english
stringlengths
2
1.48k
non_english
stringlengths
1
1.45k
language
stringclasses
49 values
Sami was insane.
Sami deliydi.
en-tr
Sami recognized Layla's tire tracks.
Sami, Leyla'nın lastik izlerini tanıdı.
en-tr
Sami is a former state trooper.
Sami eski bir eyalet polisidir.
en-tr
Sami had a strange preoccupation.
Sami'nin tuhaf bir meşguliyeti vardı.
en-tr
Sami first saw Layla in 2006.
Sami, Leyla'yı ilk olarak 2006'da gördü.
en-tr
Sami refused to confront Layla.
Sami, Leyla ile yüzleşmeyi reddetti.
en-tr
Sami Bakir has been a meticulous investigator.
Sami Bekir titiz bir araştırmacıydı.
en-tr
Sami did an evil act.
Sami kötü bir hareket yaptı.
en-tr
Sami can't explain it.
Sami onu açıklayamaz.
en-tr
Sami said he was sorry but I didn't believe that.
Sami üzgün olduğunu söyledi ama buna inanmadım.
en-tr
Sami has not changed his mind.
Sami düşüncesini değiştirmedi.
en-tr
Sami is a parole officer.
Sami şartlı tahliye memurudur.
en-tr
Sami was working on an unsolved crime.
Sami çözülmemiş bir suç üzerinde çalışıyordu.
en-tr
Sami said he didn't do it.
Sami onu yapmadığını söyledi.
en-tr
I bet, tomorrow you'll find a bad bat in your bed.
Bahse girerim, yarın yatağında kötü bir yarasa bulursun.
en-tr
Sami was a drug user and abuser.
Sami bir uyuşturucu kullanıcısı ve istismarcıydı.
en-tr
Sami sent Layla photos of his torso.
Sami gövdesinin fotoğraflarını Leyla'ya gönderdi.
en-tr
Sami asked Layla to send him a sexy photo.
Sami, Leyla'dan ona seksi bir fotoğraf göndermesini istedi.
en-tr
Sami owns an auto body shop.
Sami'nin bir araba tamirhanesi var.
en-tr
Sami was buying more used cars.
Sami daha çok kullanılmış araba satın alıyordu.
en-tr
Sami has spent time here before.
Sami daha önce burada vakit geçirdi.
en-tr
Sami came back in the afternoon.
Sami öğleden sonra geri geldi.
en-tr
Sami threw a party in his new house.
Sami yeni evinde bir parti verdi.
en-tr
Sami liked Layla's house.
Sami, Leyla'nın evini beğeniyordu.
en-tr
Sami built a gorgeous house.
Sami muhteşem bir ev inşa etti.
en-tr
Sami destroyed Layla's confidence.
Sami, Leyla'nın güvenini yok etti.
en-tr
Sami destroyed Layla's reputation.
Sami, Leyla'nın şöhretini yok etti.
en-tr
Sami had the key to the house.
Evin anahtarı Sami'deydi.
en-tr
Sami realized Layla was a good person.
Sami, Leyla'nın iyi bir insan olduğunu fark etti.
en-tr
Sami never saw Farid do any work.
Sami, Ferit'in yaptığı hiçbir işi asla görmedi.
en-tr
Sami wanted to settle down.
Sami yuva kurmak istiyordu.
en-tr
Sami didn't like talking about where he got his money.
Sami, parasını aldığı yerden bahsetmeyi sevmiyordu.
en-tr
Sami transferred money from offshore account.
Sami, offshore hesabından para aktardı.
en-tr
Sami and Layla loved each other.
Sami ve Leyla birbirlerini sevdiler.
en-tr
Sami published naked photos of Layla on Facebook.
Sami, Leyla'nın çıplak fotoğraflarını Facebook'ta yayınladı.
en-tr
Sami was looking at Layla's car.
Sami, Leyla'nın arabasına bakıyordu.
en-tr
Sami was harassing Layla on the Internet.
Sami, Leyla'yı internette rahatsız ediyordu.
en-tr
Sami posted Layla's naked photographs on the Internet.
Sami, Leyla'nın çıplak fotoğraflarını internette yayınladı.
en-tr
Sami knew he was hurting Layla.
Sami, Leyla'ya zarar verdiğini biliyordu.
en-tr
Sami was an online predator.
Sami çevrimiçi bir avcıydı.
en-tr
Sami drove Layla's car.
Sami, Leyla'nın arabasını sürdü.
en-tr
Sami could no longer hide his dirty little secret.
Sami artık kirli küçük sırrını gizleyemezdi.
en-tr
Sami's secret was about to be exposed.
Sami'nin sırrı açığa çıkmak üzereydi.
en-tr
Sami found the perfect victim in Layla.
Sami mükemmel kurbanı Leyla'da buldu.
en-tr
Sami accepted Layla's offer.
Sami, Leyla'nın önerisini kabul etti.
en-tr
Sami moved into Layla's mansion.
Sami, Leyla'nın köşküne taşındı.
en-tr
Sami worked as Layla's private mechanic.
Sami, Leyla'nın özel teknisyeni olarak çalıştı.
en-tr
Sami came to Layla.
Sami, Leyla'ya geldi.
en-tr
Sami was Layla's passion.
Sami, Leyla'nın tutkusuydu.
en-tr
Sami doesn't fit anywhere in this crazy world.
Sami bu çılgın dünyadaki hiçbir yere uymuyor.
en-tr
Sami is ugly.
