english stringlengths 2 1.48k | non_english stringlengths 1 1.45k | language stringclasses 49
values |
|---|---|---|
Tom and Mary are home. | Tom ve Mary evde. | en-tr |
How many days a week do you work? | Haftada kaç gün çalışıyorsunuz? | en-tr |
Tom really loves you. | Tom seni gerçekten seviyor. | en-tr |
I eat fish more than once a week. | Haftada bir defadan fazla balık yerim. | en-tr |
Tom wants a new bike. | Tom yeni bir bisiklet istiyor. | en-tr |
I have to write a report tonight. | Bu gece bir rapor yazmalıyım. | en-tr |
I'll be studying French tomorrow. | Yarın Fransızca çalışacağım. | en-tr |
Tom and Mary are nuts. | Tom ve Mary çıldırmış. | en-tr |
Please don't force us to do this. | Lütfen bizi bunu yapmaya zorlamayın. | en-tr |
Please give us a little more tea. | Lütfen bize biraz daha çay ver. | en-tr |
What programs do you watch on TV? | Які програми ви дивитеся по телевізору? | en-uk |
Tom was unreasonable. | Tom mantıksızdı. | en-tr |
Tom is in bad shape, isn't he? | Tom kötü durumda, değil mi? | en-tr |
Would you say that again, please? | Onu tekrar söyler misin, lütfen? | en-tr |
Did you drink coffee this morning? | Bu sabah kahve içtin mi? | en-tr |
Do you ever eat rice with a spoon? | Hiç kaşıkla pirinç pilavı yer misin? | en-tr |
Tom is in the attic, isn't he? | Tom tavan arasında, değil mi? | en-tr |
Do you ever go bowling on Mondays? | Hiç pazartesi günleri bowlinge gidiyor musun? | en-tr |
Tom and Mary are alive. | Tom ve Mary yaşıyorlar. | en-tr |
Do you feel like doing that today? | Canın bunu bugün yapmak istiyor musun? | en-tr |
Tom has a nice garden. | Tom'un güzel bir bahçesi var. | en-tr |
Do you like swimming in the ocean? | Okyanusta yüzmeyi sever misin? | en-tr |
Does your mother bake cakes often? | Annen sık sık kek pişiriyor mu? | en-tr |
How much did it cost to get there? | Oraya gitmen sana kaça mal oldu? | en-tr |
How much did it cost you to get there? | Oraya gitmen sana ne kadara mal oldu? | en-tr |
How often do you go to the movies? | Ne sıklıkta sinemaya gidersin? | en-tr |
On Mondays, I usually go swimming. | Pazartesileri genellikle yüzmeye giderim. | en-tr |
Didn't you have a test last Monday? | Geçen pazartesi sınavın yok muydu? | en-tr |
Tom is kind of late, isn't he? | Tom biraz gecikti, değil mi? | en-tr |
Do most students here speak French? | Çoğu öğrenci burada Fransızca konuşur mu? | en-tr |
Do we have a test tomorrow night? | Yarın akşam testimiz var mı? | en-tr |
Do you ever eat rice for breakfast? | Hiç kahvaltıda pilav yer misin? | en-tr |
Tom is kind of lazy, isn't he? | Tom biraz tembel, değil mi? | en-tr |
Do you want to be a parent someday? | Bir gün bir ebeveyn olmak ister misin? | en-tr |
I do that often, but not every day. | Bunu sık sık yaparım ama her gün değil. | en-tr |
Tom looks very scared. | Tom çok korkmuş görünüyor. | en-tr |
I often go skating with my friends. | Sık sık arkadaşlarımla birlikte paten kaymaya giderim. | en-tr |
Tom is leaving soon, isn't he? | Tom yakında gidiyor, değil mi? | en-tr |
Did you eat Chinese food last night? | Dün gece Çin yemeği yedin mi? | en-tr |
Tom and Mary are going. | Tom ve Mary gidiyor. | en-tr |
Do any of your friends ever do that? | Arkadaşlarından biri hiç bunu yaptı mı? | en-tr |
Do you think your room is too small? | Гадаєш, твоя кімната замала? | en-uk |
Tom is living alone, isn't he? | Tom yalnız yaşıyor, değil mi? | en-tr |
Tom and Mary are quiet. | Tom ve Mary sessiz. | en-tr |
I often go shopping with my friends. | Çoğu zaman arkadaşlarımla alışverişe giderim. | en-tr |
Tom and Mary are upset. | Tom ve Mary üzgün. | en-tr |
Tom was uncomfortable. | Tom rahatsızdı. | en-tr |
It kind of surprised you, didn't it? | Bu seni biraz şaşırttı, değil mi? | en-tr |
Tom is manipulative, isn't he? | Tom çıkarcı, değil mi? | en-tr |
It was difficult for you, wasn't it? | Senin için zordu, değil mi? | en-tr |
It was driving you crazy, wasn't it? | Bu seni delirtiyordu, değil mi? | en-tr |
