english
stringlengths
2
1.48k
non_english
stringlengths
1
1.45k
language
stringclasses
49 values
Would you give me an example, please?
Bana bir örnek verir misiniz, lütfen?
en-tr
Tom and Mary are idiots.
Tom ve Mary aptaldır.
en-tr
Would you say that once more, please?
Bunu bir daha söyler misin, lütfen?
en-tr
Tom is the front-runner for this job.
Bu iş için en kuvvetli aday Tom.
en-tr
Tom is the front-runner in polls.
Anketlere göre favori Tom.
en-tr
Tom is the front-runner, based on polls.
Anketlere göre favori Tom.
en-tr
Will anybody be at the station to meet you?
Seni karşılamak için istasyonda biri var mı?
en-tr
Who lent you this book?
Bu kitabı sana kim verdi?
en-tr
Who lent this book to you?
Bu kitabı sana kim verdi?
en-tr
Tom thought Mary would come back.
Tom, Mary'nin geri geleceğini düşündü.
en-tr
It'll be hard for you to do that.
Bunu yapman zor olacak.
en-tr
Everyone wanted you to do that.
Herkes bunu yapmanı istedi.
en-tr
Everybody laughed at you, didn't they?
Herkes sana güldü, değil mi?
en-tr
Everybody here except you has done that.
Sen hariç buradaki herkes bunu yaptı.
en-tr
Are you looking forward to doing that?
Bunu yapmak için sabırsızlanıyor musunuz?
en-tr
Did you eat at a restaurant last week?
Geçen hafta lokantaya gittin mi?
en-tr
Tom and Mary are stupid.
Tom'la Mary aptal.
en-tr
Tom and Mary are trying.
Tom ve Mary deniyorlar.
en-tr
Does anyone you know play the saxophone?
Bildiğin birisi saksofon çalıyor mu?
en-tr
Tom must pay what he owes.
Tom borcunu ödemeli.
en-tr
Tom and Mary are dieting.
Tom ve Mary perhiz yapıyor.
en-tr
How much sleep do you need every night?
Her gece ne kadar uykuya ihtiyacın var?
en-tr
Is Boston an interesting place to live?
Boston yaşamak için ilginç bir yer mi?
en-tr
Can either of your parents speak French?
Ebeveynlerinden biri Fransızca konuşabiliyor mu?
en-tr
Do you want me tell you what's going on?
Bana, neler olduğubu anlatmak ister misin?
en-tr
Does Boston have any famous art museums?
Boston'un hiç ünlü sanat müzeleri var mı?
en-tr
How much money did you spend last weekend?
Geçen hafta sonu ne kadar para harcadın?
en-tr
I can't swim and my mother can't either.
Ben yüzemem ve annem de yüzemez.
en-tr
Tom is a fast runner, isn't he?
Tom hızlı koşucu, değil mi?
en-tr
I often go water skiing with my friends.
Sık sık arkadaşlarımla birlikte su kayağı yapmaya gidiyorum.
en-tr
I think you're making a serious mistake.
Bence ciddi bir hata yapıyorsun.
en-tr
I tried to do that once, but I couldn't.
Bunu bir kez yapmaya çalıştım ama yapamadım.
en-tr
Tom is a fast walker, isn't he?
Tom hızlı bir yürüyüşçü, değil mi?
en-tr
I wanted to do that yesterday afternoon.
Dün öğleden sonra bunu yapmak istedim.
en-tr
Tom and Mary are unusual.
Tom ve Mary sıra dışı.
en-tr
I'll be staying in Boston all next week.
Gelecek hafta Boston'da kalacağım.
en-tr
Tom silently shut the door.
Tom sessizce kapıyı kapattı.
en-tr
I'll teach you French if you want me to.
Eğer istersen sana Fransızca öğretirim.
en-tr
Tom is a fussy eater, isn't he?
Tom yemek seçen biri, değil mi?
en-tr
It was too difficult for you, wasn't it?
Senin için çok zordu, değil mi?
en-tr
It was you who paid the bill, wasn't it?
Faturayı ödeyen sendin, değil mi?
en-tr
Let me tell you exactly what's going on.
Size tam olarak neler olduğunu anlatayım.
en-tr
My mother usually goes shopping with me.
Annem genellikle benimle alışverişe gider.
en-tr
What do you think of arranged marriages?
Anlaşmalı evlilikler hakkında ne düşünüyorsunuz?
en-tr
Tom and Mary aren't cold.
Tom ve Mary üşümüyor.
en-tr
What kind of car would you like to have?
Ne tür bir arabaya sahip olmak istersiniz?
en-tr
What languages are you good at speaking?
Hangi dilleri konuşmada iyisin?
en-tr
Tom is a good driver, isn't he?
Tom iyi bir sürücü, değil mi?
en-tr
When do you like to listen to the radio?
Ne zaman radyo dinlemek istersiniz?
en-tr
When was the last time you went bowling?
En son ne zaman bovlinge gittin?
en-tr
You're going to have to be very careful.
