text stringlengths 1 364k | category stringclasses 4
values | labels int64 1 4 |
|---|---|---|
Tedavi sonrasında her iki grupta da %50’den fazla düzelme gözlendi. | stem | 4 |
Lezyonların azalma yüzdesinde her iki tedavi arasında istatistiksel olarakanlamlı fark bulunamadı . | stem | 4 |
Azitromisin ile adapalen tedavisi alan bir hastada eritem, pullanma,yanma ve kuruluk yan etkileri şiddetli olarak görüldüğünden dolayı 1.ayın sonunda topikal adapalen jel tedavisi kesildi. | stem | 4 |
Tedavi sonrası birinci ayda, doksisiklin grubunda 3 hastada bulantı, 1hastada ishal ve karın ağrısı, azitromisin grubunda ise 2 hastada bulantıgözlendi. | stem | 4 |
Bu yan etkiler hafif şiddetli olup tedavinin birinci ayındasaptandı. | stem | 4 |
Tedavinin ikinci ve üçüncü aylarında yan etkiler geriledi. | stem | 4 |
Tedavinin ilk ayı sonrasında her iki tedavi rejimi arasında sistemik yanetkiler açısından anlamlı bir fark bulunamadı . | stem | 4 |
Her iki çalışma grubunda tedavi öncesi Akne Yaşam Kalite Ölçeği veSkindeks29’un skorları ile akne şiddeti arasındaki ilişki Spearman 1. | stem | 4 |
İstatistiksel olarak anlamlı ilişkisaptanamadı . | stem | 4 |
Hastaların yaşam kalitesinde, tedavi sonrasında tedavi öncesine göredüzelme saptandı . | stem | 4 |
Akne Yaşam Kalite Ölçeğinden elde edilen toplam skor ortalamasıtedavi öncesinde tedavi sonrasına göre dahayüksek bulundu . | stem | 4 |
Tedavi sonrasında,Akne Yaşam Kalitesi ölçeğinden elde edilen toplam skor ortalaması,azitromisin ve adapalen tedavi rejiminde 11,83±3,12, doksisiklin veadapalen tedavi rejiminde 12,57±3,87 idi. | stem | 4 |
Her iki tedavi rejimi uygulananhasta grupları arasında toplam skor ortalamaları açısından anlamlı birfark bulunamadı . | stem | 4 |
Skindeks29’un semptom, emosyon ve fonksiyon skalalarında tedavisonrasında yaşam kalitesinde düzelme saptandı . | stem | 4 |
Tedavi sonrasında, her iki tedavi rejimi uygulanan hasta grupları arasındaSkindeks29’un semptom, emosyon ve fonksiyon skor ortalamalarıaçısından anlamlı bir fark bulunamadı . | stem | 4 |
Tedavi sonrasında azitromisin ile adapalen ve doksisiklin ileadapalenin akne derecelerinin karşılaştırılmasıAllenSmith DerecelendirmeGrade 0Grade 2χ²:0,341;p:0,559Azitromisin+Adapalen Doksisiklin+Adapalenn 21 9 n 23 7 4. | stem | 4 |
Akne Vulgariste Oral AzitromisinTopikal Adapalen ile Oral DoksisiklinTopikal Adapalenin KarşılaştırılmasıTürk derm2012; 46: 1515 5. | stem | 4 |
Sistemik antibiyotikler orta ve şiddetli derecede inflamatuvaraknede, topikal antibiyotik tedavisinin yetersiz olduğu ya da kişinin tolereedemediği durumlarda, omuz, gövde, sırt gibi topikal ilaçlarıuygulamanın güç olduğu durumlarda, skarlaşma ya da pigmentdeğişikliklerine eğilimi olan hafif ile ort... | stem | 4 |
Oral antibiyotiklerden birisi olan azitromisin ilk azalid antibiyotiktir. | stem | 4 |
Duyarlı mikroorganizmaların 50S ribozomal subunitine bağlanarakprotein sentezini engeller11,12. | stem | 4 |
Azitromisin farklı çalışmalarda farklışekillerde1315 kullanılmış olmakla birlikte en sık görülen uygulama şeklihaftada 3 kez 500 mg dozunda kullanımıdır1618 . | stem | 4 |
