english
stringlengths
2
1.48k
non_english
stringlengths
1
1.45k
language
stringclasses
49 values
Tom is on his way back home, isn't he?
Tom eve dönüyor, değil mi?
en-tr
Who's going to give us a ride?
Bizi kim götürecek?
en-tr
Would you repeat that, please?
Lütfen bunu tekrar eder misiniz?
en-tr
Tom is older than all of us, isn't he?
Tom hepimizden daha yaşlı, değil mi?
en-tr
Are you able to swim every day?
Her gün yüzebiliyor musun?
en-tr
Tom asked us for some money.
Tom bizden biraz para istedi.
en-tr
Come back and pick us up later.
Geri gel ve sonra bizi al.
en-tr
Tom is often late for class, isn't he?
Tom sık sık derse geç kalır, değil mi?
en-tr
Does Tom wash dishes at home?
Tom evde bulaşıkları yıkar mı?
en-tr
Do you know how to sail a boat?
Tekne kullanmayı biliyor musun?
en-tr
Tom is now living in Boston, isn't he?
Том зараз живе в Бостоні, так?
en-uk
Do you wash clothes every week?
Her hafta çamaşır yıkar mısın?
en-tr
I never go shopping with Tom.
Tom ile hiç alışverişe gitmem.
en-tr
Don't ever do that to us again.
Bunu bize bir daha asla yapma.
en-tr
Tom is much taller than you, isn't he?
Tom senden çok daha uzun, değil mi?
en-tr
Is somebody going to let us in?
Biri içeri girmemize izin verecek mi?
en-tr
Please teach us how to do that.
Lütfen bize bunu nasıl yapacağımızı öğretin.
en-tr
Tom is really good at guitar.
Tom gitarda gayet iyi.
en-tr
You shouldn't go outside today.
Bugün dışarı çıkmamalısın.
en-tr
Tom denied that he killed Mary.
Tom, Mary'yi öldürdüğünü inkar etti.
en-tr
After supper I usually watch TV.
Akşam yemeğinden sonra genellikle televizyon izlerim.
en-tr
Did you go dancing last weekend?
Geçen hafta sonu dans etmeye gittin mi?
en-tr
Do you think Tom is a good cook?
Tom'un iyi bir aşçı olduğunu düşünüyor musun?
en-tr
Did you go to a party last week?
Geçen hafta bir partiye gittin mi?
en-tr
Do we have any homework tonight?
Bu gece ev ödevimiz var mı?
en-tr
I've never eaten lunch with Tom.
Tom'la hiç öğle yemeği yemedim.
en-tr
Do you eat vegetables every day?
Her gün sebze yiyor musun?
en-tr
Tom is motivated to do that, isn't he?
Tom bunu yapmak için motive, değil mi?
en-tr
I've only seen Tom do that once.
Tom'un bunu sadece bir kez yaptığını gördüm.
en-tr
My teacher's name is Tom Jackson.
Öğretmenimin adı Tom Jackson.
en-tr
His administrator privileges were revoked.
Yönetici ayrıcalıkları iptal edildi.
en-tr
I don't want to spend the rest of my life here.
Hayatımın geri kalanını burada geçirmek istemiyorum.
en-tr
What's the craziest thing you've done?
Yaptığın en çılgınca şey nedir?
en-tr
What's the craziest thing that you've done?
Yaptığın en çılgınca şey nedir?
en-tr
What's something you've done that you'd never do again?
Yaptığın ve bir daha asla yapamayacağın şey nedir?
en-tr
Tom thought Mary would be there.
Tom Mary'nin orada olacağını düşündü.
en-tr
Tom thought Mary was charming.
Tom, Mary'nin sevimli olduğunu düşündü.
en-tr
Tom thinks that there are ghosts here.
Tom burada hayaletler olduğunu düşünüyor.
en-tr
Tom thinks Mary was murdered.
Tom, Mary'nin öldürüldüğünü düşünüyor.
en-tr
Tom soon realized he was alone.
Tom çok geçmeden yalnız olduğunu fark etti.
en-tr
Tom says the matter is urgent.
Tom konunun acil olduğunu söylüyor.
en-tr
Tom says Mary is trustworthy.
Tom, Mary'nin güvenilir olduğunu söylüyor.
en-tr
Tom says that Mary is trustworthy.
Tom, Mary'nin güvenilir olduğunu söylüyor.
en-tr
Tom says that he's ready to help.
Tom yardım etmeye hazır olduğunu söylüyor.
en-tr
Tom says that he's ready to do that.
Tom bunu yapmaya hazır olduğunu söylüyor.
en-tr
Tom sat next to someone he didn't know.
Tom bilmediği birinin yanında oturdu.
en-tr
Tom said that this wasn't enough.
Tom bunun yeterli olmadığını söyledi.
en-tr
Tom said he'd take Mary home.
Tom, Mary'yi eve götüreceğini söyledi.
en-tr
Tom said he'd go to Australia.
Tom Avustralya'ya gideceğini söyledi.
en-tr
Tom said he'd go there tomorrow.
