text
stringlengths
1
364k
category
stringclasses
4 values
labels
int64
1
4
Çalışmamızdaki hastalarda setuksimab gastrointestinalkanserler , erlotinib akciğer kanseri velenfositik timoma, irinotekan kolon kanseri, everolimus böbrekkanseri için kullanılmıştı.
stem
4
Bevasizumab üç hastada kullanılırken,hiçbirinde tek başına kullanılmamıştı.
stem
4
İki hasta bu ilaçlarla beraber 5flourourasil de kullanmakla birlikte benzer dermatolojik yan etkileriolmayan bu klasik sitotoksik kemoterapi ilacı değerlendirmeyealınmadı.
stem
4
EBFR, tip I reseptör kinaz ailesi üyesi olup epidermisin bazaltabakasındaki prolifere olan, farklılaşmamış keratinositlerde ve kılfolikülünde eksprese edilmektedir2,3.
stem
4
Tümör büyümesi, hücreproliferasyonu, apopitoz, anjiyogenez, hücre motilitesi ve metastazsüreçlerinde rol oynamaktadır.
stem
4
Daha çok solid kanserlerin ilerievrelerinde kullanılan EBFR inhibitörleri tümör proliferasyonunuengelleyerek gerçekleştirdikleri asıl etkileri yanında deride EBFR yolunuda bloke ederek keratinosit proliferasyonu ve diferansiyasyonunu, kılfolikülünün normal diferansiyasyonunu ve gelişimini bozarak ...
stem
4
Bu açıdan akneiformdöküntünün hipersensitive reaksiyonu değil, farmakolojik bir etkiolduğu öne sürülmüştür8.
stem
4
Bunun dışında EBFR inhibitörleri ile bildirilendiğer deri reaksiyonları arasında kseroz, ekzema, paronişi, saç vetırnak değişiklikleri, daha az sıklıkla ise hiperpigmentasyon,trikomegali, telanjiektazi ve mukozal aft yer alır14.
stem
4
Everolimus mTOR inhibisyonu yapan bir ilaçtır.mTOR inhibisyonu yapanilaçlar, akneiform döküntü ve aftöz ülserler gibi dermatolojik yanetkilere yol açabilmektedir9.
stem
4
Akneiform döküntünün, ilacın epidermalsonucu oluştuğu öne büyüme faktörü inhibisyonuna yol açması ile ilişkili olduğu önesürülmüştür9.
stem
4
Dolayısıyla EBFR inhibitörleri ile gelişen akneiformlezyonlar ile klinik olarak benzer bir döküntü görülmektedir.
stem
4
Her iki ilaçgrubuna bağlı gelişen döküntülerin tedavisi de aynıdır9.
stem
4
Çalışmamızdabir hastada everolimusa bağlı akneiform döküntü görüldü.
stem
4
Bevasizumab vasküler endotelyal büyüme faktörü inhibitörüolup az sayıda olguda akneiform döküntü yapıcı yan etkisibildirilmiştir10,11.
stem
4
VEBF, kıl folikülü hücreleri, keratinositler ve endotelyalhücreler için büyüme faktörü olduğundan bu ilaçla ortaya çıkandermatolojik yan etkilerin EBFR inhibitörlerine bağlı akneiform döküntüsürülmüştür10.ile aynı mekanizma Hastalarımızın biri setuksimab, biri de erlotinibe ek olarak bevasizumabkullanıyordu.
stem
4
Bevasizumabın deri döküntüsü yapıcı yan etkisi dahanadir olduğundan akneiform döküntünün ön planda EBFR inhibitörleriveya ikisinin birlikte kullanımı ile ilişkili olabileceği düşünüldü.
stem
4
İrinotekanın tek başına akneiform döküntü yapıcı etkisi bilinmezkensetuksimab ile birlikte kullanıldığında şiddetlendirici olduğu önesürülmüştür3,12.
