src_lang
stringclasses
351 values
tgt_lang
stringclasses
445 values
source
stringlengths
1
6.6k
target
stringlengths
1
4.3k
ab
la
Bu tüm zamanların en ferahlatıcı keşfiydi.
Böylece,tüm zamanların en harika içeceklerinden biri keşfedildi.
ab
la
Kendi eliyle en meşhur içkiyi yarattı.
Aslında,bu el yazısı ile ünlü bir marka oldu.
ab
la
Satışlar patlamata başladı.
satışlar artmaya başladı.
ab
la
1888 de iş adamı Asa Candler a bu formulu sattı. Daha sonra Coca cola ya distrubutorluk yaptı.
1888 yılında Asa Candler isimli iş adamına bu formülü sattı.
ab
la
Coca cola çok başarılı bir içki oldu,ya kola şişelenseydi?
Coca-Cola bir büfe içeceği olarak yok satıyordu, peki bunu bir de şişelere koysalar neler olurdu?
ab
la
2adam Coca Cola yı şişelemeye karar verdi.
Aslında, gerçekten saçma bir fikirdi, ama bu ikilinin Coca-Cola'ları şişelere koymalarına izin verdi.
ab
la
1dolara yapma kararı aldı.
Ve şişeleme haklarını bu iki adama sadece 1 dolara sattı.
ab
la
Coca cola şurubu ismiyle satmaya karar verildi.
Coca-Cola şurubunu satma konusunda anlaştılar.
ab
la
Coca cola o kadar başarılı oldu ki çok başarılı nakit sağladı
Coca-Cola'nın popülerliğinden ve başarısındanfaydalanmak isteyen rakipler oldu.
ab
la
Bu kişinin hedefi kolayı herkese ve herşeye uygun yaratmaya istedi.
Bay Woodruff'un amacı herkesin, her an, nerede olurlarsaolsunlar buz gibi Coca-Cola içebilmelerini sağlamaktı.
ab
la
Bu öncülükte şişelenmeye tüm dünyada yapıldı.
Woodruff'un önderliğinde, şişeleme tesisleri tüm dünyaya yayılmaya başladı
ab
la
Ve Coca cola ilk global marka oldu.
Ve Coca-Cola tam manasıyla dünya çapında bir marka oldu.
ab
la
100 yıl geçti hala colanın formülü gizli kaldı.
100 yılı aşkın bir süredir, formulün ne olduğu hala sır gibi saklanmakta.
ab
la
Nerede olursanız olun susadığınızda içilebilecek rahatlıkta.
Nerede olursanız, ne zaman susarsanız..
ab
la
Cola şirketi ve şişeleri farklı yollarla bu ihtiyacakarşılık verdi.
Coca-Cola şirketi ve üreticileri serinleme ihtiyacınızı farklı yollardan gidermeye hazır.
ab
la
Bunu da atlatacağız değil mi? Sonsuza kadar birlikte olacağız değil mi?
Bunların üstesinden geleceğiz... ...sonsuza kadar ayrılmayacağız değil mi?
ab
la
Aksini düşünmeye başlamıştım.
Belki de yanılıyorumdur.
ab
la
Fakat her zerrem bana, ,..onu bırakmamamı söylüyordu.
Ama vücudumda ki her hücre bana... ...bu sefer kaçırmamam gerektiğini söylüyordu.
ab
la
Başaracaktım.
Yapacaktım.
ab
la
Yoo hayır başaramayacaktım.
Yapamayacaktım.
ab
la
Bieber!
Bieber !
ab
la
Kırık bir kuyruğum vardı. Ve kırık kalbim.
Bende ise patlat bir lastik... ...ve kırık bir kalp vardı.
ab
la
Böyle bitemezdi değil mi? bu kadar zorladıktan sonra?
Gerçekten bu şekilde bitemez değil mi? Hele de tüm bu yaşadıklarımdan sonra.
ab
la
Tam kendimi yenileyecektim ki O muhteşem gemiyi gördüm Onu gördüm
Ve tam da 'World of Warcraft'... ...üyeliğmi yenileyecektim ki... ...onu gördüm.
ab
la
Hayallerimin kızını!