Tom yarın oraya gideceğini söyledi.
en-tr
Tom said he would look at it.
Tom ona bakacağını söyledi.
en-tr
Tom said that he thought my plan wouldn't work.
Tom planımın işe yaramayacağını düşündüğünü söyledi.
en-tr
Tom said he hadn't intended to shoot anyone.
Tom kimseyi vurma niyetinde olmadığını söyledi.
en-tr
Tom said he hadn't intended to shoot anybody.
Tom kimseyi vurma niyetinde olmadığını söyledi.
en-tr
Tom said he didn't think my plan would work.
Tom planımın işe yarayacağını düşünmediğini söyledi.
en-tr
Tom said he didn't think that my plan would work.
Tom planımın işe yarayacağını düşünmediğini söyledi.
en-tr
Tom said he didn't like baseball.
Tom beyzboldan hoşlanmadığını söyledi.
en-tr
Tom said that he didn't like baseball.
Tom beyzboldan hoşlanmadığını söyledi.
en-tr
Tom said he couldn't swim.
Tom yüzemediğini söyledi.
en-tr
Tom realized Mary was worried.
Tom, Mary'nin endişeli olduğunu anladı.
en-tr
Tom realized that Mary was worried.
Tom, Mary'nin endişeli olduğunu fark etti.
en-tr
Tom realized Mary was asleep.
Tom, Mary'nin uyuduğunu fark etti.
en-tr
Tom realized that Mary was asleep.
Tom, Mary'nin uyuduğunu fark etti.
en-tr
Tom pretended he had a weapon.
Tom bir silahı varmış numarası yaptı.
en-tr
Tom pretended that he had a weapon.
Tom bir silahı varmış numarası yaptı.
en-tr
Tom paid to the driver and got out of the taxi.
Tom şoföre para ödedi ve taksiden indi.
en-tr
Tom paid to the driver and got out of the cab.
Tom sürücüye para ödedi ve arabadan indi.
en-tr
Tom never told anyone what happened.
Tom ne olduğunu kimseye söylemedi.
en-tr
Tom never told anybody what happened.
Tom kimseye ne olduğunu söylemedi.
en-tr
Tom knows this won't work.
Tom bunun işe yaramayacağını biliyor.
en-tr
Tom knows Mary lied to him.
Tom, Mary'nin ona yalan söylediğini biliyor.
en-tr
Tom knows that Mary lied to him.
Tom, Mary'nin ona yalan söylediğini biliyor.
en-tr
Tom knows he's done something wrong.
Tom yanlış bir şey yaptığını biliyor.
en-tr
Tom knows that he's done something wrong.
Tom, yanlış bir şey yaptığını biliyor.
en-tr
Tom knows he's done something bad.
Tom kötü bir şey yaptığını biliyor.
en-tr
Tom knows that he's done something bad.
Tom kötü bir şey yaptığını biliyor.
en-tr
Tom knew Mary was still sleeping.
Tom Mary'nin hâlâ uyuduğunu biliyordu.
en-tr
Tom knew that Mary was still sleeping.
Tom, Mary'nin hâlâ uyuduğunu biliyordu.
en-tr
Tom hasn't yet answered my email.
Том ще не відповів на мій імейл.
en-uk
Tom hasn't answered my email yet.
Том ще не відповів на мій імейл.
en-uk
Tom has never given anything to anyone.
Tom asla hiç kimseye bir şey vermedi.
en-tr
Tom got there earlier than anyone else.
Tom oraya herkesten daha erken geldi.
en-tr
Tom got there earlier than anybody else.
Tom oraya herkesten daha erken geldi.
en-tr
Tom and Mary are OK.
Tom ve Mary iyi.
en-tr
I haven't sold anything all day.
Bütün gün hiçbir şey satmadım.
en-tr
I've done that only a few times.
Bunu sadece birkaç kez yaptım.
en-tr
It's important for us to do that.
Bunu yapmamız önemli.
en-tr
Tom is a bachelor, isn't he?
Tom bir bekar, değil mi?
en-tr
Please come and see us anytime.
İstediğin zaman bizi görmeye gel.
en-tr
Tom is in the park, isn't he?
Tom parkta, değil mi?
en-tr
There was nothing for us to eat.
Yememiz için hiçbir şey yoktu.
en-tr
Tom and Mary are cold.
Tom ve Mary üşütmüş.
en-tr
What color is your father's car?
Babanın arabası ne renk?
en-tr
Tom is out of food, isn't he?
Tom yiyeceğini tüketti, değil mi?
en-tr
What time of day do you do that?
Bunu ne zaman yapıyorsun?
en-tr
Tom and Mary are cool.
Tom ve Mary havalı.
en-tr
Tom looks very angry.
Tom çok sinirli görünüyor.
en-tr
Do you go swimming in the winter?
Kışın yüzmeye mi gidiyorsun?
en-tr
Tom is still upset, isn't he?
Том і досі засмучений, так?
en-uk
Do you remember when we did that?
Bunu ne zaman yaptığımızı hatırlıyor musun?
en-tr