src_lang stringclasses 351
values | tgt_lang stringclasses 445
values | source stringlengths 1 6.6k | target stringlengths 1 4.3k |
|---|---|---|---|
ab | ms | Gracias (continua el vitoreo de la multitud) Gracias Muchas gracias | Kepada Graça Machel dan keluarga Mandela; |
ab | ms | my mom is awesome i like chocolate fafergfrdgadfgreg so the other day i saw a magical pony and like it got blown up by a rocket launcher the next day i farted efdfjasdfgsdgfkggjhkgksgfhjkgka dgshgsfhgsfghfd i like pepsi oooopseeedayyyseeees! then my dog turned into a burrito and i ate it because i like burritos then i blew up and ate a taco ads sadfsdf dasfsdfdsf gsdfgdfgdfgsdf sfgsdfgdfg dsfgdsfgsdfg dfgdfgsdgfsd dfgsdfgdfsgsdfgdf sgdfgsgsdfgsfdgdfsg fdsgdfsgdfsgdfgdfsg uranus asfadfasdfadgdfg | Tulis 7 / 8 sebagai perpuluhan. Ia ketara di sini bahawa 7 / 8 adalah sama dengan 7 ÷ 8. Ini semua adalah cara yang sama atau cara yang berlainan untuk menulis benda yang sama. |
ab | bn | Mọi người đang nhảy trong Home Depot | İnsanlar depoda dans ediyor. |
ab | bn | Như kiểu, cháu không thể sống trên mặt trăng chỉ vì có sứa trên đó | Sözde üzerinde deniz anası olduğu için Ay'da yaşamam nedeni gibi. |
ab | bn | Tại sao nó quan trọng với những người cháu yêu và cưới | Sevdiğiniz insanlarla evlenmek başkaları için neden önemli? |
ab | bn | Vì gay là không tốt với cháu | Çünkü eşcinsellik kötüdür herkes için. |
ab | bn | Cháu không biết quá điên rồ, ngớ ngẩn, ích kỷ | Bilmiyorum. Tuhaf şeyler için. |
ab | bn | Cháu chả biết họ nghĩ gì | Akıllarında ne olduğundan emin değilim gerçekten. |
ab | bn | Chờ chút nữa...... | Bir saniye. |
ab | bn | Không ai có lý do để ghét gay cả | Gerçekten kimsenin nefret etmek için bir nedeni yok. |
ab | bn | Nếu ai đó muốn tỏ tình với cháu, cháu muốn được như vậy | Bana birisi teklif ederse, benim de istediğim şey bu. |
ab | bn | Tại sao những họ lại sợ vậy? vì họ biết mọi người kỳ thị và không muốn bị bắt nạt | Böyle bir şey neden sık sık oluyor? Çünkü insanların kaba olduklarını biliyorlar ve dalga geçilmek istemiyorlar. |
ab | bn | Vì họ lo ngại những điều đang xảy ra cháu nghĩ vài người sẽ nghĩ rằng họ đang cố gắng gây sự chú ý | Çünkü olabileceklerden korkuyorlar. Galiba bazı insanlar onlara vurmayı düşündüler. |
ab | bn | Tuyệt thật | Çok iyi ya. |
ab | bn | Họ lo sợ gia đình không đồng ý hoặc bạn bè xa lánh | Ailelerinin onları reddetme ve arkadaşlarını kaybetme konularında endişeliler. |
ab | bn | Bạn tốt. | İyi arkadaşlar. |
ab | bn | Chú không thể đọc được suy nghĩ, Chú không thể nói nếu ai đó thích chú hay không. | Zihin okuyamazsın.Biri seni severse yada sevmezse söyleme sadece ilgilen. |
