text
stringlengths
1
364k
category
stringclasses
4 values
labels
int64
1
4
Sinüzoidler lobüllerin merkezine doğru bir araya gelerek santral venlerioluşturur.
stem
4
Santral venler birleşip sublobüler venleri ve bunlar da daha sonra hepatik venlerioluşturup vena kava inferiora dökülürler (35,36).113.2.3.
stem
4
Biliyer SistemSafra kanalikülleri, hering kanalları olarak bilinen terminal duktüllere (periportalkolanjioller) drene olurlar.
stem
4
Bu terminal duktüller en küçük portal yolda birleşerek interlobülersafra kanallarını oluştururlar.
stem
4
İnterlobuler safra kanalları tek katlı yassı küboid epitel ile döşelidir.
stem
4
Bu kanallar birleşerek uzun kolumnar hücrelerle döşeli segmental safra yollarını oluştururlar.
stem
4
Bukanalların birleşmesi ile büyük hiler intrahepatik safra yolları ve onların anastomozlaşması ile solve sağ hepatik kanallar oluşur.
stem
4
Sol ve sağ hepatik kanal birleşerek ortak hepatik kanalı oluşturur.
stem
4
Ortak hepatik kanal ile sistik kanal birleştikten sonra ortak safra kanalı (koledok) oluşur.
stem
4
Koledok kanalı hepatoduodenal ligaman içinde portal venin önünde, hepatik arterin sağındayer alır.
stem
4
Duodenumun birinci kıtasının arkasından pankreas başının posteriorunda yer alan birsulkustan geçerek duodenum ikinci kıtasına dökülür.
stem
4
Duodenumun posteromedial duvarındaoblik bir seyir izler ve ana pankreatik kanal ile birleşerek ampulla vateriyi olusturur.
stem
4
İnsanlarınyaklaşık %30’unda safra kanalı ile pankreatik kanal duodenuma ayrı açılır.
stem
4
Açılma yerindekimukozal çıkıntıya duodenal papilla denir.3.2.4.
stem
4
LenfatikleriVücuttaki lenf sıvısının %15-20’sinin üretiminden karaciğer sorumludur.
stem
4
Hepatik lenfsıvısının protein ve hücre içeriği yüksektir ve esas olarak perisinüzoidal disse boşluklarındanportal traktustaki birinci düzey lenfatik pleksuslara drenaj ile oluşur.
stem
4
Karaciğerin lenfatik drenajıtemel olarak hepatik arter çevresindeki hepatik lenf nodlarına ve çölyak lenf nodlarınadır.
stem
4
Falsiform ligaman ve epigastrik damarlar ile parasternal nodlarına, karaciğer yüzeyinden solgastrik lenf nodlarına ve karaciğerin periton ile kaplı olmayan çıplak yüzeyinden posteriormediastinal lenf nodlarına drenaj, diğer götürücü rotalar olarak sayılabilir.3.2.5.
stem
4
İnnervasyonuHepatik arter ve portal ven çevresinde, bu damarların dalları ile birlikte dağılım gösteren,iki ayrı ancak birbiri ile ilişkili pleksus yer alır.
stem
4
Bunlar her iki vagustan gelen preganglionikparasempatik lifler ve hücre korpusları çölyak ganglionda yer alan sempatik liflerdir.123.3.
stem
4
Difüzyon KavramıMoleküllerin kinetik enerjilerine bağlı olarak rastgele ve her yönde oluşan hareketlerinedifüzyon denilir.
stem
4
Özetle difüzyon, moleküllerin ısı bağımlı olarak üç boyutlu ortamda yaptıklarıserbest devinimdir.
stem
4
Su moleküllerinin hareketlerini engellemeyen ortamlarda difüzyon her yöndebirbirine eşit olur ki, buna izotropik difüzyon denilir.
stem
4
Kısıtlama arttıkça dengesiz, eşit olmayananlamına gelen anizotropik difüzyon oluşur (37).
stem
4
Farklı konsantrasyonlarda aynı molekülleri içeren sıvılar, birbirinden bir membranlaayrılmış olarak iki farklı kompartmana koyulduğunda, membranın geçirgenlik özellikleri izinveriyorsa aynı konsantrasyona ulaşmaktadır.
stem
4
Biyolojik yapılarda sağlam hücre membranları tarafından ve varsa makromoleküllertarafından difüzyon kısıtlanmaktadır.
stem
4
Dokunun hücre yoğunluğu arttıkça, difüzyon kısıtlaması daartmaktadır (38).3.3.2.
stem
4
Difüzyonun Temel Fizik KurallarıPartiküller yüksek konsantrasyondan, düşük konsantrasyona hareket ederken; “J” olaraktanımlanan makroskopik moleküler akış izlenir.
