english stringlengths 2 1.48k | non_english stringlengths 1 1.45k | language stringclasses 49
values |
|---|---|---|
Sami has got a wife. | Sami'nin bir karısı var. | en-tr |
Sami was looking for another job. | Sami başka bir iş arıyordu. | en-tr |
Sami was offered another job. | Sami başka bir iş teklif edildi. | en-tr |
Sami bought Layla balloons. | Sami, Leyla'ya balonlar satın aldı. | en-tr |
Sami didn't seem very pleased at all. | Sami hiç de çok memnun gibi görünmüyordu. | en-tr |
Sami can't give you his phone number. | Sami sana telefon numarasını veremez. | en-tr |
Sami is naive. | Sami saftiriktir. | en-tr |
Sami gave Layla his e-mail address. | Sami e-posta adresini Leyla'ya verdi. | en-tr |
Sami won't reply. | Sami cevap vermeyecek. | en-tr |
Sami sent a very friendly e-mail to Layla. | Sami, Leyla'ya çok arkadaş canlısı bir e-posta gönderdi. | en-tr |
Sami completely ignored Layla's e-mails. | Sami, Leyla'nın e-postalarını tamamen göz ardı etti. | en-tr |
Sami can't tell you where he is going to work. | Sami sana çalışacağı yeri söyleyemez. | en-tr |
Sami is always there. | Самі завжди там. | en-uk |
Sami ignored that e-mail as well. | Sami o e-postayı da görmezden geldi. | en-tr |
Sami ignored my e-mail. | Sami e-mailimi görmezden geldi. | en-tr |
Sami e-mailed Layla every now and then. | Sami, Leyla'ya ara sıra e-posta gönderdi. | en-tr |
Sami has been doing this. | Sami bunu yapıyor. | en-tr |
Sami was watching Layla. | Sami, Leyla'yı izliyordu. | en-tr |
Sami continued to e-mail Layla. | Sami, Leyla'ya e-posta göndermeye devam etti. | en-tr |
Sami stopped e-mailing Layla. | Sami, Leyla'ya e-posta göndermeyi durdurdu. | en-tr |
Sami wasn't replying. | Sami cevap vermiyordu. | en-tr |
Sami was absolutely mortified. | Sami kesinlikle küçük düşürüldü. | en-tr |
Sami was fantasizing about Layla. | Sami, Leyla hakkında hayal kuruyordu. | en-tr |
Sami was literally disgusted by Layla's video. | Sami, Leyla'nın videosundan tam anlamıyla tiksindi. | en-tr |
Sami sent Layla an e-mail. | Sami, Leyla'ya bir e-posta gönderdi. | en-tr |
Sami's e-mail made Layla feel uneasy. | Sami'nin e-postası Leyla'yı huzursuz etti. | en-tr |
Sami came to Layla's work. | Sami, Leyla'nın işine geldi. | en-tr |
Sami showed Layla Salima's e-mails. | Sami, Leyla'ya Salima'nın e-postalarını gösterdi. | en-tr |
Sami was really shocked. | Sami gerçekten şoktaydı. | en-tr |
Sami needs to call the police. | Sami'nin polisi araması gerekiyor. | en-tr |
Sami doesn't want to waste time with this. | Sami bununla zaman kaybetmek istemiyor. | en-tr |
Sami was at the police station. | Sami polis karakolundaydı. | en-tr |
Sami knew Layla's full name. | Sami, Leyla'nın tam adını biliyordu. | en-tr |
Sami looked shocked. | Sami şoka uğramış görünüyordu. | en-tr |
Sami is known for this. | Sami bununla tanınır. | en-tr |
Sami went to Layla's house. | Sami, Leyla'nın evine gitti. | en-tr |
Sami harassed Layla. | Sami, Leyla'yı taciz etti. | en-tr |
Sami stalked Layla. | Sami, Leyla'yı gizli olarak takip ediyordu. | en-tr |
Sami reported his ex-girlfriend for stalking. | Sami stalklama nedeniyle eski kız arkadaşını şikayet etti. | en-tr |
Sami enjoyed Layla's video. | Sami, Leyla'nın videosundan hoşlandı. | en-tr |
Sami put the video online. | Sami videoyu internete koydu. | en-tr |
Sami has a new puppy. | Sami'nin yeni bir köpek yavrusu var. | en-tr |
Sami got a call from that man. | Sami o adamdan bir telefon aldı. | en-tr |
Sami scared Layla so much. | Sami, Leyla'yı çok korkuttu. | en-tr |
Sami doesn't believe me. | Sami bana inanmıyor. | en-tr |
Sami can't find Layla's e-mail. | Sami, Leyla'nın e-postasını bulamıyor. | en-tr |
Sami has to believe me. | Sami bana inanmak zorunda. | en-tr |
Sami doesn't worry about it. | Sami o konuda endişelenmiyor. | en-tr |
Sami is not in trouble. | Sami'nin başı dertte değil. | en-tr |
Sami got an e-mail from Layla. | Sami, Leyla'dan bir e-posta aldı. | en-tr |
