src_lang
stringclasses
351 values
tgt_lang
stringclasses
445 values
source
stringlengths
1
6.6k
target
stringlengths
1
4.3k
ab
am
Utálom ezt a gyereket! Tudja nagyon idegesítõ, hogy be is kell bizonyítatnunk a dolgokat!
Everything that I wanted, everything that I wanted us to be, and he can't keep his fly zipped.
ab
am
- Brandon mindent kitervelt elõre. Lelöveti Donnyt Maxszel, aztán leitatja és megöli Maxet.
Between public humiliation and blackmail,
ab
am
Senki se emlékszik rá, hogy látta volna Barndont vagy Maxet aznap este.
So, that night, when he called, what did he actually say? That he had the money.
ab
am
Ha nem tudjuk Brandont a tett helyszínéhez kötni, az ügyészség vádat se emel majd.
That he was going to meet the guy. And that was the last thing he said to me.
ab
am
A srácok totál rákattantak a videó megosztósdira, kell legyen valami!
And God knows what happened after that.
ab
am
Már átnéztem minden videó, audio és szöveges fájlt azon a bigyón.
And you're sure that he had the money? Yes. Why?
ab
am
Akkora szerencsénk biztos nincs, hogy Max felvette volna ahogy Brandon megöli. A vicces az, hogy Brandon látta volna.
Because we found it at your house.
ab
am
De nem gond. Nem akarok ügyvédet. Így sokkal szórakoztatóbb.
You see those wives in the inevitable press conference, standing stone-faced next to their men and you think,
ab
am
Beismerem... majd belehalok, hogy meglássam mi van a blúza alatt.
"How do they watch as their whole world melts into a spotlight of shame?" And so you killed him. No.
ab
am
Tessék. Máris sokkal jobban érzem magam.
Conspiracy to commit murder is the same as murder, whether you were there or not.
ab
am
Miért tettem volna? Hogy elrejtsd a Donnyt és téged összekötõ nyomokat.
*He said he would make everything like it was.*
ab
am
Igen, de csak mert Donny többé már nem volt gazdag.
Horn. Laurie. I need to know who.
ab
am
Vagyis te voltál a vigaszdíj. Biztos folyton arra gondoltál, hogy Amanda még mindig Donnyval lenne.
It's not supposed to be like this.
ab
am
Fõleg mivel õ jóval mélyebb bepillantást nyert a blúza alá, igaz?
We were friends. And we were gonna change the world.
ab
am
És lenyûgözõ, ahogy ezt megrendezted.
What? That's ridiculous.
ab
am
Tudtad, hogy gond van, szóval fogtad a pisztolyt meg egy kis vodkát?
Wasn't quite finished back there, Mr. Nesbit. You have the right to remain silent.
ab
am
Biztos eszébe jutott, "Átvert, hogy megöljem a legjobb barátom?"
He got Horn to call her husband and get him down to the overpass, and then he took care of the rest. Politics was Nesbit's life.
ab
am
A gyenge emberek egyszerûen nem értik.
Sir? Just yanking your chain, Detective.
ab
am
Igaz, Brandon?
Just yanking your chain.
ab
am
Ez úgy hívják "saját érdekkel ellentétes vallomás". - Csak egy bonyolult szó a beismerésre.
"He reached out for her, and she took his hand,
ab
am
A legviccesebb az, hogy biztos nagyon okosnak hitted magad, amikor visszamentél elrejteni Donny hulláját, igaz?
"She felt her heart stop a beat, and in that moment,
ab
am
Most szórakozik velem? Esküszöm, tiszta szívbõl, itt görbüljek meg!
"'Good,' she thought, as the wind gathered up her hair.
ab
am
- Talán arrébb viszik Jeffersont. - Aha, biztos vagyok benne.
To what do I owe this very unexpected pleasure?
ab
am
- Erre a mókára gondoltál? - Ez nem az amire gondolsz. Ez pontosan az, amire gondoltam.
