english
stringlengths
2
1.48k
non_english
stringlengths
1
1.45k
language
stringclasses
49 values
Please tell Tom that it's important to do that before 2:30.
Lütfen Tom'a 2.30'dan önce bunu yapmasının önemli olduğunu söyle.
en-tr
Somebody could've followed us, I suppose.
Sanırım biri bizi takip edebilirdi.
en-tr
Tell Tom we aren't ready.
Tom'a hazır olmadığımızı söyle.
en-tr
Tell Tom that we're not ready.
Tom'a hazır olmadığımızı söyle.
en-tr
Tell Tom we're not ready.
Tom'a hazır olmadığımızı söyle.
en-tr
Tell Tom that we aren't ready.
Tom'a hazır olmadığımızı söyle.
en-tr
Tell Tom everything's fine.
Tom'a her şeyin yolunda olduğunu söyle.
en-tr
Tell Tom that everything's fine.
Tom'a her şeyin yolunda olduğunu söyle.
en-tr
Tell Tom I'll be ready by the time he gets here.
Tom'a o buraya gelene kadar hazır olacağımı söyle.
en-tr
Tell Tom that I'll be ready by the time he gets here.
Tom'a o buraya gelene kadar hazır olacağımı söyle.
en-tr
Tell Tom I'm not ready.
Скажіть Тому, що я не готова.
en-uk
Tell Tom that I'm not ready.
Tom'a hazır olmadığımı söyle.
en-tr
I think that you should tell Tom that you love him.
Bence Tom'a onu sevdiğini söylemelisin.
en-tr
Do you own any other property?
Başka bir mülkün var mı?
en-tr
I wanted to have a beer with Tom.
Tom'la bira içmeyi istedim.
en-tr
Do you play tennis very often?
Çok sık tenis oynar mısın?
en-tr
Do you really hate doing that?
Bunu yapmaktan gerçekten nefret ediyor musun?
en-tr
Do you think we're all stupid?
Sence hepimiz aptal mıyız?
en-tr
Brush your teeth and go to bed.
Dişlerini fırçala ve yatmaya git.
en-tr
Ask Tom to wait until I get there.
Ben oraya gelene kadar Tom'dan beklemesini isteyin.
en-tr
Did Tom look like he was sleeping?
Tom uyuyormuş gibi mi görünüyor muydu?
en-tr
Do you really want another dog?
Gerçekten başka bir köpek istiyor musun?
en-tr
Do you know what Tom's opinion is?
Tom'un düşüncesinin ne olduğunu biliyor musun?
en-tr
Everything is coming to an end.
Her şey bir sona yaklaşıyor.
en-tr
Do you often go drinking with Tom?
Sık sık Tom'la içmeye gidiyor musun?
en-tr
Excuse us for a moment, please.
Lütfen bize biraz izin verin.
en-tr
Do you think Tom is a good driver?
Sence Tom iyi bir sürücü mü?
en-tr
Guess what I ate for breakfast.
Kahvaltıda ne yediğimi tahmin et.
en-tr
Everyone knew Tom's true feelings.
Herkes Tom'un gerçek hislerini biliyordu.
en-tr
I don't think Tom will believe it.
Tom'un buna inanacağını sanmıyorum.
en-tr
We have at least three options.
En az üç seçeneğimiz var.
en-tr
Do you really care what happens?
Gerçekten ne olduğunu umursuyor musun?
en-tr
Do you really have a girlfriend?
Gerçekten bir kız arkadaşın var mı?
en-tr
Do you really have one of those?
Gerçekten bunlardan birine sahip misin?
en-tr
The orchestra started playing.
Orkestra çalmaya başladı.
en-tr
There are many things I want to ask you.
Sana sormak istediğim çok şey var.
en-tr
There are many things that I want to ask you.
Sana sormak istediğim birçok şey var.
en-tr
We have to protect ourselves.
Kendimizi korumak zorundayız.
en-tr
Tom told me that he was going to do that.
Tom bana bunu yapacağını söyledi.
en-tr
Do you know why Tom didn't go to Boston with Mary?
Tom'un neden Mary ile Boston'a gitmediğini biliyor musun?
en-tr
Do you think that's what Tom wants?
Sence Tom'un istediği bu mu?
en-tr
I wasn't surprised when Tom showed up at my party because Mary told me he'd be coming.
Mary bana onun geleceğini söylediği için Tom benim partime geldiğinde şaşırmadım.
en-tr
I have something I need to do this afternoon.
Bu öğleden sonra yapmam gereken bir şey var.
en-tr
I have something that I need to do this afternoon.
Bu öğleden sonra yapmam gereken bir şey var.
en-tr
At least we know Tom is still alive.
En azından Tom'un hâlâ hayatta olduğunu biliyoruz.
en-tr
At least we know that Tom is still alive.
En azından Tom'un hâlâ hayatta olduğunu biliyoruz.
en-tr
Everyone congratulated Tom.
Herkes Tom'u kutladı.
en-tr
It won't be as hard to do as you think.
Bunu yapmak düşündüğün kadar zor olmayacak.
en-tr
It won't be as difficult to do as you think.
Bunu yapmak düşündüğün kadar zor olmayacak.
en-tr
I want to continue working with Tom.