stem
4
Çalışmamızda akneiform döküntü gelişen bir hastairinotekan ve bevasizumabı birlikte kullanıyordu.
stem
4
Bu hastadadöküntünün tek başına bevasizumaba mı yoksa iki ilacın beraberkullanılmasına mı bağlı olduğu kesin söylenemedi.
stem
4
EBFR inhibitörlerine bağlı dermatolojik yan etkiler içinde akneiformdöküntü en sık ve en erken görülen reaksiyondur24,13.
stem
4
Tanısı hemen her zaman öykü ve klinik özelliklere dayanılarak konur.
stem
4
Püstüller, ilaç kullanımının genellikle ilk 13 haftası içinde başlar2,3,5.
stem
4
Hastalarımızın hepsinde bu lezyonlar ilk 2 hafta içinde ortaya çıkmıştı.
stem
4
Püstüller sterildir, bakteri veya mantar açısından kültür yapılmasınagerek yoktur4,14.
stem
4
Akne vulgaristen farklı olarak eşlik eden komedonyoktur15.
stem
4
Hedefe Yönelik Kemoterapi İlaçlarının Dermatolojik Yan EtkileriTürk derm2012; 46: 849“papülopüstüler reaksiyon” terimi kullanılması5,15 önerilmekle birlikte,birçok kaynakta “akneiform döküntü” olarak bahsedilmektedir14,6,7.
stem
4
Ayırıcı tanıya girdiği başlıca sistemik kortikosteroid kullanıma bağlıgelişen klasik akneiform ilaç döküntüsünden farklı olarak daha akut veinflamatuvardır.
stem
4
Kaşıntı bazen bulunabilir, bu da hem akne vulgaristenhem de kortikosteroid aknesinden ayrımında yararlıdır1,4.
stem
4
Akutgeneralize ekzantematöz püstülozdan farklı olarak ise kıvrım yerleritutulumu belirgin değildir, püstüller birleşme eğilimi göstermezler veateş yükselmesine neden olmaz.Şiddeti doza ve tedavi süresine bağımlıolup, yüksek doz ilaç kullananlarda daha şiddetli olabilir4,5.
stem
4
Bureaksiyonun belirgin olduğu hastalarda ilacın tedavi edici etkisinin dedaha fazla olduğu ve bir sağkalım belirteci olarak kabul edilebileceğişeklinde bir görüş de vardır2,4.
stem
4
EBFR inhibitörlerinin dermatolojik yanetkilerinin şiddetinin derecelendirilmesinde sıklıkla bu ilaçların yanetkilerine spesifik olmayan derecelendirme kriterleri kullanılmakla beraber, bu konuda kesin bir standart belirlenememiştir5,13.
stem
4
Sadece EBFR inhibitörlerinin yol açtığı dermatolojik yan etkilerideğerlendirmeye yönelik spesifik bir derecelendirme sistemi de sonyıllarda geliştirilmiştir17.
stem
4
Çalışmamızda dermatolojik yan etkiler içinderecelendirme yapılmadı, sadece püstüler lezyonların olduğu bölgelerbelirtildi.
stem
4
EBFR inhibitörlerine bağlı püstüler döküntü en sık seboreik bölgelerdegözlenir1,14.
stem
4
Yüz , boyun , saçlı deri vegövde çalışmamızda en sık tutulan bölgelerdi.
stem
4
Yüzdeburun , yanaklar , çene ve kulak daha sık tutulmaktaydı.
stem
4
Yüz tutulumu hastalarımızın tümünde mevcutiken, göz çevresi tutulumu açısından üçünde ayrıntılı kayıtlar yetersizidi; kalan 20 hastanın hiçbirinde göz çevresi tutulumunun olmamasıdikkat çeken bir özellik idi .
stem
4
Püstüler lezyonlar gerilerken krutlarön planda olabilmekteydi .
stem
4
Papülopüstüler lezyonların yüzdışında daha çok gövde üst kısımda yoğunlaştığı dikkat çekti ,fakat alt kısımlarında da gözlendi .
