english
stringlengths
2
1.48k
non_english
stringlengths
1
1.45k
language
stringclasses
49 values
Sami stopped at a red light.
Sami kırmızı ışıkta durdu.
en-tr
Sami wanted to take Layla somewhere.
Sami, Leyla'yı bir yere götürmek istedi.
en-tr
Sami took Layla to a friend's house.
Sami, Leyla'yı bir arkadaşının evine götürdü.
en-tr
Sami's mansion became a house of horrors.
Sami'nin malikânesi bir dehşet evi haline geldi.
en-tr
Sami's ring finger has been cut.
Sami'nin yüzük parmağı kesildi.
en-tr
Sami accepted Layla as a guest.
Sami, Leyla'yı bir misafir olarak kabul etti.
en-tr
Sami collected the shell casings.
Sami mermi kovanlarını topladı.
en-tr
Sami needed to protect himself.
Sami'nin kendisini koruması gerekiyordu.
en-tr
Sami got back and saw Layla was there.
Sami geri döndü ve Leyla'nın orada olduğunu gördü.
en-tr
Sami and Layla got into a big fight.
Sami ve Leyla büyük bir kavgaya girdiler.
en-tr
Sami always wondered about that.
Sami her zaman onu merak etti.
en-tr
Sami feared for his kids.
Sami çocukları için korkuyordu.
en-tr
Sami has been baptized.
Sami vaftiz edildi.
en-tr
Sami and Layla started a family soon afterward.
Sami ve Leyla kısa süre sonra bir aile kurdular.
en-tr
Sami shared a bed with Layla.
Sami bir yatağı Leyla ile paylaştı.
en-tr
Sami hates customers who act like this.
Sami böyle davranan müşterilerden nefret eder.
en-tr
Too much sodium can be deadly.
Fazla sodyum ölümcül olabilir.
en-tr
Sami and Layla didn't do anything.
Sami ve Leyla hiçbir şey yapmadılar.
en-tr
Oceanographers study the ocean.
Oşinograflar okyanusu inceler.
en-tr
Sami drove off with Layla.
Sami, Leyla ile yola çıktı.
en-tr
Sami is our chef.
Sami bizim şefimizdir.
en-tr
Sami knows all and sees all.
Sami her şeyi bilir ve hepsini görür.
en-tr
Sami started firing at us.
Sami bize ateş etmeye başladı.
en-tr
Sami made a true confession.
Sami gerçek bir itirafta bulundu.
en-tr
Sami was at the repair shop.
Sami tamirhanedeydi.
en-tr
Sami was already a wolrdwide celebrity.
Sami zaten dünya çapında bir ünlüydü.
en-tr
Sami met Layla outside Cairo.
Sami, Leyla ile Kahire'nin dışında buluştular.
en-tr
Sami was very respectful.
Sami çok saygılıydı.
en-tr
Sami was a sports hero.
Sami bir spor kahramanıydı.
en-tr
Sami has been poisoned with cyanide.
Sami siyanür ile zehirlendi.
en-tr
Sami was a different person.
Sami farklı bir kişiydi.
en-tr
Sami heard Layla yelling through the phone.
Sami, Leyla'nın telefonda bağırdığını duydu.
en-tr
Sami would drive fast all the time.
Sami her zaman hızlı sürerdi.
en-tr
Sami shouted at Layla.
Sami, Leyla'ya bağırdı.
en-tr
Sami drove the car at 160 miles an hour.
Sami arabayı saatte 160 mille sürdü.
en-tr
Sami brought Layla back here to Cairo.
Sami, Leyla'yı Kahire'ye geri getirdi.
en-tr
Sami wanted to bury Layla in Cairo.
Sami, Leyla'yı Kahire'ye gömmek istedi.
en-tr
Sami did that a couple of times.
Sami onu birkaç kez yaptı.
en-tr
Sami had a passion for guns.
Sami'nin silah tutkusu vardı.
en-tr
The universal library contains every book ever written.
