolu yeni bir dünya düzeninde yaşıyoruz.
John Lennon'ı saygıyla anıyorum burdan. | eb8e0b38e2b1 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Aklımda uzun zamandır bu cümleler var. Herkesin de az çok vardır eminim. Olduğumuzdan daha verimli olmayı istemek, hep yapacağım dediğimiz şeyleri bir türlü yapamamak, hiç bir şeye vakit bulamamak, neden bulamadığımızı da anlayamamak... Uzar gider bu liste.
Yazacaklarım hepinizin bildiği şeyler belki de. Ben de zaman zaman duydum bunları. Ama karar vermek önemli. Hayat geçip gidiyor, istediklerimize vakit bulmamız lazım. Hedeflerimizi gerçekleştirmek için geç değil hiç bir zaman. Son zamanlarda herkes uzman, herkes bir şeyler öneriyor. Böyle anlaşılmaktan korkuyorum. Sadece araştırdığım, hoşuma giden ve okuyunca fikir veren şeyleri toparlamak, kendime de bu yolla motivasyon sağlamak istedim.
Ben bu sene, hep yapmak istediğim bir şey için güzel bir adım atabildim. Ağustos gibiydi sanırım, Goodreads'i aktif kullanmaya başladım. Yıllık kitap okuma düzeni oluşturan bir site bu. İşin doğrusu iyi de gaza geldim! Hızlı okuyamam ama çok da okunacak kitap var önümde. Bazılarının yalnızca kapaklarını bilmekle geçip gidecek ömrüm, çünkü okumaya vakit yok deyip geçiyordum artık. Yavaş okumaya devam ediyorum, ama okumaya vakit yaratıp 5 ayda 12-13 kitap okudum. Neden? Çünkü bu site vasıtasıyla kendime hedef koyabilmiştim. İstatistiklerim vardı, nasıl okuduğumu ölçtüm, anladım, insanların nasıl da okuduğunu da gördüm sitede. Yılda 70 kitaplık hedefi olan insanları gördüm.
Demekki, ben ne kadar planlı yaşamayı sevmesem de, planlı olmakla düzeliyordu bir şeyler. Müzik aleti çalan, dansla, sporla uğraşan disiplinli ve başarılı insanları inceleyin. Başarmak için her gün "mutlaka" ve "düzenli" çalışıyorlardı. Demek hayatın sırlarından biri planlı olmaktı.
Erken Kalk!
Nil Karaibrahimgil'in oğluna yazdığı bir yazıyı okuyunca, şu cümleye bayıldım:
"Erken kalkmak kulağa berbat geliyor biliyorum ama "erken kalkan yol alır" hayatımda duyduğum en doğru şey. Bazen saat 8:30'da üç şey bitirmiş oluyorsun ve inanamıyorsun zamanın göreceliliğine."
Evet bu iş gerçekten böyle. "Vücut ritmim gece çalışıyor / gündüz çalışıyor" fikrinin ötesinde bir şey. Gece olunca, hormonlarımız bile uyumaya programlı. Gece ses çıkaramazsın, doğru dürüst iş yapamazsın. Sabahın köründe kalk ve herkesten önce bitir işini. Hava aydınlıkken, işini bitir, dışarı da çık, eve de dön. Güneşten, ışıktan enerji al. Bence sırlardan biri de bu!
Kendi Motivasyonunu Kendin Yarat!
Bu son zamanların moda laflarından belki. Ama gerçek. Kimse seni ittirmesin, birileri övdüğü için bir şey yapma, onaylanmak, para kazanmak filan güzel motivasyonlar belki. Ama yatırımı önce kendine yap. Yapmak istediğin için yap, sınırlarını, hedeflerini belirle.
İşleri Azalt ve Hafifle!
OyuncuAnne son zamanlarda oldukça popüler. Ben de onu sevenlerden biriyim. Çocuklarına nasıl vakit yarattığını sorduklarında, günde herkes gibi 24 saati olduğunu söylemiş. Yani demiş, zannettiğiniz gibi benim 36 saatim yok. Güzel de bir sır vermiş; evde eşyaları azaltmış, böylece işleri de azalmış. Dağınıklık, evi derleyip toplamak, arada genel, arada ayrıntılı düzenlemeler yapmak vakti öldürüyor. Bu vesileyle evde kullanılmayan eşyalara el attım, dolapta durup duran şeyleri çıkardım hayatımdan, daha da çıkarıyorum. Vaktimi bunlara değil, istediğim şeylere harcayabilmek için çıkarıyorum.
Nelerle Oyalanıyorsun, Belirle ve Çıkar Hayatından!
Ben bu işlere kendimi motive etmeden önce, tam bir oyalanmacıymışım. Aynı fazla eşyayı atar gibi, vakit alan gereksiz şeyleri çıkar hayatından. Alışveriş mi, ihtiyacını belirle, belli zamanlarda gez dolaş dükkanları. Telefon, televizyon, bilgisayar mı seni oyalıyor, acilen yerine başka şey koy ve sınırını net çiz.
Uygun fiyatlı bir şey bulamayınca kendim hazırlayayım dedim. Meğer böyle bir şeyler yapanlar varmış. Araştırınca buluyorsun. Yıllık işlerini, hedeflerini, hayal ettiklerini oturup yazıyorsun. İsteklerin, hayata gündelik alışkanlıklar katmak da olabilir, daha büyük hedefler de koyabilirsin. Yeterki bunu ne kadar zamanda yapacağına dair süre koy kendine. Yiyeceklerini yaz, okuduklarını yaz, para durumunu yaz. Deftere her gün yaz, ajanda gibi bir şey işte. Bence çocuğunuz varsa, ona da böyle bir şeyler yapın. Kendi kendisini motive etmesi açısından da, kendine hedef koyması, düzenli olması için de çok güzel. Belki bilgisayarda da oluşturabilirsiniz. Böylece programlarla istatistik çıkarabilirsiniz. | 054effe3c168 | [
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Beykoz tıkanıklık açma firmamızda kanal açıcı robotlarla hizmet sadece 99 TL bizi 0532 590 59 43 ten arayabilirsiniz. Pro tesisatçı tıkanıklık açma görev bölgemizde yaptığımız işin bilincinde olarak küvet, duş, jakuzi gibi gider sorunlarından lavaboya ve diğer konulara ait sıkıntılara kadar yardımcınız olmak istiyoruz.
Tıkalı Tuvalet , Lavabo ve Kanal Temizliği
Beykoz tıkanıklık açma bayimiz ile elektronik cihaz gücünden ve devir daim yeteneğinden faydalanmalı ve bu görevi bize vermelisiniz. Rezervuarlar plastik yapıdan üretilir ve sürekli kullanıldığı için hızlıca deforme olma ihtimali vardır. Tıkanıklık buradan kaynaklı ise vanayı öncelikle kapatmak ve rezervuarı olduğu gibi söküp, tüm parçalara tek tek bakarak hangisinin sorunlu olduğunu kolayca bulabiliriz. Parça sökme ve takma işlemleri, bunların kontrolü hafife alınacak bir iş değildir ve kendi başınıza yapmayı asla önermiyoruz. Bazen bu tamir etmekten çok birebir değişim seçeneklerine de hazırlıklı olduğumuzu fakat ustalarımızın bunlara bir göz atmasında biz verimli olunacağını düşünüyoruz. Beykoz tıkanıklık açma teknisyenlerimiz ile etkisi hemen hissedilir derecede atıkları açarken ekonomik tariflerden yararlanmanızı özellikle öneriyoruz. Tıkalı olan alafranga (klozet) sistemlerin klasik teknikler ile açılmasını sağlayacak teknikler gırgır ve tel kullanma usulü ile olabilir ve biz yöntemleri uzun süre önce bıraktık. Sadece pompa ile suların biraz sistemi rahat bırakması için kullanıyoruz fakat en etkili olan emin olun kanal temizleme robotumuzun hızlıca ön başlığının birkaç tur dönmesi ve bu sırada ileriye doğru gitmesi ile borudaki atıkları olduğu gibi ileriye göndermemizdir.
Beykoz tıkanıklık açma personelimiz 7/24 göreve hazır şekilde ve artık sıkıntıları çok yönlü, araştırmacı, kesin somut verilerle çözüme ulaşmaya çalışan, 10 yıldan fazladır bu meslekte bulunan güvenilir bir yardımcınıza bu görevi vermenizi istiyoruz. | 72f3892cc556 | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Polikarbonat ülkemizde ve dünyada yaygın olarak kullanılmaktadır. Çeşitli sektörlerde kullanılan polikarbonat levha kişilerin işlerini kolaylaştırmaktadır. Farklı alanlara çeşitli şekillerde kullanılan malzemeler insanlara büyük avantajlar sağlamaktadır.
Polikarbonatın sıklıkla kullanıldığı alanlardan bir tanesi de çatılardır. Malzemenin teknik özellikleri bu sistemin kullanılmasının tercih sebeplerinden bir tanesidir. Çatılarda kullanılan polikarbonun avantajlarından bir tanesi de ışık konusundadır. Güneş ışınlarını direkt olarak geçirmez süzerek geçirdiği için herhangi bir rahatsızlık vermeden kullanılabilinir. Isı yalıtımı konusunda oldukça başarılı sonuçlar veren polikarbonat malzeme kullanıldıkları alanlarda hiçbir ısı kaybında neden olmadan kullanılmaktadır. Polikarbonat levha sıcak ve soğuk bükme gibi kolay şekil alabilme özelliğine sahiptir. Sağlamlık açısından da oldukça dayanıklı olan bu malzemeler her türlü iklim koşullarında rahatlıkla kullanılabilinir. Malzemeler -40 derece ile 115 dereceye kadar sorun çıkarmadan kullanılmaktadır. Çatılarda ve farklı alanlarda kullanılan polikarbon levhaların su tutmama özellikleri de bulunmaktadır. Polikarbonat malzemeler kullanıldığında sadece belirlenen amaç için kullanılmaz, yapıların dizaynlarını ve görüntülerini de olumlu anlamda değiştirmektedir. Standart olarak şeffaf renklerde üretilen polikarbonatlar mavi, beyaz, yeşil, bronz gibi renklerde de üretilmektedir. Bu renkler çoğunlukla dış mekânlarda kullanılarak yapının görsel olarak da göze hoş gelmesini sağlamaktadır. Levhaların montajları da kolaylıkla yapılmaktadır. Parçalar halinde bulunan polikarbonatlar işinde uzman olan kişiler tarafından kısa sürede monte edilebilinmektedir. Uygulandıktan sonra da uzun yıllar boyunca kullanılmaktadır. | ea4910590523 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Beta Darjeeling Teneke Kutu Siyah Çay 250 gr
Beta Darjeeling, şarap ürünlerinde şampanyanın yeri ne ise, çay ürünlerinde Darjeeling'in yeri de odur. Dünyada sadece Hindistan'ın Batı Bengal eyaletinin kuzeyindeki Darjeeling bölgesinde yetişen bu eşsiz çay dünyanın en iyi çayı kabul edilmektedir. Her yıl sadece 10 bin ton üretilen Darjeeling, dünyanın en fazla aranılan çayıdır. Darjeeling çayı kalitesinin en yüksek olduğu mevsimde, her bitkiden sadece en iyi iki yaprak toplanarak dünya pazarlarına sunulmaktadır.
Bu ürün 2772 kez görüntülendi. | 7e8945844b2e | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Halkalı kanalizasyon açma şirketi olarak sıhhi tesisat alanında oluşan tıkanıklıklara bağlı klozet ve tuvaletlerin kullanılamaması problemini ortadan kaldırabiliriz. Kanal açma cihazı kullandığımız ve tüm gider hatlarına girebilecek çapta ve uzunluktaki bir aygıttan bahsettiğimiz için problem kısa sürede çözülebilir.
Halkalı Pro Tesisat Kanal Açma
Halkalı kanalizasyon açma tıkanmalara bağlı problemi ortadan kaldırabilir ve tıpkı ev inşaatının yeni başladığı gibi iç bölümün tertemiz olmasını birkaç saat geçmeden hemen yapabiliriz. Lakin ıslak mendil, kâğıt havlu hatta peçeteleri bile yoğun yada az miktarda kullansanız bile yine tıkanıklıklar olacaktır. Halkalı kanal açma girişiminde tesisatçılarımız asla betonları kırmayacak ve fayanslarınızın zarara uğramasına izin vermeyecektir. Gelişmiş cihazlar sayesinde atıklar kanal içinden temizlenmekte ve bunu yaparken boruda hasar oluşmayacağı gibi kamera ile de takibini yapabilmekteyiz.
Halkalı kanalizasyon açma firması olarak İstanbul’daki başarılı işlemlerimizin arkasında sert atıklar bulduğumuzda yumuşamasını sağlayacak kimyasal kullanımı, bu form yerine çamurumsu kıvam ile karşılaşırsak tazyikli su kullanımı yani hızlı çözüm vardır. Sizde işçilik garantili ile tazyikli su kullanımına bağlı atık maddeleri görerek, santim santim kirli yüzeyden uzaklaştırmamızı istiyorsanız, klozet pompası kullanmaktan sıkılmışsanız çözümü hemen üretebiliriz. Atık giderilmezse hiç şüpheniz kalmasın maddeler orada durduğu süre zarfında kokusu da yayılacaktır. Çünkü atık su hattı su ile dolu değildir ve hava olan yerlerden mutlaka koku gelecektir. Ayrıca halkalı lavabo açma ve tuvalet açma işleride yapılır. | 033be2cf3311 | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
27 Şubat 2013 Çarşamba
Biyoinformatiğe Nasıl Başladım 4
Önceki yazıyı tamamlarken, gerekli disiplini nasıl aldığımdan bahsedeceğimi söylemiştim. İkinci sınıfın yazında gerçek problemlerin neye benzediğini görmek için Doç. Dr. Özlen Konu'nun laboratuvarında çalışabilmek adına bir girişimde bulundum ve mikrodizi verileriyle çalışmaya başladım. Yalnız aklınıza bugünkü tarzda mikrodizi verileri gelmesin; daha GEO ve ArrayExpress'in yaygınlaşmadığı zamanlar, sadece SMD (Stanford Microarray Database) vardı ve cDNA mikrodizi çipleri kullanılarak elde edilen veriler mevcuttu. Yaklaşık 10 yıl öncesinden bahsediyoruz ancak henüz verilerin nasıl normalize edileceğine ilişkin tam olarak belirlenmiş algoritmalar bile mevcut değildi veya yaygınlaşmamıştı.
Amacımız, farklı mikrodizi çalışmalarından elde edilen verileri biraraya getirmek ve ribozomal proteinleri meydana getiren genlerin ifade seviyelerini incelemekti. Verilerin indirilmesi biraz zaman alıyordu ancak ilk büyük problem, bu verilerin doğru ve istenilir bir biçimde biraraya getirilebilmesiydi. Bu da kendi içerisinde iki temel problemi barındırıyordu: 1) veriler etkin bir şekilde nasıl depolanabilir ki hızlı ve basit bir şekilde ulaşılabilsin, ve 2) veriler birleştirilirken en doğru nasıl yeniden şekillendirilebilir? Her birinde binlerce satır ve onlarca sütun olan verilerden bahsediyoruz, ve işin kötüsü her bir mikrodizi çipi tasarım olarak birbirinden çok farklı; ortak gen veya transkriptleri elle tespit edebilmek neredeyse imkansız. Tam bir programlama problemi ve yeni başlayan biri için de ideal zorlukta, ancak o zaman etkin bir şekilde kullanabildiğim tek dil JAVA idi ve JAVA'nın metin işleme problemleri için en iyi seçenek olmadığını rahatlıkla söyleyebilirim. Bir diğer problem de, geliştirilecek olan yazılımın herkes tarafından kullanılabilir olmasıydı, bu da beraberinde bir arayüz tasarımını gerektiriyordu. Farklı işletim sistemlerinde çalışabilir bir yazılım yerine, bir sunucuda çalışan fakat bir web arayüzü aracılığıyla ulaşılabilen bir sistem geliştirmenin daha faydalı olacağını hissetmiştim ve JAVA tabanlı bir web uygulaması geliştirme yazılımı olan JSP'ye yönelmiştim, ancak birşeyler ters gidiyordu.
Web tabanlı bir uygulama geliştirmek için HTML kodlarıyla oynayabilmek yetmez, bir de onları dinamik olarak oluşturabilmek gerekir. Yani kullanıcıyla etkileşim kurarak seçim veya kısıtlarına uygun olarak web sitesinin içeriğini değiştirebilen bir tarzdan bahsediyorum; günümüzün Facebook'u gibi. Siz sayfada bir yere tıklarsın, hatta bazen siz tıklamadan her şey güncellenir, bir şeyler değişir, ve sürekli içerik yenilenir.
Böyle bir uygulamayı geliştirmek üzere çabalarken, bir gün Can Uğur Ayfer'in odasında buldum kendimi. Yapmak istediğim şeyi anlattım, ve bana bunun için en uygun programlama dilinin Perl olduğunu, bu dilin biyoinformatik dünyasında da sıkça kullanıldığını söyledi. Usta-çırak ilişkisiyle çalışmaya başladık ve o yaz okumam için iki kitap önerdi (hatta önermekle kalmayıp birer kopyasını benim için çıktı almıştı). O'Reilly yayınlarından Learning Perl ve Mastering Regular Expressions. Learning Perl kitabının mottosu şuydu: "Kolay Şeyleri Kolay ve Zor Şeyleri Mümkün Kılmak"; bana şu sözü hatırlatıyor: "Zoru hemen yaparız, imkansız biraz zaman alır":) Sonradan farkına vardım ki, başlanabilecek en iyi iki kaynakla başlamışım Perl öğrenmeye. Çok değerli Türkçe bir kaynak da mevcut Perl öğrenebilmek için: Perl ve MySQL ile CGI programlama. Programlama dilleri ve birbirlerine göre üstünlüklerine bir başka yazıda değinmek istiyorum.
Kitapları çabucak bitirivermiştim ve bir an önce uygulamaya geçmek istiyordum. Her hafta Uğur Hoca'mın yanına gidip geliyordum ve her seferinde verdiği ödevleri tamamlayıp bir sonraki gidişimde heyecanla çözümlerimi sunuyordum. Usta-çırak yöntemiyle öğrenmenin diğer yöntemlere göre çok büyük bir avantajı var; her seferinde yaptığımız programlama sohbetlerinde bu işin nasıl yapılması gerektiğini öğreniyordum; bunu iyi uygulamalar [best practice] olarak düşünebiliriz. Programlama derslerinde eksik olan ve bir sınıf ortamında öğrenilmesi çok zor olan şeyleri böylece öğrenebildim ve büyük ölçüde bir programlama disiplini edindim. Bir probleme nasıl yaklaşılır, nasıl algoritma geliştirilir, etkin bir arayüz nasıl hazırlanır, arka planda kullanışlı loglar nasıl tutulur vb. konularda balık tutmayı öğrendim. Bu süreçte de CIF (Common Id Finder) adında web tabanlı bir uygulama geliştirdik ve ilk HIBIT'te bir konferans makalesi olarak sunduk.
Programlamanın en güzel yanı, emek verdiğiniz şeyin sonucunu hızlı bir şekilde görebilmek. Deney yaparken bu süreç çok daha yavaş işliyor ve her bir adımda elinize geçen çıktı kendi başına büyük bir anlam ifade edemeyebiliyor. Ancak birkaç haftada geliştirdiğiniz bir web uygulamasını insanlar kullandıkça motivasyonunuz artıyor ve sürekli belirli bir limitin üzerinde kalıyor. Buna belki de "işe yarama duygusu" diyebiliriz.
CIF bir öğrenme sürecinde geliştirilmişti ve karmaşıklaştıkça yazılımın geliştirildiği sunucu bilgisayara bağımlı hale gelmişti; maalesef o dönemde bir başka bilgisayara taşınabilir hale getirememiştim. Bir gün o bilgisayarın hard diskinin ve RAM'inin "değerlendirmek" üzere alınacağını söylediler ve kurtarabildiklerim dışında geliştirdiğim birçok yazılım çöpe gitti. Tek tesellim, o günlerde çıkan bir yayında CIF'in kullanılması nedeniyle tarihe not düşülmüş olması.
CIF'i geliştirmeye başladıktan 2 yıl sonra, makalesini yayınlamak amacıyla tekrar çalışmaya başladım ancak o sıralarda benzer bir yayının daha birkaç ay önce yayınlanmış olduğunu gördüm, üstelik neredeyse tamamen aynı arayüzle. Aklın yolu bir. Büyük bir hayal kırıklığı yaşamıştım; ancak bu, bilgiyi üretebilme kabiliyetini büyük oranda kaybetmiş bir ülkede yeni bir şey geliştirmeye çalışmanın bedeliymiş, çok sonradan öğrendim.
Sözün özü:
Herhangi bir alanda kendini geliştirmek için sistematik bir bütünlükte ilerlemek kıymetlidir ve mümkünse bir ekole dahil olmak daha da kıymetlidir; biyoinformatik için de bu kural geçerlidir. Gelişen paylaşım teknolojileriyle bir ekole dahil olma, internet üzerinden ders ve kaynak takip etme şeklinde olabilir.
Proje:
Bir programlama dilinin metin işleme kabiliyetlerini anlamak adına basit bir test yapılabilir. Bildiğiniz bir programlama diliyle, bu yazıda geçen kelimeleri sayacak (içerik bir metin dosyasına kaydedilebilir) ve çoktan aza doğru sıralayarak raporlayacak ufak bir yazılım geliştirin. Perl'de bunu 4 satırda gerçekleştirebilirsiniz.
Meraklısına:
Can Uğur Ayfer'in biriktirdiği ve paylaştığı yazılara cayfer.bilkent.edu.tr adresinden ulaşabilirsiniz; ilginizi çekecek en az birkaç yazı bulabileceğinizi düşünüyorum. | 887804696add | [
"culturax",
"hplt2"
] |
1 Nisan 2015 Çarşamba
Bahar Trendleri
Aynı renk parçaları biraraya getirerek trendy bir görünüm elde edebilirsiniz. Baharda bu trende uyabilmek kış aylarına göre daha kolay. İncecik kumaşlardan seçeceğiniz giysilerle bu modaya uyabilirsiniz. Seçeceğiniz iki parça ile bu trendi yakalayabilir üç parça ile daha da cool bir görünüm elde edebilirsiniz.
Baharın habercisi çiçekler bu sezon da giysilerimizi süslüyor. Çiçek desenli kıyafetleri seviyorsanız şanslısınız çünkü bir çok marka bu bahar da çiçek desenlerine ağırlık vermiş.
Pastel tonları bahara çok yakıştırıyorum.Huzur veren bu tonları neon renklerden sıkılanlar mutlaka denemeli. Pastelin verdiği masum ve şeker mi şeker görünümü bir bluz, ayakkabı hatta bir saatle bile yakalabilirsiniz.
Gönderen Followupfashion zaman: 02:27 Hiç yorum yok:
Etiketler: bahar trendleri, bahar trendleri 2015, baharlık kombin, çiçek desenleri, çiçek desenli elbiseler, moda, moda blogları, pastel renkler, pastel renkli ayakkabı, tek renk kombin
Kaydol: Kayıtlar (Atom) | 1d891e4d4043 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Botoks uygulaması nedir diye merak edilen sorunun yanıtı ise deri altında bulunan kasların geçici bir süreliğine yavaşlatılması, devre dışı bırakılması anlamına gelmektedir. Bu etkiyi yaptıran madde özel bir proteindir. Madde ince uçlu iğneler kullanılarak kas dokusuna kolayca enjekte edilmektedir.
Erken dönemde botoks ile önlem alındığı durumlarda ileriki dönelerde yüzünüzde çizgi oluşumlarının önüne kolay bir şekilde geçebilirsiniz. Çok fazla derin bir hal alan tüm kırışıklıları ve çizgileri zamanla botoks uygulaması ile bile kolay kolay ortadan kaldırılamaz. Bu gibi durumları yaşamamak adına erken dönelerde botoks desteği alarak kırışıklık oluşumlarına en basit şekilde dur diyebilirsiniz.
18 yaşını doldurmuş ve 65 yaşını aşmamız tüm yetişkinler rahatlıkla botok işleminden yararlanabilmektedirler.
Yüz, boyun gibi en fazla yaşı ortaya koyan alanlarda botok işlemi pratik bir şekide uygulanabilmektedir.
Bunun dışında hamile bayanlar, emziren bayanlar ve kas hastalarına botoks işlemi önerilemez.
Botoks yaptırarak aynaya baktığınızda duyduğunuz kötü duygulardan kurtulmak istiyorsanız en başta hekiminizden botoks ile ilgili aklınıza takılan tüm sorunların yanıtlarını bir bir alabilirsiniz. Sizler bu konuda ne iyi şekilde aydınlatacak ve rahatlatacak olan hekiminiz olacaktır.
Sadece botoks yapılacak bölgeye lokal anestezik bir krem sürülerek sizlere ağrısız ve acısız bir işlem yapılmaktadır.
Yaklaşık 10 dakikayı aşmayan uygulama anlık olarak sizleri sonuçlarla karşı karşıta bırakacaktır. Yüzünüzdeki şahane değişimi sizlerde anında görebilirsiniz.
Botoks maddesi salınan kas yapısının dışında vücudunuzun herhangi bir noktası bu maddeden etkilenmez, yan etki ve bir zarar oluşumu meydana getirmez.
Botoks alında bulunan çizgilere, iki kaşın arasında oluşan çizgilere, göz çevresinde yer alan çizgilere, dudak çevresindeki çizgilere ve boyunda oraya çıkmış olan çizgilere kolaylıkla uygulanabilen bir işlemdir.
