english
stringlengths
2
1.48k
non_english
stringlengths
1
1.45k
language
stringclasses
49 values
Sami started a new family.
Sami yeni bir aile kurdu.
en-tr
Sami was covering things up.
Sami işleri örtbas ediyordu.
en-tr
Sami chopped off his father's penis with a kitchen knife.
Sami, babasının penisini bir mutfak bıçağıyla doğradı.
en-tr
Sami and Layla had an idyllic life.
Sami ve Leyla cennet gibi bir hayat yaşadılar.
en-tr
Sami was menacing his family.
Sami ailesini tehdit ediyordu.
en-tr
Sami is a narcotics addict.
Sami bir uyuşturucu bağımlısıdır.
en-tr
Sami is a lunatic.
Sami bir delidir.
en-tr
Sami sped at sixty miles an hour.
Sami saatte 60 mil hız yapıyordu.
en-tr
Sami is a person I love.
Sami sevdiğim bir kişidir.
en-tr
Sami wanted Layla to get better.
Sami, Leyla'nın daha iyi olmasını istedi.
en-tr
Sami would never be able to answer that question.
Sami o soruyu asla cevaplayamazdı.
en-tr
Sami reluctantly gave the OK to end the marriage.
Sami evliliği sona erdirmek için gönülsüzce onay verdi.
en-tr
Sami is going to hurt us.
Sami bizi incitecek.
en-tr
Sami didn't have to go to rehab.
Sami tedaviye gitmek zorunda değildi.
en-tr
Sami had a drinking problem for many years.
Sami uzun yıllardır alkol sorunu yaşıyordu.
en-tr
Sami said horrible things.
Sami korkunç şeyler söyledi.
en-tr
Sami was a careless killer.
Sami dikkatsiz bir katildi.
en-tr
Sami was found naked in the closet.
Sami dolabın içinde çıplak bulundu.
en-tr
Sami was hiding things.
Sami bir şeyleri saklıyordu.
en-tr
Sami was not breathing.
Sami nefes almıyordu.
en-tr
Sami often slept in this room.
Sami genellikle bu odada uyumuştu.
en-tr
Sami is a local attorney.
Sami yerel bir avukattır.
en-tr
Sami was searching for love on the Internet.
Sami internette aşk arıyordu.
en-tr
Sami opened the closet door and found Layla.
Sami dolap kapısını açtı ve Leyla'yı buldu.
en-tr
Sami threw a blanket over Layla's body.
Sami, Leyla'nın cesedinin üstüne bir battaniye attı.
en-tr
Sami wanted Layla silenced.
Sami, Leyla'nın susmasını istedi.
en-tr
Sami didn't touch Layla's body.
Sami, Leyla'nın bedenine dokunmadı.
en-tr
Sami closed the door on Layla.
Sami kapıyı Leyla'nın üzerine kapattı.
en-tr
Sami shouldn't be fooled.
Sami'nin aldanmaması gerekir.
en-tr
Sami was dead.
Sami ölüydü.
en-tr
Sami was not dead.
Sami ölü değildi.
en-tr
Sami neglected the kids.
Sami çocukları ihmal etti.
en-tr
Sami took the kids.
Sami çocukları aldı.
en-tr
Sami was bored and restless.
Sami sıkkın ve huzursuzdu.
en-tr
Sami often slept alone in that room.
Sami o odada genellikle yalnız uyudu.
en-tr
Sami slept in the master suite.
Sami ana süitte uyudu.
en-tr
Sami described a horrid scene.
Sami, korkunç bir sahne tarif etti.
en-tr
Sami had a bruise under his right eye.
Sami'nin sağ gözünün altında bir çürük vardı.
en-tr
Sami was looking for love online.
Sami online aşk arıyordu.
en-tr
Sami had a little bit of blood coming from his nostril.
Sami'de burun deliğinden gelen biraz kan vardı.
en-tr
Sami had marks all over his face.
Sami'nin yüzünün her yerinde çizikler vardı.
en-tr
Sami's bedroom became a crime scene.
Sami'nin yatak odası bir suç mahalli haline geldi.
en-tr
Sami left a latex glove at the crime scene.
Sami olay yerinde bir lateks eldiven bıraktı.
en-tr
Sami was trying to erase his tracks.
Sami izlerini silmeye çalışıyordu.
en-tr
Sami was staying at a condo.
Sami bir apartman dairesinde kalıyordu.
en-tr
Sami's condo is just five minutes away.
Sami'nin dairesi sadece beş dakika uzaklıkta.
en-tr
Sami has to leave right now.
Sami şu an ayrılmak zorunda.
en-tr
Sami was found in the closet.
Sami dolapta bulundu.
en-tr
Sami used his bare hands to murder Layla.
Sami, Leyla'yı öldürmek için çıplak ellerini kullandı.
en-tr
Sami got out of the house.
Sami evden dışarı çıktı.
en-tr
Why is everyone on their phone?
