english
stringlengths
2
1.48k
non_english
stringlengths
1
1.45k
language
stringclasses
49 values
Sami buried Layla in his backyard.
Sami, Leyla'yı arka bahçesine gömdü.
en-tr
Sami buried Layla on his property.
Sami, Leyla'yı mülküne gömdü.
en-tr
Sami instructed Layla to tell people that Farid was still alive.
Sami, Leyla'ya insanlara Ferit'in hala hayatta olduğunu söylemesi için talimat verdi.
en-tr
Sami claimed Layla killed Farid.
Sami, Leyla'nın Ferit'i öldürdüğünü iddia etti.
en-tr
Sami knew who to blame if he got caught.
Sami, yakalanırsa kimin suçlanacağını biliyordu.
en-tr
Sami was illiterate. He could neither read nor write.
Sami cahildi. Ne okuyabilir ne de yazabilirdi.
en-tr
Sami has a sociopathic mind.
Sami'nin sosyopat bir zihni vardır.
en-tr
Sami still thinks he's smarter than anybody else.
Sami hâlâ başka herkesten daha akıllı olduğunu düşünüyor.
en-tr
Sami found that entertaining.
Sami onu eğlenceli buldu.
en-tr
Sami only knew Layla for six months.
Sami, Leyla'yı sadece altı aydır tanıyordu.
en-tr
Sami found out about this.
Sami bu konuyu açığa çıkardı.
en-tr
Sami was hiding many secrets.
Sami birçok sır saklıyordu.
en-tr
Sami was a movie producer.
Sami bir film yapımcısıydı.
en-tr
Sami was Layla's biographer.
Sami, Leyla'nın biyografi yazarıydı.
en-tr
Sami was looking for love in all the wrong places.
Sami aşkı tamamen yanlış yerlerde arıyordu.
en-tr
Sami helps people out when they're in need.
Sami, ihtiyaç duydukları zaman insanlara yardım eder.
en-tr
Sami isn't naive.
Sami saf değildir.
en-tr
Sami phoned an escort service and asked for one of his regular girls.
Sami bir eskort servisini aradı ve alışıldık kızlarından birini istedi.
en-tr
Sami possessed a firearm.
Sami'nin bir ateşli silahı vardı.
en-tr
Sami was struck by Layla's beauty.
Sami, Leyla'nın güzelliğine vuruldu.
en-tr
Sami accompanied Layla over to Farid's home.
Sami, Ferit'in evine kadar Leyla'ya eşlik etti.
en-tr
Sami would never harm another human being.
Sami asla başka bir insana zarar vermez.
en-tr
Sami is not a mean person.
Sami cimri bir adam değildir.
en-tr
Sami dressed well.
Sami iyi giyindi.
en-tr
Sami blamed Layla's bad lawyer.
Sami, Leyla'nın kötü avukatını suçladı.
en-tr
Sami could adapt to whatever the situation was.
Sami durum ne olursa olsun uyum sağlayabilirdi.
en-tr
Sami made the decision not to do that.
Sami onu yapmama kararı aldı.
en-tr
Sami didn't fit that stereotype.
Sami o stereotipe uymuyordu.
en-tr
Sami was an easy target.
Sami kolay bir hedefti.
en-tr
Sami ran a brothel.
Sami bir genelev işletiyordu.
en-tr
Sami was a drug dealer.
Sami bir uyuşturucu satıcısıydı.
en-tr
Sami is not a magician.
Sami bir sihirbaz değildir.
en-tr
Sami was recording Layla.
Sami, Leyla'yı kaydediyordu.
en-tr
Sami was flirting with Layla.
Sami, Leyla ile flört ediyordu.
en-tr
Sami appreciated Layla's company.
Sami, Leyla'nın şirketini takdir etti.
en-tr
Sami had to ask Layla's permission.
Sami, Leyla'nın iznini istemek zorundaydı.
en-tr
I asked if I really had to do that by myself.
Onu gerçekten kendi başıma yapmak zorunda olup olmadığımı sordum.
en-tr
I think I forgot to tell Tom about the party.
Sanırım Tom'a partiden söz etmeyi unuttum.
en-tr
I can definitely do that better than you can.
Onu kesinlikle senin yapabildiğinden daha iyi yapabilirim.
en-tr
I've asked Tom many times to stop doing that.
Tom'dan defalarca onu yapmayı bırakmasını rica ettim.
en-tr
Tom used to be a better chess player than me.
Tom benden daha iyi bir satranç oyuncusuydu.
en-tr
I asked Tom if he'd like to do that with Mary.
Tom'a bunu Mary ile yapmak isteyip istemediğini sordum.
en-tr
Tom was a lot taller than me when we were kids.
Biz çocukken Tom benden çok daha uzundu.
en-tr
Tom was a school bus driver up until last year.
Tom geçen yıla kadar bir okul otobüsü şoförüydü.
en-tr
I admitted that I wasn't really interested in doing that.
Aslında onu yapmakla ilgilenmediğimi itiraf ettim.
en-tr
I asked Tom if I could see his driver's license.
Tom'a sürücü ehliyetini görüp göremeyeceğimi sordum.
en-tr
Sami was a convicted murderer.
Sami mahkum olmuş bir katildi.
en-tr
Sami was angry at Layla.