Botoks ile terleme tedavisi
Botoks ter bezlerine giden sinir uyarısının engellenmesiyle etki eder.
Terleme gibi kötü bir sorun ile karşı karşıya kalıyorsanız en azından yaz aylarında sizlerşi rahata kavuşturacak olan botoks uygulamasından yararlanabilirsiniz.
Hem pratik hem ekonomik hem de oldukça hayat kurtaran bu işlem birçok kişinin vaz geçemediği özel uygulama olmaktadır.
Aşırı terleme tedavisi nasıl yapılır?
Terleme tedavisi için botoks işlemi sadece 15 dakika kadar kısa sürmektedir
Uygulamanın etkilerini 1 hafta içerisinde görmeye başlayabilir ve en az 6 aylık süreçte etkilerinden faydalanabilirsiniz
Botoks fiyatları nedir?
Botoks uygulamasının maliyeti nen çok merak edilen diğer başlıklar arasında bulunmaktadır. Botoks uygulaması kırışıklıklarınızın derecesine göre farklı maliyet aralığından oluşmaktadır. Botoks uygulamasının yapılacağı alanın genişliği fiyatları etkileyen önemli bir faktördür.
Genel olarak en düşük fiyat aralığı ile en yüksek fiyat Aralığı 400 tl ila 1000 tl arasında değişkenlik göstermektedir. Sonuçlar, yapılan işlem her ne olursa olsun etkili ve sizleri memnun edici olacaktır. Bu nedenle verdiğiniz para hiçte boşa gitmeyecek türden olmaktadır. | df551def7d65 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Perşembe, Mart 08, 2012
VINTAGE MİNİ ALBÜM (ANI DEFTERİ) yada SCRAPBOOK ÇALIŞMASI
Bugün bunları görünce çıldırdım hepsi birbirinden şahane hepsini eklemek istedim bu kendimi tutmuş halim gerisini siz düşünün artık:) iyi seyirler...
ALBÜM KAPAĞI
Albüm yapmak isteyenler için güzel bir anlatım çift taraflı şeffaf ince bant kullanmış burda satılan var mı? bilmiyorum ama çok kullanışlıya benziyor.
ALBÜM YAPIMI
Burdada farklı bir albüm.
BUNU SEVDİM
En sevdiğim renktir MAVİ bunada bayıldım.
BUNU GÖSTERMEZSEM ÇATLARDIM CUP CAKE li:)
Mutfak ne güzel olur:)
AMA KALPLİ
BEBEKLERE ÖZEL
Kızıma böyle bişey yapmak isterim:) İstersek çocuklarımızın yaptığı resimler, çekilen birkaç fotoğraf, oyuncak, kağıt bebekler, tüller, güller, düğmeler, danteller, kağıtlar hatta minik kanaviçeler, yoyolar, keçe, ultrason görüntüleri aylık sağlık çizelgesi falan filan, objeler bence sizin hayal dünyanıza kalmış:) vs. vs. vs. ve mini anı defteri:)
Alıntıdır. http://www.youtube.com
Kaydol: Kayıtlar (Atom) | 55cd265badd8 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
2007 yılında kurulan Tempobet, Türkiye pazarında bahiste ciddi bir kullanıcı kitlesine sahiptir. Sistemli, güvenli, profesyonel hizmet sunan sitenin aynı zamanda avantajlı oyun seçenekleri de vardır.
Tempobet Hakkında Genel Bilgiler
Tempobet sana lig tercih edilen oyun seçenekleri arasında yer almaktadır. Tempobet kayıt yaptıktan hemen sonra sitedeki bu oyun seçneğini de listenize alabilirsiniz. Siteye üye olmak için on sekiz yaş sınırlamanız yok ise, Tempöbet kayıt için form doldurabilir ve siteye hemen üye olma şansını yakalayabilirsiniz. Bunun için kurallara hakim olmalı ve uymalısınız. Forma ad-soyad gibi genel bilgilerinizi girmeli ve iletişim kayıtlarınızı da yazmalısınız. Sanal ligte tazı ve at yarışı ile tenis yarışlarını takip edebilir, Avrupa Ligi ve Türkiye Ligi’nde hem keyifli hem kazançlı zaman geçirebilirsiniz. | 5eb6d644121d | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Kürt Meselesi Hangi Virajda?
Kapitalizm istediği zaman, konjonktürel olarak ne uygunsa kendi amaçları için o seçeneği kullanmada oldukça mahirdir. Pinochet, bugün lanetli bir diktatör olarak anılıyor herkesin dilinde ama çılgın neoliberal politikaların uygulayıcısı olarak kapitalistler tarafından uzun yıllar desteklendi. Pinochet’nin bir benzeri olarak Kenan Evren de 12 Eylül darbesiyle neoliberal politikaların yılmaz ve öncü uygulayıcısı oldu. Batılıların “bizim çocuklar başardı” övgüsüne mazhar olan Evren’in de bugünkü neoliberallerin dilinde lanetli bir darbeci olması ironinin enteresan örneklerinden değil midir?
Neoliberal politikalar esas, tercihler değişkendir denebilir bu durumda. “Her şeyi neoliberalizmle açıklamaya çalışıyorsunuz” itirazları geliyor birçok çevreden. Her şey elbette neoliberalizmle açıklanamaz ancak bugünkü egemen siyasetin, kapitalizmin neoliberal aşamasından bîhaber anlaşılabilmesi de asla mümkün değildir. Bu açıyı tutturamayanların bugüne dönük tahlilleri güdük kalacaktır.
Kapitalist yayılmacılığın neoliberal aşaması bugün başka tercihlerle bizim ve bütün insanlığın kapısında, karşısında. Ortadoğu’da ılımlı dini süreçlerin neoliberal yayılmacılığın yeni yol haritası olarak tercih edildiğini son on yılda başta Türkiye örneği olmak üzere açıkça gözlemleyebiliyoruz. Sosyal devletin öldürüldüğü, çok uluslu küresel şirketlerin hayatın her alanını özgürce yağmalayabildiği neoliberal dönemde kapalı havzalara girilmesi kapitalizmin gidişatı açısından son derece mühimdi. Pinochet ve Evren modellerinin İran’da devrilen Şah örneğinden ve devrim tehlikelerine mündemiç karakterinden dolayı terk edildiğini, bunun yerine rızaya dayalı sömürü usulünün daha işlevsel olacağı kanaatinin iletişim çağının şartlarından olsa gerek kabul gördüğünü söyleyebiliriz. Özellikle rızaya dayalılık bugünkü siyasal süreç için anahtar kavramlardan biri olarak görülmelidir. Rızaya dayalı sömürü biçiminde ezilenlerin ezilme durumları hakkında yeterli bir fikre sahip olmamaları, Şeriati’nin tanımıyla zindanlarıyla iç içe geçmeleri sonucunu doğuran garip bir durum vardır. İşte o garip durum neticesinde bugün, Cihan Tuğal’ın, sistem tarafından massedilen İslami muhalefetin düzenle bütünleştiğini ve rızaya dayalı bir sömürünün Türkiye’de ılımlı dini-siyasi süreçle yerleştirildiğini iddia ettiği fotoğrafa ulaşmış bulunuyoruz.
Darbelerin işlevsellikleri 28 Şubat darbesinden sonra yitip gitti. (İlerdeki muhtemel konjonktürel durumları bilemeyiz.) Katı ideolojilerin kapattığı ülkelere/bölgelere uluslararası sermayenin rahatlık ve güven içerisinde girebilmesinin imkânları ortaya çıkarılmak istendi ve bunun için demokrat ve ılımlı İslamcı süreçler Ortadoğu’da küresel kapitalizm tarafından desteklendi. Bu minvalde, şiddet ve çatışmadan uzak, darbecilik ve her tür ideolojik vesayetçilikten arındırılmış bir Ortadoğu küresel kapitalizm için vazgeçilmez öneme haizdi.
Bu çerçeveye uygun olarak bölgede İran, Suriye, Hizbullah, Hamas, İslami Cihad gibi yapıların yanı sıra PKK gibi silahlı Marksist örgütlerin de tasfiyesi gerekiyordu. Ortadoğu satrancının önemli figürleri olan diğer ülke ve örgütleri bir kenara bırakarak Kürt meselesi temelinde PKK’nın durumunu bu yazıda tartışmaya açalım.
Ortadoğu’nun, batıda daralan kapitalizme şifa olabilmesi için dikensiz gül bahçesi olması gerekiyorsa rol model diye dayatılan Türkiye’nin Kürt meselesini çözmesi, bu mesele etrafında oluşan silahlı hareketleri tasfiye etmesi gerekiyordu. Rol model olduğu için de kapitalist güçler tarafından ılımlı iktidar süreci de başlatılarak desteklenen Türkiye’nin, eski farklı yaklaşımlar bir kenara bırakılarak PKK’ya karşı da desteklendiği yeni bir sürece geçildi.
Kürt tanımından tutun da Kürtçeye kadar, Kürdistan’a kadar, bütün bunların türevi olan kavramlara sonuna kadar alerjisi olan Türkiye’nin artık bu alerjiden uzaklaştığını görebiliyoruz. Kuzey Irak yönetimi lideri Barzani’yi Kürt sorununda neredeyse hakem rolüne soyunduran bir Türkiye gerçeğiyle karşı karşıyayız. Her gün devlet televizyonlarından yirmi dört saat Kürtçe yayım yapan bir devlet var artık. Hakkâri, Tunceli, Mardin Artuklu gibi üniversitelerde Kürtçe eğitim yapan bir siyaset var önümüzde. Görünen o ki devlet Kürt kavramının devletinden diline, üniversite programından televizyonuna değin her varyantına alışmış, alışıyor, bazı yerlerde zorlansa da alışacak…
Hükümetin ABD/NATO hattında Afganistan’dan Libya’ya kadar koşturup durması, 1 Mart tezkere ısrarından Suriye mevzuuna batılı talepkâr dillerle dalmasına kadar Kürt sorununda da bahis mevzuu egemen güçlere paralel çözümler üretmesinin mümkünlüğü doğrultusunda gelişmelere tanık olacağız gibi görünüyor. Suriye meselesinde partneri NATO/ABD hattının en büyük şeytanlık ve zulümlerini gör(e)meyen Türkiye’nin Suriye müdahalesindeki arzusunu “mazlumdan yana olma” gerekçesiyle açıklamasına Kürt meselesi bağlamında durduğu nokta itibariyle inanmak açık safdillik olacaktır. Bir taşla birkaç kuş vurmak Özal armağanı bir siyasal refleks olarak Türk politikacılarının temel iştihasını ifade ediyor dış politikada ne zamandır. İşte bu doğrultuda Suriye ile birlikte ikinci kuş olarak Türkiye Kürt sorununun PKK ayağından, ABD de tam olmasa da önemli ölçekte İran/Hizbullah ayaklarından kurtulmuş olacak ve küresel kapitalizm için sömürünün daha rahat işleyeceği demokratik rejimler oluşturulacak.
Yeni sürece ilerde uyum sağlayıp sağlamayacağı ihtimal ve tartışmalarını bir kenara bırakarak kapitalizme karşıtlığı Marksist doğasında olması beklenen ve şiddeti temel yöntem olarak seçen PKK’nın, Kürdistan’ın tamamının Kuzey Irak gibi neoliberal yağmaya açılmasını engelleyecek bir yapı olarak görülme şüphesi çoktan idam fermanının imzalanma gerekçesi olmuştur.
Artık her nasıl olacak ise de, örgütün Sri Lanka modeline varana değin tasfiyesi amaçlanmış gibi görünüyor. Tabi örgütün tasfiyesi toplumdaki temellerini nasıl etkiler bilemeyiz ancak küresel destekli böyle bir operasyonun İslami hareketlerin düzenle bütünleşmeleri örneklerini de göz önünde bulundurduğumuzda egemen politikalar nezdinde yakın vadede sonuç alınabilirliği imkân dâhilindedir, diyebiliriz.
BDP/PKK çizgisi, Türkiye İslamcı ya da sol muhalif hareketleri, bölgedeki İslami Kürt çevreleri bu süreci bu ya da bundan farklı usullerle mi okuyorlar, diye sorduğumuzda sağlam cevaplar alamadığımızı görüyoruz. Ana dilde eğitim gibi taleplerin çok yakın bir gelecekte karşılanması durumunda, Kürt kimliğinin müstakbel anayasada tanındığı bir vasatta Kürt siyaseti yapanların yeni pozisyonları ne olacak? Bu cevaplanması gereken önemli bir sorudur ve süreç hızla oraya doğru gitmektedir. Ondan sonra kimlik temelli siyasetin gerekliliği ile yukarıda izah etmeye çalıştığımız yerel-küresel hattın neoliberal dönüşümü ekseninde hangi değerlendirmelerin yapılacağı önem kazanacaktır.
Son olarak, Türkiye İslami çevrelerinin 28 Şubatla terbiye edilen son dönemeçteki rolünden hareketle Kürt İslami çevrelerinin yeni pozisyon alışlarında yukarıda belirttiğimiz teklifler karşısında alacakları tavır önem kazanmaktadır. Yapacakları tercih yerel siyasi oluşumlarla küresel kapitalizmin çıkarları etrafında derinlemesine tartışılacaktır. Bu tercihin niteliği 28 Şubat süreciyle birlikte değerlendirilip Ortadoğu ve İslami hareketlerin geleceği açısından umut ya da mağlubiyet zeminlerine olumlu ve olumsuz etkiler yapacaktır.
Hiç yorum yok:
Kaydol: Kayıt Yorumları (Atom) | cf96fc28ecef | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Ermenek Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya, tutuklu sanıklar maden ocağının sahibi Saffet Uyar ve teknik nezaretçi Ali Kurt, müşteki yakınları ile taraf avukatları katıldı.
Savcı, mütalaasında, maden ocağının sahibi Saffet Uyar, maden sahasının ruhsat sahibi Abdullah Özbey, daimi nezaretçi maden mühendisi Yavuz Özsoy, Mehmet Zeybek, daimi nezaretçi maden mühendisi Cemile Karaca, maden mühendisi Nuray Yetiş, iş güvenliği uzmanları Engin Yetim ve Cemal Demircioğlu, bir süre ocakta çalışan Hayrettin Kirazcı, firma yöneticisi Hüseyin Hüsnü Özbey, bir firmada yönetici Şerafettin Zeybek, teknik nezaretçiler Öjen Ünlü ve Ahmet Dağdeviren’in, ’Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ suçlamasıyla cezalandırılmasını istedi. Ayrıca savcı, teknik nezaretçi Ali Kurt’un, ’Bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma’ ve ’özel belgede sahtecilik’, ocakta çalışan Naci Özsoy’un, ’özel belgede sahtecilik’, puantör Mustafa Ayan’ın, ’bildirim yükümlülüğünün ihlali’nden cezalandırılmasını istedi. Müşteki avukatları, sanıkların olası kastla ya da istenen suçun en üst sınırından cezalandırılmasını istedi. Sanık avukatları ise, mahkemenin duruşmayı hemen bitirme çabası içerisine girdiğini, yaptıkları savunmanın bir anlamı olmadığının görüldüğünü öne sürdü.
Çalıştıkları yerin iyi bir ocak görünümünde olduğunu söyleyen sanık Ali Kurt, eski imalatla ilgili bir bilgisinin olmadığını öne sürerek, "Eski imalatlar gizlenmiştir. Eksikliklerden dolayı zincirin halkası koparılmıştır. Benim yönümden herhangi bir kusur ve ihmalim yoktur" dedi.
Mahkeme heyeti, duruşmanın tamamlandığını belirterek, Uyar ve Kurt’un tutukluluk hali ve Has Şekerler Madencilik Şirketi Daimi Nezaretçisi maden mühendisi Yavuz Özsoy’un hakkındaki yakalama kararının devamına karar verdi.
Duruşma, taraf avukatlarının savunmalarını hazırlaması için 19 Temmuz’a ertelendi. | 2735c2e8619c | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Darbe ve Ordu Konusunda İki Farklı Değerlendirme-II
Derin sessizlik ve anlamlı kayıtsızlığın nedeni ne olabilir?
Üç partinin ortak tavrını irdelemeliyiz ve bu sorunun nedenlerini bulmaya çalışmalıyız. Benim kanaatim, çakaldan kuzu, kuzudan da çakal doğmaz, eşyanın tabiatına aykırı olduğu için.
Darbeleşmenin olduğu iki “İslamcı” kuvvetten demokratik açılım beklemek de eşyanın tabiatına aykırıdır. “Hâlbuki mesele çok açık. Bir dönem iktidarın ortağı olan karanlık Fethullah Gülen örgütünün başrolü oynadığı kanlı ve korkunç darbe girişimine uğrayan AKP hükümeti ve kamuoyu, paralize olan ordunun bu yapısıyla artık gidemeyeceğini en açık haliyle gördü. Değişim ihtiyacı tavan yapmıştı. Sonuçta, çoğumuzun aklen ve kalben istemediği, ama hükümetin zorunlu olduğunu ileri sürdüğü OHAL şartlarında ve KHK’yla da olsa, askerin mevcut yapılanmasını değiştiren bazı hayırlı adımlar atıldı”
Birincisi Fethullah Gülen örgütünün başrolü oynadığı “kanlı ve korkunç darbe girişimi” tespitine katılmadığımı yazının başında vurgulamıştım. Hatta bakış açılarımızı belirleyen de darbeye bakış açısı olduğudur. Bu nedenle esas ayrılık buradan başlamaktadır ve zaten Erdoğan iktidarının en güzel yaptığı da bu kafa karışıklığını yaratabilme becerisi ve yeteneğidir.
Bir insan bir şeyi hem aklen hem de kalben istemiyorsa ama buna rağmen olumlu şeyler bekliyorsa, bu “yetmez ama evet” anlayışının bir devamıdır. Zaten bu politikanın mimarı da AKP ve lideri Erdoğan’dır. Mevcut iktidarın bugüne ulaşmasında bu bakışın çok önemli katkı sunduğunu da bir kez daha vurgulayalım. Bu rejimin kendi krizidir. Parlamenter sistemin fiilen yok edildiği, ihtiyaç duyulduğunda bir süs gibi kullanıldığı yerde hangi demokratik olumlu şeyler bekleniyor, bende bunu anlamıyorum!
Darbe anında koşarak dört partiye ortak bildiri imzalatanların samimiyeti ortada. İşi bitti mi kâğıt mendil gibi kullanıp burnunu silip atmaktadır. Bunlar samimi iseler sözde “düşmanına” karşı en geniş cepheyi kurması gerekirdi. Bu cephenin platformu da meclis olmalıydı ve tüm dünyaya parlamenter sistemi çalıştırarak darbecilere karşı mücadele yürüttüğünü göstermeliydi. Bu soruların hiç birinin cevaplanma şansı yok, çünkü bunların derdi üzüm yemek değil, bağcıyı dövmek, kendi tezgâhını güçlendirmek, koymuş oldukları hedefe ne olursa olsun tüm araçları kullanarak ulaşmaktır.
“Genel olarak topluma ve demokratik siyasete yararlı olanın iktidara da yaramasından daha tabii ne olabilir, onu da bilmiyorum. Gerçekten bir toplumun demokratik olması, o ülkede var olan sorunların toplumsal uzlaşmayla çözülmesinin yapısal temellerinin olması demektir. Ancak böyle bir toplumda genel olarak topluma ve demokratik siyasete yararlı olan iktidara da yarar. Demokratik olmayan bir toplum, eşitsizliklerin çelişkilerin yoğun ve uzlaşmaz olduğu bir toplumdur. Burada hak ve adalet kavgası çok çetin ve kanlı olur. Bu nedenle topluma ve demokratik siyasete yararlı olan, genel olarak iktidara yaramaz, bunun nedeni farklı koşulların ve çelişkilerin çok keskin olmasıdır.
Aynı bizim ülkemizde olduğu gibi. Orduda reform süreçleri ve ittihatçılığın genel siyasi kültürümüze etkileri, artı ve eksileri ile derinliğine yüzleşilmesi gereken bir vakadır. Bu devlet hâlâ “komitacı” zihniyetle yönetilmeye çalışılmakta ve toplum zapturapt altına alınmaya devam etmektedir. Osmanlı dönemiyle kurulacak tarihsel analoji -iki farklı şey arasındaki benzerlik veya benzerliklerden hareket edilerek birincisi için dile getirilenlerin diğeri için de söz konusu olduğunun ileri sürülmesi- için iki ayrı dönemin toplumsal yapı bakımından birbirinden temelden farklı olduğunu unutmamak gerektiği kanısındayım.
Tarihsel işlevini yitirmek üzere olan emperyal feodal Osmanlı İmparatorluğu’yla günümüz Türkiye toplum yapısının temelden farklı oluşunu mutlaka dikkate almak gerek. Osmanlı’nın gerileme dönemlerine denk gelen reformların iki temel kaygıyla yapıldığı kanısındayım. Birincisi feodal bir imparatorluğun son zamanlarında yapısal arayışlara girilmesi, ikincisi ise bizatihi sarayın kendi güvenliğini garantiye alma isteğidir. III. Selim zamanında başlayan askerî reformların başlangıcı Nizam-ı Cedid ve II. Mahmut zamanında kurulan Sekban-ı Cedid'dir .Nizam-ı Cedid’in kurulması ve geliştirilmesi yeniçerilerin isyanıyla ve III. Selim’in ölümüne yol açmıştır. Sekban-ı Cedid’e karşı çıkan yeniçeriler bunu da kaldırmışlardır. Olgunlaşan koşulların etkisiyle II. Mahmut planlı bir şekilde yeniçerileri ezerek ortadan kaldırmıştır. Bu önemli olay “Vakayı Hayriye” olarak anılır, tarihe bu şekilde geçmiştir.
“Mustafa Kemal, ‘asker kalmak isteyen siyaseti, siyasetçi olmak isteyen orduyu bırakacak!’ şeklinde kestirip atmasıyla bu ikiliğe son verdi.” Aynı Mustafa Kemal, “Sivas’ta yapılan bir toplantıda başta Mustafa Kemal olmak üzere Ali Fuat, Karabekir gibi asker üyelerin ısrarı, Hakkı Behiç ve Alfred/Ahmet Rüstem gibi sivillerin de gönülden desteklenmesiyle Milli Mücadele'de ve Anadolu ve Rumeli Müdafaa-ı Hukuk Cemiyeti’nin yönetilmesinde ordunun yetkilerinin belirleyici olması kararlaştırılmıştır.” Bu karar, seçimle gelmiş cemiyetlerin yetkisini ve inisiyatifini tamamen yok etmekte ve kırmaktadır. Bu örneği vermemim nedeni, aynı kişilerin farklı koşullarda farklı karar aldıkları ve bunlara bir anlam yüklerken ve/ya tarihsel analojiler yaparken hangi konjonktürde yapıldığının dikkate alınması içindi.
Bu nedenle AKP'nin orduyla ilgili yaptırımlarını tarihsel olarak verilen olaylarla bağ kurarak aktarmak olsa olsa zorlama bir destek arayışıdır. “27 Mayıs bir darbeyse, o dönemin olumlu adımlarına nasıl yaklaşalım?” Aynen; 27 Mayıs bir askerî darbedir ve karşı çıkılmalıdır. 27 Mayıs’ı darbe görmeyenler olabilir. Üniversite özerkliği, planlama, sendika, toplu sözleşme ve grev hakkı gibi çok önemli adımlar da o dönemde atılmıştı. Bunlar da doğrudur. O döneme baktığınızda iktidarda kim olursa olsun zaten toplumsal uyanışın ve kapitalist üretim ilişkilerinin hızla gelişmeye başladığı, köyden kentlere hızla yaşanan göç dalgası zaten yöneticileri yapısal çareler aramaya ve bu doğrultuda kararlar almaya zorlamıştır. Bu olguları mutlaka dikkate alınmalıdır.
Yine çarpıcı olması açısından yakın tarihimizden bir örnekle konunun daha iyi anlaşılacağı kanısındayım. 24 Ocak Kararları, yapısal dönüşümleri içeren bir programdı. Bu sistemin içinde -devrimciler hariç- hiç kimse 24 Ocak Kararları’na itiraz etmedi. Yapılması zorunlu olan yapısal reformların sistem için gerekli olduğu ve mutlaka bu kararların acilen alınması gerektiği söylendi. 24 Ocak Kararları'nın ana hatları şu şekildedir: %32,7 oranında devalüasyon yapılarak günlük kur ilanı uygulamasına gidilmiş, devletin ekonomideki payını küçülten önlemler alınmış, KİT'lerdeki uygulamaya paralel olarak tarım ürünleri destekleme alımları sınırlandırılmış. Gübre, enerji ve ulaştırma dışında sübvansiyonlar kaldırılmış. Dış ticaret serbestleştirilmiş, yabancı sermaye yatırımları teşvik edilmiş, kâr transferlerine kolaylık sağlanmış. Yurtdışı müteahhitlik hizmetleri desteklenmiştir. İthalat kademeli olarak liberalize edilmiş, ihracat; vergi iadesi, düşük faizli kredi, imalatçı ihracatçılara ithal girdide gümrük muafiyeti, sektörlere göre farklılaşan teşvik sistemi ile teşvik edilmiştir. İşte 12 Eylül askerî darbesi bu kararların uygulanabilmesi için yapıldı.
Şimdi “bu reformlar yapılması zorunlu ve gereklidir” diyerek 12 Eylül askerî darbesini sevimli gösterebilir miyiz? Ya da “bakın, ne güzel yapısal reformlar uygulanıyor, bunu niye görmüyorsunuz?” diyebilir miyiz?