Are you making fun of me? "'Good,' she thought, as the wind gathered up her hair. "'No one will see my tears. "'
ab
am
- Szinte eláraszt a zen. - Apa, ne már, lelkesedj picit!
*Denise from the Ledger says you're gonna be number one this week.*
ab
am
- Csak segíteni akar az embereknek!
And look, everyone is buying your book.
ab
am
A los Reyes Magos
La sexta edición TSP
ab
am
Asırlarca kültütden kültüre geçmiş bir gelenektir.
Yüzyıllardır süre gelen kültürel,dini ve esrarengiz geleneklerle örülmüştür. .
ab
am
Aynı zamanda bu gün Celtic yeni yılı olarak kutlanır. Ölülerin hayaletlerinin gezdiğine inanılır. Hayatın ve ölümün ince çizgesinde ki duvarda ki zamandır
O gece ayrıca Kelt Yeni Yılı olarak kutlanır ve yıllar arasında hayaletlerin... ...yeryüzünde gezindiği sihirli bir zaman olarak düşünülürdü. " Ölüm ve yaşam arasındaki perdenin en ince olduğu zannedilen zamandı. " .
ab
am
Samhain'da köylüler büyükmateşler yakarlar ki dünyadan ruhlara haber yollamak için.
Samhain'de, insanlar ölüleri ruhani dünyaya göndermek ve canlılardan uzak tutmak için devasa şenlik ateşi yakarlardı.
ab
am
Hallow demek kutsal ya da azize anlamındadır
'Hallow' kutsal ya da aziz demektir
ab
am
Yani çevirisi azizlerden gelir 31 Ekimden evvel cadılar bayramo bütün azizlerin kutlaması olur.
Bu yüzden, kabaca çevirisi - azizlerin ayinidir. 31 Ekim'den önceki gece, günbegün Cadılar Bayramı'na dönüşen Azizler Günü Arifesi'ydi.
ab
am
Bu bayram amer Kaya irlanda dan göç edenlerin 1840 da ki patates tarlasındandır
Bu bayram Amerika'ya 1840'lardaki Patates Kıtlığı süresince İrlanda göçmenleri sayesinde geldi.
ab
am
Fakat uzun süredir bu gelenek zararlı bir oyuna dönüştü.
Fakat yıllar geçtikçe, bu zararsız şaka geleneği tamamen barbarlığa dönüştü.
ab
am
Coca-Cola nın gizli formulunun?
Coca-Cola'nın gizli formülü nedir ?
ab
am
Peki. işte gerçek hikaye.
Şaka bir yana İşte asıl hikaye.
ab
am
Coc cola bundan 100 yıl önce Atlanta nın bu şehrinde üretildi.
Coca-Cola 100 yıl önce işte tam şurada Atlanta'da yaratıldı.
ab
am
Kendi eliyle en meşhur içkiyi yarattı.
Aslında, kendi el yazısıyla günümüzün en ünlü markasını yarattı.
ab
am
Pemberton geleceğin bu muhteşem icadından habersizdi.
Dr. Pemberton icadının inanılmaz geleceğini asla hayal edemezdi.
ab
am
1888 de iş adamı Asa Candler a bu formulu sattı.
Dr. 1888'de gizli formülünü gelecekte Coca-Cola'yı üretip satan... ...şirketin sahibi olacak Asa Candler isimli iş adamına sattı.
ab
am
Çok fazla kişi bu lezzetli içeceği keşfetti.
Gün geçtikçe daha çok insan bu yeni nefis içeceği keşfetti
ab
am
Evet efendim şişe,insanlar eve götürebilirlerdi
Şişeler. İnsanlar içecekleri evlerine götürebilecekler. "
ab
am
Tabiki içeriğini asla söylemeden.
Tabi ki, Bay Candler'ın satmadığı tek şey gizli formülüydü.
ab
am
Karbonatlı su koyuldu ve Coca Cola şişelenmeye başladı.
