english stringlengths 2 1.48k | non_english stringlengths 1 1.45k | language stringclasses 49
values |
|---|---|---|
Sami would be so excited. | Sami çok heyecanlı olurdu. | en-tr |
Sami always wanted Layla to come over. | Sami her zaman Leyla'nın gelmesini istedi. | en-tr |
Sami posted an inappropriate picture of Layla on Facebook. | Sami, Facebook'ta Leyla'nın uygunsuz bir resmini yayınladı. | en-tr |
Sami posted a nude picture of Layla on Facebook. | Sami, Facebook'ta Leyla'nın çıplak bir resmini yayınladı. | en-tr |
Sami offered to give Layla a ride. | Sami, Leyla'ya arabayla gezmeyi teklif etti. | en-tr |
Sami could call Layla at any time. | Sami herhangi bir zaman Leyla'yı arayabilir. | en-tr |
Sami's payback would come on Christmas day. | Sami'nin geri ödemeleri noel gününde gelir. | en-tr |
Sami's call was not recorded. | Sami'nin araması kaydedilmedi. | en-tr |
Sami liked to manicure his lawn. | Sami çimlerine manikür yapmaktan hoşlandı. | en-tr |
Sami carried drugs. | Sami uyuşturucu taşıyordu. | en-tr |
Sami helped Layla through a difficult time. | Sami zor bir zaman geçiren Leyla'ya yardım etti. | en-tr |
Sami put his hands up. | Sami ellerini kaldırdı. | en-tr |
Sami was the only one in town who knew what was going on. | Sami kasabada, neler olduğunu bilen tek kişiydi. | en-tr |
Sami took Layla to the lake. | Sami, Leyla'yı göle götürdü. | en-tr |
Sami needed a spot to think. | Sami'ni düşünmek için bir yere ihtiyacı vardı. | en-tr |
Sami shared his own special secret with Layla. | Sami kendi özel sırrını Leyla ile paylaştı. | en-tr |
Sami did a very foolish thing. | Sami çok aptalca bir şey yaptı. | en-tr |
Sami was literally blinded by love. | Sami tam anlamıyla aşk tarafından kör edildi. | en-tr |
Sami tried to get another job. | Sami başka bir iş bulmaya çalıştı. | en-tr |
Sami will regret that for the rest of his life. | Sami hayatının geri kalanında bundan pişman olacak. | en-tr |
Sami was sentenced to 16 months in prison and 3 years probation. | Sami 16 ay hapis ve 3 yıl gözetim cezasına çarptırıldı | en-tr |
Sami was a medical professional. | Sami bir tıp profesyoneliydi. | en-tr |
Sami is a faker. | Sami bir sahtekardır. | en-tr |
Sami is a physician's assistant. | Sami bir doktor asistanıdır. | en-tr |
Sami oozed confidence. | Sami kendinden emindi. | en-tr |
Sami was getting stitches. | Sami dikiş alıyordu. | en-tr |
Sami administered CPR to Layla. | Sami, Leyla'ya CPR'yi uyguladı. | en-tr |
Sami worked at the emergency room. | Sami acil serviste çalıştı. | en-tr |
Sami was in the police interrogation room. | Sami polis sorgulama odasındaydı. | en-tr |
Sami began to tell his story. | Sami hikayesini anlatmaya başladı. | en-tr |
Sami was just talking, talking, and talking. | Sami sadece konuşuyor, konuşuyor ve konuşuyordu. | en-tr |
Sami had no education beyond a diploma from an online high school. | Sami'nin çevrimiçi bir lise diplomasının ötesinde bir eğitimi yoktu. | en-tr |
Sami had no education whatsoever. | Sami'nin herhangi bir eğitimi yoktu. | en-tr |
Sami had medical expertise. | Sami'nin tıbbi uzmanlığı vardı. | en-tr |
Sami played a smartphone game. | Sami bir akıllı telefon oyunu oynuyordu. | en-tr |
Sami played a game on his smartphone. | Sami akıllı telefonunda bir oyun oynadı. | en-tr |
Sami loved to talk. | Sami konuşmayı seviyordu. | en-tr |
Sami was under the care of Layla. | Sami, Leyla'nın gözetimindeydi. | en-tr |
Sami didn't have any contact with Layla. | Sami'nin Leyla ile herhangi bir bağlantısı yoktu. | en-tr |
Sami wanted to learn. | Sami öğrenmek istiyordu. | en-tr |
Sami was a kid. | Sami bir çocuktu. | en-tr |
Sami stole a loaded pistol. | Sami yüklü bir tabanca çaldı. | en-tr |
Sami was just a kid. | Sami sadece bir çocuktu. | en-tr |
Sami went on trial. | Sami mahkemeye çıktı. | en-tr |
Sami impersonated a physician assistant. | Sami bir doktor yardımcısı kılığına girdi. | en-tr |
Sami looked petrified. | Sami taş kesilmiş gibi görünüyordu. | en-tr |
Sami shaved his lower region. | Sami alt bölgesini tıraş etti. | en-tr |
Sami was talking about Layla. | Sami, Leyla'dan bahsediyordu. | en-tr |
Sami served six months in jail. | Sami hapishanede altı ay yattı. | en-tr |
Sami gave Layla a phone that had a camera. | Sami, Leyla'ya kamerası olan bir telefon verdi. | en-tr |