Rüyalarımın kadını!
ab
la
pleno centro porteño solo para 100 personas y unicamente con invitacion
El Capitán Ortega y Teniente Cortes, tienen los preparativos para su Cumpleaños listos en el CORNAV. En estos momentos, solo falta que confirmen la familia Kaiser.
ab
la
Dicen que toca Lifters
Pero no tenemos movilización, ni personal de apoyo para el evento.
ab
ti
Avrupa dan Celts'e 2.000yıl önce yayılmış bir bayramdır.
Her şey, 2.000 yıldan daha uzun bir süre önce Kelt adetlerinin Avrupa'ya yayılmasıyla başladı.
ab
ti
7.yüz yılda vatikanlılar bu bayramı dini bayram olarak kabullenirler. 1kasım tarihi azizler günü olarak ilan edilmiştir.
Yedinci yüzyılda, Vatikan bunu klisenin onay verdiği bir bayram olarak kabul etti. ...ve 1 Kasım günü ölen kişileri anmak adına Azizler Yortusu olarak ilan edildi.
ab
ti
Hallow demek kutsal ya da azize anlamındadır
Cadılar Bayramı'nda adı geçen "Hallow" kutsal, mübarek gibi anlamlara geliyordu.Yani kaba çevirisi "Azizlerin klise ayini." demekti.
ab
ti
Bu bayram amer Kaya irlanda dan göç edenlerin 1840 da ki patates tarlasındandır
Bu bayram, 1840'lı yıllardaki kıtlıktan ötürü göç eden İrlandalılar sayesinde Amerika'ya yayıldı.
ab
ti
Fakat uzun süredir bu gelenek zararlı bir oyuna dönüştü.
Ancak yıllar geçtikçe kimseye bir zararı olmayan şakalar insanlara zarar vermeye başladı.
ab
ti
Daha önce hiç hayatın muhteşem gizemi hakkında bişey merak ettiniz mi?
Hayatın büyük gizemleri hakkında merakınız oldu mu hiç?
ab
ti
Evrenin nasıl var olduğu gibi mesela?
Evrenin nasıl oluştuğu gibi mesela.
ab
ti
Piramitleri kim inşaa etti?
Piramidleri kim inşa etti
ab
ti
Bazı bilim adamları bu sırrın kozmik bir bağlantı olduğuna inanır kimse tam olarak emin değildir ama kendimizi bildiğimizden beri Coca -Cola vardır.
Bazı bilim adamları bu gizemlerin evrensel bir bağlantısı olduğuna inanıyor. Kimse net olarak bilmiyor fakat biz Coca-Cola'nın zamanın başlangıcından beri varolduğunu biliyoruz.
ab
ti
Peki. işte gerçek hikaye.
tamam tamam İşte gerçek bir hikaye
ab
ti
Coca -Cola ismini verdiler.
Ve bu içeceğin isminin Cola-Cola olması onun fikriydi.
ab
ti
Pemberton geleceğin bu muhteşem icadından habersizdi.
Dr. Pemberton asla bu markanın böyle bir geleceği olacağını hayal etmemişti.
ab
ti
İçerisine kırmızı renk veren bir şurup koyuldu.
Şurubu, ilgi çekici olan kırmızı renkli fıçılara koyarak teslimatlar bile yaptı.
ab
ti
Evet efendim şişe,insanlar eve götürebilirlerdi
"Evet bayım! Şişe. İnsanlar şişeleri alıp evlerine götürebilirler."
ab
ti
Mr.Candler bunun çok saçma bir fikir olduğunu savundu.
Bay Candler bunun çok saçma bir fikir olduğu görüşündeydi..
ab
ti
Tabiki içeriğini asla söylemeden.
Tahmin edeceğiniz üzre, Bay Candler'ın satmadığı tek şey kolanın gizli formülüydü.
ab
ti
Coca cola şurubu ismiyle satmaya karar verildi.
Ve Coca-Cola şurubunu satma konusunda anlaştılar.
ab
ti
Karbonatlı su koyuldu ve Coca Cola şişelenmeye başladı.