Sami paused the video. | Sami videoyu duraklattı. | en-tr |
Sami had a stalker. | Sami bir stalker sahibiydi. | en-tr |
Sami was in his mid-sixties. | Sami altmışlı yaşlarının ortalarındaydı. | en-tr |
Sami didn't e-mail Layla again. | Sami, Leyla'ya bir daha e-posta göndermedi. | en-tr |
Sami wanted to cover his tracks. | Sami izlerini örtmek istedi. | en-tr |
Sami knows where Layla lives. | Sami, Leyla'nın yaşadığı yeri biliyor. | en-tr |
Sami saw Layla's beautiful face. | Sami, Leyla'nın güzel yüzünü gördü. | en-tr |
Sami had pictures of Layla's garden. | Sami, Leyla'nın bahçesinin resimlerine sahipti. | en-tr |
Sami lives in an apartment. | Sami bir dairede yaşar. | en-tr |
Sami can't move. | Sami hareket edemez. | en-tr |
Sami lives in a secure place. | Самі живе у безпечному місці. | en-uk |
Sami left his door unlocked. | Sami kapısını kilitlenmemiş bıraktı. | en-tr |
Sami got a call from the FBI. | Sami FBI'dan bir çağrı aldı. | en-tr |
Sami won't contact Layla again. | Sami, Leyla ile tekrar iletişime geçmeyecek. | en-tr |
Sami contacted the police. | Sami polise başvurdu. | en-tr |
Sami got a call from his mom. | Sami annesinden bir telefon aldı. | en-tr |
Sami has called me about Layla. | Sami beni Leyla hakkında aradı. | en-tr |
Sami went to his mom's house. | Sami annesinin evine gitti. | en-tr |
Sami was texting me. | Sami bana mesaj atıyordu. | en-tr |
Sami has texted me. | Sami bana mesaj attı. | en-tr |
Sami's daughter is there. | Sami'nin kızı orada. | en-tr |
Sami can't tell you any information. | Sami sana herhangi bir bilgi anlatamaz. | en-tr |
Sami is not a minor anymore. | Sami artık küçük değil. | en-tr |
Sami is still a minor. | Sami hala küçük. | en-tr |
Sami is sixteen and he's still a minor. | Sami on altı yaşında ve hala reşit değil.. | en-tr |
Sami can't tell you anything. | Sami sana hiçbir şey anlatamaz. | en-tr |
Sami gave Layla Farid's number. | Sami, Leyla'ya Ferit'in numarasını verdi. | en-tr |
Sami gave Layla his number. | Sami, Leyla'ya kendi numarasını verdi. | en-tr |
Sami is so bad at telling stories. | Sami hikaye anlatmakta çok kötüdür. | en-tr |
Sami was trying to get in contact with Layla. | Sami, Leyla ile bağlantıya geçmeye çalışıyordu. | en-tr |
Sami is not legally allowed to call or e-mail Layla. | Sami'nin yasal olarak Leyla'yı arama ya da ona e-posta göndermesine izin verilmiyor. | en-tr |
Sami contacted us. | Sami bizimle bağlantı kurdu. | en-tr |
Sami's e-mail scared Layla even more. | Sami'nin e-postası Leyla'yı daha da korkuttu. | en-tr |
Sami talked about it. | Sami onunla ilgili konuştu. | en-tr |
Sami will talk about that, too. | Sami de o konuda konuşacak. | en-tr |
Sami has a very bad memory. | Sami'nin çok kötü bir belleği var. | en-tr |
Sami used Facebook all the time. | Sami, Facebook'u her zaman kullandı. | en-tr |
Sami sent the pictures to Layla's e-mail. | Sami resimleri, Leyla'nın e-postasına gönderdi. | en-tr |
Sami checked out Layla's e-mails. | Sami, Leyla'nın e-postalarını kontrol etti. | en-tr |
Sami hacked Layla's computer. | Sami, Leyla'nın bilgisayarını hackledi. | en-tr |
Sami needed to be arrested. | Sami'nin yakalanması gerekiyordu. | en-tr |
Sami wrote a Facebook post about Layla. | Sami, Leyla hakkında bir Facebook yayını yazdı. | en-tr |
Sami doesn't know how to hack computers. | Sami bilgisayarların nasıl hackleneceğini bilmiyor. | en-tr |
Sami acknowledged it. | Sami onu kabul etti. | en-tr |
Sami had a blog. | Sami'nin bir bloğu vardı. | en-tr |
Sami had a pastry blog. | Sami'nin bir hamur işi bloğu vardı. | en-tr |
Sami is much older than Layla. | Sami, Leyla'dan daha yaşlıdır. | en-tr |
Sami started posting things about his family. | Sami, ailesiyle ilgili şeyler göndermeye başladı. | en-tr |
Sami's parents live in Cairo. | Sami'nin anne ve babası, Kahire'de yaşıyor. | en-tr |
Sami moved to Egypt. | Sami, Mısır'a taşındı. | en-tr |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.