english stringlengths 2 1.48k | non_english stringlengths 1 1.45k | language stringclasses 49
values |
|---|---|---|
I need to break free. | Zincirlerimi kırmam gerek. | en-tr |
Be careful with the edges. They're sharp. | Kenarlara dikkat et, keskinler. | en-tr |
I guess I'd better change into something warmer. | Galiba daha sıcak tutan bir şey giysem iyi olur. | en-tr |
Let me change into something more comfortable. | Daha rahat bir şey giyeyim. | en-tr |
Would it be OK if I left work early today? | Bugün işten erken ayrılmamın bir sakıncası var mı? | en-tr |
Is that how Tom usually behaves? | Tom'un genellikle davranma yöntemi bu mudur? | en-tr |
Is that how you usually do that? | Genellikle böyle mi yapıyorsun? | en-tr |
Every man seeks for truth; but God only knows who has found it. | Herkes hakikati arıyor, ama kimin bulduğunu ancak Allah biliyor. | en-tr |
Is this newsworthy? | Haber değeri taşıyor mu? | en-tr |
Half of one's life is a pathetic case of Schadenfreude. The other half is wallowing in one's own misery. | İnsanın hayatının yarısı başkalarının acıları karşısında duyduğu zavallı keyif, diğer yarısı da kendi sefaletinde debelenmektir. | en-tr |
Tom never questioned his existence. | Tom varoluşunu hiç sorgulamadı. | en-tr |
My hands are stained with ink. | Ellerim mürekkep oldu. | en-tr |
French and Japanese films seem to exist on the opposite ends of the human spectrum. | Fransız ve Japon filmleri apayrı dünyalara ait gibi görünüyor. | en-tr |
I'm rubber, you're glue. | Çelik ayna. | en-tr |
I'm rubber, you're glue. Your words bounce off me and stick to you. | Kendi diyen kendi olur. | en-tr |
The film was entertaining. | Film eğlenceliydi. | en-tr |
Relax your entire body. | Tüm vücudunu gevşet. | en-tr |
The boat exploded and caught fire. | Tekne patlayıp alev aldı. | en-tr |
This week is critical. | Bu hafta kritik. | en-tr |
Tom was overwhelmed with shame. | Tom utancından yerin dibine girdi. | en-tr |
What's your favorite brain teaser? | En sevdiğin zeka oyunu hangisi? | en-tr |
It wasn't fun anymore. | Artık keyif vermiyordu. | en-tr |
Rice is full of carbs. | Pirinç karbonhidratça zengindir. | en-tr |
Those shoes are too tight. | Bu ayakkabılar çok sıkıyor. | en-tr |
Tom has a large ego. | Tom'un büyük bir egosu var. | en-tr |
Horses for courses, or courses for horses? | İşe göre adam mı, adama göre iş mi? | en-tr |
Tom is an arrogant schmuck. | Tom dalyarağın teki. | en-tr |
Tom aced the math test. | Tom matematik sınavında full çıkardı. | en-tr |
Tom aced the exam. | Tom sınavdan tam puan aldı. | en-tr |
Tom crapped his pants. | Tom altına sıçtı. | en-tr |
Why would I ever do that? | Neden bunu yapayım ki? | en-tr |
Why would anyone do that to themselves? | Neden bir insan kendisine bunu yapar ki? | en-tr |
Why would anybody do that to themselves? | Neden bir insan kendisine bunu yapar ki? | en-tr |
Why should I let Tom do that? | Neden Tom'un bunu yapmasına izin vermeliyim? | en-tr |
Tom jumped the queue in front of me. | Tom sıramı kaptı. | en-tr |
Tom cut me off in line. | Tom sıramı kaptı. | en-tr |
Tom cut me in line. | Tom sıramı kaptı. | en-tr |
I think someone is sitting there. | Sanırım orada birisi oturuyor. | en-tr |
Excuse me. What time do you close? | Affedersiniz. Ne zaman kapatıyorsunuz? | en-tr |
Don't look so downcast, Tom. | Tom, durma öyle ezik ezik. | en-tr |
Tom, don't feel down. | Sıkma canını Tom. | en-tr |
Don't waste your time with Tom. He's immune to good advice. | Tom'la vaktini harcama. Kulağı nasihate tıkalıdır onun. | en-tr |
I'll take two scoops of ice cream. | İki top dondurma alacağım. | en-tr |
I need exact figures, not hand-waving and guesses. | Bana net rakamlar lazım, tahmin ve afaki laflar değil. | en-tr |
Where are his sentences? | Onun cümleleri nerede? | en-tr |
We've been waiting our whole life. | Hayatımız boyunca bekledik, bekliyoruz. | en-tr |
I'm working on my monologue. | Monoloğum üzerinde çalışıyorum. | en-tr |
I'll reimburse you for the damage I did to your car. | Arabanıza yaptığım hasarın zararını karşılayacağım. | en-tr |