ab | bn | Vậy nếu một người bạn nào của cháu là người đồng tính cháu vẫn sẽ làm bạn với họ chứ? | Bir arkadaş edindin ve gey olduğu ortaya çıktı... ...arkadaş olarak kalır mısın onunla? |
ab | bn | Xử lý thôi | Koru kendini. ... |
ab | bn | Làm sao mà đàn ông có thể cưới đàn ông được? | Bir erkek bir erkekle nasıl evlenir?! |
ab | bn | Trông thật dễ thương ấy | Çok hoştu! |
ab | bn | Cháu | Yapamam. |
ab | bn | Một màn cầu hôn khác chăng? | Bu da bir başka evlenme teklifi mi? |
ab | bn | "Khoảng 6 năm trước...." "Tôi gặp một cô gái........." | Altı yıl kadar önce... ...kalbimi çalan... |
ab | bn | Em là của anh, anh là của em, Em là tình yêu của anh | Ben sana aitim, sense bana aitsin, benim canımsın. |
ab | bn | Cháu thích bài này | Bu şarkıyı seviyorum. ... |
ab | bn | Họ thật dễ thương! | Gerçekten çok tatlılar! |
ab | bn | Điều này thật điên rồ | Delilik bu! |
ab | bn | Chúng thực sự tuyệt vời cháu xúc động về điều này. | Gerçekten çok hoştu. Bundan çok etkilendim. |
ab | bn | Cháu ốm mất | Üzüldüm. |
ab | bn | Vì........ cháu chả biết | Çünkü... Bilmiyorum. |
ab | bn | Có vài người thì: "eo" | Ve bazıları da bundan tiksinir gibi davranabilirler. |
ab | bn | Vài người không thích gay | Bazı insanlar da eşcinsel karşıtı. |
ab | bn | Bình thường mà, mặc dù..... nếu con trai thích con trai hay con gái thích con gái. | Erkekler erkeklerden ya da kızlar kızlardan... ...hoşlansa bile yinede olabilir. |
ab | bn | Hầu hết mọi người sẽ phản ứng, kiểu: "Nó thật kinh tởm" | Çoğu insanın verdiği tepki şunun gibi olurdu: " Bu hiç doğru değil!' |
ab | bn | Giờ nó bình thường mà | Ama artık gayet normal. |
ab | bn | Đó là điều cháu khó chịu | Bu beni delirtiyor. |
ab | bn | Sao nếu chú là con gái và bạn trai chú muốn cầu hôn chú? | Mesela sen kızsın ve erkek arkadaşın sana evlilik teklifi ederse? |
ab | bn | Nếu chú muốn cưới người cùng giới, nó bình thường | Aynı cinsten birisiyle evlenmek istiyorsan olabilir. |
ab | bn | Không con trai thích con trai và con gái thích con gái | Hayır. Erkek erkekten kadın da kadından hoşlanıyor. |
ab | bn | Nghĩa là họ "gate" ạ | Yani onlar 'gate' mi demek? |
ab | bn | Cháu chỉ không biết tên đó xuất phát từ đâu | Bu ismin nereden geldiğini bilmiyorum. |
ab | bn | Nếu cháu có một cái kính hiển vi, cháu sẽ thành GAY sao? | Bir koli çikolatam olsaydı, gey mi olurdum yani? |
ab | bn | Woh, vì cháu thấy hạnh phúc sao? vâng | Yani mutlusun değil mi? Evet. |
ab | bn | Nó giống nhau mà | Peki, aynı şey. |
ab | bn | Bạn tốt của cháu là con trai, không phải con gái. | Mesela benim en iyi arkadaşım erkek, kız değil. |
ab | bn | Chú đang "hang out" với một người mà chú thích | Hayatının geri kalanını bir erkekle geçireceksin. |
ab | bn | Chú dành hết thời gian với người ấy | Bileceğin her şey erkeklerin alışkanlıkları. |