Karbonatlı su ekleyip Coca-Cola'yı şişelemeye başladılar.
ab
am
Coca cola bir anda tüm insanların sevdiği içecek oldu.
İnsanların Coca-Cola'yı şişelerde sevdikleri ortaya çıktı.
ab
am
İstedikleri zaman içmeye başladılar.
Artık insanlar istedikleri an bu keyfi yaşayabiliyorlardı.
ab
am
Coca cola şişelenmesi değişik ve kolay yoldan oldu 1916 da Coca cola tamamen şişelendi.
Bu yüzden şişeleyenler, insanların Coca-Cola'yı sahtelerinden kolayca ayırt etmeleri için bir şey yaptılar. Ve 1916'da Coca-Cola şişesinin biçimini oluşturup sundular.
ab
am
Bu kişinin hedefi kolayı herkese ve herşeye uygun yaratmaya istedi.
Bay Woodruff'un hedefi Coca-Cola'yı herkesin istediği anda istediği zamanda bulacağı soğuk bir içecek yapmaktı.
ab
am
Ve Coca cola ilk global marka oldu.
Ve Coca-Cola ilk hakiki evrensel marka olmaya başladı.
ab
am
Ama cola nın bu popularitesi gizli değildi.
Ama Coca-Cola'nın rağbet görmesi bir sır değil.
ab
am
Parlayanyıldız hep cola olarak kaldı. Coca cola
Amma velakin parlayan yıldız ve herzaman parlayacak olan yıldız... ...Coca-Cola
ab
am
Orjinal yumuşak içki
Orjinal alkolsüz içecek.
ab
am
Tek Lezzeli Mutlu
Eşsiz nefis hakiki ve zevkli.
ab
am
Evrende ki en serinletic
Kainattaki en canlandırıcı içecek.
ab
am
Böyle bitmemeliydi değil mi?
Böyle bitmemeliydi , değil mi?
ab
am
Yaşadığımız onca şeyden sonra.
Sonrasını boşver.
ab
am
Bu Tom Hanks için bir Meg Ryan da yoktu.
Bu Tom Hanks için Meg Ryan yoktu.
ab
am
Belki de aslında aşkta yoktu.
Belki de aşk diye bir şey yoktu.
ab
am
Tam kendime bunu inandırıp..., ,bir kedi sahibi olacakken. Onu gördüm.
Tam da kendimden vazgeçip... ...kedi sahibi olmaya karar vermişken... ...onu gördüm.
ab
am
İnanılmaz derece kendim olmaktan çıkmıştım.
Gücüm kalmamıştı.
ab
am
Fakat her zerrem bana, ,..onu bırakmamamı söylüyordu.
Fakat her zerrem bana... ...bunu bırakmamamı söylüyordu.
ab
am
Şansımı zorlamalıydım.
Zorlamam gerekiyordu.
ab
am
O da ne?
O da neydi?
ab
am
Sonsuza dek birlikte olarak?
Sonsuza kadar beraber olacağız, değil mi?
ab
am
Belki de Justin Bieber haklıydı.
Belki Justin Bieber haklıydı.
ab
am
Romeo için Juliet yoktu.
Belki bu Romeo için Juliet yoktu.
ab
am
pleno centro porteño solo para 100 personas y unicamente con invitacion
Son unas cuadras de tierra. Tenemos que tener cuidado con el tinto
ab
fr
-24x를 없애고 싶다. 가장 좋은 방법은 24x를 우변에 더하는 것이다. 이 행동을 우변에만 적용할 수 없기 때문에 나는 좌변에도 같은 행동을 취해야 한다. 그래서 좌변에는 14x와 24x의 합은 30x이다.
Je veux me débarasser...de ce moins vingt-quatre x juste là. La meilleure façon de procéder - Je vais ajouter vingt-quatre x du côté droit.
ab
fr
4도 남아있다. 이것은 -24x와 24x의 합은 서로 없어지면서 0이 된다. 우변에는 결국 -16만이 남게 된다.