Evrensel kütüphane, şimdiye kadar yazılmış her kitabı içerir.
en-tr
Sami fired his gun.
Sami silahını ateşledi.
en-tr
Sami came over quickly.
Sami çabucak geldi.
en-tr
Sami shot at Layla and missed.
Sami, Leyla'ya ateş etti ve ıskaladı.
en-tr
Sami had a gun in his car.
Sami'nin, arabasında bir silahı vardı.
en-tr
Sami detailed his relationship with Layla.
Sami, Leyla ile ilişkisini ayrıntılı olarak anlattı.
en-tr
Sami was an emotional wreck.
Sami duygusal bir enkazdı.
en-tr
Ocean water freezes just like freshwater, but at lower temperatures.
Okyanus suyu tatlı su gibi donar ama daha düşük sıcaklıklarda.
en-tr
At least 15 percent of the ocean is covered by sea ice some part of the year.
Okyanus sularının en az yüzde 15'i yılın bir kısmı deniz buzu ile kaplıdır.
en-tr
Sami was watching it.
Sami onu izliyordu.
en-tr
Sami's marriage lasted about six years.
Sami'nin evliliği yaklaşık altı yıl sürdü.
en-tr
Sami's daughter conceived before marriage.
Sami'nin kızı evlenmeden önce gebe kaldı.
en-tr
Sami said he never cheated on Layla.
Sami asla Leyla'yı aldatmadığını söyledi.
en-tr
Sami and Layla shared a room.
Sami ve Leyla bir odayı paylaştılar.
en-tr
Sami and Layla shared the same room.
Sami ve Leyla aynı odayı paylaştılar.
en-tr
Sami didn't see Layla walk into the bathroom.
Sami, Leyla'nın banyoya girdiğini görmedi.
en-tr
Lifeguards rescue tens of thousands of people from rip currents in the U.S. every year.
Cankurtaranlar her yıl ABD'deki kıyı akıntılarından on binlerce insanı kurtarıyor.
en-tr
It is estimated that 100 people are killed by rip currents annually.
Her yıl kıyı akıntıları ile 100 kişinin öldüğü tahmin ediliyor.
en-tr
Sami discussed that with Layla.
Sami onu Leyla ile tartıştı.
en-tr
A tsunami is a series of waves caused by earthquakes or undersea volcanic eruptions.
Bir tsunami, depremlerin veya denizaltı volkanik patlamalarının neden olduğu bir dizi dalgadır.
en-tr
Sami didn't really make physical contact with Layla.
Sami, Leyla ile gerçekten fiziksel temas kurmadı.
en-tr
Tsunamis are giant waves caused by earthquakes or volcanic eruptions under the sea.
Tsunamiler, depremler ya da deniz altındaki volkanik patlamaların sebep olduğu dev dalgalardır.
en-tr
The Seven Seas include the Arctic, North Atlantic, South Atlantic, North Pacific, South Pacific, Indian, and Southern Oceans.
Yedi Deniz; Arktik, Kuzey Atlantik, Güney Atlantik, Kuzey Pasifik, Güney Pasifik, Hint ve Güney Okyanuslarını içerir.
en-tr
The exact origin of the phrase 'Seven Seas' is uncertain, although there are references in ancient literature that date back thousands of years.
Binlerce yıl öncesine dayanan eski literatürde referanslar bulunmasına rağmen 'Yedi Deniz' ifadesinin kesin kökeni belirsizdir.
en-tr
The origins of the phrase 'Seven Seas' can be traced to ancient times.
'Yedi Denizler' ifadesinin kökenleri eski zamanlara kadar izlenebilir.
en-tr
In Greek literature, the Seven Seas were the Aegean, Adriatic, Mediterranean, Black, Red, and Caspian seas, and the Persian Gulf.
Eski Yunan edebiyatında Yedi Deniz; Ege, Adriyatik, Akdeniz, Kara, Kızıl ve Hazar denizleri ile Basra Körfezi idi.
en-tr
After Europeans discovered North America, the concept of the Seven Seas changed again. Mariners then referred to the Seven Seas as the Arctic, the Atlantic, the Indian, the Pacific, the Mediterranean, the Caribbean, and the Gulf of Mexico.