I had better digitize these photos so I don't lose them. | Şu fotoğrafları dijital hâle getirsem iyi olur. Onları kaybetmem böylece. | en-tr |
"All of Me" is a well-known jazz standard. | "Her şeyim" tanınmış bir jaz standardıdır. | en-tr |
Tom fell head-first. | Tom kafaüstü yere düştü. | en-tr |
Tom hit the ground head-first. | Tom kafaüstü yere düştü. | en-tr |
Tom slammed into the ground face-first. | Tom yeri öptü. | en-tr |
Tom came up with the design. | Tom tasarımla geldi. | en-tr |
The smoke alarm keeps beeping. | Duman alarmı ötüp duruyor. | en-tr |
News literacy is the ability to use critical thinking skills to judge news reports. Are they credible? Can you rely on the reports to be true? | Haber okuryazarlığı verilen haberleri değerlendirebilmek için kritik düşünceyi kullanabilme yeteneğidir. İnandırıcılar mı? Bu haberlerin doğru olduğuna güvenebilir misiniz? | en-tr |
Tom excels in math. | Tom matematikte çok yetenekli. | en-tr |
Tom felt unwelcome. | Tom kendini istenmiyormuş gibi hissetti. | en-tr |
Tom felt welcome. | Tom hoş karşılandığını hissetti. | en-tr |
You're a bad girl. | Sen kötü bir kızsın. | en-tr |
If all your friends jumped off a bridge, would you do it? | Bütün arkadaşların köprüden atlasaydı, sen de atlar mıydın? | en-tr |
Don't try to talk your way out of it. | Konuşarak işin içinden sıyrılmaya kalkma. | en-tr |
Did you get a new computer? | Yeni bir bilgisayar aldın mı? | en-tr |
Technology is amazing. | Teknoloji muhteşemdir. | en-tr |
How many kids does Sami have? | Sami'nin kaç çocuğu var? | en-tr |
Croatia had a good first half. | Hırvatistan iyi bir birinci yarı geçirdi. | en-tr |
We'll be right back after this commercial break. | Bu reklam arasından sonra hemen geri geleceğiz. | en-tr |
Mbappé could be the next global superstar. | Mbappé sonraki küresel süperstar olabilirdi. | en-tr |
They walked hand in hand. | El ele yürüdüler. | en-tr |
Tom received an anonymous phone call. | Tom anonim bir telefon araması aldı. | en-tr |
Tom stumbled out of bed. | Tom yataktan fırladı. | en-tr |
Tom almost felt like crying. | Tom ağlamaklı olmuştu. | en-tr |
It's overcast at the beach today. | Bugün sahilde hava kapalı. | en-tr |
Stop making that duck face! | Перестань корчити ту качину пику! | en-uk |
I'm bleeding! | Kanıyorum. | en-tr |
There's a lot time to kill. | Öldürülecek çok zaman var. | en-tr |
Where is that guy? | Де той хлопець? | en-uk |
Tom used a pasta machine to make fresh pasta. | Tom taze makarna yapmak için makarna makinesi kullandı. | en-tr |
This had better work. | İşe yarasa bari. | en-tr |
She woke up suddenly, startled by her terrible nightmare! | Gördüğü kabustan korkmuş bir şekilde aniden uyandı. | en-tr |
They were so cute together. | Birlikte çok güzeller. | en-tr |
Mary tried to imagine the two of them together. | Mary ikisini birlikte hayal etmeye çalıştı. | en-tr |
Death to the rebels! | Asilere ölüm! | en-tr |
If you want, I will cook the food for you. | Eğer istersen yemeği senin için pişirebilirim. | en-tr |
When I have time for that, I will return to you. | Zamanım olunca sana döneceğim. | en-tr |
Tom punched Mary's arm lightly. | Tom, Mary'nin kolunu hafifçe yumrukladı. | en-tr |
How do you write your jokes? | Şakalarını nasıl yazıyorsun? | en-tr |
If you want me to, I'll cook for you. | Eğer istersen sana yemek pişiririm. | en-tr |
I'll cook for you if you want me to. | Eğer istersen sana yemek pişiririm. | en-tr |
Down the hatch! | İçelim, güzelleşelim! | en-tr |
It'll put hair on your chest! | Yarasın! | en-tr |
We both like to party. | İkimiz parti yapmayı severiz. | en-tr |
Tuck in! | Yumul! | en-tr |
I can't learn Spanish fast enough. | İspanyolcayı yeterince hızlı öğrenemiyorum. | en-tr |
I always try to be nice to other people. | Daima insanlara kibar olmaya çalışıyorum. | en-tr |
They are amateurs. | Вони любителі. | en-uk |
Do you have daughters? | Kızın var mı? | en-tr |
It's not bad at all. | Hiç fena sayılmaz. | en-tr |
We are going for a little walk. | Biraz yürüyüş yapacağız. | en-tr |
You are going to have to kill me. | Beni öldürmen gerekecek. | en-tr |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.