english
stringlengths
2
1.48k
non_english
stringlengths
1
1.45k
language
stringclasses
49 values
Tom and I seldom kiss each other anymore.
Tom ve ben artık nadiren birbirimizi öpüyoruz.
en-tr
How old were you the first time you drank beer?
İlk kez bira içtiğinde kaç yaşındaydın?
en-tr
Do you still write letters to your grandparents?
Hâlâ büyük ebeveynlerine mektup yazıyor musun?
en-tr
How old were your parents when they got married?
Ebeveynlerin evlendiklerinde kaç yaşındaydılar?
en-tr
Tom is going downtown, isn't he?
Tom şehir merkezine gidiyor, değil mi?
en-tr
I've been studying French for the past three years.
Son üç yıldır Fransızca okuyorum.
en-tr
How old were your grandparents when they got married?
Ebeveynleri evlendiklerinde kaç yaşındaydılar?
en-tr
How often do you think you'll go swimming next summer?
Gelecek yaz ne sıklıkla yüzmeye gideceğinizi düşünüyorsunuz?
en-tr
How long would it take to drive from Boston to Chicago?
Boston'dan Chicago'ya gitmek ne kadar sürer?
en-tr
Tom returned a day earlier than expected.
Tom beklenenden bir gün önce döndü.
en-tr
How much longer do you want to live where you're living?
Yaşadığın yerde daha ne kadar yaşamak istiyorsun?
en-tr
How many hours of video do you think you watched last week?
Geçen hafta kaç saat video izlediğini düşünüyorsun?
en-tr
Tom is worried about Mary, isn't he?
Tom Mary için endişeleniyor, değil mi?
en-tr
How often were you sick when you were in junior high school?
Ortaokulda iken ne sıklıkla hastalandın?
en-tr
Tom wants to learn how to defend himself.
Tom kendini nasıl savunacağını öğrenmek istiyor.
en-tr
How often do you think you'll come back here after you graduate?
Mezun olduktan sonra buraya ne sıklıkta ​​geleceğini düşünüyorsun?
en-tr
How often did you swim when you were an elementary school student?
İlkokul öğrencisiyken ne sıklıkla yüzdün?
en-tr
Tom wanted to know Mary's last name.
Tom, Mary'nin soyadını bilmek istedi.
en-tr
Tom and I enjoyed talking with each other.
Tom ve ben birbirimizle konuşmaktan zevk aldık.
en-tr
When I was a teenager, I used to visit my grandparents about once a month.
Gençken, büyük ebeveynlerimi yaklaşık ayda bir kez ziyaret ederdim.
en-tr
You couldn't have known.
Bilmene imkân yoktu.
en-tr
Don't blow our cover.
Çaktırma.
en-tr
I hope you rot in hell.
Cehennemin dibine kadar yolun var.
en-tr
Do you need help carrying that?
Bunu taşımak için yardıma ihtiyacınız var mı?
en-tr
Tom is going to great lengths to finish the work on time.
Tom işi zamanında yetiştirebilmek için yırtınıyor.
en-tr
Tom lives a bohemian lifestyle in Boston.
Tom Boston'da bohem hayatı yaşıyor.
en-tr
Is your pack waterproof?
Kamp çantan sugeçirmez mi?
en-tr
Is your knapsack waterproof?
Sırt çantan su geçiriyor mu?
en-tr
This movie is probably cheesy.
Bu film muhtemelen dandiktir.
en-tr
What are you doing out here in the cold?
Bu soğukta dışarıda ne yapıyorsun?
en-tr
Desire is more fulfilling than satiety.
Arzulamak doymaktan daha tatmin edici.
en-tr
Tom and Mary are twins, but their personalities are quite different.
Tom ve Mary ikizler, ama kişilikleri oldukça farklı.
en-tr
Why don't you call Tom and see if he wants to come over for dinner?
Neden Tom'u aramıyor ve onun akşam yemeğine gelmek isteyip istemediğini anlamıyorsun?
en-tr
I think you shouldn't spend any more time trying to do that.
Sanırım bunu yapmaya çalışman için daha fazla zaman harcamana gerek yok.
en-tr
I don't think you should spend any more time trying to do that.
Bunu yapmaya çalışmak için daha fazla zaman harcaman gerektiğini sanmıyorum.
en-tr
I didn't know Tom was a trumpeter.
Tom'un Trumpçı olduğunu bilmiyordum.
en-tr
I didn't know that Tom was a trumpet player.
Tom'un trompetçi olduğunu bilmiyordum.
en-tr
I didn't know Tom was a trumpet player.
Tom'un trompetçi olduğunu bilmiyordum.
en-tr
Try to understand why Tom did what he did.
Tom'un yaptığı şeyi neden yaptığını anlamaya çalış.
en-tr
What Tom did to you wasn't very nice.
Tom'un sana yaptığı şey pek hoş değildi.
en-tr
Did Tom tell you what he did?
Tom sana ne yaptığını söyledi mi?
en-tr
What Tom is doing now isn't necessary.
Tom'un şu anda yaptığı şey gerekli değil.
en-tr
We can't change our schedule at this point.
Programımızı bu noktada değiştiremeyiz.
en-tr
We can't change our schedule now.
Programımızı şimdi değiştiremeyiz.
en-tr
Do you think it would be possible to change your schedule?
Programınızı değiştirmenin mümkün olacağını düşünüyor musunuz?
en-tr
Tom began a water fast.
Tom su orucuna başladı.
en-tr
Tom is one of the most eligible bachelors of Boston high society.
Tom Boston yüksek sosyetesinin en gözde bekârlarından.
en-tr
Tom, one of the notable faces of Boston society, also attended the event.