Kapadia ve ark.17 inflamatuvar aknesi olan 35 hasta ile yaptıklarıçalışmada, 12 hafta boyunca %0,5 tretinoin ile birlikte azitromisinihaftada 3 kez 500 mg dozunda uygulamışlar, çalışmanın sonundainflamatuvar akne lezyonlarında %80’e yakın düzelme saptamışlardır. | stem | 4 |
Innocenzi ve ark.16 orta şiddette inflamatuvar aknesi olan 57 hastaya,topikal adapalen %0,1 jel ya da krem ve benzoil peroksit jel ile birlikteazitromisin, haftada 3 kez 500 mg dozunda uygulamıştır. | stem | 4 |
Oniki haftasonunda azitromisin tedavisinin etkili ve güvenli olduğu ve hastalarınınuyumunun iyi olduğu gösterilmiştir. | stem | 4 |
Bardazzi ve ark.18 yaptıkları çalışmada orta ve şiddetli papülopüstüleraknesi olan 52 hastaya 8 hafta boyunca azitromisin haftada 3 kez 500mg dozunda kullanmıştır. | stem | 4 |
Çalışma sonucunda azitromisinin adölesanlardabile minimal yan etki ve iyi uyum ile etkili, güvenli ve tolere edilebilir birajan olduğu gösterilmiştir. | stem | 4 |
Bu çalışmada 30 hastaya azitromisin haftada 3 kez 500 mg dozunda, 3 ay boyunca verildi. | stem | 4 |
Azitromisin tedavisinin etkili, güvenli olduğu vehastaların uyumunun iyi olduğu gösterildi. | stem | 4 |
Akne tedavisinde kullanılan sistemik antibiyotiklerden birisi olandoksisiklinin bakterilerdeki protein sentezini; 30S bakteriyel ribozomabağlanarak ve aminoaçil tRNA’nın mRNAribozom kompleksi üzerindekialıcı bölgeye ulaşmasını engelleyerek inhibe ettiği düşünülmektedir19,20. | stem | 4 |
Doksisiklinin akne tedavisi için önerilen dozu 100 mg/gündür19.200mg/gün dozunda öneren yayınlarda mevcuttur20. | stem | 4 |
Subantimikrobialdozda kullanıldığında da etkili olduğu gösterilmiştir22. | stem | 4 |
Skidmore ve ark.22 yaptıkları çalışmada orta şiddetli aknesi olan 26hastaya 6 ay boyunca doksisiklin 25 mg günde 2 kez uygulamış, 25kişiye ise plasebo vermiştir. | stem | 4 |
Tedavi sonunda subantimikrobiyal dozdoksisiklin alan grupta komedon, inflamatuvar ve noninflamatuvarlezyonlarda ve total inflamatuvar lezyonların sayısındaki azalma plasebogrubundan anlamlı derecede daha fazla bulunmuştur. | stem | 4 |
Thiboutot ve ark.23 şiddetli aknesi olan hastalarda yaptıkları çalışmada,oral doksisiklin kapsül 100 mg/gün ile adapalenin kombinasyon şeklindekullanımının, oral doksisiklin kapsül 100 mg/gün tek başına kullanımınagöre total, inflamatuvar ve noninflamatuvar lezyonları azaltmada dahaüstün olduğunu göstermiştir . | stem | 4 |
Lezyonların total azalmayüzdesinin, oral doksisiklin kapsül ile adapalenin kombinasyon şeklindekullanımında %61,2, oral doksisiklinin tek başına kullanımında ise%45,3 olduğu belirtilmiştir. | stem | 4 |
Bu çalışmada 30 hastaya doksisiklin 100 mg/gün dozunda, 3 ayboyunca verildi. | stem | 4 |
Doksisiklin tedavisinin etkili, güvenli olduğu ve hastalarınuyumunun iyi olduğu gösterildi. | stem | 4 |
Topikal tedavide kullanılan ajanlardan birisi de retinoidlerdir. | stem | 4 |
Retinoidler foliküler epitelin deskuamasyonunu normalleştirir, yenimikrokomedonların yani prekürsör lezyonların oluşumunu önler. | stem | 4 |
Böylecekomedonların ve inflamatuvar akne lezyonlarının her ikisini de en azaindirir24. | stem | 4 |
