english stringlengths 2 1.48k | non_english stringlengths 1 1.45k | language stringclasses 49
values |
|---|---|---|
Sami had plenty of spare time. | Sami'nin bol boş zamanı vardı. | en-tr |
Sami lived in a nearby town. | Sami yakındaki bir kasabada yaşıyordu. | en-tr |
Sami's wife went missing. | Sami'nin karısı kayboldu. | en-tr |
Sami contacted a private detective. | Sami özel bir dedektifle bağlantıya geçti. | en-tr |
Sami was contacted by Layla's mother. | Leyla'nın annesi tarafından Sami'yle temasa geçildi. | en-tr |
Sami met a woman in a bar. | Sami barda bir kadınla tanıştı. | en-tr |
Sami came back to the mansion. | Sami malikaneye geri geldi. | en-tr |
Sami drowned in his pool. | Sami havuzunda boğuldu. | en-tr |
Sami pretended he had passed out. | Sami bayılmış numarası yaptı. | en-tr |
Sami surprised Layla. | Sami, Leyla'yı şaşırttı. | en-tr |
Sami's friends continued to disappear. | Sami'nin arkadaşları ortadan kaybolmaya devam ettiler. | en-tr |
Sami was convinced that Farid was a serial killer. | Sami, Ferit'in bir seri katil olduğuna ikna olmuştu. | en-tr |
Sami was stunned by that discovery. | Sami o keşiften şaşkındı. | en-tr |
Sami found a skull in the cave. | Sami mağarada bir kafatası buldu. | en-tr |
I like the sound of the oud. | Ud sesini seviyorum. | en-tr |
Sami discovered human remains in the basement of that house. | Sami o evin bodrumunda insan kalıntıları keşfetti. | en-tr |
Most westerner's cultural horizons end with Led Zepplin's Cashmere song. | Çoğu batılının kültürel ufku Led Zepplin'in Cashmere şarkısıyla sona erer. | en-tr |
Mary has three infants. | Mary'nin üç tane küçük çocuğu var. | en-tr |
Tom's feet stink. | Tom'un ayakları pis kokuyor. | en-tr |
Sami tried to help Layla through her psychiatric problems. | Sami onun psikiyatrik sorunları nedeniyle Leyla'ya yardım etmeye çalıştı. | en-tr |
Sami made Layla's psychiatric condition worse. | Sami, Leyla'nın psikiyatrik durumunu daha da kötüleştirdi. | en-tr |
Sami admitted he killed Layla. | Sami, Leyla'yı öldürdüğünü kabul etti. | en-tr |
Sami admitted to killing Layla. | Sami, Leyla'yı öldürdüğünü itiraf etti. | en-tr |
Sami hired a good defense team. | Sami iyi bir savunma takımı tuttu. | en-tr |
Sami was betrayed in a very bad way. | Sami'ye çok kötü bir şekilde ihanet edildi. | en-tr |
Sami will be convicted of murder. | Sami cinayetten hüküm giyecek. | en-tr |
Sami recognized Layla. | Sami, Leyla'yı tanıdı. | en-tr |
Sami planned the thing meticulously. | Sami işi titizlikle planladı. | en-tr |
Sami liked to go out a lot. | Sami dışarı çok çıkmaktan hoşlanıyordu. | en-tr |
Sami was battling lung cancer. | Sami akciğer kanseriyle savaşıyordu. | en-tr |
Sami recovered from his cancer. | Sami kanserinden kurtuldu. | en-tr |
Sami has been drinking. | Sami içki içiyor. | en-tr |
Sami thinks Layla has been drinking. | Sami, Leyla'nın içki içiyor olduğunu düşünüyor. | en-tr |
Sami is coming back. | Sami geri geliyor. | en-tr |
Sami can hurt Layla. | Sami, Leyla'yı incitebilir. | en-tr |
Sami's patience reached a breaking time. | Sami'nin sabrı bir kırılma zamanına ulaştı. | en-tr |
Sami took a lot of blows to the head. | Sami kafasına birçok darbe aldı. | en-tr |
Sami took the groceries out of the trunk. | Sami yiyecekleri bagajdan çıkardı. | en-tr |
Sami attempted to set Layla's body on fire. | Sami, Leyla'nın cesedini ateşe vermeye çalıştı. | en-tr |
Sami's body was decomposing. | Sami'nin cesedi çürüyordu. | en-tr |
Sami's body was burnt. | Sami'nin vücudu yanmıştı. | en-tr |
Sami has been lying dead in his garage for at least six days. | Sami en az altı gündür garajında ölü yatıyor. | en-tr |
Sami didn't intend to divorce Layla. | Sami, Leyla'yı boşamak niyetinde değildi. | en-tr |
Sami wanted a divorce. | Sami boşanmak istedi. | en-tr |
Sami used excessive force to defend himself. | Sami kendini savunmak için aşırı güç kullandı. | en-tr |
Sami needed to do that right. | Sami'nin onu doğru yapması gerekiyordu. | en-tr |
Sami searched everything. | Sami her şeyi aradı. | en-tr |
Sami's bag was seized by police. | Sami'nin çantası polis tarafından ele geçirildi. | en-tr |
Sami bought a Rolex watch. | Sami bir Rolex saat satın aldı. | en-tr |
Sami told Layla that he wanted a divorce. | Sami, Leyla'ya boşanmak istediğini söyledi. | en-tr |
Sami returned home from shopping. | Sami alışverişten eve döndü. | en-tr |