Alors, à gauche, il reste, quatorze x plus vingt-quatre x c'est à dire trente-huit x et ensuite j'ai le plus quatre est égal à eh bien, moins vingt-quatre x plus vingt-quatre x qui s'annulent.
ab
fr
Mọi người đang nhảy trong Home Depot
[La musique électronique.] Il y a des gens qui dansent dans un Home Depot [un magasin pour l'équipement de la maison].
ab
fr
Ông bà à?
Les grandparents?
ab
fr
Tại sao có một chú đứng kia vậy?
Pourquoi y a-t-il un garçon là-bas?
ab
fr
Thì ra có một chàng trai bị tỏ tình, nên........
Alors, il y a un homme à qui quelqu'un veut faire sa demande de mariage.
ab
fr
Chú ấy là một doanh nhân ạ?
Est-il un homme d'affaires?
ab
fr
Ok, vậy......họ là gay. Nhưng cũng ổn
Ah, ils sont homosexuels, mais ce n'est pas du tout grave.
ab
fr
Chú này yêu chú kia ạ?
Est-ce qu'il l'aime?
ab
fr
Lãng mạn quá
Ah, c'est mignon!
ab
fr
Cưới ai cơ?
Qui veut-il épouser?
ab
fr
Thành công rồi
Félicitations!
ab
fr
Cái này điên quá!
C'est la folie!
ab
fr
Họ rất dễ thương và không bận tâm.... kiểu họ là gay hay gì đó
Oh. Ils sont mignons et il m'importe peu qu'ils sont homosexuels.
ab
fr
Một màn cầu hôn khác chăng?
[Trompettes.] Est-ce que c'est une autre personne qui fait une demande en mariage?
ab
fr
Đó là con gái mà
C'est une fille, lui?
ab
fr
"Khoảng 6 năm trước...."
[Sur la pancarte: Il y a une peu plus que six ans...]
ab
fr
Nó như khi điều đầu tiên, thử tự cấu mình
Oui, ceci est la réalité.] C'est la première chose que tu fais, verifier pour voir si c'est un rêve.
ab
fr
Em là của anh, anh là của em, Em là tình yêu của anh
J'appartiens avec toi, tu appartiens avec moi. Tu es mon amour.] [Chanson:
ab
fr
Em là của anh, anh là của em, Em là tình yêu của anh
J'appartiens avec toi, tu appartiens avec moi. Tu es mon amour.] [Placard:
ab
fr
Họ cũng bị gay ạ?
Sont-elles homosexuelles aussi?
ab
fr
Trông thật dễ thương!
Ces vidéos étaient absolument adorables!
ab
fr
Cháu thích video này Họ thật dễ thương!
Toutes ces vidéos étaient trop mignons!
ab
fr
Có vẻ hơi mới!
Voici un nouveau concept...
ab
fr
Đó là những điều cháu muốn thấy nhiều hơn
Je veux voir plus de ça...
ab
fr
Điều gì xảy ra trong cả 2 video trên vậy?
Temps pour les questions! [FineBros: Qu'est-ce qui s'est passé dans ces deux vidéos?]
ab
fr
Cháu thực sự kính nể họ
Deux demandes en mariage avec les chansons. Ils m'ont émerveiller.
ab
fr
Sau đó là con gái cầu hôn con gái....
Et puis il y avait une fille qui a fait sa demande en mariage à une fille.
ab
fr
Video là cháu thấy thế nào?
[FineBros: Comment sentiez-vous quand vous avez regardé les vidéos?]
ab
fr
Vì........ cháu chả biết
Parce que... ... je ne sais pas.
ab
fr
Chú không thấy vậy bao giờ à
Ce n'est pas quelque chose qu'on voit chaque jour.
ab
fr
Hầu hết mọi người sẽ phản ứng, kiểu:
La plupart des gens vont avoir la réaction de,
ab
fr
"Nó thật kinh tởm"
"Il n'est pas naturel!"