english stringlengths 2 1.48k | non_english stringlengths 1 1.45k | language stringclasses 49
values |
|---|---|---|
Sami was a rising tennis star. | Sami yükselen bir tenis yıldızıydı. | en-tr |
Sami has been fighting with Layla over child support. | Sami çocuk desteği konusunda Leyla ile mücadele ediyordu. | en-tr |
Sami and Layla raised in Cairo. | Sami ve Leyla Kahire'de büyüdüler. | en-tr |
Sami sold encyclopedias. | Sami ansiklopedi sattı. | en-tr |
Sami's arrest left his family destitute. | Sami'nin tutuklanması ailesini yoksul bıraktı. | en-tr |
Sami was a very manipulative person. | Sami çok çıkarcı bir kişiydi. | en-tr |
Sami worked hard in school. | Sami okulda sıkı çalıştı. | en-tr |
Sami can't see Layla. | Sami, Leyla'yı göremiyor. | en-tr |
Sami was in the house all night with his baby son. | Sami bütün gece bebeği birlikte evdeydi. | en-tr |
Sami injured his shoulder in a match. | Sami bir maçta omzunu sakatladı. | en-tr |
Sami was in an interrogation room with two cops. | Sami iki polisle sorgu odasındaydı. | en-tr |
Sami was never suspected of threatening Layla. | Sami'nin Leyla'yı tehdit ettiğinden asla şüphelenilmedi. | en-tr |
Sami was charged with arson and murder. | Sami kundaklama ve cinayetle suçlanıyordu. | en-tr |
Sami's criminal life started in 2006. | Sami'nin suç yaşamı 2006'da başladı. | en-tr |
Sami denied killing Layla. | Sami, Leyla'yı öldürmeyi reddetti. | en-tr |
Sami spent six tense hours in the interrogation room. | Sami sorgu odasında altı gergin saat geçirdi. | en-tr |
Sami is using his military skills for burglarizing homes. | Sami evleri soymak için askeri becerilerini kullanıyor. | en-tr |
Sami was doing Internet porn with his girlfriend. | Sami kız arkadaşı ile internet pornosu üretiyordu. | en-tr |
Sami just lost his fiancee. | Sami nişanlısını yeni kaybetti. | en-tr |
Sami planned every detail in advance. | Sami her detayı önceden planladı. | en-tr |
Sami cut Layla's phone lines. | Sami, Leyla'nın telefon hatlarını kesti. | en-tr |
Sami entered Layla's apartment. | Sami, Leyla'nın dairesine girdi. | en-tr |
Sami made more inappropriate comments. | Sami fazla uygunsuz yorumlar yaptı. | en-tr |
Sami took a look at the computer. | Sami bilgisayara göz attı. | en-tr |
Sami dated more than a dozen women in Cairo. | Sami, Kahire'de bir düzineden fazla kadınla buluştu. | en-tr |
Sami met women online. | Sami kadınlarla online olarak tanışıyordu. | en-tr |
Sami bailed Layla out. | Sami, Leyla'yı kefaletle serbest bıraktı. | en-tr |
Sami wanted Layla to get an abortion. | Sami, Leyla'nın kürtaj yaptırmasını istedi. | en-tr |
Sami didn't want Layla to have the baby. | Sami, Leyla'nın bebeği olmasını istemedi. | en-tr |
Sami moved into an upscale suburb. | Sami lüks bir banliyöye taşındı. | en-tr |
Sami was so addicted to that. | Sami ona çok düşkündü. | en-tr |
Sami needed to expand his business. | Sami'nin, işini genişletmesi gerekiyordu. | en-tr |
Sami should come have a look at this. | Sami'nin gelip buna bir göz atması gerekir. | en-tr |
Sami had sex with Layla 24 hours before her death. | Sami ölümünden 24 saat önce Leyla'yla seks yaptı. | en-tr |
Sami cracked Layla's safe open. | Sami, Leyla'nın kasasını açık bıraktı. | en-tr |
Sami told that to the jurors. | Sami bunu jüri üyelerine söyledi. | en-tr |
Sami confessed to the cops. | Sami polislere itirafta bulundu. | en-tr |
Sami was jerking. | Sami sarsılıyordu. | en-tr |
Sami went and shot Layla again in the back of the head. | Sami gidip Leyla'yı ensesinden tekrar vurdu. | en-tr |
Sami needed to hire more staff. | Sami'nin daha fazla eleman işe alması gerekiyordu. | en-tr |
Sami appreciated Layla's generosity. | Sami, Leyla'nın cömertliğini takdir etti. | en-tr |
Sami came out of the car. | Sami arabadan çıktı. | en-tr |
Sami needs more employees. | Sami'nin daha fazla çalışana ihtiyacı var. | en-tr |
Sami married his college sweetheart. | Sami üniversite aşkıyla evlendi. | en-tr |
Sami had everything everybody had. | Sami herkesin sahip olduğu her şeye sahipti. | en-tr |
Sami had an adorable daughter named Layla. | Sami'nin Leyla adında sevimli bir kızı vardı. | en-tr |
Sami's biological father is rumored to be a mobster. | Sami'nin biyolojik babasının bir gangster olduğu söyleniyor. | en-tr |
Sami didn't have a lot of girlfriends. | Sami'nin çok kız arkadaşı yoktu. | en-tr |
Sami was sent away to live in Egypt with his grandmother. | Sami, büyükannesi ile birlikte yaşamak için Mısır'a gönderildi. | en-tr |
Sami was struggling with a lot of issues. | Sami birçok sorunla mücadele ediyordu. | en-tr |