stem
4
Fick‟in birinci kuralı, “J” ile konsantrasyongradiyenti arasında bağlantı kurarak bu karışım işlemini açıklar.
stem
4
Bu kuralın içerisinde, “D”,ölçüsel difüzyon katsayısıdır ve derecelendirme ölçütüdür.
stem
4
Difüzyonun hızlı olduğu koşulda “D”yüksek, yavaş olduğu durumda ise düşüktür(39).
stem
4
Difüzyon hızını belirlemek için değişik izleme yöntemleri kullanılmıştır.
stem
4
Ancak bu işlemlermoleküllerin işaretlenmesini gerektirdiğinden çoğu girişimsel işlemlerdir (39).
stem
4
Brownian hareketin ve altında yatan matematiksel kuralların belirlenmesi, günümüzdekimodern difüzyon tanımını oluşturmaktadır.
stem
4
Brownian difüzyon, partiküllerin kendi aralarında (içdifüzyon) rastgele çarpışmaları ve diğer moleküller ile çarpışmaları ile dağılımları esasınadayanır.
stem
4
Fick’in deterministik kuralına göre, Brownian difüzyon daha olası bir durumdur.
stem
4
Difüzyon MR Tetkikinin GelişimiMoleküler difüzyonun, MR üzerindeki etkisini, ilk olarak Erwin Hahn tanımlamıştır.
stem
4
Hahn’ın, suyun ve diğer sıvıların iç difüzyonlarını MR ile değerlendirme çalışmaları, 1950’liyıllara uzanmaktadır.
stem
4
Carr ve Purcell MR spin-eko kullanarak su ve diğer sıvıların içdifüzyonlarını ölçmüştür.
stem
4
Daha sonra difüzyona bağlı rastgele hareketlerin, MR spin-ekoamplitüdünde azalma ile sonuçlandığını göstermişlerdir.
stem
4
Spin işaretli moleküllerin difüzyonkabiliyeti arttıkça, daha fazla faz dağılımı (dispersiyon) ve sinyal kuvvetinde daha fazlazayıflama (atenüasyon) izlemişlerdir.
stem
4
Brownian yöntemini kullanarak, eşit dağılımlı (uniform)manyetik alan gradiyenti altındaki spin sisteminin olası moleküler yer değişimlerini, molekülerdifüzyon katsayısı ve MR sinyal atenüasyonuna bağlayan bir formül oluşturmuşlardır.
stem
4
Çalışmaları aynı zamanda suyun iç difüzyon katsayısını ve diğer çözeltilerin katsayılarını altınstandart olarak belirlemiştir.
stem
4
Bundan iki yıl sonra, Torrey manyetik spinlerin difüzyonlarını,Bloch denklemlerine (manyetizasyon transfer denklemleri) ekleyerek, MR sinyal kayıplarınakatkısını açıklamıştır.
stem
4
Stejkal ve Tanner, Carr ve Purce’in bulgularına, tek tip çevrilen spinlerin(uniform translating spins) hızlarına bağımlı net faz kaymalarına yol açtıklarını, difüzyonauğrayan spinlerin faz kaymasına yol açmadıklarını ancak faz dağılım yüksekliklerindedeğişikliklere yol açtığını göstermişlerdir.
stem
4
Tanner daha sonra uyarılabilen eko sekanslarınıtanımlamış ve bunların moleküler difüzyona duyarlı hale getirilebileceğini keşfetmiştir(13).
stem
4
Tanner herhangi bir engelle karşılaşmayan serbest su için ADC değerini 2.5x10ˉ³ mm²/sn olaraktanımlamıştır(14).
stem
4
Tanner ayrıca sıvı difüzyonunun kompleks ortamlarda doğrudeğerlendirilebilmesi için, sıvının iç difüzyonunun değerlendirme dışı bırakılması gerektiğinifarketmiş, görünen difüzyon katsayısının (ADC) bunun yerine kullanımını önermiştir (39).
stem
4
MR difüzyon ölçümlerinin evriminde bir sonraki basamak atım-alan (pulsed-field)gradiyent metodları olmuştur.
stem
4
Uygun şekilde yerleştirilmiş iki adet kısa-süreli manyetik alan14gradiyent atımlarının, tek ve devamlı atım yapana göre daha kesin sonuçlar verdiği izlenmiştir.
stem
4
Bunun nedenleri arasında difüzyon zamanının ve uzunluk ölçütlerinin bağımsız olarak kontroledilebilmesi sayılabilir (39).
