english
stringlengths
2
1.48k
non_english
stringlengths
1
1.45k
language
stringclasses
49 values
Do you always go to bed before midnight?
Hep gece yarısından önce mi yatağa gidiyorsun?
en-tr
Did you tell Tom about what happened to Mary?
Mary'ye ne olduğunu Tom'a anlattın mı?
en-tr
You're not allowed to smoke in this restaurant.
Bu restoranda sigara içmeye izin verilmiyor.
en-tr
When I was a kid, I used to spend hours listening to the radio.
Çocukken, radyo dinleyerek saatler geçirirdim.
en-tr
Nowadays, I only listen to the radio when I'm driving.
Bugünlerde radyoyu sadece araba kullanırken dinliyorum.
en-tr
Would you mind turning the radio off? I'm trying to study.
Radyoyu kapatır mısın? Ders çalışmaya çalışıyorum.
en-tr
There's no relief?
Rahatlama yok mu?
en-tr
Tom bought a container ship.
Tom bir konteyner gemisi satın aldı.
en-tr
Tom beat Mary at miniature golf.
Tom minyatür golfte Mary'yi yendi.
en-tr
Pick up a gallon of milk on your way home.
Eve giderken bir galon süt al.
en-tr
Have you forgotten that I'm married?
Evli olduğumu unuttun mu?
en-tr
Is this your first trip to Australia?
Bu senin Avustralya'ya ilk yolculuğun mu?
en-tr
We've blown a fuse.
Bir sigortayı patlattık.
en-tr
Tom was in a fight last night and lost a few teeth.
Tom dün gece kavgadaydı ve birkaç diş kaybetti.
en-tr
Have you met Tom's mother-in-law?
Tom'un kayınvalidesiyle tanıştın mı?
en-tr
I hope this isn't too spicy for you.
Umarım bu senin için fazla baharatlı değildir.
en-tr
I hope this curry isn't too hot for you.
Umarım bu köri senin için fazla sıcak değildir.
en-tr
Sami was very happy to do that.
Sami onu yapmaktan çok mutluydu.
en-tr
Sami and Farid hated being twins.
Sami ve Ferit ikiz olmaktan nefret ediyorlardı.
en-tr
Sami and Layla grew up together.
Sami ve Leyla birlikte büyüdüler.
en-tr
Sami's home was filled with love and laughter.
Sami'nin evi sevgi ve kahkaha ile doluydu.
en-tr
Sami was taken advantage of.
Sami avantaj elde etti.
en-tr
Sami and Layla played together.
Sami ve Leyla birlikte oynadılar.
en-tr
Sami was careful not to wake his wife.
Sami karısını uyandırmamak için dikkatliydi.
en-tr
Sami is staying with Layla.
Sami, Leyla'yla kalıyor.
en-tr
Sami slipped out for a cigarette.
Sami bir sigara için dışarı çıktı.
en-tr
Sami moved to a peaceful suburb.
Sami huzurlu bir banliyöye taşındı.
en-tr
Sami described the suspect.
Sami şüpheliyi tarif etti.
en-tr
Sami was spotted by police outside a gas station.
Sami, polis tarafından bir benzin istasyonunun dışında fark edildi.
en-tr
Sami shot and killed his brother.
Sami erkek kardeşine ateş etti ve öldürdü.
en-tr
Sami went to check on Layla.
Sami, Leyla'yı kontrol etmeye gitti.
en-tr
Sami was found in a terrible state.
Sami korkunç bir halde bulundu.
en-tr
Sami and his identical twin, Farid, dressed identically.
Sami ve tek yumurta ikizi Ferit, aynı şekilde giyiniyordu.
en-tr
Sami was imitating when he heard.
Sami duyduğunda taklit ediyordu.
en-tr
Sami broke the news of Layla's death to her family.
Sami, Leyla'nın ölüm haberini onun ailesine verdi.
en-tr
Sami's mother has passed away.
Sami'nin annesi vefat etti.
en-tr
Sami fell to his knees.
Sami dizlerine düştü.
en-tr
Sami seemed very outgoing.
Sami çok dışa dönük görünüyordu.
en-tr
Sami arrived there.
Sami oraya vardı.
en-tr
Sami asked permission of Layla.
Sami, Leyla'nın iznini istedi.
en-tr
Sami remembers Layla being very outgoing and intelligent.
Sami, Leyla'yı çok dışa dönük ve akıllı olarak hatırlıyor.
en-tr
Sami and Layla didn't see eye to eye.
Sami ve Leyla aynı fikirde değildiler.
en-tr
Sami would ridicule Layla.
Sami, Leyla ile dalga geçerdi.
en-tr
Sami often mocked Layla.
Sami, Leyla ile sık sık alay ediyordu.
en-tr
Sami laughed at Layla.
Sami, Leyla'ya güldü.
en-tr
Sami helped Layla out.
Sami, Leyla'ya yardım sağladı.
en-tr
Sami and Layla seemed to need each other.
Sami ve Leyla birbirlerine ihtiyaç duyuyor gibi görünüyorlardı.
en-tr
Sami was shattered.
Sami paramparça oldu.
en-tr
Sami allowed Layla to move in.
