english stringlengths 2 1.48k | non_english stringlengths 1 1.45k | language stringclasses 49
values |
|---|---|---|
Sami has done time for bank robbery. | Sami banka soygunu için zaman ayırdı. | en-tr |
Sami didn't have anything against Layla. | Sami'nin Leyla'ya karşı bir şeyi yoktu. | en-tr |
Sami might be the one robbing Layla. | Sami, Leyla'yı soyan kişi olabilir. | en-tr |
Sami drew the line. | Sami çizgiyi çizdi. | en-tr |
Sami was released from prison. | Sami hapishaneden serbest bırakıldı. | en-tr |
Sami was employed by a movie theater. | Sami bir sinema salonu tarafından işe alındı. | en-tr |
Sami stole 1600 dollars. | Sami 1600 dolar çaldı. | en-tr |
Sami didn't think Layla could steal. | Sami, Leyla'nın çalabileceğini düşünmedi. | en-tr |
Sami brought a box of booze. | Sami bir kutu içki getirdi. | en-tr |
Sami was interviewed six times by the police. | Polis tarafından Sami'yle altı kez görüşme yapıldı. | en-tr |
Sami is still serving time. | Sami hâlâ hapiste yatıyor. | en-tr |
Sami stayed home all day with his daughter, Layla. | Sami bütün gün kızı Leyla ile birlikte evde kaldı. | en-tr |
Sami won a significant amount of money. | Sami önemli bir miktarda para kazandı. | en-tr |
Sami was simply in the wrong place at the wrong time. | Sami sadece yanlış zamanda yanlış yerde idi. | en-tr |
Sami wanted to be a father to Layla's baby. | Sami, Leyla'nın bebeğinin babası olmak istiyordu. | en-tr |
Sami walked through the club's parking lot. | Sami kulübün park yerinde dolaştı. | en-tr |
Sami parked his car in a dark parking lot. | Sami arabasını karanlık bir park yerine park etti. | en-tr |
Sami drank too many beers. | Sami çok fazla bira içti. | en-tr |
Sami was wearing a gray hoodie. | Sami gri bir kapüşonlu svetşört giyiyordu. | en-tr |
Sami and Layla started fighting. | Sami ve Leyla kavga etmeye başladılar. | en-tr |
Sami kicked Layla in the face. | Sami, Leyla'nın yüzüne tekme attı. | en-tr |
Sami was bleeding. | Sami kanıyordu. | en-tr |
Sami started to hit Layla. | Sami, Leyla'ya vurmaya başladı. | en-tr |
Sami was dressed in black pants and a gray hoodie. | Sami siyah pantolon ve gri bir kapüşonlu svetşört giymişti. | en-tr |
Sami pulled a weapon. | Sami bir silah çekti. | en-tr |
Sami got back to the trailer park. | Sami karavan parkına döndü. | en-tr |
Sami got his notebook out and strarted taking notes. | Sami not defterini çıkardı ve not almaya başladı. | en-tr |
Sami didn't respond to Layla's texts. | Sami, Leyla'nın mesajlarına cevap vermedi. | en-tr |
Sami was wearing a camouflage jacket. | Sami bir kamuflaj ceketi giyiyordu. | en-tr |
Sami came back from a wrestling match. | Sami bir güreş maçından geri döndü. | en-tr |
Sami decided to take Layla's money. | Sami, Leyla'nın parasını almaya karar verdi. | en-tr |
Sami didn't want to cash Layla's check. | Sami, Leyla'nın çekini ödemek istemedi. | en-tr |
Sami had his mother's skin tone. | Sami, annesinin cilt tonuna sahipti. | en-tr |
Sami was texting Layla. | Sami, Leyla'ya mesaj gönderiyordu. | en-tr |
Sami died so young and he had so much more to give. | Sami çok genç öldü ve verecek çok daha fazla şeyi vardı. | en-tr |
Sami didn't answer right away. | Sami hemen yanıtlamadı. | en-tr |
Sami read Layla's text message. | Sami, Leyla'nın cep telefonu mesajını okudu. | en-tr |
Sami replied to Layla's text message. | Sami, Leyla'nın cep telefonu mesajını yanıtladı. | en-tr |
Sami covered for Layla. | Sami geçici olarak Leyla'nın işine baktı. | en-tr |
Sami and Layla were at the beginning of their journey. | Sami ve Leyla yolculuklarının başındaydı. | en-tr |
Sami waited anxiously at the police station. | Sami polis karakolunda endişeyle bekledi. | en-tr |
Sami logged into the university network. | Sami üniversite ağına girdi. | en-tr |
Sami was still somewhere on campus. | Sami hâlâ kampüste bir yerdeydi. | en-tr |
Sami knew everything about Layla's sexual escapades. | Sami, Leyla'nın cinsel kaçamaklarıyla ilgili her şeyi biliyordu. | en-tr |
Sami immediately called 911. | Sami hemen 911'i aradı. | en-tr |
Sami was lifeless. | Sami cansızdı. | en-tr |
Sami wanted to see his family again. | Sami ailesini tekrar görmek istedi. | en-tr |