Sami çirkindir.
en-tr
Sami told Layla not to tell anybody.
Sami, Leyla'ya kimseye söylememesini söyledi.
en-tr
Sami has found his dream home.
Sami rüyasındaki evini buldu.
en-tr
Sami needed a place to stay.
Sami'nin kalacak bir yere ihtiyacı vardı.
en-tr
Sami played with Layla.
Sami, Leyla ile oynadı.
en-tr
Sami put Layla at ease.
Sami, Leyla'yı rahatlattı.
en-tr
Sami showed Layla some relaxation exercises.
Sami, Leyla'ya bazı rahatlama egzersizleri gösterdi.
en-tr
Sami knew that instantly.
Sami onu anında biliyordu.
en-tr
Sami said he was shot.
Sami vurulduğunu söyledi.
en-tr
Sami felt really uneasy.
Sami kendini gerçekten rahatsız hissetti.
en-tr
Sami's life couldn't be better.
Sami'nin yaşamı daha iyi olamazdı.
en-tr
Sami and Layla had an intense affair.
Sami ve Leyla'nın yoğun bir ilişkisi vardı.
en-tr
Sami and Layla texted and phoned each other.
Sami ve Leyla birbirlerine mesaj attılar ve aradılar.
en-tr
Sami texted Layla every hour of every day.
Sami, her günün her saatinde Leyla'ya mesaj attı.
en-tr
Sami threatened to strangle Layla.
Sami, Leyla'yı boğmakla tehdit etti.
en-tr
Sami looked kind of scary.
Sami biraz korkutucu görünüyordu.
en-tr
Sami threatened to kill Layla.
Sami, Leyla'yı öldürmekle tehdit etti.
en-tr
Sami wanted to be liked.
Sami beğenilmek istiyordu.
en-tr
Sami wanted to continue his affair.
Sami ilişkisine devam etmek istiyordu.
en-tr
Sami wanted to feel very important.
Sami kendini çok önemli hissetmek istiyordu.
en-tr
Sami struggled with a major issue: recreational drug use.
Sami büyük bir sorunla mücadele etti: keyif amaçlı uyuşturucu kullanımı.
en-tr
Sami said he wasn't using drugs.
Sami uyuşturucu kullanmadığını söyledi.
en-tr
Sami was concerned about Layla.
Sami, Leyla hakkında endişeliydi.
en-tr
Sami broke up with his girlfriend, Layla.
Sami kız arkadaşı Leyla ile ayrıldı.
en-tr
Sami was looking forward to a new life with Layla.
Sami, Leyla ile yeni bir hayatı dört gözle bekliyordu.
en-tr
Sami agreed to leave his wife and move with Layla to Cairo.
Sami karısını terk etmeyi ve Leyla'yla Kahire'ye taşınmayı kabul etti.
en-tr
Sami met a stewardess.
Sami bir hostesle tanıştı.
en-tr
Sami had other ideas.
Sami'nin başka fikirleri vardı.
en-tr
Sami planned to start a new life with Layla.
Sami, Leyla ile yeni bir hayata başlamayı planladı.
en-tr
Sami transported his furniture to Cairo.
Sami mobilyalarını Kahire'ye nakletti.
en-tr
Sami made arrangements to transport his furniture to Cairo.
Sami, mobilyalarını Kahire'ye taşımak için düzenlemeler yaptı.
en-tr
Sami tested positive for meth use.
Sami meth testinde pozitif çıktı.
en-tr
Sami made a call to his trusted attorney, Layla Bakir.
Sami, güvenilir avukatı Leyla Bekir'e seslendi.
en-tr
Sami wanted to get a fix.
Sami eroin içmek istedi.
en-tr
Sami's furniture was already on its way to Cairo.
Sami'nin mobilyaları zaten Kahire'ye gidiyordu.
en-tr
Sami paid the fee.
Sami harcı ödedi.
en-tr
Sami was going to help Layla out.
Sami, Leyla'ya yardım edecekti.
en-tr
Sami and Layla began a new life together.
Sami ve Leyla birlikte yeni bir hayata başladılar.
en-tr
Sami was planning to start a new life.
Sami yeni bir hayata başlamayı planlıyordu.
en-tr
Sami consistently denied having an affair with Layla.
Sami, Leyla ile ilişkisi olduğunu sürekli olarak reddetti.
en-tr
Sami was an experienced liar.
Sami tecrübeli bir yalancıydı.
en-tr
Sami's lies got bigger and more outlandish.
Sami'nin yalanları daha büyük ve daha saçma.
en-tr
Sami was furious when he heard of Layla's affair.
Sami, Leyla'nın ilişkisini duyunca öfkelendi.
en-tr
Sami was extremely jealous of Layla's relationship with Farid.
Sami, Leyla'nın Ferit'le olan ilişkisini son derece kıskanmıştı.
en-tr
Sami went to see a lawyer.
Sami bir avukatı görmeye gitti.
en-tr
Sami lived in a shipping container.
Sami bir nakliye konteynırında yaşıyordu.
en-tr
Sami loved both of them very much.
Sami ikisini de çok severdi.
en-tr
Sami killed his father and his step-father.
Sami babasını ve üvey babasını öldürdü.
en-tr
Sami heard all kinds of funny stories about Layla.
Sami, Leyla ile ilgili her türde komik hikayeler duydu.
en-tr
Sami is not telling the truth.
Sami doğruyu söylemiyor.
en-tr