english stringlengths 2 1.48k | non_english stringlengths 1 1.45k | language stringclasses 49
values |
|---|---|---|
This is the dictionary that my teacher recommended that I buy. | Bu, öğretmenimin satın almamı tavsiye ettiği sözlük. | en-tr |
Tom and Mary are really drunk. | Tom ve Mary gerçekten sarhoş. | en-tr |
Tom said more than he'd planned to. | Tom yapmayı planladığından daha fazlasını söyledi. | en-tr |
The moon is really bright tonight. | Bu akşam ay çok parlak. | en-tr |
Who did you borrow this book from? | Bu kitabı kimden aldın? | en-tr |
Tom is ready to help, isn't he? | Tom yardım etmeye hazır, değil mi? | en-tr |
Tom and Mary are really lucky. | Tom ve Mary gerçekten şanslılar. | en-tr |
That could've happened to you, too. | Bu senin de başına gelebilirdi. | en-tr |
Tom and Mary are wasting time. | Tom ve Mary boşa zaman harcıyorlar. | en-tr |
This medicine will make you sleepy. | Bu ilaç seni uykulu yapacak. | en-tr |
Tom and Mary are a little late. | Tom ve Mary biraz geç kaldılar. | en-tr |
Tom wasn't injured in the accident. | Kazada Tom yaralanmamıştı. | en-tr |
Doing that won't take you very long. | Bunu yapmak çok uzun süreni almayacak. | en-tr |
Tom is really greedy, isn't he? | Tom gerçekten açgözlü, değil mi? | en-tr |
Have you been living in Boston long? | Boston'da uzun zamandır mı yaşıyorsun? | en-tr |
Tom and Mary are always hungry. | Tom ve Mary her zaman aç. | en-tr |
I'll remind you tomorrow to do that. | Yarın sana bunu yapmanı hatırlatacağım. | en-tr |
Tom had a lot of trouble doing that. | Tom bunu yaparken çok fazla sorun yaşadı. | en-tr |
Tom and Mary are finished here. | Tom ve Mary burada hazır. | en-tr |
Tom is supposed to do that tomorrow. | Tom'un bunu yarın yapması gerekiyor. | en-tr |
Tom is scared of you, isn't he? | Tom senden korkuyor, değil mi? | en-tr |
Tom and Mary are going to lose. | Tom ve Mary kaybedecekler. | en-tr |
What is your greatest accomplishment? | En büyük başarın nedir? | en-tr |
Tom and Mary are in Boston now. | Tom ve Mary şu an Boston'da. | en-tr |
Tom is looking forward to your visit. | Tom senin ziyaretini dört gözle bekliyor. | en-tr |
Tom is learning how to fly a kite. | Tom bir uçurtmayı nasıl uçuracağını öğreniyor. | en-tr |
When was the last time you flew a kite? | En son ne zaman uçurtma uçurdun. | en-tr |
Tom is learning how to fly a plane. | Tom bir uçağı nasıl uçuracağını öğreniyor. | en-tr |
Tom often borrows money from friends. | Tom sık sık arkadaşlarından borç para alır. | en-tr |
Who's going to drive you to the airport? | Seni havaalanına kim götürecek? | en-tr |
Tom and Mary are a little early. | Tom ve Mary biraz erken geldiler. | en-tr |
Tom and Mary are about your age. | Tom ve Mary yaklaşık senin yaşında. | en-tr |
Tom is still working, isn't he? | Tom hâlâ çalışıyor, değil mi? | en-tr |
Tom was clearly not happy about that. | Tom açıkça bundan memnun değildi. | en-tr |
What was your favorite subject in school? | Okuldayken en sevdiğin ders neydi? | en-tr |
Tom is studying hard, isn't he? | Tom çok çalışıyor, değil mi? | en-tr |
Tom and Mary are getting better. | Tom ve Mary iyileşiyor. | en-tr |
Tom went out to get something to eat. | Tom yiyecek bir şeyler almak için dışarıya çıktı. | en-tr |
Tom and Mary are older than you. | Tom ve Mary senden daha yaşlılar. | en-tr |
Tom and Mary are probably right. | Tom ve Mary muhtemelen haklı. | en-tr |
Tom is thirty minutes behind schedule. | Tom programın otuz dakika gerisinde. | en-tr |
Tom and Mary are probably wrong. | Tom ve Mary muhtemelen hatalı. | en-tr |
Tom is trying a new way of doing that. | Tom bunu yapmanın yeni bir yolunu deniyor. | en-tr |
Tom and Mary are ready to leave. | Tom ve Mary gitmeye hazır. | en-tr |
Tom is very grateful for what you did. | Tom yaptığın şey için çok minnettar. | en-tr |
Tom is very gullible, isn't he? | Tom çok ahmak, değil mi? | en-tr |
Tom and Mary are very dangerous. | Tom ve Mary çok tehlikeli. | en-tr |
Tom was arrested driving a stolen car. | Tom çalıntı bir araba sürerken tutuklandı. | en-tr |
This happens to you all the time, doesn't it? | Bu her zaman size olur, değil mi? | en-tr |
Tom is wearing a wig, isn't he? | Tom bir peruk takıyor, değil mi? | en-tr |
Tom wears a wig, doesn't he? | Tom peruk takıyor, değil mi? | en-tr |
Tom and Mary are very different. | Tom ve Mary çok farklı. | en-tr |
What kind of student were you in high school? | Lisedeyken nasıl bir öğrenciydin? | en-tr |