Etkinliğe Boston cemiyet hayatının tanınmış simalarından Tom da katıldı.
en-tr
Tom and Mary are deluding themselves.
Tom ve Mary kendilerini kandırıyorlar.
en-tr
Tom and I only see each other on weekends.
Tom ve ben sadece hafta sonlarında birbirimizi görürüz.
en-tr
How much rice do you eat a week?
Bir haftada ne kadar pirinç pilavı yersin?
en-tr
Tom and Mary are graduating tomorrow.
Tom ve Mary yarın mezun oluyorlar.
en-tr
Have you gone to a park recently?
Son zamanlarda bir parka gittin mi?
en-tr
How did you learn to ski so well?
Çok iyi kayak yapmayı nasıl öğrendin?
en-tr
Tom and Mary are hiding in the woods.
Tom ve Mary ormanda saklanıyorlar.
en-tr
How did you spend New Year's Day?
Yılbaşını nasıl geçirdin?
en-tr
How late will you be out tonight?
Bu gece ne kadar geç saatlere kadar dışarıda olacaksın?
en-tr
Tom and Mary are just trying to help.
Tom ve Mary sadece yardım etmeye çalışıyorlar.
en-tr
How late will you stay up tonight?
Bu gece ne kadar geç saatlere kadar yatmayacaksın?
en-tr
Tom lent me a couple of interesting books.
Tom bana birkaç ilginç kitap verdi.
en-tr
How much does your computer weigh?
Bilgisayarınız ne kadar gelir?
en-tr
How many cases of beer did you buy?
Kaç kasa bira aldın?
en-tr
Tom and Mary are perfectly safe here.
Tom ve Mary burada tamamen güvende.
en-tr
Tom told me why he was worried about that.
Tom bana neden endişe ettiğini söyledi.
en-tr
How long was the last movie you saw?
Gördüğün son film ne kadar sürdü?
en-tr
Tom didn't know why Mary was unhappy.
Tom, Mary'nin neden mutsuz olduğunu bilmiyordu.
en-tr
How much butter do you put on toast?
Tosta ne kadar tereyağı koyarsın?
en-tr
Tom's cellmate is serving a life sentence.
Tom'un hücre arkadaşı bir ömür boyu hapis cezası yatıyor.
en-tr
How much does the average car weigh?
Ortalama araç kaç kilo gelir?
en-tr
Tom doesn't know why Mary is unhappy.
Tom, Mary'nin neden mutsuz olduğunu bilmiyor.
en-tr
How far is it from your house to here?
Evinizden buraya ne kadar uzak?
en-tr
Tom always tries to do the things properly.
Tom her zaman işleri doğru yapmaya çalışır.
en-tr
How much does the average woman weigh?
Ortalama kadın kaç kilo gelir?
en-tr
Tom is in bed reading, isn't he?
Tom yatakta kitap okuyor değil mi?
en-tr
Tom has stolen a lot money from Mary.
Tom, Mary'den çok para çaldı.
en-tr
Let's pack up the faulty equipment and return it to the factory.
Arızalı ekipmanı toplayıp fabrikaya gönderelim.
en-tr
How did you spend last summer vacation?
Geçen yaz tatilini nasıl geçirdin?
en-tr
Tom and I didn't even know each other then.
Tom ve ben birbirimizi tanımıyorduk bile.
en-tr
How do you usually spend your evenings?
Akşamlarınızı genellikle nasıl geçiriyorsunuz?
en-tr
Tom is in bed, asleep, isn't he?
Tom yatakta, uyuyor, değil mi?
en-tr
How do you usually spend your holidays?
Tatilinizi genellikle nasıl geçiriyorsunuz?
en-tr
Tom is Mary's ex-boyfriend, isn't he?
Tom Mary'nin eski erkek arkadaşı, değil mi?
en-tr
What time do you usually get to school?
Genellikle saat kaçta okula gidiyorsunuz?
en-tr
Tom and I might never see each other again.
Tom ve ben bir daha asla birbirimizi görmeyebiliriz.
en-tr
Facebook is the world's largest social network.
Facebook dünyanın en büyük sosyal ağıdır.
en-tr
I was born in the wrong generation.
Yanlış nesilde doğmuşum.
en-tr
Tom has a pet pig.
Tom'un bir evcil domuzu var.
en-tr
How much money do you have with you now?
Şu an yanında ne kadar para var?
en-tr
How many magazines did you buy last month?
Geçen ay kaç dergi aldın?
en-tr
How long does a baseball game usually last?
Genellikle bir beyzbol maçı ne kadar sürer?
en-tr
How many students are there at your school?
Okulunda kaç öğrenci var?
en-tr
Tom is in the kitchen, isn't he?
Tom mutfakta, değil mi?
en-tr
How much does it usually cost to go to a movie?
Bir filme gitmenin genellikle maliyeti ne kadar?
en-tr
How many glasses of milk did you drink last week?
Скільки ти випив склянок молока минулого тижня?
en-uk
Is this website mobile-friendly?
Bu site mobil uyumlu mu?
en-tr
Tom has been sitting on the report for weeks.
Tom raporu haftalardır sümen altı ediyor.
en-tr
Fasting helps the body cleanse and repair itself.
Oruç vücudun kendini temizleyip onarmasına yardımcı olur.
en-tr
Tom went on a water fast for three days.
Tom üç gün su orucu tuttu.
en-tr
What sport other than baseball do you like to play?
Beyzboldan başka hangi sporu oynamaktan hoşlanırsınız?
en-tr
Tom is Mary's new boyfriend, isn't he?
Tom, Mary'nin yeni erkek arkadaşı, değil mi?
en-tr