english
stringlengths
2
1.48k
non_english
stringlengths
1
1.45k
language
stringclasses
49 values
Sami didn't show up this morning.
Sami bu sabah görünmedi.
en-tr
Sami described Layla as a someone who was highly volatile.
Sami, Leyla'yı hayli dengesiz biri olarak tanımlıyordu.
en-tr
Sami kept a shotgun under his bed.
Sami yatağının altında bir av tüfeği tutuyordu.
en-tr
Sami was hanging around with Farid and his group.
Sami, Ferit ve grubu ile dolaşıyordu.
en-tr
Sami was searching for a date.
Sami bir randevu arıyordu.
en-tr
Sami tried to calm Layla.
Sami, Leyla'yı sakinleştirmeye çalıştı.
en-tr
Sami wanted to meet women n Cairo.
Sami, Kahire'deki kadınlarla tanışmak istiyordu.
en-tr
Sami was support and strength and security to Layla.
Sami, Leyla için destek, güç ve güvenlik idi.
en-tr
Sami hated girls with piercings.
Sami piercingli kızlardan nefret ederdi.
en-tr
Sami and Layla went to the office together.
Sami ve Leyla ofise birlikte gittiler.
en-tr
Sami had two teenage daughters.
Sami'nin iki ergen kızı vardı.
en-tr
Sami did not like his new stepfather.
Sami yeni üvey babasını sevmiyordu.
en-tr
Sami didn't know what was going on over there.
Sami orada neler olduğunu bilmiyordu.
en-tr
Sami was selfish and disrespectful.
Sami bencil ve saygısızdı.
en-tr
Sami didn't like those girls.
Sami o kızlardan hoşlanmadı.
en-tr
Sami was trying to be a good stepfather.
Sami iyi bir üvey baba olmaya çalışıyordu.
en-tr
Sami was supposed to go away.
Sami'nin gitmesi gerekiyordu.
en-tr
Sami was an adult.
Sami bir yetişkindi.
en-tr
Sami was not going alone.
Sami yalnız gitmiyordu.
en-tr
Sami slept away the weekend.
Sami hafta sonunu uykuda geçirdi.
en-tr
Sami heard Layla snoring.
Sami, Leyla'nın horlamasını duydu.
en-tr
Sami snored like a tractor.
Sami bir traktör gibi horlandı.
en-tr
Sami thought he knew why.
Sami nedenini bildiğini düşünüyordu.
en-tr
Sami drank apricot brandy.
Sami kayısı brendisi içti.
en-tr
Sami's father died just a few weeks earlier.
Sami'nin babası henüz birkaç hafta önce öldü.
en-tr
Sami didn't feel happy.
Sami kendini mutlu hissetmedi.
en-tr
Sami found that very odd.
Sami onu çok garip buldu.
en-tr
Sami Bakir was conducting an autopsy.
Sami Bekir otopsi yapıyordu.
en-tr
Sami died from antifreeze.
Sami antifrizden öldü.
en-tr
Sami Bakir was conducting an autopsy at the morgue.
Sami Bekir, morgda otopsi yapıyordu.
en-tr
Sami's own father had died six years earlier.
Sami'nin kendi babası altı yıl önce öldü.
en-tr
Sami was sad.
Sami üzgündü.
en-tr
Sami told Layla he was upset.
Sami, Leyla'ya üzgün olduğunu söyledi.
en-tr
Sami never would have done something like that.
Sami asla öyle bir şey yapmazdı.
en-tr
Sami was already suspicious.
Sami zaten şüpheliydi.
en-tr
Sami said Layla killed herself with antifreeze.
Sami, Leyla'nın kendini antifriz ile öldürdüğünü söyledi.
en-tr
Sami gave Layla a lethal doze of antifreeze.
Sami, Leyla'ya ölümcül dozda antifriz verdi.
en-tr
Sami was addicted to cocaine.
Sami kokaine bağımlıydı.
en-tr
Sami found that odd.
Sami onu tuhaf buldu.
en-tr
Sami knew he couldn't trust Layla anymore.
Sami artık Leyla'ya güvenemeyeceğini biliyordu.
en-tr
Sami denied it all.
Sami hepsini inkar etti.
en-tr
Sami violated the terms of his parole again.
Sami tekrar şartlı tahliye şartlarını ihlal etti.
en-tr
Sami tarnished Layla's reputation.
Sami, Leyla'nın şöhretini zedeledi.
en-tr
Sami was supposed to show up for work.
Sami'nin işe gitmesi gerekiyordu.
en-tr
Sami left his residence to go to work.
Sami işe gitmek için ikametinden ayrıldı.
en-tr
Sami called from a payphone.
Sami bir ankesörlü telefondan aradı.
en-tr
Sami brought home two gang members.
Sami eve iki çete üyesi getirdi.
en-tr
Sami and Layla pillaged Farid's house.
Sami ve Leyla, Ferit'in evini yağmaladı.
en-tr
Sami's fingerprints were found on a glass.
Sami'nin parmak izleri bir bardağın üzerinde bulundu.
en-tr
The fingerprints matched Sami's.
Parmak izleri Sami'ninkilerle eşleşti.
en-tr
Sami found a container of antifreeze in the kitchen garbage.
Sami mutfak çöpünde bir antifriz kabı buldu.
en-tr
Sami poured a glass of antifreeze.