stem
4
Hastalarımızın 17’sindegövdedeki püstüller yüz tutulumuna eşlik ediyordu.
stem
4
Kollar tutulsa biletutulum genellikle çok şiddetli değildi.
stem
4
Hastalarımızın birinde plantar bölgede de püstüllervardı.
stem
4
Üç hastamızda küçük püstüllerin yanı sıra fronkül benzeri büyüklezyonlara da rastlandı .
stem
4
Bunların 2’si EBFR inhibitörleridışında farklı gruptan kemoterapi ilacı kullanmaktaydı.
stem
4
Akneiform döküntü özellikle yaygın olduğunda hastaların yaşamkalitesini etkilemekte13,18 ve tedaviye uyumunu engellemektedir13.
stem
4
Sekonder infeksiyon açısından da risk oluşturur4,14.
stem
4
Dolayısıyla çoğuzaman tedavi edilmesi gerekir ancak kanıta dayalı verilere görebelirlenmiş standart bir tedavi yoktur3,13.
stem
4
Lezyonlar steril olmaklabirlikte topikal ve sistemik antibiyotiklerden ve akne vulgaris veyarozase tedavisinde kullanılan bazı ilaçlardan yararlanır2,3.
stem
4
Öyle ki bureaksiyona yönelik profilaktik antibiyotik tedavisi yapılması şeklinde biröneri de vardır19.
stem
4
Hastalarımızda lezyonların şiddetine göre tedavidüzenlenmiş ve 15 hastaya sistemik antibiyotikler kullanılmıştı.
stem
4
Sistemik antibiyotik tedavisi sonrası kontrol muayeneleri yapılabilen 8hastada hemen her zaman kısa sürede olumlu yanıt alınmıştı .
stem
4
Hastalarımızdan döküntüsü şiddetli olmayan 5 tanesine sistemiktedaviye gerek görülmeksizin sadece topikal tedavi kullanılmıştı.
stem
4
EBFR inhibitörlerine bağlı tırnak ve tırnak çevresi toksisitesi daha çokkseroz, parmak uçlarında deskuamasyon, fissürler, akut paronişi,tırnak batması ve piyojenik granülom benzeri hipertrofik granülasyondokusu gelişimi şeklinde karşımıza çıkar20.
stem
4
Paronişi oranı yaklaşık%1015 arası bildirilmiş olup2,4, çalışmamızda 7 hastada gözlenmiştir.
stem
4
Tedavi başlanmasını takiben yaklaşık 1 ay sonra, bazen6 aya varan süre içerisinde yani püstüler lezyonlara göre daha geçortaya çıkan bir bulgudur4,20.
stem
4
Paronişi sıklıkla birden fazla el tırnağınıve ayak başparmak tırnağını ilgilendirir4, çalışmamızda da genellikleaz sayıda tırnağı ilgilendiriyordu.
stem
4
Paronişi, infeksiyon ile ilişkisizolabilse de topikal ve sistemik antibiyotiklere, bazen de lokalkortikosteroid tedavisine olumlu yanıt verir4,20.Şiddetli tutulumda,özellikle periungual granülasyon dokusuna yönelik cerrahi girişimlerde yapılabilir20.
stem
4
Çalışmamızda akneiform lezyonlar ve paronişiyeyönelik tek sistemik antibiyotik uygulanmıştı ve izlenebilen hastalardailaç kullanım sürecinde başarılı sonuç alınmıştı .
stem
4
EBFR inhibitörü kullananların yaklaşık %35’inde kseroz gelişmektedir1,3,4.
stem
4
Yüz, gövde, ekstremiteler gibi akneiform döküntünün etkilendiğibölgelerde olmakta, ancak daha yaygın olarak gözlenmektedir4.
stem
4
Çalışmamızdaki hastaların 8’sinde gövde veya ekstremitelerde kseroz gözlendi.