Dinamiklerin zorlamasıyla yapılan değişimleri darbenin ilerici ve/ya gerici olması gibi yanlış sonuçlara götürülmesi de bu nedenledir. Toplumsal dinamiklerin gelişmesi karşısında ister sivil ister askerî idare bu kararları almak zorundaydı. 27 Mayıs askerî darbesinin de böyle kavranması ve analiz edilmesinin daha doğru olacağı kanısındayım.
“Eğer bunlar reform sayılamayacaksa, o zaman orduda reform anlamına gelecek şeyler ne? Yoksa biz, AKP eliyle orduda bir restorasyona mı şahit oluyoruz? Evet aynen; bizler mevcut koşullarda AKP eliyle orduda bir restorasyona şahit oluyoruz. Reformların mutlaka önemi vardır. Yeni toplum projeleri olanların eski devlet aygıtını ele geçirme bakışı olamaz. Geçmiş tecrübelerde gösteriyor: eski devlet aygıtını parçalamadan onun restore edilmesi tekrar eskiyi üretir. Bu anlamda devrimciler “musluk tamircisi” değildir.
Tevfik Özkorkmaz
Atilla Aytemur, “Sol TSK’daki Değişikliğe Nereden Bakıyor?”, Serbestiyet, 31.08.2016.
A.g.m.
A.g.m.
Emel Akal, Milli Mücadelenin Başlangıcında Mustafa Kemal/İttihat Terakki ve Bolşevizm, s. 267.
A.g.m.
A.g.m.
Hiç yorum yok:
Kaydol: Kayıt Yorumları (Atom) | 12d9cea76700 | [
"c4",
"culturax",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Pedagog Sema Yılmaz Kekemelik, çocuğu sigaraya başlayan anne-babaların neler yapması gerektiğini sıraladı:
- Öncelikle nasihat vermekle işe başlanmalıdır. Mesela ilgilendiği bir spordan ve sigara içenlerin bu sporda başarısız olacaklarından bahsedilebilir.
- Çocuğun bu davranışına kızmak ve öfke göstermek etkili olmayacağı gibi olumsuz sonuçlara da sebep olabilir. Sigara içen bir annenin veya babanın "Sigara içme oğlum, bak ben bırakmaya çalışıyorum!" demesi fazla etkili olmaz. Bu nedenle en iyi yöntem, sizin sigarayı bırakmanızdır.
- "Sigara içenlerin ağızları kötü kokar, çevredeki insanlar bu durumdan rahatsız olur!", "Sigara kullanmak dişlerin ve tırnakların sararmasına neden olur!", "Sigaraya verilen para boşa gider, ona verdiğin parayla daha önemli ihtiyaçlarını karşılayabilirsin!" gibi sözler faydalı olabilir.
- Eğer çocuğunuz spor yapıyorsa bu noktadan hareket etmek akıllıca olur. Örneğin "Sigara içersen nefesin çabuk kesilir, enerjin azalır ve çabuk yorulursun!" diyebilirsiniz. | aef98bd6b363 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Kruvasan Tarifi
Kruvasan Tarifi
Malzemeler :
1 paket yaş maya
100 gr tereyağı
1 su bardağı süt 1 bardak su
1 tatlı kaşığı tuz
3 tatlı kaşığı şeker
Hamurun Arasına Yerleştirmek İçin :
250 gr tereyağı
Üzeri İçin :
Yumurta sarısı + bir çimdik tuz
İçi İçin :
Sürülebilir çikolata (Ben Nutella kullanmanızı tavsiye ederim, çünkü çok daha lezzetli oluyor)
Kruvasan Tarifi :
Mayalanan hamurumuzdan 10 küçük beze yapıp her bezeyi elimizle ve tereyağ yardımıyla servis tabağı büyüklüğünde açıyoruz ve her açtığımızdiğer hamurun üstüne koyalım.
10 bezeyide bu şekilde yapıp buzdolabına koyalım.
Sonra bu hamurumuzu bütün şeklinde açalım ve siğara böreği yapar gibi Taban genişliği on santim olan üçgenlere ayrılır ve rulo şeklinde sarılır.
İstenirse üçgenlerin iç kısmına kahvaltılık çikolata sürülür ve yine rulo şeklinde sarılır ve 180 derece fırında pişirilir. | cfca7592e91e | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Lich Kral’ın iradesinden kurtulmuş olan Sylvanas, her şeye rağmen hâlâ huzursuzdu. Zira bir asil elf olarak gayet kıymetli hayatı ondan çalınmıştı. Her ne kadar eski bedenini bulup ele geçirmiş olsa da artık bir ucubeydi ve kendisi gibi iradelerini geri kazanmış diğer ucubeleri de içine alacak bir plan yaptı. Nathrezimin kendilerine katılma konusundaki teklifini reddetti ve yavaş yavaş kendi ordusunu kurarak Vebatoprakları’ndaki hakimiyetini yaymaya başladı. En sonunda kudretli Dehşet Efendileri’nden Varimathras bile dize geldi ve kendi ırkından diğerlerine karşı Sylvanas’a yardım etmeyi kabul etti. Yeni ordusu ve müttefikleriyle Lordaeron’un başkentini ele geçiren Sylvanas, şehri yerin altına doğru genişleterek Terkedilmişler‘in ana üssü olacak Undercity’yi kurdu.
“Yurdum ya da insanları için sevgimden hiçbir şey kaybetmedim, biliyorsun. Silvermoon’un Undercity ve Orgrimmar’la aynı müzakere masasında oturabilmesi için dişimle, tırnağımla savaş verdim!”
Arthas’ın sorumlusu olduğu küllerden gerçekten de dünyayı temellerinden sarsacak yeni bir oluşum doğdu. Düşmüş prensten alacağı intikamın artık daha da zor olduğunu kavrayan Sylvanas, bu uğurda kendine yeni ittifaklar edinmek amacıyla Savaşşefi Thrall altında güçlenmekte olan Güruh’a elçiler yolladı. Terkedilmişler’in içinde bulundukları özgün ve garip durum, Güruh’a dahil ırklar tarafından başta temkinli karşılandıysa da onlara kucak açanlar, enteresan bir şekilde doğaya en yakın ırklardan biri olan taurenler oldu. Sylvanas’ın halkının potensiyelini gören Başdruid Hamuul Runetotem, Thrall’ı Sylvanas’ın halkının Güruh’a katılması için ikna etti. Ancak bu sadece Güruh’un iyi niyetinden kaynaklanan bir karar değildi tabii ki. Doğu Krallıkları’nda güçlü bir kontrole sahip olmayan Güruh, Undercity’nin kendilerine katılmasıyla birlikte bölge üzerinde ciddi bir güce sahip oluyordu. Sadece ittifaklarla başarıya ulaşamayacağını bilen Sylvanas, aynı zamanda Ölümavcıları grubunu yarattı. Azeroth üzerindeki en güçlü casusluk ağlarından biri olan Ölümavcıları, aynı zamanda Arthas’ın kontrolündeki diriölülerle de en vahşi şekilde savaşmak için eğitilmişti.
Güruh’un bir parçası olan Sylvanas bundan birkaç yıl sonra, artık kendilerine “kan elfleri” adını vermiş olan eski halkının da Güruh’a katılmasında büyük bir rol oynadı. Başta Sylvanas’ın bir oyun oynayacağından endişelenen kan elfleri de Burning Legion tehdidine karşı tek başlarına kalamayacaklarını anladıklarında İttifak’a dönmek yerine Güruh’a katılmayı tercih ettiler. İki “halk” arasında ısınan ilişkiler, Kuzeyyarı seferi sırasında ciddi bir şekilde sınandı zira bizzat Quel’Thalas’a gelen Sylvanas, kan elflerinin liderliğini üstlenmiş olan Lor’themar’a, elindeki birlikleri Kuzeyyarı’na yollaması için baskı yaptı. Henüz kendilerini yeterince toplayamamış kan elfleri bu talebe karşı çıksa da Sylvanas onlara artık Güruh’un bir parçası olduklarını ve kendi halkının desteği olmadan çok daha zor bir duruma düşeceklerini hatırlatarak ellerini zorladı.
Sylvanas ve Terkedilmişler’in yanıp tutuştuğu intikam şansı, Kuzeyyarı’na yapılan seferle birlikte bir kez daha ortaya çıktı. Garrosh Hellscream bayrağı altındaki asıl Güruh güçleri Borean Tundra üzerinde konuşlanırken “İntikamın Eli” olarak adlandırılmış Terkedilmişler güçleri ise Uluyan Fiyort’a çıkartma yapmıştı. İntikamın Eli, Terkedilmişler’in Arthas’a karşı kullanabilecekleri tüm silahları yanlarında getirmişti –ki buna yeni geliştirdikleri ve daha sonra büyük bir kıyıma sebep olacak veba da dahildi. Yıllardır bu vebanın geliştirilmesini bizzat gözeten Sylvanas, bu kozu nihayet Lich Kral’ın musibetlerinin üzerinde deneyebilecekti. Lakin Sylvanas’ın bu vebayla ilgilenmesi için görevlendirdiği Baş Kimyager Putress, kendi başına hareket ederek iyice ölümcül hale getirilmiş “silahı”, Gazapkapısı Angrathar’da hem İttifak, hem Güruh hem de Lich Kral’ın üzerinde kullandı. Undercity’de de isyana sebep olan bu hareket sebebiyle Terkedilmişler’in Güruh içerisindeki güvenilirlikleri çok ciddi şekilde zedelendi. Neyse ki Thrall ile işbirliği içerisine giren Sylvanas, bu işin asıl sorumlusunun Varimathras olduğunu tespit ederek Undercity’ye karşı yürütülen operasyonda bizzat yer aldı.
Angrathar’daki faciadan sonra dikkatlerini yine Buztacı Hisarı‘na yönelten Sylvanas, Kuzeyyarı seferine katılan maceracıların bir kısmını Lich Kral’ın kılıcı Frostmourne’u kilitli tuttuğu Yansıma Salonları’na yönlendirdi. Burada kılıcı çalarak Lich Kral’ın gücüne ciddi bir darbe vurmayı amaçlayan ekip, Arthas’ın ta kendisiyle karşılaşınca kaçmak zorunda kaldı. Lich Kral’ın güçlerinin tahmininin çok ötesinde arttığını fark eden Sylvanas ve maceracı grubu, canlarını zar zor kurtarmayı başardılar. Frostmourne’u alamasalar da Arthas’ı başka şekillerde zayıflatmayı kafaya koyan maceracılar, bu uğurda Arthas’ın kalbini bularak yok ettiler. Ancak Donmuş Taht’ta, Tirion Fordring’in önderliğinde yapılan savaş sonucu Arthas yenilgiye uğradıktan sonra Sylvanas Windrunner, oldukça değişik duygular içerisine girdi.
“Nihayet bitti. Lich Kral’ın beni aptal yerine koyduğu onca seferden sonra duyularıma bile güvenmeye çekiniyorum. Nihayet halkıma yaptığı zulmün hesabını verdi. Umarım Azeroth, zayıflığımız ve onurumuzla ödediğimiz bu korkunç bedeli bir daha asla unutmaz. Fakat şimdi ne yapacağız? O’nun hükmünden kurtulmuş ama ölümle zincirlenmiş fâniler ne yapacaklar? Beni yalnız bırak, düşünecek çok şeyim var…”
Son birkaç yıldır kendisini hayatta tutan intikam hırsı yerini boşluğa bıraktığında Sylvanas, büyük bir bunalıma düştü. Donmuş Taht’ta, bir zamanlar can düşmanının hüküm sürdüğü yerde durdu ve metrelerce aşağıdaki saronit dikitlere doğru atladı. Kendini sürekli acının ve karanlığın olduğu bir düzlemde bulan ve sonsuza kadar burada kalacağı ihtimalinden gözü korkan Sylvanas’ı kurtaran ise Lich Kral’ın eski hizmetkârları olan val’kyrler oldu. Annhylde adındaki val’kyr tarafından kendisine bir antlaşma sunulan Sylvanas, kalan sekiz val’kyrin kaderini kendine bağlayarak yaşayanların düzlemine (hâlâ bir diriölü olarak) geri döndü. | 4884425e8210 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Snuggie for Kids Giyilebilir Kollu Battaniye / Çocuk
Snuggie for Kids Giyilebilir Kollu Battaniye ile çocuklarınız da artık evde sımsıcak bir kış geçirebilir. Snuggie for Kids, 1.50 boyundan yüksek çocukların kullanımına uygundur.
Polar kumaştan üretildiği için sıcak tutar. Hem kalın hem de çok yumuşak bir dokuya sahiptir. Giyilebilir Kollu battaniyelerin farkını kullanmaya başlayınca daha iyi anlayacaksınız. Çünkü evinizde bilgisayarınızda çalışırken veya TV kumandanızla zap yaparken ya da telefonla konuşurken hareket serbestiliği sağlar. Üzerinizde normal bir battaniye varken hareket edemezsiniz ancak Snuggie Giyilebilir Kollu Battaniye'nin farkı burada ortaya çıkar.
Kendi boyuna oranla geniş cepleri vardır. Giyilebilir Kollu Battaniye, çamaşır makinesinde yıkanabilir, boyası çıkmaz, çabuk kurur ve de çekme yapmaz. Ütü istemez. Yıkama işlemleri sonrasında hem polar özelliğini hem de sıcaklığını kaybetmez, asla tüylenme ve tiftiklenme yapmaz.
Anti bakteriyel özelliğe sahiptir. Alerji, mantar ve kaşıntı yapmaz. Snuggie for Kids, çocuklar kadar minyon tipli erkekler ve kadınlar tarafından da kullanılabilir.
162 x 97 cm
Mavi, Kırmızı, Pembe | 767cbb14ed97 | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
2 gün sonra yeni yıl başlayacak. Yılın son günlerinin muhakemesini yapmak adettendir ya hani ister -istemez zamanın dışında bırakarak kendimi, bu yıl yaşadıklarımı düşünüyorum. Dünyada, ülkemde, hayatımda olup bitenleri, bu olayların neresinde durduğumu, kafamda ki "ideallere" ne kadar yaklaştığımı sorguluyorum... tüm bunlara ilaveten yeni yıla dair planlar, umutlar, hayaller ekleyerek kendimce liste yapıyorum...
2015 yılı nasıl olacak bilmiyorum. Yeni yılın en güzel yanı, adı üstünde, bir yeniliği taşıması ve bunu yanında bir parça da olsa motivasyonumuzu yükseltmesi bakımından önem taşıyor benim için.
Umarım yeni yıl ihtiyacı olan herkese cömert davranır. Geriye dönüp baktığımızda ise 2015 yılını şükranla anarız..
Mutlu yıllar herkese!
images # zara home # | 6d6ac4d09533 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Zihinsel Gelişim Alanı:Dikkat ve Odaklanma, Akıl Yürütme, Strateji Kurma
Yaş Grubu:7+
Oyubcu Sayısı:2
Materyaller: 8 Adet Oyun Taşı, Oyun Tablası, Oyun Tanıtım Kitapçığı
Kral Aslan oyunu, ilk baskısını
2010 yılında yapmış ve çocuklar tarafından çok sevilmiş bir oyun. Oyun, iki
aslan ailesinin Afrika Ormanlarında arazi mücadelesi konseptine dayanıyor.
Oyun, iki kişilik bir oyun. Her iki oyuncunun da birer kral aslanı ve 3'er adet
de normal aslanı var. Oyunda kral aslan diğer aslanlara göre daha güçlü. Öyle
ki, normal aslanlar kral aslanı yiyerek oyundan çıkarma gücüne sahip değiller.
Kral Aslanı ancak rakibin Kral Aslanı oyundan çıkarabiliyor.
Oyunu kazanmanın üç farklı yolu
var. Rakibin taşlarının tümünü oyundan çıkartıp yenmek en çok bilinen oyun
kazanma biçimidir. Ancak Kral Aslan oyununda bu kazanma biçiminden başka rakip
Kral Aslan'ın yuvasını ele geçirmek ya da rakibin taşlarını hareket edemez hale
getirmek de birer kazanma yöntemi. Kazanma yöntemlerinin çokluğu, bunlardan
hangisine daha yakın olduğunuzu, hangi konumdayken hangi kazanma yolu ile
sonuca ulaşabileceğinizi de hesap etmenizi gerektiriyor. İşte tam da bu nokta
da kar zarar hesabına dayalı analizlerinizi devreye sokmanız gerekiyor.
Oyunun özellikle oyun tablası çok
ilgi çekici. Afrika ormanlarını yansıtan arka temasıyla birlikte oyun tablası
bilinen klasik oyun tablalarına çok benzemiyor. Oyun tablası oyundaki pek çok
hesaplamanızı da doğrudan etkiliyor. Oyun tablasında kullanılan arka plan
oyunun konseptini tamamladığı için çocukların daha çok ilgisini çekeceğe
benziyor.
Kral Aslan oyunu, çocuklar
tarafından çok kısa sürede anlaşılıp, uygulanabildiği için çocuklar tarafından
büyük ilgi görüyor. Kısa sürede oyunu kavrayan çocukların, oyunda deneyim
kazandıkça anne-babalarından ve eğitimcilerinden daha iyi bir performans
göstermelerini görmek ise çok etkileyici. Kral Aslan oyununda mevcut
durumlarına göre hangi kazanma yoluna daha yakın olduğunu sürekli olarak değerlendiren
ve sürekli rakibin hamlelerini takip etmek zorunda olan çocukların planlama,
strateji kurma ve uygulama, dikkat ve konsantrasyon becerileri hızlı bir
gelişim gösteriyor.
Çocukların zihinsel becerilerini,
zevkli bir şekilde geliştirmelerini sağlayan bu oyunu özellikle 7-14 yaş grubu
çocuklar için öneriyoruz. | f06de6d77344 | [
"c4",
"culturax",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Merdivenköy petek temizliği yapan tesisatçı olarak makineli petek temizleme özel kimyasallarla yapılmaktadır. Petek temizliği zamanının geldiğini çok yaktığınız halde ısınamıyorsanız ve petekleri ellediğiniz zaman alt kısımları soğuksa anlayabilirsiniz.
Petek Temizliği Yakıt Tasarrufu Sağlar
Merdivenköy petek temizliği ekiplerimizce odalarınızın ısılarının kontrole edilmesi ve bunun nedeninin araştırılması görevini bizlere vermek ister misiniz? Her odanın sıcaklığı -1, +1 oynamalar yapabilir. Fakat kombiye yakın olan mutfak 29 ve salon 25 derecelerde kalıyorsa biraz ayarlama yapmakta fayda vardır. Merdivenköy petek temizleme ile öncelikle evinizdeki ısı izolasyonun yapıldığına ve perde boylarının petekleri tam olarak kapatmamasına dikkat ederek diğer işlemlere geçeriz. Isınmakta zorluk çeken bir peteği etkileyecek unsurlar aslında birkaç tanedir. Kombi filtresi tıkanabilir ve peteklerdeki ölçümler yeterince iyi şekilde yapılamayabilir. Petek içindeki kireç maddeleri yoğun ise bu normaldir. Cihaz ile petekler temizlenince ve kombi için yeni bir filtre taktığınız zaman sorun kendiliğinden düzelir. Peteklerde kaçak varsa o zaman bar basıncı düşecektir ve kombiniz ikaz ışıkları ve sesler ile sizleri uyaracaktır. Sızıntının giderilmemesi ve peteklerden hava alınması, ayrıca yeteri kadar su doldurulamayacağı için kısır döngü şeklinde problem devam eder. Kaçakların 1-2 mm gibi küçük bir yapıda yer aldığını düşünelim. Biz dahil hiçbir şekilde bu sızıntıları göremiyoruz. Peteklere göndereceğimiz ve iç kısmında yol alacak olan kimyasal ile oksijen ile temasa geçtiği vakitte sertleşme meydana gelerek bu şekilde sızıntıları tamamen yok edebiliriz.
Merdivenköy petek temizliği olarak sizlere en ileri teknolojilere sahip olan imkanları sunuyoruz. Aşırı rakamları aklınızdan silin ve en kaliteli teknik bakım hizmetini bizden alın. | f36079c6e810 | [
"c4",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Resident Evil Revelations Türkçe Yama Çalışmasına başlamış bulunmaktayız ve kısa sürede ulaştırılacak bir plan olarak düşünüyoruz.
Resident Evil Revelations:
Türkçe Yama Çalışması
Durum:
Menü: %100
Oyun İçi Altyazı: %100
Video Altyazıları: %100
Notlar: %100
Görevler: %100
Ekip:
Mehmet TANDOĞAN
Mehmet ÖZKAYNAK
Murat KESER [Bizlere dosya konusunda yardımcı olduğu için (teşekkürler)
Bu Yama Türkçe Oyun Merkezi Tarafından Yapılmıştır
Mehmet ÖZKAYNAK
Mehmet TANDOĞAN
Mehmet ÖZKAYNAK
OYUN HAKKINDA
Oyun bildiğiniz gibi seri şeklinde devam ediyor ve yanına oldukça büyük bir kitle çekmiş durumda.Oyun oynanış ve grafik olarak gayet iyi bir altyapıyla hazırlanmış.Karakterler ve ifadeler detaylı bir şekilde çizilmiş.Oyun korku ve gerilimi harmanlayarak bizlere bir yandan da cesaret duygularını katmaktadır.
YAMADAN GÖRÜNTÜLER:
YAMADAN GÖRÜNTÜLER (TÜRKÇE FONTLU)
NOT: İlk Bölümlerde Yazıların geç gelmesi konuşmaların önce gelmesi bizim yamamızla alakası yoktur. Oyunun son çıkan update şeklini kurun ve bu sorun çözülecektir.
Resident Evil Revelations\nativePC
Dosya yolu uzantısına indireceğiniz yamayı kurunuz.
İndirmeden önce bizlere bağış yaparak destek olabilirsiniz.
İndirme Linki
Alternatif Link | 68a54bdafc3f | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
EWE Türkiye’deki ilk güneş yatırımının temelini attı
Şirket Kayseri'de 3 MW'lık santral kuracak
Almanya’nın en büyük enerji şirketlerinden EWE’nin Türkiye kolu olan EWE Turkey Holding’nin Kayseri, İncesu’da bir güneş enerjisi yatırımına başladığı bildirildi.
EWE Türkiye tarafından yapılan açıklamaya göre 52 bin metrekarelik bir alanı kaplayacak santral 3 MW gücünde olacak.
3,6 milyon avroluk yatırım ile hayata geçecek projenin güneş enerjisinden Türkiye’deki 2.300 hanenin elektrik ihtiyacına denk şekilde yılda 5 milyon kilovat-saat düzeyinde elektrik üretimi gerçekleştireceği öngörülüyor.
Projenin EPC hizmeti EWE Grup şirketlerinden olan Enervis tarafından sağlanacak.
2007 yılında Türkiye pazarında faaliyete başlayan EWE Turkey Türkiye’nin üçüncü büyük doğal gaz dağıtım şirketi Bursagaz’ın ve Kayseri’deki bölgesel doğal gaz dağıtım şirketi Kayserigaz’ın çoğunluk hissedarı. | c0e1216d18e4 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Yeni jeotermal alanları için ihale düzenlenecek
MTA ihaleyi beş alan için gerçekleştirecek
Beş ruhsatlı jeotermal alanı için ihale gerçekleştirileceği bildirildi.
Maden Tetkik Arama ve Genel Müdürlüğü tarafından yayınlanan ilana göre ihale Kırklareli-Merkez-Asılbeyli, Nevşehir-Derinkuyu-Suvermez Kuyulutatlar, Nevşehir-Kozaklı-Karahasanlı, İzmir-Dikili-Hasanağa, ve Kırklareli-Vize-Hasbuğa alanları için gerçekleştirilecek.
İhaleler için 3 Kasım 2016 saat 11:00’e kadar teklif verilebilecek.
MTA tarafından son teklif verme süresi 16 Ağustos 2016 olarak belirtilmiş, Nevşehir, İzmir, Aksaray ve Kırklareli illerindeki altı alanı kapsayan bir önceki ihalede hiçbir alan için teklif verilmemişti.
Türkiye’de Temmuz ayı sonu itibari ile toplam kurulu güçleri 712,4 MW olan 25 adet jeotermal enerji santrali bulunuyordu. | 8d224e0d3060 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Şu anki sağlık durumunuzu belirlemek için yapılan check-up, hastalığı erken tanımak ve hatta oluşmadan önlemek amacını taşır. Kalp-damar rahatsızlıkları ve kanser başta olmak üzere birçok ciddi rahatsızlığın geç teşhis edildiği takdirde üzücü sonuçlar doğurduğu göz önünde bulundurulduğunda, altı ayda ya da en geç yılda bir check-up yaptırmanın önemi de ortaya çıkar.
Şikayetiniz olmasa da, yüksek tansiyon, kolesterol, diyabet gibi sorunlarınız olabilir. Uzman bir hekim nezaretinde gerçekleştireceğiniz check-up sayesinde bu tip sağlık sorunlarınızı tespit edebilir ve gerekli önlemleri geç kalmadan alabilirsiniz.
Check-up, bir başka deyimle genel sağlık kontrolü, hiç bir şikayet ve hastalığı olmasa dahi tüm kişilere en az yılda bir, düzenli olarak yapılması gereken bir tarama yöntemidir. | f4eb986f2520 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Antalya Belediyesi filosuna 10 elektrikli araç kattı
Araçlardan biri Belediye Başkanı Menderes Türel’in makam aracı olacak
Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin 10 elektrikli araç satın aldığı açıklandı.
Belediye tarafından yapılan açıklamada Belediye Başkanı Menderes Türel’in bu araçlardan birini makam aracı olarak kullanacağı bilgisi verildi.