Sami and Layla began fighting. | Sami ve Leyla kavga etmeye başladılar. | en-tr |
Sami dragged Layla into the garage. | Sami, Leyla'yı garaja sürükledi. | en-tr |
Sami lit a fire in the garage. | Sami garajda bir ateş yaktı. | en-tr |
Sami didn't know what to do. | Sami ne yapacağını bilmiyordu. | en-tr |
Sami moved to plan B. | Sami, B planına geçti. | en-tr |
Sami drove Layla's body to the woods and buried it there. | Sami, Leyla'nın cesedini ormana götürdü ve orada gömdü. | en-tr |
Sami tried to lift Layla's body, but he couldn't. | Sami, Leyla'nın cesedini kaldırmaya çalıştı ama başaramadı. | en-tr |
Sami left Layla's body decaying in the garage. | Sami, Leyla'nın cesedini garajda çürümeye bıraktı. | en-tr |
Sami put a sheet over his wife's body. | Sami karısının vücudunun üzerine bir çarşaf koydu. | en-tr |
Sami went on trial for murder. | Sami cinayetten yargılanmaya başladı. | en-tr |
Sami is facing the death penalty this time. | Sami bu kez ölüm cezasıyla yüz yüze geliyor. | en-tr |
Sami calls Layla bitch. | Sami, Leyla'ya fahişe der. | en-tr |
Sami died a few years later. | Sami birkaç yıl sonra öldü. | en-tr |
Sami really felt his father was an animal. | Sami babasının gerçekten bir hayvan olduğunu hissetti. | en-tr |
Sami will be sentenced to life in prison. | Sami ömür boyu hapis cezasına çarptırılacak. | en-tr |
Sami's dictionary was sitting on the seat. | Sami'nin sözlüğü koltuğun üstünde duruyordu. | en-tr |
Sami found this condom in there. | Sami bu prezervatifi orada buldu. | en-tr |
Sami bought and sold repossessed homes. | Sami geri dönüşümlü evleri satın aldı ve sattı. | en-tr |
Sami's car was inspected by investigators. | Sami'nin arabası dedektifler tarafından incelendi. | en-tr |
Sami put the car in the garage. | Sami arabayı garaja koydu. | en-tr |
Sami threw the bait in the water. | Sami yemi suya attı. | en-tr |
Sami's bulldog dug up human bones. | Sami'nin bulldogu insan kemiklerini çıkardı. | en-tr |
Sami left the car outside Layla's home. | Sami, arabayı Leyla'nın evinin dışına bıraktı. | en-tr |
Sami saw the car sitting on the street, outside Layla's house. | Sami, Leyla'nın evinin dışında sokakta duran arabayı gördü. | en-tr |
Sami was driving the car around. | Sami arabayla dolaşıyordu. | en-tr |
Sami got in the car. | Sami arabaya bindi. | en-tr |
Sami sold the stolen car to a gang member. | Sami çalıntı arabayı bir çete üyesine sattı. | en-tr |
Sami ditched the stolen car. | Sami çalıntı arabadan kurtuldu. | en-tr |
Sami was cleared of murder. | Sami cinayetten aklandı. | en-tr |
Sami stole the vehicle. | Sami aracı çaldı. | en-tr |
Sami kidnapped Layla, took her to the woods and killed her. | Sami, Leyla'yı kaçırdı, onu ormana götürdü ve öldürdü. | en-tr |
Sami dropped Layla home after the concert. | Sami konserden sonra Leyla'yı eve bıraktı. | en-tr |
Sami went inside. | Sami içeri gitti. | en-tr |
Sami believed Layla was safe. | Sami, Leyla'nın güvende olduğuna inanıyordu. | en-tr |
Sami missed the appointment. | Sami randevuyu kaçırdı. | en-tr |
Sami was handcuffed. | Sami kelepçelendi. | en-tr |
Sami heard the shocking news. | Sami şok edici haberi duydu. | en-tr |
Sami was playing an important role in Layla's life. | Sami, Leyla'nın hayatında önemli bir rol oynuyordu. | en-tr |
Sami started firing at us with an Uzi. | Sami bir Uzi ile bize ateş etmeye başladı. | en-tr |
Sami destroyed his own children. | Sami kendi çocuklarını yok etti. | en-tr |
Sami buried Layla in Cairo. | Sami, Leyla'yı Kahire'ye gömdü. | en-tr |
Sami brought Layla back to Cairo. | Sami, Leyla'yı Kahire'ye geri getirdi. | en-tr |
Sami's family were slaughtered in their home. | Sami'nin ailesi evlerinde katledildiler. | en-tr |
Sami lived about two hours east of Cairo. | Sami, Kahire'nin yaklaşık iki saat doğusunda yaşıyordu. | en-tr |
Sami adopted Layla. | Sami, Leyla'yı evlat edindi. | en-tr |
Sami disapproved very much Layla's lifestyle. | Sami, Leyla'nın yaşam tarzını çok fazla uygun görmüyordu. | en-tr |
Sami lived in a separate farmhouse owned by his father. | Sami, babası tarafından sahiplenilmiş ayrı bir çiftlik evinde yaşıyordu. | en-tr |
Sami liked to shock people. | Sami insanları şok etmekten keyif alırdı. | en-tr |
Sami liked to provoke Layla by saying outrageous things. | Sami, Leyla'yı çirkin şeyler söyleyerek kışkırtmaktan hoşlanıyordu. | en-tr |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.