stem
4
Hastalarımızın birinde EBFR inhibitörlerinin nadir yan etkilerinden olandamak bölgesinde küçük aftöz lezyonlar saptanmıştı.
stem
4
Ancakbu hasta erlotinib ile beraber pemetrekset de kullandığı için, oral aftınerlotinibe mi yoksa bu ilaca mı bağlı olduğuna karar verilemedi.
stem
4
Diğernadir yan etkilerden hiperpigmentasyon gözlenmezken, hastalarımızıntedavi öncesi durumları bilinmediğinden telanjiektazi konusundadeğerlendirme yapılamadı.
stem
4
Bir hastada kemoterapiye başlanmasınıtakiben püstüler döküntüye ek olarak gövdedeki operasyon insizyonsikatrisi üzerinde hipertrofik granülasyon dokusu ortaya çıktı.
stem
4
Kirpiklerin aşırı uzama, kıvırcıklaşma ve sertleşmesi EBFR inhibitörlerinin iyi bilinen yan etkilerinden biri olup tedavibaşlanmasından yaklaşık olarak 2 ile 5 ay sonra ortaya çıkmaktadır4,14.
stem
4
Saç, kaş ve ekstremite kıllarında da kıvırcıklaşma, uzama,incelme veya kırılmaya eğilim olabilmekte, özellikle kadınlarda dahaçok fark edilen hipertrikoz gözlenebilmektedir14,21.
stem
4
Setuksimabkullanan hastalarda trikomegali oranının %30’un üzerinde olduğubildirilmiştir14.
stem
4
Erlotinib kullanan iki hastamızda tedavinin 3. ve 6.ayında başlamak üzere kaş ve kirpiklerinde uzama, artma veyakıvırcıklaşma gibi değişiklikler gözlendi .
stem
4
Çalışmamızdaki hastaların önemli bölümü ilaç reaksiyonunun erkendöneminde görülmüş ve daha çok ilk tedaviye verdikleri yanıtgözlenmiştir.
stem
4
Dermatolojik tedavi kesildiğinde akneiform lezyonlar veparonişi nüks edebilir.
stem
4
Uzun süre ilaç kullanan 3 hastadapüstüler lezyonlar ve/veya paronişi şiddetleri azalmış olarak devamediyordu.
stem
4
Bununla birlikte çalışmamızda uzun süre takip edilen hastasayısı kısıtlı olduğundan söz konusu kemoterapi ilaçlarının uzundönem dermatolojik yan etkileri konusunda yorum yapmak güçtür.
stem
4
EBFR inhibitörleri ile döküntüye bağlı ölümün var olup olmadığınıaraştırmak amacıyla literatürdeki prospektif çalışmaları irdeleyen birderlemede 8998 kanser hastası içinde döküntüye bağlı ölümgözlenmediği bildirilmiş ancak döküntüye sekonder olarak gelişenşiddetli infeksiyonların görülebileceği ...
stem
4
Bir hastadasetuksimabın tek başına22, bir diğerinde ise minosiklinle beraberkullanımı sonrası toksik epidermal nekroliz gelişimi gözlenmeklebirlikte23, bunların birinde ölüm bildirilmiştir22.
stem
4
Türk derm2012; 46: 849Yazganoğlu ve ark.
stem
4
Hedefe Yönelik Kemoterapi İlaçlarının Dermatolojik Yan Etkileri89kadar etkilediğidir.
stem
4
Döküntünün geçici olduğu ve EBFR inhibitörleri iletedavinin devamında şiddetinin azalabileceği akılda tutulmalıdır1.
stem
4
Çalışmamız polikliniğimize ayaktan başvuran hastaları içermektedir,bu açıdan çok hafif ve çok şiddetli döküntüler ile karşılaşılmamışolabilir.
stem
4
Takip süreleri 116 ay arasında değişen 10 hastamızdapapülopüstüler lezyonlar nedeniyle tedavi kesilmesi tarafımızdanönerilmemekle birlikte, bazı hastalarda Onkoloji uzmanları tarafındantedaviye 12 haftalık kısa aralar verilmişti.
