english stringlengths 2 1.48k | non_english stringlengths 1 1.45k | language stringclasses 49
values |
|---|---|---|
Tom is still digging in the backyard. | Tom hâlâ arka bahçede kazı yapıyor | en-tr |
Tom is going to stop you, isn't he? | Tom seni durduracak, değil mi? | en-tr |
Tom makes friends everywhere he goes. | Tom gittiği her yerde arkadaşlar edinir. | en-tr |
I've met a lot of bad guys. | Çok kötü adamla tanıştım. | en-tr |
I'm obliged not to do that. | Bunu yapmak zorunda değilim. | en-tr |
Tom is good at this game, isn't he? | Tom bu oyunda iyidir, değil mi? | en-tr |
Tom refused to elaborate any further. | Tom daha fazla detaylandırmayı reddetti. | en-tr |
Doing that won't bother me. | Bunu yapmak beni rahatsız etmeyecek. | en-tr |
Tom is growing impatient, isn't he? | Tom sabırsızlanıyor, değil mi? | en-tr |
Tom should've paid attention to Mary. | Tom, Mary'ye dikkat etmeliydi. | en-tr |
Tom is having a good day, isn't he? | Tom iyi bir gün geçiriyor değil mi? | en-tr |
Tom tried to put his arm around Mary. | Tom kolunu Mary'nin etrafına koymaya çalıştı. | en-tr |
I may be biased. | Önyargılı olabilirim. | en-tr |
Sami stole my phone. | Sami telefonumu çaldı. | en-tr |
Sami dyed his hair multiple times. | Sami saçını birçok kez boyadı. | en-tr |
Sami hasn't washed his hair in six weeks. | Sami altı haftadır saçını yıkamadı. | en-tr |
Layla is a hairdresser. | Leyla kuafördür. | en-tr |
Sami started to wash his hair. | Sami saçını yıkamaya başladı. | en-tr |
Sami is looking at himself in the mirror. | Sami aynada kendisine bakıyor. | en-tr |
Sami had school that day. | O gün Sami'nin okulu vardı. | en-tr |
Sami started bawling. | Sami haykırmaya başladı. | en-tr |
Sami quit smoking weed when he got married. | Sami evlendiğinde esrar içmeyi bıraktı. | en-tr |
Sami quit smoking weed when he was 26. | Sami 26 yaşındayken esrar içmeyi bıraktı. | en-tr |
Sami tried to quit smoking weed. | Sami esrarı bırakmayı denedi. | en-tr |
Sami started drinking wine. | Sami şarap içmeye başladı. | en-tr |
Sami needed to quit smoking weed. | Sami'nin esrarı bırakması gerekiyordu. | en-tr |
Sami was drinking tea. | Sami çay içiyordu. | en-tr |
Sami is working on that. | Sami bunun üzerinde çalışıyor. | en-tr |
Sami was really hurting Layla's feelings. | Sami gerçekten Leyla'nın duygularını incitiyordu. | en-tr |
Layla wanted to try the dress on. | Leyla elbiseyi denemek istedi. | en-tr |
Layla didn't get her dress from that store. | Leyla elbisesini o mağazadan almadı. | en-tr |
Sami was not very happy. | Sami çok mutlu değildi. | en-tr |
Sami didn't do anything to you. | Sami sana bir şey yapmadı. | en-tr |
Sami started wearing wigs. | Sami peruk takmaya başladı. | en-tr |
Sami didn't smile. | Sami gülümsemedi. | en-tr |
Sami was trying to walk. | Sami yürümeye çalışıyordu. | en-tr |
I didn't know that wasn't supposed to happen. | Bunun olması gerekmediğini bilmiyordum. | en-tr |
Sami started clapping. | Sami alkışlamaya başladı. | en-tr |
Sami and Layla were getting to know each other. | Sami ve Leyla birbirlerini tanımaya başlıyorlardı. | en-tr |
Sami tried to steal Layla's new shoes. | Sami Leyla'nın yeni ayakkabılarını çalmaya çalıştı. | en-tr |
Sami committed suicide, as well. | Sami de intihar etti. | en-tr |
Sami didn't have anything. | Sami'nin hiçbir şeyi yoktu. | en-tr |
Sami stayed at home. | Sami evde kaldı. | en-tr |
Sami started crying, too. | Sami de ağlamaya başladı. | en-tr |
Sami was slow. | Sami yavaştı. | en-tr |
Sami was the student of the month. | Sami ayın öğrencisiydi. | en-tr |
Sami sat next to us. | Sami yanımıza oturdu. | en-tr |
Sami and Layla were doing the same thing. | Sami ve Leyla aynı şeyi yapıyorlardı. | en-tr |
Sami started sweating. | Sami terlemeye başladı. | en-tr |