Tom is willing to go, isn't he? | Tom gitmeye istekli, değil mi? | en-tr |
Tom and Mary are already married. | Tom ve Mary zaten evli. | en-tr |
Tom has been waiting patiently all day. | Tom bütün gün sabırla bekliyor. | en-tr |
People tell you that all the time, don't they? | İnsanlar sana her zaman söyler, değil mi? | en-tr |
Tom and Mary are going to Boston. | Tom ve Mary Boston'a gidiyorlar. | en-tr |
Tom is the fastest gun in Boston. | Tom Boston'un en hızlı silahşorudur. | en-tr |
Tom is the fastest draw in Boston. | Boston'un en hızlı silah çekeni Tom'dur. | en-tr |
Tom can't stand pit bull apologists. | Tom pitbull savunucularına tahammül edemiyor. | en-tr |
I noticed one of the names on the list was yours. | Listedeki isimlerden birinin seninki olduğunu fark ettim. | en-tr |
I noticed that one of the names on the list was yours. | Listedeki isimlerden birinin seninki olduğunu fark ettim. | en-tr |
The doctor told you to lose weight, didn't he? | Doktor sana kilo vermeni söyledi, değil mi? | en-tr |
These sunglasses don't belong to you, do they? | Bu güneş gözlükleri sana ait değil, değil mi? | en-tr |
What was the last thing you took a picture of? | Fotoğrafını çektiğin son şey neydi? | en-tr |
Tom and Mary are making progress. | Tom ve Mary ilerliyorlar. | en-tr |
Did the doctor give you something for the pain? | Doktor sana ağrı için bir şey verdi mi? | en-tr |
Tom is thinking about moving back home. | Tom eve geri dönmeyi düşünüyor. | en-tr |
How long will it take you to finish doing that? | Bunu yapmayı bitirmen ne kadar sürer? | en-tr |
Tom and Mary are nearly finished. | Tom ve Mary neredeyse hazır. | en-tr |
Tom will probably get home before dark. | Tom muhtemelen hava kararmadan önce eve dönecek. | en-tr |
Tom and Mary are up to something. | Tom ve Mary bir şeyin peşindeler. | en-tr |
These gloves are too small for you, aren't they? | Bu eldivenler senin için çok küçük, değil mi? | en-tr |
Tom and Mary are very successful. | Tom ve Mary çok başarılılar. | en-tr |
This desk is a little too low for you, isn't it? | Bu masa senin için biraz alçak, değil mi? | en-tr |
Tom is a car mechanic, isn't he? | Tom bir araba tamircisi, değil mi? | en-tr |
Tom let me know that I'd made a mistake. | Tom bana bir hata yaptığımı bildirdi. | en-tr |
Tom is a creative guy, isn't he? | Tom yaratıcı bir adam, değil mi? | en-tr |
Have you decided when you're going to go to Boston? | Boston'a ne zaman gideceğine karar verdin mi? | en-tr |
Tom is a fast swimmer, isn't he? | Tom hızlı bir yüzücü, değil mi? | en-tr |
What's the luckiest thing that has happened to you? | Sana olan en şanslı şey nedir? | en-tr |
Tom is a friendly guy, isn't he? | Tom arkadaş canlısı bir adam, değil mi? | en-tr |
Things like this don't usually happen to you, do they? | Böyle şeyler senin başına gelmez, değil mi? | en-tr |
People ask you that question all the time, don't they? | İnsanlar sana hep bunu soruyorlar, değil mi? | en-tr |
Tom is a friendly kid, isn't he? | Tom arkadaş canlısı bir çocuk, değil mi? | en-tr |
Tom and Mary are here to help you. | Tom ve Mary sana yardım etmek için buradalar. | en-tr |
Tom is still looking for a place to live. | Tom hâlâ yaşamak için bir yer arıyor. | en-tr |
Why don't you go to the park and play with your friends? | Neden parka gidip arkadaşlarınla oynamıyorsun? | en-tr |
Tom is a fussy person, isn't he? | Tom telaşlı bir insan, değil mi? | en-tr |
Tom and Mary are moving to Boston. | Tom ve Mary Boston'a taşınıyorlar. | en-tr |
Tom lived here up until three months ago. | Tom üç ay öncesine kadar burada yaşadı. | en-tr |
Tom is a gifted actor, isn't he? | Tom yetenekli bir oyuncu, değil mi? | en-tr |
Tom and Mary are working upstairs. | Tom ve Mary üst katta çalışıyorlar. | en-tr |
It'll take you a lot longer to do that than you think it will. | Bunu yapmak süreceğini düşündüğünden çok daha uzun sürecek. | en-tr |
Have you been back to Boston since you graduated from college? | Üniversiteden mezun olduktan sonra Boston'a döndün mü? | en-tr |
Tom and Mary are coming to get you. | Tom ve Mary seni almaya geliyor. | en-tr |
I don't want you to use my computer. | Bilgisayarımı kullanmanı istemiyorum. | en-tr |
Tom wanted to know how much Mary weighed. | Tom, Mary'nin kaç kilo geldiğini bilmek istedi. | en-tr |
Tom is a good drummer, isn't he? | Tom iyi bir davulcu, değil mi? | en-tr |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.