Tom ile çalışmaya devam etmek istiyorum.
en-tr
That made me feel uncomfortable.
Beni rahatsız hissettiren buydu.
en-tr
That made me feel very uncomfortable.
Bu beni çok rahatsız hissettirdi.
en-tr
That's what's making me nervous.
Beni sinirlendiren şey bu.
en-tr
That's why I was nervous.
Bu yüzden gergindim.
en-tr
All living things eventually die.
Bütün canlılar sonunda ölür.
en-tr
I want to tell Tom that I love him.
Tom'a onu sevdiğimi söylemek istiyorum.
en-tr
Do you need to do that every day?
Bunu her gün yapman gerekiyor mu?
en-tr
I went up in the elevator with Tom.
Tom'la birlikte asansörle çıktım.
en-tr
I'll be swimming with Tom tomorrow.
Yarın Tom ile yüzeceğim.
en-tr
Everything happened very quickly.
Her şey çok çabuk oldu.
en-tr
Did Tom look like he was having fun?
Tom eğleniyormuş gibi görünüyor muydu?
en-tr
Do you usually study after dinner?
Genellikle akşam yemeğinden sonra mı çalışıyorsun?
en-tr
Do you usually wear a tie to work?
Genellikle çalışmak için kravat takıyor musunuz?
en-tr
Do you really expect Tom to do that?
Tom'un bunu yapmasını gerçekten bekler misin?
en-tr
Do you really expect me to help Tom?
Tom'a yardım etmemi gerçekten bekliyor musun?
en-tr
Do you need to stay in Boston, too?
Senin de Boston'da kalman gerekiyor mu?
en-tr
Do you still want me to go with Tom?
Hâlâ Tom'la gitmemi istiyor musun?
en-tr
Do you really expect me to do that?
Bunu yapmamı gerçekten bekler misin?
en-tr
I never had a chance to talk to Tom.
Tom ile hiç konuşma şansım olmadı.
en-tr
Do you really know what's going on?
Gerçekten ne olduğunu biliyor musun?
en-tr
I never received an answer from Tom.
Tom'dan hiç cevap almadım.
en-tr
Do you really think that'll happen?
Bunun olacağını gerçekten düşünüyor musun?
en-tr
Do you think you can still do that?
Hâlâ bunu yapabileceğini düşünüyor musun?
en-tr
Doing that isn't necessary anymore.
Bunu yapmak artık gerekli değil.
en-tr
I can do that, but it'll take time.
Bunu yapabilirim ama zaman alacak.
en-tr
Mary is the woman I told you about.
Mary sana bahsettiğim kadın.
en-tr
Don't say anything to Tom about this.
Bunun hakkında Tom'a bir şey söyleme.
en-tr
Do you live far from where you work?
Çalıştığın yerden uzakta mı yaşıyorsun?
en-tr
I feel like I've known Tom for years.
Tom'u yıllardır tanıyormuşum gibi hissediyorum.
en-tr
Do you really know what's happening?
Gerçekten ne olduğunu biliyor musun?
en-tr
Do you really think I'm that stupid?
Gerçekten bu kadar aptal olduğumu mu düşünüyorsun?
en-tr
Do you really want to be left alone?
Gerçekten yalnız bırakılmak ister misin?
en-tr
I guess Tom doesn't know how to swim.
Sanırım Tom yüzmeyi bilmiyor.
en-tr
Do you want to know how we did that?
Bunu nasıl yaptığımızı bilmek ister misin?
en-tr
I have to go and tell Tom what to do.
Gitmeliyin ve Tom'a ne yapacağını söylemeliyim.
en-tr
Doing this is very difficult for me.
Bunu yapmak benim için çok zor.
en-tr
I should never have done that to Tom.
Bunu Tom'a asla yapmamalıydım.
en-tr
I should've never done that to Tom.
Bunu Tom'a asla yapmamalıydım.
en-tr
It's definitely too late to do that.
Bunu yapmak için kesinlikle çok geç.
en-tr
It's impossible for me to leave now.
Şimdi gitmem imkansız.
en-tr
Tom left Boston early Monday morning.
Tom Pazartesi sabahı Boston'dan erken ayrıldı.
en-tr
Do you really want to be on the team?
Gerçekten takımda olmak istiyor musun?
en-tr
Do you know what Tom expects me to do?
Tom'un yapmamı beklediğini şeyi biliyor musun?
en-tr
Do you think that's all I have to do?
Sence bütün yapmam gereken bu mu?
en-tr
Do you know what Tom expects us to do?
Tom'un yapmamızı beklediği şeyi biliyor musun?
en-tr
Do you think that's all I need to do?
Sence bu tek yapmam gereken şey mi?
en-tr
Do you know what time Tom's curfew is?
Tom'un sokağa çıkma yasağının ne zaman olduğunu biliyor musun?
en-tr
Do you think that's all Tom has to do?
Sence Tom'un yapması gereken tek şey bu mu?
en-tr
Do you think you'll get into Harvard?
Harvard'a gireceğini düşünüyor musun?
en-tr
Do you want to go to the zoo with us?
Bizimle hayvanat bahçesine gitmek ister misin?
en-tr