english
stringlengths
2
1.48k
non_english
stringlengths
1
1.45k
language
stringclasses
49 values
Tom is back in prison, isn't he?
Tom hapse geri döndü, değil mi?
en-tr
I'm now living on Park Street.
Şimdi Park Caddesi'nde yaşıyorum.
en-tr
Have you ever had an operation?
Hiç ameliyat oldu mu?
en-tr
Tom and I'll see each other tomorrow.
Tom ve ben yarın birbirimizle görüşeceğiz.
en-tr
Tom is baking cookies, isn't he?
Tom kurabiye pişiriyor, değil mi?
en-tr
Tom sat next to Mary on the bench.
Tom bankta Mary'nin yanında oturdu.
en-tr
I almost forgot to bring my lunch.
Öğle yemeğimi getirmeyi neredeyse unutuyordum.
en-tr
Tom is behaving oddly, isn't he?
Tom garip bir biçimde davranıyor, değil mi?
en-tr
I think we need to turn left here.
Bence burada sola dönmemiz gerekiyor.
en-tr
Tom sat next to Mary on the floor.
Tom yerde Mary'nin yanında oturdu.
en-tr
Tom is being cautious, isn't he?
Tom temkinli davranıyor, değil mi?
en-tr
Have you already read the newspaper?
Zaten gazete okudun mu?
en-tr
Tom locked the doors and the windows.
Tom kapıları ve pencereleri kilitledi.
en-tr
There's nothing we need to do today.
Bugün yapmamız gereken bir şey yok.
en-tr
Tom is Mary's ex-husband, isn't he?
Том — колишній чоловік Мері, так?
en-uk
I almost got hit by a car this morning.
Bu sabah neredeyse bir araba tarafından çarpılıyordum.
en-tr
Tom poured a little milk for himself.
Tom kendisi için biraz süt koydu.
en-tr
What are the two of you planning to do?
İkiniz ne yapmayı planlıyorsunuz?
en-tr
Tom is being stubborn, isn't he?
Tom inatçı davranıyor, değil mi?
en-tr
Have you always lived with your parents?
Her zaman ailenle birlikte mi yaşıyorsun?
en-tr
Tom is Mary's oldest son, isn't he?
Tom, Mary'nin en büyük oğlu, değil mi?
en-tr
I haven't eaten Chinese food in a while.
Bir süredir Çin yemeği yemedim.
en-tr
Tom is Mary's only child, isn't he?
Tom, Mary'nin tek çocuğu, değil mi?
en-tr
When was the last time you burned yourself?
En son ne zaman kendini yaktın?
en-tr
Have you gone to any good concerts recently?
Son zamanlarda iyi konserlere gittiniz mi?
en-tr
I didn't get home until after dark yesterday.
Dün karanlık sonrasına kadar eve gelmedim.
en-tr
When was the last time that you went camping?
En son ne zaman kampa gittin?
en-tr
When was the last time you painted a picture?
En son ne zaman bir resim yaptın?
en-tr
I don't remember exactly where I parked my car.
Arabamı nereye park ettiğimi tam olarak hatırlamıyorum.
en-tr
Tom and I didn't recognize each other.
Tom ve ben birbirimizi tanımadık.
en-tr
Have you ever gotten a letter from another country?
Başka bir ülkeden hiç mektup aldın mı?
en-tr
"Has the concert already begun?" "Yes, it just began."
"Konser şimdiden başladı mı?" "Evet, daha yeni başladı."
en-tr
Tom is digging a hole, isn't he?
Tom bir çukur kazıyor, değil mi?
en-tr
Please make sure you get back home before it gets dark.
Lütfen hava kararmadan eve döndüğünüzden emin olun.
en-tr
Tom and I don't live close to each other.
Tom ve ben birbirimize yakın yaşamayız.
en-tr
You should take this rope with you, just in case you need it.
Her ihtimale karşı ona ihtiyacınız olur diye, bu ipi yanınıza almalısınız.
en-tr
Tom is counting on us, isn't he?
Tom bize güveniyor, değil mi?
en-tr
I plan to go camping with some of my friends the weekend after next.
Birkaç hafta sonu sonra arkadaşlarımdan bazılarıyla kamp yapmayı planlıyorum.
en-tr
Tom is friends with Mary, isn't he?
Tom, Mary ile arkadaş, değil mi?
en-tr
I couldn't find a seat, so I stood in the back of the auditoriumn.
Bir koltuk bulamadım, o yüzden de oditoryumun arkasında durdum.
en-tr
How so?
Nasıl yani?
en-tr
Tom and I know each other pretty well.
Tom ve ben birbirimizi çok iyi tanıyoruz.
en-tr
Have you visited any of your relatives this month?
Bu ay akrabalarından herhangi birini ziyaret ettiniz mi?
en-tr
Tom is doing fine now, isn't he?
Tom şu an iyi durumda değil mi?
en-tr
Have you quarreled with your parents this week?
Bu hafta ebeveynlerinle tartıştın mı?
en-tr
Tom is going to see Mary, isn't he?
Tom Mary ile görüşecek, değil mi?
en-tr
Have you ever tried surfing?
Hiç sörf yapmayı denediniz mi?
en-tr
Tom is here to help Mary, isn't he?
Tom Mary'ye yardım etmek için burada, değil mi?
en-tr
Have you ever overslept and missed a class?
Hiç uyuyakaldın ve bir dersi kaçırdın mı?
en-tr
Have you ever lived in a small town?