Açıklamada Başkan Menderes Türel’in şu açıklaması da yer aldı;
“Bugün Antalya’da elektrikli otomobil çağı başlıyor ve bu yeni çağa öncülük etmenin gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Artık, Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı olarak, makam aracım, 66 bin liraya mal olan, yerli yapım, 10 kilometrede 1 lira harcayan, bakım masrafları da düşük elektrikli otomobil. Şehir içinde bu aracı kullanacağım. Şimdilik şehir merkezi dışında ilçelere giderken diğer aracımızı kullanmaya devam edeceğiz. Çünkü henüz şarj meselesi sebebiyle şehir içi kullanımı daha avantajlı.
Çevre kirliliği, karbon salımı sıfır, gürültüsüz otomobiller ile hem Antalya’da hem Türkiye’de yeni bir dönem başladı. İlk etapta 10 elektrikli otomobili hizmete sokuyoruz. Bu araçların şarz edilmesi için de 35 şarj istasyonu da kuracağız sonra bu sayı artacak.
Yerlilik oranı yüksek taşıt, ürün kullanmak hem enerjide dışa bağımlılığımız açısından hem de cari açığın düşmesi bakımından önemlidir. Antalya Büyükşehir Belediyesi bugün sözde değil, özde çevreci olmanın güzel bir örneğini verirken, aynı zamanda hem belediye bütçesinde tasarrufu sağlamış oluyor, hem de ülke ekonomisine katkı yapıyor.'' | 5b5debb64c41 | [
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Haliyle en dikkat çekici isimler Kirsten Dunst, Tilda Swinton ve Courtney Love.
Nurgül Yeşilçay ve Atilla Dorsay 'ın da katıldığı Kirsten Dunst paneli medyada epey yer aldı. Çünkü olay vardı, kavga vardı, laf sokuşturma vardı. Severiz biz böyle şeyleri :) EkşiSözlük 'te denk geldiğim bir yorum tüm düşüncelerimin en iyi özeti :
Nurgül Yeşilçay'ın üç gün önce ödül almış ve ülkemize konuk olarak gelmiş bir oyuncunun önünde, "ben de alacaktım, alamadım", "zaten ödülün sanatsal olduğuna inanmıyorum", "bayrakların altında dönen bir festival, tamamen politik", "ödül önemsiz, umrumda bile değil" gibi kompleks kusan ifadelerle, düpedüz görgüsüzlük dersi verdiği düşünülürse, Kirsten'in zeka ve mizah duygusuyla olayı pekala tatlıya bağladığı görülebilir. Allah muhafaza, Nurgül'e benzeyeydi, görürdük o zaman nümayişi...
En cool festivalimde en cool gözdemi görmek müthiş güzel..
Tida 'cığımın Haider Ackermann şovu tam gaz devam ediyor. Güllü Roger Vivier ayakkabıları tuhaf ama yakışmış.
Kirsten 'da Chanel defilesine devam ediyor. Sanki bir evvel haberimi okumuş ve bu sefer beyaz Chanel 'in altına gümüş renkli papişler seçmiş. Yakışmış. Kirsten aslında tam bir Chanel kadını. Güzel, narin, minyon ve klas. Böyle biri varken ne diye Blake Lively ile çalışılır ki. Eminim ki Karl, yaptığı yanlış seçimi yapacağı doğru bir kararla temizleyecektir.
Festivalin fikir anası ve babası Demet Müftüoğlu ve Alphan Eşeli 'yı ne kadar övsem yetmez. Bu konuda müthiş bir iş çıkarıyorlar. Demet Müftüoğlu 'nun kobalt mavisi tulumuda pek bir şık. Kusura bakma sevgili Kirsten 'ciğim bu sefer Demet Müftüoğlu seni gölgede bırakmış.
Courtney Love 'dan mini bir konser. Her zaman ki rüküşlüğünde. Tilda müthiş şık. Ece Sükan 'ı beğendim. Ronit Gülcan tarzının dışında değişik bir kombinasyon denemiş. | f65f476d5e0f | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Cannes'da geçtiğimiz hafta Saatchi & Saatchi tarafından gerçekleştirilen New Directors Showcase'in açılış konuşmasını yapma onuru bu sene Richard Dawkins'e verildi. Her sene farklı bir temanın işlendiği Showcase'in bu seneki konusu internetin gücü ve günümüz kültürü üzerine etkileriydi. Bu nedenle Dawkins'in, 1976 yılında yayımlanan Gen Bencildir
adlı kitabında bahsettiği ve "mem" adını verdiği kültür yoluyla yayılan fikirlere kısaca değinmesi, genler ve memler arasındaki benzerlikleri anlatması tesadüf değil.
Konuşmanın sonunda ise mem fikrinden doğan internet memiyle ilgili ilginç bir sürpriz sizi bekliyor!
Dawkins konuşma öncesi, provalar sırasında. | e6fbc5a928d7 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Açıklama:Ne Tesadüf izle full izle türkçe dublaj film izle hd kalite izle buradan film izle türkçe dublaj film izle hd kalite izle buradan film izlenir buradan film izlenir hd kalite film türkçe dublaj film izle.So Random Ekibinden ilk olarak Sterling Knight ve Brandon Mychal Smith Disney Channel'ın orjinal filmi Yıldızla Randevu filminde oynamışlardır. Daha sonra So Random ekibi Demi Lovato ile birlikte 2009 yılında çıkan Sonny'nin Yıldızı dizisinde oynamışlardır. Şimdi ise Ne Tesadüf'te oynamaktadırlar. | 0091b051b0dd | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Oracle İş Zekası Bulut Hizmeti, firmaların karar verme süreçlerini daha hızlı ve güvenli bir şekilde yönetmelerini sağlıyor. Oracle Analytics Cloud’un bir parçası olarak geliştirilen hizmet, bütün Oracle müşterilerinin ve ortaklarının aradıkları en uygun verilere istedikleri zaman ve istedikleri yerden sorunsuz bir şekilde ulaşabilmelerine olanak sağlıyor. Masrafları dengeleyerek şirketler ve kurumlar için fiyat-performans dengesini kuran Oracle […]
Oracle, “Oracle Data as a Service (DaaS) for Sales” ile Oracle bulut müşterilerine dünyanın en geniş B2B verilerine ulaşım imkanı sunmayı vadediyor. Şirketler veri alanındaki yaptıkları yatırımları artırıyorlar. Bu noktada kurumlar ve şirketler, hızlı ve kolay ulaşıma sahip yüksek kaliteli satış verileri havuzlarına ulaşabilmelerine sağlayan güvenilir bir iş uygulamasına ihtiyaç duyuyorlar. Bu talebi karşılamak isteyen […]
Yeni OpenStack sürümü kurumsal ölçekli çözümler için kullanıcı ihtiyaçlarını en iyi şekilde karşılayacak geniş uygulama seçeneklerini sunuyor. Oracle Linux için Oracle OpenStack dağıtımı kullanıcıları, üretim ortamlarında Oracle Linux ve Oracle VM yapılarını kontrol edebiliyor. “OpenStack” “Icehouse” sürümünü kullanan Oracle dağıtımı, daha çok seçenek ve müşterek çalışma olanağı sunarken, Oracle Linux ve Oracle VM ortamlarının verimlilik, […]
Gartner, “Liderler Çeyreği” olarak bilinen Magic Quadrant raporunda Software AG’yi Kurum İçi Uygulama Entegrasyon Setleri segmentinde lider olarak konumlandırdı. Segment özelinde Software AG’nin webMethods Entegrasyon Platformu değerlendirmeye alındı. WebMethods Entegrasyon Seti, işletmelerin farklı ve birbirinden bağımsız kurum içi uygulamalar ve bulut yazılımları arasında kesintisiz bir bağlantı kurmasını sağlıyor. Bu da işletmelere A2A, B2B, Mobil, Büyük […]
Roketsan, gerçek zamanlı üretim görünürlüğü ile atölyelerde üretkenliği artırmak için kurumsal kaynak planlama sistemini Oracle ile yeniliyor. Roketsan, Oracle ve iş ortağı Experteam ekibiyle birlikte, üç buçuk aylık bir sure içerisinde “Oracle E-Business Suite”in Türk ticari ve mali yasalarıyla uyumluluğunu sağlandı ve atölye üretkenliği arttırıldı. Bunun devamında atölye yöneticilerine gelişmiş işlem raporlama olanağı sunarak, atölye […]
Geçtiğimiz günlerde güvenlik sorunlarını sebep göstererek Apple ve Microsoft’un ülkede kullanılmasına kısıtlamalar getiren Çin, kendi işletim sistemini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Son dönemde güvenlik konusunda ABD ile sorunlar yaşayan Çin, ülkede faaliyet gösteren Microsoft ve Apple gibi şirketlere göz açtırmıyordu. Güvenlik şirketi Symantec’in ülke genelinde kullanılmasını yasaklayan ve Apple’a da kamu alanında kısıtlamalar getiren hükümet, kendi […]
Oracle Sosyal İstasyon ileri seviyede, kullanıcıya özel deneyim ile verim artışı ve sosyal verilerin işe yansımalarında kolaylık sunuyor. Firmalara bu konuda kolaylık sağlamak amacıyla Oracle, Oracle Sosyal Bulut’un “SRM” platformunda “Sosyal İstasyon” ürününü kullanıma sundu. Bu inovatif hizmet ile Oracle kullanıcılarına sosyal ortamda yürütülen iş alanlarında performans ve verim artışı imkanı sağlıyor. Firmaların müşteri taleplerini […]
Oracle tarafından güncellenen “E-Business Suite 12.2.4” şirketlerin iş süreçlerini optimize etme, maliyetleri azaltma ve değişken pazar koşullarına hızlı adaptasyon imkanı sunuyor. Oracle tarafından yayınlanan yeni sürüm, fonksiyonel alanlarda ve bulut entegrasyonunda yenilikler içeriyor. İşletmelerin ve şirketlerin iş süreçlerini ayarlamalarına yardımcı olacak yeni sürüm, kullanıcı tecrübeleri ve geri dönüşleri doğrultusunda geliştirildi. Oracle bulut çözümleriyle de entegre bir […] | 95b1213b58c3 | [
"culturax",
"hplt2"
] |
tarafından Mustafa Alkan | 13 Eki 2015 | Yeni Medya |
Dünkü yazımda Sosyal Ağlardaki Sahte Hesaplara Karşı Ne Yapılmalı? sorusuna cevap vermiştim. Dünkü yazımın belki de devamı niteliğinde olacak bu yazımda, madalyonun öbür yüzünü anlatmaya çalışacağım. Bir fan sayfası nasıl oluşturulur, kapattırmaya maruz kalmadan nasıl işletilir? sorusunun cevabını vereceğim. İyi niyetle kullanılmasını ümit ederek konuya geçeyim. (daha&helliip;)
tarafından Mustafa Alkan | 12 Eki 2015 | Yeni Medya |
Ünlü kişilerle başlayan macera, markalarla devam etti. Hayran kitlelerine değerler biçildi, bu kitlelerin sayısını artırmak için çalışmalara başlandı. Bu değeri fark eden bazı simsarlar, değerli görülecek topluluklar oluşturmaya başladı, markaların içeriklerini kendi amaçlarına alet ettiler.
Ünlü kişiler, artık yalnızca kendileri ya da onay verdikleri kişilerin kendileri adına paylaşım yapmasına müsaade ediyorlar. Sebep arayacak olursak, çok fazla madde sıralayabiliriz, en önemlisini ben söyleyeyim, itibar yönetimi. Artık, gerçekten hayran sayılarının eskisi kadar olmadığı ve hayranların bağlılıklarının azaldığı bir dünya burası, bugün size hayran olduğunu ifade eden birisi, yarın rakibinizle poz verebilir. Dolayısıyla, hayran iletişimlerinde azami derece dikkat edilmesi gerekiyor.
tarafından Mustafa Alkan | 9 Eki 2015 | Girişimcilik |
Birçok girişimcinin başına gelmiş ya da gelmesi muhtemel durumdur. Yeni rakipler çıkmış, sisteminiz sorun vermiş, satışlarınız durmuş ya da hiç başlayamamış olabilir. Bu durum, sizi vazgeçmeye yönlendirir. Öyle anlar gelir ki, dayanılmaz sanabilirsiniz. Böyle anlardan birisinde, her şeyden vazgeçebilirsiniz ya da dayanma noktanızı biraz daha esnetir, kazanma eşiğini geçersiniz. Girişimcilikte dayanma noktası ve kazanma eşiği kavramlarından bahsedeceğim, istifade edilmesi dileğiyle. (daha&helliip;)
tarafından Mustafa Alkan | 8 Eki 2015 | Pazarlama |
Bir süredir düzenli olarak blog yazıyorum, burası dışında iki tane daha blog adresim var. Zaman zaman diğer bloglarıma içerik reklam teklifi gelir, ben de bu teklifleri ya kibarca ya da dolaylı olarak reddederim. Reddetme gerekçem ise, içerik pazarlamasının biraz fazlaca yanlış anlaşılması diyebilirim, değersiz olarak gördüğüm içerikleri okuyucularıma sunamam. İçerik pazarlaması nasıl olmalı ya da olmamalı sorularına cevap arayacağım, başımdan geçen bir olayı anlatacağım, ilginizi çekiyorsa okumaya devam edebilirsiniz. (daha&helliip;)
tarafından Mustafa Alkan | 7 Eki 2015 | Girişimcilik |
Genç bir girişimci kardeşime tavsiyeler verirken imkansız kelimesi dikkatimi çekti. Kelimeyi irdelemek, nedir, ne değildir diye sorgulamak istedim. Çok sevdiğim ve aramızdan ayrılmış bir ağabeyimin kullandığı bir söz aklıma geldi, “Balonların ihtişamı iğnelerle tanışıncaya kadardır.” İmkansızlar, aslında her geçen gün başka birileri tarafından şişirilen balonlar gibidir, onu patlatacak bir girişimciyi bekler.
(daha&helliip;) | d61640afb6f6 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
DAP tarafından yaklaşık 8 milyon lira ile desteklenen projenin temel atma töreninin açılış konuşmasının yapan Tuşba Belediye Başkanı Doç. Dr. Fevzi Özgökçe, yıllardır söylenen ancak bir türlü hayata geçirilemeyen bir eserin temellerini attıklarını belirterek, artık Van'ın ve Vanlıların yüzünü Van Denizi'ne dönme günü geldiğini ve yıllardır ceremesini çektikleri Van Denizi’nin semeresini çekme zamanının geldiğini söyledi. Özgökçe, “Bugün Van’da yıllardan beridir söylenen ancak bir türlü hayata geçirilemeyen en büyük eserlerinden bir tanesinin temel atma törenindeyiz. Bugün artık Van’ın ve Vanlıların yüzünü Van Denizi’ne dönme günüdür. Yıllardır sadece ceremesini çektiğimiz Van Denizi’nin semeresini çekme zamanı geldi diyoruz. Seçim vaatlerimizden bir tanesi de kazandığımız takdirde halkımızın gelip ailece dinlenebileceği, hoş vakit geçireceği Van Denizi sahilinde oturabilecekler mekanlar oluşturmaktı. İşte bugün bunu temelini atıyoruz. Kalkınma Bakanlığı Doğu Anadolu Kalkınma İdaresi Başkanlığı’na ‘Mesire ve rekreasyon alanlarının desteklenmesi’ başlığında Tuşba Belediyesi olarak hazırlayıp sunduğumuz ‘İskele Sahil Rekreasyon 1. Etap Projesi’ yaklaşık 8 milyon lira ile desteklendi. Bugün temelini attığımız ve 12 ay süreli olan projemizi inşallah 2016 yılı sonu itibari ile halkımızın hizmetine sunmayı hedefliyoruz” dedi.
“MEHMET AKİF ERSOY PARKI 319 BİN TL HARCANARAK 60 GÜNDE YAPILDI”
Tuşba Belediyesi’nin çalışmalarından da söz eden Başkan Özgökçe, “Ayrıca Van’ın büyükşehir oluşu ile bize devredilen ve bugün açılışını yapacağımız Mehmet Akif Ersoy Parkımızın da aralarında bulunduğu parktan ziyade birer harabeyi andıran 5 parkımızı da yeniden düzenleyerek halkımızın aileleri ile gidip oturabilecekleri mekan haline getirdik. 3 bin 150 metrekare alana sahip olan Mehmet Akif Ersoy Parkımızı 319 bin TL harcanarak 60 gün içinde halkımızın kullanabileceği nezih bir ortam haline getirdik” şeklinde konuştu.
“SAHİL REKREASYON ALANINDAN EN AZ FAYDALANAN YER VAN’IN MERKEZİDİR”
AK Parti Van Milletvekili Beşir Atalay da, Tuşba Belediye Başkanına teşekkür ederek, “Bir süredir kendisini sıkıştırıyorduk, bir an önce başlayalım diye, bugün nihayet bu hayırlı hizmetin temeli atılmış olacak. Buradaki olay şudur; Van’ın denizi çok özel bir deniz, dünyada bunun eşi yok. Geçen hafta biliyorsunuz cuma günü burada başka temeller attık. Bazı yatırımlarda tamamlanmıştı hizmete açtık. Bu denizden ne kadar faydalanıyoruz? Mesele o, yani denizle yan yana olup da ondan faydalanmamak da bir eksikliktir. Şöyle Van Denizi’nin çevresine bakın. Denizden böyle sahil rekreasyon alanı olarak en az faydalanan yer Van’ın kendisidir. Edremit ilçemiz biraz faydalanır. Gevaş orada ada ve kilisenin olması gibi sebeplerle biraz sahilinde düzenlemeler var. Ondan sonra Tatvan’ın vardır. Ahlat ve Adicevaz’ın biraz sahile yakın yürüyüş alanları var, ancak Van merkezde yok gibidir. Erciş’in de azdır” şeklinde konuştu.
“DAP’TAN 20 MİLYON TL CİVARINDA BİR KAYNAK HİBE OLARAK AKTARILDI”
İlk defa bu proje ile Van merkezle Van Denizi arasında iyi bir rekreasyon alanı yapılacağına değinen Atalay, “Buradaki çirkin yapıların hepsi yıktırılacak. Buraya parklar, yürüyüş alanları, bisiklet yolları, havuzlar, çok amaçlı salonlar yapılacak. Çok amaçlı salonlardan birini Samsun Büyükşehir Belediye Başkanı yapacak, onun da maliyeti yaklaşık olarak 3-4 milyon TL olacak. DAP Başkanlığımızın desteklediği bu birinci etap 8 milyon TL, ama bunun bir de ikinci etabı var, onun da çalışmaları yürütülüyor. Yani 20 milyon TL civarında bir kaynağı hibe olarak DAP Başkanlığımız belediyemize vermiş olacak. Birinci etaptan sonra da üniversiteye kadar bu sahil düzenlenecek” ifadelerini kullandı.
DAP Bölge İdaresi Başkanı Adnan Demir’in de kısa bir konuşma yapmasının ardından Van Valisi İbrahim Taşyapan da projenin önemine değinerek hayırlı olması temennisinde bulundu.
Yapılan konuşmaların ardından 'İskele Sahil Rekreasyon 1. Etap Projesi' temel atma töreni atılarak, parkın açılışı yapıldı. | c417962896a8 | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2"
] |
yok çocuklar yok, yaşlanmışım.
geçen tek pota maç yapalım dedik 6 kişi, küçükler ve büyükler olarak ayrıldık. ilk 10 dakika fırtına gibi esen takımımız yılların verdiği yorgunlukla ilerleyen dakikalarda olduğu yerden hareket edemeyen su damacanalarına dönünce hadi 14-14 bitirelim dostluk kazansın diye bıraktık. hayır benim neyime yıllar sonra basketbol oynamak?
en son 6 sene önce oynamıştım, onda da pota altında top gelse de atsam modunda beklerdim. bu sefer gözümü hafiften morartıp dişimi kırarak, yetmezmiş gibi bir de 2 gün ağrısını çekerek bitirdim maçı. gitti canım canım ön dolgum, çatırt diye kırdılar. neyse birinden rica ederim şurayı bi doldurabilir misin hacıt diye, pazar günü klinikte nöbetim var nasılsa.
hayat çok yorucu. yatarak yoruluyorum. çalışırken en azından para kazanıyordum. şimdi ne ders çalışıyorum, ne doğru dürüst para kazanıyorum, ne sayılı günlerimi güzel geçirebiliyorum. resmen emekliliğe gün dolduruyor gibiyim. o kadar amaçsız, o kadar günleri akıtan...
yapmayı sevdiğim tek aktivite evden kaçış oyunları. başka hiçbir şey yapmıyorum, ona da arkadaş yok gidecek. gebze-maltepe arasında gelmek isteyen varsa seve seve kabul ederim. böbreklerinizi çalmayacağımın garantisini de veriyorum. evde oturup gidemeyince internetten ve telefondan bütün kaçış oyunlarını oynadım ama dokunmanın yerini vermiyor azizim.
(gelmek isteyen varsa hakikaten aaa gidelim diyebilir. bu konuda ciddiyim)
uludağ fruttinin çileklisi çok güzel. bir de şey fark ettim, insanlar büyüdükçe çay sevmeye başlıyorlar sanırım. iş hayatı insanlara çay sevdiriyor. şay olsa da içsek diye dolaşıyorum. zaten tadı şay demekte. şay işelim diyince daha da güzel oluyor. | 7b7b327ddfe0 | [
"c4",
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Merhaba önceki yazılarımdan
hatırlarsanız Cookies’i tanıtmıştım. Sahibi Leyla Hanım tatlı mı tatlı, şirin mi şirin, yakışıklı mı yakışıklı oğlu Seyhan Ali için
temalı doğum günü partisi düzenledi ve doğum günü kutlaması Cookies’te oldu.
Cookies Facebook aşağıda ki linkten daha detaylı bilgi alabilirsiniz.
Instagram adresim: @leman_tatli takiplerinizi bekliyorum:))
Bu güzel ve özel günlerinde
biz de onları yalnız bırakmadık ve kutlamaya katıldık. Leyla Hanım
yaratıcılığın sınırlarını zorlamıştı desem abartmış olmam. Her bir ayrıntı
düşünülmüş ve her şey çok güzel planlanmıştı. Masa düzeninden tutunda,
çerçevelere, çerçevelerden renkli yaratıcı cupcake’lere, çeşitli şeker hamurlu
kurabiyeler bir birinden güzeldi. Her şey birbiriyle uyum içerisindeydi. Afişler,
süsler, kokulu sabunlar, balonlar, renkli tabaklar, çatallar, tatlı tuzlu
lezzetli pastalar ve daha neler neler…
Özellikle Seyhan Ali’nin 3
katlı maket pastasına bayıldım. Doğum günün teması “Baykuştu” Sevimli renkteki
baykuşlar ön plandaydı. Gerçekten yazarken tıkanıyorum, her bir ayrıntı o kadar
güzeldi ki, nasıl yazsam diye her bir yandan düşünceler dönüyor etrafımda… En
iyisi fotoğraflar ile anlatabilmek J
İşte mükemmel 3 katlı maket pasta!
Şeker hamuru süslemeli! Görsellik yönünden süper! Masayı dolduruyor ve zengin
gösteriyor. Üstünde sevimli fil, aslan, baykuşlar, maymun, ayıcık ve zürafa
var. En üstünde Seyhan Ali 1 yaşında ve uçağına binmiş uçuyor görünümünde J
Bu güzel mavi üzeri Seyhan Ali
yazılı dilim de misafirlere dağılan yaş pastası. Yaş pasta çok başarılıydı.
İçinde bütün şeklinde bulunan fıstıklar ve çikolatalar vardı. Hemen bir
ayrıntıya daha odaklanmak istiyorum, tabak, çatal ve makaron ayı renkteler mavi
ve maket pastanın üzerinde bulunan hayvanlar ile peçetedekiler aynı aileden
geliyorlar sanırım J Çok
şekerler! J
Gelen konuklar için masalarda
birbirinden güzel makaronlar, tatlı ve tuzlu ikramlar bulunuyordu.
İşte birbirinden lezzetli kahverenkli ve
mavili makaronlar.
Ayrıca gelen konuklara, hatıra olması amacı ile verilen bu
sevimli diş ve surat figürlü dekor kurabiyeler de vardı.
Benim en sevdiğim ise bu
yaratıcı baykuşlardan oluşan cupcake ağacı oldu. Hemen dikkat çekmek istiyorum
makaronlar ile cupcake’ler aynı renk, yani tema renkleri, mavi, kahverengi ve
sarı ağırlıkta. Bunların içinde sanırım vişne vardı, tadına baktım ve çok
lezzetliydiler.
Dekor kurabiyeler, nasıl güzeller değil mi?
Bu kısımda, kutlama öncesi hazırlıklar… hazırlıklar…
Seyhan Ali'nin muhteşem bulutlu, baykuşlu ve kenarda
bulunan gök kuşağı görünümlü
çerçevesini de paylaşmak istiyorum.
Konuklar bu güzel çerçeve ile birlikte birbirinden güzel
fotoğraf çektirdiler.
Bizde bu güzel çerçeve karesinde yerimizi aldık.
Yaratıcı, süslü püslü ve unutulmayan bir doğum günü
kutlamasıydı. Leyla Hanımın ellerine sağlık deyip, Seyhan Ali’ye nice mutlu,
güzel yaşlar diliyoruz.
Seni çok seviyoruz Seyhan Ali J
Yerini soranlar için küçük bir bilgi,
Cookies Süleyman Demirel bulvarında yer alıyor.