Sami seemed OK. | Sami iyi görünüyordu. | en-tr |
Sami had thick moustaches. | Sami kalın bıyıklara sahipti. | en-tr |
Sami needed drinks. | Sami'nin içeceğe ihtiyacı vardı. | en-tr |
Sami needs to get some drinks. | Sami'nin biraz içecek alması gerekiyor. | en-tr |
The little cat is sitting on the trash. | Küçük kedi çöplükte oturuyor. | en-tr |
We will start work soon. | Yakında işe başlayacağız. | en-tr |
Switzerland is the country of the railways. | İsviçre demiryollarının ülkesidir. | en-tr |
Juan died from tuberculosis. | Juan死於結核病。 | en-zh |
Sami has a band. | Sami'nin bir müzik grubu var. | en-tr |
Sami got his dog back. | Sami köpeğini geri aldı. | en-tr |
Sami is a social person. | Sami sosyal bir insan. | en-tr |
Sami's house was dark. | Sami'nin evi karanlıktı. | en-tr |
Sami was working that day. | Sami o gün çalışıyordu. | en-tr |
Don't tell lies to people. | İnsanlara yalan söyleme. | en-tr |
Who's that cute girl? | Şu tatlı kız kim? | en-tr |
When will we travel to France? | Ne zaman Fransa'ya seyahat edeceğiz? | en-tr |
Who's that fat man? | Şu şişman adam kim? | en-tr |
Sami is not coming tomorrow. | Sami yarın gelmiyor. | en-tr |
Sami was waiting for a cab. | Sami taksi bekliyordu. | en-tr |
Sami goes to the bank every week. | Sami her hafta bankaya gider. | en-tr |
Sami auditioned for the part and he got it. | Sami rol için seçmelere girdi ve kazandı. | en-tr |
Layla really loves this person. | Leyla gerçekten bu kişiyi seviyor | en-tr |
Sami missed the first bus. | Sami ilk otobüsü kaçırdı. | en-tr |
Sami is an Amazon junkie. | Sami Amazon müptelası. | en-tr |
Sami went to Egypt six times that year. | Sami o yıl altı kez Mısır'a gitti. | en-tr |
Only Tom understood me, and he misunderstood me. | Beni bir tek Tom anladı, o da yanlış anladı. | en-tr |
Sami worked at that job for six years. | Sami o işte altı yıl çalıştı. | en-tr |
Sami did his thing. | Sami kendi işini yaptı. | en-tr |
Sami fixed his car. | Sami arabasını tamir etti. | en-tr |
Sami moved in last year. | Sami geçen yıl taşındı. | en-tr |
Sami is staying at a hotel. | Sami otelde kalıyor. | en-tr |
How many years did Tom do that? | Tom'un bunu yapması kaç yıl sürdü? | en-tr |
Sami was on the fifth or sixth floor. | Sami beşinci ya da altıncı kattaydı. | en-tr |
I have never seen a lion in front of my eyes. | Gözlerimin önünde hiç aslan görmedim. | en-tr |
Ask him if he wants to go with us. | Bizimle gitmek isteyip istemediğini ona sor. | en-tr |
Sami lives a block away. | Sami bir blok ötede oturuyor. | en-tr |
Sami accidentally missed his stop. | Sami yanlışlıkla durağını kaçırdı. | en-tr |
Sami needs to quit smoking. | Sami'nin sigara içmeyi bırakması gerek. | en-tr |
Sami has brought his friends. | Sami arkadaşlarını getirdi. | en-tr |
We're out of sweets. | У нас закінчилися цукерки. | en-uk |
Sami started running faster. | Sami daha hızlı koşmaya başladı. | en-tr |
Sami watched the entire movie. | Sami filmin tamamını seyretti. | en-tr |
Sami feeds an outdoor cat. | Sami bir sokak kedisini besliyor. | en-tr |
Sami gave Layla her gift at school. | Sami, Leyla'ya hediyesini okulda verdi. | en-tr |
Layla didn't know if she was ready to have a baby. | Leyla bebek sahibi olmaya hazır olup olmadığını bilmiyordu. | en-tr |
Sami went to hang out with his friends. | Sami, arkadaşlarıyla takılmaya gitti. | en-tr |
Sami wants to hear the story. | Sami hikayeyi dinlemek istiyor. | en-tr |
Sami made a huge mistake. | Sami büyük bir hata yaptı. | en-tr |
Sami is waiting for the school bus. | Sami okul servisini bekliyor. | en-tr |
Sami started stepping away. | Sami uzaklaşmaya başladı. | en-tr |
Sami started speed walking. | Sami hızlı yürümeye başladı. | en-tr |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.