Çok dikkatli olman zorunda kalacaksın.
en-tr
I don't think Tom is as creative as Mary is.
Tom'un Mary kadar yaratıcı olduğunu sanmıyorum.
en-tr
Would you have time on Monday to do that?
Pazartesi günü bunu yapmak için zamanın var mı?
en-tr
Are these glasses yours?
Bu gözlük senin mi?
en-tr
I haven't been to Boston as many times as Tom.
Tom kadar birçok kez Boston'a gitmedim.
en-tr
Are you the person who wrote this letter?
Bu mektubu yazan kişi siz misiniz?
en-tr
Could you play cards at your high school?
Lisedeyken kart oynayabilir miydin?
en-tr
Do you prefer eating out or eating at home?
Evde yemek yemeyi mi yoksa dışarıda yemek yemeyi mi tercih edersiniz?
en-tr
Tom has a grown-up daughter.
Tom'un yetişkin bir kızı var.
en-tr
Do you want me to show you how it's done?
Bunun nasıl yapıldığını sana göstermemi ister misin?
en-tr
Tom is a good skater, isn't he?
Tom iyi bir patenci, değil mi?
en-tr
Do you want me to tell you what happened?
Ne olduğunu sana söylememi ister misin?
en-tr
Tom and Mary are amateurs.
Tom ve Mary amatör.
en-tr
Do you want to know what really happened?
Gerçekten ne olduğunu bilmek ister misin?
en-tr
Tom has information we need.
Tom ihtiyacımız olan bilgiye sahip.
en-tr
Have you ever been engaged to be married?
Hiç evlenmek için nişanlandın mı?
en-tr
Tom is a good worker, isn't he?
Tom iyi bir işçi, değil mi?
en-tr
Have you ever been in a serious accident?
Hiç ciddi bir kazaya karıştınız mı??
en-tr
How many times did you do that last week?
Geçen hafta bunu kaç kere yaptın?
en-tr
I can show you how to solve that problem.
Bu sorunu nasıl çözeceğinizi size gösterebilirim.
en-tr
I can't tell you exactly what's going on.
Neler olduğunu sana tam olarak anlatamam.
en-tr
Tom and Mary are bluffing.
Tom ve Mary blöf yapıyorlar.
en-tr
I think that would be fun to do together.
Birlikte yapmanın eğlenceli olacağını düşünüyorum.
en-tr
I'd like to look at those pictures again.
Bu resimlere tekrar bakmak istiyorum.
en-tr
I'd like to take another look at those pictures.
Bu resimlere tekrar bakmak istiyorum.
en-tr
Tom is a hard worker, isn't he?
Tom çok çalışkan, değil mi?
en-tr
I'll be working on that all day tomorrow.
Yarın bütün gün bunun üzerinde çalışacağım.
en-tr
Tom and Mary are confused.
Tom ve Mary'nin kafası karışık.
en-tr
I'll give you a minute to think about it.
Bunu düşünmek için sana bir dakika vereceğim.
en-tr
Tom has volunteered to help.
Tom yardım etmek için gönüllü oldu.
en-tr
I'll give you some time to think it over.
Bunu düşünmek için sana biraz zaman vereceğim.
en-tr
Tom is a helpful guy, isn't he?
Tom yararlı bir adam, değil mi?
en-tr
I'll give you something to kill the pain.
Ağrıyı kesmek için sana bir şey vereceğim.
en-tr
I'll let you know if something's missing.
Bir şey eksikse size bildiririm.
en-tr
I'll let you think about it a bit longer.
Bunun hakkında biraz daha düşünmene izin vereceğim.
en-tr
I've been able to do that for many years.
Bunu yıllardır yapabiliyorum.
en-tr
Is anyone in your family able to do that?
Ailenizde herhangi biri bunu yapabilir mi?
en-tr
Tom needs to learn to relax.
Tom'un rahatlamayı öğrenmesi gerekiyor.
en-tr
Is it necessary to drink water every day?
Her gün su içmek gerekli midir?
en-tr
Tom is a little nuts, isn't he?
Tom biraz deli, değil mi?
en-tr
Is the nearest post office far from here?
En yakın postane buradan uzak mı?
en-tr
Tom and Mary are dreamers.
Tom ve Mary hayalperestler.
en-tr
It was hard for you to say no, wasn't it?
Hayır demen zordu, değil mi?
en-tr
Tom painted his house white.
Tom evini beyaza boyadı.
en-tr
Please tell me about your vacation plans.
Lütfen bana tatil planlarından bahset.
en-tr
Please tell me how this needs to be done.
Lütfen bana bunun nasıl yapılması gerektiğini söyle.
en-tr
Tom and Mary are finished.
Tom ve Mary hazır.
en-tr
That seems weird to you, too, doesn't it?
Bu sana da garip görünüyor, değil mi?
en-tr
Tom is a nice person, isn't he?
Tom iyi bir insan, değil mi?
en-tr
Which are you better at, math or science?
Hangisinde daha iyisin, matematikte mi, fen bilgisinde mi?
en-tr