Telefon: (0322) 323 0333 | 78576bc3a5db | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Merhaba Arkadaşlar;
Astrolojide Satürn’den hep korkulur, çekinilir; çünkü Satürn astorloji’nin büyük disiplincisi, sert öğretmeni,korkulan yüzü olarak hep lanse edilmiştir. Bir bakıma da doğrudur aslında fakat Satürn’ün temsil ettiği şeyler arasında, nasıl sabır etmemiz gerektiği, hayatımızı nasıl yapılandırmamız gerektiği, yaşamımız için gerekli olan bilgiyi nasıl kullanacağımız, hangi konular üzerinde ne şekilde araştırmalar yapabileceğimizi, atalarımız, dedelerimiz hakkında ki bilgiyi, yaşamımızda ki karmik etkileri, zamanı ne şekilde nasıl kullandığımızı, olgunlaşma şeklimizi, hayatta almamız gereken derslere kadar oldukça geniş bir yelpazesi vardır.
Güneş ve Ay hariç tüm gezegenler yılın belli periyotlarında geri giderler. Aslında teknik olarak hiçbir gezegen geri gitmez, sadece dönüş hızı dünya’nın dönüş hızından daha düşük bir seviyeye iner ve dünyadan bakıldığında geri gidiyormuş gibi gelir bizlere. Satürn 20 Şubatta Akrep burcunda geri gitmeye başlayacak 10 Temmuza kadar bu geri gitme süreci devam edecek. Öyle oflayıp puflamayın bakim, biliyorum çok uzun bir süre ve kulağa da çok sıkıcı geliyor, ama inanın şöyle bir hayatımızı gözden geçirmek, eksik olanları tamamlamak, yarım kalan işleri düzene sokmak için bu retro zamanlar bir nevi altın fırsatlardır…
Koç ve Yükselen KOÇ;
8. evinizde geri gitmeye başlayan Satürn; ödemeler konusunda sizi bir parça sıkıntıya sokabilir. Ödeme yapmanız gereken yerlere, ödemelerde gecikebilirsiniz. Eşinizin veya ortağınızdan finansal anlamda destek görmek biraz zorlaşabilir. Başvurduğunuz kredileri dilediğiniz miktarlarda alamayabilir veya bazı koşullar öne sürebilirler. Tazminat, vergi, burs, nafaka,prim ödemeleri gibi konularda gecikmeler yaşanabilir. 8. ev kulağa çokta sevimli gelmeyen ölümle de ilişkilidir, özellikle ölüm korkusu olanlar bu korkuları ile yüzleşmek durumunda kalabilirler.
Boğa ve Yükselen BOĞA;
7. evinizde geri gitmeye başlayacak olan Satürn; ortaklıklarınızı ve ilişkilerinizle ilgili konularda etkilerini gösterecektir. Birlikte olduğunuz kişi ile ilişkinizi gözden geçirme, sorgulama ihtiyacı hissedebilirsiniz. Eğer ilişkiniz sağlam temellere dayanıyor ise bu süreçte nasıl daha iyi olabilir sorusuna yanıt ararken, eğer bağlar zayıf ve sorunlu ise bu ilişkiyi acaba nasıl kolayca bitirebilirim diye sorgulayabilirsiniz. İlişkinizin ihtiyaçlarını, size kattıklarını düşünebilir, üzerinde çok durulmayan eski konular tekrar gündeme gelebilir. Biriyle birlikte iken kendinizi yalnız hissedebilirsiniz. Bir diğer olası etkisi ise; partnerinizle ilgili sorumluluklarınız artabilir, onun iş veya sağlığını ilgilendiren konularla yakından ilgilenmek durumunda kalabilirsiniz. İkilemler, karar vermekte zorlanma, ortağınızın veya partnerinizin tekliflerine karşı uyum göstermek adına daha kolay kabul edici olabilirsiniz. Bu dönem partnerinizin veya ortağınızın ihtiyaçları daha da artabilir. Yalnız olanlar ise, yeni başlayacakları ilişki çok ağırdan alınarak devam edebilir.
İkizler ve Yükselen İKİZLER;
6. evinizde geri gitmeye başlayacak olan Satürn; sağlığınız başta olmak üzere günlük işler ve çalışma ortamınızı ilgilendiren konularda etkilerini göstermeye başlayacaktır. Özellikle geçmiş gibi gözüken sağlık sorunları tekrar nüks edebilir, bünyeniz her zamankinden daha hassas olabilir. Özellikle bel bölgesi ağrıları meydana gelebilir. Birlikte çalıştığınız kişilerle ilişkilerinizi gözden geçirebilirsiniz, eğer bir iş veren iseniz ihtiyaçlarınızı yeniden belirleyebilirsiniz. Üzerinde çalıştığınız projelerde gecikmeler, askıya alınmalar olabilir. Günlük yaşamınızı ilgilendiren ihtiyaçlarınızı yeniden gözden geçirme zamanı sizler için. Birlikte çalıştığınız kişi ve kurumlarla ilişkileriniz testten geçebilir.
Yengeç ve Yükselen YENGEÇ;
5. evinizde geri gidecek olan Satürn; Aşk ve çocuklarla ilişkilerimizi yeniden yapılandırma ve gerçekten ihtiyaç duyduğunuz şeyleri belirleme zamanı. Özellikle sizden yaşça büyük kişilere aşık olabilirsiniz. Çocuk sahibi olmayı düşünenler bu konuyu tekrar düşünebilirler veya bazı gecikmeler ile karşılaşabilirler. Ayakları yere sağlam basan, daha mantıklı ilişkiler kurma zamanı fakat hızlı gelişmelerin olmasını beklememek gerek. Bu dönem risk almak için uygun bir dönem değil eğer doğduğunuz anda Satürn’ünüz geri gitmiyor ise. Çocukları olanlar ise onların ihtiyaçlarına karşı daha duyarlı olmaları gereken bir dönem. Fakat yeri geldiğinde “hayır” demeyi de unutmamanız gerekiyor. Bu özel hayatınızda da geçerli.
Aslan ve Yükselen ASLAN;
Aile içinde geçmişe ait çözülmemiş konuların tekrar gündeme geleceğine işaret eden Satürn 4. evinizden geçmekte. Aile içi ilişkilerin vurgulanacağı bu dönem, ilişkileri yapılandırmak için gerekli sabrı ve zamanı Satürn size sunacaktır yalnız gecikmeler ve engellenmeler ile de karşılaşabilirsiniz. Ev almak, ev satmak gibi işlerde özellikle bürokratik,evraksal gecikmeler yaşanabilir gecikmeler yaşanabilir. Biraz daha kendinize dönük olabilir, içinizdekini dışarıya tam olara yansıtmakta zorlanabilirsiniz. Özel hayatınıza çeki düzen vermek, hayatınızın gerçek ihtiyaçlarını saptamak için ideal zamanlar. Bir diğer olası etkisi ise; daha önce almayı planladığınızi, kaçırdığınız evi yeniden almak için fırsatınız olabilir. Yalnız dibe vurmamaya, depresyona girmemeye özen gösterin.. o kadar dibe dalabilir, kendinize dönebilirsiniz ki size ulaşmak çok zor olabilir.
Başak Ve Yükselen BAŞAK;
3. evinizde geri gidecek olan Satürn; yakın çevre ve kardeşlerinizle yeniden yapılandırmaya başladığınız ilişkileri test etmeye başlayacak, doğru adımlar atıp atmadığınızı öğrenebileceksiniz bu sayede. Özellikle yaşça büyük kişilere kendinizi daha çok ifade etmenizi gerektirecek durumlar ortaya çıkabilir. Eski yarım kalan işlerinizi tamamlamak, üzerinden geçmek için harika zamanlar. Oturduğunuz apartmanın yönetimsel işleri size kalabilir, kardeşleriniz ile daha çok bir araya gelebilirsiniz. Eski yazıları tasnif etmek, düzeltmek, elden geçirmek, eski hesapları tekrar gözden geçirmek için ideal zamanlar. Daha önce ziyaret ettiğiniz, gittiğiniz yerlere tekrar gidebilirsiniz. Dışa dönük iletişim sergilemektense daha içe dönük olabilir, daha önce yazdıklarınızı çevrenizdekiler ile paylaşırken, paylaşımlarınızda biraz cimri olabilirsiniz.
Terazi ve Yükselen TERAZİ;
2. evinizde geri hareket eden Satürn; finans ve bütçe konuları, sahip olduğunuz kaynaklar, eşyalar, değerlerinizle ilgili konularda etkilerini gösterecektir. Özellikle ortaklaşa kazançlarınızda hareketliliğin yerini durağanlığa bırakabilir, size yapılması muhtemel ödemelerde gecikmeler yaşayabilirsiniz. Bu süreç gerçekten neye ihtiyacınız olduğunu belirlemek, kaynaklarınızı akıllıca yönetmek, lüks ile gerekli şeyleri ayırt etmenizi sağlayacak olan bir dönem olacak. Eğer paylaşıma çok açık biri iseniz sizler için belki de daha az paylaşmayı öğrenmeniz gereken bir süreç iken, paylaşmayı bilmeyenler için bunun nasıl yapılacağını öğrenecekleri bir süreç.
Akrep ve Yükselen AKREP;
Burcunuzda geri gitmeye başlayan Satürn; sizleri biraz melankolik ve depresif bir ruh haline sokabilir. Özellikle ilişkilerde güven ve kaybetme korkusu ortaya çıkabilir. Fiziksel görünümünüzde değişiklikler yapmak için ideal bir zamanlar değil eğer doğduğunuz anda Satürn’ünüz geri gitmiyor ise. Kişisel yeteneklerinizi ve hobilerinizi kazanca dönüştürmek için daha çok sabra ve zamana ihtiyacınız olacak ve elbette daha çok emek harcamanız gerekebilir. Bu geri dönüş döneminde; daha bireysel olmaya çalışabilir, kendinizle ilgili konularda daha eleştirel yaklaşabilirsiniz. Yarım kalan işleri tamamlamak için ideal zamanlar. Bu dönem gerçekten hayatınızda birisine ihtiyacınız var mı sorusuna yanıt arayabilirsiniz, yalnız çok fazla düşünmek sizi kararsızlığa da itebilir. Geçmişe ait unuttuğunuz, önemsemediğiniz konularla ilgilenmek durumunda kalabilirsiniz.
Yay ve Yükselen YAY;
12.evinizde geri gitmeye başlayan Satürn sizleri korkularınız ile yüzleştirmeye başlayabilir. Geçmişte kalan adalet ve devletle ilgili konular gündeme gelebilir. Çok geride bıraktığınız bir ilişki yeniden karşınıza çıkabilir, sosyal paylaşım ağları ile sizi bulabilir. Bilinç altınızda geriye ittiğiniz, unuttuğunuz konuları tekrar hatırlamanızı sağlayabilir. Burada hareket eden Satürn, soysal fobide yaratabilir, acaba insanlar bana zarar mı verecek endişesi de yükleyebilir size. Bilinç altınızı, ruh sağlığınızı ve en önemlisi uyku düzeninizi yeniden düzenlemekte fayda var. Belki de zihninizi biraz rahatlatma, arınma, endişe ve korkularınızdan arınma zamanıdır ne dersiniz?
Oğlak ve Yükselen OĞLAK;
11. evinizden geçen Satürn ile sosyal ve arkadaşlık ilişkilerinizi yeniden yapılandırırken, geri gitmeye başlaması ile ilişkilerinizi daha çok sorgular bir hale gelebilirsiniz. Acaba şu kişiyi hayatıma almakla iyi mi ettim veya hayatımdan çıkarırken çok mu peşin hükümlü davrandım gibi zihin durumu yaşayabilirsiniz. Kalabalık gruplar içinde kendinizi yalnız hissedebilir, arkadaşlarınızla ortak projelere girişirken daha temkinli ve sorgulayıcı yaklaşabilirsiniz. Satürn geri giderken hayatınıza giren yeni kişilerle ilişkileri devam ettirmek biraz daha zaman ve emek isteyebilir. Oldukça eski ve çok uzun zamandır görüşmediğiniz arkadaşlarınız sizlerle irtibata geçebilirler, onlarla eski zamanları yad etmek için bir çok fırsat yakalayabilirsiniz. Var olan sosyal çevre ve arkadaşlarınızla aranıza mesafe koymak isteyebilirsiniz.
Kova ve Yükselen KOVA;
10. evinizde geri gitmeye başlayan Satürn, iş ve mesleki anlamda kaygı ve endişeleri de beraberinde getiriyor. Acaba doğru bir karar mı verdim? Yoksa o işi seçsem daha mı iyi olurdu? Acaba işimi değiştirmeli miyim gibi soruları sorabilirler kendilerine. Üstlerle ilişkilerde kendinize göre bir yapılandırma içine girebilirsiniz. İş hayatınızda takım çalışması ve sabır Haziran ayına kadar daha çok vurgulanacaktır. Toplumda daha ciddi bir şekilde görünecek veya öyle bir tavır takınmanız gerekecek. Mesleki anlamda sorumluluklar daha da artıyor, daha çok çalışmanız, işinize odaklanmanız beklenecek sizden.
Balık ve Yükselen BALIK;
İdeallerinizi, hayata bakış açınızı ve inanç sisteminizi sorgulamaya, eleştirmeye başlayabilirsiniz. Satürn 9. evinizden geçerken, ideallerinize ulaşmanız için gerçekten doğru kişilerle mi irtibat kurup kurmadığınızı düşünmenize neden olabilir. İlerde işinize yarayacak özellikle mesleki anlamda kullanacağınız yeni tekniklerle ilgili eğitim, öğrenim sürecine girebilirsiniz yalnız bu süreç hem ağır hem zahmetli olabilir sizin için. Bir avukattan yardım ve destek alabilirsiniz. Bunun yanı sıra, sonuçlanmasını istediğiniz, beklediğiniz bir mahkemeniz veya hukuksal konular biraz daha zamana yayılabilir. | 54d1d17cccb6 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
cPanel Sunucularda Litespeed Kurulumu
Linux sunucularda Litespeed yazılımı, Apache’nin yerini tamamen alarak ve Apache’nin her fonksiyonunu çok daha iyi şekilde yerine getirerek performansı ciddi şekilde artırmaktadır. Lisans ücretleri yüksek gibi görünse de, işlevine göre oldukça uygun bir ücrettir. Bu yazıda da Litespeed yazılımının nasıl kurulacağını ve belli başlı birtakım ayarların nasıl yapılacağını anlatacağım.
Litespeed’i kurmak için, ilk olarak 2 şeye ihtiyaç var. İlki, sisteminizin 32bit mi(i386) yoksa 64bit mi(x86_64) olduğunu bilmeniz. Bunu öğrenmek için, WHM’nin sağ üst köşesine bakabilirsiniz. İkincisi ise, bir adet Litespeed lisansı. Deneme lisans dosyası veya satın aldığınız lisansın seri numarası elinizde olmalı. Bir deneme lisansı almak istiyorsanız, burayı tıklayarak lisans dosyasının e-mail adresinize gönderilmesini sağlayabilirsiniz. Bunlar hazırsa, kuruluma başlayabilirsiniz.
- http://www.litespeedtech.com/litespeed-web-server-downloads.html adresinden sisteminize uygun Litespeed sürümünün indirme bağlantısını kopyalayınız.
- SSH girişi yaptıktan sonra wget indirmebağlantısı yazıp enter’a basınız(kopyaladığınız bağlantıyı putty ekranına yapıştırmak için putty penceresini sağ tıklayınız).
- Dosya yüklendikten sonra, tar zxfv lsws* komutu ile dosyayı açınız.
- cd lsws* komutu ile Litespeed dizinine giriniz.
- Eğer deneme lisansı kullanacaksanız, size gönderilmiş olan trial.key dosyasını biryere yükleyip wget ile bu dizin içine çekiniz. Eğer seri numarası satın aldıysanız, nano serial.no ile bir serial.no dosyası oluşturup içine bu seri numarasını yapıştırıp kaydediniz.
- Sonrasında ise, sh install.sh komutu ile kuruluma başlayabilirsiniz. Lisans sözleşmesini kabul ettikten sonra, kurulum dizinini enterlayarak geçiniz. Kullanıcı adı ve şifrenizi de girdikten sonra, port offset sorulduğunda 0 yazınız ve sonrasında gelen soruda sunucu baştan başlatıldığında Litespeed çalışmasını istediğinizi Y tuşu ile belirtiniz. Son olarak ise Litespeed’i şimdi başlatıp başlatmak istemediğiniz sorulacaktır, bu adımda N seçerek enter’a bastığınızda kurulum tamamlanmış olacaktır.
Şimdi ise sırada Litespeed’in derlenmesi var.
- WHM’nin sol menüsünün en altındaki Litespeed Web Server sayfasına giriniz.
- Enable EasyApache Integtation bağlantısını tıklayıp bu özelliği etkinleştiriniz, böylelikle sunucuda Apache derlemesi yaptığınızda Litespeed de derlenmiş olacaktır.
- Build Matching PHP Binary sayfasına girip Next tıklayınız, böylelikle mevcut Apache derlemenize göre Litespeed derlemesi yapılacaktır. Bu işlem sunucunuzun hızına göre 5-10 dk kadar sürecektir.
- Derleme tamamlandığında, artık Litespeed kullanıma hazır. Switch to LiteSpeed seçeneği ile sistemi LiteSpeed ile çalıştırmaya başlayabilirsiniz.
Bu adımlarla LiteSpeed’i başarılı olarak kurup çalıştırdınız fakat, LiteSpeed’in çok kritik bir güvenlik açığı mevcut ve eğer kapatılmazsa sunucunuzun kolayca ele geçirilmesine yol açacaktır.
- Configuration sekmesinden Server bölümüne giriniz.
- Üstteki menüden, Script Handler sayfasına giriniz.
- Bu sayfadaki php4 verisini siliniz.
- Menüden External App sayfasına giriniz ve buradaki lsphp4 verisini siliniz.
- Actions -> Graceful Restart tıklayarak yapılan ayarların geçerli olmasını sağlayınız.
Bu yaptığımız php4 verilerini silme işlemi çok kritiktir çünkü, sisteminizde php4 kullanmadığınız için Litespeed’i derlediğinizde sadece php5 derlemesi yapılmaktadır. php4 aktif kaldığında ise, basit bir .htaccess kodu ile kullanıcılar sistemde root yetkileriyle php4 çalıştırabilmekte ve sunucuda istedikleri işlemi yapabilmektedir.
Artık sunucunuzda Apache’den çok daha yüksek performans sağlayan Litespeed’i güvenli bir şekilde kullanmaktasınız. | 7a2d9e8885be | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Bu yaz kalçalardan utanmak yok hanımlar, bilakis olmayan kalçalarımızı terzilik yardımıyla belirginleştirme zamanı:)) Geçen sezonların kalıplı omuz trendi bu sezon yerini kalıplı kalçalara bırakıyor. Kafesli etekler çok moda!! Bir de çan etekler! Ve mutlaka mini! Açıkçası bu trendin beli ince, göğüs ve kalçası belirgin Türk tipine yaraşacağı kanaatindeyim, tayt ve skinny jean gibi en olmayacak parçalara bile moda diye giren ve kendini kurban eden(söz meclisten dışarı) biz Türk kadını bu trendi en şık şekilde kullanmalıyız bence.
En az elbiseler kadar gözde olacak olan etek ve pantolonlar bu yaz model model. Eteklerde kafes, çan, lale ve balerin modeller ön planda. Kalçaların pedlerle, dikişle, drapelerle belirginleştiği süper miniler, romantik çanlar kaçınılmaz ve bence uzun zamandan sonra çok hoş bir yenilik!
Aşağıda podyumdan görüntüler var, BERARDI, LUELLA ve VALLI'nin koleksiyonu yoğunluklu olarak bu modele dayanmış, CELINE en minimal haliyle kullanmış, CHANEL'in samanlığında da bol bol çan etek var!
Ünlüler İlkbahar/Yaz koleksiyonlarındaki parçalara bürünmeye başladıkça bu modeli onların da üzerinde görmeye başladık.Editöryaller ise bu tür belirgin trendleri en güzel şekilde görebileceğimiz sayfalar!
[Kaynak:style, justjared,tfs] | 1a5af96c5911 | [
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Ziraat Bankası Swift Kodu
Finans dünyasının öncelik verdiği temel iki konu, hız ve güven temelli şekilde meydana gelmektedir. Söz konusu işlemler, belli başlı bir takım güvenlik sistemlerinin aracılığı ile ayakta tutulmaktadır. Bu sistemlerin önem verdiği asıl durum ise, işlemlerin seri, hızlı, pratik ve güvenli olması adına, finans kurumlarına bir takım kimliklendirme işlemlerinin yapılmasından gelmektedir. Swift sistemi ve bu sistem içinde yer alan Swift kodları, bankalar açısından oldukça işlevsel durumları yaratmak konusunda oldukça kullanışlıdırlar.
Swift Kodu Nasıl Oluşur?
Temel anlamda uluslararası banka işleri, para transferleri, fon aktarımları gibi işlemlerde oldukça etkili olan, hatta bir zorunluluk haline gelen Swift kodları, her bankanın ayrı ve benzersiz olması şeklinde özelleşmektedir. Yani, bir bankaya tanımlı olan herhangi bir Swift kodu, başka bir tarafından kullanılamamaktadır. Bu sayede oluşan kodlar, güvenlik açığı da çıkarmamaktadır. Kodlar, bankaların kısaltmaları olan 4 hanelik dizi ile başlar, ardından gelen iki hanelik ülke kısaltması ve iki hanelik şube işareti ile devam ederler.
Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası Swift Kodu Nedir?
Ülkemizin en eski ve en güvenilir finans yapılarından biri olan Türkiye Cumhuriyeti Ziraat Bankası da, sahip olduğu Swift kodu aracılığı ile her türlü yurt dışı finans işlemlerini gerçekleştirebilmektedir. Bunun için, TC Ziraat Bankası Swift kodunu, TCZBTR2A şeklinde oluşturmuş ve tanımlamış olarak faaliyete almıştır.
Bir önceki yazımız olan Türk Ekonomi Bankası Swift Kodu başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz. | 9706749c8f9b | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Peri Bacaları Hakkında Bilgi
Peri Bacaları Hakkında Bilgi
Peri Bacaları nerededir?
Kapadokya Türkiye’nin tam ortasında, Nevşehir ili merkezde olmak üzere Kırşehir, Niğde, Aksaray ve Kayseri illerinin bazı bölümlerini de içine alan bölgededir.
Peri Bacaları
Peri Bacaları Kapadokya bölgesinde bulunan doğal yapılara verilen isimdir. Peri bacaları Kapadokya çevresinde bulunan yanardağlardan püsküren lavların milyonlarca yıl boyunca akarsuların ve rüzgarın aşındırması ile şekillenmişlerdir.
Kapadokyanın Tarihi
Kapadokya, (Pers dilinde “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına gelir). Bölge 60 milyon yıl önce; Erciyes, Hasandağı ve Güllüdağ’ın püskürttüğü lav ve küllerin oluşturduğu yumuşak tabakaların milyonlarca yıl boyunca yağmur ve rüzgar tarafından aşındırılmasıyla ortaya çıkmıştır.
İnsan yerleşimi Paleolitik döneme kadar uzanmaktadır. Hititler’in yaşadığı topraklar daha sonraki dönemlerde Hırıstiyanlığın en önemli merkezlerinden biri olmuştur. Kayalara oyulan evler ve kiliseler bölgeyi Hıristiyanlar için devasa bir sığınak haline getirmiştir.
Kapadokya bölgesi, doğa ve tarihin bütünleştiği bir yerdir. Coğrafi olaylar Peribacaları’nı oluştururken, tarihi süreçte, insanlar da bu peribacalarının içlerine ev, kilise oymuş, bunları fresklerle süsleyerek, binlerce yıllık medeniyetlerin izlerini günümüze taşımıştır. İnsan yerleşimlerinin Paleolitik döneme kadar uzandığı Kapadokya’nın yazılı tarihi Hititlerle başlar. Tarih boyunca ticaret kolonilerini barındıran ve ülkeler arasında ticari ve sosyal bir köprü kuran Kapadokya, İpek Yolu’nun da önemli kavşaklarından biridir.
MÖ XII. yüzyılda Hitit İmparatorluğu’nun çöküşüyle bölgede karanlık bir dönem başlar. Bu dönemde Asur ve Frigya etkileri taşıyan geç Hitit Kralları bölgeye egemen olur. Bu Krallıklar MÖ VI. yüzyıldaki Pers işgaline kadar sürer. Bugün kullanılan Kapadokya adı, Pers dilinde “Güzel Atlar Ülkesi” anlamına geliyor. MÖ 332 yılında Büyük İskender Persleri yenilgiye uğratır, ama Kapadokya’da büyük bir dirençle karşılaşır. Bu dönemde Kapadokya Krallığı kurulur. MÖ III. yy. sonlarına doğru Romalıların gücü bölgede hissedilmeye başlar. MÖ I. yy ortalarında Kapadokya Kralları, Romalı generallerin gücüyle atanmakta ve tahttan indirilmektedir. MS 17 yılında son Kapadokya kralı ölünce bölge Roma’nın bir eyaleti olur.
Kapadokya MS III. yy’da Kapadokya’ya Hıristiyanlar gelir ve bölge onlar için bir eğitim ve düşünce merkezi olur. 303-308 yılları arasında Hıristiyanlara uygulanan baskılar iyice artar. Fakat Kapadokya baskılardan korunmak ve Hıristiyan öğretiyi yaymak için ideal bir yerdir. Derin vadiler ve volkanik yumuşak kayalardan oydukları sığınaklar Romalı askerlere karşı güvenli bir alan oluşturur.
