english stringlengths 2 1.48k | non_english stringlengths 1 1.45k | language stringclasses 49
values |
|---|---|---|
Tom and Mary are free now. | Tom ve Mary şimdi boş. | en-tr |
Tom seems to be embarrassed. | Tom utangaç gibi görünüyor. | en-tr |
Both my mother and I can cook fairly well. | Hem annem hem de ben oldukça iyi yemek yapabiliriz. | en-tr |
Tom is a patient man, isn't he? | Tom sabırlı bir adam, değil mi? | en-tr |
Can all of your brothers and sisters swim? | Bütün erkek ve kız kardeşleriniz yüzebilir mi? | en-tr |
Tom and Mary are freshmen. | Tom ve Mary birinci sınıf öğrencisidir. | en-tr |
Did you visit your grandparents last week? | Geçen hafta büyük ebeveynlerini ziyaret ettin mi? | en-tr |
Tom spoke quietly with Mary. | Tom sessizce Mary ile konuştu. | en-tr |
Do you visit your grandparents every week? | Her hafta büyük ebeveynlerini ziyaret eder misin? | en-tr |
Tom is a picky eater, isn't he? | Tom yemek seçen bir tip, değil mi? | en-tr |
Do you want me to tell you what'll happen? | Ne olacağını sana söylememi ister misin? | en-tr |
Tom and Mary are grateful. | Tom ve Mary minnettardır. | en-tr |
How many sandwiches did you eat last week? | Geçen hafta kaç tane sandviç yedin? | en-tr |
Tom spoke to Mary yesterday. | Tom dün Mary ile konuştu. | en-tr |
Tom is a popular guy, isn't he? | Tom popüler bir adam, değil mi? | en-tr |
I haven't spoken French since high school. | Liseden beri Fransızca konuşamadım. | en-tr |
I'll give you some time to think about it. | Bunun hakkında düşünmen için sana biraz zaman vereceğim. | en-tr |
Tom is a safe driver, isn't he? | Tom güvenli bir sürücü, değil mi? | en-tr |
I'm going to another party after this one. | Bundan sonra başka bir partiye gidiyorum. | en-tr |
It was easy for you to do that, wasn't it? | Bunu yapman kolaydı, değil mi? | en-tr |
Tom told Mary to stay quiet. | Tom Mary'ye sessiz kalmasını söyledi. | en-tr |
It was hard for you to do that, wasn't it? | Bunu yapman zordu, değil mi? | en-tr |
Tom is a selfish guy, isn't he? | Tom bencil bir adam, değil mi? | en-tr |
Tom and Mary are partners. | Tom ve Mary ortaktır. | en-tr |
Please show me where Boston is on the map. | Lütfen bana Boston'un haritada nerede olduğunu göster. | en-tr |
What did you see while you were in Boston? | Boston’dayken ne gördün? | en-tr |
What time do you usually arrive at school? | Genellikle okula ne zaman geliyorsunuz? | en-tr |
When was the last time you went on a trip? | En son ne zaman bir seyahat yaptın? | en-tr |
Tom used to come here a lot. | Tom buraya çok gelirdi. | en-tr |
Did you visit your grandmother last Monday? | Geçen pazartesi büyükanneni ziyaret ettin mi? | en-tr |
Do they sell magazines at the school store? | Okul mağazasında dergiler satıyorlar mı? | en-tr |
Do you often play tennis with your friends? | Arkadaşlarınla sık sık tenis oynar mısın? | en-tr |
Tom wanted to change things. | Tom işleri değiştirmek istedi. | en-tr |
Do you prefer to travel by train or by bus? | Trenle mi veya otobüsle mi seyahat etmeyi tercih ediyorsunuz? | en-tr |
Tom and Mary are standing. | Tom ve Mary ayakta duruyor. | en-tr |
Do you want me to take you to the hospital? | Seni hastaneye götürmemi ister misin? | en-tr |
Tom wasn't really impressed. | Tom gerçekten etkilenmedi. | en-tr |
Do you want me to teach you how to do that? | Sana bunu nasıl yapacağını öğretmemi ister misin? | en-tr |
Do you want me to tell you how it happened? | Bunun nasıl olduğunu sana anlatmamı ister misin? | en-tr |
Tom and Mary are starving. | Tom ve Mary açlıktan ölüyor. | en-tr |
Have your parents ever been to this school? | Ebeveynlerin hiç bu okula gitti mi? | en-tr |
Tom has never had to do that. | Tom asla bunu yapmak zorunda değildi. | en-tr |
How much time do you spend studying French? | Fransızca öğrenmeye ne kadar zaman harcıyorsun? | en-tr |
I can play the guitar, but not very well. | Gitar çalabilirim ama çok iyi değil. | en-tr |
I can play the guitar, but I can't play very well. | Gitar çalabilirim ama çok iyi çalamam. | en-tr |
Tom and Mary are stranded. | Tom ve Mary mahsur kaldılar. | en-tr |
I thought you and I could do that together. | Sen ve ben bunu birlikte yapabileceğimizi düşündüm. | en-tr |
Tom has never washed his car. | Tom arabasını hiç yıkamadı. | en-tr |
I usually swim a few laps before breakfast. | Genellikle kahvaltıdan önce birkaç tur yüzüyorum. | en-tr |
Tom and Mary are stubborn. | Tom ve Mary inatçı. | en-tr |