stem
4
Difüzyon ağırlıklı görüntüleme ilk olarak 1985 yılında uygulanmış olmakla birlikte (LeBihan ve arkadaşları), klinik kullanıma geçmesi 3.jenerasyon MR tarama cihazları ile mümkünolmuştur (40).3.3.4.
stem
4
Görünen Difüzyon Katsayısı (ADC)ADC sıvının iç difüzyon ile yer değişiminin ortalamasının karesinin difüzyon zamanınıniki katına oranı hesaplanarak işlem dışı bırakılmasıyla elde edilir.
stem
4
Moleküllerin içerisindedifüzyona uğradığı yapının kompozisyonu ve mikroyapısına duyarlıdır(13).”b faktörü” Tanner tarafından tanımlanmış olan difüzyon ağırlığının ölçütü olup, ADC’yiMR sinyal kaybına bağlamaktadır (39).
stem
4
Formülden deanlaşılabileceği gibi, b değerini etkileyen faktörlerin değiştirilmesi ile farklı b değerleri eldeedilebilir(14,15).
stem
4
SI = SI(0) * e-b*ADC formülünden de anlaşılabileceği gibi, sabit bir b faktörü kullanılırsa,yüksek ADC’li dokulardan daha düşük sinyal ortaya çıkacaktır.
stem
4
Eğer farklı b değerleri iledifüzyon ağırlıklı imajlar alınacak olursa, bunlarda piksellerdeki sinyal yoğunluklarına değerleratanarak, her pikselde gerçekleşen difüzyon ağırlığı hesaplanabilir.
stem
4
Bu yöntemle elde edilensonuca ADC haritası adı verilir ve bu haritalar herbir voksel için 3 farklı yönde (x,y,z)hesaplanmış ADC değerlerinin ortalaması oluşturularak elde olunur (37,41,42).
stem
4
Difüzyonağırlıklı görüntülemede kullanılan sekanslarda T2 ağırlığı da olduğundan, etkisini ortadankaldırmak için, sadece ölçülen difüzyonun görülebilmesi içinde ADC haritaları kullanılır15(37,42,43).
stem
4
Eğer formüle ADC=-ln (SI/SIb=0)/b açısından bakarsak, artmış ADC’nin difüzyonağırlıklı görüntülerde azalmış sinyal intensitesine yol açacağı fark edilebilir (41).
stem
4
Bu nedenleADC haritalarında difüzyon kısıtlamaları, difüzyon ağırlıklı imajların aksine hipointens olarakizlenmektedir.
stem
4
Yine aynı formülden düşük b değerlerinde T2’nin etkisinin arttığı çıkarılabilir.
stem
4
Kantitatif analiz yapılmak istenirse ilgi alanı anlamına gelen (ROI) belirlenerek, bu alaniçerisinde kalan voksellerde ortalama ADC değerleri ölçülebilmektedir.
stem
4
Su moleküllerinin hareketinin üç boyuttan herhangi biri ya da daha fazlası yönündekısıtlanmasına ‘‘anizotropi’’ denilir.
stem
4
İzotropik ortamlarda (beynin gri maddesi, karaciğer dokusugibi) ADC dokunun organizasyonundan bağımsız olup, rahatlıkla ölçülebilmektedir.
stem
4
Oysa beyazcevherde veya kas dokusunda ortam anizotropik olduğundan ADC dokunun yöneliminebağımlıdır (39).3.3.5.
stem
4
Difüzyon GörüntülemeDifüzyon görüntüleme tek boyutlu bir görüntüleme yöntemidir.
stem
4
Tüm moleküler yerdeğişimlerinin yönelimleri doğrultusunda incelenebilir.
stem
4
Tek bir ADC ölçümü ile yönelimebağımlı su hareketleri anizotropik dokularda ölçülemez.
stem
4
Bu tarz yönelime bağımlı difüzyon,görünen difüzyon gerilimi (appearent diffusion tensor) kullanılarak daha doğru olarakölçülebilmektedir (39).
stem
4
Difüzyon ağırlıklı görüntülemede ölçümler, ilk önce b=0 sn/mm² ve sonra incelenecek bdeğerleri olarak uygulanır.
stem
4
“b” değerinin değişmesi ise difüzyonun incelemedeki ağırlığınıdeğiştirecektir.
stem
4
ADC haritalarının hesaplanabilmesi için, moleküllerin her üç yöndekihareketlerinin değerlendirilebilmesi amacıyla tarayıcının x, y ve z koordinat akslarıdoğrultusunda difüzyon gradiyentleri uygulanır.
stem
4
Difüzyon tensör görüntülemede ise, difüzyongradiyentlerinin en az 6 yönde uygulanması gerekmektedir (40,41).