ab | bn | Những người không thích người đồng giới, Mặc dù không bình thường, nhưng họ sinh ra đã vậy rồi | Aynı cinsten birlikte olanları sevmeyen insanlar onları... ...anormal olarak görür ama onlar doğuştan böyledirler. |
ab | bn | Sinh ra đã vậy | Doğuştan böyle. |
ab | bn | Kiểu như thế làm cháu phát ốm | Bu tür şeyler beni delirtiyor. |
ab | bn | Và, rất bình thường với trường học và những nơi khác | Okul ve bunun gibi yerler için bu olabilir. |
ab | bn | Bạn cháu nói về điều này mọi lúc | Arkadaşlarım bunun hakkında sürekli konuşuyor. |
ab | bn | Tại sao bạn lại muốn làm người như vậy chứ? | Neden birisine böyle deniliyor? |
ab | bn | Chú biết gì không? | Sen ne biliyorsun? |
ab | bn | Yêu là quyền tự do và họ đều nói vậy | Aşk bir özgürlük ve onu tamamen uzaklaştırıyorlar. |
ab | bn | Ý cháu là, bạn có thể cưới. Nhưng gay? bạn không thể cưới | Yani bu şekilde evlenmelisin ama gey olarak evlenemezsin. |
ab | bn | Một số người muốn sống ở một bang, nếu họ muốn làm đám cưới | Bazı insanlar bir yerde yaşamak ve evlenmek istiyorlar. |
ab | bn | Họ chỉ cần chuyển sang bang khác là được | Sadece diğer bir devlete taşınmalı. |
ab | bn | Nhưng cháu sợ có lốc xoáy | Ama ben kasırgalardan korkuyorum. |
ab | bn | Và, ở một số nước khác, cháu sẽ bị bỏ tù, nếu cháu là người đồng tính | Dünyanın bazı yerlerinde geysen hapse bile girebilirsin. ... |
ab | ku | Cadılar bayramı yalandan bir tatildir. | Cadılar bayramı yamadan bir bayram |
ab | ku | Samhain'da köylüler büyükmateşler yakarlar ki dünyadan ruhlara haber yollamak için. Fakat katolik kilisesindenetkilenen avrupalılar bu ritueli kendilerine alırlar. | Samhainde, köylüler ölüleri geldikleri yere göndermek ve yaşayanlardan uzak tutmak için büyük ateşler yakarlardı. fakat katolik kiliselerin avrupada yayılması ile samhaim dinsiz bir rutuel olarak dışlanıldı. |
ab | ku | 30larınn sonunda bu tehditler cadılar bayramı tebriğine dönüştü. | Şaka yada Şeker tatili haline geldi. |
ab | ku | Daha önce hiç hayatın muhteşem gizemi hakkında bişey merak ettiniz mi? | Hiç hayatın büyük gizemleri hakkında merakınız varmı? |
ab | ku | Coca-Cola nın gizli formulunun? | Coca-Colanın gizli formülü. |
ab | ku | Bunun çok güzel tadı olduğunu düşündü. | O bunun tadını çok beğendi |
ab | ku | Ve bunu Jacob's Eczanesine koydu. Şişesi 5sentten satışa sundu. ve gerisi geldi. | Böylece Jacop'sın gizli maddelerini aldı karbonatlı su ile karıştırıp bardağını 5 senten sattı. |
ab | ku | Doktor Pemberton 'un hesabı Frank Robinson ismindeydi Coca -Cola ismini verdiler. | Dr Pemberton'sın hesap uzmanı Frank Robinson bu yeni içeçeğe Coca-Cola denilme fikrini verdi. |