Sami was involved in the altercation. | Sami kavgaya karıştı. | en-tr |
Sami never walked alone. | Sami asla yalnız yürümedi. | en-tr |
Sami sensed he wasn't alone. | Sami yalnız olmadığını hissediyordu. | en-tr |
Sami went back to the trailer park. | Sami karavan parkına geri döndü. | en-tr |
Sami was coming towards Layla. | Sami, Leyla'ya doğru geliyordu. | en-tr |
Sami refused to come to the door. | Sami kapıya gelmeyi reddetti. | en-tr |
Sami entered Layla's trailer. | Sami, Leyla'nın karavanına girdi. | en-tr |
Sami covered Layla with a blanket. | Sami, Leyla'yı bir battaniye ile örttü. | en-tr |
Sami shackled Layla with a chain. | Sami, Leyla'ya zincirle bağladı. | en-tr |
Sami was still covered by that blanket. | Sami hâlâ o battaniyeyle örtülüydü. | en-tr |
Sami was found deceased on the floor. | Sami yerde ölmüş bulundu. | en-tr |
Sami ate in front of Layla and gave her nothing. | Sami, Leyla'nın önünde yedi ve ona hiçbir şey vermedi. | en-tr |
Sami forced Layla to drink beer and wine. | Sami, Leyla'yı bira ve şarap içmeye zorladı. | en-tr |
Sami thought he would die. | Sami kendisinin öleceğini düşünüyordu. | en-tr |
Sami somehow kept calm. | Sami bir şekilde sakin kaldı. | en-tr |
Sami got out again. | Sami yine dışarı çıktı. | en-tr |
Sami made a strange discovery. | Sami garip bir keşif yaptı. | en-tr |
Sami made a wrong turn. | Sami yanlış bir dönüş yaptı. | en-tr |
Sami explained how he got away. | Sami nasıl kaçtığını açıkladı. | en-tr |
Sami left his keys on the floor. | Sami anahtarlarını yere bıraktı. | en-tr |
Sami knew Farid could return at any moment. | Sami, Ferit'in her an geri dönebileceğini biliyordu. | en-tr |
Sami tried one key after another. | Sami birbiri ardına anahtar denedi. | en-tr |
Sami had a lot of keys. | Sami'nin birçok anahtarı vardı. | en-tr |
Sami showed Layla the photo. | Sami, Leyla'ya fotoğrafı gösterdi. | en-tr |
Sami was numb. | Sami hissizdi. | en-tr |
Sami would never leave his daughter alone. | Sami asla kızını yalnız bırakmaz. | en-tr |
Sami checked the dumpster behind the bar. | Sami barın arkasındaki çöp kutusunu kontrol etti. | en-tr |
Sami is Layla's abductor. | Sami, Leyla'yı kaçıran kişi. | en-tr |
Sami was just a few feet away. | Sami sadece birkaç adım uzaktaydı. | en-tr |
Sami was looking for something. | Sami bir şey arıyordu. | en-tr |
Sami was driving away. | Sami arabayla uzaklaşıyordu. | en-tr |
Sami spent six days with a mad man. | Sami deli bir adamla altı gün geçirdi. | en-tr |
Sami kidnapped another girl. | Sami başka bir kızı kaçırdı. | en-tr |
Sami visited the cemetery. | Sami mezarlığı ziyaret etti. | en-tr |
Sami was so crazy. | Sami çok çılgındı. | en-tr |
Sami looked Layla straight in the eye. | Sami, Leyla'ya dik dik baktı. | en-tr |
Sami needed a few co-workers to assist. | Sami yardımcı olacak birkaç iş arkadaşına ihtiyaç duydu. | en-tr |
Sami is not afraid of Farid anymore. | Sami artık Ferit'ten korkmuyor. | en-tr |
Sami didn't even know that that graveyard existed. | Sami o mezarlığın var olduğunu bile bilmiyordu. | en-tr |
Sami was buried in a very secluded place. | Sami çok tenha bir yere gömülüydü. | en-tr |
Sami hurt Layla's family. | Sami, Leyla'nın ailesine zarar verdi. | en-tr |
Sami has moved on. | Sami yola devam etti. | en-tr |
Sami is staying with us for the night. | Sami gece için bizimle kalıyor. | en-tr |
Sami came home from school. | Sami okuldan eve geldi. | en-tr |
Sami has been waiting in his car. | Sami arabasında bekliyor. | en-tr |
Sami's screams were horrible to hear. | Sami'nin çığlıklarını duymak korkunçtu. | en-tr |
Sami followed Layla into her house. | Sami, Leyla'yı onun evine kadar izledi. | en-tr |
Sami searched for Layla through the night. | Sami gece boyunca Leyla'yı aradı. | en-tr |
Sami's mother and brother came home. | Sami'nin annesi ve erkek kardeşi eve geldiler. | en-tr |
Sami was handcuffed in a box. | Sami bir kutunun içinde kelepçelenmişti. | en-tr |
Sami was in the back seat. | Sami arka koltuktaydı. | en-tr |
Sami has heard that story. | Sami o hikayeyi duydu. | en-tr |
Sami was held prisoner. | Sami tutsak tutuldu. | en-tr |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.