stem
4
Difüzyon ağırlıklı imajlar (DWI) konvansiyonel MR puls sekansları yani 1800 RF atımıiçerisine 2 adet difüzyon gradiyentinin yerleştirilmesi ile elde olunmaktadır.
stem
4
Difüzyon kodlama,bu iki gradiyent arasında kalan süre içerisinde gerçekleştirilmektedir.
stem
4
Bu imajların yoğunlukları,vokseller içerisinde spin-işaretlenmiş moleküllerin difüzyon kabiliyetleri ile artmakta veyaazalmaktadır (39,41).
stem
4
Bu amaçla aynı amplitüdde (G) ve aynı sürede (δ) iki difüzyon gradiyenti16(DG) içeren spin-eko eko-düzlemsel puls sekansları (SE-EPI) difüzyon ağırlıklı imajları eldeetmek için kullanılmaktadır.
stem
4
Difüzyon oranındaki ağırlıklı sinyal, difüzyon faktörü olarak bilinen“b”, gradiyent sürelerine ve aralarındaki süreye bağlı olan, puls sekans zamanlama parametresi(pulse sequence timing parameter) ile ayarlanır (40).
stem
4
Difüzyon gradiyenti tarafından oluşturulan faz değişimleri makromoleküller içerisindebulunan yerleşik protonlarda tanımlayıcı (registration) momenti tarafından kompanze edilir.
stem
4
Butarz protonlardan gelen MR sinyali dokunun T2 sinyaline karşılık gelmekte olup, b=0‟da SE-EPIsekansı tarafından kaydedilen sinyale eşittir.
stem
4
Difüzyon hareketine katılan protonlar ek fazı alırlarve bunlardan kaynaklanan MR sinyali azalır.
stem
4
Suyun dokudaki difüzyon kabiliyeti, difüzyonağırlıklı imajlarda MR sinyalinin kaybının gözlenmesi ile tahmin edilir (40).3.3.6.
stem
4
Difüzyon Görüntüleme SekanslarıSpin-eko (SE) sekanslar:Hahn tarafından 1950 yılında tanımlanarak, Carr’ın 1800 RF atımının kullanımını eklemesiile, difüzyon MR görüntülemenin kullanıma geçen ilk sekansıdır.
stem
4
Uyarım için 900 RF atımının uygulanması ile bazı spinlerin diğerlerine göre daha hızlıpresesyon göstermeleri nedeniyle faz bozunması oluşur.
stem
4
TE süresinin yarısı geçince 1800 ikinciRF atımı uygulanır.
stem
4
Bu spinlerin geri yönlenmelerine yol açar ve TE süresi dolduğunda spinleraynı fazda buluşmuş olur.
stem
4
Bu anda eko oluşumu gerçekleşmektedir (44).1800 RF atımı sayesinde T2* (statik manyetik alan düzensizlikleri) etkilerinden bağımsızolarak, T2 ekosunun ölçülmesi ile elde olunmaktadır.
stem
4
Ancak elde etmek için gerekli sürenin uzunolması nedeniyle harekete oldukça duyarlı olup, Nyquist artefaktları sık olarak izlenmektedir.
stem
4
Hayalet artefaktlarını ortadan kaldırmak amacıyla “Navigatör eko” kullanılabilir.
stem
4
Hareketinoluştuğu durumlarda, sıralı iki navigatör eko arasındaki faz farkı birbirinden çıkarılarak ortadankaldırılabilir.
stem
4
“k-alanının” radyal şekilde doldurulması da bir çözümdür (45).
stem
4
Hızlı spin-eko (FSE) sekanslar :Spin-eko sekanslarının modifikasyonları ile elde edilirler.
stem
4
Daha kısa sürede taramayapılabilmesi en önemli avantajlarıdır.
stem
4
Bunu sağlayabilmek için her TR aralığında çok sayıda17tekrar odaklama sağlayan RF atımları uygulanır ve ekolar arasında kısa sürelerle faz kodlamagradiyentleri açılıp, kapatılır.
stem
4
Bu sayede her uyarım atımı sonrasında TR aralığında farklı fazkodlamalarla çok sayıda eko elde edilmiş olur.
stem
4
Spin-ekoların arka arkaya gelmeleri nedeniyle buspin-ekolara eko-treni denilir ve elde olunan eko sayısı eko-tren uzunluğu olarak (ETL)tanımlanır (18).
stem
4
FSE sekansları, klasik spin-eko sekanslara göre sadece hızlı değildir.
stem
4
TR süreleriolabildiğince çok RF atımı gönderebilmek için daha uzundur.
stem
4
Bu nedenle FSE sekanslar T2ağırlıklı görüntülemelerde faydalı olmaktadır.
stem
4