stem
4
Döküntünün tanınması vedoğru yaklaşım, kemoterapinin kesintiye uğramasını önlemesiaçısından da önem taşır.
stem
4
SonuçEBFR inhibitörlerine bağlı dermatolojik yan etkiler özellikle MedikalOnkoloji bölümü olan hastanelerde görev yapan Deri ve ZühreviHastalıklar uzmanlarının sık karşılaştığı sorunlardır.
stem
4
Kemoterapi ilaçlarına bağlı akneiformdöküntü en sık yüzde yerleşmekte, bunu gövde ve saçlı deriizlemektedir.
stem
4
Yüzü tutan püstüler döküntünün göz kapaklarınıetkilememesinin EBFR inhibitörlerine bağlı akneiform döküntününönemli bir klinik özelliği olduğu söylenebilir.
stem
4
Hastalarımızda püstülerdöküntüye eşlik eden belirtilerin başında kseroz ve paronişigelmektedir.
stem
4
EBFR inhibitörlerine bağlı yan etkiler lezyonlarınşiddetine göre değişen uygun tedavilerle kontrol altına alındığındakemoterapinin kesilmesi gerekmemektedir.
stem
4
Kuş S, Uygur T, Candan İ: Kolorektal kanser tedavisinde kullanılansetuksimaba bağlı akneiform erüpsiyon.
stem
4
Arıcan Ö, Önver N: Setuksimab tedavisine bağlı akneiform erüpsiyon: birolgu sunumu.
stem
4
Son erişim tarihi 4 Haziran 2012.17.90Ori ji nal Araş tır maOri gi nal In ves ti ga ti onDOI: 10.4274/turkderm.80774Akne Skarları Tedavisinde Otolog Kültüre Fibroblast EnjeksiyonuInjection of Autologous Cultured Fibroblast for the Treatment of Acne ScarsOsman Köse, İbrahim Özmen*, Yıldıray YeniayGülhane Askeri Tıp Akad...
stem
4
Biz bu çalışmada intradermal otolog fibroblastinjeksiyonunun akne skarlarındaki tedavi etkinliği ve güvenirliliğini saptamayı amaçladık.
stem
4
Gereç ve Yöntemler: Bu çalışma açık, prospektif, Faz 3 aşamalı bir pilot çalışmadır.
stem
4
Yaşları 2135 arasında değişen akne skarı olan 6 hasta bu çalışmaya alınmıştır.
stem
4
Otolog fibroblastlar iki doz halinde 20 milyon/ml olarak 2 hafta arayla uygulanmıştır.
stem
4
Subjektif değişme skorları her vizitte hasta ve doktor tarafındandeğerlendirilerek kaydedilmiştir.
stem
4
Bulgular: Altı aylık takip sonunda 2 hastada %50’nin üzerinde düzelme görülürken, 12 aylık takip sonucunda 6 hastanın 5 tanesinde%5075 arasında düzelme sağlanmıştır.
stem
4
En iyi sonuçlar 12. ayda alınmıştır.
stem
4
Tedavi sırasında ciddi yan etki saptanmamıştır.
stem
4
İntradermalotolog fibroblast injeksiyonu, bu küçük serili pilot çalışmada etkili ve güvenilir bulunmuştur.
stem
4
Key Words: Fibroblast, acne, cell cultureGi rişAkne adölesan dönem dışında da görülebildiği için, hastalarınsosyal anlamda iletişimlerini bozan ve onların kendilerinegüvenini sarsan ciddi skarlara yol açabilen bir hastalıktır.
stem
4
Akneskarları için önerilen hyalunorik asit içeren klasik dolgumaddeleri, uzun süreli tedavi yazılması sağlamamakta bununyanında cerrahi bir yöntem olan dermabrazyon tedavisi de herhasta için uygun olmamaktadır.
stem
4