In my opinion fish tastes better than meat. | Benim düşünceme göre, balık, etten daha lezzetlidir. | en-tr |
Tom helped Mary open the box. | Tom, Mary'nin kutuyu açmasına yardım etti. | en-tr |
It was a new experience for you, wasn't it? | Senin için yeni bir deneyimdi, değil mi? | en-tr |
It won't take you long to do that, will it? | Bunu yapmak uzun sürmez, değil mi? | en-tr |
Tom and Mary are suspects. | Tom ve Mary şüpheliler. | en-tr |
Let me show you the easiest way to do that. | Bunu yapmak için en kolay yolu sana göstereyim. | en-tr |
Tom looks like he has a plan. | Tom'un bir planı var gibi görünüyor. | en-tr |
Let me show you where Boston is on the map. | Sana Boston'un haritada nerede olduğunu göstereyim. | en-tr |
Tom is a wealthy guy, isn't he? | Tom zengin bir adam değil mi? | en-tr |
Please tell me a little bit about yourself. | Lütfen bana biraz kendinden bahset. | en-tr |
When's the last time you rode a motorcycle? | En son ne zaman bir motosiklet sürdün? | en-tr |
You and I'll be working together next week. | Sen ve ben önümüzdeki hafta beraber çalışacağız. | en-tr |
Tom is a wealthy man, isn't he? | Tom zengin bir adam, değil mi? | en-tr |
Did you have to go to the library yesterday? | Dün kütüphaneye gitmek zorunda mıydın? | en-tr |
Tom and Mary are watching. | Tom ve Mary izliyorlar. | en-tr |
Did you listen to classical music yesterday? | Dün klasik müzik dinledin mi? | en-tr |
Did you want to go to the library yesterday? | Dün kütüphaneye gitmek istedin mi? | en-tr |
Do you consider yourself a religious person? | Kendinizi dindar biri olarak görüyor musunuz? | en-tr |
Tom and Mary aren't crazy. | Tom ve Mary çılgın değil. | en-tr |
Do you read magazines more than once a week? | Haftada bir kereden daha fazla dergi okuyor musunuz? | en-tr |
Tom shouldn't do such things. | Tom böyle şeyler yapmamalı. | en-tr |
Does your French teacher speak English well? | Fransızca öğretmeniniz iyi derecede İngilizce konuşuyor mu? | en-tr |
Tom is about my size, isn't he? | Tom yaklaşık olarak benim bedenimde, değil mi? | en-tr |
I could do that if I wanted to, but I don't. | Я могла би зробити це, якби хотіла, але я не хочу. | en-uk |
Tom and Mary aren't fools. | Tom ve Mary aptal değil. | en-tr |
I was on the basketball team in high school. | Lisede basketbol takımındaydım. | en-tr |
Tom showed something to Mary. | Tom, Mary'ye bir şey gösterdi. | en-tr |
Tom is afraid of you, isn't he? | Tom senden korkuyor, değil mi? | en-tr |
I'll let you think about it a little longer. | Bunu biraz daha düşünmene izin vereceğim. | en-tr |
Tom and Mary aren't fussy. | Tom ve Mary telaşlı değil. | en-tr |
Please let me sleep for another ten minutes. | Lütfen on dakika daha uyuyayım. | en-tr |
Which are you better at, swimming or skiing? | Hangisinde daha iyisin, yüzmede mi yoksa kayak yapmada mı? | en-tr |
Which can you play better, tennis or soccer? | Hangisini daha iyi oynayabilirsin, tenis mi yoksa futbol mu? | en-tr |
Tom and Mary aren't going. | Tom ve Mary gitmiyor. | en-tr |
Which is easier for you to do, skate or ski? | Hangisini yapman daha kolay, paten yapmak mı yoksa kayak yapmak mı? | en-tr |
Tom has a rare skin condition. | Tom'un nadir görülen bir cilt hastalığı var. | en-tr |
Why did you have to go home early yesterday? | Dün neden eve erken gitmek zorunda kaldın? | en-tr |
Are there any good places to eat around here? | Buralarda yemek yemek için iyi yerler var mı? | en-tr |
Tom and Mary aren't tired. | Tom ve Mary yorgun değil. | en-tr |
Do you consider yourself an easygoing person? | Kendinizi uyumlu bir insan olarak görüyor musunuz? | en-tr |
Tom has a warehouse in Boston. | Tom'un Boston'da bir deposu var. | en-tr |
Tom is almost thirty, isn't he? | Тому майже тридцять, так? | en-uk |
Have you ever played tennis with your father? | Hiç babanla tenis oynadın mı? | en-tr |
Tom and Mary aren't wrong. | Tom ve Mary hatalı değil. | en-tr |
I don't know how to make sweet and sour pork. | Tatlı ve ekşi domuz eti yapmayı bilmiyorum. | en-tr |
Tom looks like he saw a ghost. | Tom bir hayalet görmüş gibi görünüyor. | en-tr |
In my opinion dogs are better pets than cats. | Bence köpekler kedilerden daha iyi evcil hayvanlardır. | en-tr |
Tom and Mary aren't young. | Tom ve Mary genç değil. | en-tr |
It was too late for you to say no, wasn't it? | Hayır demek için çok geçti, değil mi? | en-tr |
Maybe you and I could do that together later. | Belki sen ve ben bunu daha sonra birlikte yapabiliriz. | en-tr |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.