Sami, Leyla'ya kızgındı.
en-tr
Sami drove for long hours between Cairo and Aswan.
Sami, Kahire ve Asvan arasında uzun saatler boyunca araç kullandı.
en-tr
Sami was hoping for good luck.
Sami iyi şans umut ediyordu.
en-tr
Sami took that from Layla.
Sami onu Leyla'dan aldı.
en-tr
Sami is appealing that judgment.
Sami o karara itiraz ediyor.
en-tr
Sami was walking around with his shirt unbuttoned.
Sami düğmeleri iliklenmemiş gömleğiyle dolaşıyordu.
en-tr
Sami's behavior bothered Layla.
Sami'nin davranışı Leyla'yı rahatsız etti.
en-tr
Sami became a volunteer fire fighter.
Sami gönüllü bir itfaiyeci oldu.
en-tr
Sami spent long hours at the fire station.
Sami itfaiye istasyonunda uzun saatler geçirdi.
en-tr
Sami was crying a lot.
Sami çok ağlıyordu.
en-tr
Sami took Layla shopping.
Sami, Leyla'yı alışverişe götürdü.
en-tr
Sami's work life got a lot more complicated.
Sami'nin iş hayatı çok daha karmaşıklaştı.
en-tr
Sami just dropped by to say hi.
Sami sadece merhaba demek için uğradı.
en-tr
Sami was investigating, too.
Sami de araştırıyordu.
en-tr
Sami used Layla's bathroom.
Sami, Layla'nın banyosunu kullandı.
en-tr
Sami didn't even sit down and relax.
Sami oturup dinlenmedi bile.
en-tr
Sami started the fire.
Sami yangını başlattı.
en-tr
Sami sensed that something was going on.
Sami bir şeylerin olduğunu hissediyordu.
en-tr
Sami wanted to harm himself.
Sami kendine zarar vermek istedi.
en-tr
Sami was arrested for arson.
Sami kundakçılık yüzünden tutuklanmıştı.
en-tr
Sami was charged with starting the fire.
Sami yangını başlatmakla suçlandı.
en-tr
Sami was at a fisherman's campground.
Sami bir balıkçının kamp yerindeydi.
en-tr
Sami got rid of the dog.
Sami köpekten kurtuldu.
en-tr
Sami's strange behavior continued.
Sami'nin tuhaf davranışı devam etti.
en-tr
Sami shocked Layla with that question.
Sami o soruyla Leyla'yı şok etti.
en-tr
Sami came down here.
Sami buraya geldi.
en-tr
Sami followed Layla's footsteps in the snow.
Sami, Leyla'nın kardaki ayak seslerini izliyordu.
en-tr
Sami set fire to the shed.
Sami kulübeyi ateşe verdi.
en-tr
Sami didn't want to part with that car.
Sami o arabayla katılmak istemedi.
en-tr
Sami brought the gas can there.
Sami gaz tenekesini oraya götürdü.
en-tr
Sami went to the back of the building.
Sami binanın arkasına gitti.
en-tr
Sami wanted to set the shed on fire.
Sami kulübeyi ateşe vermek istedi.
en-tr
Sami left his business in Cairo and move in with Layla.
Sami Kahire'de işini bıraktı ve Leyla ile birlikte taşındı.
en-tr
Sami's newborn son was constantly crying.
Sami'nin yeni doğan oğlu sürekli ağlıyordu.
en-tr
Sami started a fire.
Sami bir yangın çıkardı.
en-tr
Sami drove Layla down there.
Sami, Leyla'yı oraya doğru götürdü.
en-tr
Sami hanged out with his fellow fire fighters.
Sami dostu olan itfaiyecilerle takılıyordu.
en-tr
Sami minimized his crimes.
Sami suçlarını en aza indirdi.
en-tr
Sami was caught in 2006.
Sami 2006'da yakalandı.
en-tr
Sami is a pyromaniac.
Sami bir piromandı.
en-tr
Sami and Layla were smiling.
Sami ve Leyla gülümsüyorlardı.
en-tr
Sami spent six years in a federal prison.
Sami federal hapishanede altı yıl geçirdi.
en-tr
Sami and Layla had six children all under the age of twelve.
Sami ve Leyla'nın hepsi on iki yaş altında olan altı çocuğu vardı.
en-tr
Sami should have thought of that.
Sami'nin bunu düşünmüş olması gerekirdi.
en-tr
Sami is serving his sentence in a federal medical center.
Sami hapis cezasını bir federal tıp merkezinde çekiyor.
en-tr
Sami showed resilience.
Sami direniş gösterdi.
en-tr
Sami managed to survive.
Sami hayatta kalmayı başardı.
en-tr
Sami's dream was to visit the Amazon forest.
Sami'nin hayali Amazon ormanlarını ziyaret etmekti.
en-tr
Sami was so concerned for Layla.
Sami, Leyla için çok endişelendi.
en-tr
Sami met some new friends.
Sami bazı yeni arkadaşlarla bir araya geldi.
en-tr
Sami couldn't stop thinking about that.
Sami o konuyu düşünmeyi bırakamadı.
en-tr
Sami's death has really saddened Layla.
Sami'nin ölümü Leyla'yı gerçekten üzdü.
en-tr
Sami was an Egyptian photographer.
Sami, Mısırlı bir fotoğrafçıydı.
en-tr