Sami bir bardak antifriz döktü.
en-tr
Sami drank out of Layla's glass.
Sami, Leyla'nın bardağından içti.
en-tr
Sami wanted to kill Layla with antifreeze.
Sami, Leyla'yı antifriz ile öldürmek istiyordu.
en-tr
Sami used his own truck to transport his furniture.
Sami mobilyalarını taşımak için kendi kamyonunu kullandı.
en-tr
Sami's car didn't run.
Sami'nin arabası çalışmadı.
en-tr
Sami identified himself as Farid Bakir.
Sami kendisini Ferit Bekir olarak tanıttı.
en-tr
Sami's wife was the prime suspect.
Sami'nin karısı baş şüpheliydi.
en-tr
Sami was buried in this small cemetery.
Sami bu küçük mezarlığa gömüldü.
en-tr
Sami has died from antifreeze poisoning.
Sami antifriz zehirlenmesinden öldü.
en-tr
Sami's death looked like a suicide but it's now being investigated as a homicide.
Sami ölümü intihara benziyordu ama şimdi bir cinayet olarak soruşturuluyor.
en-tr
Sami experienced his first great love.
Sami ilk büyük aşkını yaşadı.
en-tr
Sami assumed that Layla's disappearance was nothing to worry about.
Sami, Leyla'nın ortadan kaybolmasının endişelenilecek bir şey olmadığını varsaydı.
en-tr
Sami presumed that Layla was out of the country.
Sami, Leyla'nın ülke dışında olduğunu tahmin ediyordu.
en-tr
Sami hasn't heard from Layla for weeks.
Sami haftalardır Leyla'dan haber almıyor.
en-tr
Sami stuck to his story.
Sami hikayesine bağlı kaldı.
en-tr
Sami and Layla did everything together.
Sami ve Leyla her şeyi birlikte yaptılar.
en-tr
Sami never talked about Layla.
Sami asla Leyla hakkında konuşmadı.
en-tr
Sami and Layla seemed to love each other.
Sami ve Leyla birbirlerini seviyor gibi görünüyorlardı.
en-tr
Sami started to get sick.
Sami hasta olmaya başladı.
en-tr
Sami was acting like he was drunk.
Sami sarhoşmuş gibi davranıyordu.
en-tr
Sami did not look good.
Sami iyi görünmedi.
en-tr
Sami wanted to rest for a while.
Sami bir süre dinlenmek istedi.
en-tr
Sami pulled out a fake ID.
Sami sahte bir kimlik çıkardı.
en-tr
Sami was lying on the couch.
Sami kanepede yatıyordu.
en-tr
Sami left behind everything.
Sami her şeyi geride bıraktı.
en-tr
Sami found a body buried in his backyard.
Sami arka bahçesinde gömülmüş bir ceset buldu.
en-tr
Sami was locked up when the murder took place.
Cinayet gerçekleştiğinde Sami hapsedildi.
en-tr
Sami didn't want to be involved in that.
Sami buna karışmak istemedi.
en-tr
Sami explained the situation to Layla.
Sami durumu Leyla'ya anlattı.
en-tr
Sami told Layla the truth about what happened.
Sami olanlar hakkında Leyla'ya gerçeği söyledi.
en-tr
Sami confessed to police that he had shot Layla.
Sami, Leyla'yı vurduğunu polise itiraf etti.
en-tr
Sami was making funny faces.
Sami komik yüzler yapıyordu.
en-tr
Sami went to go get his sister from the school.
Sami kız kardeşini okuldan almaya gitti.
en-tr
Sami allowed some of those people into his home.
Sami o insanların bir kısmının evine girmesine izin verdi.
en-tr
Sami stayed over there until his grandmother came back.
Sami, büyükannesi geri gelene kadar orada kaldı.
en-tr
Sami believed Layla was having an affair with Farid.
Sami, Leyla'nın Ferit ile bir ilişkisi olduğuna inanıyordu.
en-tr
Sami wanted to kick Layla out.
Sami, Leyla'yı dışarı atmak istedi.
en-tr
Sami put the gun down.
Sami silahını indirdi.
en-tr
Sami was still lying on the couch.
Sami hâlâ kanepede yatıyordu.
en-tr
Sami tried to dissolve Layla's body using some chemicals.
Sami bazı kimyasallar kullanarak Leyla'nın cesedini eritmeye çalıştı.
en-tr
Sami got convicted.
Sami suçlu bulundu.
en-tr
Sami was sentenced to six years for organized crime.
Sami organize suç nedeniyle altı yıla mahkûm edildi.
en-tr
Sami used some chemicals to get Layla's body to decompose quicker.
Sami, Leyla'nın cesedini daha çabuk parçalamak için bazı kimyasallar kullandı.
en-tr
Sami stole items from Layla's home.
Sami, Leyla'nın evinden eşyalar çaldı.
en-tr
Sami was working for a physician.
Sami bir doktor için çalışıyordu.
en-tr
Sami didn't see Layla cry at all.
Sami, Leyla'nın hiç ağladığını görmedi.
en-tr
Sami didn't want to see Layla sad.
Sami, Leyla'nın üzüldüğünü görmek istemiyordu.
en-tr
Sami paid for the funeral.
Sami cenaze için para ödedi.
en-tr
Sami took the girls to Disney World.
Sami, kızları Disney World'e götürdü.
en-tr