english
stringlengths
2
1.48k
non_english
stringlengths
1
1.45k
language
stringclasses
49 values
Sami expressed that in poetry.
Sami bunu şiir olarak ifade etti.
en-tr
Sami raped Layla repeatedly.
Sami, Leyla'ya tekrar tekrar tecavüz etti.
en-tr
Sami got Layla's trust.
Sami, Leyla'nın güvenini aldı.
en-tr
Sami is a child development expert.
Sami bir çocuk gelişimi uzmanıdır.
en-tr
Sami is an unusual kid.
Sami alışılmadık bir çocuktur.
en-tr
Sami's alibi was confirmed.
Sami'nin mazereti
en-tr
Sami dehumanized his victims.
Sami kurbanlarını insanlıktan çıkartıyordu.
en-tr
Sami really didn't like Layla.
Sami gerçekten Leyla'dan hoşlanmıyordu.
en-tr
Sami took off Layla's handcuffs.
Sami, Leyla'nın kelepçelerini çıkardı.
en-tr
Sami wanted to be a detective.
Sami bir dedektif olmak istiyordu.
en-tr
Sami's first goal was to stay alive.
Sami'nin ilk hedefi hayatta kalmaktı.
en-tr
Sami's fingerprints were on that glass.
Sami'nin parmak izleri o bardağın üzerindeydi.
en-tr
Sami seemed very nervous.
Sami çok gergin görünüyordu.
en-tr
Sami kept trying to earn Layla's trust.
Sami, Leyla'nın güvenini kazanmayı denemeye devam etti.
en-tr
Sami dropped Layla off in a secluded area.
Sami, Leyla'yı tenha bir bölgede bıraktı.
en-tr
Sami called for pizza.
Sami pizza istedi.
en-tr
Sami had Layla's phone number.
Sami'de Leyla'nın telefon numarası vardı.
en-tr
Sami got mad at Layla.
Sami, Leyla'ya kızdı.
en-tr
Sami couldn't handle that.
Sami onu halledemedi.
en-tr
Sami was going to die.
Sami ölecekti.
en-tr
Sami never explained to anyone why he had done this.
Sami bunu neden yapmış olduğunu asla kimseye açıklamadı.
en-tr
Sami decided to let Layla go.
Sami, Leyla'nın gitmesine izin verme kararı aldı.
en-tr
Sami dropped Layla off on a street corner.
Sami, Leyla'yı bir sokak köşesinde bıraktı.
en-tr
Sami witnessed his mother's murder.
Sami, annesinin cinayetine tanık oldu.
en-tr
Sami quickly switched the subject.
Sami konuyu hızla değiştirdi.
en-tr
Sami let Layla live.
Sami, Leyla'nın yaşamasına izin verdi.
en-tr
Sami made the decision to let Layla live.
Sami, Leyla'nın yaşamasına karar verdi.
en-tr
Sami was not sexually assaulted.
Sami cinsel saldırıya maruz kalmadı.
en-tr
Sami's death was determined to be suicide.
Sami'nin ölümü intihar olarak belirlendi.
en-tr
Sami's testimony was extremely moving.
Sami'nin ifadesi son derece dokunaklıydı.
en-tr
Sami robbed the movie theater where he worked.
Sami çalıştığı sinemayı soydu.
en-tr
Sami's trailer was destroyed by a hurricane.
Sami'nin römorku bir kasırga tarafından tahrip edildi.
en-tr
Sami wrote in his diary using invisible ink.
Sami, günlüğüne görünmez mürekkep kullanarak yazdı.
en-tr
Sami's house was demolished.
Sami'nin evi yıkıldı.
en-tr
Sami sold Layla's trailer and moved away.
Sami, Leyla'nın römorkunu satıp uzaklaştı.
en-tr
Sami kept doing the detective work.
Sami dedektiflik işini yapmaya devam etti.
en-tr
Sami sees a therapist three times a week.
Sami haftada üç kez bir terapisti ziyaret eder.
en-tr
Sami would do this to someone else.
Sami bunu başka birine yapardı.
en-tr
Sami didn't want this to happen.
Sami bunun olmasını istemedi.
en-tr
Sami put some of his hair in Layla's grave.
Sami, saçlarının bir kısmını Leyla'nın mezarına koydu.
en-tr
Sami has grown up.
Sami büyüdü.
en-tr
Sami shared his powerful story.
Sami güçlü hikayesini paylaştı.
en-tr
Sami and Layla met for the first time in 2006.
Sami ve Leyla ilk kez 2006'da karşılaştılar.
en-tr
Sami missed Layla's smile.
Sami, Leyla'nın gülümsemesini kaçırdı.
en-tr
Sami has just been released.
Sami az önce serbest bırakıldı.
en-tr
Sami was sentenced to more than sixty years.
Sami altmış yıldan fazla cezaya çarptırıldı.
en-tr
Sami was a serial molester.
Sami seri bir tacizciydi.
en-tr
Sami will die in prison.