Soda ve Coca-Cola karışımı içeren şişeler satışa sunuldu.
ab
ti
İnsanlar artık gerçek bir içecek içtiklerine emindi.
Artık insanlar gerçek tadı satın aldıklarını anlayabiliyorlardı.
ab
ti
100 yıl geçti hala colanın formülü gizli kaldı.
100 yılı aşkın bir süredir, formulün ne olduğu hala sır gibi saklanmakta.
ab
ti
Ama cola nın bu popularitesi gizli değildi.
Ancak Coca-Cola'nın popülerliği sır değil.
ab
ti
Her yerin kültürün göre şişelendi.
Tıpkı sizin şehrinizdeki gibi yerel şişeleme yapan bayilerde üretiliyor ve satılıyor.
ab
ti
Nerede olursanız olun susadığınızda içilebilecek rahatlıkta.
Nerede olursanız, ne zaman susarsanız.
ab
ti
Cola şirketi ve şişeleri farklı yollarla bu ihtiyacakarşılık verdi.
Coca-Cola şirketi ve üreticileri serinleme ihtiyacınızı farklı yollardan gidermeye hazır.
ab
ti
Evrende ki en serinletic
Evrendeki en serinletici içecek.
ab
ti
Belkide Justin Bieber haklıydı. Bu Romeo için bir Juliet yoktu.
belkide justin bieber haklıydı belki gerçekten bu Romeo için bir Juliet yoktu
ab
ti
Bu Tom Hanks için bir Meg Ryan da yoktu.
Meg Ryan içinde bir Tom Hanks
ab
ti
Hızlı düşünmeliydim.
Hızlı düşünmek zorundayım.
ab
ti
Tren istastondan yola çıkmıştı. Saate 27 mille hemde.
Tren istasyondan ayrıldığında saate 27 km hız yapmaktaydı.
ab
ti
Diğer durak 14şehir bloğu ötedeydi. Eğer bir insan aynı şekilde durağı yürüyerek ,kestirmeden giderse. Hayatının sonuna kadar yalnız mı olacaktı?
Diğer istasyon 14 şehir ötedeydi. eğer biri bu durakları hiçbir kestirme yol kullanmadan yürüyerek giderse hayatının geri kalanını yalnız mı geçiricek?
ab
ti
Courtney Love için Kurt Cobain. Aşk adında bişey yoktu. Tam kendimi yenileyecektim ki
Kurt Cobain içinse bir Courtnet Love yoktu belkide aşka benzer bişey yoktu tam kendimi yeniliyordum ki dünyanın savaş ucağı geçti ve onu gördüm
ab
am
Sera azlar dünyaya zarar verdiler. Sera gazları ismi verilen bu işlem
Bu sera gazları doğal olarak oluşan ve sera etkisi diye... ...adlandırılan bir süreçle ısıyı Yer Kürenin yakınında hapseder.
ab
am
Sera gazı etkisi güneşe enerji vermeye başladı dünya ve atmosfer enerjisi uzaya dönerek küresel ısınmaya neden oldu.
Sera etkisi Güneş'le ve Güneş enerjisinin Yer Küreye yayılmasıyla başlar ve... ...Yer Küre ve atmosfer bu enerjinin bir kısmını emerken kalanını uzaya yollar.
ab
am
Doğal olarak bu gazlar atmosferde sıkışıp enerjiyi geri yollayamadığı için küresel ısınmaya neden oldu
Atmosferde doğal olarak oluşan gazlar bu enerjinin bir kısmını hapseder ve geri yansıtır.
ab
am
que todos los que tengan invitacion se retiren de este cuarto
Ortivas y golpistas. ¡Se los adverti!
ab
am
Bilim adamları sera gazlarının etkisinin fazladan etki yarattığına inanıyor. Bunu insanlar sağladı.
Bilim adamları insanların bu salınıma neden olduğunu... ...ekstra sera gazı sera etkisini arttırdığına inanıyor.
ab
am
Bilm adamları 1998 senesinin tarihin en sıcak yılı olduğunu raporladı. 2005 ise 2.en sıcak yıldır.
Bilim adamları 1998'in tarihteki en sıcak yıl olduğunu... ....ikinci sırada 2005'in geldiğini söylüyorlar.
ab
am
Küresel ısınma etkileri şuanda sıcak yıllarda.