Neden herkes telefonlarında?
en-tr
Sami wanted to see her.
Sami onu görmek istedi.
en-tr
Sami called me and told me to come over.
Sami beni aradı ve uğramamı söyledi.
en-tr
Sami became worried about Layla.
Sami, Leyla için endişelenmeye başladı.
en-tr
Sami was angry about that.
Sami o konuda kızgındı.
en-tr
Sami didn't know Layla was dead.
Sami, Leyla'nın öldüğünü bilmiyordu.
en-tr
Everyone here is bilingual except Tom.
Tom dışında buradaki herkes iki dillidir.
en-tr
Sami was hiding something.
Sami bir şey saklıyordu.
en-tr
Sami was in the living room.
Sami oturma odasındaydı.
en-tr
Sami found a grocery bag.
Sami bir alışveriş poşeti buldu.
en-tr
Sami wore gloves.
Sami eldiven giydi.
en-tr
Sami bought latex gloves the night of Layla's murder.
Sami, Leyla'nın cinayetinin gecesinde lateks eldiven satın aldı.
en-tr
Tom's church builds orphanages in rural Mexico.
Tom'un kilisesi Meksika kırsalında yetimhaneler inşa ediyor.
en-tr
Sami continued to walk around.
Sami etrafta dolaşmaya devam etti.
en-tr
Sami passed the cash register without paying for the gloves.
Sami, kasayı eldivenler için ödeme yapmadan geçti.
en-tr
Sami was captured on camera stealing a box of latex gloves.
Sami bir kutu lateks eldiven çalarken kameraya yakalandı.
en-tr
Tom wants to learn Spanish.
Tom, İspanyolca öğrenmek istiyor.
en-tr
Sami shoplifted the latex gloves.
Sami dükkandan lateks eldivenler çaldı.
en-tr
Sami used his bare hands to strangle his wife.
Sami, karısını boğazlamak için çıplak ellerini kullandı.
en-tr
Sami was hit on the head.
Sami'nin kafasına vuruldu.
en-tr
Sami permitted the crime.
Sami suça izin verdi.
en-tr
Sami had a serious drug addiction.
Sami'nin ciddi bir uyuşturucu bağımlılığı vardı.
en-tr
Sami could not have done that.
Sami onu yapamazdı.
en-tr
Sami could do amazing things when he was drunk.
Sami sarhoş olduğunda inanılmaz şeyler yapabilirdi.
en-tr
Sami is strong enough to do that.
Sami onu yapacak kadar kuvvetlidir.
en-tr
Tom is constantly learning.
Tom sürekli olarak öğreniyor.
en-tr
Sami killed Layla's husband.
Sami, Leyla'nın kocasını öldürdü.
en-tr
Sami found his kids in the house alone.
Sami çocuklarını evde yalnız buldu.
en-tr
Tom loves Mary more than the world.
Tom, Mary'yi dünyadan daha çok sever.
en-tr
Sami was in the bedroom.
Sami yatak odasındaydı.
en-tr
Sami would certainly do that.
Sami onu kesinlikle yapardı.
en-tr
Sami didn't make that comment.
Sami o yorumu yapmadı.
en-tr
Sami wanted to destroy Layla's reputation.
Sami, Leyla'nın itibarını yok etmek istedi.
en-tr
Sami was very frustrated.
Sami çok hayal kırıklığına uğramıştı.
en-tr
Sami wasn't interested in that.
Sami onunla ilgilenmedi.
en-tr
Sami saw a picture of the woman.
Sami kadının bir resmini gördü.
en-tr
Sami didn't share custody of the children.
Sami çocukların velayetini paylaşmadı.
en-tr
Sami couldn't have the kids.
Sami çocuk sahibi olamazdı.
en-tr
Sami left in a hurry.
Sami acele etti.
en-tr
Sami took latex gloves from the shelf.
Sami, lateks eldivenleri raftan aldı.
en-tr
Sami made that phone call in jail.
Sami o telefon görüşmesini hapiste yaptı.
en-tr
Sami saw somebody else.
Sami başka birini gördü.
en-tr
Sami wasn't a truthful person.
Sami doğrucu bir insan değildi.
en-tr
Sami Bakir is the medical examiner.
Sami Bekir tıbbi denetçidir.
en-tr
Sami used a cord to strangle Layla.
Sami, Leyla'yı boğmak için bir kablo kullandı.
en-tr
Sami was strong enough to do it.
Sami onu yapacak kadar güçlüydü.
en-tr
Sami used a ligature to strangle Layla.
Sami, Leyla'yı boğmak için bir bağlama ipi kullandı.
en-tr
Sami discovered Layla's body.
Sami, Leyla'nın cesedini keşfetti.
en-tr
Sami told a shocking tale.
Sami şok edici bir hikaye anlattı.
en-tr
Sami was actually there.
Sami aslında oradaydı.
en-tr