Avrupalılar Kuzey Amerika'yı keşfettikten sonra, Yedi Deniz kavramı yeniden değişti. Denizciler daha sonra Yedi Denizi Arktik, Atlantik, Hint, Pasifik, Akdeniz, Karayipler ve Meksika Körfezi olarak adlandırdılar.
en-tr
The ocean formed billions of years ago.
Okyanuslar milyarlarca yıl önce oluştu.
en-tr
Sami doesn't want to miss this.
Sami bunu kaçırmak istemiyor.
en-tr
Sami lied dead in his bed.
Sami yatağında ölü yatıyordu.
en-tr
Sami fixed the problem.
Sami sorunu çözdü.
en-tr
Sami can fix any problem under the hood.
Sami, kaputun altındaki herhangi bir sorunu çözebilir.
en-tr
Sami turned the gun on himself.
Sami silahı kendi üzerine çevirdi.
en-tr
Why is the ocean blue?
Okyanus neden mavidir?
en-tr
Sami could do it in thirty minutes.
Sami onu otuz dakika içinde yapabilirdi.
en-tr
Sami could do it in less time.
Sami onu daha kısa zamanda yapabilirdi.
en-tr
Sami has to do it himself.
Sami onu kendisi yapmak zorunda.
en-tr
Sami needs a job.
Sami'nin bir işe ihtiyacı var.
en-tr
Sami was afraid of that.
Sami ondan korkuyordu.
en-tr
Sami's SUV is in perfect working order.
Sami'nin SUV'u mükemmel çalışır durumda.
en-tr
Sami is a technician.
Sami bir teknisyendir.
en-tr
Sami cleaned Layla's engine.
Sami, Leyla'nın motorunu temizledi.
en-tr
Sami told us he was shocked.
Sami bize şok olduğunu söyledi.
en-tr
Sami gave cops incomplete and inaccurate information.
Sami polislere eksik ve yanlış bilgi verdi.
en-tr
Sami called his mechanic.
Sami tamirciyi aradı.
en-tr
Sami fixed the engine seconds after opening the hood.
Sami, kaputu açtıktan saniyeler sonra motoru onardı.
en-tr
Sami stripped Layla's wallet of more than 600 bucks.
Sami, Leyla'nın cüzdanından 600 dolardan fazla para çaldı.
en-tr
Sami suggested a less expensive fix.
Sami daha az pahalı bir onarım önerdi.
en-tr
Sami didn't know how to operate that gun.
Sami o silahı nasıl kullanacağını bilmiyordu.
en-tr
Sami fixed Layla's car for the bargain price of 60 dollars.
Sami, Leyla'nın arabasını 60 dolarlık indirimli fiyatla onardı.
en-tr
Sami showed Layla his work.
Sami, Leyla'ya çalışmasını gösterdi.
en-tr
Sami checked his hidden cameras.
Sami gizli kameralarını kontrol etti.
en-tr
Sami's theory was questioned.
Sami'nin teorisi sorgulandı.
en-tr
Sami didn't even touch the engine.
Sami motora dokunmadı bile.
en-tr
Sami never ever touched the engine.
Sami şimdiye kadar motora hiç dokunmadı.
en-tr
Sami wanted to get some answers.
Sami bazı cevaplar almak istedi.
en-tr
Sami actually didn't do anything.
Sami aslında hiçbir şey yapmadı.
en-tr
Sami never actually fixed the car.
Sami aslında asla arabayı tamir etmedi.
en-tr
Sami did the actual work.
Sami asıl işi yaptı.
en-tr
Sami considered various plans to murder Layla.
Sami, Leyla'yı öldürmek için çeşitli planlar düşünüyordu.
en-tr
Sami hated mechanics.
Sami mekaniği sevmezdi.
en-tr