Çok sıcak geçen birkaç yıl küresel ısınmanın kanıtlarından sayılır.
ab
am
Kesin olmayanşey ise ısınınn dünyamız için
Sıcaklık artışı gezegenimiz için ne anlama geldiği az çok bellidir.
ab
am
Gerekli olup olmadığıdır ama olmadığı tahmin edliri. Diğer hava durumu tahminleri ise denizlerin seviyesinin artmasının
Bazı ilkim çeşitlerinin yavaşça değişeceği... deniz seviyesinin kıyıdaki yerleşim yerlerini içine alacak kadar büyüyeceği tahmin ediliyor.
ab
am
Basit işlemlerşe küresel ısınmayı engelleyebilir.
Bu basit değişiklikler Yer Küre'yi gelecekte daha serin tutmaya yardım edebilir.
ab
am
- A kávé... - Tejjel, két cukorral.
It's actually kind of fascinating.
ab
am
Visszatértek a 70-es évek.
It tastes like a monkey peed in battery acid.
ab
am
Mint a Hegylakó.
Try some?
ab
am
Korán elkészültél.
Yeah. So?
ab
am
Egész életedben megmondtam mit csinálj, nem?
Yeah. Right. On my way.
ab
am
Donald Kendall, tizennyolc.
Yeah.
ab
am
- Csupa gazdag kölyök jár oda.
No jewelry. We figured a robbery gone wrong.
ab
am
- Mit keres a csónakban?
This wasn't a robbery.
ab
am
Valaki elhúzta idáig, a közelben kellett lelõnie.
Got it. - Don't bother.
ab
am
- Esposito, megnézted a csónakházat?
- Jeff Horn, 48.
ab
am
Meg borral és egy jó lóval.
Horn, I know this is difficult, but when was the last time you heard from your husband?
ab
am
Castle 1x03 Holt Kölykök Társasága
I called him last night, around 11:00.
ab
am
Mikor látta utoljára élve a fiát?
Did he always work that late?
ab
am
Tudja esetleg hova ment azután? Általában a barátaival volt. Nem jött haza ebédelni?
He believed that it was a politician's obligation to get the people's work done even while running for office.
ab
am
Donny legtöbbször étteremben evett, vagy valamelyik barátjánál.
And when he didn't come home?
ab
am
Ez elég nehéz lehet egy tinédzsernek.
What do you mean?
ab
am
Gondolják, hogy Donny depressziós volt?
It doesn't make any sense.
ab
am
Nem, Donny erõs gyerek volt.
He's a good man, and he's a good father.
ab
am
Szerénységemet New York összes elit iskolájából kirúgták legalább egyszer.
You okay? Yeah.
ab
am
Donny volt az egyik legokosabb tanuló.
I didn't know there was a difference.
ab
am
Nagy dolgokra volt hivatott.
So, what's your next move?
ab
am
Az az igazság, hogy a gyerekek olyanok, mint a jéghegy.
Establish a timeline? Grab a donut? More really bad coffee?
ab
am
Furcsa õket Donny nélkül látni.
Right, so was that wise-ass or jackass? Actually, that was jackass.
ab
am
- Maga a Yorkra járt?
I came in for a pastry.
ab
am
A családja mindent elveszített.
No one's bought one?
ab
am
Rákattant a drogokra.
I don't care if it was free.
ab
am
Ha gondjai voltak a pénzzel, mibõl fizette ki a drogot?
Even if you pay me, I'm still not gonna take that rug.
ab
am
Persze, hogy csúnya dolgok történek.
It's trickle-down economics at its finest.
ab
am
Micsoda?
Jeffrey Horn.
ab
am
Állami iskolába jártam. Csak azért mondtam nekik, hogy jobban bízzanak bennem.
No, run LUDs on his phone, see if he talked to anyone other than his wife.
ab
am
40 méterre innen felhívták a rendõrséget.
And no blood spatter.
ab
am
Miért ült este egy padon a parkban?
Detective Kate Beckett, NYPD. We're looking for Frank Nesbit, Horn's campaign manager.