ab | ku | Kendi eliyle en meşhur içkiyi yarattı. | Böylece, kendi el yazısı ile ünlü bir marka yarattı. |
ab | ku | Sayısız yaratıcı bir ürün yarattı. | Ve o ürünü tanıtmak için sayısız yaratıcı yollar geliştirdi. |
ab | ku | Ve bir gün Thomas veWhitehead adında 2 akıllı kişi çok değişik fikir verdiler. | Sonra, bir gün Thomas ve Whitehead adında ki iki zeki çocuk bir fikir ortaya attılar. |
ab | ku | 2adam Coca Cola yı şişelemeye karar verdi. | Aslında çok aptalca, onlar istedikleri kadar COca-Colayı şişeliyebilirler. şişeleme hakkını 1 dolara sattı. |
ab | ku | Böyle bitmemeliydi değil mi? | Böyle bitmemeli gerçekten, değil mi? |
ab | ku | Sonsuza kadar birlikte olacağız değil mi? | Sonsuzluğa beraber gideceğiz değil mi? |
ab | ku | Hızlı düşünmeliydim. | Hızlı düşünmek zorundayım |
ab | ku | Diğer durak 14şehir bloğu ötedeydi. | Bir sonraki istasyon 14 şehir blok ötede. |
ab | ku | Sırada ki durak çok uzakta değildi. | Gelecek istasyon millerce uzakta değildi. |
ab | ku | Kırık bir kuyruğum vardı. Ve kırık kalbim. | Solda birşey vardı fakat bu bir patlak tekel ve kırılmış bir kalp. |
ab | ku | Böyle bitemezdi değil mi? bu kadar zorladıktan sonra? | Böyle bitmemeli gerçekten, değil mi? Sonra nasıl yaşarım |
ab | ku | Bunu da atlatacağız değil mi? | Bunun üstesinden gelebiliriz, değil mi? |
ab | ku | Aksini düşünmeye başlamıştım. | Ben başka bir şekilde düşünüyorum. |
ab | ku | Belki de Justin Bieber haklıydı. | Belkide Justin Bieber haklıydı. |
ab | ku | Courtney Love için Kurt Cobain. | Hayır, Courtney'in aşkı Kurt Cobain için değildi. |
ab | ku | Aşk adında bişey yoktu. | Belkide aşk diye birşey yok. |
ab | ku | Hayallerimin kızını! | O kız hayalimdi! |
kr | ab | Va González , cuidado con las luces de la cancha | ACA ME LLEGO LA INVITACION |
kr | ab | Si tiene cara de tragasable | YO SI YA TENGO EL MIO |
ace | syr | Ngon si GNOME | ܚܰܒ݂ܪ̈ܰܘܗ̱ܝ ܕ݁ܰܓ݁ܢܳܡ |
ace | syr | Akses mandum | ܫܽܘܪܩܳܛܳܐ ܟ݂ܽܘܠܳܢܳܝܳܐ |
ace | syr | Squeaky Rubber GNOME | ܡܠܳܛ ܪܰܥܽܘܕ݂ܳܐ ܢܨܺܝܪܳܐ. ܓ݁ܢܳܡ |
ace | syr | _Buka URL | _ܦ݁ܬ݂ܰܚ ܐܽܘܪܚܳܐ ܡܢܳܬ݂ܳܢܳܝܬ݁ܳܐ |
ace | syr | Muge Linux | ܡܦ݂ܰܪܢܣܳܢܳܐ |
ace | syr | Han jeut tabaca file '%s': %s | ܛܳܥܝܽܘܬ݂ܳܐ ܒ݂ܩܶܪܝܳܢܳܐ ܕ݂ܰܟ݂ܢܺܝܫܽܘܬ݂ܳܐ '%s': %s |
ace | syr | Sistem | ܩܽܘܝܳܡܳܐ |
ace | syr | Hana nan | ܠܳܐ ܐܺܝܬ݂ ܫܡܳܐ |
ace | syr | Aplikasi Grafis | ܓ݁ܽܘܡܳܪ̈ܶܐ ܡܪܰܫܡܳܢܘ̈ܳܬ݂ܳܐ |
ace | ko | Hana jadeh | 아니오 |
ace | ko | Peu udep Ulang | 다시 시작 |
ace | ko | Nyoe lempeng boot %u. Peutamong lempeng boot %u. | 이것은 부트 디스크 %u입니다. 부트 디스크 %u를 넣어주십시오. |
Subsets and Splits
Select Multilingual Train Data
The query filters the dataset to show records where both source and target languages are within a specified set, providing a basic view of language pairs but without deeper analysis.