IV. yy, daha sonra “Kapadokya’nın Babaları” olarak adlandırılan insanların, dönemi olur. Fakat bölgenin önemi, III. Leon’un ikonları yasaklamasıyla doruk noktasına ulaşır. Bu durum karşısında, ikon yanlısı bazı kişiler bölgeye sığınmaya başlar. İkonoklasm hareketi yüz yıldan fazla sürer (726-843). Bu dönemde birkaç Kapadokya kilisesi İkonoklasm etkisinde kaldıysa da, ikondan yana olanlar burada rahatlıkla ibadetlerini sürdürdüler. Kapadokya manastırları bu devirde oldukça gelişir.
Yine bu dönemlerde, Anadolu’nun Ermenistan’dan Kapadokya’ya kadar olan Hıristiyan bölgelerine Arap akınları başlar. Bu akınlardan kaçarak bölgeye gelen insanlar bölgedeki kiliselerin tarzlarının değişmesine sebep olur. XI. ve XII. yüzyıllarda Kapadokya Selçukluların eline geçer. Bu ve bunu takip eden Osmanlı zamanlarında bölge sorunsuz bir dönem geçirir. Bölgedeki son Hıristiyanlar 1924-26 yıllarında yapılan mübadeleyle, arkalarında güzel mimari örnekler bırakarak Kapadokya’yı terkettiler.
Peri bacaları Nasıl Oluşmuştur
kapadokya60 milyon yıl önce 3. Jeolojik devirde Toroslar yükseldi. Kuzeydeki Anadolu Platosu’nun sıkışmasıyla yanardağlar faaliyete geçti. Erciyes, Hasandağı ve ikisinin arasında kalan Göllüdağ, bölgeye lavlar püskürttü. Platoda biriken küller yumuşak bir tüf tabakası oluşturdu. Tüf tabakasının üzeri yer yer sert bazalttan oluşan ince bir lav tabakasıyla örtüldü. Bazalt çatlayıp parçalara ayrıldı. Yağmurlar çatlaklardan sızıp yumuşak tüfü aşındırmaya başladı. Isınan ve soğuyan hava ile rüzgârlar da oluşuma katıldı. Böylece sert bazalt kayasından şapkaları bulunan koniler oluştu. Bu değişik ve ilginç biçimli kayalara halk bir ad yakıştırdı: “Peri bacası”.
Bundan milyonlarca yıl önce Kapadokya bölgesi bir iç denizmiş. Bölgenin güneyinde yapılan arkeolojik kazılarda ilkel deniz canlılarına ait fosillerin bulunması bu tezi doğrular. Yerkabuğunun hareketlenmesi ile birlikte dünyamızın merkezindeki magma tabakasında bulunan sıcak lav, yerkabuğunda oluşan derin çatlaklardan çıkış yolları bularak Erciyes, Hasan Dağı ve Güllüdağ yanardağlarından yeryüzüne püskürmeye başlar. Bu volkanik hareketlilikle birlikte denizi kurumuş ve denizin bulunduğu yerdeki çukur bölge lav ile dolmaya başlamış. Peri bacalarının oluşmasındaki en birinci etken lavların çukur bir bölgede birikmiş olmasıdır. Yoksa her lav püsküren yerde Peri bacası oluşmaz.
Milyonlarca yıl boyunca lav püskürmesi, püsküren lavın soğuyarak sertleşmesi sonra bu sertleşen katmanın üzerine tekrar lav püskürmesi şeklinde devam eden bu döngü yanardağlar sönerek faaliyetlerini durdurana kadar devam ediyor. Yani bu lav tabakaları tek seferde değil birçok defa lav püskürmesi ve soğuması neticesinde oluşuyor. İkinci bilmemiz gereken nokta da bugün peri bacası oluşumu olarak gördüğümüz kayaç yapılarının dünyanın merkezinden gelen sıcak ve akışkan lavların sertleşmesi ile oluşmuş olmasıdır. Her ne kadar sertleşmiş olsa da aslında basit bir tornavida ile oyulabilecek kadar da yumuşaktır.
Yanardağlar söndükten sonra devreye akarsular giriyor. Sertleşmiş lavın üzerinden akan akarsular kayayı aşındırarak yukarıdaki fotoğrafta gördüğümüz gibi derin vadiler oluşmasına neden oluyor. Bu derin vadilerin yamaç kısımları değişik yönlerden esen rüzgarın aşındırması nedeniyle dalgalı bir görünüm kazanıyor. Bu yapı peribacası oluşumunun birinci evresidir. Rüzgarın aşındırması devam ettikçe bazı bölümler ana parçadan ayrılarak bildiğimiz Peribacası görünümüne kavuşurlar.
Şapkası olan peribacaları nasıl oluştuşmuştur
Bu şekil üst katmanı daha sert ve ağır, alt katmanı daha yumuşak ve hafif lav katmanlarının bulunduğu bölgelerde gözlemleniyor. Şapka kısmında bulunan ağır katman aşağı doğru baskı yaparak alttaki hafif katmanın sertleşmesine neden olduğu için kayanın altında kalan kısım rüzgar aşındırmasına daha dirençli oluyor. Rüzgarın gücü büyük kaya parçalarının aşınarak yokolmasına neden oluyor ama taşın ağırlığı ile sertleşen bölüm yokolmadığı için yukarıda gördüğünüz şekil oluşuyor.
Kapadokya Hakkında Bilgiler
Kapadokya Bölge günümüzde turizm açısından büyük bir öneme sahiptir. Avanos, Ürgüp, Göreme, Akvadi, Uçhisar ve Ortahisar Kaleleri, El Nazar Kilisesi, Aynalı Kilise, Güvercinlik Vadisi, Derinkuyu, Kaymaklı, Özkonak Yeraltı Şehirleri, Ihlara Vadisi, Selime Köyü, Çavuşin, Güllüdere Vadisi, Paşabağ- Zelve belli başlı görülmesi gereken yerlerdir.Kayalara oyulmuş geleneksek Kapadokya evleri ve güvercinlikler yörenin özgünlüğünü dile getirirler. Bu evler ondokuzuncu yüzyılda yamaçlara ya kayaların ya da kesme taştan inşa edilmişlerdir. Bölgenin tek mimarı malzemesi olan taş yörenin volkanik yapısından dolayı ocaktan çıktıktan sonra yumuşak olduğundan çok rahat işlenebilmekte ancak hava ile temas ettikten sonra sertleşerek çok dayanaklı bir yapı malzemesine dönüşmektedir. Kullanılan malzemenin bol olması ve kolay işlenebilmesinden dolayı yöreye has olan taş işçiliği gelişerek mimari bir gelenek halini almıştır. Gerek avlu gerekse ev kapılarının malzemesi ahşaptır. Kemerli olarak yapılmış kapıların üst kısmı stilize sarmaşık veya rozet motifleriyle süslenmiştir. Yöredeki güvercinlikler 19. yüzyılın sonları, 18. yüzyılda yapılmış küçük yapılardır. İslam resim sanatını göstermek açısından önemli olan güvercinliklerin bir kısmı manastır veya kilise olarak inşa edilmişlerdir. Güvercinliklerin yüzeyi yöresel sanatçılar tarafından zengin bezemeler, kitabeler ile süslenmişlerdir. Bölge şarapçılık ve üzüm yetiştiriciliği ile de ünlüdür. Kapadokya’yı eskiden ev olarak kullanıyorlardı.Bu yüzden şimdi kalıntılar çıkartılıyor. Bunlar tarihi eser olarak koruma altına alınıyor. Kapadokya görülmeye değer korunmaya alınmıştır.
Kapadokya farklılıklar keşfetmek isteyenler için bir yeryüzü cennetidir. Peri bacaları ile süslenen vadiler içinde gezintiler yaparken daha önce hiç gidilmemiş yerler keşfedebilir veya fotoğrafçılığa meraklı iseniz daha önce hiç çekilmemiş kareler çekebilirsiniz. Geziler süresince merak duygusu giderek öyle bir seviyeye gelir ki Kapadokya gezisi basit bir gezinti havasından çıkıp bir serüvene dönüşür.
Kimi zaman peri bacaları düşünmediğiniz şekillerde karşınıza çıkar. Peri bacaları renklidir. Bu renklere sahip vadilerde özellikle gün batımını izlemek benzersiz bir renk senfonisine şahit olmaktır. Geniş Kapadokya coğrafyasında gezerken vadinin yapısına göre değişik renklere ve şekillere sahip peri bacaları görebilmek mümkün. En güzelleri nerededir diye sorsanız bunun tek bir cevabı yoktur. Örneğin bu sayfadaki fotoğrafların her biri bambaşka yerlerde çekilmiştir.
İşte bu doğal mucize on bin yıl boyunca en ilkelinden en modernine tüm insan topluluklarını cezbetmiş ve bölge Anadolu tarihi açısından hep önemli rol oynamış. Peri bacaları kolaylıkla işlenebilen kayaç yapısı nedeniyle kimi zaman bir bölgeyi koruyan bir kale, kimi zaman insanların yaşadığı bir ev, kimi zaman hastaların iyileştirildiği bir ocak, kimi zaman da dua edilen mekanlar olarak karşınıza çıkar. İşte Kapadokya bölgesinde bulunan peri bacalarının gizemi de bu noktada başlar.
Peri bacalarından imal edilmiş evlerle kurulu bu köyde gezerken kendinizi mistik bir film platosunda veya tarih öncesi bir devirde hissedebilirsiniz. Zaman zaman duyacaksınız. Bilmem nerede peri bacaları varmış hem de Kapadokya’dan bile daha güzelmiş. İşte buna katılmam çünkü dünyanın çeşitli yerlerinde Kapadokya’ya benzer yerler olsa da insanların yüzyıllarca peri bacalarının içinde yaşadıkları bir başka yer yok.
Hep merak ederim neden peri bacası ismi kullanılmış diye. Bugün sözlükten “baca” kelimesinin anlamına baktığımda bildiğimiz anlamının dışında bir de halk dilinde küçük pencere anlamına geldiğini öğrendim. Bu konuda iddalı değilim ama insanlar peri bacalarına oyulmuş delikleri perilerin yaptığını düşünerek “perilerin yaptığı pencereler” anlamında peri bacası kelimesini kullanmış olabilir. Neden periler? İşte bunu anlamak için Kapadokya’ya gelmeniz lazım. Perilere inanmasanız da bir peri masalı içinde olabileceğinizi düşüneceksiniz…
Kapadokya Turu | 41a4763e8611 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Kız kulesi Yılan Hikayesi
Kızkulesi Adası, Kubadabad
Saltanat Kentinin haremliğiymiş. Ada da çevresi sularla çevrili bir kale ile,
birbirinden güzel köşklerin ortasında yüksek bir kule varmış.
İşte bu kölede cariyeleri ile birlikte Selçuklu Sultanının güzeller güzeli
biricik kızı yaşarmış.
Sultan, düşünde (başka bir rivayete göre falında) sevgili kızının yılan
sokması sonucu öleceğini görmüş. Yaptırdığı ve Kaleye ve içinde kuleye kızını
bunun için kapatmış. Öyle ki, kuleye yılan girmesinde diye beton borularla
Anasmaslar’dan Adaya su ve süt akıtılmış. (Anılan iki sıra beton boruların
kalıntıları günümüze kadar gelmiştir.)
Böylece yıllar yılları kovalamış ve günlerden bir gün güzel Sultan ateşlere
düşüp hastalanmış. Ülkenin en ünlü hekimleri zor bulmuşlar devasını. Sevgili
Sultan yeniden sağlığına, mutluluğuna kavuşmuş. İyileşmesini kutlamak için
armağanlar yağmaya başlamış kuleye. Yaşlı bir köylü kadında bir sepet üzüm
getirmiş. Meğer üzümlerin içinde bir küçük yılan varmış.
Yılan o gece uykuya dalan güzel Sultanı sokup öldürmüş.
İkinci Efsane:
Evet,İstanbul’un olmazsa olmazlarından,Kız Kulesi’nden söz
ediyoruz.Bu güne dek birçok efsaneye konu olmuş Kız Kulesi’nden.Efsanelerden en
bilineni sepetteki yılan hiç kuşkusuz,ancak biz bu satırlarda ondan değil ”
âşıklar efsanesi” nden söz edeceğiz. Boğaziçinin güzelliğini donatan en güzel
efsane de ona aittir. Bu efsanenin Çanakkale boğazının en dar geçidinde ortaya
çıktığı söylense de artık kız kulesinin efsanesi olmuştur ve mitoloji
kronolojisinde hep bizim dişi gardiyan için anlatılır olmuş bu efsane.
Çanakkale Boğazının en dar olduğu yerde biri Sestos, öbürü Abydos diye iki
şehir varmış. Abydos, Anadolu topraklarında, Sestos da karşıda Trakya kıyısında
yaşarmış.Abydos’ta adı Leandros olan bir kral oğlu yaşarmış, Sestos’ta adı Hero
olan aşk tanrıçası Aphrodite’nin bir rahibesi varmış. Hero ile Leandros gönül
vermiş birbirlerine.Durun Leandros ile Hero’nun kız kulesi aşkını anlatmadan
önce Adonis ile Aphrodite’in hikayesini bilmeniz lazım.
Bir bahar günü Sestos’ta bayram varmış, Aphrodite’nin çok genç ölen sevgilisi
Adonis’in şerefine bir bayrammış bu. Adonis veya Temmuz ağaç kabuğundan doğmuş,
çiçek gibi körpe, canlı bir çocukmuş. Aphrodite onu görür görmez, güzelliğine
vurulmuş, çocuğu yer altı tanrıçası Persophone’ye vermiş, büyütsün diye. Ne var
ki, karanlık ülkenin tanrıçası da çocuğa tutulmuş. Aphrodite’ye geri vermek
istememiş. Tanrıların babası Zeus kızlarının arasını bulmak için Adonis yılın
üçte birini yeryüzünde Aphrodite ile, üçte birini yeraltında Persephone ile,
geri kalanını da kendi nerede dilerse orada geçirecek diye kesip atmış. Ama
Adonis yılın sekiz ayını Aphrodite’nin yanında geçiriyor, yalnız dört ay
iniyormuş karanlık ülkeye, Persephone kıskançlığından bir yaban domuzu salmış
ormanlara, hayvan Adonis’i avlanırken yaralamış, öldürmüş. Can çekişen
sevgilisinin yanına koşarken Aphrodite’nin ayağına bir gül dikeni batmış. O güne
kadar beyaz olan gül, tanrıçanın kanıyla al renge boyanmış.
Tanrıça, Adonis’in gövdesinde ne kadar kan damlası varsa, o kadar gözyaşı
dökmüş, toprağa dökülen her damla kandan bir lale, her damla yaştan bir kırmızı
gül fışkırmış. Bundan böyle bahar bayramında kadınlar, “ Ah Adonis! Vah
Adonis!”diye bağırıp dövünürler, tören yaparlarmış.
Leandros, Hero’yu bu törenlerin birinde tepeden tırnağa kırmızı güllerle
donanmış olarak görür ve olan olur her ikisinin gönlüne aşk ateşi düşer düşer ya
.İşte efsane böyle başlar.
Abydos’lu kral oğlu Sestos’lu, rahibeye ne
pahasına olursa olsun kavuşmak ister.Ancak arada bir engel vardır. Hero’nun
rahibe olması.Böyle olunca Hero evlenemez ve sevdiğine kavuşamaz.Ama aşk sınır
tanımadığı gibi deniz, deryayı hiç dinlemez elbet.Leandros Anadolu kıyısından
Sestos’a geçmek için yanıp tutuşur. Bir gece dalgalara bakarken, Sestos’taki
kulenin tepesinde bir ateşin yandığını görür. Hero kuleye çıkmış, sevgilisine,
“Gel, gel!” diye bir meşale sallar.Deniz durgundu, ay suda hafifçe dalgalanan
ışıltılarıyla Leandros’a bir yol çizer gibidir.
Leandros dayanıklı bir yüzücüdür veKarşı kıyıda Hero’ya varan ışık yolu ise
ona oldukça kısa görünür.
Dalgacıklar, “Gel, biz seni götürürüz” der gibi fış fış ederek, kuledeki
meşale ile aynı şarkıyı söyler ve hero’ya kavuşacağı hayaliyle suy atlar.var
gücüyle kulaç atar,yüzmeye başlar. Hero’nun elinde sallanan meşale de gittikçe
yakınlaşır.Aşk sarhoşu Leandros artık yüzmüyor, su fırtınası arasında uçuyor
gibidir. Son bir kulaçla karaya ayak basar, soluk bile almadan kumsaldan yukarı
koşar. Kulenin kapısı açıktır ve içeriye dalar, merdivenleri tırmanır.İlk defa
birbirine sarılacak bir kadınla bir erkek nasıl bir an duraklar, karşılarına
çıkan mutluluğa nasıl şaşkınlıkla inanmadan bakarlarsa, Hero ile Leandros da
öyle duraklar, bakışırlar. Meşale söner, Sestos kulesi kapkara bir taş yığını
gibi yükselir ay ışığında.
Bir gece, bir gece daha, her gece Leandros kulede sallanan meşaleye doğru
yüzer, her gece Hero’ya kavuşur ve her sabah doymadan, yaz gecelerinin
kısalığına üzülerek dönüş yolunu tutar.Ancak Yaz geçmiş, boğazda dondurucu
poyrazlar esmeye başlamıştır. Ne var ki, Sestos kulesinde meşalenin yandığını
gördü mü, ne rüzgar, ne dalga, ne soğuk durdurabilir Leandros’u. Denize dalar
dalmaz en yüksek dalgaları yara yara yüzer, yorgunluğunu duymadan varır karşı
yakaya. Hero korkmaya başlamıştır, denizden çıkan sevgilisinin buz gibi bedenini
sararken bir tehlike sezinleyerek ürperiyordur. Hızla esen bora meşalesini
söndürecek gibi oluyur bazı geceler. Yine de gelme diyemez Leandros’a.
Kavuşmamak, biri boğazın bir kıyısında, öbürü öbür kıyısında bütün bir gece ayrı
kalmak akla sığmayan, olmayacak bir şeydir.
Bir gece fırtına daha serttir. Hero’nun elindeki meşaleyi söndürür, dağ gibi
yükselen dalgalar Leandros’un çırpınan gövdesini döve döve Sestos’tan çok
ötelere sürükler. Delikanlı bütün gücüyle karşı koymaya çalışır, ama kulenin
tepesindeki ışığı göremez olmuştur artık.Nereye doğru yüzeceğini bilemez.
Yol gösteren ay ışığını kara bulutlar kaplamıştır. Leandros’un yüreğindeki
ateş yanar daha, ama kollarının, bacaklarının gücü tükenmiştir. Buz gibi bir
donukluk sarar bedenini. Ne olduğunu bilmeden bırakır kendini denize. Sabaha
karşı dalganın kıyıya sürüklediği cesediyle acı son başlangıçtır onun için.
Sestos kıyılarında kurşun gibi bir sabah ve serin hava Hero’yu
sarmıştır.Bitkin bir şekilde akşamdan beklediği leandros’unu düşünmektedir.Fakat
kıyıya sürüklenen cesedi görünce hasret ateşini söndürmek için kendisini sadece
marmaranın sularına atmak olur çaresi.Çaresizliğinin çaresi olarak.
Bir efsane de Osmanlı Döneminden:
En son anlatılan hikaye ise Osmanlı
Dönemi ile ilgilidir. Battal Gazi`nin askerleri ile Kızkulesi`ne baskın yaparak
kuleye saklanan hazinelerin ve Üsküdar Tekfuru`nun kızını kaçırdığı ile ilgili
hikayedir. Battal Gazi tekfurun kızı ve hazinelerini aldıktan sonra Üsküdar`dan
atına atlayıp oradan uzaklaşmıştır. Çokça bilinen “Atı alan Üsküdar`ı geçti”
lafı bu hikayeden gelir. Bu hikayeden günümüze gelen bir diğer şey de küçük
kulemizin ismi ile ilgilidir. Diğer efsanelerdeki prenseslere de atfen Türkler
buraya Kız-Kulesi ismini vermişlerdir.
işte o gün bü gündür Kız Kulesi, İstanbul’un hem en güzel hem de en romantik
noktalarındsan biridir. | d6598066446b | [
"culturax",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Türk esirlerin yürek burkan dramı
Sibirya'dan Myanmar'a, Korsika Adası'ndan Kanada'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyada esaret altında kalan askerler, geride yürek burkan öyküler bıraktı. Esir düşen askerlerin izini süren genç belgeselci Cem Fakir, yurt içi ve yurt dışında 180 binden fazla kilometre yol katederek bu öyküleri, "Esaret Günlüğü" adı altında belgeselleştirdi.
Balkan Savaşları'nın yarasını sarmaya fırsat bulamayan Osmanlı İmparatorluğu, 1914 yılında başlayan 1. Dünya Savaşı'nın tam ortasında kaldı. Çanakkale, Irak, Sina-Filistin, Sarıkamış ve Çanakkale cephelerinde 3 milyondan fazla askerini gönderdi. Bu askerlerin binlercesi hayatını kaybederken, 200 binden fazla asker de esir düştü. İşte 10 yıl boyunca bu askerlerin izini süren belgeselci Cem Fakir, 2011 yılının mart ayında Çanakkale'de start verdiği belgeseli için Mısır, Hindistan, Myanmar, Rusya, Azerbaycan, Fransa, İngiltere, Malta, Yunanistan, KKTC, Romanya, İsrail, Suriye, Ukrayna ve Kanada'ya kadar uzanan geniş bir coğrafyayı dolaştı. Belgesel için Genelkurmay ile Kızılhaç ve Kızılay arşivlerinden yararlanılırken, İngiltere, Rusya ve Fransa arşivlerinde bulunan daha önce hiç yayınlanmamış görüntüler de kullanıldı. Sibirya'daki Krasnoyarsk şehrindeki esir kampından ve Fransızlar tarafından gemi ile götürülen esirlere ait fotoğraflar ilk kez gün yüzüne çıkartıldı.
KAYIP KUŞAK"Onlar kayıp bir kuşağın en talihsiz çocuklarıydı" diyen belgeselin yönetmeni Cem Fakir, şunları anlatıyor: "Belgeselde iki tanıklığın dışında, 25 yerli ve yabancı uzmanla röportaj yaptık. Sarıkamış'ta esir alınıp, 12 bin kilometre öteye Sibirya'ya götürülen esirlerin izini sürdük. Buradaki amaç esirleri savaş alanının dışına çıkartmak. Müslüman nüfusun az olduğu bölgeler özellikle tercih ediliyor. 200 bin esirin yaklaşık 50 bini yollarda veya bu kamplarda hayatını kaybediyor. İngilizler, Çanakkale, Irak ve Sina-Filistin Cephelerinde 135 binden fazla Türk askerini Kıbrıs, Mısır, Hindistan ve Burma (Myanmar) gibi ülkelerde kurdukları esir kamplarına götürdüler. Sarıkamış başta olmak üzere Doğu Cephesi'nde ve Avrupa'daki Galiçya Cephesi'nde 60 binden fazla Türk askeri Ruslara esir düştü. Ruslar bu esirleri Azerbaycan'daki Nargin Adası'nda, Avrupa Rusyası'ndaki Vetluga ve Varnavin gibi kasabalarda ve Trans Sibirya hattı boyunca çeşitli şehirlerde kurdukları esir kamplarında tuttular. Fransızlar, büyük bölümünü Çanakkale kara muharebelerinde aldıkları 2 bin civarında esiri, gemilerle Korsika Adası'nda ve Güney Fransa'da kurdukları kamplara götürdüler."
DİRİLEN ŞEHİT: ÇALIK HÜSEYİNBelgeselde yer alan esir öykülerinden biri Çalık Hüseyin'e ait. Çanakkale Savaşı'nda Fransızlara esir düşmüş yüzlerce Türk askerinden biriydi İzmir'in Tire ilçesi Kireli Köyü'nden Çalık Hüseyin...Fransa'daki esaret günlerinde, evli ama eşinden ayrı yaşayan Bernadette adlı bir Fransız kadına tutuldu ve bir de çocuğu oldu. Çevresinin tepkisinden çekinen Bernadette, çocuğu resmen evli gözüktüğü kişinin nüfusuna kaydettirdi ama ismine "Hüseyin" eklemeyi de ihmal etmedi. Çalık Hüseyin, 1920'li yıllarda çeşitli işlerde çalışmaya başladı. Seyyar satıcılık, demiryollarında ve tarlalarda işçilik yaptı ve yokluklar içinde yaşamını sürdürmeye çalıştı. Uzun yıllar Fransa'da yaşayan Çalık Hüseyin, ömrünün son dönemlerinde, Türkiye'ye dönmeye çalıştı. Vatan toprağında ölmek isteyen Çalık Hüseyin, bürokratik nedenlerle bir yabancı gibi oturma izni almak zorunda kaldı. Savaştan sonra memleketine dönmeyince askerlik şubesinde künyesine şehit; nüfus dairesinde ise kütüğüne ölü yazılan bir Çalık Hüseyin, o dönem "Dirilen Şehit" başlığıyla haber bile oldu. İkinci eşi ile birlikte bir kaç ay köyünde kalan Çalık Hüseyin, daha sonra geri döndüğü Fransa'da, 1955 yılında hayatını kaybetti. Çalık Hüseyin'ien torununun oğlu olan ve Fransa'nın kuzeyindeki Lille şehrinde yaşayan tarih öğretmeni Vincent Hüseyin Pietererans, 1994 yılında büyük dedesinin doğup büyüdüğü tire'de akrabalarına ulaşmayı başarmış. Büyük dedesi ile ilgili olarak, şunları anlatıyor: "Tire'den Çanakkale'ye savaşmaya gelmiş ve esir düşmüş. Devamlı nargile çekermiş ve bir seccadesi varmış..."