Tom has homework to do. | Tom'un yapacak ev ödevi var. | en-tr |
Let me give you my telephone number. | Sana telefon numaramı vereyim. | en-tr |
Tom is overreacting, isn't he? | Tom aşırı tepki veriyor, değil mi? | en-tr |
Our teacher told us to study harder. | Öğretmenimiz bize daha fazla çalışmamızı istedi. | en-tr |
Tom is partly right, isn't he? | Tom kısmen haklı, değil mi? | en-tr |
That made you very angry, didn't it? | Bu seni çok kızdırdı, değil mi? | en-tr |
That made you very happy, didn't it? | Bu seni çok mutlu etti, değil mi? | en-tr |
Tom said he felt alone. | Tom yalnız hissettiğini söyledi. | en-tr |
That makes sense to you, doesn't it? | Bu sana mantıklı geliyor, değil mi? | en-tr |
That means a lot to you, doesn't it? | Bu senin için çok şey ifade ediyor değil mi? | en-tr |
That really bothers you, doesn't it? | Bu seni gerçekten rahatsız ediyor, değil mi? | en-tr |
This cap belongs to you, doesn't it? | Bu şapka sana ait, değil mi? | en-tr |
This car belongs to you, doesn't it? | Bu araba sana ait, değil mi? | en-tr |
This makes you feel old, doesn't it? | Bu seni yaşlı hissettiriyor, değil mi? | en-tr |
Tom still owes me money. | Tom vẫn đang nợ tiền tôi. | en-vi |
This means a lot to you, doesn't it? | Bu size çok şey ifade ediyor, değil mi? | en-tr |
This pen belongs to you, doesn't it? | Bu kalem sana ait, değil mi? | en-tr |
Tom stood next to Mary. | Tom Mary'nin yanında durdu. | en-tr |
An old woman asked us for directions. | Yaşlı bir kadın bize yön sordu. | en-tr |
Tom is pretty upset, isn't he? | Tom çok üzgün, değil mi? | en-tr |
Are you really staying at the Hilton? | Gerçekten Hilton'da mı kalıyorsunuz? | en-tr |
Do you eat out more than once a week? | Haftada bir defadan daha fazla dışarıda yemek yiyor musunuz? | en-tr |
Do you get much rain here in October? | Burada ekim ayında çok yağmur yağar mı? | en-tr |
Tom and Mary are adults. | Том і Мері — дорослі. | en-uk |
Do you know what caused the accident? | Neyin kazaya sebep olduğunu biliyor musun? | en-tr |
Tom wants to buy a dog. | Tom bir köpek almak istiyor. | en-tr |
Tom is quite limber, isn't he? | Tom oldukça çevik, değil mi? | en-tr |
Do you plan to visit America someday? | Bir gün Amerika’yı ziyaret etmeyi planlıyor musun? | en-tr |
Has your father ever visited Australia? | Baban hiç Avustralya'yı ziyaret etti mi? | en-tr |
Have you ever had an eating disorder? | Hiç yeme bozukluğu yaşadın mı? | en-tr |
How far is it from here to your home? | Buradan evinize ne kadar uzak? | en-tr |
I don't usually come here on Mondays. | Genelde pazartesi günleri buraya gelmem. | en-tr |
I just stayed at home and watched TV. | Sadece evde kaldım ve televizyon izledim. | en-tr |
I need to figure out what's going on. | Neler olduğunu anlamalıyım. | en-tr |
Tom and Mary are coming. | Tom ve Mary geliyorlar. | en-tr |
I'll buy this for you if you want it. | Eğer istersen bunu senin için alacağım. | en-tr |
Tom intends to go there. | Tom oraya gitmek istiyor. | en-tr |
Both of the tires on my bicycle are flat. | Bisikletimdeki her iki lastik de patlak. | en-tr |
How much weight have you lost? | Kaç kilo verdin? | en-tr |
How long has Tom been in the hospital? | Tom ne kadar süredir hastanede? | en-tr |
When is Tom getting out of the hospital? | Tom ne zaman hastaneden çıkıyor? | en-tr |
That seems unfair to you, doesn't it? | Bu sana adil görünmüyor, değil mi? | en-tr |
That took you by surprise, didn't it? | Gafil avlandın, değil mi? | en-tr |
Tom and Mary are hiding. | Tom ve Mary saklanıyor. | en-tr |
Were you able to watch TV last night? | Dün gece televizyon izleyebildin mi? | en-tr |
What school subjects are you good at? | Hangi okul konularında iyisin? | en-tr |
Tom is sleeping now, isn't he? | Том зараз спить, так? | en-uk |
When do you usually arrive at school? | Genellikle okula ne zaman varırsın? | en-tr |
Which can you do better, ski or swim? | Hangisini daha iyi yapabilirsin, kayak mı yoksa yüzme mi? | en-tr |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.