Topikal retinoid kullanımı, antibiyotiklere karşı direnç gelişiminiazalttığı için antibiyotiklerle kombine kullanımı önerilmektedir25. | stem | 4 |
Adapalen üçüncü nesil retinoiddir ve naftoik asit derivesidir. | stem | 4 |
Topikaluygulamalarda tretinoinden daha az irritandır26. | stem | 4 |
Bu çalışmada, azitromisin tedavisi alan 30 hastaya ve doksisiklin tedavisialan 30 hastaya 3 ay boyunca topikal adapalen jel tedavisi eklendi. | stem | 4 |
Parsad ve ark.15 orta şiddetli aknesi olan 60 hasta ile yaptıklarıçalışmada, 12 hafta boyunca topikal %0,05 tretinoin kreme ek olarakayda 4 gün, günde 1 kez 500 mg azitromisin ile topikal %0,05 tretinoinkremle birlikte günlük 100 mg doksisiklinin etkinliklerini karşılaştırmışlarve aylık azitromisin kullanımını... | stem | 4 |
Singhi ve ark.14 orta ve şiddetli inflamatuvar aknesi olan 70 hasta ileyaptıkları çalışmada 12 hafta boyunca 1. gruba azitromisin 10 günlüksikluslarda, ardışık 3 gün, günde 500 mg kullanılmış, geri kalan 7 günilaç verilmemiştir.2. | stem | 4 |
gruba günde 100 mg doksisiklin tedavisi verilmiştir. | stem | 4 |
Tüm hastalara topikal eritromisin tedaviside uygulanmıştır. | stem | 4 |
Doksisiklin iletedavi edilen grupta %63,74’lük bir iyileşmeye karşılık azitromisin iletedavi edilen grupta %77,26’lık bir iyileşme gözlenmiş ve bu farkistatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur . | stem | 4 |
Bu çalışmada tedavi sonrasında her iki tedaviyi alan hastalarınlezyonlarında da %50’den fazla düzelme gözlendi. | stem | 4 |
Azitromisin ileadapalen tedavisi alan 21 hastada ve doksisiklin ile adapalen tedavisi alan23 hastada %80 ve daha fazla düzelme gözlendi. | stem | 4 |
Türk derm2012; 46: 1515Kayhan ve ark. | stem | 4 |
Akne Vulgariste Oral AzitromisinTopikal Adapalen ile Oral DoksisiklinTopikal Adapalenin Karşılaştırılması155Her iki grupta kullanılan ajanlar güvenli bulunmuştur. | stem | 4 |
Bunun dışında olan yan etkiler hafif şiddetli olup tedavikesilmesini gerektirmemiştir. | stem | 4 |
Hastaların takiplerinde karaciğer ve renalfonksiyonlarında herhangi bir anormallik saptanmamıştır. | stem | 4 |
Akneli hastaların tedavisinde aknenin hastanın yaşam kalitesi üzerineetkileri de göz önünde tutulmalıdır. | stem | 4 |
Bu çalışmada da saptandığı gibiaknenin şiddeti ile aknenin yaşam kalitesi üzerine etkisi her zaman ilişkilideğildir. | stem | 4 |
Yaşam kalite ölçeklerinin kullanılması, aknenin hastanınyaşantısı üzerine olan etkisini göstermede yol göstericidir. | stem | 4 |
Kronik ve sık görülen bir hastalık olan akne genellikle toplum tarafındanfizyolojik bir olay olarak değerlendirilmekte ve normalize edilmektedir. | stem | 4 |
Akne hayatı tehdit eden ciddi bir hastalık olmamasına rağmen, kişininyaşam kalitesini önemli ölçüde etkileyebilmektedir. | stem | 4 |
Lasek ve ark.27 yaptıkları çalışmada, akne hastalarının yaşamkalitelerinin emosyonel alanda psoriasis hastaları kadar etkilendiğinigöstermiştir. | stem | 4 |
Aksu ve ark.28 yaptığı çalışmada psoriasis, ekzema ve aknetanısı alan hastaların semptom, emosyon ve fonksiyon skalaortalamaları arasında istatistiksel olarak anlamlı fark saptamamış veakne, ekzema ve psoriasisin yaşam kalitesine etkisinin benzer olduğu vebu hastalıkların yaşam kalitesinin her üç al... | stem | 4 |
