english stringlengths 2 1.48k | non_english stringlengths 1 1.45k | language stringclasses 49
values |
|---|---|---|
Layla was a raging bitch in high school. | Leyla lisedeyken azılı bir sürtüktü. | en-tr |
Sami was a freshman. | Sami yeni yetmeydi. | en-tr |
Sami is transferring into this school. | Sami bu okula nakil oluyor. | en-tr |
Sami needs to know how to defend himself. | Sami'nin kendini nasıl savunması gerektiğini bilmesi gerek. | en-tr |
Sami has to go to the office. | Sami'nin ofise gitmesi lazım. | en-tr |
Sami went to the office to get his ID printed. | Sami kimliğini bastırtmak için ofise gitti. | en-tr |
Sami swore on everything that he never said anything to Layla. | Sami Leyla'ya hiçbir şey demediği konusunda her şeye yemin etti. | en-tr |
Sami was talking to you. | Sami seninle konuşuyordu. | en-tr |
Sami can't stand her. | Sami ona dayanamıyor. | en-tr |
Sami doesn't know why Layla is pissed. | Sami Leyla'nın neden bıktığını bilmiyor. | en-tr |
Sami needs to go see a psychiatrist. | Sami'nin psikiyatriste görünmesi gerek. | en-tr |
Sami pisses me off. | Sami beni usandırıyor. | en-tr |
Sami called Layla's mama a bitch. | Sami Leyla'nın anasına sürtük dedi. | en-tr |
Sami is so confused. | Sami'nin kafası çok karışık. | en-tr |
Sami has always been like that. | Sami hep böyleydi. | en-tr |
Sami started bullying Layla. | Sami Leyla'ya zorbalık etmeye başladı. | en-tr |
Sami is alwats trying to fight Farid. | Sami hep Ferit'le kavga etmeye çalışıyor. | en-tr |
Layla was called a whore. | Leyla'ya orospu denmişti. | en-tr |
Sami was really short. | Sami gerçekten kısaydı. | en-tr |
Sami would hit on anybody who had boobs. | Sami memesi olan herkese asılırdı. | en-tr |
Sami was kind of chubby. | Sami tombul gibiydi. | en-tr |
Sami was annoying the fuck out of me. | Sami tepemin tasını attırıyordu. | en-tr |
Sami went thee to get some donuts. | Sami sana donut almaya gitti. | en-tr |
Kabylians love Che Guevara. | Kabiliyeliler, Che Guevara'yı severler. | en-tr |
It was Darwin who wrote "On the Origin of Species". | Türlerin Kökeni'ni yazan kişi Darwin'dir. | en-tr |
Begin when you want. | Ne zaman istersen o zamanbaşla. | en-tr |
You're clearly not thinking straight. | Şu an sağlıklı düşünemediğin ortada. | en-tr |
Tom told me that he went to Boston. | Tom bana Boston'a gittiğini söyledi. | en-tr |
Tom is likely to do that, isn't he? | Tom muhtemelen bunu yapacak, değil mi? | en-tr |
Tom says that he's in good shape. | Tom, iyi durumda olduğunu söylüyor. | en-tr |
I never should've doubted you. | Senden asla şüphe etmemeliydim. | en-tr |
Tom invited Mary over for lunch. | Tom, Mary'yi öğle yemeğine davet etti. | en-tr |
Tom and Mary split up last week. | Tom ve Mary geçen hafta ayrıldılar. | en-tr |
What was the name of the last song you sang tonight? | Bu gece söylediğin son şarkının adı neydi? | en-tr |
Does chewing gum break the fast? | Sakız çiğnemek orucu bozar mı? | en-tr |
Sami has performed Umrah twice. | Sami iki kez umreye gitti. | en-tr |
Sami is saving up money to perform Hajj. | Sami hacca gitmek için para biriktiriyor. | en-tr |
Sami bought a ram to sacrifice for Eid. | Sami bayram için kurbanlık koç aldı. | en-tr |
Sami and Layla are milk siblings. | Sami ve Leyal süt kardeş. | en-tr |
Sami is Fadil's milk brother. | Sami Fazıl'ın süt kardeşi. | en-tr |
Sami started university. | Sami üniversiteye başladı. | en-tr |
Sami went to the field. | Sami tarlaya gitti. | en-tr |
Sami deserved this. | Sami bunu hak etti. | en-tr |
Sami was in a different place. | Sami farklı bir yerdeydi. | en-tr |
Sami was out for the day. | Sami bugün dışarıdaydı. | en-tr |
Sami went to his Arabic class. | Sami Arapça dersine gitti. | en-tr |
Sami was being an asshole. | Sami göt herif oluyordu. | en-tr |
Sami and Layla would talk all the time. | Sami ve Leyla hep konuşurlar. | en-tr |
Sami ended up coming and sitting next to Layla. | Sami sonunda geldi ve Leyla'nın yanına oturdu. | en-tr |
Sami and Layla were working on that project. | Sami'yle Leyla bu proje üzerinde çalışıyor. | en-tr |