Sami hapishanede ölecek.
en-tr
Sami wanted to start a new life.
Sami yeni bir hayata başlamak istiyordu.
en-tr
Sami didn't deal with it.
Sami onunla baş etmedi.
en-tr
Sami started fighting with kids that teased him at school.
Sami onu okulda kızdıran çocuklarla kavga etmeye başladı.
en-tr
Sami was declared missing.
Sami kayıp ilan edildi.
en-tr
Sami came face to face with a terrifying truth.
Sami korkunç bir gerçekle yüz yüze geldi.
en-tr
Sami didn't realize that at that moment.
Sami o anda bunu fark etmedi.
en-tr
Sami didn't want to believe it.
Sami buna inanmak istemedi.
en-tr
Sami was just nervous.
Sami sadece sinirliydi.
en-tr
Sami made Layla feel safe.
Sami, Leyla'yı güvende hissettirdi.
en-tr
Sami would never go outside of his house.
Sami asla evinden dışarı çıkmazdı.
en-tr
Sami underwent years of therapy.
Sami yıllarca tedavi gördü.
en-tr
Sami hid in his fortress of solitude.
Sami yalnızlık kalesine saklandı.
en-tr
Sami and Layla have to meet.
Sami ve Leyla buluşmak zorundalar.
en-tr
Sami and Layla shared a strong bond.
Sami ve Leyla güçlü bir bağı paylaşıyordu.
en-tr
Sami is not going to stay here.
Sami burada kalmayacak.
en-tr
Sami is working full-time.
Sami tam zamanlı çalışıyor.
en-tr
Sami maintained hope.
Sami umudunu sürdürdü.
en-tr
Sami remained in prison.
Sami hapishanede kaldı.
en-tr
Sami was able to achieve his dreams.
Sami hayallerine ulaşabildi.
en-tr
Sami was murdered by a psycho.
Sami bir psikopat tarafından öldürüldü.
en-tr
Sami was a college student with a sense of adventure.
Sami macera hissi taşıyan bir üniversite öğrencisiydi.
en-tr
Sami was brutally attacked.
Sami acımasızca saldırıya uğradı.
en-tr
Sami had to confront the past.
Sami geçmişle yüzleşmek zorunda kaldı.
en-tr
Sami finally moved forward.
Sami nihayet ilerledi.
en-tr
Sami was dressed in cowboy attire.
Sami kovboy kıyafeti giyindi.
en-tr
Sami was an undergraduate at Cairo University.
Sami, Kahire Üniversitesinde öğrenciydi.
en-tr
Sami was discovering the country.
Sami ülkeyi keşfediyordu.
en-tr
Sami felt immortal.
Sami kendini ölümsüz hissetti.
en-tr
Sami pitched his tent there.
Sami çadırını oraya kurdu.
en-tr
Sami felt he was being watched.
Sami izleniyor olduğunu hissetti.
en-tr
Sami had a premonition.
Sami'nin bir önsezisi vardı.
en-tr
Sami stayed there anyway.
Sami yine de orada kaldı.
en-tr
Sami first thought it was an accident.
Sami ilk önce bunun bir kaza olduğunu düşündü.
en-tr
Sami got out of the vehicle.
Sami araçtan indi.
en-tr
Sami's pickup was stolen.
Sami'nin pikabı çalındı.
en-tr
Sami turned back towards Layla.
Sami, Leyla'ya geri döndü.
en-tr
Sami was meticulously dressed as a cowboy.
Sami titizlikle kovboy gibi giyindi.
en-tr
Sami grabbed the blade in his hands.
Sami kılıcı elleriyle yakaladı.
en-tr
Sami was covered in blood.
Sami kanla kaplandı.
en-tr
Sami has been attacked by something or someone.
Sami bir şey veya biri tarafından saldırıya uğradı.
en-tr
Sami was a mad man.
Sami çılgın bir adamdı.
en-tr
Sami was somewhere in the dark.
Sami karanlıkta bir yerdeydi.
en-tr
Sami teaches Spanish literature.
Sami, İspanyol edebiyatı dersi verir.
en-tr
Sami was the attacker.
Saldırgan Sami idi.
en-tr
Sami was coming back.
Sami geri geliyordu.
en-tr
Sami and Layla have been brutally attacked by a man wielding an axe.
Sami ve Leyla, balta tutan bir adam tarafından acımasızca saldırıya uğradı.
en-tr
Sami used some kind of hatchet to kill Layla.
Sami, Leyla'yı öldürmek için bir çeşit el baltası kullandı.
en-tr
Sami was a scared man.
Sami korkak bir adamdı.
en-tr
Sami was doing that.
Sami onu yapıyordu.
en-tr
Sami's pursuit of his attacker was in vain.
Sami'nin, saldırganını takip etmesi boşunaydı.
en-tr
Sami knows who did it.
Sami onu kimin yaptığını biliyor.
en-tr
Sami was Satan in Layla's eyes.
Sami, Leyla'nın gözlerinde Şeytan'dı.
en-tr