Hiç küçük bir kasabada yaşadın mı?
en-tr
Tom is doing his part, isn't he?
Tom üzerine düşeni yapıyor, değil mi?
en-tr
Have you helped your mother this week?
Bu hafta Annene yardım ettin mi?
en-tr
Tom and I text each other all the time.
Tom ve ben her zaman birbirimize mesaj atıyoruz.
en-tr
Have you ever eaten Indonesian food?
Hiç Endonezya yemeği yedin mi?
en-tr
Tom wanted to learn to defend himself.
Tom kendini savunmayı öğrenmek istedi.
en-tr
Tom is doing it right, isn't he?
Tom bunu doğru yapıyor, değil mi?
en-tr
Have you ever been in a play?
Hiç tiyatro oynadın mı?
en-tr
Tom is sitting with Mary, isn't he?
Tom Mary ile oturuyor, değil mi?
en-tr
Tom wouldn't tell me why he was angry.
Tom bana neden kızgın olduğunu söylemedi.
en-tr
Have you drawn any pictures recently?
Son zamanlarda hiç resim yaptın mı?
en-tr
Tom is doing it wrong, isn't he?
Tom bunu yanlış yapıyor, değil mi?
en-tr
Have you always been a good student?
Her zaman iyi bir öğrenci oldun mu?
en-tr
Has your father ever cut your hair?
Baban hiç saçını kesti mi?
en-tr
Did you bake a cake for the party tonight?
Bu gece parti için pasta yaptın mı?
en-tr
I question myself.
Kendimi sorguluyorum.
en-tr
Tom thinks I'm missing a great opportunity.
Tom, büyük bir fırsatı kaçırdığımı düşünüyor.
en-tr
Did you know Tom wanted to become a carpenter?
Tom'un marangoz olmak istediğini biliyor muydun?
en-tr
Did you know that Tom wanted to become a carpenter?
Tom'un bir marangoz olmak istediğini biliyor muydun?
en-tr
How late does this building stay open?
Bu bina ne kadar geç saatlere kadar açık kalıyor?
en-tr
Tom and I don't kiss each other anymore.
Tom ve ben artık birbirimizi öpmüyoruz.
en-tr
How often are you supposed to do that?
Bunu ne sıklıkta yapman gerekiyor?
en-tr
How often do you ride your motorcycle?
Motosikletine ne sıklıkla biniyorsun?
en-tr
How often do you think you'll do that?
Bunu ne sıklıkla yapacağınızı düşünüyorsunuz?
en-tr
How often does your father cook dinner?
Baban ne sıklıkla akşam yemeği pişiriyor?
en-tr
How late does the post office stay open?
Postane ne kadar geç saatlere kadar açık kalıyor?
en-tr
Tom came a day earlier than we expected.
Tom beklediğimizden bir gün önce geldi.
en-tr
How long have your parents been married?
Ebeveynlerin ne kadar süredir evli?
en-tr
Tom is feeling OK now, isn't he?
Tom şimdi iyi hissediyor, değil mi?
en-tr
I've been studying here for three years.
Üç yıldır burada okuyorum.
en-tr
Do you brush your teeth after every meal?
Her yemekten sonra dişlerini fırçalar mısın?
en-tr
How many times have you seen an accident?
Kaç kez bir kaza gördünüz?
en-tr
Tom is full of energy, isn't he?
Tom enerji dolu, değil mi?
en-tr
How often do you study with your friends?
Ne sıklıkla arkadaşlarınla ​​çalışıyorsun?
en-tr
Tom is a friend of Mary's, isn't he?
Tom, Mary'nin bir arkadaşı, değil mi?
en-tr
I occasionally ride my bicycle to school.
Bazen okula giderken bisikletime binerim.
en-tr
Tom peeled the potatoes and cooked them.
Tom patatesleri soydu ve onları pişirdi.
en-tr
How much longer will you be studying here?
Burada ne kadar daha ders çalışacaksın?
en-tr
Tom is fun to be with, isn't he?
Tom'la birlikte olmak eğlencelidir, değil mi?
en-tr
About how many books did you read last year?
Geçen sene yaklaşık kaç tane kitap okudun?
en-tr
How hot does it get in Boston in the summer?
Yazın Boston'da ne kadar sıcak oluyor?
en-tr
Tom realized that the door was unlocked.
Tom, kapının kilitsiz olduğunu fark etti.
en-tr
How much orange juice do you want me to buy?
Ne kadar portakal suyu almamı istiyorsun?
en-tr
Tom is gaining weight, isn't he?
Tom kilo alıyor, değil mi?
en-tr
How cold does it get in Boston in the winter?
Kışın Boston'da ne kadar soğuk oluyor?
en-tr
How many times have you traveled by airplane?
Uçakla kaç kez seyahat ettin?
en-tr
I watched TV for about three hours yesterday.
Dün yaklaşık üç saat televizyon izledim.
en-tr
Tom is gambling again, isn't he?
Tom tekrar kumar oynuyor, değil mi?
en-tr
This winter I plan to go skiing every weekend.
Bu kış her hafta sonu kayak yapmayı planlıyorum.
en-tr
Tom is going to tell Mary, isn't he?
Tom Mary'ye söyleyecek, değil mi?
en-tr
How often do you go swimming with your friends?
Ne sıklıkla arkadaşlarınla ​​yüzmeye gidiyorsun?
en-tr