english stringlengths 2 1.48k | non_english stringlengths 1 1.45k | language stringclasses 49
values |
|---|---|---|
Sami beat Layla with a wooden bat. | Sami tahta bir sopa ile Leyla'yı dövdü. | en-tr |
Sami was following Layla on the streets. | Sami sokaklarda Leyla'yı takip ediyordu. | en-tr |
Sami started e-mailing Layla. | Sami, Leyla'ya e-posta göndermeye başladı. | en-tr |
Sami's e-mails were very, very long and filled with nonsense. | Sami'nin e-postaları çok, çok uzun ve saçmalıklarla doluydu. | en-tr |
Sami didn't even know who Layla was. | Sami, Leyla'nın kim olduğunu bile bilmiyordu. | en-tr |
Sami took Layla's picture. | Sami, Leyla'nın resmini çekti. | en-tr |
Sami was texting someone. | Sami birisine mesaj atıyordu. | en-tr |
Sami is insane. | Sami çıldırmıştır. | en-tr |
Sami started yelling. | Sami bağırmaya başladı. | en-tr |
Sami calmed Layla down. | Sami, Leyla'yı sakinleştirdi. | en-tr |
Sami continued to post nude pictures on Facebook. | Sami, Facebook'ta çıplak resimler yayınlamaya devam etti. | en-tr |
Sami was actively stalking Layla. | Sami aktif olarak gizlice Leyla'yı takip ediyordu. | en-tr |
Sami never did anything. | Sami asla bir şey yapmadı. | en-tr |
Sami never did anything wrong. | Sami hiçbir zaman yanlış bir şey yapmadı. | en-tr |
Sami had some form of paranoid schizophrenia. | Sami'de bir çeşit paranoyak şizofreni vardı. | en-tr |
Sami thought it was true. | Sami onun doğru olduğunu düşündü. | en-tr |
Sami has a vlog. | Sami'nin bir vlogu var. | en-tr |
Sami found a bobby pin under his bed. | Sami yatağının altında bir tel toka buldu. | en-tr |
Sami made a new video. | Sami yeni bir video yaptı. | en-tr |
Sami had an online stalker. | Sami'nin bir online stalkerı var. | en-tr |
Sami was checking his e-mail. | Sami e-postasını kontrol ediyordu. | en-tr |
Sami used to live in Cairo. | Sami, Kahire'de yaşardı. | en-tr |
Sami didn't know who Layla was. | Sami, Leyla'nın kim olduğunu bilmiyordu. | en-tr |
Sami was really freaked out. | Sami gerçekten dağıttı. | en-tr |
Sami screenshot a Google map. | Sami bir Google haritasının ekran görüntüsünü aldı. | en-tr |
Sami replied to Layla's e-mail. | Sami, Leyla'nın e-postasını yanıtladı. | en-tr |
Sami is a man with a very particular set of skills. | Sami çok özel yeteneklere sahip bir adamdır. | en-tr |
Sami was freaked out. | Sami çıldırdı. | en-tr |
Sami didn't reply. | Sami karşılık vermedi. | en-tr |
Sami and Layla will talk. | Sami ve Leyla konuşacaklar. | en-tr |
Sami knew where I lived. | Sami yaşadığım yeri biliyordu. | en-tr |
Sami messaged Layla back. | Sami, Leyla'ya geri mesaj attı. | en-tr |
Sami can't share this info with you. | Sami bu bilgiyi sizinle paylaşamaz. | en-tr |
Sami replied to Layla's e-mail with pictures. | Sami, Leyla'nın e-postalarını resimlerle yanıtladı. | en-tr |
Sami never replied to that. | Sami ona asla cevap vermedi. | en-tr |
Sami can't fool Layla. | Sami, Leyla'yı kandıramaz. | en-tr |
Sami won't text me. | Sami bana mesaj atmayacak. | en-tr |
Sami was driving to Layla's house. | Sami araçla Leyla'nın evine gidiyordu. | en-tr |
Sami won't show any more photos. | Sami daha fazla fotoğraf göstermeyecek. | en-tr |
Sami threatened to leak Layla's address. | Sami, Leyla'nın adresini sızdırmakla tehdit etti. | en-tr |
Sami sent Layla so many scary videos. | Sami, Leyla'ya pek çok korkutucu video gönderdi. | en-tr |
Sami took photos of Layla. | Sami, Leyla'nın fotoğraflarını çekti. | en-tr |
Sami took photos of his dogs. | Sami köpeklerinin fotoğraflarını çekti. | en-tr |
Sami sent an e-mail to Layla. | Sami, Leyla'ya bir e-posta gönderdi. | en-tr |
Sami sent me an e-mail. | Sami bana bir e-posta gönderdi. | en-tr |
Sami wanted attention. | Sami ilgi istiyordu. | en-tr |
Sami sent Layla another e-mail. | Sami, Leyla'ya bir e-posta daha gönderdi. | en-tr |
Sami did not feel safe anywhere. | Sami kendini hiçbir yerde güvende hissetmedi. | en-tr |
Sami did not feel safe at home. | Sami evde kendini güvende hissetmedi. | en-tr |
Sami tweeted Layla. | Sami, Leyla'yı tweetledi. | en-tr |
Sami followed Layla on Facebook. | Sami, Leyla'yı Facebook'ta takip ediyordu. | en-tr |
Sami should take some precautions. | Sami'nin bazı önlemler alması gerekiyordu. | en-tr |