SİVİLLER "ENTERNE" EDİLDİMilyonlarca insanın hayatına mal olan Birinci Dünya Savaşı sırasında, askerlerin yanı sıra siviller de esir alındı. Savaş boyunca, suçları sadece düşman ülke topraklarında bulunmak olan binlerce sivil, tel örgüler ardına hapsedildi. İngilizler, savaş boyunca çok sayıda Alman, Avusturya, Macar ve Osmanlı vatandaşını toplama kamplarına gönderdi. İrlanda Denizi'ndeki Man Adası, Birinci Dünya Savaşı sırasında İngilizlerin kurduğu sivil toplama kamplarının merkezi oldu. Adanın Douglas ve Knockaloe bölgelerinde kamplar kuruldu. 1915 sonunda esir sayısı 20 bine ulaştı. Bu sayı savaş sonunda 30 bini buldu. Man Adası'ndaki kamplarda 100'den fazla Osmanlı vatandaşı da bulunuyordu. Bugün Man Adası'nda bulunan mezarlıkta esir kampında hayatını kaybeden yedi Osmanlı vatandaşının mezarı bulunuyor. St. Patrick Kilisesi'nin bahçesinde bulunan mezarlardan biri Bahriyeli subay Hasan Derviş'e ait. Diğer altı mezarda ise sivil Osmanlı vatandaşları Ramazan Mehmet, Hüseyin Halid İbrahim, Hüseyin Ali, Mehmet Ali, Kalan Yeğen ve Ahmet Hasan yatıyor. Birinci Dünya Savaşı sırasında İngiliz yönetimindeki Kanada'da da, 24 toplama kampı kuruldu. Esirler arasında 205 Osmanlı vatandaşı bulunuyordu. Bu esirlerin çoğu Toronto'nun güneyindeki Brantford şehrinde tutuklanmıştı. Türk esirler, Ontario eyaletine bağlı Kapuskasing kasabasına gönderildi. Savaş boyunca Kapuskasing'deki kampta 31 sivil esir hayatını kaybetti. Bunlardan üçü Osmanlı vatandaşıydı. Bugün Kapuskasing'deki mezarlıkta Alex Hasan adlı bir Osmanlı esirinin de mezarı bulunuyor.
Bülent ERGÜN - Sabah.com.tr | 2d18b6da566f | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Firma : Beyoğlu Masaj Salonu
Masaj salonumuz tecrübeli ve uzman bayan personeller, kaliteli hizmet ve müşteri memnuyeti misyonu ile siz değerli baylara masaj hizmeti vermektedir.Sizlere klasik masaj, spa masajı, sultan masajı ve çok özel masaj hizmetlerini sunmaktayiz.Sauna, spa, kapalı havuz, vucut bakimi gibi hizmetler sunmaktayız.
Salonumuz hijyenik ortamlarda hizmet vermekte olup en modern masaj ve spa yöntemleri ile İstanbul Beyoğlu'nda hizmetinizde.İstanbul Beyoğlu'nda en kaliteli spa ve masaj salonu olarak gözükmekteyiz.
Ferah havası, rahat ortamı, sıcak sauna salonları ile masaj salonumuzda en iyi kaliteli hizmeti sizlere sunmaktayız.Beyoğlu'nda VIP odalarda profesyonel masözlerle masaj keyfini tadabilirsiniz.
Huzurun, güvenin ve nezih bir ortamın birleştiği masaj salonumuz sizlerin hizmetindedir.Bizimle birlikte sizlere sunduğumuz hizmet ile rahatlamanın tadına varın.
Beyoğlu masaj salonu huzurlu ve rahat verici bir ortamdır.Kendinizi evinizde gibi hissetmenizi sağlayarak huzurun tadına varıyorsunuz.Sadece bizi aramanız yeterli.
Konusunda uzman masözlerimize kendinizi teslim edin ve rahatlamanın keyfine bakın.Masaj sayesinde günün stresini yorgunluğunu atmanızı sağlar ve vücut sağlığınızı dengeler.Çeşitli masaj çeşitlerimizi seçebilir size uygun olanını tercih edip rahatlamanızı keyfinize bakmanızı hizmet edinmiş bir masaj salonuyuz.
Firmanın Görüntülenme Oranı
Hizmetleri Hakkında Yapılan Yorumlar
Yorumlarınız karşılaştırma açısından çok önemlidir. Lütfen olumlu veya olumsuz yorumlarınızı bırakınız.
Hatalı gördüğünüz kayıtlar için bizlere de verilecek bilgi doğrultusunda araştırması yapılarak hemen yayından kaldırılır." | d1904ae72b08 | [
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
iPhone 6s Şikayet ve Sorun Çözümleri
iPhone 6s’de oluşan tüm hata ve sorunlarınızı bizler ile paylaşarak, sorunlarınızı daha hızlı halletmeye ne dersiniz? Bu sayfada sadece sorunlar değil cihaz ile ilgili merak ettiğiniz her şeyi bulabilirsiniz. Cihaz için merak ettiğimiz ve sık sık sorduğumuz sorular ile başlayalım.
- iPhone 6s’i nereden satın alabiliriz?
Cihazımızı teknoloji mağazalarından ve e-ticaret sitelerinden kolaylıkla satın alabilirsiniz.
- iPhone 6s’in işletim sistemi nedir?
ios 9 versiyonu kullanılmakta.
- iPhone 6s’de hangi işlemci kullanılmış?
Apple A9 + M9 yardımcı hareket işlemcisi bulunuyor.
- iPhone 6s’de hangi renk seçenekleri mevcut?
Uzay grisi, gümüş, roza altın ve altın sarısı renk seçenekleri mevcut.
- iPhone 6s, 4.5G alt yapısını destekliyor mu?
Ülkemizde kullanılmaya başlanacak 4.5G alt yapısını desteklemektedir tabi kide bu özelliği kullanabilmek için sim kartınızın da 4.5G uyumlu olması gerekiyor.
- iPhone 6s’in bataryası ne kadar?
Çıkarılabilir 1810 miliamper bataryası bulunuyor.
- iPhone 6s’in kamerası kaç megapiksel?
5 MP ön kamerası, 12 MP arka kamerası bulunuyor.
- iPhone 6s’in ne kadar Bellek(RAM) bulunuyor?
2 GB belleği bulunuyor.
Oluşabilecek herhangi bir sorunu lütfen aşağıda bulunan yorum formundan bizlere gönderin, en kısa zamanda sizler için sorunu çözebilecek fikirler vermeye çalışacağız. Lütfen unutmayın burada vereceğimiz herhangi bir bilgi varsayımlar üzerinden değerlendirilmektedir. Oluşan teknik aksaklıklarda lütfen cihazınızı kurcalamak yerine teknik destek ekibine gönderin veya sorun çözümüne odaklanmış kişilere ileterek yardım almayı sakın unutmayın. | a01706a2e5f6 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Barselona’da geçen hafta, 26’sı Pazartesi gününden 31’i Cumartesiye kadar 6 gün boyunca, sokakta sosyal bir patlama yaşandı. Yaşananların nedeni Can Vies işgal evinin Barselona belediyesi tarafından yıkımına başlanmasıydı. Türkiye’deki haberler ise ağlatacak derece yanıltıcıydı. DHA’ya göre Can Vies’ı işgal edenler kendilerine “okupa” adı veren bir grup genç iken, Radikal’e göre ise Can Vies “radikal sol görüşlü örgüt üyeleri” tarafından işgal altında tutuluyordu. Üstüne üstlük gazetelerin ilgilendiği sosyal mücadele ya da polis şiddeti değil, DHA’dan Mehmet Çiftçi yanlış aktarımıyla, ses tomasının ilk kez kullanıldığı iddiasıydı. Barcelona belediyesinin yaptığı büyük bir politik hata nedeniyle şehirde sosyal patlamaya yol açan Can Vies eylemlerinin gerçeği neydi ve şehirde geçmişi çok eskilere dayanan özyönetimci hareketlerle ilgisi neydi, bu yazıda bunları okuyacaksınız.
1969: 2014’e gelecekten bir bakış
1968’de toplumsal mücadelerde yaşanan uluslararası patlama, bugün içinde bulunduğumuz 2011-2013 süreciyle çok büyük benzerlikler gösteriyor. Bu iki farklı dönemdeki patlamar arasındaki önemli benzerliklerden biri eğitimli orta sınıfın bu kalkışmalardaki rolü. Bunu sadece öznel bir sınıfsal hissiyata hapsetmemek gerek; yaşanan kalkışma, üretim şekillerinin değişimi ile beraber emek sömürüsünün farklılaşması ve üniversitelerde beyaz yakalı emekçilerin de daha önceki ayrıcalıklarından feragat etmesi gerektiğinin ortaya çıkmasıyla ilintiliydi. Bunun en önemli ifadesi Mario Savio’nun ünlü konuşmasında, üniversitenin bir fabrika, öğrencilerin de alınıp satılabilen doğal kaynak olduğu tespitidir.
Gezi’nin sınıfsal muhteviyatı konuşuladursun, her halükarda Türk orta sınıfının katılımı bariz bir şekilde ortadaydı. Bu açıdan ezenin kurtuluş mücadelesindeki yeri nedir bunu konuşmak üzere, direnişin üzerinden bir yıl geçmesini fırsat bilerek bir 1969un ABDsiyle bir karşılaştırma yazısının vaktinin geldiğini hissettim. İnsanoğlunun aya ilk kez ayak bastığı, Stonewall isyanının yaşandığı ve Woodstock’un gerçekleştiği, Rob Kirkpatrick’in deyişiyle “her şeyi değiştiren yıl”a, 1969’a, ve beyaz devrimcilerinin örgütü olan “The Weathermen”in o yılki macerasına bir göz atalım.
bir nevin yıldırım hikayesi – bölüm 1 – egemen erkeğin başını küçükken ezmek gerek –
terry eagleton felaketleri ikiye ayırır, biri aniden gerçekleşen şok edici felaketler iken öteki ise, günbegün gerçekleşen süregelen trajedilerdir. bunların birbirlerine zıt olmalarının nedeni ise, ilk tür felaketler kabul edilemez ve korkulan bir tür iken, ikinci kategori ise gündelik yaşamın sadece bir arka planıdır ve önemsizdir.
türkiye’de kadına karşı şiddet ve kadın cinayetleri işte tam da bu ikinci arkaplan felaketi kategorisine girmekte. kadın cinyetlerini bir köşeye bıraktığımızda dahi, yasaların ve bürokratik yapının kadını korumaktaki yetersizliği ve isteksiz tavrı bunun birebir kanıtı. bunu ideolojik bir kasıt olarak algılamamız çok zor. din psikologlarının eliyle kavga eden karı kocayı barıştırma stratejisini güden bir devlet de, tacizden şikayetçi olan kadını evine yollayan ya da bizzat suçlayıcı tavırla sorgulayan o devletin polisi en basit anlamıyla iktidarsızdır. sözümona en kutsal değeri olan “ana ve bacı”yı korumadaki isteksizliği ancak sorunu çözme kifayetsizliğinin bir semptomu olabilir.
Okumaya devam et | 173e67a81298 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
2 yıl önce, ABD menşeili ateizm çevrelerinde, cemaatleri içerisindeki kadınlar ve sorunları üzerine çok önemli bir tartışma döndü. Genellikle Richard Dawkins’in “elevatorgate” eleştirisi olarak anılan bu cemaat kavgasının gerçek çıkış noktası, bir kaç feminist ateistin tartışmaya açtığı kurumsal ayrımcılık sorunuydu. Ortaya atılan konular da öyle yenilir yutulur şeyler de değildi; mevzu ateizm konferanslarındaki katılımcı ve konuşmacıların cinsel taciz vakaları ve örgütleyenlerin bu konuya duyarsızlıklarıydı. Ancak bu sorunlara getirilen elle tututulur/pratik çözüm önerileri karşısında ateist cemaat organizatörlerinin tavrı, bir özeleştiriye gitmek ve gerekli değişiklikleri yapmak değil, sorunları inkar ve feministleri itham etmek oldu. Yaşananlar olayla bağlantılı bireylerin tepkilerinden çok, kendisini ateist/şüpheci/humanist olarak tanımlayan entellektüellerin, kendi cemaatleri içerisinden gelen feminist eleştirilere nasıl tepki verdikleri ve bu tepkileri nasıl teorize ettikleri açısından konunşmaya değer. Bu nedenle de onur haftasının denk geldiği bu mübarek ramazan ayında sizlere bu mevzunun ayrıntılarını (freethoughtblogsdan alıntılayarak) anlatmaya karar verdim.
Öncelikle belirtmem gerekiyor ki bu yazıda ateizmin bir toplumsal hareket olarak içinde barındırdığı sosyal ilişkileri konuşacağım. İnsanlar herhangi bir ideolojiyi bireysel olarak takip edebilecekleri gibi, sosyal bir örgütlenmeye giderek bir cemaat olarak da savunabilmekteler. Bu ateizm için de geçerli. Bu açıdan, belirli değerleri savunan bir grup insanın, bu değerlerinin kendi organizasyonel kültürlerine nasıl yansıdığını ya da aşağıda anlatacağım şekliyle nasıl yansıtamadığını konuşmayı anlamlı buluyorum. | 22b7282c5eac | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Pegasus Basel Uçak Bileti Sorgulama Telefon : 0216 456 9 711
Sabiha Gökçen Havalimanı - Laughlin/Bullhead City Uluslararası Havaalanı Promosyonlu Bilet Hattı 0216 456 0 383
THY Erkilet Havalimanı - Erie Uluslararası Havaalanı Uçak Bileti Hattı 0216 456 03 83
Tekirdağ Çorlu Havalimanı - Indianapolis Uluslararası Havaalanı Promosyonlu Bilet Hattı 0216 456 0 383
THY Tekirdağ Çorlu Havalimanı - San Francisco Uluslararası Havaalanı Uçak Bileti Hattı 0216 456 0 383
Pegasus bonus karta taksitle ÇinMeixian - Filipinler Caticlan promosyonlu uçak bileti satan yerler. Lufthansa havayolları Siirt Centralia uçak bileti satış acentesi.
Gaziantep - Bartlesville Municipal havalimanı havalimanı online uçak bileti telefon numarası ile uçak bileti satın alma.
Türk hava yolları Bursa Panamacity arasında taksitle uçuş bileti satan internet siteleri.
THY Mardin Circle Hot Springs taksitle bilet almak istiyorum.
Sinop - Edremit sunexpress bilet fiyatı sorgulama. KLM Havayolları İndirimli Kilis - Gaziantep kaç lira ?
THY İzmir'dan Jamestown'a direk uçuşlar ve fiyatları.
Anadolujet ÇinDalian - Filipinler Roxas City ucuza bilet. Sunexpress havayolları Erzincan Pittsburg uçak bileti satış acentesi. Lufthansa havayolları Ankara Cordova uçak bileti satış acentesi. Asker indirimli Konya - Karaman ucuz ve promosyonlu bilet fiyatları ne kadar. Gaziantep - Aberdeen havalimanı pegasus bilet fiyatları online sorgulayabilirsiniz. Kars - Havre arası promosyonlu uçak biletini sitemizden sorgulayabilirsiniz. Pegasus bonus karta taksitle ÇinHandan - Kayseri promosyonlu uçak bileti satan yerler.
Atlasjet Trabzon Clovis arası uçmak kaç saat sürer ?
Öger türk havayolları Gaziantep Franklin arasında taksitle uçuş bileti satan internet siteleri. Denizli Houston gidiş geliş uçak bileti sorgulama taksitle satın alma.
Pegasus Adana Lebanon uçak bileti satış acentesi.
Şanlıurfa - Filipinler Legaspi atlasjet promosyonlu uçak bileti sorgulama. Mart ayı pegasus Kars Nevşehir kampanyalı uçuşlar hangi tarihler için var. Isparta - Antalya en hesaplı ve en güvenilir uçak firması hangisi ?
Pegasus bonus karta taksitle Erzincan - Filipinler Dipolog promosyonlu uçak bileti satan yerler. Bodrum - Angelina Cty havalimanı anadolujet bilet fiyatları online sorgulayabilirsiniz.
Pegasus Kütahya - Zonguldak şubat ayı uçak bileti fiyatları ? Kars Cumberland hesaplı uçuş fiyatları türk hava yolları. Erzurum Batesville promosyonlu uçak bileti satan bayi. Pegasus Kütahya Anita Bay arasında taksitle uçuş bileti satan internet siteleri. Bingöl - Samsun sunexpress bilet fiyatı sorgulama. Almanya Sonneberg - Kiev promosyonlu direkt uçuşlar hangi günler var haziran ayında. Konya - Anchorage Intl havalimanı atlasjet bilet fiyatları online sorgulayabilirsiniz. Türk hava yolları maximum karta taksitle Çin Lanzhou - Ankara kampanyalı uçak bileti satan yerler. Sunexpress kredi kartına taksitle ÇinDali City - Filipinler Tacloban uçak bileti satış şubesi telefon numarası. Türk hava havayolları Erzurum - Jamestown kampanyalı bilet fiyatları sorgulama. Eskişehir - Filipinler Cebu atlasjet promosyonlu uçak bileti sorgulama. 65 yaş indirimli Yozgat - Iğdır uçak bileti sorgulama alo bilet hattı numarası nedir ? THY Tunceli - Mardin uçak bileti sorgulama. Eskişehir - Lefkoşa 1 TL'ye uçak bileti nasıl satın alınır ? Pegasus havayolları Konya - Circle promosyonlu direk uçuşlar hangi gün için var nisan ayı için.
Türk hava yolları Sinop - Samsun mart ayı bilet fiyatları.
THY Kahramanmaraş - Batman uçak bileti sorgulama.
Atlasjet Ankara Atlantic city arasında taksitle uçuş bileti satan internet siteleri. Erzincan - Alliance Municipal havalimanı pegasus uçak bileti yaşlı indirimli.
Atlasjet Ankara Circle arasında taksitle uçuş bileti satan internet siteleri. Türk hava yolları Balıkesir Durango arasında taksitle uçuş bileti satan internet siteleri. Braunschweig - Ukrayna Simferopol yaşlı indirimli ucuz uçak bileti sorgulama, taksitli Simferopol satın almak istiyorum Sunexpress kredi kartına taksitle ÇinNanyang - Siirt uçak bileti satış şubesi telefon numarası. Bielefeld - Ukrayna Odessa yaşlı indirimli ucuz uçak bileti sorgulama, taksitli Odessa satın almak istiyorum Nisan ayı onur havayolları Antalya Malatya kampanyalı uçuşlar hangi tarihler için var. Erzincan - Albert Lea havalimanı türk hava yolları direkt uçuş günleri haziran ayı fiyatları sorgulama. | 335986a4bbe2 | [
"c4",
"culturax",
"hplt2",
"vngrs"
] |
İngiltere’de İngilizce Öğretmenleri İçin Programlar26 Aralık 2013
İngiltere’de İngilizce Öğretmenleri İçin Programlar
Teacher Training programları, İngiltere’de İngilizce öğretmenliği yapan ya da yapacak olan anadili İngilizce olmayan öğretmenler için düzenlenen bir programdır. TEFL( Teaching of English as a Foreign Language) hakkında öğretmenlere yardımcı olmayı amaçlamaktadır. Bu programlar 2 ila 12 hafta sürmektedir. Programların isimleri şöyledir:
- TESOL(TEACHING ENGLISH TO SPEAKERS OF OTHER LANGUAGE)
- CELTA(CERTIFICATE IN ENGLISH LANGUAGE TEACHING TO ADULTS)
- DELTA(DIPLOMA IN ENGLISH LANGUAGE TEACHING TO ADULTS)
4 hafta boyunca yaklaşık 130 saatlik yoğunlaştırılmış eğitimi bitiren öğretmenler İngilizce öğretmenliği sertifikalarını(TESOL) alabilirler böylece yurtiçinde olduğu gibi yurtdışında da öğretmenlik yapmanın kapılarını açmış olurlar.
Kimler bu programa katılabilir?
İleri seviyede İngilizce dil bilgisi olanlar
Tecrübeli ya da tecrübesiz her öğretmen
Yaşı en az 20 olan herkes
Programın tam adı: CERTIFICATE İN ENGLISH LANGUAGE TEACHING TO ADULTS
Cambridge Üniversitesi tarafından, dünya çapında geçerliliğe sahip anadili İngilizce olmayan İngilizce öğretmenlere verilen bir TEFL başlangıç programıdır. Genellikle 4 haftalık bu kursları başarıyla bitirenler DELTA programına devam etmeye hak kazanırlar. Program sonunda alınan sertifika Cambridge Üniversitesi tarafından onaylanmaktadır.
Katılım şartları:
En az 18 yaşında olmak,
En az Üniversite öğrencisi ya da mezunu olmak.
Yapılacak telefon mülakatında İleri düzeyde İngilizce bilgisi ile kendini ifade edebilmek.
Programın tam adı: DIPLOMA IN ENGLISH LANGUAGE TEACHING TO ADULTS
DELTA programına katılan öğretmenler kursu tam zamanlı olarak 3 ayda bitirebildikleri gibi yarı zamanlı olarak 6 ay sonunda da sertifikalarını alabilirler. Bu kursun bitiminde yapılan sınavların ve değerlendirmelerin sonunda İngilizce öğretmenliği alanında dünya çapında geçerliliği bulunan diplomayı almaya hak kazanacaklar.
Katılım şartları:
En az 20 yaşında olmak,
Son 5 yıl içinde 2 yıl tam zamanlı iş deneyimine sahip olmak,
CELTA veya TESOL Sertifikalarından birine sahip olmak,
Yapılacak telefon mülakatında İleri düzeyde İngilizce bilgisi ile kendini ifade edebilmek.
Detaylı Bilgi İçin : 0 212 259 60 75 pbx | fbb0c02db014 | [
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Eşinizle, sevgilinizle tartıştınız; keyifsiz, kızgın, kırılmış yani mutsuz hissediyorsunuz.
Eğer size "Haklı olmayı mı, Mutlu olmayı mı tercih edersin?" diye sorsam, ne cevap verirsiniz?
Biliyorum bir tarafınız "Ama ben haklıyım, bunu bunu bunu yapmalı veya şu şu şu hatayı yaptı" diyor, fakat yine biliyorum ki içinizdeki bir taraf ise "BEN MUTLU OLMAK İSTİYORUM" diyor.
İlişkilerimiz bizim en büyük spiritüel öğretmenimizdir. Bize sürekli olarak bir seçim hakkı sunar; SEVGİyi seçmek veya seçmemek.
Şimdi size vereceğim tarif hem benim ikili ilişkilerimde hem de danışanlarımın ikili ilişkilerinde çok büyük fark yarattı. Çünkü kabul edelim en çok yakın ilişkide olduğumuz kişilere kırılıyoruz, onlara kızıyoruz. Neden? Çünkü en çok beklentimiz onlardan;)
1. Adım:
Öncelikle ortada bir tartışma var ise, kabul edelim siz de bunun bir parçasısınız. Çözümün bir parçası olmanızın önünde duran "Haklı Olma İhtiyacınız"ın nereden geldiğini bulmaya ne dersiniz?
-Neyi ispatlamaya çalışıyorsunuz?
-Neden korkuyorsunuz?
-Bu tartışmadan haklı çıkarak neyi elde etmeye çalışıyorsunuz?
Bu soruları kendinize sorun ve cevapları ile yüzleşin, fark edin. Çünkü içinizdeki bir korkunuz, bir sınırlandıran düşünceniz sizi bu durumda tutmaya devam ediyor ve ilişkinizin en çok ihtiyacı olan, sizi ilişkide tutan şey olan "sevgi"den ayırıyor.
Bunu fark etmek ve bu haklı olma ihtiyacınızın kaynağını bulmak bile sizi mutluluğa bir adım daha yaklaştıracak çünkü kabul edin bunu yapmadan öncesindeki kadar ona kızgın hissetmiyorsunuz;)
2. Adım:
Şimdi en başta sorduğum soruyu iç sesinizin cevabını dikkate alarak cevaplandırın: MUTLU OLMAYI seçin!
İçinizden bunu tekrarlayın: "Mutlu olmayı seçiyorum"
3. Adım:
Evet ilk 2 adımı başarıyla gerçekleştirdiyseniz, şimdi son 1 adım kaldı; "affetmek".
En çok bunda zorlanıyor herkes, çünkü genel tepkimiz "Nasıl yani, o yanlış yaptı ben niye ona bunu yapayım ki?" oluyor:) Çünkü farkında olmuyoruz Ego'yu dinlerken aslında affetmenin bizim için yaptığımız birşey olduğunu!
Affetmeyi kendiniz için yapın. Aynı döngüyü hayatınızda sürdürmek istemiyorsanız, istemediğiniz şeylerin tekrarlamasını istemiyorsanız affedip yeni ve istediğiniz şeylere yer açın hayatınızda. Affetmek demek bu olayı sevdiğiniz ve hayatınızda tekrar olmasına izin verdiğiniz anlamına gelmez; tam tersi bu olayı arkanızda bıraktığınız, özgürleştiğiniz ve tekrar ona odaklanmayacağınız, yani tekrar hayatınızda olmasına izin vermeyeceğiniz anlamına gelir. EGO unutturmak istemez, EGO sürekli hatırlatmak ister çünkü EGO korku ile beslenir. Fakat korkup, sürekli odaklandığımız ve kontrol etmeye çalıştığımız şeyler hayatımızda kendini göstermeye devam eder. Çünkü zihnimiz neye odaklanırsa onu yaratır.
Peki nasıl mı affedeceksiniz?
"İstemenin ne kadar kuvvetli olduğunu biliyor musunuz?"
