english stringlengths 2 1.48k | non_english stringlengths 1 1.45k | language stringclasses 49
values |
|---|---|---|
Sami came on Friday night. | Sami cuma gecesi geldi. | en-tr |
Sami entered the store. | Sami mağazaya girdi. | en-tr |
Sami is not right. | Sami doğru değil. | en-tr |
Sami knew that something was wrong. | Sami bir şeyin yanlış olduğunu biliyordu. | en-tr |
Sami kept his distance. | Sami mesafesini korudu. | en-tr |
Sami was following Layla. | Sami, Leyla'yı takip ediyordu. | en-tr |
Sami was listening to Layla. | Sami, Leyla'yı dinliyordu. | en-tr |
Sami started to get a little bit scared. | Sami biraz korkmaya başladı. | en-tr |
Sami wasn't going to help Layla. | Sami, Leyla'ya yardım etmeyecekti. | en-tr |
Sami was getting everything ready to close his store. | Sami dükkânını kapatmak için her şeyi hazırlıyordu. | en-tr |
Sami has got something in his hand. | Sami'nin elinde bir şey var. | en-tr |
Sami started talking to me. | Sami benimle konuşmaya başladı. | en-tr |
Sami said his name. | Sami kendi ismini söyledi. | en-tr |
Sami doesn't even know you. | Sami seni tanımıyor bile. | en-tr |
Sami is not working tomorrow. | Sami yarın çalışmıyor. | en-tr |
Sami worked here. | Sami burada çalışıyordu. | en-tr |
Sami is leaving the store. | Sami mağazayı terk ediyor. | en-tr |
Sami started harassing Layla. | Sami, Leyla'yı taciz etmeye başladı. | en-tr |
Sami looked like a caveman. | Sami mağara adamı gibi görünüyordu. | en-tr |
Sami doesn't remember Layla's name. | Sami, Leyla'nın adını hatırlamıyor. | en-tr |
Sami is back to buy the boots. | Sami botları satın almak için geri dönüyor. | en-tr |
Sami is not interested at all. | Sami hiç ilgilenmiyor. | en-tr |
Sami doesn't have to know. | Sami bilmek zorunda değil. | en-tr |
Sami recognized Layla from the description that I gave him. | Sami, Leyla'yı ona verdiğim tanımlamadan tanıdı. | en-tr |
Sami was in the back of the store. | Sami mağazanın arkasındaydı. | en-tr |
Sami was gone. | Sami gitmişti. | en-tr |
Sami is not coming today. | Sami bugün gelmiyor. | en-tr |
Sami started to get a little bit more aggressive. | Sami biraz daha agresif olmaya başladı. | en-tr |
Sami was feeling uncomfortable. | Sami kendini rahatsız hissediyordu. | en-tr |
Sami didn't want to marry Layla. | Sami, Leyla ile evlenmek istemedi. | en-tr |
Sami was going to buy the fur coat. | Sami kürk paltoyu satın alacaktı. | en-tr |
Sami wouldn't do that to me. | Sami onu bana yapmaz. | en-tr |
Sami pressed the call button. | Sami çağrı düğmesine bastı. | en-tr |
Sami was calling security. | Sami güvenliği arıyordu. | en-tr |
Sami is going to tell the police. | Sami polise anlatacak. | en-tr |
Sami can't do that. | Sami onu yapamaz. | en-tr |
Sami asked Layla to leave. | Sami, Leyla'dan ayrılmasını rica etti. | en-tr |
Sami just went away. | Sami az önce gitti. | en-tr |
Sami kept coming back. | Sami geri gelmeye devam etti. | en-tr |
Sami hated to go to work on Saturdays. | Sami cumartesi günleri çalışmaya gitmekten nefret etti. | en-tr |
Sami was so terrified. | Sami çok korkmuştu. | en-tr |
Sami isn't around. | Sami etrafta değil. | en-tr |
Sami touched Layla's hair. | Sami, Leyla'nın saçlarına dokundu. | en-tr |
Sami's behavior made Layla really uncomfortable. | Sami'nin davranışı Leyla'yı gerçekten rahatsız etti. | en-tr |
Sami didn't tell anyone. | Sami kimseye söylemedi. | en-tr |
Sami came to work on Saturday. | Sami cumartesi günü çalışmaya geldi. | en-tr |
Sami can't work by himself. | Sami kendi başına çalışamaz. | en-tr |
Sami hates coming here. | Sami buraya gelmekten nefret eder. | en-tr |
Sami isn't doing anything. | Sami hiçbir şey yapmıyor. | en-tr |
Sami talked to the manager of the department store. | Sami, mağazanın müdürü ile konuştu. | en-tr |