Sami wanted Layla to take provocative pictures of herself. | Sami, Leyla'dan kendisine ait tahrik edici resimler çekmesini istedi. | en-tr |
Sami is not a real police officer. | Sami gerçek bir polis memuru değildir. | en-tr |
Sami hung out with people at least twice his age. | Sami en az iki katı yaşındaki insanlarla takılıyordu. | en-tr |
Sami liked to joke around. | Sami çevresiyle şakalaşmaktan hoşlanıyordu. | en-tr |
Sami didn't consider Layla a threat. | Sami, Leyla'yı tehdit olarak görmedi. | en-tr |
Sami was released from jail in 2016. | Sami 2016'da hapishaneden serbest bırakıldı. | en-tr |
Sami planned to propose to Layla. | Sami, Leyla'ya teklif etmeyi planladı. | en-tr |
Sami's wife never wears makeup. | Sami'nin karısı asla makyaj yapmaz. | en-tr |
Sami impersonated a police officer. | Sami bir polis memuru kılığına girdi. | en-tr |
Sami was chatting with Layla. | Sami, Leyla ile sohbet ediyordu. | en-tr |
Sami is a Cairo photographer. | Sami bir Kahire fotoğrafçısıdır. | en-tr |
Sami told Layla to take her gift back. | Sami, Leyla'ya hediyesini geri götürmesini söyledi. | en-tr |
Sami began to understand that. | Sami onu anlamaya başladı. | en-tr |
Sami made lots of e-mail typos. | Sami birçok e-posta yazım hatası yaptı. | en-tr |
Sami found out about Layla's affair. | Sami, Leyla'nın ilişkisini öğrendi. | en-tr |
Sami got a bone-marrow transplant. | Sami'ye kemik iliği nakli yapıldı. | en-tr |
Sami didn't reveal his identity. | Sami kimliğini açıklamadı. | en-tr |
Sami has just been hit by a drunk driver. | Sami'ye sarhoş bir şoför çarptı. | en-tr |
Sami read the story. | Sami hikayeyi okudu. | en-tr |
Sami desperately tried to get more information about that. | Sami umutsuzca o konuda daha fazla bilgi almaya çalıştı. | en-tr |
Sami posted that on his Facebook page. | Sami onu kendi Facebook sayfasında yayınladı. | en-tr |
Sami said he was from Cairo. | Sami, Kahireli olduğunu söyledi. | en-tr |
Sami saw more and more photos of Layla. | Sami, Leyla'nın gittikçe daha fazla fotoğrafını gördü. | en-tr |
Sami uploaded the photos. | Sami fotoğrafları upload etti. | en-tr |
Sami apparently never had cancer. | Görünüşe göre Sami'de hiç kanser yoktu. | en-tr |
Sami was in an apartment in Cairo. | Sami, Kahire'deki bir dairedeydi. | en-tr |
Sami doesn't have any children. | Sami'nin hiç çocuğu yok. | en-tr |
Sami apparentlty had a sister in Egypt. | Görünüşe göre Sami'nin Mısır'da bir kız kardeşi vardı. | en-tr |
Sami was deceiving Layla. | Sami, Leyla'yı aldatıyordu. | en-tr |
Sami has been here for six hours. | Sami altı saattir burada bulunuyor. | en-tr |
Sami was also frustrated. | Sami de hüsrana uğramıştı. | en-tr |
Sami's house has been burglarized. | Sami'nin evi soyuldu. | en-tr |
Sami asked Layla to stop. | Sami, Leyla'dan durmasını istedi. | en-tr |
Sami bought some groceries. | Sami biraz yiyecek satın aldı. | en-tr |
Sami was using Layla. | Sami, Leyla'yı kullanıyordu. | en-tr |
Sami's mother would do anything to provide for her son. | Sami'nin annesi, oğlu için sağlanacak her şeyi yapardı. | en-tr |
Sami was trying to help Layla out. | Sami, Leyla'ya yardımcı olmaya çalışıyordu. | en-tr |
Sami accepted Layla's gift. | Sami, Leyla'nın hediyesini kabul etti. | en-tr |
Sami Bakir was working on a very complicated homicide. | Sami Bekir çok karmaşık bir cinayet üzerinde çalışıyordu. | en-tr |
Sami was at his uncle's place. | Sami amcasının evindeydi. | en-tr |
Sami was standing in the corner. | Sami köşede duruyordu. | en-tr |
Sami wanted to take care of his family. | Sami ailesi ile ilgilenmek istiyordu. | en-tr |
Sami bought some expensive champagne. | Sami birkaç pahalı şampanya satın aldı. | en-tr |
Sami became a concern for Layla. | Sami, Leyla için bir endişe haline geldi. | en-tr |
Sami went to the local police. | Sami yerel polise gitti. | en-tr |
Sami got a better lock. | Sami daha iyi bir kilit aldı. | en-tr |
Sami got a new lock. | Sami yeni bir kilit aldı. | en-tr |
Sami hid the money in a drawer. | Sami parayı bir çekmecede sakladı. | en-tr |
Sami knew Layla since he was a kid. | Sami, Leyla'yı çocukluğundan beri tanıyordu. | en-tr |
Sami got rid of the evidence. | Sami kanıttan kurtuldu. | en-tr |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.