Niyet etmek ve istemek, bu seçimi yapmak sizin için bütün taşları yerine koyacak. Bunu destekleyecek bir cümle de isterseniz, Evren'e "Ben bu kişiyi, bu durumu arkamda bırakmak, affetmek istiyorum; ne yapmalıyım bana göster, bana yardım et" diye söyleyin.
Evren sizin isteğinize cevap verecek ve o anda bile Mutluluk seviyenizin yükseldiğini hissedeceksiniz. Çünkü seçim yaptığınız anda Mutluluk hayatınızda kendini gösterecek.
Çünkü "Mutluluk sizinle başlar"
Yaşam Koçluğu seansları ve workshoplar hakkında bilgi için bana yazabilir, her pazartesi haftaya yüksek enerji ile başlamak için websitemden ücretsiz üye olabilirsiniz.
Sevil Eskicioğlu Özkal
Yaşam Koçu ve Motivasyon Konuşmacısı | 91a5e5c8aaf0 | [
"c4",
"culturax",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Birbirinden renkli atölyelerin, oyun gruplarının yapıldığı şeker mi şeker bir mekan açtı.
Şimdi bir de annelere özel atölyeler düzenlemeye başladı. Anneler yeni bir şeyler keşfedip, yaratıcılıklarını ortaya çıkaracaklar, çocuklar da mutlu mesut oyunlar oynayacaklar.
Anne Sözü'nde bu hafta sonu için böyle bir atölyeye 2 anne, 2 çocuk için bir davet armağan ediyoruz. Desen Atölyesi artı oyun grubu…
Katılım için bugün son gün. Buraya yorumunuzu bırakarak katılabilirsiniz.
Siz de bu hafta sonu, kendiniz ve miniğiniz için Mutlu Krallık'ı keşfedip, güzel anlar geçirirsiniz umarım. | 048210e84178 | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |
Beyazperdede yeni bir Elmore Leonard
Sevdiğim yazarlardan Elmore Leonard sinemaya da en sık uyarlanan isimlerden. İşin güzel yanı bu uyarlamaların hiç de azımsanmayacak kısmı iyi sonuçlar verdi. Bakınız Out Of Sight. Ya da Jackie Brown. Hatta Get Shorty. Ve tabii ki her iki uyarlamasıyla da 3:10 To Yuma. Yine bir Elmore Leonard uyarlaması olan TV dizisi Justified da hiç fena değil doğrusu. Biraz önce öğrendiğime göre yeni bir Leonard uyarlaması geliyormuş. Yazarın 1988 tarihli romanı Freaky Deaky ( okumadığım bir romanı ) yönetmen Charles Matthau tarafından filme aktarılacak. Filmde oynayacağı belli olan tek isim de William H. Macy. Ünlü oyuncu Walter Matthau'nun oğlu olan Charles Matthau'nun ( adını Charles Chaplin'den almış ) herhangi bir filmini izlemedim doğrusu ama William H. Macy'yi severim. Romanı da merak ettim doğrusu, hemen bulup okumak niyetindeyim.
Kaydol: Kayıtlar (Atom) | b8469e684b5b | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Dağ 2012 Yerli Film Ücretsiz Full indir
Vizyon Tarihi: 16 Kasım 2012
Yapımı : 2012 – Türkiye
Tür : Aksiyon , Dram , Savaş
Süre: 90 Dak.
Yönetmen : Alper çağlar
Oyuncular : Ufuk Bayraktar , Fırat Doğruloğlu , Cengiz Coşkun , Mesut Akusta , Özgürcan Çevik
Senaryo : Alper çağlar
Yapımcı : -
Biri uzun, diğeri kısa dönem iki geçimsiz asker, merhametsiz bir dağın zirvesinde terörle zor bir mücadelenin içine girerler. Hayatta kalmak için önce kendilerine, sonra birbirlerine güvenmek zorundadırlar.
Bir askeri birlikten gönderilen dört kişilik ekip sıradan bir iletişim anteninin tamir görevi sırasında hiç beklenmedik bir şekilde pusuya düşer. Hayatta kalan uzun dönem er ve kısa dönem çavuş iki genç asker ilk kez aralarındaki didişmeyi bir kenara bırakıp esas düşmana karşı beraber mücadele edeceklerdir. İki tüfek, dört şarjör ve arızalı bir telsiz dışında sahip oldukları tek şey hayatta kalma içgüdüleri ve güçlü iradeleridir. Dağ, iki genç askerin kardeşlik ve cesaret kavramlarını keşfettiği bir kahramanlık öyküsünü ele alıyor.
Dağ 2012 Yerli Film Ücretsiz Full indir | f4de66e44c79 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Bu isim Kuzey Kafkasyanın tarihi derinliklerinden, NART EFSANELERİ nden gelir.
1993 Yılında kurulmuş olan şirketimiz önceleri havacılık alanından hizmet vermek üzere kurulmuş, ancak gelişen talepler neticesinde faaliyetlerini acentecilik alanında da hizmet vererek devam ettirmektedir.
2009 yılında IATA olan şirketimiz nitelikli personeli ile kurumsal firmalara verilen hizmetler arasında, uçuş organizasyonları, otel rezervasyonu, transfer hizmetleri, bayi ve toplantı organizaasyonları, iş heyeti organizasyonlarıyla A'dan Z' ye hizmet vemektedir.
Halen Aksaray daki merkez büro dışında, Merter şube ve Nalchik Şubesi ile turizm ve havacılık hizmetleri verilmeye devam etmektedir. | db18f1a1e688 | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Moda Bir Adım Önde!
Herkes kendi içinde biten yılın değerlendirmesini yapar bu haftalarda. Nasıl geçti, neler yaşadım, ne kadarını ben planladım? Sonrasında ise yeni hedefler koymaya başlar; bırakılmak istenen alışkanlıklar, kurtulmak istenen saplantılar veya kazanılmak istenen alışkanlıklar, yeni hedefler
Fakat bugünlerde ne yazık ki hepimiz birbirimize aynı şeyi soruyoruz: Dünya nereye gidiyor? Ülkemizde yaşanan üzücü olaylar ile birlikte önümüzdeki güzelliklere gölge düşürerek ilerlerken hayat; bizlere de konumumuzdan dolayı bu noktada düşen görev sizlere ilham vermek, yeni olasılıklar ve umutlu hayaller yaratmak oluyor.
Çünkü bu kelimeye en ihtiyaç duyduğumuz günlerden geçiyoruz!
Etrafına ışık saçan, sevgi aşılayan, aydınlık, dinleyen, güzellikleri gören, sanatı ve hayatın içindeki zarafeti fark edebilen insanlara en ihtiyaç duyduğumuz günleri yaşıyoruz; çünkü biliyoruz ki o insanların varlığı geleceğe dair her zaman içimizdeki umut ışığı olacak. BeStyle Magazine olarak her zaman olduğu gibi bu sayımızda da yine tam da bu insanlara sayfalarımızı açmak istedik, hayatı güzelleştirmeye dair her şeye kapımızı araladık
Ocak sayımızda bugünlerde hüzünlerle dolu olan dünyaya güzellik katmak için doğasında en büyük gücü içinde bulunduran kadınlardan ilham aldık! Cesur tavrı ile tanıdığımız, kadın olmanın tam karşılığı bir isim; Nurgül Yeşilçay ile senenin ilk ayına cüretkar bir bakış attık. Star ışığının iddiasını gözler önüne seren karelerde; Hakan Öztürkün Stylingi ve Ayten Alpünün objektifi ile kült bir film sahnesinin zamanları aşan güçlü kadın karakteri olarak çıktı karşımıza. Bu sayımıza güzel olan her şeye yer açtık derken, hakkını vermeye devam ettik ve Best Model of Turkey yarışmasının birincisi Yılmaz Kunt ile çok özel bir çekim ve röportaja imza attık.
Bir adım önde olmak mottosu ile yola çıktığımız moda sayfalarımızda; soğuğa inat renklerin sesleri vardır dedik ve onlara kulak verdik. Sıcak kırmızıdan metalik yüzeylere, yılın ilk beyazından en renkli kayak giysilerine kadar dolu dolu bir içerik ile merhaba dedik yepyeni bir aya...
Hoşgörü, barış ve ışık dolu, her güne umutla uyandığınız harika bir ocak ayı geçirmeniz dileğiyle!
Beliz Baran | 7a0cdb79e9bc | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
kayseri çetinler nakliyat
Firma HakkındaKayseri de evden eve nakliyat hizmeti verecek güvenilir, profesyonel bir firma bulmak oldukça zordur.
Buradan yola çıkarak siz değerli müşterilerimize en kaliteli hizmeti vermeyi hedef alan Kayseri Çetinler nakliyat yönetici ve çalışanları yaklaşık 5 yıldır değişmeyen kadro ve müşteri memnuniyetini esas alan hizmet anlayışıyla bayrağımızı yukarılara taşımaya devam etmektedir.
Yönetici kadromuzda bulunan personellerimiz tam bir disiplin ve ciddiyet içerisinde en ufak ihmale ve başıboşluğa meydan vermeden bugünkü başarımızın temellerini atmıştır.
Biliyoruz ki evden eve nakliyat sektöründe gerek hizmeti gerçekleştirme gerekse de personel açısından en önemli şey güvenilirliktir.
Tüm ev ve ofis eşyalarınız, eşyanın cinsine göre en uygun malzemeler ile itina ile ambalajlanır ve böylece emniyetli bir şekilde taşımaya hazır hale getirilir. | 63c1ad616918 | [
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Proje Hazırlama Eğitimleri Duyurusu
Edirne, Kırklareli ve Tekirdağ illerini kapsayan TR21 Düzey 2 Trakya bölgesinde, kamu kesimi, özel kesim ve sivil toplum kuruluşları arasındaki işbirliğini geliştirmek, kaynakların yerinde ve etkin kullanımını sağlamak ve yerel potansiyeli harekete geçirmek suretiyle, ulusal kalkınma planı ve programlarda öngörülen ilke ve politikalarla uyumlu olarak bölgesel gelişmeyi hızlandırmak, sürdürülebilirliği sağlamak, bölgelerarası ve bölge içi gelişmişlik farklarını azaltmak amacıyla kurulan Ajansımız; kuruluş sürecine müteakip, “2010-2013 Yılı Bölge Plan Taslağını” hazırlayarak kamuoyuna duyurmuş ve söz konusu plan öncelikleri doğrultusunda da önümüzdeki süreçte proje ve faaliyet desteklerine yönelik çalışmalarını sürdürmektedir.
Bu kapsamda Ajansımız, proje hibe destekleri öncesinde, Bölgemizde proje hazırlamaya yönelik kamu sektörü, özel sektör ve sivil toplum örgütlerine kurumsal kapasite artırılmasına yönelik olarak ekte detayları verilen takvim dâhilinde 1(bir) gün süreli bir dizi eğitim verilecektir.
Proje hazırlama eğitimlerine katılmak isteyen kişilerin ekte yer alan başvuru formunu doldurmak suretiyle en geç 28.09.2010 tarihine kadar Ajansımız 0282 263 10 03 no’lu faks numarasına ya da bilgi@trakyaka.org.tr e-posta adresine göndermeleri gerekmektedir.
Kamuoyuna saygı ile duyurulur.
Ekler:
1- Eğitim Takvimi
2- Eğitim Başvuru Formu | a3e8f11df07b | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Expo Milano 2015´te Avrupa-Akdeniz Günleri, 6-7 Mayıs 2015
Avrupa Komisyonu'nun İç Pazar, Sanayi, Girişimcilik ve KOBİ'lerden sorumlu Genel Müdürlüğü (DG GROW), aralarında Akdeniz'deki komşuları ve Türkiye de olmak üzere AB ve ortak ülkeler arasında çeşitli etkinlikler düzenleyecektir.
6-7 Mayıs 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Avrupa-Akdeniz günleri, AB ve Güney komşuluk bölgesi arasında yatırım, ithalat, ihracat ve karşılıklı ticareti daha cazip hale getirecek muazzam bir fırsat sunacaktır.
Söz konusu etkinlikler İç Pazar, Sanayi, Girişimcilik ve KOBİ'lerden sorumlu Genel Müdürlük tarafından geçtiğimiz yıllarda gerçekleştirilen "Büyüme için Çalışma Ziyaretleri" (Missions for Growth) ile aynı formata sahip olacaktır. Daha somut olarak ifade etmek gerekirse, aşağıdakileri hususları içereceklerdir:
§ 6 Mayıs sabahı gerçekleştirilecek ilk oturumda, üst düzey siyaset belirleyiciler Avrupa-Akdeniz arasında sanayi alanındaki işbirliğinin faydalarını vurgulayacaklardır;
§ İkinci oturumda, Avrupa Komisyonu ve diğer uluslararası örgütler (AYB, UNIDO-BM Sınai Kalkınma Örgütü) AB ile Akdeniz'de bulunan komşu ülkelerdeki (MED ülkeleri) ticari fırsatları takdim edeceklerdir.
§ 6 ve 7 Mayıs günleri öğlenden sonra, AB ve MED ülkelerinden girişimcilerin bir araya geleceği iş dünyasından iş dünyasına uzanan toplantılar (B2B). Expo Milano 2015 temaları ile ilgili hedef sınai sektörler gıda ve içecek imalatı, yenilikçi ve yüksek kaliteli gıda ürünleri, gıda güvenliği ve kalite kontrol ile gıda zinciri yönetimi, PDO- Menşe Adı Korunan Ürünler ve PGI- Korunmuş Coğrafi Göstergeler olacaktır.
Son olarak da katılımcılara yönelik bir sergi ziyareti öngörülmektedir. Yukarıda adı geçen alanlarda faaliyet gösteren ve B2B toplantıları de dahil Avrupa Akdeniz günlerine katılmayı arzu eden şirketler, şu web sitesinden kayıt yaptırabilir: https://www.b2match.eu/expo2015-agrofood/registration Seçilen şirketler giderlerini kendileri karşılayacaktır.
Taslak Program Draft_Agenda_31_03_2015.pdf | e6f9c7e3d4dc | [
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Dünyanın En Büyük İnşaat Fuarlarından CONEXPO-CON/AGG Etkiliği 4-8 Mart 2014 Tarihleri Arasında ABD´nin Las Vegas Şehrinde Düzenlenecek
Saygıdeğer İşadamları/İşkadınları,
Sizleri bu yıl 4-8 Mart’ta Las Vegas’da gerçekleşecek olan Dünya’nın en büyük inşaat fuar ve konferanslarından olan ve 3 yılda bir tekrarlanan CONEXPO-CON/AGG’de Amerikan firmalarıyla ikili görüşmelere davet ediyoruz. ABD Ticaret Müsteşarlığı olarak görevimiz Türk firmalarının, ABDli firmalara ve ürünlerine ulaşmasına yardımcı olmaktır. ABD’deki en yeni teknolojileri görmek, ABDli firmalardan ekipman satın almak yada partnerleri/distribütörleri olmak istiyorsanız, size de bu konuda yardımcı olmaktan memnuniyet duyacağız.
Bu yılki fuar ve konferanslarda inşaat sektöründe kullanılan en son teknoloji ve donanımlarının tanıtımına ilaveten, 5 günlük bir eğitim programı seçeneği olacaktır. 2.400 stant ve 130.000 katılımcının beklendiği etkinliğe Amerikan Ticaret Müsteşarlığı ile katıldığınız takdirde, size özel aşağıdaki hizmetlerden faydalanabileceksiniz.
- ABD’li Firmalar ile Önceden Ayarlanmış Birebir Toplantılar – ABD Ticaret Müsteşarlığı, fuara katılan Amerikalı firmalar içinden seçecekleriniz ile birebir toplantılar ayarlayacaktır. Fuara katılan Amerikalı firmaları http://ceca14.mapyourshow.com/5_0/search.cfm linkinden “Advance Search”e tıklayıp “United States of America” seçeneğinden görebilirsiniz.
- Uluslararası Ticaret Merkezi’ni Kullanma Ayrıcalığı – ABD Ticaret Bakanlığı tarafından organize edilen delegasyon mensupları, Uluslararası Ticaret Merkezi’ne özel giriş hakkı kazanacaktır. Bu alanda özel toplantı odaları, lounge, hızlı internet erişimi, telefon, faks, yazıcı ve çeviri olanakları sunulacaktır. ABD Ticaret Bakanlığı uzmanları burada firmalara danışmanlık sağlayacak ve birebir toplantılar ayarlayabileceklerdir.
- İhracat Rehberi – Fuara katılan firmaların iş yapmak istedikleri ülkelerden oluşan rehberde, Türkiye’den ve bölgeden gelen iş adamları ile tanışmak isteyen Amerikalı firmaları görebileceksiniz.
- İndirimli Eğitim Seminerleri – ABD Ticaret Müsteşarlığı ile fuara gitmeye karar vermeniz durumunda, sektördeki son teknoloji ve bilgileri öğrenebileceğiniz eğitim seminerleri için indirimli fiyatlara hak kazanacaksınız. Seminer konuları ve programı ile ilgili detaylı bilgi için: http://www.conexpoconagg.com/Education/
- Fuar Bilgilendirme Turları – Grubun yeterli sayıya ulaşması durumunda, delegeler fuarda bilgilendirme turuna hak kazanacaklardır.
Bu amaçla, Alabanda Seyahat Acentesi ile bir anlaşma yaptık ve aşağıdaki teklifi hazırlattık. Heyete katılım sınırlı sayıda olacağı için en erken ödeme yapanlar öncelikli olacaktır. Aşağıda fiyatlarla ilgili detayları bulabilirsiniz:
Paket Tur Fiyatı: $2995 Kişi Başı
Fiyata Dahil Olan Hizmetler
- Kayıt ücreti
- Gidiş-dönüş ekonomi sınıfı uçak bileti
- 5 gece 5 yıldızlı otelde oda & kahvaltı konaklama
- Las Vegas havalimanı transferleri
- Fuar-Otel arası transferler
Fiyata Dahil Olmayan Hizmetler
- Eğitim Seminerleri (ABD Ticaret Müsteşarlığı için özel indirimler uygulanacaktır.)
- Vize ücreti (ABD Büyükelçiliği istenmesi durumunda vize alımında yardımcı olacaktır.)
- Kişisel harcamalar
- Türkiye içi hat uçuşları
Eğitim Seminerleri Ücretleri
IBP delegeleri eğitim seminerleri için indirimli fiyatlardan yaralanmaktadır.
Tüm Oturumlar için Giriş $295 (indirimsiz fiyat: $395)
Günlük Oturum için Giriş $150 (indirimsiz fiyat: $195)
Yerinizi garantilemek için kendileriyle görüşerek ön ödeme yapmanızı rica ediyoruz.
Alabanda Kontak Kişi: Zeynep Onur
E-posta: zeynep@alabanda.com.tr
Tel: 0312 440 5600
(*Fuara zaten gidiyor ve bu teklifimizle ilgilenmiyorsanız yine de aşağıdaki numaralardan bize ulaştığınız takdirde size ne şekillerde yardımcı olabileceğimizi anlatabiliriz.)
Katılımlarınızı bekliyor, sizlere Las Vegas’da yardımcı olmaktan memnuniyet duyacağımızı iletmek istiyoruz. | aea7720c90fb | [
"c4",
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Kablosuz Ağ Nasıl Daha Güvenli Hale Getirilir?
Gerek evlerimizde gerekse çalışma ofislerimizde kablosuz ağlar ile internet erişimi sağlamaktayız. Kablolu internet kullanımının son derece nadir görüldüğü günümüzde kablosuz ağ erişimi oldukça yaygınlık kazanmıştır. Kablosuz ağ erişimi yaygınlık kazanırken güvenlik hususu bu noktada oldukça önemlidir. Nitekim her bir kablosuz internet ağının şifresi vardır. Ancak güvenlik açısından bazen bu şifreler yetersiz kalmaktadır. Bu noktada ilk önce şifreler daha güvenli hala getirilmelidir. Mesela, karşı taraf için tahmin edilmesi kolay şifreleme yapılmamalıdır.
Örneğin, ağ adı “İsmail” ise ağ şifresi “ismail123” olarak belirlenmemelidir. Hacker olmayan birisi bile bu tür şifreleri tahmin edebilir. Şifreleme de özel karakterler mümkün mertebe kullanılmalıdır. Diğer yandan ise şifreler ne kadar zor olursa olsun uzun zaman aynı şifre kullanılmamalıdır. Belirli periyotlarla bu şifreler değiştirilmelidir. Güvenlik tedbirlilerini arttırabilecek diğer bir yöntem ise kablosuz ağ adının gizlenmesidir. Günümüzde güçlü hacklerden ağımızı koruyabilecek en iyi yöntem olarak bu görülmektedir. | 3d8a3c65d70f | [
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2"
] |
Sarıyer’den Zeytinburnu’na, Kartal’dan Beykoz’a, her köşeden sinsice fışkıran gökdelenlere... Mega projelere, yeni imar planlarına, köprülere...
Sağlığın, eşsiz güzelliğin ve geçmişin daha ne kadar dayanacak?
Hafta sonu, Saffet Emre Tonguç’un rehberliğinde (*), erguvanların son demlerini yaşayan Boğaz’da dolaşırken, tarihi yarımadanın güzelliğine bir kez daha hayranlıkla bakarken bunları düşünüp hüzünlendim...
Kanunun, kuralın, estetiğin esamisi okunmadığı için aklına esen, parayı basan, iktidara gelen, İstanbul’dan hoyratça yararlanmak, şekillendirmek istiyor.
Ezelden beri bu böyle: Adnan Menderes, Vatan Caddesi için türbeler ve camiler dahil, nice tarihi eseri yıktırmıştı.
“Deniz doldurup yol yapma”nın şahı, İstanbul’un en çirkin yapısı Gökkafes’e izin veren, Tarlabaşı’nı yıkan, Bedrettin Dalan’dı.
Deniz doldur, şerit yap
Ancak İstanbul, en hızlı değişimini şimdi, R. Tayyip Erdoğan döneminde yaşıyor. Mesela tarihi yarımada... “Kentsel dönüşüm” uygulamaları zaten tartışmalı olan, dünya mirası yarımadanın “yeni” imar planı Kasım 2013’te onaylandı.
Radikal’den Elif İnce’nin haberine göre tarihi yarımadanın çehresi şöyle değişecek:
1- Canım Sirkeci Garı, öğrenciliğimin en sevdiğim mekânı, tıpkı Haydarpaşa gibi otel oluyor. Sadece o mu? Sultanahmet Adliyesi, Yedikule TCDD Atölyesi, Yedikule Gazhanesi de... Üstelik kısıtlaması son derecede muğlak, “siluete aykırı olmamak!” Ne siluetler gördük, delik deşik edildiler...
2- Haydarpaşa-Cankurtaran arasında ikinci bir tüp geçiş projesi yolda. Günde 80 bin aracın taşınması planlandığı için, sahil yolunun (Kennedy) deniz tarafına iki şerit daha eklenecek, yani sekiz şeride çıkacak.
3- Tarihi yarımada, çok sayıda yeni katlı otopark ve yeraltı otoparkıyla dolacak. Yeşil alanlar, tescilli arkeolojik yeraltı kalıntılarına bile otopark yapılacak!
4- 2. Derece Koruma Bölgesi olan Samatya, Yedikule, Balat, Ayvansaray, Zeyrek gibi tarihi mahallelerde, eski binaların civarında yapılacak inşaatlardaki maksimum yükseklik 12.50 metreye çıkartılmış.
Trafiğe çözüm derken...
Bazıları, İstanbul’un kronik derdi trafiğe çözüm olacak ne varsa Boğaz’ı komple betonla kaplamak dahil!- kabul etmeye hazır.
Oysa bu projelerin pek çoğu, trafiğe asıl çözümü getirecek toplu taşımanın pratik ve yaygın hale getirilmesinden ziyade, özel araç trafiğinin artmasına neden olacak. Yayalar yine yaya kalacak!
Kaldı ki “herhangi” bir kara parçasından değil, tarihi yarımadadan söz ediyoruz! Şehrin ender parklarına sahip Yenikapı sahili, zaten miting alanı doldurması yüzünden koskoca bir beton yığınına kavuştu.
Şimdi, Kennedy Caddesi boyunca uzanan parklar da nasibini alacak...
En büyük becerisi ve para kazanma yolu “imar yolsuzluğu” olan bir ülkede, tarihi yarımadaya sahip çıkmamız şart.
Değişime değil; şehrin karakterine uymayan, bozan, zarar veren değişime karşıyız... Son nefesimize dek.
İTİRAZIM VAR!
Tarihi mahallelerde inşaat yüksekliğinin 9.5’ten 12.5 metreye çıkarılması önemsiz gelebilir. Rant kafasının bu izinle neler yapabileceğini, tarihi yarımadanın bu yükselmeyle neye benzeyebileceğini sizin muhakemenize bırakıyorum.
Üçüncü köprü ve havalimanı ile “trafik rahatlayacak” diye şehrin kuzeyi talan ediliyor. Madem öyle, neden ikinci bir tüp geçit yapılıyor? Trafik yükü azaltılacağına neden artırılıyor? Denizleri doldurmaya doyamadınız mı?
Dünyanın en çok pahalı otelinin yükseldiği şehir, herhalde İstanbul olacak. Ancak turizm, sadece zengin turist demek değil! Tarihi yarımadada pansiyonculuğu yasaklamak, orada yaşayan yerel halkın sonunu getirmek, bir oteller adası haline getirmektir.
Mehveş Evin'in Milliyet.com.tr daki yazısından alıntıdır | 3715bef035cf | [
"culturax",
"fineweb2",
"hplt2",
"vngrs"
] |