Sami knew there was something going on between Layla and Farid. | Sami Leyla'yla Ferit arasında bir şeyler olduğunu biliyordu. | en-tr |
Sami and Layla are together now. | Sami ve Leyla şimdi birlikteler. | en-tr |
Sami's curiousity was piqued. | Sami'nin merakı doruk yaptı. | en-tr |
Sami never met this girl in his life. | Sami bu kızla hayatında hiç tanışmamıştı. | en-tr |
Sami was a long-time family friend. | Sami uzun süreli bir aile arkadaşıydı. | en-tr |
Sami is Layla's first. | Sami Leyla'nın ilk aşkı. | en-tr |
Sami doesn't know where Layla is at today. | Sami Leyla'nın bugün nerede olduğunu bilmiyor. | en-tr |
Sami knows where she is. | Sami onun nerede olduğunu biliyor. | en-tr |
Sami is at a funeral with Layla. | Sami Leyla'yla cenazedeydi. | en-tr |
Sami and Layla grew up in the same neighborhood. | Sami'yle Leyla aynı mahallede büyüdüler. | en-tr |
Sami didn't date anybody else. | Sami başka kimseyle aşk yaşamadı. | en-tr |
Sami never heard about this girl before. | Sami'nin bu kızdan daha önce hiç haberi olmadı. | en-tr |
Sami is at a funeral. | Sami cenazede. | en-tr |
Sami was with that chick that was his first. | Sami ilk sevgilisi olan şu hatunla birlikteydi. | en-tr |
Sami is talking to that chick. | Sami şu hatunla konuşuyor. | en-tr |
Sami took Layla to the funeral. | Sami Leyla'yı cenazeye götürdü. | en-tr |
Sami went to the funeral with Layla. | Sami cenazeye Leyla'yla birlikte gitti. | en-tr |
Sami had a family emergency. | Sami'nin ailevi aciliyeti vardı. | en-tr |
Sami didn't text Layla. | Sami Leyla'ya mesaj yollamadı. | en-tr |
Sami finished his project. | Sami projesini bitirdi. | en-tr |
Sami went back and sat next to Layla. | Sami geri dönüp Leyla'nın yanına oturdu. | en-tr |
Sami was missing a sixth day of school. | Sami'nin okuldaki devamsızlığının altıncı günüydü. | en-tr |
Sami didn't text Layla anymore. | Sami artık Leyla'yla mesajlaşmıyordu. | en-tr |
Sami didn't talk to Layla about it. | Sami Leyla'yla bunun hakkında konuşmadı. | en-tr |
Sami would never chase after a girl. | Sami asla bir kızın peşinden koşmazdı. | en-tr |
Sami went to Arabic class. | Sami Arapça dersine gitti. | en-tr |
Begin where you want. | Dilediğiniz yerden başlayın. | en-tr |
Layla is Sami's milk mother. | Leyla Sami'nin süt annesi. | en-tr |
Sami is Layla's milk son. | Sami Leyla'nın süt oğlu. | en-tr |
Sami is a cultural Muslim. | Sami kültürel Müslüman. | en-tr |
Sami started to recite Surah Zalzalah during the earthquake. | Sami deprem sırasında Zelzele Suresi'ni okumaya başladı. | en-tr |
Some reptiles have four feet. | Bazı sürüngenlerin dört ayağı vardır. | en-tr |
Tom is a man of culture. | Tom çok kültürlü biri. | en-tr |
Tom sits at a computer all day. | Tom bütün gün bilgisayarın başında. | en-tr |
Sami was driving the carriage. | Sami aracı sürüyordu. | en-tr |
Sami didn't sit down next to me. | Sami yanımda oturmadı. | en-tr |
Sami was kidding when he said yes. | Sami, evet dediğinde şaka yapıyordu. | en-tr |
Sami can't do this to Layla. | Sami bunu Leyla'ya yapamaz. | en-tr |
Sami went and stood next to Layla. | Sami gidip Leyla'nın yanında dayandı. | en-tr |
Sami deserves a second chance. | Sami ikinci bir şansı hak ediyor. | en-tr |
Sami can't live without Layla. | Sami, Leyla olmadan yaşayamaz. | en-tr |
Sami didn't feel ready to take that step. | Sami kendini o adımı atmaya hazır hissetmiyordu. | en-tr |
Sami shouldn't waste his time. | Sami'nin, zamanını boşa harcamaması gerekir. | en-tr |
Layla's mother despised Sami. | Leyla'nın annesi Sami'yi hor gördü. | en-tr |
Sami and Layla were kids. | Sami ve Leyla çocuktular. | en-tr |
Sami was feeling like shit. | Sami kendini bok gibi hissediyordu. | en-tr |
Sami isn't ready either. | Sami de hazır değil. | en-tr |
Sami got into the club. | Sami kulübe girdi. | en-tr |
Sami and Layla ended up leaving the club early. | Sami ve Leyla, kulübü erken terk ettiler. | en-tr |
Sami and Layla decided to talk about it. | Sami ve Leyla bunun hakkında konuşmaya karar verdiler. | en-tr |
Subsets and Splits
No community queries yet
The top public SQL queries from the community will appear here once available.