Sami is a makeup artist. | Sami bir makyaj sanatçısıdır. | en-tr |
Sami contacted a photographer. | Sami bir fotoğrafçıyla bağlantı kurdu. | en-tr |
Sami met a very talented photographer. | Sami çok yetenekli bir fotoğrafçıyla tanıştı. | en-tr |
Sami is completely harmless. | Sami tamamen zararsızdır. | en-tr |
Sami was an experienced photographer. | Sami tecrübeli bir fotoğrafçıydı. | en-tr |
Sami was messaging Layla all the time. | Sami Leyla'ya her zaman mesaj atıyordu. | en-tr |
Sami started getting really crazy. | Sami çıldırmaya başladı. | en-tr |
Sami didn't pay Layla enough. | Sami, Leyla'ya yeterince para vermedi. | en-tr |
Sami told Layla to stop. | Самі сказав Лейлі припинити. | en-uk |
Sami felt a little bit better. | Sami kendini biraz daha iyi hissetti. | en-tr |
Sami started getting weird. | Sami tuhaf olmaya başladı. | en-tr |
Sami posted photos of himself wearing Layla's red tights. | Sami, kendisinin Leyla'nın kırmızı taytını giyerken çekilmiş fotoğraflarını yayınladı. | en-tr |
Sami wore Layla's tights. | Sami, Leyla'nın taytını giyiyordu. | en-tr |
Sami's messages never stopped. | Sami'nin mesajları hiç durmadı. | en-tr |
Sami sent Layla thousands of messages via Facebook. | Sami, Leyla'ya Facebook üzerinden binlerce mesaj gönderdi. | en-tr |
Sami had multiple accounts on Facebook. | Sami'nin Facebook'ta birden fazla hesabı vardı. | en-tr |
Sami had sixteen different accounts on Instagram. | Sami'nin İnstagram üzerinde on altı farklı hesabı vardı. | en-tr |
Sami e-mailed Layla. | Sami, Leyla'ya e-posta gönderdi. | en-tr |
Sami started e-mailing Layla more. | Sami, Leyla'ya daha çok e-posta göndermeye başladı. | en-tr |
Sami blocked Layla through e-mail. | Sami, Leyla'yı e-posta yoluyla engelledi. | en-tr |
Sami was calling Layla every five minutes. | Sami her beş dakikada bir Leyla'yı arıyordu. | en-tr |
Sami blocked Layla's phone number. | Sami, Leyla'nın telefon numarasını bloke etti. | en-tr |
Sami had to do that online. | Sami onu çevrimiçi yapmak zorundaydı. | en-tr |
Sami couldn't block Layla's phone. | Sami, Leyla'nın telefonunu engelleyemedi. | en-tr |
Sami presented the court with Layla's threatening messages. | Sami mahkemeye Leyla'nın tehdit mesajlarını sundu. | en-tr |
Sami started getting messages from other people on Facebook. | Sami, Facebook'taki diğer insanlardan mesajlar almaya başladı. | en-tr |
Sami is a crazy prick. | Sami çılgın bir hergeledir. | en-tr |
Sami was telling people that he had a romantic relationship with Layla. | Sami, insanlara Leyla ile romantik bir ilişkisi olduğunu anlatıyordu. | en-tr |
Sami was very flirtatious. | Sami çok çapkındı. | en-tr |
Sami was obsessed. | Sami takıntılıydı. | en-tr |
Sami and Layla worked together. | Sami ve Leyla birlikte çalıştılar. | en-tr |
Sami and Layla worked together six times. | Sami ve Leyla altı defa birlikte çalıştılar. | en-tr |
Sami was never present in Layla's universe. | Sami, Leyla'nın evreninde hiç bulunmadı. | en-tr |
Sami and Layla went to court. | Sami ve Leyla mahkemeye gittiler. | en-tr |
Sami was granted a one-year restraining order. | Sami'ye bir yıl yasaklama emri verildi. | en-tr |
Sami can use that against Layla. | Sami onu Leyla'ya karşı kullanabilir. | en-tr |
Sami violated the restraining order. | Sami yasaklama emrini ihlal etti. | en-tr |
Sami did not care. | Sami umursamadı. | en-tr |
Sami went to the police department. | Sami polis karakoluna gitti. | en-tr |
Sami is one of Layla's ex-boyfriends. | Sami, Leyla'nın eski erkek arkadaşlarından biridir. | en-tr |
Sami went to the sheriff's department. | Sami şerif departmanına gitti. | en-tr |
Sami damaged Layla's reputation. | Sami, Leyla'nın itibarına hasar verdi. | en-tr |
Sami sat six feet away from Layla. | Sami, Leyla'dan altı fit uzağa oturdu. | en-tr |
Sami has an ice-cream truck. | Sami'nin bir dondurma kamyonu var. | en-tr |
Sami has so many stories to tell. | Sami'nin anlatacak pek çok hikayesi var. | en-tr |
Sami was working at a large department store. | Sami büyük bir mağazada çalışıyordu. | en-tr |
Sami comes at eight o'clock every night. | Sami her gece saat sekizde geliyor. | en-tr |
Sami was on drugs. | Sami uyuşturucu kullanıyordu. | en-tr |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.