Sami didn't take Layla seriously. | Sami, Leyla'yı ciddiye almadı. | en-tr |
Sami didn't touch me. | Sami bana dokunmadı. | en-tr |
Sami worked with me. | Sami benimle çalıştı. | en-tr |
Sami was transferred to a different store. | Sami farklı bir mağazaya tayin edildi. | en-tr |
Sami was looking for Layla. | Sami, Leyla'yı arıyordu. | en-tr |
Sami hopes Layla doesn't come back. | Sami, Leyla'nın geri gelmemesini umuyor. | en-tr |
Sami has been banned from that store. | Sami o mağazadan yasaklandı. | en-tr |
Sami was telling everyone about that. | Sami herkese o konuyu anlatıyordu. | en-tr |
Sami made Layla so angry. | Sami, Leyla'yı çok sinirlendirdi. | en-tr |
Sami made Layla feel uncomfortable. | Sami, Leyla'yı rahatsız hissettirdi. | en-tr |
Sami took every precaution that he could. | Sami alabileceği her önlemi aldı. | en-tr |
Sami knew about it. | Sami o konuyu biliyordu. | en-tr |
Sami wanted Layla to do that. | Sami, Leyla'nın onu yapmasını istedi. | en-tr |
Sami has no time to film new videos. | Sami'nin yeni videolar çekmek için hiç vakti yok. | en-tr |
Sami wasn't really busy. | Sami aslında meşgul değildi. | en-tr |
Sami picked up the phone. | Sami telefonu eline aldı. | en-tr |
Sami can't believe his eyes. | Sami gözlerine inanamaz. | en-tr |
Sami just wanted to talk to Layla. | Sami sadece Leyla ile konuşmak istedi. | en-tr |
Sami did that as a joke. | Sami onu bir şaka olarak yaptı. | en-tr |
Sami thought of all the possibilities. | Sami bütün olasılıklar hakkında düşündü. | en-tr |
Sami never said in any of his videos where he worked. | Sami videolarının hiçbirinde çalıştığı yerden asla söz etmedi. | en-tr |
Sami is my age. | Sami benim yaşıtımdır. | en-tr |
Sami probably went to school with Layla. | Sami muhtemelen Leyla ile okula gitti. | en-tr |
Sami called Layla's work. | Sami, Leyla'nın işyerini aradı. | en-tr |
Sami went to work the next day. | Sami ertesi gün çalışmaya gitti. | en-tr |
Sami got another phone call from Layla. | Sami, Leyla'dan bir telefon daha aldı. | en-tr |
Sami's phone rang again. | Sami'nin telefonu tekrar çaldı. | en-tr |
Sami barely uses Twitter. | Sami, Twitter'ı ender kullanır. | en-tr |
Sami was not following Layla on Instagram. | Sami, Leyla'yı Instagram'da takip etmiyordu. | en-tr |
Sami is in grade twelve and is going to graduate this year. | Sami on ikinci sınıfta ve bu yıl mezun olacak. | en-tr |
Sami found out where he worked. | Sami çalıştığı yeri keşfetti. | en-tr |
Sami tweeted where he worked. | Sami çalıştığı yerde tweetledi. | en-tr |
Sami really liked Layla's video. | Sami, Leyla'nın videosunu gerçekten beğendi. | en-tr |
Sami didn't reply to Layla. | Sami, Leyla'ya cevap vermedi. | en-tr |
Sami messaged Layla a sad face. | Sami, Leyla'ya üzgün bir yüzle mesaj attı. | en-tr |
Sami wanted to talk to Layla. | Sami, Leyla'yla konuşmak istiyordu. | en-tr |
Sami commented on Layla's photo. | Sami, Leyla'nın fotoğrafına yorum yaptı. | en-tr |
Sami was at work. | Sami işteydi. | en-tr |
Sami was in the basement. | Sami bodrumdaydı. | en-tr |
Sami slept in the basement. | Sami bodrumda uyudu. | en-tr |
Sami got poisoned. | Sami zehirlendi. | en-tr |
Sami had diarrhoea. | Sami ishal geçirdi. | en-tr |
Sami sat down. | Sami oturdu. | en-tr |
Sami didn't want to be rude. | Sami kaba olmak istemedi. | en-tr |
Sami wanted to come in. | Sami içeri girmek istiyordu. | en-tr |
Sami wouldn't call me at work. | Sami beni işyerinde aramaz. | en-tr |
Sami didn't say who he was. | Sami kim olduğunu söylemedi. | en-tr |
Sami was actually annoyed. | Sami gerçekten sinirlenmişti. | en-tr |
Sami was pissing me off. | Sami beni kızdırıyordu. | en-tr |
Sami won't call you anymore. | Sami artık seni aramayacak. | en-tr |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.