Sonuç olarak azitromisin ve adapalen ile karşılaştırılan doksisiklin veadapalen rejimleri orta şiddetli akne vulgaris tedavisinde etkili ve güvenlibulunmuş, hastaların yaşam kalitesinde düzelme sağladığı saptanmıştır. | stem | 4 |
Tedavi rejimlerinin etkinliği değerlendirildiğinde, akne şiddeti ve yaşamkalitesi üzerine olan etki açısından iki tedavi rejimi arasında farksaptanmamıştır. | stem | 4 |
Acar MA, Günaştı S, Aksungur VL: Akne ve Benzeri Hastalıklar. | stem | 4 |
Tüzün Y, Gürer MA, Serdaroğlu S, Oğuz O, Aksungur VL.3. | stem | 4 |
İstanbul, Nobel Tıp Kitabevleri, 2008;1189216. | stem | 4 |
Ermertcan AT: Akne ve yaşam kalitesi. | stem | 4 |
Demirçay Z, Şenol A, Seçkin D, Demir F: Akne vulgarisli hastalarda akneyaşam kalite ölçeğinin Türkçe güvenilirlik çalışması. | stem | 4 |
Aksu AE, Ürer MS, Sabuncu İ, Saraçoğlu ZN, Chren MM: Turkish versionof Skindex29. | stem | 4 |
Özkan AŞ, Alper S: Sistemik tedavi. | stem | 4 |
Tüzün Y, Gürer MA,Serdaroğlu S, Oğuz O, Aksungur VL. | stem | 4 |
Aksu AE, Saraçoğlu ZN, Sabuncu İ: Akne, ekzema ve psoriasisli hastalardayaşam kalitesi.156Olgu SunumuCase ReportDOI: 10.4274/turkderm.92499Geç Tanı Almış Kindler Sendromu OlgusuA Case of Delayed Diagnosis of Kindler SyndromeSüleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi, Deri ve Zührevi Hastalıklar Anabilim Dalı, Isparta,... | stem | 4 |
Bu sendrom kalıtsal epidermolizis büllozave konjenital poikilodermanın klinik bulgularının birlikte görüldüğü nadir bir genodermatozdur. | stem | 4 |
KS’li hastalar genellikle hayatın ilkyıllarında başlangıç deri bulgusu olan travmatik akral büller nedeni başvurmaktadırlar. | stem | 4 |
Bu dönemde distrofik epidermolizis bülloza ileayırıcı tanısının yapılması oldukça zordur. | stem | 4 |
FERMT1 geni tarafından kodlanan ve hücre matriks adezyonunda önemli rol oynayan yenitanımlanmış fermitin family homoloque 1 proteinindeki fonksiyon kaybı mutasyonlardan kaynaklanmaktadır. | stem | 4 |
İlk defa Kindler’intanımladığı 1954 yılından günümüze değin 100’ün üstünde olgu bildirilmiştir. | stem | 4 |
Bu makalede 15 yıldır ilerleyici disfaji hikayesi olan veeşlik eden bulgular ile birlikte ilk defa 32 yaşında KS tanısı alan kadın hastayı sunuyoruz. | stem | 4 |
Key Words: Kindler syndrome, delayed diagnosisGi rişKindler sendromu ilk olarak 1954 yılında Alman pediatristTheresa Kindler tarafından ekstremitelerde konjenital travmatikbüllöz lezyonları, gövde yerleşimli alacalı pigmentasyonu ve fotosensitivitesi olan 14 yaşındaki kız çocuğundatanımlanmıştır. | stem | 4 |
O yıllarda Kindler, bu tablonun konjenitalgenodermatozlardan distrofik epidermolizis büllöza vekonjenital poikilodermanın nadir bir birlikteliği olabileceğihipotezini ortaya atmıştır1. | stem | 4 |
Geç Tanı Almış Kindler157olarak tanımlamıştır2. | stem | 4 |
Kindler’in tanımladığı olgu ile benzer kliniközellikler göstermesinden dolayı takip eden yıllarda bu tablo WearyKindler sendromu olarak adlandırılmıştır3. | stem | 4 |