Sami, Leyla'nın içeri girmesine izin verdi.
en-tr
Sami and Layla became really dependent upon one another.
Sami ve Leyla birbirlerine gerçekten bağımlı hale geldiler.
en-tr
Sami couldn't bear to leave his girlfriend behind.
Sami kız arkadaşını geride bırakmaya dayanamadı.
en-tr
Sami married one of Layla's sisters.
Sami, Leyla'nın kız kardeşlerinden biriyle evlendi.
en-tr
Sami allowed Layla to move into the basement.
Sami, Leyla'nın bodrum kata taşınmasına izin verdi.
en-tr
Sami couldn't handle it.
Sami onu halledemedi.
en-tr
Sami punished Layla for doing that.
Sami onu yaptığı için Leyla'yı cezalandırdı.
en-tr
Sami and Layla were reunited as a couple at last.
Sami ve Leyla bir çift olarak sonunda yeniden bir araya gelmişlerdi.
en-tr
Sami fired the gun.
Sami silahı ateşledi.
en-tr
Sami died on a dark night in 2006.
Sami 2006'da karanlık bir gecede öldü.
en-tr
Sami obediently obeyed Layla's commands.
Samiitaatkar biçimde Leyla'nın emirlerine itaat etti.
en-tr
Sami cooked for Layla.
Sami, Leyla için yemek pişirdi.
en-tr
Sami can't lift this box.
Sami bu kutuyu kaldıramaz.
en-tr
Sami and Farid worked side by side as technicians.
Sami ve Ferit teknisyen olarak yan yana çalıştılar.
en-tr
Sami repaired radios.
Sami radyoları tamir ediyordu.
en-tr
Sami took care of his mother.
Sami annesiyle ilgilendi.
en-tr
Sami could fix almost anything.
Sami neredeyse her şeyi onarabilirdi.
en-tr
Sami hated that picture.
Sami o resimden nefret ediyordu.
en-tr
Sami retreated to his apartment.
Sami dairesine çekildi.
en-tr
Sami emptied his beer can.
Sami bira tenekesini boşalttı.
en-tr
Sami called Layla stupid.
Sami, Leyla'ya aptal dedi.
en-tr
Sami never wanted to fight.
Sami asla kavga etmek istemedi.
en-tr
Sami and Layla shared a passion for firearms.
Sami ve Leyla ateşli silahlar için olan bir tutkuyu paylaşıyorlardı.
en-tr
Sami wants to remind Layla who is boss.
Sami kimin patron olduğunu Leyla'ya hatırlatmak istiyor.
en-tr
Sami lost some weight.
Sami biraz kilo verdi.
en-tr
Sami fled to his mother's house.
Sami annesinin evine kaçtı.
en-tr
Sami suffered anxiety.
Sami anksiyeteden muzdaripti.
en-tr
Sami could see what was going on.
Sami neler olduğunu görebiliyordu.
en-tr
Sami returned home to his wife, Layla.
Sami eve karısı Leyla'ya döndü.
en-tr
Sami tried to separate Farid and Layla.
Sami, Ferit ve Leyla'yı ayırmaya çalıştı.
en-tr
Sami knew that something terrible would happen.
Sami korkunç bir şeyin olacağını biliyordu.
en-tr
Sami began drinking heavily.
Sami çok içmeye başladı.
en-tr
Sami watched a football game.
Sami bir futbol maçı izledi.
en-tr
Sami started belittling Layla.
Sami, Leyla'yı aşağılamaya başladı.
en-tr
Sami was very drunk.
Sami çok sarhoştu.
en-tr
Sami refused to back down.
Sami geri çekilmeyi reddetti.
en-tr
Sami heard gunshots.
Sami silah sesleri duydu.
en-tr
Sami reacted quickly.
Sami hızla tepki verdi.
en-tr
Sami got up from the floor.
Sami yerden kalktı.
en-tr
Sami offered Layla a solution.
Sami, Leyla'ya bir çözüm teklif etti.
en-tr
Sami drew his gun.
Sami silahını çekti.
en-tr
Sami and Layla's eyes met.
Sami ve Leyla'nın gözleri buluştu.
en-tr
Sami crossed the line.
Sami çizgiyi aştı.
en-tr
Sami likes to complain about everything.
Sami her şey hakkında yakınmaktan hoşlanır.
en-tr
Sami berated Layla.
Sami, Leyla'yı azarladı.
en-tr
Sami and Layla fought their final battle.
Sami ve Leyla son savaşlarını yaptılar.
en-tr
Sami spotted a problem with his finances.
Sami mali durumunda bir sorun tespit etti.
en-tr
Sami jumped in his car.
Sami arabasına atladı.
en-tr
Sami's phone rang in the middle of the night.
Sami'nin telefonu gecenin ortasında çaldı.
en-tr
Sami said he had killed Layla.
Sami, Leyla'yı öldürmüş olduğunu söyledi.
en-tr
Sami knew Layla was troubled.
Sami, Leyla'nın sorunlu olduğunu biliyordu.
en-tr
Sami decided not to press charges.
Sami suçlamada bulunmamaya karar verdi.
en-tr