Sami was looking for some stability. | Sami biraz istikrar arıyordu. | en-tr |
Sami felt uncomfortable. | Sami kendini rahatsız hissetti. | en-tr |
Sami and Layla spent a lot of time together. | Sami ve Leyla birlikte çok zaman geçirdiler. | en-tr |
Sami worked long hours at a golf course. | Sami bir golf sahasında uzun saatler çalışıyordu. | en-tr |
Sami really enjoyed working for Ford. | Sami, Ford için çalışmaktan gerçekten memnundu. | en-tr |
Sami loved to sing. | Sami şarkı söylemeyi seviyordu. | en-tr |
Sami saw things in a different way. | Sami durumu farklı bir şekilde gördü. | en-tr |
Sami doesn't do things the way I do. | Sami işleri yaptığım şekilde yapmaz. | en-tr |
Sami thought that would be a great idea. | Sami onun harika bir fikir olacağını düşündü. | en-tr |
Sami drove to Cairo for a romantic weekend. | Sami romantik bir hafta sonu için Kahire'ye gitti. | en-tr |
Sami and Layla headed for a romantic weekend in Cairo. | Sami ve Leyla romantik bir hafta sonu için Kahire'ye gittiler. | en-tr |
Sami stashed the marijuana in a motel room. | Sami marihuanayı bir motel odasında sakladı. | en-tr |
Sami earned more than 600,000 dollars. | Sami 600.000 dolardan fazla kazandı. | en-tr |
Sami didn't suspect a thing. | Sami bir şeyden şüphelenmedi. | en-tr |
Sami moved his furniture to Cairo. | Sami, mobilyalarını Kahire'ye taşıdı. | en-tr |
Sami and Layla had an argument. | Sami ve Leyla bir tartışma yaşadılar. | en-tr |
Sami landed in Cairo six hours later. | Sami altı saat sonra Kahire'ye indi. | en-tr |
Sami aimed the machine-gun at Layla's head. | Sami makineli tüfeği Leyla'nın kafasına nişan aldı. | en-tr |
Sami and Layla both said exactly the same thing. | Sami ve Leyla'nın ikisi de tam olarak aynı şeyi söyledi. | en-tr |
Sami spent six months on house arrest. | Sami altı ay ev hapsinde kaldı. | en-tr |
Sami tried to commit suicide. | Sami intihar etmeye çalıştı. | en-tr |
Sami and Layla played scrabble. | Sami ve Leyla scrabble oynadılar. | en-tr |
Jim highjacked a plane. | Jim bir uçak kaçırdı. | en-tr |
Sami was charged with arson. | Sami kundaklamayla suçlanıyordu. | en-tr |
Sami's trial began in June, 2006. | Sami'nin davası Haziran 2006'da başladı. | en-tr |
Sami gave Layla a Valentine's Day card. | Sami, Leyla'ya bir Sevgililer Günü kartı verdi. | en-tr |
Sami had no intention of reconciling with Layla. | Sami'nin Leyla ile uzlaşmak gibi bir niyeti yoktu. | en-tr |
Sami was officially declared missing. | Sami resmen kayıp ilan edildi. | en-tr |
Sami put his plan into action. | Sami planını eyleme geçirdi. | en-tr |
Sami poisoned Layla to death. | Sami, Leyla'yı ölümüne zehirledi. | en-tr |
Sami was a medical technician. | Sami bir tıbbi teknisyendi. | en-tr |
Sami respected his mother. | Sami annesine saygı duyuyordu. | en-tr |
Sami testified against his best friend. | Sami, en yakın arkadaşının aleyhine tanıklık etti. | en-tr |
Sami was shot and fell to the ground. | Sami vuruldu ve yere düştü. | en-tr |
Sami grew up on Long Island, New York. | Sami, New York Long Island'da büyüdü. | en-tr |
Sami went to Ontario to live with his gay lover. | Sami, eşcinsel sevgilisi ile yaşamak için Ontario'ya gitti. | en-tr |
Sami made some mistakes. | Sami bazı hatalar yaptı. | en-tr |
Sami brought back Layla to Cairo. | Sami, Leyla'yı Kahire'ye geri getirdi. | en-tr |
Sami refused to believe that Layla had been having an affair. | Sami, Leyla'nın bir ilişki yaşadığına inanmayı reddetti. | en-tr |
Sami was arrested for the murder of Layla Bakir. | Sami, Leyla Bekir cinayeti için tutuklandı. | en-tr |
Sami was facing charges of first degree murder. | Sami birinci dereceden cinayet suçlamasıyla karşı karşıyaydı. | en-tr |
Sami killed the wrong man. | Sami yanlış adamı öldürdü. | en-tr |
Sami wanted to save his own butt. | Sami kendi kıçını kurtarmak istedi. | en-tr |
Sami rented a car and went to Cairo. | Sami bir araba kiraladı ve Kahire'ye gitti. | en-tr |
Sami arrived back in Cairo. | Sami, Kahire'ye geri döndü. | en-tr |
Sami was found just as guilty as Layla and was sentenced to life. | Sami tıpkı Leyla gibi suçlu bulundu ve ömür boyu hapse mahkum edildi. | en-tr |
Sami wanted to get out of his relationship with Layla. | Sami, Leyla ile olan ilişkisinden kurtulmak istiyordu. | en-tr |
Sami is appealing his conviction. | Sami mahkumiyetini temyiz ediyor. | en-tr |
Sami begged for Layla's help. | Sami, Leyla'nın yardımı için yalvardı. | en-tr |
Sami and Layla arranged to meet at a strip mall. | Sami ve Leyla şerit tipi bir alışveriş merkezinde buluşma ayarladılar. | en-tr |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.