Ancak sonraki yıllardabildirilen olguların klinik özellikleri, genetik analizleri ve aile soyağaçlarıdikkate alındığında, KS’nin Weary’nin bildirdiği olgudan farklı olarakotozomal resesif kalıtım gösteren ayrı bir genetik deri hastalığı olduğuortaya konmuştur49. | stem | 4 |
Oldukça nadir görülen KS ile ilgili olarak günümüzekadar 100’den fazla olgu tanımlanmıştır5,10. | stem | 4 |
Abdominopelvik ultrasonografik inceleme ve akciğer grafisi olağanolarak değerlendirildi. | stem | 4 |
Endoskopik incelemede üst özefagusda darlıksaptandı ve buji dilatasyonla genişletildi. | stem | 4 |
Sistoskopi ve üreterosistografideanormal bulguya rastlanmadı. | stem | 4 |
Histopatolojik inceleme için deri biyopsialınmasını reddeden hastaya klinik bulgular eşliğinde Kindler sendromutanısı konuldu. | stem | 4 |
TartışmaOlguGastroenteroloji polikliniğinde yutma güçlüğü nedeni ile takip edilen 32yaşındaki kadın hasta avuç içi ve el parmaklarında daha belirgin olmaküzere tüm vücut derisinde sertlik ve kahverengi benekli renk değişikliğiyakınması nedeni ile değerlendirildi. | stem | 4 |
Öyküsünden ilk olarak dört aylık ikenel ve ayaklarda su dolu kabarcıkların olduğu ve bu yakınmalarınınzamanla azalarak 1213 yaşlarına kadar devam ettiği öğrenildi. | stem | 4 |
Çocuklukdöneminden itibaren özellikle yüz, boyun ve kollarda giderek artanbenekli koyu renk değişikliği tarifleyen hasta, zamanla derisinin inceldiğinive avuç içi, ayak tabanı ve parmaklarda sertleşme olduğunu ifade etti. | stem | 4 |
Ayrıca hasta ışığa karşı duyarlılık ile birlikte yaz aylarında bu lekelerinbelirgin olarak arttığını da belirtti. | stem | 4 |
Anne ve babası arasında akrabalıkilişkisi olmayan hastanın diğer kardeşlerinde ve ailesinde benzer hastalıköyküsü yok idi. | stem | 4 |
Özgeçmiş sorgulamasında yutma güçlüğü yakınmasınınyaklaşık olarak 15 yıldır olduğu ve son zamanlarda bu şikayetinin belirginolarak arttığı ve son 10 yıl içerisinde özefagial web tanısı ile 3 kezendoskopik dilatasyon uygulandığı belirtildi. | stem | 4 |
Dermatolojik muayenede yüz, boyun ve ekstremitelerde daha belirginolan hipo ve hiperpigmente maküllerin oluşturduğu retiküler diskromikpoikiloderma , gövde, ekstremite ve elayak dorsal yüzlerindeatrofi, el parmakları arasında proksimal perdelenme, elayak başparmaktırnaklarında subungal hiperkeratoz ve sarı ... | stem | 4 |
Oral mukozada gingivalarda hiperemi, sağ üst kesici diş komşuluğundakanama alanları ve sol alt göz kapağında ektropiyon mevcuttu. | stem | 4 |
Serumdemir düşüklüğü ve demirbağlama kapasitesindeki yükseklik dışında hemogram, kan biyokimyası ve tam idrar tetkikini içerenrutin laboratuvar değerleri ve otoimmün paneli normal sınırlarda idi. | stem | 4 |
KS travmaya yatkın akral bölgelerde yerleşim gösteren büller, ilerleyicipoikiloderma, yaygın deri atofisi ve fotosensitivite ile karakterize nadirgörülen genetik deri hastalığıdır. | stem | 4 |
Hastalığın ilk bulgusu olan büllözlezyonlar genellikle doğumda veya doğumdan hemen sonra görülmekteve sıklıkla el ve ayak gibi travmaya maruz kalan akral bölgelerde ortayaçıkmaktadır4,5. | stem | 4 |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.